RSS Feed for This Post

Zayıflamak istiyorsan daha çok yemelisin

buyuk_anit_bayrak.jpg« Hazır ol cenge, eğer istersen sulh-u salâh » sözünü ilk defa İstanbul-Tuzla’dan trenle geçerken bir talim alanında görmüştüm. Büyük beyaz bir duvara iri kırmızı harflerle yazılmıştı. “Barış istiyorsan savaşa hazır ol!” bilgeliği(!) aslında Roma imparatorluğundan kalma :” Si vis pacem para bellum”.   

İçinde yetiştiğimiz militarist eğitim bizi başka türlü düşünmekten alıkoyduğu için bu söz kulağımıza çok hoş geliyordu o gençlik yıllarında.    

Millî eğitim adı altında yapılan beyin yıkama öyle etkili ki “Zayıflamak istiyorsan daha çok yemelisin” veya “zengin olmak istiyorsan daha az para kazanmalısın” gibi bir mantık(!) insanlara gayet güzel yutturulabiliyor. Soğuk savaş sırasında üretilen binlerce nükleer başlık hala imha edilmeyi bekliyor. Yaşasın barış!   

Geçen gün büyüklerimiz gene mutluluk gözyaşlarını tutamadılar. Zira 13 öğretmen lisesi örgencisi (geleceğin öğretmenleri) kanlarıyla bir Türk bayrağı yapmışlar. “işte biz böyle büyük bir milletiz” dendi bu bayrak karşısında.    

Umarım bu gençler resim öğretmeni olurlar. Düşünsenize ilkokula giden kızınız/oğlunuz haldır haldır jilet veya ustura arıyor evde. Nedenini soruyorsunuz. “Resim öğretmeni istedi, yarın kanımızla bayrak yapmayı öğretecek bize”. Bir kez daha düşmanlarımıza bizi nasıl kışkırtacaklarını, nasıl manipüle edebileceklerini göstermiş olduk.   

5 [?]

Trackback URL Print This Post Print This Post

  1. 9 Yorum

  2. Yazan:Omer Kucuksakalli Tarih: Oca 12, 2008 | Reply

    “Baris istiyorsan savasa hazir ol” onermesi ile “Zayiflamak istiyorsan cok yemelisin” onermesinin mantikli olarak ayni oldugunu soyleyemeyiz. “Zayiflamak istiyorsan sismanlamaya hazir olmalisin” mantiksal acidan daha yakin olacaktir ama yine de ayni degildir.

    Bunun sebebi “baris” ve “savas” arasindaki iliskinin “zayiflamak” ve “sismanlamak” arasinda olmamasidir. Savasi engellediginiz zaman illaki baris olurken, Sismanlamayi engellediginizde illaki zayiflamazsiniz.

    Sizin izlediginiz eksik mantiksal cikarimla “Baris istiyorsan savasa hazir ol” bilgeliginin ne kadar dogru oldugunu da gosterebiliriz. Mesela “Atesten korunmak icin islanmaya hazir olmak lazim” dir. Bu yuzden baris istiyorsak savasa hazir olmaliyizdir.

  3. Yazan:blue Tarih: Oca 12, 2008 | Reply

    Türk bayrağını yapmak için öğrenciler çok büyük bir fedakarlık yapmışlar hakikaten. İşaret parmağına toplu iğne batırılması acı veren bir şey. Yalnız kan gruplarının çeşitliliğinden mi nedir pek bir alacalı bulacalı olmuş, rengi de tutturamamışlar. Bir de bu tablo acayip sivrisinek toplar uyarmış olayım. Neyse ki tasarruflu davranıp küçük yapmışlar.

  4. Yazan:Kerem Tarih: Oca 13, 2008 | Reply

    Omer Bey,

    savasa hazir olmak baris getirseydi ne birinci ne de ikinci dünya savasi çikardi. 1800′lerden beri avrupa’nin sömürgeci güçleri savasa hep hazirdi, “madem haziriz bari savasalim” oldu sonunda. O yillardan beri 200 milyon insan öldü. Ta ki Avrupa birligi kurulana, ortak çikarlar arttirilana kadar.

    Demek ki söyle demek gerek :

    “Baris istiyorsan barisa hazir ol”.

  5. Yazan:fizikci Tarih: Oca 13, 2008 | Reply

    Bu çocukların dersleriyle arası nasıl acaba? Öğretmenleri olsaydım “evladım, parmağınıza iğne batırıp akan kanla bayrak yaparak memleketinize faydalı olamazsınız, eğer gerçekten faydalı olmak istiyorsanız derslerinize çalışın, kitap okuyun, kendinizi geliştirin” falan derdim herhalde.

  6. Yazan:Omer Kucuksakalli Tarih: Oca 13, 2008 | Reply

    Kerem Bey, bazi durumlarda savasa hazir olmak gerekir. Sizin verdiginiz ornegi, II. dunya savasini dusunelim. Eger Almanya Polonya’ya girip savasi baslattigi zaman, Fransa cesaret edip Almanya’ya saldirsa savas baslamadan bitecekti. Ama yapamadilar. Sonunda bircok insan oldu.

    Fizikci bey, dediklerinize sonuna kadar katiliyorum. Ben o sozleri tek ogretmenlerinden degil, genelkurmay baskanimizdan da beklerdim. Sevgiyle buyumesi gereken cocuklarin, kanlarini akitiyor olmasi duygulanacak bir durum degildir.

  7. Yazan:Kerem Tarih: Oca 13, 2008 | Reply

    Ömer Bey,

    IIci Dünya savasinin temel sebeplerinden biri Versailles anlasmasinin Almanya’yi ezecek biçimde (Ici dünya savasi sonunda) yapilmis olmasi. Yani Almanlar her halükarda bu savasi yapacakti.

    Hatta bir çok tarihçi Ici ve IIci savasin aslinda tek bir savas oldugunu, kisa bir “entreacte” yapildigini söyler ki katiliyorum.

    Savasa hazir olma adi altinda bal gibi silahlanma yarisi yapildi, yapiliyor. Kisa vadede, taktik olarak düsmanlarimizi caydirmak icab edebilir. Ama Gerçek strateji düsmanlarimiz ile ortak çikarlar bularak onlari yavas yavas “dost” haline getirmek olmali.

    Mesela Türk-Rus iliskilerinde çatisan alanlar çok. Ama ortak kazanç alanlari sayesinde gerginlik önleniyor/azaliyor :
    1) Gaz ticareti,
    2) Türk mütahitlerin kazandiklari ihaleler…

    Demek istedigim eger Iran, Suriye.. hemen her ülke ile ticaret ve boru hatti gibi ortak projeler gelistirebilirsek askeri harcamalari kisabiliriz, savunma bütçesini yüksek teknoloji, erken uyari gibi sistemlere agirlik vererek insan kayiplarinin önüne geçebiliriz.

    Avrupa Birliginin kurulusunun bu bölgedeki barisa nasil katkida bulundugunu görüyorsunuz.

    Saygilar

  8. Yazan:blue Tarih: Oca 13, 2008 | Reply

    Van Gogh’un sevgilisine kulağını kesip göndermesini hatırladım. Bu kanlarla bayrak resmi yapılması da aslında Türk gençlerinde yeşeren faşizmin ve depresif ruh halinin yansıması. Umarım böyle basit bir seviyede kalır. Genelkurmay Başkanımız acaba mesela kesik kulaklardan yapılma Türk bayrağı fikrine yine “işte biz buyuz” der miydi?
    Yalnız hakikaten “işte biz buyuz” be abi ! yazık !

  9. Yazan:fizikci Tarih: Oca 15, 2008 | Reply

    Perihan Mağden yazmış:

    Kanal D Ana Haber’de (BU Kanal D Ana Haber mahvıma neden olacak; sevgili okuryazarlarım) Yaşar Büyükanıt Paşa’yla görüşüyorlar.

    Arada ‘teaser’ (çengel bulmaca) da attırıyorlar tabii ki: “PEKİ BU BAYRAK NE? NE NENENEEE?”

    Önce İzmir’deki ilkokul öğrencisi kız çocuğunun 25 lira bayram harçlığını nasıl Askeriyemiz’e bağışladığını anlatıyor Büyükanıt. Gözleri, nemli. Ve fakat mağrur: Tutuyor kendini!

    Çok duygusal biri Yaşar Paşamız. Çoook.

    Ben kendisini çok ‘artist’ buluyorum. Yani çok samimi duygulanıyor, çok duygulanıyor; “kâh çıkarım gökyüzüne, kâh inerim ennn derinlere” misali bir O âlemi seyrediyor, bir âlem Onu.

    Samimi ve aşırı duygulanmalarına ve bunları mutlaka sergileme ihtiyacı hissetmesine ben ‘artistlik’ diyorum.
    O, mutlaka başka bir şey diyordur.

    ‘Teaser’ yine musallat oluyor: Büyükanıt’ın elinde tuttuğu çerçeveli resmin SIRRI NE? NEEEE? NEEEE?
    Yeminle çakozluyorum resmin sırrını.

    Ve irkiliyorum. Acayip rahatsız oluyorum. Zaplıyorum. Ertesi gün gazeteler, teşhisimin doğruluğunu ‘muştuluyorlar’: KANDAN BAYRAK

    Kırşehir’de Militarizm+Savaş+Kanlama Düşkünü (olsalar gerek) 10′U KIZ 20 LİSELİ, “iki ay boyunca hemen her gün bir araya gelerek, parmaklarını toplu iğne ile delerek” oluşturmuşlar o korkunç resmi! (Enis Yıldırım’ın haberi-Sabah)

    Kanlarını iğneyle ala ala/akıta akıta yaptıkları bu patolojik ‘eser’ yetmemiş. Bir de mektup koymuşlar yanına “Kalem tutan ellerimiz artık silah tutmalıdır. Biz de şehadet şerbetine ermek isteriz.”

    Be hey de hey hey! Bugün toplu iğnele parmağını; yarın git bir ananın, birkaç ananın kuzusunu öldür. Sen de ana kuzususun! Seni de başka biri öldürsün.

    Ki, ŞEHADET ŞERBETİNE ER! yavrumevladım.

    Büyükanıt Paşan da duygulansın. Çiğlenmiş yapraklar gibi gözleriyle, aşırı hissiyatlanmaktan tarumar; anlatsın ekranlara!

    http://www.radikal.com.tr/haber.php?haberno=244467

  10. Yazan:Balbazar Tarih: Oca 16, 2008 | Reply

    Boyle seylerin pratik bir riski de, Allah korusun, cocuklarin yok yere Hepatit falan gibi kanla bulasan tehlikeli viruslerden kapmalari.

    Haberdeki okuyucu yorumlarina da bir goz atmakta yarar var. Benim o yorumlardan cikardigim ders, gelecekten umutlu olmanin kolay olmadigi, dogru bildigini dogru yoldan savunarak birseyleri degistirmeye calismanin cok zor oldugu, ve herkesten yuzde yuz tutarlilik beklemenin oldukca gayrigercekci ve haksiz oldugu.

  1. 2 Trackback(s)

  2. Oca 16, 2008: Zaman Gazetesi ırkçı mı oluyor? : Derin Düşünce
  3. Oca 18, 2008: Ben desem kabahat - İzlenimler

ÖNEMLİ

--------------------------------------------------------------------

Tüm yazı, yorum ve içerikten imza sahiplerinin kendileri sorumludur. Yayımlanmış olmaları, bu görüşleri Derin Düşünce Grubu üyelerinin benimsediği anlamına gelmez.

Yorum bölümü özgür bir tartışma ortamı yaratmak için vardır. Ancak saldırgan ve düzeysiz yorumlar yayınlanmayacaktır. Eğer bu siteye ilk kez yorum yazıyorsanız, yorum kurallarına gözatmanızı istirham ederiz.

--------------------------------------------------------------------
  • Siz de fikrinizi belirtin