<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	>
<channel>
	<title>Şizofreni ve İdealizm yazısına yapılan yorumlar</title>
	<atom:link href="http://www.derindusunce.org/2008/01/10/sizofreni-ve-idealizm/feed" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://www.derindusunce.org/2008/01/10/sizofreni-ve-idealizm/</link>
	<description>Grup platformu</description>
	<pubDate>Sat, 11 Feb 2012 16:28:09 +0000</pubDate>
	<generator>http://wordpress.org/?v=2.6.2</generator>
		<item>
		<title>Mert ŞENGÜL tarafından</title>
		<link>http://www.derindusunce.org/2008/01/10/sizofreni-ve-idealizm/#comment-57566</link>
		<dc:creator>Mert ŞENGÜL</dc:creator>
		<pubDate>Tue, 12 Oct 2010 16:08:19 +0000</pubDate>
		<guid isPermaLink="false">http://www.derindusunce.org/2008/01/10/sizofreni-ve-idealizm/#comment-57566</guid>
		<description>Herşey bir sanrıysa ve bu sanrılar dünyasında mücadele edebiliyorsak (rüyadan farklı olarak), o zaman ne önemi var ki?
Dahası böyle bir şeye inanıyorsanız maddesel olmayan şeylere inanabiliyorsunuz(kanıtlanamayan şeylere) demektir ki bu durum dinlerin (ve doğaüstü şeylerin) olması mümkün demektir. Bu durumda da dini bir inanç sahibi olmak oldukça mantıklıdır. Açıkçası mantıklı hiçbir dinin de şu idealar dünyasını savunduğunu zannetmiyorum. O halde idealar dünyası diye birşey yoktur.</description>
		<content:encoded><![CDATA[<p>Herşey bir sanrıysa ve bu sanrılar dünyasında mücadele edebiliyorsak (rüyadan farklı olarak), o zaman ne önemi var ki?<br />
Dahası böyle bir şeye inanıyorsanız maddesel olmayan şeylere inanabiliyorsunuz(kanıtlanamayan şeylere) demektir ki bu durum dinlerin (ve doğaüstü şeylerin) olması mümkün demektir. Bu durumda da dini bir inanç sahibi olmak oldukça mantıklıdır. Açıkçası mantıklı hiçbir dinin de şu idealar dünyasını savunduğunu zannetmiyorum. O halde idealar dünyası diye birşey yoktur.</p>
]]></content:encoded>
	</item>
	<item>
		<title>Güzellik Matkabı Zekâ Duvarını Deler mi? : Derin Düşünce tarafından</title>
		<link>http://www.derindusunce.org/2008/01/10/sizofreni-ve-idealizm/#comment-38452</link>
		<dc:creator>Güzellik Matkabı Zekâ Duvarını Deler mi? : Derin Düşünce</dc:creator>
		<pubDate>Tue, 29 Sep 2009 12:42:23 +0000</pubDate>
		<guid isPermaLink="false">http://www.derindusunce.org/2008/01/10/sizofreni-ve-idealizm/#comment-38452</guid>
		<description>[...] Şizofreni ve İdealizm (T.Suat Demren) [...]</description>
		<content:encoded><![CDATA[<p>[...] Şizofreni ve İdealizm (T.Suat Demren) [...]</p>
]]></content:encoded>
	</item>
	<item>
		<title>Aziz Yılmaz tarafından</title>
		<link>http://www.derindusunce.org/2008/01/10/sizofreni-ve-idealizm/#comment-18283</link>
		<dc:creator>Aziz Yılmaz</dc:creator>
		<pubDate>Fri, 29 Aug 2008 09:16:59 +0000</pubDate>
		<guid isPermaLink="false">http://www.derindusunce.org/2008/01/10/sizofreni-ve-idealizm/#comment-18283</guid>
		<description>Neyseki "son yorumlar"var ve bu sayede ilgi çekici konulara bir şekilde ulaşılabiliyor.Cengiz bey pek haklı olarak konuya olan ilginin azlığından yakınmış.İçinde sağ-sol tartışmasına uygun malzeme barındırmayan konuların nedense reytingi düşük olur.Bu tür konuların nadiren şansının açılması da yine sağ-sol tartışmasının tetiklemesiyle olur ki,bu kez de konu bir kenara bırakılarak mesele kayıkçı kavgasına dönüşüverir.Napalım,bunu toplumca düşünce biçimimizin "yoğurt yiyişine"bağlayalım.
Konuya dönecek olursak,makale,varoluş ve insana dair bilinmeyenler üzerine yazılmış.Pek tabii ki doğa ve insanın çözülememiş şifrelerinden mevzu açıldığında da devreye"tanrı inancı"ve "tanrının varlığı"gibi konular girer.Dolayısıyla da doğaya karşı varolan çaresizliğimize bir de konu hakkındaki donanım eksikliğimiz eklenir ve başta da söylediğim gibi meseleyi siyasete dökerek bir çıkış yolu bulmaya çalışırız.Naçizane düşüncelerim bu anlamda bir kıvılcım yaratır mı bilmiyorum ama,yeterince arandığımın farkındayım:)Gördüğünüz gibi konuya gireceğim derken gittikçe dağıtıyorum.
Aslında itiraf etmem gerekirse felsefenin derin sularıyla karşılaştığımda "kendi haline bırakma"prensibine sarılmayı daha selametli bulanlardanım.Yine de bu sakınmayı imkansız ve dayanılamaz kılan çekici bir yanı var.Ben buna koşullanma diyorum.Kendini anlatma,belki de farkında olmayarak kanıtlama...Ya da beğinilme veya onaylanma isteği...Tabii kendi adıma konuşuyorum;her insanda böyle eğilimler var ve benim gibi kendini ispatlama adına tutuşuyorlar demiyorum.Ancak bu da beşeri bir duygu ve benimkiyle birebir örtüşmesede her insanın doğasında varolabilen şeyler.
Şimdi kendim de muzdarip olduğum bu koşullanmayı biraz daha açmak istiyorum.Bizi buna iten nedir mesela?Olmak istediğimiz kişilik,benimsediğimiz ahlak ve moral değerler,inançlarımız,görüşlerimiz,tanrıya dair düşüncelerimiz nasıl hasıl olur;bunu bizler kendi çabalarımızla mı bir kalıba sokuyoruz,yoksa bizim dışımızda bir güç tarafından mı bize veriliyor.Bu güç nedir?Sadece maddeyle açıklamak mümkün mü?Her şey maddeden ibaretse,bu bizi maddelerin bileşimden basit bir robota indirgemez mi?Ki böyle bir robot olmadığımız ortada,zira kuşatıldığımız manevi dünya,peşinden koştuğumuz ahlaki ve moral değerlerin bir robot işi olmadığı açık.Her şey bir yana insanın düşünme kabiliyetine ne demeli?İnsana dair henüz çözülememiş bilinmeyenleri sorgulayan,buna kafa yoran birinin tanrıya inanıp inanmadığı konusunda nasıl bir kritere ulaşabiliriz?Her bir sorgulama "inanan"için bir kuşkuya,"inanmayan"için de tanrıya ulaşma ve tanrıyı keşfetme yolu olamaz mı?
Neyse bu mevzular çok derin ve şahsen beni aşar.Fakat ben insanın ne olduğu ve kendisini nasıl tanımladığından çok,nasıl hissettiğinin inancı belirlediğini düşünüyorum.</description>
		<content:encoded><![CDATA[<p>Neyseki &#8220;son yorumlar&#8221;var ve bu sayede ilgi çekici konulara bir şekilde ulaşılabiliyor.Cengiz bey pek haklı olarak konuya olan ilginin azlığından yakınmış.İçinde sağ-sol tartışmasına uygun malzeme barındırmayan konuların nedense reytingi düşük olur.Bu tür konuların nadiren şansının açılması da yine sağ-sol tartışmasının tetiklemesiyle olur ki,bu kez de konu bir kenara bırakılarak mesele kayıkçı kavgasına dönüşüverir.Napalım,bunu toplumca düşünce biçimimizin &#8220;yoğurt yiyişine&#8221;bağlayalım.<br />
Konuya dönecek olursak,makale,varoluş ve insana dair bilinmeyenler üzerine yazılmış.Pek tabii ki doğa ve insanın çözülememiş şifrelerinden mevzu açıldığında da devreye&#8221;tanrı inancı&#8221;ve &#8220;tanrının varlığı&#8221;gibi konular girer.Dolayısıyla da doğaya karşı varolan çaresizliğimize bir de konu hakkındaki donanım eksikliğimiz eklenir ve başta da söylediğim gibi meseleyi siyasete dökerek bir çıkış yolu bulmaya çalışırız.Naçizane düşüncelerim bu anlamda bir kıvılcım yaratır mı bilmiyorum ama,yeterince arandığımın farkındayım:)Gördüğünüz gibi konuya gireceğim derken gittikçe dağıtıyorum.<br />
Aslında itiraf etmem gerekirse felsefenin derin sularıyla karşılaştığımda &#8220;kendi haline bırakma&#8221;prensibine sarılmayı daha selametli bulanlardanım.Yine de bu sakınmayı imkansız ve dayanılamaz kılan çekici bir yanı var.Ben buna koşullanma diyorum.Kendini anlatma,belki de farkında olmayarak kanıtlama&#8230;Ya da beğinilme veya onaylanma isteği&#8230;Tabii kendi adıma konuşuyorum;her insanda böyle eğilimler var ve benim gibi kendini ispatlama adına tutuşuyorlar demiyorum.Ancak bu da beşeri bir duygu ve benimkiyle birebir örtüşmesede her insanın doğasında varolabilen şeyler.<br />
Şimdi kendim de muzdarip olduğum bu koşullanmayı biraz daha açmak istiyorum.Bizi buna iten nedir mesela?Olmak istediğimiz kişilik,benimsediğimiz ahlak ve moral değerler,inançlarımız,görüşlerimiz,tanrıya dair düşüncelerimiz nasıl hasıl olur;bunu bizler kendi çabalarımızla mı bir kalıba sokuyoruz,yoksa bizim dışımızda bir güç tarafından mı bize veriliyor.Bu güç nedir?Sadece maddeyle açıklamak mümkün mü?Her şey maddeden ibaretse,bu bizi maddelerin bileşimden basit bir robota indirgemez mi?Ki böyle bir robot olmadığımız ortada,zira kuşatıldığımız manevi dünya,peşinden koştuğumuz ahlaki ve moral değerlerin bir robot işi olmadığı açık.Her şey bir yana insanın düşünme kabiliyetine ne demeli?İnsana dair henüz çözülememiş bilinmeyenleri sorgulayan,buna kafa yoran birinin tanrıya inanıp inanmadığı konusunda nasıl bir kritere ulaşabiliriz?Her bir sorgulama &#8220;inanan&#8221;için bir kuşkuya,&#8221;inanmayan&#8221;için de tanrıya ulaşma ve tanrıyı keşfetme yolu olamaz mı?<br />
Neyse bu mevzular çok derin ve şahsen beni aşar.Fakat ben insanın ne olduğu ve kendisini nasıl tanımladığından çok,nasıl hissettiğinin inancı belirlediğini düşünüyorum.</p>
]]></content:encoded>
	</item>
	<item>
		<title>Büyükcan tarafından</title>
		<link>http://www.derindusunce.org/2008/01/10/sizofreni-ve-idealizm/#comment-18271</link>
		<dc:creator>Büyükcan</dc:creator>
		<pubDate>Thu, 28 Aug 2008 20:04:42 +0000</pubDate>
		<guid isPermaLink="false">http://www.derindusunce.org/2008/01/10/sizofreni-ve-idealizm/#comment-18271</guid>
		<description>&lt;strong&gt;Burada zannederim bu adam görmüş olduğu tüm sanrıları birleştirmiş olmalı...Bunu da çok ciddi bir ideal'e ulaşma çabası sonucu gerçekleştirmiş olmalı...(burada ideal olan,sanırım gerçeği bulma çabası)&lt;/strong&gt;Aşağıda benim bir arkadaşımın mantığını  izleyin...Yanlız  bu şekil alma 3 - 4 yıllık bir zihni çabalama sonucu olmuş...

Önce bazı kişilerin size zarar vermeye çalıştıklarını düşünüyorsunuz... Daha sonra o kişilerin size nasıl zarar verebbileceklerini...

Zarar verebilecek kişilerin nasıl hareket edebileceklerini...

Hareket etme tarzlarını düşünürken,neden böyle davranmaya çalıştıklarını yani amaçlarını...

Amaç noktasında köken devreye giriyor...Burada amacı sorgularken, uzaylı /gizli bir tarikat/cin söyleminden tutunda şaka yapmaya çalışan bir kalabalığa kadar uzanıyor...Bu dostum,ilkin telepati türü şeylerle rahatsız edildiğine karar vermiş...uzaylı olduklarını hiç düşünmemiş...Sonra kendine büyü yapıldığını ve cinlerle konuştuğunu(arkadaşlarından ama sanrılarına yansıyanlardan telepati ile ilgili hiç bir şey duymayınca,seneler sonra,eh mecburen)...En son onun yatır benzeri birşey olabileceğini düşünüyordu... 

Burada ideal,onun ne olduğunu bulma çabası... Zannederim şizofreninin içindeki idealizm buna benzer birşey...Ama benim size yansıtmak istediğim ikinci birşey daha var...

&lt;strong&gt;Bu düşünce çeşitliliğine şekil veren ise kişinin tanrıyı zihnindeki tanımlama şekli...&lt;/strong&gt; İlkin Tanrının kendini deneyen şakacı bir varlık olduğunu düşünüyordu...O nedenle bu kişileri kendine musallat etmesinin nedeni olarak bir destek bulmuştu...Ama büyü'ye uğradığını ddüşündüğü an, o şerden kurtulmak için sığınılacak bir limandı Tanrı...bunu kafasında o kadar büyütmüş olmalı ki(sonuncusunu),artık cinler ve büyü versiyonu,artık yatır olmuş...Burada gelişen düşünce:Sanırım bu varlık(sanrısı),benim iyiliğimi istiyor...Çünkü zihnimi oyaladı ve eğer oyalamasaydı belki çok şeyler yapacaktım... 

ben bunu başka bir arkadaşıma açtım ve o ,o zaman ateistler şizofren olmaz dedi...Ama ben ona 'Ateizm'de materyalist felsefeye imandır' dedim...</description>
		<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Burada zannederim bu adam görmüş olduğu tüm sanrıları birleştirmiş olmalı&#8230;Bunu da çok ciddi bir ideal&#8217;e ulaşma çabası sonucu gerçekleştirmiş olmalı&#8230;(burada ideal olan,sanırım gerçeği bulma çabası)</strong>Aşağıda benim bir arkadaşımın mantığını  izleyin&#8230;Yanlız  bu şekil alma 3 - 4 yıllık bir zihni çabalama sonucu olmuş&#8230;</p>
<p>Önce bazı kişilerin size zarar vermeye çalıştıklarını düşünüyorsunuz&#8230; Daha sonra o kişilerin size nasıl zarar verebbileceklerini&#8230;</p>
<p>Zarar verebilecek kişilerin nasıl hareket edebileceklerini&#8230;</p>
<p>Hareket etme tarzlarını düşünürken,neden böyle davranmaya çalıştıklarını yani amaçlarını&#8230;</p>
<p>Amaç noktasında köken devreye giriyor&#8230;Burada amacı sorgularken, uzaylı /gizli bir tarikat/cin söyleminden tutunda şaka yapmaya çalışan bir kalabalığa kadar uzanıyor&#8230;Bu dostum,ilkin telepati türü şeylerle rahatsız edildiğine karar vermiş&#8230;uzaylı olduklarını hiç düşünmemiş&#8230;Sonra kendine büyü yapıldığını ve cinlerle konuştuğunu(arkadaşlarından ama sanrılarına yansıyanlardan telepati ile ilgili hiç bir şey duymayınca,seneler sonra,eh mecburen)&#8230;En son onun yatır benzeri birşey olabileceğini düşünüyordu&#8230; </p>
<p>Burada ideal,onun ne olduğunu bulma çabası&#8230; Zannederim şizofreninin içindeki idealizm buna benzer birşey&#8230;Ama benim size yansıtmak istediğim ikinci birşey daha var&#8230;</p>
<p><strong>Bu düşünce çeşitliliğine şekil veren ise kişinin tanrıyı zihnindeki tanımlama şekli&#8230;</strong> İlkin Tanrının kendini deneyen şakacı bir varlık olduğunu düşünüyordu&#8230;O nedenle bu kişileri kendine musallat etmesinin nedeni olarak bir destek bulmuştu&#8230;Ama büyü&#8217;ye uğradığını ddüşündüğü an, o şerden kurtulmak için sığınılacak bir limandı Tanrı&#8230;bunu kafasında o kadar büyütmüş olmalı ki(sonuncusunu),artık cinler ve büyü versiyonu,artık yatır olmuş&#8230;Burada gelişen düşünce:Sanırım bu varlık(sanrısı),benim iyiliğimi istiyor&#8230;Çünkü zihnimi oyaladı ve eğer oyalamasaydı belki çok şeyler yapacaktım&#8230; </p>
<p>ben bunu başka bir arkadaşıma açtım ve o ,o zaman ateistler şizofren olmaz dedi&#8230;Ama ben ona &#8216;Ateizm&#8217;de materyalist felsefeye imandır&#8217; dedim&#8230;</p>
]]></content:encoded>
	</item>
	<item>
		<title>İnsan maymunlaşabilir mi ? : Derin Düşünce tarafından</title>
		<link>http://www.derindusunce.org/2008/01/10/sizofreni-ve-idealizm/#comment-14024</link>
		<dc:creator>İnsan maymunlaşabilir mi ? : Derin Düşünce</dc:creator>
		<pubDate>Fri, 11 Apr 2008 15:18:10 +0000</pubDate>
		<guid isPermaLink="false">http://www.derindusunce.org/2008/01/10/sizofreni-ve-idealizm/#comment-14024</guid>
		<description>[...] Şizofreni ve İdealizm [...]</description>
		<content:encoded><![CDATA[<p>[...] Şizofreni ve İdealizm [...]</p>
]]></content:encoded>
	</item>
	<item>
		<title>T.Suat Demren tarafından</title>
		<link>http://www.derindusunce.org/2008/01/10/sizofreni-ve-idealizm/#comment-12157</link>
		<dc:creator>T.Suat Demren</dc:creator>
		<pubDate>Tue, 29 Jan 2008 19:24:55 +0000</pubDate>
		<guid isPermaLink="false">http://www.derindusunce.org/2008/01/10/sizofreni-ve-idealizm/#comment-12157</guid>
		<description>Ooo Cengiz Hocam, yazınızı okuyan cennetlik :-)) Valla kimse birşey yazmadı, ne bileyim. :-)

Mantıklı dediğim dualizm, salt materyalim değil. İltimasım da idealizme, söyledim ya hocam..  Dualist olma sebebim ise her ikisinin de çürütülmesinin imkansızlığı. 

Çünkü "duyumlarımıza neden olan şeyin, tıpkı duyumlarımızla algıladığımız gibi olduğunun, öyle olduğu için öyle algıdığımızın aksini nasıl ispatlarsınız" diyen birisini çürütmek de imkansızdır.</description>
		<content:encoded><![CDATA[<p>Ooo Cengiz Hocam, yazınızı okuyan cennetlik :-)) Valla kimse birşey yazmadı, ne bileyim. <img src='http://www.derindusunce.org/wp-includes/images/smilies/icon_smile.gif' alt=':-)' class='wp-smiley' /> </p>
<p>Mantıklı dediğim dualizm, salt materyalim değil. İltimasım da idealizme, söyledim ya hocam..  Dualist olma sebebim ise her ikisinin de çürütülmesinin imkansızlığı. </p>
<p>Çünkü &#8220;duyumlarımıza neden olan şeyin, tıpkı duyumlarımızla algıladığımız gibi olduğunun, öyle olduğu için öyle algıdığımızın aksini nasıl ispatlarsınız&#8221; diyen birisini çürütmek de imkansızdır.</p>
]]></content:encoded>
	</item>
	<item>
		<title>Ç-Z tarafından</title>
		<link>http://www.derindusunce.org/2008/01/10/sizofreni-ve-idealizm/#comment-12156</link>
		<dc:creator>Ç-Z</dc:creator>
		<pubDate>Tue, 29 Jan 2008 19:21:46 +0000</pubDate>
		<guid isPermaLink="false">http://www.derindusunce.org/2008/01/10/sizofreni-ve-idealizm/#comment-12156</guid>
		<description>@ Cengiz Çebi,

Fiziksel olmayan duyguların var olmadığını da iddia edebilir miyiz?
Sevdiğimiz birinin ölümü ile duyulan acı gibi?

Bu üzüntü/acının tek kaynağı "maddi" olan bir şeyi yitirmekten midir?Gerçek olduğuna inanmak için "acıya" ne kadar dokunabilirsiniz!

Ölüm,maddi gerçekliği olmadığı için bilinemeyen ama gerçekleşen(!)ve üsttelik de hala tüm duyularımızla maddi olarak hala var olanı "yok" eden!

Ölüm,acı vb.tüm bunlar,sorularımızın  cevaplarını bilmeden inandıklarımız.Cevabı olmayan soruları sorabilecek yetenekte olmadığımızı bildiğimiz için inanmak,inanmamaktan daha mantıklı olabilir?

Ölüm için şuan bildiğimiz kalp atışının,beyin fonksiyonlarının sona ermesi,gerçek ölümün bu olduğunu kim hangi bilgi ile iddia edebilir ki?

Felsefe öğretmeni olan sizsiniz,sizin cevabınız nedir?</description>
		<content:encoded><![CDATA[<p>@ Cengiz Çebi,</p>
<p>Fiziksel olmayan duyguların var olmadığını da iddia edebilir miyiz?<br />
Sevdiğimiz birinin ölümü ile duyulan acı gibi?</p>
<p>Bu üzüntü/acının tek kaynağı &#8220;maddi&#8221; olan bir şeyi yitirmekten midir?Gerçek olduğuna inanmak için &#8220;acıya&#8221; ne kadar dokunabilirsiniz!</p>
<p>Ölüm,maddi gerçekliği olmadığı için bilinemeyen ama gerçekleşen(!)ve üsttelik de hala tüm duyularımızla maddi olarak hala var olanı &#8220;yok&#8221; eden!</p>
<p>Ölüm,acı vb.tüm bunlar,sorularımızın  cevaplarını bilmeden inandıklarımız.Cevabı olmayan soruları sorabilecek yetenekte olmadığımızı bildiğimiz için inanmak,inanmamaktan daha mantıklı olabilir?</p>
<p>Ölüm için şuan bildiğimiz kalp atışının,beyin fonksiyonlarının sona ermesi,gerçek ölümün bu olduğunu kim hangi bilgi ile iddia edebilir ki?</p>
<p>Felsefe öğretmeni olan sizsiniz,sizin cevabınız nedir?</p>
]]></content:encoded>
	</item>
	<item>
		<title>Cengiz Cebi tarafından</title>
		<link>http://www.derindusunce.org/2008/01/10/sizofreni-ve-idealizm/#comment-12153</link>
		<dc:creator>Cengiz Cebi</dc:creator>
		<pubDate>Tue, 29 Jan 2008 18:42:04 +0000</pubDate>
		<guid isPermaLink="false">http://www.derindusunce.org/2008/01/10/sizofreni-ve-idealizm/#comment-12153</guid>
		<description>Bu yazı nasıl olup da yorumsuz kalmış? Yoksa herkes sizinle aynı fikirde mi? Sükut-&gt;İkrar :)

İdealizm yada başka bir isim. Temel argüman "madde" denilen o "şey"in ne olduğunun belli olmaması ile ilgili. Siz bana bir "madde" tanımı yapabilir misiniz örneğin?

Bildiğim kadarıyla en fazla "duyumlarımıza neden olan şey" olarak tarif edilebiliyor. Yani bilmediğimiz bir şey. Bilmediğimiz bir şeyin varlığına inanmak sizce neden inanmamaktan daha mantıklıdır?</description>
		<content:encoded><![CDATA[<p>Bu yazı nasıl olup da yorumsuz kalmış? Yoksa herkes sizinle aynı fikirde mi? Sükut->İkrar <img src='http://www.derindusunce.org/wp-includes/images/smilies/icon_smile.gif' alt=':)' class='wp-smiley' /> </p>
<p>İdealizm yada başka bir isim. Temel argüman &#8220;madde&#8221; denilen o &#8220;şey&#8221;in ne olduğunun belli olmaması ile ilgili. Siz bana bir &#8220;madde&#8221; tanımı yapabilir misiniz örneğin?</p>
<p>Bildiğim kadarıyla en fazla &#8220;duyumlarımıza neden olan şey&#8221; olarak tarif edilebiliyor. Yani bilmediğimiz bir şey. Bilmediğimiz bir şeyin varlığına inanmak sizce neden inanmamaktan daha mantıklıdır?</p>
]]></content:encoded>
	</item>
</channel>
</rss>

