RSS Feed for This Post

Zorunlu din dersi üzerine

20080309_bardakoglu.jpgDanıştay’ın kararından sonra ‘zorunlu din dersi’ ile ilgili tartışmalar tekrar gündeme geldi, ben de düşüncelerimi yazmak istedim.

- Okullarda çocuklara, ebeveynlerinin inanmadığı bir dinin ya da benimsemediği bir mezhebin zorla eğitiminin verilmesi hak ve özgürlükler bakımından kabul edilemez bir durum.

- Laik bir devlette zaten ‘devlet okulu’nda din dersi olmaz. Ancak dinler tarihi, dinler kültürü gibi bilgiler veren seçmeli bir ders olur.

- Fakat biz -öyle iddia etmemize rağmen- laik bir devlet olmadığımız için Diyanet gibi bir kuruma Sünni ekol ağırlıklı zorunlu din dersi gibi bir uygulamaya sahibiz.

- Aslında bu meselenin çözümü çok basit; bu çözüm de, devletin din eğitimi sevdasından vazgeçmesi ve bu konuda özel eğitim verecek yapılanmalara izin vermesidir. Bu olursa Aleviler de Sünniler de çocuklarına dinini, mezhebini dilediği gibi verdirebilir. (özel kurslar, dernekler, sivil toplum kuruluşları, özel okullar vs.)

- Fakat devlet bir takım korkuları sebebiyle bunu izin vermiyor. Tevhid-i tedrisat bunun için var. O halde ne yapmalı?

- Buna kısa vadede en pragmatik çözüm din dersinin seçmeli yapılması ve bu yapıldıktan sonra da Sünni ekol ağırlıktaki müfredata dokunulmamasıdır. Hatta bu ağırlık dinin pratiği bağlamında daha da arttırılmalıdır; namaz kılınmasının, abdest alınmasının öğretilmesi, İslam ile alakalı kültürel faaliyetler düzenlenmesi gibi. Çünkü ülkenin çok büyük kısmı Sünii ve Sünni ebeveylerin istemeleri durumunda çocuklarına din eğitimi aldırabilecekleri başka bir yol yok.

- Bu durumda da ortaya bir sorun çıkıyor. Gayri müslimlere zaten zorunlu değil ama seçmeli olduğunda Aleviler’in de deşifre olması ve bunun sakıncalarına ilişkin haklı endişeler var. Bu endişelere yönelik nasıl bir önlem alınabilir tartışmak gerek. (Ayrıca Aleviler’in çocuklarına din eğitimini nerede verecekleri de belirsiz, bu hiç konuşulmuyor. Sanırım dernekleri (cemevleri) yeterli geliyor ya da seküler bir yaşam biçimini seçenler bu eğitime gerek görmüyor. Aksi yönde “biz dinimizi/mezhebimizi nerede öğreneceğiz?” şeklinde bir talep duymadım ben hiç.)

- Bu deşifre endişesinden mülhem okullardan din dersinin tümüyle kaldırılmasını savunanlar da var. Ama bu söylem sahiplerinin ders kalktığında insanların çocuklarına dinlerini nerede öğreteceğine ilişkin bir seçenek sunmadıklarını, dolayısı ile iyi niyetli olmadıklarını söyleyebiliriz.

- Bir de hükümetin savunması var. Hükümet Danıştay’ın 8. dairesinin yeni kitabı incelemeden eski kitaba göre karar verdiğini ama yeni kitabın değiştiğini, bu kitapta İslam dininin mezhepler üstü ortak yönleriyle anlatıldığını ve mezheplerle ilgili de bilgiler verildiğini, dolayısı ile zorunluluğunun devam etmesini savunuyor.

- Kitabı incelemeden birşey söylemek zor olsa da, ne kadar mezhepler üstü anlatılırsa anlatılsın bu konuda itirazların olacağı, bir konsensusun sağlanamayacağı da aşikar. Bu yüzden hükümetin savunması yetersiz.

-”Tevhidi tedrisat var, din ogrenmenin başka da yolu yok” diye bir baskasının çocuğuna inanmadığı dinin/mezhebin zorla öğretilmesinin hakkaniyetsiz bir durum olduğunda tartışılacak hiçbir şey olmadığına göre yapılması gereken şu: Din dersi ilk aşamada seçmeli olmalı. Seçmeli yapıldıktan sonra belirgin bir biçimde Sünni ekolün öğretilmesinde hiçbir mahzur yok.

- Yukarıdaki kısa vade çözümü hem aslî olarak sorunlu hem de yapısı itibarı ile laiklik ilkesiyle çelişkili. Bu zamana kadar uygulamanın devam etmiş olması bu çelişkiyi gidermez. Gidermediği gibi ülkedeki yapının komikliğini de açığa çıkartması açısından oldukça manidar.

- Bu yüzden uzun vadede laik devletin bir gereği olarak Diyanet İşleri Başkanlığı gibi bir kurumun, devlet okulunda din dersi gibi uygulamaların kaldırılarak din eğitim ve öğretimin serbestçe yapılabileceği özel kurum/okul/dernek vs yapılanmalara izin verilmeli. Devlet din işlerinden elini tamamen çekmeli. (Bkz, DİB ve imamlar ile ilgili yazım) Devlet okullarında ise ancak dinler tarihi ve dinler kültürü gibi bilgiler veren seçmeli bir ders okutulabilir. Ancak Türkiye şartlarında kısa vadede bunu savunmak pek gerçekci bir yaklaşım değil.

- Bununla beraber daha önce gündeme gelen ve ‘Alevi Açılımı’ konusunda da görüşmelere devam edilmeli, Aleviler sürece dahi edilerek mağduriyetleri bir şekilde giderilmelidir. Bu konuda birşeyler yazmıştım bir zaman.

Aklıma gelenler bunlar. Bu hamur daha çok su kaldıracak gibi görünüyor.

[Düşünceler]

3 [?]

Trackback URL Print This Post Print This Post

  1. 5 Yorum

  2. Yazan:semih Tarih: Mar 9, 2008 | Reply

    din dersi insanlara verilir. laik kavramı bir devlet terimidir insandan laik olmaz. insanlar taraftır her zaman taraftır bir gömlek secerken yada yemek yerken en basit konuda bile taraftardır.bir milleti ayakta tutan üc sac ayagından biridir dini degerler.cünkü insanda vicdan denen degerin yükselmesini saglar. hem işin bir diger yönüde okullarımızda ne derece ciddi din dersi egitimi veriliyor. laik bir ülkede de din dersi olabilir. lütfen laik kavramı üzerinde bir yudum bilgi sahibi olup yazı yazalım. devletin dini kurallara göre karar vermemesi özünde budur. gerek olursa türkce sözlük yazın bakın. saygılarımla

  3. Yazan:Da Vinci Tarih: Mar 10, 2008 | Reply

    Semih,

    Çok pis fırça yiyeceksin birilerinden. Ama o fırçayı atan ben olmayacağım. Şenliği izlemekle yetinmeyi tercih ediyorum.

  4. Yazan:snowqueen Tarih: Mar 10, 2008 | Reply

    …ve tabi, bir vicdan timsali olan Bush, Afganistan ve Irak’a girerken ağzından “God Bless America”yı düşürmeyerek bir milleti ayakta tutan unsurlara olan bağlılığını gösterdi.

    Nasıl ki ideolojilerin insanları şekillendirmesi değil, insanların ideolojileri şekillendirmesi gerek, dinlerde insanları değil, insanlar dinleri şekillendirir. Bunun ayrımına vardığınız gün vicdanın Müslümanda fazla, Hindu da az, ateistte zaten varolmadığı genellemesinden kurtulacaksınız.

  5. Yazan:Fikir Alemi Tarih: Mar 11, 2008 | Reply

    İnsanların şekillendirdiği bir dine inanmak fikri hiç güzel değil.
    Din olduğunu söylediğiniz şeyi şekillendiriyorsunuz.Bir anlamda puta tapıcılık gibi bir şey galiba.Bu bakış açısı bana göre dini yok etmek isteyen bir bakış açısı olabilir.Bu bakış açısı muhtemelen din eğitimini de yok etmek isteyecektir.
    Çünkü sorunu laiklik değil.Onun tam karşısına koyduğu din.
    Dini sorun olarak algılayınca dindarı da sorun olarak algılayacak.
    Rahatsızlık duyduğu bu dini şekillendirmek isteyecek.Örneğin Kur’an’da din yoktur falan deyip dinin tesirini yok etmeye çalışacak.
    Oda olmazsa Kur’an’da dindar yoktur deyip onun üzerinde baskı kurmak isteyecek.
    Yakın tarihimize bakınca buların ikisine de sık sık rastlamak mümkün.
    Lakin düşünce özgürlüğü adına dini her fırsatta eleştirip ve ayrıca eleştirmeyi çağdaşlık ölçüsü sayanlar bazı şeylerin tartışılmasını teklif etmeyi bile yasaklayabilmişler.
    Yapılan bir yanlışı eleştirdiğimizde ne dediğimize değilde neyi hedeflediğimize bakıp zaten bunlar şeriatçi deyip suçluyorlar.
    En çok uyguladıkları yöntem ise yasak.Bugün Türkiye2nin en çok satan kitaplarından Risaleler bile bir zaman yasaktı.Tıpkı orjinal ezan gibi.Bunlar asla dine tahammül edemeyecekler.Çeşitli gerekçelerle dine baskıyı sürdürecekler.Dün olduğu gibi.

  6. Yazan:çuvaldız Tarih: Mar 11, 2008 | Reply

    Merhaba SnowQueen,

    O halde “vicdan” da şekillendirilebilir !Peki Pekii,bunun için neyi referans alacağız?Vicdan,zamana/çağa göre değiştirilebilir mi olmalı?

    İnsanlar dinleri şekillendirdiğine göre,Müslümanlar,neden “fazla vicdanlı” olmakla kendilerini bir zor’un altına sokmuşlar?Neden “vicdanlarını” kendilerini daha özgür kılacak şekilde biçimlendirmemişler?

ÖNEMLİ

--------------------------------------------------------------------

Tüm yazı, yorum ve içerikten imza sahiplerinin kendileri sorumludur. Yayımlanmış olmaları, bu görüşleri Derin Düşünce Grubu üyelerinin benimsediği anlamına gelmez.

Hakaret içerse dahi bütün yorumlar birer fikir eseridir. Ama neyin yayınlanmaya değer olduğuna karar vermek editörün tasarrufundadır. Eğer bu siteye ilk kez yorum yazıyorsanız, yorum kurallarına gözatmanızı istirham ederiz.

--------------------------------------------------------------------
  • Siz de fikrinizi belirtin