RSS Feed for This Post

Saflar, savrulan zihinler ve medya

savrulan_basin.jpgÜlkede yaşanan başörtüsü yasağı tartışmaları iyice alevlendi. Bazı bürokratik kesimlerin ve benzeri zihniyetteki sivil uzantılarının ‘gerekli merciilere’ ağlayıp sızlanmalarını, şikayette bulunmalarını, sanki giden-gelen birşey varmış gibi “koruyacağız” nutukları atmalarını bir yana ayırıyorum. Hakikaten içlerinde saf, -haksız da olsa- endişelerinde samimi insanlar var.

Ama herşey bu kadar siyah beyaz da değil. Savrulan savrulana.. Birkaç gün önce Taraf’tan Yıldıray Oğur’un yazısına değinmiştim, bu savruluştan, özel olarak da dilinden ‘özgürlük’ kelimesini düşürmeyen DTP’li Aysel Tuğluk’tan bahisle. Bugün de Ali Bayramoğlu aynı yazıdan alıntı yapmış. Yıldıray’ın şu satırları savruluşu güzel resmediyor: (AB’nin yazısındaki kısımdan)

Bu memlekette sahici siyasallaşmaları yaratan ana fay hatlarından birini temsil ediyor başörtüsü (…) Ve kırılınca o fay, herkes bu yüzden bir yerlere savruluyor. Mevcut tüm siyasallaşmalar, solculuk, sağcılık, Kürtlük, Türklük yerle yeksan oluyor, Kandil Dağı’ndan, Ergenekon ovasına uzanan yeni bir siyasi çatlakta Kandil Dağı’ndaki Mizgin Amed ile Ergenekon davasından tutuklu olarak F tipinde kalan Veli Küçük arasında görünmez bir dil birliği oluşuyor (…) Söz konusu olan başörtüsüyse bugüne dek edilmiş tüm özgürlük sözleri teferruat hükmüne düşüveriyor. Çünkü söz konusu olan başörtüsü olduğunda, bu ülkenin okullarında okumuş Türk, Kürt her mürekkep yalamış vatan evladının içine serpiştirilmiş Kemalizm tohumu aniden çiçekleniyor, rejimin kriz anında açılsın diye torpidolarımıza sakladığı hava yastıkları kafamıza mukayyet olmak için ortaya çıkıveriyor…

Bunu da bir yana ayırmak mümkün. Haklı ya da haksız endişeler, kalın camlı ideolojik gözlükler, maruz kaldığı endoktrinasyondan kurtulamayan zihinler, tutarsız argümanlar vs vs. Sonuçta en azından çıkıp ne düşündüğünü çatır çatır söylüyor. En azından tutarsızlığını, diğer özgürlükler konusundaki düşünceleri ile karşılaştırıldığında kategorik olarak düştüğü çelişkiyi satıraralarından yakalamıyoruz, alenen belli.

İşe de bakın, Müslüman kadının örtüsü ne etkili bir turnusolmuş..

Ama ya medya?

Son günlerde medyadaki yazı ve yorumlar, manşetler, haber bültenlerindeki manipulasyonlar iyice tiksindirmeye başladı beni.

‘Medya’ deyince; Naom Chomsky’i (*) hatırlamalı:

Yıllar önce zavallı bir kuşun petrole bulanmış, çaresiz görüntüsü karşısında dehşete kapılıp lanetler yağdıracak kadar hassas olduğumuz günlerde, çoğu kadın ve çocuk, 100 bine yakın insanın gökyüzünden yağan bombalar altında ölümünü, sıcak odalarımızda kahvemizi yudumlayıp koltuğa yayılırken, havai fişek gösterileri gibi izlemiştik. Anlaşılan, kıyamet habercilerinden Guy Debord’un 1968′lerde öngördüğü ‘Gösteri Toplumu’ gerçekleşmişti.

Bundan tam on yıl sonra da tüm dünya nefesini tutup o müthiş 11 Eylül saldırısını izledi. Gösteri mekanı bu defa dünyanın en büyük ticaret ve finans merkeziydi. Hemen ardından ABD’nin bir ‘cezalandırma eylemi’ olarak giriştiği Afganistan operasyonu, Ariel Şaron’un bütün pervasızlığıyla Filistin şehirlerini yakıp yıkması ve Arafat’ı kuşatma altında tutmasının yanında, yalnız kovboyun dünyaya inat ‘muhtemel Irak operasyonu’ o günlere hem ne kadar uzak hem de ne kadar yakın olduğumuzu gösterdi.

Bu süreç içinde, medyanın ‘rızanın üretilmesi’ndeki ve ‘güdümlü gerçeklik yaratılması’ndaki rolü hiç değişmedi. Medya daha incelikli yöntemlerle düşmanları şeytanlaştıırken, yandaşlarını da melekleştirmekten vazgeçmedi.

Naom Chomsky’nin yalnız kovboy medyası için söylediklerini bizim medya için de uyarlamak zor olmasa gerek. ( Tabii üzerine biraz ideolojik reflekslere dair soslar ekleyip öyle servis etmek gerek. Bizdeki eşsiz ve benzersiz medya çünkü. )

Bu, diğer savruluşlardaki gibi tutarsızlık, endişe, koruma güdüsü ile açıklanacak bir şey değil.

Düpedüz ahlaksızlık bu, ahlaksızlık. Medyamızın en has huyu..

(*) Naom Chomsky - “Medya Gerçeği’

4 [?]

Trackback URL Print This Post Print This Post

  1. 3 Yorum

  2. Yazan:Mehmet Yılmaz Tarih: Şub 8, 2008 | Reply

    Yılın çarpıtma haberi, hem bayat hem asparagas

    Taraf’tan ‘Ezanlı linç’e ilginç başlık

    Taraf Gazetesi yazarlarından Alper Görmüş, Hürriyet, Milliyet ve Vatan gazetelerinin, Irak’ta bir yıl önce yaşanmış bir linç olayını internet sitelerinde 6 Şubat’ta çarpıtarak yayınlamalarına tepki gösterdi.

    Alper Görmüş, ‘medyakronik’ köşesinde, ‘Gönüllü dezenformasyon cennetine hoşgeldiniz’ başlığıyla kaleme aldığı yazısında, çarpıtma haberin, ‘TBMM’de üniversitelerde başörtüsünü serbest bırakan yasa tasarısının ilk oylamasının yapıldığı güne’ kasıtlı olarak denk getirildiğini ileri sürdü.

    Söz konusu linç olayının aynı gazetelerde bir yıl önce ‘doğru’ şekliyle yayınlandığını hatırlatan Görmüş, “En küçük bir yeni unsur taşımayan haber, birileri tarafından tam 10 ay sonra yeniden servise konmuş, üç büyük gazetemiz de haberi buyur etmişti sayfalarına. ‘Peki neden şimdi’ diye mi soruyorsunuz? Neden olacak, tahmin etmiyor musunuz? O gün TBMM’de üniversitelerde başörtüsüne serbest bırakan yasa tasarısının ilk oylaması vardı çünkü?” diyor.

    Yazısının son kısmında haberin doğru ve söz konusu gazetelerde de yayınlanan haline yer veren Görmüş, şöyle bitiriyor; “Toparlarsak; Bir haber kaynağı ve üç büyük gazete var elimizde. Gazeteler kaynağın kendilerine sunduğu haberin hem eski hem de gerçekte çok farklı bir içerikte olduğunu biliyorlar, fakat ‘laikliği savunmak uğruna’ bağırlarına taş basıp, açık dezenformasyona ‘gönüllü’ yazılıyorlar.”

    Geçtiğimiz yıl yaşanan olayda, Dua Halil Aswad adında bir Kürt-Yezidi kızı, Sünni bir gence aşık olmuş, bunun üzerine bağlı olduğu Yezidi aşireti Aswad’ı linç etmişti. Olay, bir yıl sonra yukarıda adı geçen gazetelerde ‘Ezan eşliğinde linç’, ‘ Kur’an eşliğinde kadına linç’ ve ‘Taşlarla başını ezerek öldürdüler’ başlıklarıyla ve çarpıtılarak verildi.

  3. Yazan:çuvaldız Tarih: Şub 9, 2008 | Reply

    http://arsiv.sabah.com.tr/2007/05/19/haber,B9155C72C9274332A235519D279E26C2.html

    evet haber 19.mayıs.2007 de yayınlamış yayınlanmış

  4. Yazan:çuvaldız Tarih: Şub 9, 2008 | Reply

    Bu da radikal’inki!

    http://www.radikal.com.tr/haber.php?haberno=246582

    İlk değilmiş:Yukarıdaki haber 5 Şubat.2008 tarihli

    Aynı haber 27.11.2007 de yine verilmiş ama olaylar Mayıs.2006 ve 5.temmuz.2007 tarihli ve Cafer Kiyan da erkek,kadın kadınlar günü neniyle affedilmiş!

    http://www.radikal.com.tr/haber.php?haberno=239955

ÖNEMLİ

--------------------------------------------------------------------

Tüm yazı, yorum ve içerikten imza sahiplerinin kendileri sorumludur. Yayımlanmış olmaları, bu görüşleri Derin Düşünce Grubu üyelerinin benimsediği anlamına gelmez.

Yorum bölümü özgür bir tartışma ortamı yaratmak için vardır. Ancak saldırgan ve düzeysiz yorumlar yayınlanmayacaktır. Eğer bu siteye ilk kez yorum yazıyorsanız, yorum kurallarına gözatmanızı istirham ederiz.

--------------------------------------------------------------------
  • Siz de fikrinizi belirtin