<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	>
<channel>
	<title>Blogistan&#8217;da insan yazısına yapılan yorumlar</title>
	<atom:link href="http://www.derindusunce.org/2008/01/31/blogistanda-insan/feed" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://www.derindusunce.org/2008/01/31/blogistanda-insan/</link>
	<description>Grup platformu</description>
	<pubDate>Thu, 08 Jan 2009 20:52:10 +0000</pubDate>
	<generator>http://wordpress.org/?v=2.6.2</generator>
		<item>
		<title>Derin Düşünce’nin Geleceği : Derin Düşünce tarafından</title>
		<link>http://www.derindusunce.org/2008/01/31/blogistanda-insan/#comment-15586</link>
		<dc:creator>Derin Düşünce’nin Geleceği : Derin Düşünce</dc:creator>
		<pubDate>Thu, 12 Jun 2008 21:54:34 +0000</pubDate>
		<guid isPermaLink="false">http://www.derindusunce.org/2008/01/31/blogistanda-insan/#comment-15586</guid>
		<description>[...] uyuyor. Bir olgunluk ve içsel barış meselesi. Nadir olarak yorumları sansürlemek gerekiyor. Çünkü her bir rumuzun arkasında gerçek insanlar var, düşleri ve düş kırıklıklarıyla. Kim sevdiğini kaybetti, kim tekerlekli bir sandalyeden [...]</description>
		<content:encoded><![CDATA[<p>[...] uyuyor. Bir olgunluk ve içsel barış meselesi. Nadir olarak yorumları sansürlemek gerekiyor. Çünkü her bir rumuzun arkasında gerçek insanlar var, düşleri ve düş kırıklıklarıyla. Kim sevdiğini kaybetti, kim tekerlekli bir sandalyeden [...]</p>
]]></content:encoded>
	</item>
	<item>
		<title>Mister No tarafından</title>
		<link>http://www.derindusunce.org/2008/01/31/blogistanda-insan/#comment-12247</link>
		<dc:creator>Mister No</dc:creator>
		<pubDate>Fri, 01 Feb 2008 17:30:52 +0000</pubDate>
		<guid isPermaLink="false">http://www.derindusunce.org/2008/01/31/blogistanda-insan/#comment-12247</guid>
		<description>&lt;blockquote&gt;İletişimin ve ortamın “sanal” olmasına rağmen Blogistan’daki insanlar ve çileleri gerçek.&lt;/blockquote&gt;

Belki MY Bey, Kürtlere eziyet etmiş, solcu gençlere işkence yapmış eski kontrgerilla mensuplarından birisidir :)
 Belki halen derin devletin adamıdır :)</description>
		<content:encoded><![CDATA[<blockquote><p>İletişimin ve ortamın “sanal” olmasına rağmen Blogistan’daki insanlar ve çileleri gerçek.</p></blockquote>
<p>Belki MY Bey, Kürtlere eziyet etmiş, solcu gençlere işkence yapmış eski kontrgerilla mensuplarından birisidir :)<br />
 Belki halen derin devletin adamıdır :)</p>
]]></content:encoded>
	</item>
	<item>
		<title>BetüL tarafından</title>
		<link>http://www.derindusunce.org/2008/01/31/blogistanda-insan/#comment-12243</link>
		<dc:creator>BetüL</dc:creator>
		<pubDate>Fri, 01 Feb 2008 15:25:28 +0000</pubDate>
		<guid isPermaLink="false">http://www.derindusunce.org/2008/01/31/blogistanda-insan/#comment-12243</guid>
		<description>Cok yerinde bir hatirlatmayi cok dokunakli anlatmissiniz.</description>
		<content:encoded><![CDATA[<p>Cok yerinde bir hatirlatmayi cok dokunakli anlatmissiniz.</p>
]]></content:encoded>
	</item>
	<item>
		<title>Kamer Yalçın tarafından</title>
		<link>http://www.derindusunce.org/2008/01/31/blogistanda-insan/#comment-12236</link>
		<dc:creator>Kamer Yalçın</dc:creator>
		<pubDate>Fri, 01 Feb 2008 10:22:52 +0000</pubDate>
		<guid isPermaLink="false">http://www.derindusunce.org/2008/01/31/blogistanda-insan/#comment-12236</guid>
		<description>Canlı bir yüzün, sana yönelmiş bir çift gözün karşısında konuşmak  o kadar da kolay değil. Hele ki karşıdakinin hoşuna gitmeyecek şeylerden bahsediyorsan. Doğrudan iletişimde, yüz yüze durumlarda karşıdakinin durumuna dair ipuçların oluyor elinde. Bu yüzden bire bir diyaloglarda mimiklerden, ifadeden, duruştan durumu kavrayıp niyetine göre mevzuyu istediğin yöne çekme avantajın olabiliyor. Pek de kolay olmasada ona göre ritmini tututurabiliyorsun. 

Oysa donuk bir camın karşısında yazmak bundan çok kolaymış gibi geliyor. Klavyenin tuşlarına hiç düşünmeden basmak, yazdıklarınla okuyanı inciteceğine dahi aldırmadan, hatta bilerek ve isteyerek bunu yapmak çok kolay olabiliyor. Çünkü yazarken o anda klavye, ekran, sen ve kelimeler var. Onları o anki ruh halinle kullanmak yalnızca senin elinde. Aklından geçenleri yazıverirsin, kimin nasıl etkileneceğine de aldırmıyorsan çok da umursamaz bir uslup dahi kullanabilirsin. Bu senin elinde ve niyetindedir. Gıçık olduğun birine bu sanal alemde hiç düşünmeden içindekileri döküverirsin. Haklı nedenlerin de vardır. Seni kızdırmış, hoşuna gitmeyen şeyler söylemiş ve hatta hakaret etmiştir. İşte intikam alma vakti geldiğinde o an karşında seni dizginleyecek ip uçları yoktur. Sana bakan bir çift göz yoktur, kızaran veya ifade veren bir yüz yoktur karşında. O zaman futursuzca yazmanın kıvamı ve derecesi sana kalmıştır. Vicdanınıza kalmış bir durum, niyetinizle alakalı. 

Fakat, yazmak konuşmaktan daha çok sorumluluk gerektirmiyor mu? Yazılanların kalıcılığı söylenenlerden daha fazla olmuyor mu? Üstelik sadece bir kişi değil pek çok kişi okurken böyel fevri davranmak doğru mu? Hepimizin bunda sorumluluğu yok mu? Galiba var ve her tuş basışımızda hiç aklımızdan çıkmaması gerekiyor...</description>
		<content:encoded><![CDATA[<p>Canlı bir yüzün, sana yönelmiş bir çift gözün karşısında konuşmak  o kadar da kolay değil. Hele ki karşıdakinin hoşuna gitmeyecek şeylerden bahsediyorsan. Doğrudan iletişimde, yüz yüze durumlarda karşıdakinin durumuna dair ipuçların oluyor elinde. Bu yüzden bire bir diyaloglarda mimiklerden, ifadeden, duruştan durumu kavrayıp niyetine göre mevzuyu istediğin yöne çekme avantajın olabiliyor. Pek de kolay olmasada ona göre ritmini tututurabiliyorsun. </p>
<p>Oysa donuk bir camın karşısında yazmak bundan çok kolaymış gibi geliyor. Klavyenin tuşlarına hiç düşünmeden basmak, yazdıklarınla okuyanı inciteceğine dahi aldırmadan, hatta bilerek ve isteyerek bunu yapmak çok kolay olabiliyor. Çünkü yazarken o anda klavye, ekran, sen ve kelimeler var. Onları o anki ruh halinle kullanmak yalnızca senin elinde. Aklından geçenleri yazıverirsin, kimin nasıl etkileneceğine de aldırmıyorsan çok da umursamaz bir uslup dahi kullanabilirsin. Bu senin elinde ve niyetindedir. Gıçık olduğun birine bu sanal alemde hiç düşünmeden içindekileri döküverirsin. Haklı nedenlerin de vardır. Seni kızdırmış, hoşuna gitmeyen şeyler söylemiş ve hatta hakaret etmiştir. İşte intikam alma vakti geldiğinde o an karşında seni dizginleyecek ip uçları yoktur. Sana bakan bir çift göz yoktur, kızaran veya ifade veren bir yüz yoktur karşında. O zaman futursuzca yazmanın kıvamı ve derecesi sana kalmıştır. Vicdanınıza kalmış bir durum, niyetinizle alakalı. </p>
<p>Fakat, yazmak konuşmaktan daha çok sorumluluk gerektirmiyor mu? Yazılanların kalıcılığı söylenenlerden daha fazla olmuyor mu? Üstelik sadece bir kişi değil pek çok kişi okurken böyel fevri davranmak doğru mu? Hepimizin bunda sorumluluğu yok mu? Galiba var ve her tuş basışımızda hiç aklımızdan çıkmaması gerekiyor&#8230;</p>
]]></content:encoded>
	</item>
	<item>
		<title>çuvaldız tarafından</title>
		<link>http://www.derindusunce.org/2008/01/31/blogistanda-insan/#comment-12223</link>
		<dc:creator>çuvaldız</dc:creator>
		<pubDate>Thu, 31 Jan 2008 23:07:07 +0000</pubDate>
		<guid isPermaLink="false">http://www.derindusunce.org/2008/01/31/blogistanda-insan/#comment-12223</guid>
		<description>"Uslup" takıntısı olanlardan biriyim hatta bu sebeple bir çeşit kendime hatırlatma notu olsun diye "çuvaldız"ı takma isim olarak kullanıyorum.Buna rağmen eminim burada farkına bile varmadan birilerini inciten,üzen yorumlar yazmış olabilirim.Bu yazınızı vesile edip o kişilere kusuruma bakmayın demek istedim.

Zaman zaman unuttuğumuz insanlığımızı hatırlatma açısından güzel bir yazı olmuş,elinize sağlık.</description>
		<content:encoded><![CDATA[<p>&#8220;Uslup&#8221; takıntısı olanlardan biriyim hatta bu sebeple bir çeşit kendime hatırlatma notu olsun diye &#8220;çuvaldız&#8221;ı takma isim olarak kullanıyorum.Buna rağmen eminim burada farkına bile varmadan birilerini inciten,üzen yorumlar yazmış olabilirim.Bu yazınızı vesile edip o kişilere kusuruma bakmayın demek istedim.</p>
<p>Zaman zaman unuttuğumuz insanlığımızı hatırlatma açısından güzel bir yazı olmuş,elinize sağlık.</p>
]]></content:encoded>
	</item>
	<item>
		<title>Bigalıoğlu tarafından</title>
		<link>http://www.derindusunce.org/2008/01/31/blogistanda-insan/#comment-12220</link>
		<dc:creator>Bigalıoğlu</dc:creator>
		<pubDate>Thu, 31 Jan 2008 21:08:31 +0000</pubDate>
		<guid isPermaLink="false">http://www.derindusunce.org/2008/01/31/blogistanda-insan/#comment-12220</guid>
		<description>güzel bir yazı olmus,mehmet bey.ancak kisinin yazdıklarından da nasıl bir ruh halinde olduğunu,kişilik yapısını,eğitim duzeyini gibi konuları anlayabiliyorsunuz.

bazen icerideki dısa vurulmamıs sorunlar yazılarına yansıyor kisinin.</description>
		<content:encoded><![CDATA[<p>güzel bir yazı olmus,mehmet bey.ancak kisinin yazdıklarından da nasıl bir ruh halinde olduğunu,kişilik yapısını,eğitim duzeyini gibi konuları anlayabiliyorsunuz.</p>
<p>bazen icerideki dısa vurulmamıs sorunlar yazılarına yansıyor kisinin.</p>
]]></content:encoded>
	</item>
</channel>
</rss>
