AK Parti Liberalleri Kaybetmemeli
By Mustafa Akyol on Şub 25, 2008 in Kategorilenmemiş
[20 Şubat 2008 tarihli Star gazetesinde yayınlandı]
Son günlerin yükselen tartışması, bazı liberaller ile AK Partililer arasında. 2002’den bu yana süren (ve aslında kökleri çok daha eskiye uzanan) muhafazakar-liberal koalisyonundaki bu “çatlak”, bir grup akademisyenin üniversitelerde başörtüsü özgürlüğü konusunda “üçüncü yol” tutturmasıyla başladı. Polemiklerle devam ediyor. Bu koalisyona hep antipatiyle bakmış olanlar da durumdan pek memnun; “çatlağı” daha da derinleştirmeye çalışıyorlar.
Aslında ortada tek bir liberal tipi yok. Kavramın tanımı gereği bağımsız ve bireysel düşünen bu aydınlar arasında önemli farklılıklar var. Özellikle de Türkiye’nin bam teli olan laiklik konusunda. Kimi liberaller en iyi ihtimalle “Fransız laikliği”ne razı olabilecek, onun uygulanmasında bile bazı “çekinceler” dile getirecek kıvamda iken, bazıları İngiliz modeli bir çok-kültürlülüğü savunuyor, “hizmet alan–hizmet veren” ayrımına bile itibar etmiyor.
Diyeceğim şu: AK Parti’nin sayısı az ama etkisi büyük olan söz konusu liberal yelpazeyi kaybetmemesi, onların da AK Parti’ye biraz daha anlayışlı yaklaşması gerek.
AK Parti’yi Milli Görüş’ten bugüne getiren şey, istikametini “siyasal İslamcılık”tan “liberal demokrasi”ye çevirmiş olması. Yıllardır devlet baskısı ve elit aşağılaması altında yaşamış, kendilerini “öz vatanında parya” olarak hissetmiş muhafazakar kitleler, eskiden bu işten Batı’yı sorumlu tutuyor, çözümü de Doğu’ya dönmekte arıyorlardı. AK Parti’nin kurmayları, çok doğru bir teşhis yaptılar. Sorunun çağdaş Batı’da değil, onun eski bir döneminde donup kalmış olan yerli “Batılılaştırıcılar”da olduğunu gördüler. Aradıkları din özgürlüğünün Batı tarzı liberal demokraside zaten var olduğunu fark ettiler. O yüzden de otoriter seçkinleri “by-pass” edip, AB süreci ile cisimleşen özgürlüğe yöneldiler.
Liberaller ise eskiden beridir o yoldaydı. Dolayısıyla özgürlüğün ve özgürlükçülerin “kriterleri” konusunda söz söylemeye hakları var. Zaten fiili durum da ona işaret ediyor: Türk siyasetine dışarıdan bakanlar, özellikle de Batılılar, AK Parti’nin özgürlükçü olduğuna sadece hükümetin icraatlarına değil, aynı zamanda liberallerin yorumlarına bakarak ikna oluyor. Hükümetin “biz kendimizi zaten ispat ettik” diye kestirip atması doğru olmaz. Yüzde 47’lik halk desteği büyük bir meşruiyet kaynağı olsa da, Türkiye’nin “özel şartları”nın dayattığı zorluklar, ve zaten “İslamofobi”den muzdarip olan Batı dünyasının kuşkuları, “liberallerin vereceği meşruiyeti” de gerekli kılıyor.
Ancak liberallerin de biraz esnek olması lazım. AK Parti geçmiş 5 yılda kadın haklarından Kürt sorununa kadar bir dizi meselede büyük reformlar yaptı. Kendi tabanının hak taleplerine sürekli göz yumması, hem ilkesel hem de siyasi açıdan doğru olmazdı. Başörtüsü meselesini çözmek için MHP’yle ittifak kurması da siyasetin doğasına uygun, rasyonel bir adımdı.
Bazı liberallerin şiddetli bir MHP alerjisi var. Dahası Başbakan’ın başörtüsü uğruna diğer özgürlükleri MHP’ye “sattığına” inanıyorlar. Oysa biraz pragmatik düşünüp iki şeyi görmeleri gerek: Bu süreç içinde MHP “bürokratik oligarşi”nin değil “millet”in yanında olduğunu ilan etti ki, bu Türk demokrasisi için önemli bir kazanım. İkincisi, “AKP-MHP ittifakı” mevcut gündemle sınırlı ve muhtemelen geçici bir durum. Yarın bir gün “Kürtçe öğretimi” gündeme geldiğinde belli ki farklılıklar ön plana çıkacak.
Liberallerin kendi idealizmlerinin büyük kitle partilerince ancak kısmen paylaşılabileceğini kabul etmeleri ve “bardağın dolu tarafı”nı unutmayan yapıcı eleştiriler getirmeleri gerek. Kaldı ki etrafa şöyle bir bakınınca onlar da hemen fark edecekler: Başka AK Parti yok.
4 [?]


34 Yorum
Yazan:snowqueen Tarih: Şub 25, 2008 | Reply
Liberallerin kendi idealizmlerinin büyük kitle partilerince ancak kısmen paylaşılabileceğini kabul etmeleri ve “bardağın dolu tarafı”nı unutmayan yapıcı eleştiriler getirmeleri gerek. Kaldı ki etrafa şöyle bir bakınınca onlar da hemen fark edecekler: Başka AK Parti yok.
Başka Türkiye yok’tan sonra bu mu çıktı şimdi de:
Başka AKP yok:))
AKP kaybeder albat liberalleri, demokrasıyı sadece “türbana, cemaate özgürlük” diye anlarsan, “bizden olsun çamurdan olsun” diyerek vasıfsız adamlarla kadrolaşırsan olacağı budur.
“ama biraz anlayış gösterin” diyerek Mustafa Akyol siyasete bir açılım getiriyor, politikacılar bizim için değil biz politikacıların mutluluğu için çalışacağız demek:))
Yazan:snowqueen Tarih: Şub 25, 2008 | Reply
Bence bu anlayış temennini ekonomide hiç iyiye gitmediğimizi, işsizliğin alıp yürüdüğünü anladıkları zamana sakla.
Yazan:MrNo Tarih: Şub 25, 2008 | Reply
Urgan şovları hatırlayabilenler alerji duyarlar.Doğal bir şey. MHP’ye karşı alerjik olmak için elimde yeterli veri var. Güç bende olsa MHP’yi kapatırım. Faşist partiler kapatılmalı, CHP de , İP de.
Yazan:Balbazar Tarih: Şub 25, 2008 | Reply
“Basta AK Parti yok” lafi ciddi bir totaliterizm ozleminin altini ciziyor.
“AKP’den memnun degilsiniz, ama alternatifi yok, idare edin” demek, alternatif yaratmaya calismayin demek anlamina geliyor ki, bir tek parti rejimi arzusunu, muhalefetsizlikten hosnutlugu ortaya koyuyor.
Oysa, burada da sik sik, hatta iktidar partisinden hosnut arkadaslarca da ifade edildigi uzere, ulkede demokrasinin gelismesi icin adam gibi bir muhalefete ihtiyacimiz var.
“Iktidar” ile muttefik olununca, liberal, demokrat, aydin, ya da gazeteci, her ne derseniz deyin, bu kadar olunuyor iste.
Yazan:MrNo Tarih: Şub 25, 2008 | Reply
Lenin’in bir lafı vardı, Durmuş Hocaoğlu’nun bir yazısından hatırlıyorum.
“Liberaller, işimizi kolaylaştıran budalalardır”. Heralde milli görüş derisini değiştirmemiş olanlar Lenin’i çok iyi anlıyorlardır.
Mea culpa , mea culpa, mea maxima culpa.
Yazan:çuvaldız Tarih: Şub 25, 2008 | Reply
http://www.derindusunce.org/2008/02/08/humeyni-lenini-dover-mi-ulus-devlet-bolum-iii/#more-754
Yazan:Mehmet Yılmaz Tarih: Şub 8, 2008 | Reply
==== Y O R U M S U Z ====
Laiklik yürüyüşünde Atatürk’le Lenin’in fotoğrafı yan yana
Yurtsever Yurttaşlar Platformu’nun gerçekleştirdiği laiklik yürüyüşü skandala dönüştü.
İzmir’de Yurtsever Yurttaşlar Platformu öncülüğünde gerçekleştirilen ‘Laiklik’ yürüyüşünde
Atatürk’le Lenin’in fotoğrafı yan yana taşındı. Lenin için ‘Atatürk’ün en büyük müttefiki’ ifadesi kullanıldı.
Yazan:Mister No Tarih: Şub 26, 2008 | Reply
“Lenin için ‘Atatürk’ün en büyük müttefiki’ ifadesi kullanıldı.”
Çarpıtma değil, tamamen yanlış.
Yazan:Rumuzyok Tarih: Şub 26, 2008 | Reply
@Mister No
Bir kasım İşçi Partisi çizgisindeki “sol” grup bunu söylüyor. AKP kitlelerin ve entelejensiyanın gözünde olumlu değiştirici dönüştürücü meşruiyetini liberallerin desteği ile sağlıyor. AKP karşıtı kamptaki kemalistler anti-demokrat olarak yaftalandılar. Bir kısım sosyalisti yanlarına çekip, AKP’ye benzer bir meşruiyet koparmak istiyorlar. bana öyle geliyor.
Yazan:knz Tarih: Şub 26, 2008 | Reply
Balbazar ‘ın sözüne diyecek başka bişey yok.
Yazan:fizikci Tarih: Şub 27, 2008 | Reply
Yahu “başka Ak Parti yok” lafı liberallere söyleniyor. Niye burda bazı arkadaşlar alınıyor ki anlamadım. Liberallerin Ak Parti’yi desteklemesi Ak Parti’nin onların taleplerine uygun işler yapmasından değil midir? Diğer partiler hala ulus devletten, devletçilikten, milliyetçilikten, misyoner tehlikesinden, farkında olunması gereken diğer türlü türlü tehlikelerden falan bahsetmiyorlar mı? Bu tehlikeler(!) özgürlükleri sınırlandırmaktan başka bir şeye yarıyor mu? Bu konularda Ak Parti kadar liberal olabilen başka parti var mı? Yok. Ak Parti kadar güçlü başka parti var mı? Yok. Yani başka Ak Parti var mı? Evet yok.
Ne alakası var bunun tek parti rejimi arzusuyla? Güldürmeyin adamı!
Cumhurbaşkanlığı seçimini bile halk oylamasına sunan bir parti mi tek parti rejimine gidiyor? CHP’yle karıştırıyorsunuz. Siyahla beyazı karıştırmak gibi birşey! :D Şimdi 301′e de girişecekler, sözde özgürlükçülerin türbanla düşen maskeleri hepten buharlaşacak. Liberallerle AKP dayanışması daha bir güçlenecek.
Liberallik dediğiniz şey de tek tip değil ki. Mesela burada “başka Ak Parti yok” lafından rahatsız olan arkadaşların liberalliği ile şu an Ak Parti’nin işe türbandan başlamasını eleştiren yazarların liberalliği birbiriyle paralellik arz eden, değişik bir liberallik. Bu liberalliğin sınırları ve öncelikleri var. Mesela özgürlükler meselesine türbanla başlamak bu liberallikle bağdaşmıyor. “Kendine liberallik” ya da “AMA liberalliği” gibi birşey. “Türbanın yasaklanmasını ben de doğru bulmuyorum AMA eşcinseller, miki mause dini, eee, üniversiteye çıplak girme özgürlüğü…” liberalliği.. Bu liberaller “başka AKP yok” lafından alınabilir. Alınmazlarsa şaşarız zaten.
Yazan:Balbazar Tarih: Şub 28, 2008 | Reply
Evet, o AMA liberalleri, bundan 10-15 yil once “beyaz turk” sozcugunu kendileri icin icat eden “liberaller” (Bence onlarin asil gucune giden “memur zihniyetli” olarak hor gorduklerinin, siyasal Islamcilar tarafindan ayni sifatla nitelenerek, kendilerine uygun bulduklari seckinligin, o memur zihniyetlilere yakistirilmasi zaten).
Sahsen, kendimi o AMA liberalleriyle degil, varligiyla bile dayatmaci Islamcilari tahammulsuzluge surukleyen, yillardir o cenah tarafinda her turlu saldiriya tabi tutulmus Ali Nesin gibi insanlarin, 27 Nisan bildirisi karsisinda da, turban meselesinde de gosterdikleri net, kosulsuz, demokrat tavir. Savunduklari insanlarin, herseyden, herkesten once (aslinda sirf da bu el etek opmeyen, kosulsuz demokrat tavir yuzunden) kendilerini dusman bellediklerini, firsatini bulduklarinda once onlari yakmaya, yikmaya, sindirmeye geleceklerini bildikleri halde tereddut etmeden sahip ciktiklari tavir.
Hocaefendilere, sihlara, seyhlere kul olmakla, iktidarlarla muttefiklik kurmakla demokrat, liberal, sosyalist olunamayacagini, yani haktan ve ozgurlukten yana tutarli tavir takinilamayacagini da iyi biliyoruz. Bu acidan, bir yandan “ozgurluk” diye yayin yaparken, ozgurluk istenen sembolun farkli bir gozle degerlendirildigi yazilari sansurleyenlerin riyakarligini da yakindan taniyoruz.
Ve, “baska AKP yok, en iyisi elestirmeyin” tavrinin “elestiriden azatlik” icin kendine mesruiyet saglama, elestiriyi sindirmek icin bahane bulma oldugunu goremeyecek, bu tavrin Stalinist “parti” sadakatciliginin birebir aynisi oldugunu anlayamayacak kadar kor degiliz. Turkiye gibi genis siyasi yelpazeye sahip bir ulkede %50 oyla iktidar olan, butun kurumlari eline geciren parti elestirilmekten neden bu kadar korkar, Allahaskina? Nedir bu tektiplestirme hirsi?
Ahmet Hakan’in dedigi uzre Turkiye Iran olunca, Mehmet Altan ile Sinan Cetin halkin mucahitlerini kurup daga cikacaklarmis. Hocaefendi hazretlerine soyleyin, bir baglama ceksin de olmasin boyle catlak sesler; tek bayrak, tek ulke, tek millet, tek din, tek mezhep olalim.
Yazan:fizikci Tarih: Şub 28, 2008 | Reply
Balbazar iyi misin? Neyden bahsediyorduk nerelere yelken açmışsın. Dur bi fren yap. Provoke etmeye mi çalışıyorsun anlamadım ki. “Ulan ben bunun hocasına, gastesine falan iki laf soksam mevzu değişir gider zaten” mi? Yemezler. :)
Mevzuya dönelim. Bugünkü Hürriyet’te Hadi Uluengin güzel yazmış:
Yazan:snowqueen Tarih: Şub 28, 2008 | Reply
Hocaefendilere, sihlara, seyhlere kul olmakla, iktidarlarla muttefiklik kurmakla demokrat, liberal, sosyalist olunamayacagini, yani haktan ve ozgurlukten yana tutarli tavir takinilamayacagini da iyi biliyoruz. Bu acidan, bir yandan “ozgurluk” diye yayin yaparken, ozgurluk istenen sembolun farkli bir gozle degerlendirildigi yazilari sansurleyenlerin riyakarligini da yakindan taniyoruz.
(Balbazar)
işte iktidarla yapılan muttefikliğin sonu:
Tuzla işçisine polis dayağı
http://www.radikal.com.tr/haber.php?haberno=248705
DISK genel başkanı Çelebi, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Faruk Çelik’i de ’sermayeden ve sarı sendikalardan taraf olmakla suçladı.
Tuzla eylemindeki gözaltıları kınayan Uras, patronlara, “O yaptığınız kotralar ve gemiler haram olsun!” diye seslendi. Uras, ölümcül kazaları ‘mukadderat’ diye yorumlayan AKP’li tersane sahibi milletvekili Kemal Yardımcı’yı da “Sen Tuzla’nın allahı mısın!” sözüyle eleştirdi.
Allah’ı olana sendika mı lazım?!/Ece Temelkuran
Sermayeyi ele geçirmekle kalmayan AKP şimdi de tam bir cemaat kültürü içinde ağzına layık bir “emek örgütlenmesi” yaratıyor. Karşılıklı anlayışa dayalı şahane, ağızlara layık bir model!
Ve fakat işler ters gidince, mesela AKP’ye yakınlığıyla bilinen Yörsan örneğinde olduğu gibi, üslup sertleşiyor; bu kez Kasımpaşalılığın babacan tavrı gidip yerine Kasımpaşalılığın başka bir yüzü geliyor.
Bu “cemaat huzuruna” eyvallah etmeyenler, “Ben işçinin AKP’lisini severim” siyasetine fit olmayanlar, “Allah’ı olana sendika mı lazım?” diyenlere “Lazım” diye cevap verenler ortaya çıkınca, AKP ve bu cemaat kültürüyle ilgili hakikat ortaya çıkıyor:
Bacağına sıkıveriyorlar!
——-
Tuzla’da ve diğer yerlerde durum buyken AKP nerede?
“başka AKP yok” yalakalığı yapacağına Mustafa Akyol bunları eleştirsin.
Özgürlük deyince sadece ve sadece türbandan bahsedenlere: “özgürlükçüyüz ama salak değiliz”.
Yazan:Balbazar Tarih: Şub 29, 2008 | Reply
Eee, karsimizdakinin hocasi ve gazetesinin acigi bol olunca, yeri geldikce o aciklardan faydalanmak da kacinilmaz oluyor.
Saka bir yana, liberallik, ozgurlukculuk, demokratlik konusunda ahkam keseceksek hiyerarsik, askeri bicimde orgutlenmis guc gruplarina ve otoritesini dine dayandirmaya calisan iktidar odaklarina olan yakinligimiz ve tavrimiz elbette birincil onem tasiyor.
Ben zaten “liberallerle Islamcilar arasinda catlak oldu, oh ne guzel” demiyorum ki, sozumona liberallerle Islamcilarin koalisyonu ozgurluklere degil toplumsal esitsizlikleri arttirarak surdurmeye dayandigi icin catlak matlak olmaz, ozgurlukler soz konusu oldugunda birbirlerini hafiften uzerler ama onlar unutulur gider, aslolan zaten esitsizliklerdir diyorum. Tuzla meselesinde kimin ne tavir takindigi (bir kisim medya dahil) gayet guzel gosteriyor koalisyonun kimler arasinda oldugunu.
Yazan:jörmungand Tarih: Mar 6, 2008 | Reply
Sayın fizikci
Eşcinsellikle diğer saçma sapan şeyleri birlikte anarak eşcinselliği de onlar kadar saçmaymış gibi göstermişsiniz.
Eşcinselliği miki maus diniyle aynı seviyede bir gerçeklik olarak mı tanımlıyorsunuz? “AMA liberali” olmayan gerçek liberaller de öyle mi yapmalı?
Yazan:fizikci Tarih: Mar 6, 2008 | Reply
Balbazar,
Aman iyi iyi. Ben de en ilgisiz konuların bile altında hocaya, gazeteye laf atmanızı gülenofobi’nizden zannediyordum. Meğer hobiymiş. Eh hobi fobiden iyidir.
Açık bol dersiniz, sonra da “Kenan Evren cennetlik mi” ile “terörist/ateist” konuları etrafında mevlana gibi döner durursunuz. Açık bol falan değil, hatta resmen malzeme kıtlığı çekiyorsunuz.
Ayrıca o açık zannettikleriniz “asıl” değil “fasıl”dır. Mesela Kenan Evren orada fasıldır, aslolan din eğitimidir. Ateist olmanın bir müslüman için ne kadar kötü bir alternatif olduğu meselesi fasıldır, aslolan müslümanın teröre karşı tutumudur, vs…
Şimdi bence siz bu fasıllardan daha çook malzeme çıkarabilirsiniz. O üç-beş tane konu etrafında dönüp duracağınıza bir F.Gülen kitabı alın okuyun. Okurken asılları es geçin, gülenofobinizi azdıracak fasılların altını çizin. Daha çok malzemeye karşımıza gelin. Öle üç-beş konu etrafında dönüp durmayın.
jörmungand,
Bir özgürlüğe başka bir özgürlükle karşı çıktığınız zaman saçma oluyor. Bunu özellikle türbanın karşısına eşcinselliği koyarak yapıyorlar. Elbette miki mause dini diye bir şey yok, ama eşcinsellik var. Eşcinsellik tartışılabilir, miki mause komik sadece.
Yazan:Balbazar Tarih: Mar 11, 2008 | Reply
Sevgili fizikci,
Fasil su: Bahsi gecen sozlerin ne anlama geldigi, soyleyen tarafindan ne amacla soylendigi, cam devirmek mi, zinhiyet ifsaasi mi, yoksa iyi niyetli bir dil surcmesi mi oldugu…
Asil ise su: Bu sozlere yonelik elestirilerin hep “bizi elestirenler din dusmani” savunmalariyla karsilanmasi, elestirenlerin turlu cesitli komploculuk fesatlikla suclanmasi, lafin evrilip cevrilip yuz cesit aciklama bulunmasi, bahsi gecen cumlelerin sahsin internet sitesinde “duzeltilerek” sunulmasi..
ama asla ve asla bir ozur dilenmemesi, bir ozelestiri yapilmamasi, bir “haddimizi asmisiz” denmememesi, denememesi.
Herkesin acigi vardir, herkes aciklarindan saldiriya ugrar. Sahsen, bahsi gecen sozleri bir acik olarak gormuyorum, sozkonusu sahsin zihniyetinin bir yansimasi olarak goruyorum. Zaman zaman sitesinde okuduklarim da bunu dogruluyor, her birini alip getirip “hocaniz surada sunu yanlis soylemis”, “boyle ayip etmis”, demek ne haddime, ne de buna vaktim var.
Ote yandan, bir hatada, benim yanlis buldugum bir durusta israr ediliyorsa, ve bunun temel nedeni bir sahsin putlastirilmasi, elestiriden azade, dokunulmaz kilinmaya calisilmasiysa, buna isaret etmek benim hakkim oldugu kadar gorevim de.
Eger ben, yahut baska elestirenler, kotu niyetliysek, acik yakalayip yipratmaya calismaksa, bu “alcakligimiza” karsi en guzel ders, hocaefendi hazretlerinin kendine cizdigi imaja uygun davranip, hatasini kabul etmesi, ozur dilemesi olurdu, boylelikle bizi de utandirirdi.
Yahut, siz, beni hobicilik, lobicilik, fobicikle suclamadan, asilla fasilla evsahibini bastirma yavuzluguna girismeden once “evet hocaefendi haddini asmis, o da bir Allah’in kulu, o da hata yapar” diyerek beni utandirabilirdiniz.
Yapmadi, yapamadi, yapmadiniz, yapamiyorsunuz.
Aksine, soylediklerimi dogrularcasina “hocaefendi sunlari soyluyor, bunlarin nesi yanlis olabilir, nesi elestirilebilir” diye bir faniyi kutsamaya, putlastirmaya devam ediyorsunuz.
Gorunen o ki, hocaefendi hata yapmiyor, yapabilecegi kabullenilemiyor.
Yapmadi, yapamadi, yapmadiniz, yapamiyorsunuz, yapamazsiniz.
Buyrun, hodri meydan, beni utandirin.
Yazan:fizikci Tarih: Mar 11, 2008 | Reply
Balbazar,
Geçen bi yorumunuzda da buna benzer birşeyler söylemiştiniz ama ben “yok o kadar değildir” deyip kulak asmamıştım. Şimdi burda açık açık dile getirmişsiniz. Hayretler içinde kaldım.
Siz gerçekten bizim F.G.’yi hatasız, eleştirilemez, kutsal bir figür olarak gördüğümüzü mü düşünüyorsunuz? Vay anam vay. Burada edilen onca kelamdan hiç bir şey anlamamış, kendi hayal dünyanızda bir FG ve şakird tiplemesi yaratıp ona iman edip durmuşsunuz demek.
Ben açıkça söyleyeyim, artık utanır mısınız, utanmaz mısınız kendiniz bilin:
Fethullah Gülen’in her insan gibi yüzlerce değil belki binlerce hatası/günahı vardır. Kaldı ki “hatasızlık makamı” bizim dinimizde peygamberlere bile verilmez. Efendimiz dahil bütün peygamberlerin (zelle denilen) hataları olmuştur. Efendimiz’e vermediğimiz makamı F. Gülen’e neden verelim?
Söyleyenin amaçlarını, niyetini falan okuyabildiğinize göre bu kerametinizle velayet yoluna girmşsiniz demektir. :) Ama evliya da olsanız hatasız kul olmaz baştan söyleyeyim. Sonra insanların sizi hatasız zannettiğini düşünmeyin.
Şu yaptığınız “ayıp” yani başka bir şey değil. Ben bu sitede FG’yi eleştirmenize karşılık size “din düşmanı” diyen bir yorumcuya rastlamadım. Hiç kimse FG’yi eleştirmekle din düşmanı olmaz. FG din değil. Ama siz din eğitimiyle mücadele ederseniz, bundan rahatsız olduğunuzu beyan edip durursanız size bu tavrınızın din düşmanlığından başka bir açıklaması olup olmadığını soran çıkacaktır elbet. Bunun da FG’yle falan bir ilgisi olmaz. Din eğitimi konusu ve sizin tavrınızla ilgilidir sadece.
Aksine öyle değil şöyle oluyor o olay. Bi yerlerde manşeti görüyorsunuz: “F. Gülen Kenan Evren için cennetlik dedi” Sorgusuz sualsiz buna iman edip sağa sola duyurmaya, gülenofobi yaymaya başlıyorsunuz. (korkular paylaştıkça azalır diye mi artık bilmiyorum) Sonra size cevap veriliyor, sözün aslı kaynağından gösteriliyor: “Bu iş kanaatimce öyle büyüktür ki –doğrusunu Allah bilir- hiçbir sevabı olmasa bile bu icraatı ona yetebilir, ahirette kurtuluşuna vesile olabilir, cennete de gidebilir.” Önce hayal kırıklığına uğruyorsunuz ama savunma mekanizmanız imdadınıza yetişiyor: “düzeltmişler bu sözü, orjinali böyle değildi” Sanki orjinalini bizzat duymuştunuz kendisinden! :)
Ben sizin için “Balbazar bir keresinde şöyle iyi bir iş yaptı, bu o kadar güzel bir işti ki, Allah bilir sırf bundan dolayı Cennet’e gidebilir” desem hatalı bir şey söylemiş olmam. Bu sözle size iltifat etmiş de olmam. O yaptığınız işin önemine vurgu yapmış olurum sadece. Hatta denilebilir ki o sözle sizin cennete gitmenizi tek bir işinize bağladığım için size saygısızlık etmiş (sizi küçümsemiş) bile olabilirim. Ama benim laik cumhuriyeti yıkıp yerine dine dayalı bir devlet kuracağımdan ürkenler bu sözümden dolayı beni Darbeci Balbazar’ın kankisi olarak görebilir, hatta benim istediği kişilere Cennet’ten tapu dağıtan bir din bezirganı olduğumu da iddia edebilirler. Ne diyebilirim ki? Allah akıl-fikir versinden başka?
YAhu zaten hepi topu üç tane iddianız var. Onlara da kırk kere cevap verdik. İkna olmuyorsunuz ki! E haklı olarak bizim de değişiklik istiyor canımız. Başka argümanlarla gelin, bayatladı bunlar diyoruz.
Üç tane iddianız var onlarda da hatalı bir durum yok. Onların hata olmadığını söylediğimiz zaman FG’yi putlaştırmış olmuyoruz. O sizin mantıksız çıkarımınız. Kusura bakmayın. Gerçekten FG’nin bir hatalı ifadesini bulun getirin hata diyeyim. Siz de putlaştırmadığımıza ikna olun. Ama gerek yok aramayın. FG hataları olan bir kuldur sizin gibi. Açıkça söyledim, bir daha söylemiş olayım. Putlaştırılcak bi tarafı yok, rahat olun.
Aman ya… Yorumunuzun geri kalanını da alıntılayıp cevap verecektim ama sıkıldım artık! Bir sene oldu hala aynı yerdesiniz. Korkularınızla yüzleşin belki kurtulursunuz diye cevap veriyorum ama banane artık canım. Korkularınızla yaşayın işte böyle.. Oh olsun. Çok da umurumdaydı.
Size göre herkes yaşam tarzınıza müdahale etmeye çalışıyor, herkes kuyunuzu kazmaya çalışıyor, herkes işi gücü bırakmış sizi kovalamaya çalışıyor. Yok böyle bir şey, uyanın artık.
Yazan:Balbazar Tarih: Mar 11, 2008 | Reply
Orijinal roportaj: “Yani ateist, Allah’ı, peygamberi kabul etmeyen insan ne ise, insan öldüren de onunla eşdeğerdir.” (http://tr.fgulen.com/content/view/7841/12/)
Su anda sitede yeralan roportaj: “Yani, Allah’ı, peygamberi kabul etmeyen insan (ateist de denebilir) ne ise, ahiretteki hüküm bakımından, insan öldüren de onunla eşdeğerdir.” (http://tr.fgulen.com/content/view/12069/74/)
Eger, bir cumlenin duzeltilmesine gerek duyuyorsaniz, o cumlenin “hatali” oldugununun farkindasiniz demek; boyle yaptiginiz halde bu hatanizi mertce kabul edip ozur dilememek ise ayip.
Anlayip dinlemeden, “sen kulaktan duyma yakistirip, aslini gorunce degistirmisler diye savunma mekanizmasi gelistiriyorsun” diye suclamaya gecmek gibi tavirlara ise artik alistik; aman ha, hocaefendiyi elestiren dogruyu soyluyor olamaz, yaptigi mutlaka kendi zaafindan kaynaklaniyordur.
Aslinda, beni utandirmak icin, su cok daha iyi bir yontem olur: Siz hocaefendinin “hatali” bir ifadesini bulup getirin, “hata” deyin. Bu hem daha kolay olur, hem de boylelikle tam anlamiyla elestirel oldugunuzu gostermis olursunuz.
Ama tabi, bu cagriniz hocaefendinin hatali ifadesini bulamayacagima olan inancinizdan kaynaklaniyorsa, zaten yapilabilecek birsey yok, “o da hata yapabilir” diye kuru laf etmek kolay elbette.
Yazan:TT Tarih: Mar 11, 2008 | Reply
Balbazar :
Orijinal roportaj: “Yani ateist, Allah’ı, peygamberi kabul etmeyen insan ne ise, insan öldüren de onunla eşdeğerdir.” (http://tr.fgulen.com/content/view/7841/12/)
—
Su anda sitede yeralan roportaj: “Yani, Allah’ı, peygamberi kabul etmeyen insan (ateist de denebilir) ne ise, ahiretteki hüküm bakımından, insan öldüren de onunla eşdeğerdir.” (http://tr.fgulen.com/content/view/12069/74/)
Sayın Balbazar’ın hata örneği diye alıntıladığı yukarıdaki cümleler arasında ben “anlam” bakımından bir fark göremiyorum.
Birinci cümlede,doğrudan röportaj diliyle yer alan ifadeler var.
İkinci cümlede ise tashihten geçmiş ifadeler var.
***
Fgülen.com, medyada yer alan F.Gülen haberlerini sitede “medyaya yansıyanlar” gibi bir başlık altında sürekli yayınlıyor.
Yani;Birinci alıntı cümle, röportajı yapan gazetede(zaman) yayınlanmış hali.
İkinci alıntı ise röportaj olunan kişinin sitesinde hazırlanan yani fgülen.com. da tashih edilerek(kelime,gramer,anlatım bozuklukları…vs düzeltilmesi) düzenlenmiş hali.
F.Gülen’in bir çok kitabı bu tür sözle anlatılan vaazların bizzat F.Gülen tarafından “tashih” edilmesiyle ortaya çıkmıştır.Çünkü konuşma dili ile yazı dili birbirinden farklıdır.Anlam bütünlüğünü koruyan tashih de normal kabul edilen bir şeydir
Sonuç olarak;
Ben iki cümle arasında “anlam bakımdan” bir farklılık göremiyorum.
Ayrıca anlam bozulmadıktan yapılan her türlü düzeltmelere de “hata” denmez, tasih denilir.
Yazan:fizikci Tarih: Mar 11, 2008 | Reply
TT Bey,
Olur mu hiç öyle şey? Fethullah Hoca orada ateistlere sinsice teröristtir diyor, şakirdlerine de ateistler görüldüğü yerde katledilmelidir mesajı veriyor.
Ben sizi çağdaş, kazanımların farkında bir Türk vatandaşı olarak görüyorum. Bu gaflet halini size hiç yakıştıramadım. Lütfen kazanımlar konusunda daha dikkatli olalım. Fethullah Hoca’dan korkalım, dostlarımızı da korkutalım. Bakın mesela ay! Benim ödüm koptu şimdi düşününce.
Mümkün olduğunca blog, forum gibi yerlerde “Kenan Evren cennetlik mi” konusunu açıp Fethullah Hoca’yı darbeci paşanın kankisi olarak gösterelim. FG’yi savunanları FG’yi putlaştırmakla suçlayıp susturmaya çalışalım. “Yok be yahu o da insan, hataları da vardır, ne putlaştırması” derlerse “hatasını söylemelerini isteyelim”. Hohoyt. Nasıl, akıllıca di mi? Biz hep iddia edelim, onlar bizim iddialarımıza tek tek cevap vermekle uğraşsınlar ama biz hiç onların cevaplarına değinmeyip yeni manevralara girişelim.
Bakın ben size bir argüman listesi vereyim, bunları fırsat buldukça blog-forum gibi public ortamlara yazarak korkunun yaygınlaşmasına hizmet edebilirsiniz:
1. Çocukları ailelerine düşman ediyolar. Mesela ben onların arasındayken annemi hiç sevmiyodum, şimdi seviyom.
2. Kenan Evren cennetlik diyolar. Adam nü resim çiziyo ne cenneti aloo..
3. Ateistlere cehennemlik diyolar. Oh ne ala, Kenan cennetlik, ateistler cehennemlik.. Sanki darbeyi ateistler yaptı.
4. Herkese bedava zaman gazetesi dağıtıp çevreye zarar veriyorlar. Sonra da tirajimiz şu kadar çok diye caka satıyolar.
5. Birkaç bişey de siz bulun.
Yazan:snowqueen Tarih: Mar 11, 2008 | Reply
“11 Eylül sonrasında, daha önce desteklenen, besleyip büyütülen cihatçı hareketler de tehdit oluşturmaya başlayınca ve düşman ilan edilince ılımlı İslami hareketler, bu çerçevede daha da önem kazandı. Oysa, mesele sadece ‘ılımlı İslam’ falan da değil, ABD ile müttefik olmak ya da olmamak.
Tıpkı, Müslüman ülkelerin durumu gibi, ABD karşıtı İran’ın radikal İslam, müttefik Vahhabi Suudi Arabistan’ın dost sayılması gibi.
Dünya sahnesinde, kendi halinde bir cemaate kimse ‘diyaloğa açık’ diye hayran olup, ön vermez, ülkesinde başı sıkıştı diye memleketinde barındırmaz. Niyetiniz ne kadar iyi, halis olursa olsun, bu oyuna girdiyseniz, onun oyuncusu olmak ve tüm bunları duymak, tahammül etmek zorundasınız.
Fethullah Gülen, popüler karizmaya sahip, sıradan bir modern vaizdir. Modern düşünce geleneği açısından tanımı ancak bu şekilde yapılabilir. Diğer taraftan, ‘Hocaefendi’ye, modern zaman Gazali’si, İbni Arabisi muamelesi yapmak, İslam düşünce geleneğini hafife almak olur.”
Nuray Mert, Radikal.
——————
Yani, Allah’ı, peygamberi kabul etmeyen insan (ateist de denebilir) ne ise, ahiretteki hüküm bakımından, insan öldüren de onunla eşdeğerdir
FG, ABD’nin müttefikidir, ateistlerin ahiretteki hükümlerini kendi keserken, Afganistan’a Irak’a girip “insan öldürenlerin” hükümlerinin yeryüzünde kesilmesine engeldir. Fonksiyonu budur.
Yazan:snowqueen Tarih: Mar 11, 2008 | Reply
O hep eleştirdiğiniz “insanı putlaştırmak en büyük günahtır” dediğiniz Kemalizm yerine nur topu gibi başka bir putlaştırma geliyor=Gülenizm.
Her türlü -izm gibi bir çeşit deli gömleği, “tek adam” lider kültlerinden nasibini almış, eleştirilemez, değiştirlemez, geliştirilemez bir totemik tabu kültü.
Yazan:TT Tarih: Mar 11, 2008 | Reply
snowqueen: FG,ateistlerin ahiretteki hükümlerini kendi keserken,
Aslında İslam, ateistlere cenneti vaat eder de, F.Gülen tutumuş cehenneme bilet kesmiş öyle değil mi…
Hatta bununla yetinmemiş, insan öldüren katilleri bile cehenneme göndermiş…
Katiller de ateistler gibi cennetlik olmalı öyle değil mi?
Yazan:TT Tarih: Mar 11, 2008 | Reply
Snowqueen:
O hep eleştirdiğiniz “insanı putlaştırmak en büyük günahtır” dediğiniz Kemalizm yerine nur topu gibi başka bir
putlaştırma geliyor=Gülenizm
Her türlü -izm gibi bir çeşit deli gömleği, “tek adam” lider kültlerinden nasibini almış, eleştirilemez, değiştirlemez,
geliştirilemez bir totemik tabu kültü.
Gülenizm lafının Fethullahçı lafından herhangi bir farkı yok.Birinde adına diğerinde soyadına vurgu yapıyor laiklerimiz.
İslamiyete açıktan saldıramayanların müslüman alimler üzerinden yaptıkları “biz İslamiyete karşı değiliz fakat “Gülenizme” yada Fethullahçılık gibi kültlere karşıyız” takiyyesi bu…
Bunu yaparken öte yandan da onu savunanlara “F.Gülen’i bize bırakın, tek adam olarak kalsın,savunmayın..” baskısı yapılıyor akılları sıra…
Hürriyet gazetesi kafası işte…
O gazete de F.Gülen’i The Ekonomist gazetesindeki bir makaleyi çarpıtarak İslamiyetten ayrıştırarak “peygamber” ilan edivermiş…
http://www.haber7.com/haber.php?haber_id=305505
Tek adam kültü havası verecekler ya
adamı peygamber bile ilan etmişler!
türbanı simge yapmayın diyen laiklerimizin başörtüsünü bizzat kendi elleriyle simge yapması gibi F.Güleni tek adam yapmayın diyenlerin onu peygamber ilan etmesi de hep aynı kafanın ürünü…
Sorular şu:
-Türbanı simge yapan kim?
-Kaos çıkmasın diyerek kaos olması için elinden geleni yapan kim?
-F.Gülen’i tek adam yapmayın diyipte peygamber ilan eden kim?
Cevap ta bu: Bildiniz laikler!…
Yazan:fizikci Tarih: Mar 11, 2008 | Reply
Snowqueen Hanım,
Alemsiniz.. :)
Ekonomist dergisinde adamlar Gülenizm yazdı. Bunu okuyunca aklınıza Kemalizm gelmiş. “Gülenizm, Kemalizm, a ne kadar benziyor, Kemalizm’e getirilen eleştirilerin hepsini Gülenizm’e forward edebiliriz” diye düşünüyorsunuz herhalde.
Arada çoook ciddi farklar var. Ben bunları sizin bileceğinizi tahmin ederdim. Hayal kırıklığına uğrattınız beni.
1. Kemalizm resmi devlet ideolojisidir.
2. Devlet kurumları eliyle vatandaşa çağdaşlık denilen bir şeyi dayatma felsefesidir. En güçlü olduğu dönem CHP’nin tek parti dönemidir. Bkz: Mutlu ol! Bu bir emirdir.
3. M. Kemal’le pek bir ilgisi olduğu söylenemez. Asıl Atatürk’ün ölümünden sonra şekillenmiştir.
4. Bugün de kemalist olduklarını iddia eden rektörler, yargı mensupları, siyasetçi ve gazeteciler aynı yasakçı, statükocu, tepeden inmeci felsefeyi terennüm edip dururlar.
Gülenizm dediğiniz şey ise bize göre ecnebinin kendi anlam dünyasından Gülen’e bakınca uygun gördüğü bir kelimeden başka birşey ifade etmiyor. Gülen İslam’ın kaynaklarından elde ettiği bilgiden başka bir şey söylemiyor. Siz Gülenizm, Nursizm, Süleymanizm falan ne derseniz deyin biz İslam’ı biliriz sadece. Öyle izm’lerden de hoşlanmayız pek. Kemalizm, komünizm, kapitalizm, vb izmlerin insanlara yasaklardan, hatta kan ve gözyaşından başka bir şey getirdiklerini görmedik çünkü.
Yazan:snowqueen Tarih: Mar 12, 2008 | Reply
Gülenizm lafının Fethullahçı lafından herhangi bir farkı yok.Birinde adına diğerinde soyadına vurgu yapıyor laiklerimiz.
Kemalist-Atatürkçü gibi mi yani:))
İslamiyete açıktan saldıramayanların müslüman alimler üzerinden yaptıkları “biz İslamiyete karşı değiliz fakat “Gülenizme” yada Fethullahçılık gibi kültlere karşıyız” takiyyesi bu…
Türkiye’nin %99′u Müslüman değil miydi?
Anlayamadım ben şimdi, şu halde Müslüman-daha çok Müslüman’a saldırıyor olmalı?:))
Hürriyet gazetesi kafası işte…
Pardon?
Türbanı simge yapan kim?
Güzel bir tanım okumuştum, türban aslında tepeden inme bir projedir diye, şehirlerden taşraya girmiştir.
Bunun için soğu savaş ve yeşil kuşak projelerine bakmak lazım.
-F.Gülen’i tek adam yapmayın diyipte peygamber ilan eden kim?
Bir kişiyi müritleri peygamber yapar, başkası değil:)
Kemalizm resmi devlet ideolojisidir.
Ha sizi rahatsız eden şu halde devletin arzu ettiğiniz totaliter ideolojide olmaması, tevekkeli bu yüzden FG, ordular ilk hedefiniz Akdeniz dermiş gibi “devlete sızmayı” hedef gösteriyor.
Kemalizm devlet ideolojisi de polis teşkilatı vb. hangi ideolojide?
Hrant Din olayında gördük Türk-islam sentezi polisleri.
AKP iktidarı Kemalizme mi yakın Gülenizm’e mi?
. Devlet kurumları eliyle vatandaşa çağdaşlık denilen bir şeyi dayatma felsefesidir.
Hep aynı bilindik ezberler, sanki “gülenizm” gül bahçesi vaad ediyor.
dayatmalar kalkacak, hayat bayram olacak.
M. Kemal’le pek bir ilgisi olduğu söylenemez. Asıl Atatürk’ün ölümünden sonra şekillenmiştir.
FG 1-0 önde:)
Bugün de kemalist olduklarını iddia eden rektörler, yargı mensupları, siyasetçi ve gazeteciler aynı yasakçı, statükocu, tepeden inmeci felsefeyi terennüm edip dururlar.
tepeden inme örneğini türbanda vermiştim,
Gülenist rektörleri, yargı mensuplarını, siyasetçi ve gazeteceleri siz benden iyi bilirsiniz.
Gülenizm dediğiniz şey ise bize göre ecnebinin kendi anlam dünyasından Gülen’e bakınca uygun gördüğü bir kelimeden başka birşey ifade etmiyor.
Kemalizm de böyle ortaya çikti, 30′lu yılların Avrupa afişlerine bakın,
Kemaliste Turquie yazar. Bilmem anlatabildim mi?
biz İslam’ı biliriz sadece. Öyle izm’lerden de hoşlanmayız pek. Kemalizm, komünizm, kapitalizm, vb izmlerin insanlara yasaklardan, hatta kan ve gözyaşından başka bir şey getirdiklerini görmedik çünkü.
islami bilir, ‘Gülenist” olamayanları müslüman olamamakla suçlarsınız.
-izm’ler insana kan ve gözyaşı getirir evet ve inanın gözlerim yaşardı.
Ama adama sormazlar mı ne diye kapitalizme methiyeler düzüyor, ABD’nin müttefikliğini yaparak “kan ve gözyaşı” oyunlarının içinde yer alıyorsunuz o halde?
Yazan:Balbazar Tarih: Mar 12, 2008 | Reply
TT demis ki:
Nasr Hamid Ebu Zeyd ise demis ki:
Gordugumuz uzre, hocaefendininki gibi dusunce suclulari ile adi suclulari ayni kefeye koymayan bir Islam anlayisi da mumkun.
Ha, bu daha mi guzel, daha mi dogru? Bilemem. Herhangi bir Islam algisinin birinin digerinden daha ustun, ya da birinin digerinden daha cok Islam’a uygun oldugu soylenebilir, tartisilabilir, ama herhalde mutlak bir sonuca ulasilamaz.
Benim gordugum, putlastirilmadigi iddia edilen bir adamin takipcilerinin, sanki baska bir Islam anlayisi, yorumu olamazmis gibi, hocaefendilerinin devirdigi her cami sahiplenerek, “hocaefendi Islam’i anlatiyor, elbette dogru, baska Islam anlayisi olamaz” gibi tuhaf savunmalara giristikleri.
Hocaefendi, kendinin Islam’dan ne anladigini anlatiyor. Siz, bana, “bu Islam’dir, itiraz etme, edersen dis dusmanisin” diyerek zorbalik ediyor, Islam’i tek bir adamin tekeline aliyorsunuz.
Isin kotusu, yaptiginiz seyin putlastirma olmadigini iddia ederken, putlastirarak, yani hocaefendinin temsil ettigi Islam’in mutlak vee en dogru Islam anlayisi, mumkun olabilen tek Islam oldugu varsayimindan yola cikan argumanlara basvuruyorsunuz.
Aslinda cok sey istemedim. Teoride hata yapabildigini soylediginiz hocaefendinin, o kadar yazdiklari, soyledikleri, sizin de okuduklariniz arasindan begenmediginiz, katilmadiginiz, hatali oldugunu dusundugunuz birsey gostermenizi, yani teoride varoldugunu bu kadar tereddutsuz savundugunuz bir olgunun, pratikte de varligina bir ornek gostermenizi istedim. Her zaman oldugu gibi, alakasiz ve saygisiz bir alaycilikla, bir suru abes suclamayla karsilastim.
Bu kez samimiyetle rica ediyorum: Sadece kendi kendinize bir dusunun, gercekten ben bu Allah’in kulunun soylediklerine, yazdiklarina elestirel bir zihinle mi yaklasiyorum, yoksa onun her soyledigini mutlak dogru kabul etmeye kosullanmis miyim? Boyle bir soruyu sormak bile zor olabilir, size hakaret gibi gelebilir, biliyorum, ama yine de, haddim olmayarak, bir dusunmeye davet ediyorum.
Not 1: Anlam, elbette farkli. Tashih, kucuk yazim hatalarinin duzeltilmesi anlamina gelir. Eger ozensiz kurulmus bir cumleyi politik olarak duzeltmek icin birsuru ekleme yapma geregi duyuyorsaniz, o cumlenizde, en azindan hoyratca kurulmus olmak gibi bir kusur oldugunu kabul ediyorsunuz demektir. Biraz olsun adap, edep sahibiyseniz, ve o kusurunuz cok tepki almissa, farkinda oldugunuz o kusurunuzu savunmaya, hakli gostermeye calismaz, kabul eder, duzeltir, ozur dilersiniz.
Not 2: Darbeci pasa meselesinde asil su: Politik, dunyevi, kamusal bir meseleden bahsederken (zorunlu din dersi), bir tavri benimsiyorsaniz, onu neden dogru buldugunuzu gerekceleriyle aciklarsiniz. Su politikayi izleyen su kisi cennete gidebilir diye kamuoyuna bildirimde bulunmak, ne ozgur dusunceye saygilidir, ne de kullukta samimi bir yaklasimdir. Bakin, Suat Bey de zorunlu din dersinin yanlis, haklara ve ozgurluklere aykiri oldugunu soyluyor, onu da cehenneme mi yollayacagiz simdi?
Yazan:snowqueen Tarih: Mar 12, 2008 | Reply
Katiller de ateistler gibi cennetlik olmalı öyle değil mi?
Size ne kardeşim, cennet kapısının bekçisi misiniz?
Bilet mi kesiyorsunuz? Kenan Evren’li cennetiniz sizin olsun çok istiyorsanız.
Hocaefendinin putlaştırılmasına, peygamberleştirilmesine gelirsek
bugün Zaman’da şöyle bir yazı vardı:
Tüp bebekle çocuk sahibi olmaya Hocaefendi’nin bakışı
:))
Yazan:TT Tarih: Mar 12, 2008 | Reply
Katiller de ateistler gibi cennetlik olmalı öyle değil mi?
Size ne kardeşim, cennet kapısının bekçisi misiniz?
Bilet mi kesiyorsunuz? Kenan Evren’li cennetiniz sizin olsun çok istiyorsanız.
Anlamadım… cennete/cehenneme bilet kim bilet kesmiş ?..
F.Gülen katillerle ilgili İslamiyette varolan bir hükmü söylemiş o kadar..
“Size ne kardeşim…” gibi bir ifade tarzıyla ile mukabele etmek yerine,
F.Gülen’in yanıldığını söyleyebilir hatta Baykal gibi edillei şeriye’den açıklamalarla fikrinizi ortaya koyarak bizi bilgilendirebilirdiniz…:)
***
Hocaefendinin putlaştırılmasına, peygamberleştirilmesine gelirsek
bugün Zaman’da şöyle bir yazı vardı:
Tüp bebekle çocuk sahibi olmaya Hocaefendi’nin bakışı
:))
:)))
Yazan:MY Tarih: Mar 12, 2008 | Reply
Müslümanların iç hastalıkları adli yazimizda sunlari anlatmistik:
http://www.derindusunce.org/2007/05/19/muslumanlarin-ic-hastaliklari-ve-neo-cahiliyye-devrinin-sonu/
Bir kere BALBAZAR‘a tesekkürler, koydugu metin gerçekten güzel, siyasi anlamda da birlestirici, “federe” edici bir bakis açisi.
Kur’an’da da mealen “dini ne olursa olsun iyi isler yapanlar cennete, kötü isler yapanlar da cehenneme gider” seklinde bir ayet var. Yani “ateistler cehenneme gider” hükmü bence yanlis. (Kur’an’in kitap ehline digerlerinden farkli baktigini
da hatirlatalim.)
Islam buna TAKVA diyor. Basitçe eylemlerin “iyi” olmasi. Veda hutbesinde de Peygamberimiz “… üstünlük takvadadir…” demistir.
Tabi bir Müslüman bu metne dogmatik bazda karsi çikabilir yani “X ve Y gibi konulara iman etmek gerekir” vb diyebilir. Ama o zaman siyaset konusmus olmayiz, teoloji konusmus oluruz. “Hz Isa Tanri’nin ogludur” diye bir dogma var hiristiyanlarda. Buna iman etmeyen kâfir olur. ama günlük dil anlaminda hiristiyanliga hakaret etmis sayilmaz.
Elbette “ateistler cehenneme!!” gibi bir çikis Islam’a aykiri. ALLAH bile insanlarin ölmesini beklerken biz kim oluyoruz ki “sen cehennemliksin” diye kestirip atiyoruz?
Ateistlerin de tanim geregi öldükten sonra ne olacaklari konusunu çok fazla önemseMEmeleri gerekir. Ama bir toplumda HALiHAZIRDA YASAYAN insanlari CEHENNEMLiK ve CENNETLiK diye ikiye ayirmak hem siyaseten yanlis (zira iç huzuru bozar) hem de Islam’a aykiri kanaatimce.
Bence iyi bir müslümana düsen görev kendini ALLAH’in yerine koyarak ateistleri yargilamak degildir.
Davranislariyla, disariya yansittigi iç huzuru ve muhabbetiyle ateistleri Islam’a imrendirmelidir.
Bunu yapamiyorsa susmalidir. Hiç olmazsa diger müslümanlara zarari dokunmamis olur.
Aksini düsünen din kardeslerim varsa Hz Hamza’nin katili olduktan sonra Islam’i kabul eden, önce gazi sonra da sehid olan (haliyle bütün günahlari affedilen) Vahsi’nin hayatini bir kez daha gözden geçirmelerini önerebilir miyim?
Muhabbetle
Yazan:TT Tarih: Mar 12, 2008 | Reply
Balbazar: Gordugumuz uzre, hocaefendininki gibi dusunce suclulari ile adi suclulari ayni kefeye koymayan bir Islam anlayisi da mumkun.
Sayın Balbazar
Buna göre küçük suç işleyerek cezaevine düşmüş biriside şöyle bir itiraz yapabilir:
Benim yatacağım yerin tabelasına cezaevi olarak yazmayın,çünkü seri katillerde,tecavüzcülerde cezevinde yatıyor!..
Bu şekilde beni onlarla aynı kefeye koymayın lütfen…
Öncelikle aynı kefeye koymak koymamak için cehennemin günahkar herkesin içine düştüğü standart bir kuyu gibi olduğunu düşünMemek gerekiyor.İçinde türlü türlü sduçluların ve cezaların bulunduğu bir ceza(karşılık)-evi olarak düşünmek yeterli olur.
Problem yok yani…: )
Ayrıca dünya hayatının sonucunu düşünce suçu, yada mükafatı diye algılamak neden gereksin ki…
Bir adam sadece düşüncede müslümansa fakat ömrü hayatında müslümanca hiç yaşamamışsa,ortaya koyduğu eylemlerle sürekli insanlığa zarar vermişse, onun düşüncesinin bir kıymeti harbiyesi olmaz tabiiki..
Yazan:fizikci Tarih: Mar 12, 2008 | Reply
Balbazar,
Şu laflarınız gerçekten çok anlamsız.
1. Değişik İslam anlayışları vardır. Pekala olabilir. Ben Anadolu İslamı’nı benimsiyorum. Gülen de öyle.
2. Hocaefendi çam falan devirmiyor. Sizin baktığınız yerden öyle görünüyor sadece. (Bakın bu hocaefendi çam devirmez demek değil. Siz öyle anlama eğilimindesiniz ondan belirtmek durumunda kalıyorum.)
3. Başka İslam anlayışı olamaz ne zaman demişiz? Yalan bu. Niye böyle şeyler söylüyorsunuz ki? (TT Bey Hürriyet gazetesi kafası deyince kızıyorsunuz sonra.)
Yahu bu kadar olmaz! Size kim “bu Islam’dir, itiraz etme, edersen dis dusmanisin” demiş? Allah rızası için bir göstersenize o densizi. Yok böyle bir şey. Neden böyle çarpıtmalara başvuruyorsunuz?
Vay be neler yapıyormuşuz. İşkembe-i kübradan sallayarak yorum yazmak hoş bir duygu olsa gerek. Vazgeçemiyorsunuz.
Önce hocaefendinin hatasız olduğunu düşündüğümüzü, onu putlaştırdığımızı falan iddia ettiniz. Bunun böyle olmadığını size söyledik. “Ben öyle zannediyordum özür dilerim” demeniz gerekirken hemen bir manevrayla “o zaman bi hatasını söyleyin” dediniz. Ve hakkımızda hiç de doğru olmayan iddialarınızı sıralayıp durdunuz. Ve şimdi diyorsunuz ki:
Artık bu tavırlarınıza karşılık dalga geçmekten başka ne yapabiliriz ki? Karşınızda iddiasına cevap verildiği zaman hemen yeni manevralara girişen, cevapları görmezden gelip habire asılsız iddialarda bulunan biri olsa siz ne yapardınız?
Hocaefendinin bir hatasını söylememizi bekliyorsunuz. Söyleyeyim: “Sigaranın haram olduğuna dair içtihadı bence hataydı. Sigara içen bir insan önceden mekruh bir iş yaptığını düşünüyordu, şimdi ise haram işlediğini dolayısıyla fasık olduğunu düşünüyor. Tabi eğer Gülen ve Karaman hocalara itimat ediyorsa. Sigara içenler açısından bu içtihat doğru olmadı.”
Buyrun hocaefendinin bana göre bir hatasını söyledim. Yeni manevranızı merakla bekliyorum.
Yazan:Balbazar Tarih: Mar 14, 2008 | Reply
Tesekkur ederim. Sizin Gulen’e (en azindan temel olmayan konularda) elestirel yaklastiginizi, farkli fikirlere sahip olabildiginizi kabul ediyor, sahsiniza yonelik bunun aksi yonunde ithamlarimi geri aliyorum. Umarim sigaradan hareketle, “temel konularda” da Gulen’in elestirilemez oldugunu savunmaktan, neyi kimin elestirip elestiremeyecegine dair kesin sonuclara varmaktan, elestirenleri kendi kafaniza gore etiketlemekten vazgecersiniz.
Simdi bir saniye icin kendinizi karsinizdakinin yerine koyun. Ben size “sigara Islam’a gore haramdir, hocaefendi de bunu soyluyor, demek ki hocaefendi hakli, siz hocaefendi uzerinden Islam’a saldiriyorsunuz” desem bana “de git len ordan” demez misiniz?
Oysa en basindan beri, TT’nin de, sizin de yaptiginiz, genel olarak bu tartismalarda Gulen ve taraftarlarinin soylemleri ise her zaman bu.
Ben buna isaret ettigim zaman ise “yalanci” oluyorum. Buyrun, sicak sicak ornekler:
TT:
Yine TT, ayni tartisma baglaminda:
Bu da sahsinizdan:
“Bize karsi olan dine karsidir” soylemini hangi “densiz”in dile getirdigini de merak ediyordunuz, oyle degil mi? Alintiyi ben yapayim, sozlerin sahibinin “densiz” olup olmadigina karar vermek size kalsin:
Bu soylemlerdeki engin hosgoru, tolerans, ve diyalog ozleminin de ozellikle altini cizmek isterim. Bu sozlerin sahibi,oyle bir aska gelmis ki, kendisinden hoslanmayanlarin nasil din dusmani olduklarini anlata anlata bitirememis roportaj boyunca, ben birkac tane alintiladim, tamamina buradan ulasilabilir: http://www.medyakulak.com/index.php?option=com_content&task=view&id=264
Eger hala “din benim, bana karsi olan Islam’a karsidir” gibi bir soylem olmadigini iddia ediyorsaniz, ben pes diyorum.
Ben Gulen’in Islam’i temsil ettigini dusunmuyorum, Gulen’in Islam anlayisini benimsemiyorum, ona uymak zorunda degilim. Sizi de once bununla barismaya, buna saygi gostermeye davet ediyorum.