<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	>
<channel>
	<title>Rüzgâr nükleer enerjinin yerini tutabilir mi? yazısına yapılan yorumlar</title>
	<atom:link href="http://www.derindusunce.org/2007/12/17/ruzgar-nukleer-enerjinin-yerini-tutabilir-mi/feed" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://www.derindusunce.org/2007/12/17/ruzgar-nukleer-enerjinin-yerini-tutabilir-mi/</link>
	<description>Grup platformu</description>
	<pubDate>Thu, 17 May 2012 11:34:15 +0000</pubDate>
	<generator>http://wordpress.org/?v=2.6.2</generator>
		<item>
		<title>101 bin kez okunan yazı için 101 bin kere teşekkür : Derin Düşünce tarafından</title>
		<link>http://www.derindusunce.org/2007/12/17/ruzgar-nukleer-enerjinin-yerini-tutabilir-mi/#comment-67846</link>
		<dc:creator>101 bin kez okunan yazı için 101 bin kere teşekkür : Derin Düşünce</dc:creator>
		<pubDate>Thu, 24 Mar 2011 15:07:32 +0000</pubDate>
		<guid isPermaLink="false">http://www.derindusunce.org/2007/12/17/ruzgar-nukleer-enerjinin-yerini-tutabilir-mi/#comment-67846</guid>
		<description>[...] Rüzgâr nükleer enerjinin yerini tutabilir mi? [...]</description>
		<content:encoded><![CDATA[<p>[...] Rüzgâr nükleer enerjinin yerini tutabilir mi? [...]</p>
]]></content:encoded>
	</item>
	<item>
		<title>En çok okunan ve tartışılan konular : Derin Düşünce tarafından</title>
		<link>http://www.derindusunce.org/2007/12/17/ruzgar-nukleer-enerjinin-yerini-tutabilir-mi/#comment-43859</link>
		<dc:creator>En çok okunan ve tartışılan konular : Derin Düşünce</dc:creator>
		<pubDate>Tue, 12 Jan 2010 15:44:47 +0000</pubDate>
		<guid isPermaLink="false">http://www.derindusunce.org/2007/12/17/ruzgar-nukleer-enerjinin-yerini-tutabilir-mi/#comment-43859</guid>
		<description>[...] Rüzgâr nükleer enerjinin yerini tutabilir mi? [...]</description>
		<content:encoded><![CDATA[<p>[...] Rüzgâr nükleer enerjinin yerini tutabilir mi? [...]</p>
]]></content:encoded>
	</item>
	<item>
		<title>melek tarafından</title>
		<link>http://www.derindusunce.org/2007/12/17/ruzgar-nukleer-enerjinin-yerini-tutabilir-mi/#comment-28861</link>
		<dc:creator>melek</dc:creator>
		<pubDate>Tue, 07 Apr 2009 18:49:11 +0000</pubDate>
		<guid isPermaLink="false">http://www.derindusunce.org/2007/12/17/ruzgar-nukleer-enerjinin-yerini-tutabilir-mi/#comment-28861</guid>
		<description>Biofuels, Evolution, Synthetic Biology &#124; 
Venter Outlines Progress in Engineering Microbes to Make Fuels

http://www.xconomy.com/san-diego/2009/04/03/venter-outlines-progress-in-engineering-microbes-to-make-fuels/

Bir de bunlar var. Bilen bilir, nukleer enerji artik dunyada bu yazida iddia edildigi olcude el ustunde tutulmuyor. 
Ama tabi postmodernizm adi altinda bilim dusmanliginin gitgide yayginlastigi, yaradilis teorilerinin sanki bilim dunyasinda bir tartisma varmis gibi dinciler tarafindan pazarlandigi ulkemizde bu isler bizim icin ancak hayal. Durmak yok, yobazliga devam!</description>
		<content:encoded><![CDATA[<p>Biofuels, Evolution, Synthetic Biology |<br />
Venter Outlines Progress in Engineering Microbes to Make Fuels</p>
<p><a href="http://www.xconomy.com/san-diego/2009/04/03/venter-outlines-progress-in-engineering-microbes-to-make-fuels/" rel="nofollow">http://www.xconomy.com/san-diego/2009/04/03/venter-outlines-progress-in-engineering-microbes-to-make-fuels/</a></p>
<p>Bir de bunlar var. Bilen bilir, nukleer enerji artik dunyada bu yazida iddia edildigi olcude el ustunde tutulmuyor.<br />
Ama tabi postmodernizm adi altinda bilim dusmanliginin gitgide yayginlastigi, yaradilis teorilerinin sanki bilim dunyasinda bir tartisma varmis gibi dinciler tarafindan pazarlandigi ulkemizde bu isler bizim icin ancak hayal. Durmak yok, yobazliga devam!</p>
]]></content:encoded>
	</item>
	<item>
		<title>Güneş-Pilleri tarafından</title>
		<link>http://www.derindusunce.org/2007/12/17/ruzgar-nukleer-enerjinin-yerini-tutabilir-mi/#comment-28836</link>
		<dc:creator>Güneş-Pilleri</dc:creator>
		<pubDate>Tue, 07 Apr 2009 11:38:28 +0000</pubDate>
		<guid isPermaLink="false">http://www.derindusunce.org/2007/12/17/ruzgar-nukleer-enerjinin-yerini-tutabilir-mi/#comment-28836</guid>
		<description>Güneş-Pilleri elektriğe ve ışığa ihtiyaç duyulan alanlarda ekonomik çözümler sunmayı amaçlıyor.
Güneş pilleri , rüzgar tribünü ve tasaruflu aydınlatma ürünlerini bulabileceğiniz , ayrıca kaynak niteliğinde bir site.
Konuyla alakalı videolar ve resim galerisi mevcut.
Sınırsız Temiz Enerji sizde tanışın.</description>
		<content:encoded><![CDATA[<p>Güneş-Pilleri elektriğe ve ışığa ihtiyaç duyulan alanlarda ekonomik çözümler sunmayı amaçlıyor.<br />
Güneş pilleri , rüzgar tribünü ve tasaruflu aydınlatma ürünlerini bulabileceğiniz , ayrıca kaynak niteliğinde bir site.<br />
Konuyla alakalı videolar ve resim galerisi mevcut.<br />
Sınırsız Temiz Enerji sizde tanışın.</p>
]]></content:encoded>
	</item>
	<item>
		<title>En çok &#8220;sevilen&#8221; yazılar&#8230; : Derin Düşünce tarafından</title>
		<link>http://www.derindusunce.org/2007/12/17/ruzgar-nukleer-enerjinin-yerini-tutabilir-mi/#comment-23084</link>
		<dc:creator>En çok &#8220;sevilen&#8221; yazılar&#8230; : Derin Düşünce</dc:creator>
		<pubDate>Fri, 12 Dec 2008 10:06:24 +0000</pubDate>
		<guid isPermaLink="false">http://www.derindusunce.org/2007/12/17/ruzgar-nukleer-enerjinin-yerini-tutabilir-mi/#comment-23084</guid>
		<description>[...] Rüzgâr nükleer enerjinin yerini tutabilir mi? [...]</description>
		<content:encoded><![CDATA[<p>[...] Rüzgâr nükleer enerjinin yerini tutabilir mi? [...]</p>
]]></content:encoded>
	</item>
	<item>
		<title>Serkan Çekiç tarafından</title>
		<link>http://www.derindusunce.org/2007/12/17/ruzgar-nukleer-enerjinin-yerini-tutabilir-mi/#comment-23006</link>
		<dc:creator>Serkan Çekiç</dc:creator>
		<pubDate>Tue, 09 Dec 2008 21:44:02 +0000</pubDate>
		<guid isPermaLink="false">http://www.derindusunce.org/2007/12/17/ruzgar-nukleer-enerjinin-yerini-tutabilir-mi/#comment-23006</guid>
		<description>Çağımızda en ideal enerji kaynağı Nükleer enerjidir termik ve doğalgaza göre çok daha çervecidir.Onca santrelden şimdiye kadar biri sızıntı yaptı.Bir sürüde enerji üretir.Güneş,Rüzgar bunlar daha emekleme aşamasında belki gelecekte.Hidro elektrik türkiye için baya ideal ancak Nükleer kaçınılmaz.Tam cahil yorumu gibi olmuş ama özü bu.</description>
		<content:encoded><![CDATA[<p>Çağımızda en ideal enerji kaynağı Nükleer enerjidir termik ve doğalgaza göre çok daha çervecidir.Onca santrelden şimdiye kadar biri sızıntı yaptı.Bir sürüde enerji üretir.Güneş,Rüzgar bunlar daha emekleme aşamasında belki gelecekte.Hidro elektrik türkiye için baya ideal ancak Nükleer kaçınılmaz.Tam cahil yorumu gibi olmuş ama özü bu.</p>
]]></content:encoded>
	</item>
	<item>
		<title>Yeni Nükleer Enerji Kanunu, Hatalar, Sorunlar : Derin Düşünce tarafından</title>
		<link>http://www.derindusunce.org/2007/12/17/ruzgar-nukleer-enerjinin-yerini-tutabilir-mi/#comment-19409</link>
		<dc:creator>Yeni Nükleer Enerji Kanunu, Hatalar, Sorunlar : Derin Düşünce</dc:creator>
		<pubDate>Sun, 21 Sep 2008 22:03:09 +0000</pubDate>
		<guid isPermaLink="false">http://www.derindusunce.org/2007/12/17/ruzgar-nukleer-enerjinin-yerini-tutabilir-mi/#comment-19409</guid>
		<description>[...] &#8220;Nükleer Enerji? Evet ama&#8221; adlı makale ile. İzleyen günlerde de &#8220;Rüzgâr nükleer enerjinin yerini tutabilir mi?&#8221; diye [...]</description>
		<content:encoded><![CDATA[<p>[...] &#8220;Nükleer Enerji? Evet ama&#8221; adlı makale ile. İzleyen günlerde de &#8220;Rüzgâr nükleer enerjinin yerini tutabilir mi?&#8221; diye [...]</p>
]]></content:encoded>
	</item>
	<item>
		<title>Mustafa FAZLIOĞLU tarafından</title>
		<link>http://www.derindusunce.org/2007/12/17/ruzgar-nukleer-enerjinin-yerini-tutabilir-mi/#comment-15772</link>
		<dc:creator>Mustafa FAZLIOĞLU</dc:creator>
		<pubDate>Thu, 19 Jun 2008 10:23:05 +0000</pubDate>
		<guid isPermaLink="false">http://www.derindusunce.org/2007/12/17/ruzgar-nukleer-enerjinin-yerini-tutabilir-mi/#comment-15772</guid>
		<description>
&lt;strong&gt;Otomasyona Rüzgar Çağrısı… &lt;/strong&gt;
Otomasyon,otomatik kontrol.Evet her şeyimiz otomatik kontrol edildiği için
rüzgarımızı bile kontrol 
edemiyoruz.Otomasyon teknolojilerinin bu denli geliştiği zamanımızda,
enerjinin ise vazgeçilemez bir 
gereklilik ve karlı bir yatırım alanı olmasına
rağmen,bağımsızlığımızla paralel bağımsız bir enerji 
stratejilerimizi,plan ve programlarımızı geliştiremiyoruz.Bunu
yapamadığımız gibi,kendi kendimizi de 
engelleyerek,enerjide bağımsızlığımız ile yüksek maliyet girdilerinin
temel araçlarından birinin açık 
sonucu olarak bir de kişi başına düşen milli gelirimizi arttıramamaktan
yakınarak hayali GSMH 
rakamları arkasına ve hayali enflasyon açıklamalarına kalkışıyoruz. 
Neden kendi kendimizi yönetemiyoruz?Neden kendi topraklarımız üzerinde
kendi refahımızı 
ve gelişmemizi kendi kendimize engelliyoruz ve bunu yaparken de kişisel
çıkar ve şahsi 
menfaatlerimizi savunduğumuzu kabulleniyoruz.Bu mu bulunduğumuz mevkii ve
makamları 
savunmak.Bu mudur kişisel çıkar ve şahsi menfaatlerimizi müdafaa adına
birilerinin stratejilerini 
savunmayı temel stratejimiz haline getirmek.Yahu bizler daha çok çok daha
çok zengin olmak 
istemiyor muyuz?Köşeyi dönmek,4x4’lere binmek, milyarlarca dolar sahibi
olmak ve hatta kişi başına 
milyonlarca dolar düşürmek,herkese bir yazlık bir kışlık daire ,iki üç
tane araba,borsada oynayacak iki 
yüz üç yüz milyarcık kağıt,üç beş külçe altın,bir iki yastık
avro-dolar ve her istediğimizi istediğimiz kadar 
alabilecek imkanlar istemiyor muyuz?Eee bu ne biçim bir menfaatperestlik ve
kişisel şahsi çıkarları 
koruma mantığı.Ne o elimize verdikleri üç beş kuruşlukla mı menfaat
sahibi olduğumuzu kabul 
ediyoruz. 
Bu mu uyanıklık bu mu kişisel çıkar ve menfaatleri koruma açık
gözlülüğü.Kullan kullan bitmez altın,bor 
madenlerimiz.Üç bin yıl yetecek petrol kuyularımız,hidrojen gazı dahil
doğal gazlarımız say say 
bitmez.Bu enerji kaynaklarımız varken bu ne biçim bir strateji
uyanıklığı da birilerinin bize ihsan 
edeceği üç beş kuruşu kapmayı menfaatperestlik sayıp hiçbir
zenginliğimizi kullanamazken yahu 
durmadan esen rüzgarımızdan para kazanmamıza bile müsaade etmiyorlar.Tamam
enerjiyi üretip 
satmak Enerji Piyasası Düzenleme Kurulunun iznine tabii.Sanki bu kurulumuz da
rüzgar enerjisi ile 
üretim izni vermeyi,rüzgar enerjisi üretimini teşvik ve yönlendirme yerine
adeta bunu erteleme 
geciktirme ve önleme kurulu gibi mi çalışıyor anlayamıyorum.Enerjiyi
üretip satmak belki EPDK iznine 
tabii olabilir fakat,Rüzgar enerjisi üretecek olan rüzgar türbinleri
üretim ve satış izni herhalde EPDK 
iznine tabii değildir.İşletme halindeki 146.25 MW kurulu güç
için,enercon,GE,Vestas firmalarından 
rüzgar türbini, almışız ya. Nordex,Fuhrlander,Venys,Conergy AG firmaları
inşa halindeki tesislere kendi 
rüzgar türbinlerini satmışlar ya. 
Öyleyse bizdeki büyük,küçük bu alanda faaliyet gösterebilecek bir çok
firmalar neden bu alana yatırım 
yapıp rüzgar enerjisi türbinleri imalatına başlamıyorlar.En büyük pazar
kendi ülkemiz ve kendi 
topraklarımız ki kullanım kapasitemizin daha yüzde ikisini bile
kullanamıyoruz.Kaldı ki üreteceğimiz 
kendi rüzgar türbinlerini yurt dışına da rahatlıkla satıp
ihracatımızı iki yüz milyar doların da üstüne 
çıkartabiliriz.Sanayi Bakanlığı,Enerji Bakanlığı ve diğer bakanlıklar
ile Başbakanlık ve Ulusal Strateji 
dairelerimiz neden Rüzgar enerjisi türbinleri üretebilecek olan sanayici ve
yatırımcılarımızı teşvik 
etmiyor,proje,kredi ve yatırım destekleriyle yol göstermiyor?Bu işin
ülkemizde gelişerek enerji 
ihtiyacımızı çok ucuz ve artan miktarlarda karşılamamızı kimler
istemiyor veya kimler engelliyor?</description>
		<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Otomasyona Rüzgar Çağrısı… </strong><br />
Otomasyon,otomatik kontrol.Evet her şeyimiz otomatik kontrol edildiği için<br />
rüzgarımızı bile kontrol<br />
edemiyoruz.Otomasyon teknolojilerinin bu denli geliştiği zamanımızda,<br />
enerjinin ise vazgeçilemez bir<br />
gereklilik ve karlı bir yatırım alanı olmasına<br />
rağmen,bağımsızlığımızla paralel bağımsız bir enerji<br />
stratejilerimizi,plan ve programlarımızı geliştiremiyoruz.Bunu<br />
yapamadığımız gibi,kendi kendimizi de<br />
engelleyerek,enerjide bağımsızlığımız ile yüksek maliyet girdilerinin<br />
temel araçlarından birinin açık<br />
sonucu olarak bir de kişi başına düşen milli gelirimizi arttıramamaktan<br />
yakınarak hayali GSMH<br />
rakamları arkasına ve hayali enflasyon açıklamalarına kalkışıyoruz.<br />
Neden kendi kendimizi yönetemiyoruz?Neden kendi topraklarımız üzerinde<br />
kendi refahımızı<br />
ve gelişmemizi kendi kendimize engelliyoruz ve bunu yaparken de kişisel<br />
çıkar ve şahsi<br />
menfaatlerimizi savunduğumuzu kabulleniyoruz.Bu mu bulunduğumuz mevkii ve<br />
makamları<br />
savunmak.Bu mudur kişisel çıkar ve şahsi menfaatlerimizi müdafaa adına<br />
birilerinin stratejilerini<br />
savunmayı temel stratejimiz haline getirmek.Yahu bizler daha çok çok daha<br />
çok zengin olmak<br />
istemiyor muyuz?Köşeyi dönmek,4&#215;4’lere binmek, milyarlarca dolar sahibi<br />
olmak ve hatta kişi başına<br />
milyonlarca dolar düşürmek,herkese bir yazlık bir kışlık daire ,iki üç<br />
tane araba,borsada oynayacak iki<br />
yüz üç yüz milyarcık kağıt,üç beş külçe altın,bir iki yastık<br />
avro-dolar ve her istediğimizi istediğimiz kadar<br />
alabilecek imkanlar istemiyor muyuz?Eee bu ne biçim bir menfaatperestlik ve<br />
kişisel şahsi çıkarları<br />
koruma mantığı.Ne o elimize verdikleri üç beş kuruşlukla mı menfaat<br />
sahibi olduğumuzu kabul<br />
ediyoruz.<br />
Bu mu uyanıklık bu mu kişisel çıkar ve menfaatleri koruma açık<br />
gözlülüğü.Kullan kullan bitmez altın,bor<br />
madenlerimiz.Üç bin yıl yetecek petrol kuyularımız,hidrojen gazı dahil<br />
doğal gazlarımız say say<br />
bitmez.Bu enerji kaynaklarımız varken bu ne biçim bir strateji<br />
uyanıklığı da birilerinin bize ihsan<br />
edeceği üç beş kuruşu kapmayı menfaatperestlik sayıp hiçbir<br />
zenginliğimizi kullanamazken yahu<br />
durmadan esen rüzgarımızdan para kazanmamıza bile müsaade etmiyorlar.Tamam<br />
enerjiyi üretip<br />
satmak Enerji Piyasası Düzenleme Kurulunun iznine tabii.Sanki bu kurulumuz da<br />
rüzgar enerjisi ile<br />
üretim izni vermeyi,rüzgar enerjisi üretimini teşvik ve yönlendirme yerine<br />
adeta bunu erteleme<br />
geciktirme ve önleme kurulu gibi mi çalışıyor anlayamıyorum.Enerjiyi<br />
üretip satmak belki EPDK iznine<br />
tabii olabilir fakat,Rüzgar enerjisi üretecek olan rüzgar türbinleri<br />
üretim ve satış izni herhalde EPDK<br />
iznine tabii değildir.İşletme halindeki 146.25 MW kurulu güç<br />
için,enercon,GE,Vestas firmalarından<br />
rüzgar türbini, almışız ya. Nordex,Fuhrlander,Venys,Conergy AG firmaları<br />
inşa halindeki tesislere kendi<br />
rüzgar türbinlerini satmışlar ya.<br />
Öyleyse bizdeki büyük,küçük bu alanda faaliyet gösterebilecek bir çok<br />
firmalar neden bu alana yatırım<br />
yapıp rüzgar enerjisi türbinleri imalatına başlamıyorlar.En büyük pazar<br />
kendi ülkemiz ve kendi<br />
topraklarımız ki kullanım kapasitemizin daha yüzde ikisini bile<br />
kullanamıyoruz.Kaldı ki üreteceğimiz<br />
kendi rüzgar türbinlerini yurt dışına da rahatlıkla satıp<br />
ihracatımızı iki yüz milyar doların da üstüne<br />
çıkartabiliriz.Sanayi Bakanlığı,Enerji Bakanlığı ve diğer bakanlıklar<br />
ile Başbakanlık ve Ulusal Strateji<br />
dairelerimiz neden Rüzgar enerjisi türbinleri üretebilecek olan sanayici ve<br />
yatırımcılarımızı teşvik<br />
etmiyor,proje,kredi ve yatırım destekleriyle yol göstermiyor?Bu işin<br />
ülkemizde gelişerek enerji<br />
ihtiyacımızı çok ucuz ve artan miktarlarda karşılamamızı kimler<br />
istemiyor veya kimler engelliyor?</p>
]]></content:encoded>
	</item>
	<item>
		<title>Derin Düşünce’nin Geleceği : Derin Düşünce tarafından</title>
		<link>http://www.derindusunce.org/2007/12/17/ruzgar-nukleer-enerjinin-yerini-tutabilir-mi/#comment-15583</link>
		<dc:creator>Derin Düşünce’nin Geleceği : Derin Düşünce</dc:creator>
		<pubDate>Thu, 12 Jun 2008 21:50:03 +0000</pubDate>
		<guid isPermaLink="false">http://www.derindusunce.org/2007/12/17/ruzgar-nukleer-enerjinin-yerini-tutabilir-mi/#comment-15583</guid>
		<description>[...] ediyorlar. Nükleer enerji üzerine yayınladığımız iki yazı (Nükleer Enerji? Evet ama , Rüzgâr nükleer enerjinin yerini tutabilir mi?) okurların talebinden kaynaklandı. Yeni açtığımız Arap Basını ve Filistin de öyle. Yani [...]</description>
		<content:encoded><![CDATA[<p>[...] ediyorlar. Nükleer enerji üzerine yayınladığımız iki yazı (Nükleer Enerji? Evet ama , Rüzgâr nükleer enerjinin yerini tutabilir mi?) okurların talebinden kaynaklandı. Yeni açtığımız Arap Basını ve Filistin de öyle. Yani [...]</p>
]]></content:encoded>
	</item>
	<item>
		<title>Küresel ısınma bitti&#8230; İkinci dalga geliyor! : Derin Düşünce tarafından</title>
		<link>http://www.derindusunce.org/2007/12/17/ruzgar-nukleer-enerjinin-yerini-tutabilir-mi/#comment-14242</link>
		<dc:creator>Küresel ısınma bitti&#8230; İkinci dalga geliyor! : Derin Düşünce</dc:creator>
		<pubDate>Thu, 17 Apr 2008 21:12:21 +0000</pubDate>
		<guid isPermaLink="false">http://www.derindusunce.org/2007/12/17/ruzgar-nukleer-enerjinin-yerini-tutabilir-mi/#comment-14242</guid>
		<description>[...] yerel ihtiyaçlara o da ancak kısmen cevap verebileceklerdir. Bu konuda ayrıntılı bilgi &#8220;Rüzgâr nükleer enerjinin yerini tutabilir mi? &#8220;  adlı makalede ve izleyen yorumlarda [...]</description>
		<content:encoded><![CDATA[<p>[...] yerel ihtiyaçlara o da ancak kısmen cevap verebileceklerdir. Bu konuda ayrıntılı bilgi &#8220;Rüzgâr nükleer enerjinin yerini tutabilir mi? &#8220;  adlı makalede ve izleyen yorumlarda [...]</p>
]]></content:encoded>
	</item>
	<item>
		<title>blue tarafından</title>
		<link>http://www.derindusunce.org/2007/12/17/ruzgar-nukleer-enerjinin-yerini-tutabilir-mi/#comment-10146</link>
		<dc:creator>blue</dc:creator>
		<pubDate>Wed, 26 Dec 2007 12:04:54 +0000</pubDate>
		<guid isPermaLink="false">http://www.derindusunce.org/2007/12/17/ruzgar-nukleer-enerjinin-yerini-tutabilir-mi/#comment-10146</guid>
		<description>&lt;blockquote&gt;“Daha çok enerji tüketmek yaşam kalitesini artırmıyor, tam tersine düşürüyor, yaşadığımız atmosfer kirleniyor, şehirlerde özel araç kullanımı nedeni ile yoğun bir şekilde egsoz soluyoruz, saatler trafikte harcanıyor. Tüm bunları düşündüğümüz zaman aslında, daha farklı bir toplum, enerjiyi daha az tüketen ama nitelikli tüketen bir toplum tahayyül etmek gerekiyor. Yani gündelik politikalar geliştirirken aslında kısa vadede enerji kullanımına ve alternatif enerjilere ilişkin öneriler getirmemiz, uzun vadede daha farklı bir toplumun nasıl olabileceği konusunda tahayyüllerde bulunmamız gerekiyor….”&lt;/blockquote&gt;
Çok somut bir çözüm hakketten !</description>
		<content:encoded><![CDATA[<blockquote><p>“Daha çok enerji tüketmek yaşam kalitesini artırmıyor, tam tersine düşürüyor, yaşadığımız atmosfer kirleniyor, şehirlerde özel araç kullanımı nedeni ile yoğun bir şekilde egsoz soluyoruz, saatler trafikte harcanıyor. Tüm bunları düşündüğümüz zaman aslında, daha farklı bir toplum, enerjiyi daha az tüketen ama nitelikli tüketen bir toplum tahayyül etmek gerekiyor. Yani gündelik politikalar geliştirirken aslında kısa vadede enerji kullanımına ve alternatif enerjilere ilişkin öneriler getirmemiz, uzun vadede daha farklı bir toplumun nasıl olabileceği konusunda tahayyüllerde bulunmamız gerekiyor….”</p></blockquote>
<p>Çok somut bir çözüm hakketten !</p>
]]></content:encoded>
	</item>
	<item>
		<title>snowqueen tarafından</title>
		<link>http://www.derindusunce.org/2007/12/17/ruzgar-nukleer-enerjinin-yerini-tutabilir-mi/#comment-10142</link>
		<dc:creator>snowqueen</dc:creator>
		<pubDate>Wed, 26 Dec 2007 09:33:09 +0000</pubDate>
		<guid isPermaLink="false">http://www.derindusunce.org/2007/12/17/ruzgar-nukleer-enerjinin-yerini-tutabilir-mi/#comment-10142</guid>
		<description>"Daha çok enerji tüketmek yaşam kalitesini artırmıyor, tam tersine düşürüyor, yaşadığımız atmosfer kirleniyor, şehirlerde özel araç kullanımı nedeni ile yoğun bir şekilde egsoz soluyoruz, saatler trafikte harcanıyor. Tüm bunları düşündüğümüz zaman aslında, daha farklı bir toplum, enerjiyi daha az tüketen ama nitelikli tüketen bir toplum tahayyül etmek gerekiyor. Yani gündelik politikalar geliştirirken aslında kısa vadede enerji kullanımına ve alternatif enerjilere ilişkin öneriler getirmemiz, uzun vadede daha farklı bir toplumun nasıl olabileceği konusunda tahayyüllerde bulunmamız gerekiyor...."</description>
		<content:encoded><![CDATA[<p>&#8220;Daha çok enerji tüketmek yaşam kalitesini artırmıyor, tam tersine düşürüyor, yaşadığımız atmosfer kirleniyor, şehirlerde özel araç kullanımı nedeni ile yoğun bir şekilde egsoz soluyoruz, saatler trafikte harcanıyor. Tüm bunları düşündüğümüz zaman aslında, daha farklı bir toplum, enerjiyi daha az tüketen ama nitelikli tüketen bir toplum tahayyül etmek gerekiyor. Yani gündelik politikalar geliştirirken aslında kısa vadede enerji kullanımına ve alternatif enerjilere ilişkin öneriler getirmemiz, uzun vadede daha farklı bir toplumun nasıl olabileceği konusunda tahayyüllerde bulunmamız gerekiyor&#8230;.&#8221;</p>
]]></content:encoded>
	</item>
	<item>
		<title>snowqueen tarafından</title>
		<link>http://www.derindusunce.org/2007/12/17/ruzgar-nukleer-enerjinin-yerini-tutabilir-mi/#comment-10141</link>
		<dc:creator>snowqueen</dc:creator>
		<pubDate>Wed, 26 Dec 2007 09:24:46 +0000</pubDate>
		<guid isPermaLink="false">http://www.derindusunce.org/2007/12/17/ruzgar-nukleer-enerjinin-yerini-tutabilir-mi/#comment-10141</guid>
		<description>Ona bakarsak, küresel isinma söylemlerinin ve temiz-çevre hareketlerinin Çin'in yükselisini engellemek gibi planlari olan ABD'nin
agzinin suyunu akittigini belirtmeye de gerek yok.

Peki bunlarin farkinda degil mi anti-nükleerciler?
hadi eksik teknik bilgileri var deseniz amenna tartisilir
ama ABD'nin ortadogu politikasini öne sürdügünüzde 
biraz aptal yerine koymuş olmuyor musunuz?

Nükleer silah ile nükleer enerjiyi ilişkilendiren ben degilim.
ilişkilendirenlerin yalancisiyim:)

"Demokratik kitle örgütlerine gelecek olursak, bunların, yani militarizme karşı mücadele eden demokratik kitle örgütlerinin nükleer enerjiye de karşı olmaları gerekir. Nükleer enerji ile nükleer silahlar Siyam ikizleri gibidir. Yani bir madalyonun birbirinden çok da ayrılamayacak olan iki yüzüdür. ABD bunu gayet iyi anlar mesela. O nedenle İran'ın barışçıl olduğunu iddia ettiği nükleer enerji programına müdahale etmek istiyor. O nedenle Kuzey Kore'nin nükleer programına müdahale etmek istedi. 

Demokratik kitle örgütlerinin bence bu açılardan, yani hem çevreye zararlı olduğu için, hem Türkiye'nin dışa bağımlılığını artıracağı için, hem de Türkiye'nin militarist yönelimlerine katkı sunacağı için, yani üç temel sebepten nükleer santrallere karşı çıkması gerekir."

Boğaziçi Üniversitesi Mühendislik Fakültesi Makina Mühendisliği bölümü öğretim üyelerinden Yrd. Doç. Dr. Nuri Ersoy</description>
		<content:encoded><![CDATA[<p>Ona bakarsak, küresel isinma söylemlerinin ve temiz-çevre hareketlerinin Çin&#8217;in yükselisini engellemek gibi planlari olan ABD&#8217;nin<br />
agzinin suyunu akittigini belirtmeye de gerek yok.</p>
<p>Peki bunlarin farkinda degil mi anti-nükleerciler?<br />
hadi eksik teknik bilgileri var deseniz amenna tartisilir<br />
ama ABD&#8217;nin ortadogu politikasini öne sürdügünüzde<br />
biraz aptal yerine koymuş olmuyor musunuz?</p>
<p>Nükleer silah ile nükleer enerjiyi ilişkilendiren ben degilim.<br />
ilişkilendirenlerin yalancisiyim:)</p>
<p>&#8220;Demokratik kitle örgütlerine gelecek olursak, bunların, yani militarizme karşı mücadele eden demokratik kitle örgütlerinin nükleer enerjiye de karşı olmaları gerekir. Nükleer enerji ile nükleer silahlar Siyam ikizleri gibidir. Yani bir madalyonun birbirinden çok da ayrılamayacak olan iki yüzüdür. ABD bunu gayet iyi anlar mesela. O nedenle İran&#8217;ın barışçıl olduğunu iddia ettiği nükleer enerji programına müdahale etmek istiyor. O nedenle Kuzey Kore&#8217;nin nükleer programına müdahale etmek istedi. </p>
<p>Demokratik kitle örgütlerinin bence bu açılardan, yani hem çevreye zararlı olduğu için, hem Türkiye&#8217;nin dışa bağımlılığını artıracağı için, hem de Türkiye&#8217;nin militarist yönelimlerine katkı sunacağı için, yani üç temel sebepten nükleer santrallere karşı çıkması gerekir.&#8221;</p>
<p>Boğaziçi Üniversitesi Mühendislik Fakültesi Makina Mühendisliği bölümü öğretim üyelerinden Yrd. Doç. Dr. Nuri Ersoy</p>
]]></content:encoded>
	</item>
	<item>
		<title>Mehmet Yılmaz tarafından</title>
		<link>http://www.derindusunce.org/2007/12/17/ruzgar-nukleer-enerjinin-yerini-tutabilir-mi/#comment-10138</link>
		<dc:creator>Mehmet Yılmaz</dc:creator>
		<pubDate>Wed, 26 Dec 2007 08:48:35 +0000</pubDate>
		<guid isPermaLink="false">http://www.derindusunce.org/2007/12/17/ruzgar-nukleer-enerjinin-yerini-tutabilir-mi/#comment-10138</guid>
		<description>Aaaa? Israil Ortadogu'da mi? Ben onlari Oklahoma'nin kuzeyinde zannediyordum :-)

Nükleersiz ortadogu tipki Türkiye'nin de imza attigi NON-PROLIFERATION gibi bir komedi. ABD, AB ve Rusya'nin elindeki nükleer basliklarin sayisi binlerle ölçülürken adamlar Iran veya Pakistan ile ugrasiyor.

Bir de Iran'a nükleer teknolojiyi özgürlükler ülkesi Fransa'nin sattigini hatirlatalim, tipki Saddam'a verdigi gibi. Kimyasal ve biyolojik silahlar ise ABD ile Almanya'dan!

Ayrica nükleer silah ile nükleer elektirigi iliskilendiren SnowQueen'i tebrik etmeden geçecemeyecegim :-)

Dostlukla</description>
		<content:encoded><![CDATA[<p>Aaaa? Israil Ortadogu&#8217;da mi? Ben onlari Oklahoma&#8217;nin kuzeyinde zannediyordum <img src='http://www.derindusunce.org/wp-includes/images/smilies/icon_smile.gif' alt=':-)' class='wp-smiley' /> </p>
<p>Nükleersiz ortadogu tipki Türkiye&#8217;nin de imza attigi NON-PROLIFERATION gibi bir komedi. ABD, AB ve Rusya&#8217;nin elindeki nükleer basliklarin sayisi binlerle ölçülürken adamlar Iran veya Pakistan ile ugrasiyor.</p>
<p>Bir de Iran&#8217;a nükleer teknolojiyi özgürlükler ülkesi Fransa&#8217;nin sattigini hatirlatalim, tipki Saddam&#8217;a verdigi gibi. Kimyasal ve biyolojik silahlar ise ABD ile Almanya&#8217;dan!</p>
<p>Ayrica nükleer silah ile nükleer elektirigi iliskilendiren SnowQueen&#8217;i tebrik etmeden geçecemeyecegim <img src='http://www.derindusunce.org/wp-includes/images/smilies/icon_smile.gif' alt=':-)' class='wp-smiley' /> </p>
<p>Dostlukla</p>
]]></content:encoded>
	</item>
	<item>
		<title>blue tarafından</title>
		<link>http://www.derindusunce.org/2007/12/17/ruzgar-nukleer-enerjinin-yerini-tutabilir-mi/#comment-10136</link>
		<dc:creator>blue</dc:creator>
		<pubDate>Wed, 26 Dec 2007 07:14:34 +0000</pubDate>
		<guid isPermaLink="false">http://www.derindusunce.org/2007/12/17/ruzgar-nukleer-enerjinin-yerini-tutabilir-mi/#comment-10136</guid>
		<description>'Nükleersiz ortadoğu' kulağıma tanıdık geldi. Patenti G.W.Bush'a ait bir projeydi galiba di mi? Hani şu 'nükleer silah üretiyor, gidip engel olalım' diye Irak'ı işgal eden Bush. 
Greenpeace'in dünyadaki nükleer silahların %90'ına tekabül eden dünyanın diğer kısmıyla, ve Ortadoğuda da kalan yüzde 10'un %99'unu elinde bulunduran İsrail'le uğraşması gerekmiyor mu?
Ortadoğu fazla geniş tutulmuş; herhalde İsrail nükleer ve kimyasal silahlarını imha etse İran da, Suriye de, nükleer çalışmalar konusunda daha rahat ikna edilir, yanlış mıyım?
Ama İsrail'in elinde tüm bu silahlar varken, ve pervasızca nasıl kullandıkları gözümüzün önündeyken 'nükleersiz ortadoğu' söyleminden buram buram Bush'un ayak kokusu gelmiyor mu? 
Ben zaten bu amerika'lıların dünyayı batırırsak biz batırırız, kurtaracak da biziz yaklaşımlarına hastayım. Problem de, çözümü de orada. İsrail nasıl İsrail oldu? Ortadoğu nasıl Ortadoğu oldu her şey ortada.
Bu greenpeace de ordunun lağımcı kolundan başka bir şey değil.</description>
		<content:encoded><![CDATA[<p>&#8216;Nükleersiz ortadoğu&#8217; kulağıma tanıdık geldi. Patenti G.W.Bush&#8217;a ait bir projeydi galiba di mi? Hani şu &#8216;nükleer silah üretiyor, gidip engel olalım&#8217; diye Irak&#8217;ı işgal eden Bush.<br />
Greenpeace&#8217;in dünyadaki nükleer silahların %90&#8242;ına tekabül eden dünyanın diğer kısmıyla, ve Ortadoğuda da kalan yüzde 10&#8242;un %99&#8242;unu elinde bulunduran İsrail&#8217;le uğraşması gerekmiyor mu?<br />
Ortadoğu fazla geniş tutulmuş; herhalde İsrail nükleer ve kimyasal silahlarını imha etse İran da, Suriye de, nükleer çalışmalar konusunda daha rahat ikna edilir, yanlış mıyım?<br />
Ama İsrail&#8217;in elinde tüm bu silahlar varken, ve pervasızca nasıl kullandıkları gözümüzün önündeyken &#8216;nükleersiz ortadoğu&#8217; söyleminden buram buram Bush&#8217;un ayak kokusu gelmiyor mu?<br />
Ben zaten bu amerika&#8217;lıların dünyayı batırırsak biz batırırız, kurtaracak da biziz yaklaşımlarına hastayım. Problem de, çözümü de orada. İsrail nasıl İsrail oldu? Ortadoğu nasıl Ortadoğu oldu her şey ortada.<br />
Bu greenpeace de ordunun lağımcı kolundan başka bir şey değil.</p>
]]></content:encoded>
	</item>
	<item>
		<title>snowqueen tarafından</title>
		<link>http://www.derindusunce.org/2007/12/17/ruzgar-nukleer-enerjinin-yerini-tutabilir-mi/#comment-10091</link>
		<dc:creator>snowqueen</dc:creator>
		<pubDate>Tue, 25 Dec 2007 19:55:21 +0000</pubDate>
		<guid isPermaLink="false">http://www.derindusunce.org/2007/12/17/ruzgar-nukleer-enerjinin-yerini-tutabilir-mi/#comment-10091</guid>
		<description>Patrick Moore destek olsa da şu anda Greenpeace 'nükleersiz ortadogu' kampanyasini yürütüyor yani degisen birsey yok.
Görüş farkliliklari elbette olacaktir.
Nükleere karşi durusun bir ayagi da nükleer silahlanmaya dayaniyor.
Moore'un bu konuda çözüm önerisi var mi? O zaman için 'tabu' olan
bu zaman için 'tabu'lugunu nasil yitirmiş, nükleer silahlamanin önüne mi geçildi?</description>
		<content:encoded><![CDATA[<p>Patrick Moore destek olsa da şu anda Greenpeace &#8216;nükleersiz ortadogu&#8217; kampanyasini yürütüyor yani degisen birsey yok.<br />
Görüş farkliliklari elbette olacaktir.<br />
Nükleere karşi durusun bir ayagi da nükleer silahlanmaya dayaniyor.<br />
Moore&#8217;un bu konuda çözüm önerisi var mi? O zaman için &#8216;tabu&#8217; olan<br />
bu zaman için &#8216;tabu&#8217;lugunu nasil yitirmiş, nükleer silahlamanin önüne mi geçildi?</p>
]]></content:encoded>
	</item>
	<item>
		<title>T.Suat Demren tarafından</title>
		<link>http://www.derindusunce.org/2007/12/17/ruzgar-nukleer-enerjinin-yerini-tutabilir-mi/#comment-10084</link>
		<dc:creator>T.Suat Demren</dc:creator>
		<pubDate>Tue, 25 Dec 2007 13:35:36 +0000</pubDate>
		<guid isPermaLink="false">http://www.derindusunce.org/2007/12/17/ruzgar-nukleer-enerjinin-yerini-tutabilir-mi/#comment-10084</guid>
		<description>@Ç-Z,

Boşuna uğraşmayın, onlar alışmış herşeyi 30-40 yıldan geriden takip etmeye; ne deseniz boş.</description>
		<content:encoded><![CDATA[<p>@Ç-Z,</p>
<p>Boşuna uğraşmayın, onlar alışmış herşeyi 30-40 yıldan geriden takip etmeye; ne deseniz boş.</p>
]]></content:encoded>
	</item>
	<item>
		<title>Ç-Z tarafından</title>
		<link>http://www.derindusunce.org/2007/12/17/ruzgar-nukleer-enerjinin-yerini-tutabilir-mi/#comment-10083</link>
		<dc:creator>Ç-Z</dc:creator>
		<pubDate>Tue, 25 Dec 2007 13:29:55 +0000</pubDate>
		<guid isPermaLink="false">http://www.derindusunce.org/2007/12/17/ruzgar-nukleer-enerjinin-yerini-tutabilir-mi/#comment-10083</guid>
		<description>@ Snowwqueen,
&lt;em&gt;insan, çevrenin efendisi degildir. onun bir parçasıdır. kuşlar, agaçlar, bitkiler, hayvanlar sizin hizmetinize sunulmak için yaratilmadi bunu anlasaniz iyi edersiniz. 
Sizde efendi ve hizmetli saplantısı oluşmuş sanırım :-)&lt;/em&gt;

İnsan,ancak içinde var olabildiği çevreyi neden korur?

&lt;em&gt;Merak etmeyin sizden çok düşürünür çevreciler köylünün kestigi agaci, çünkü kapitalizme hizmet degildir amaçlari.&lt;/em&gt;

Elbetteki merak ediyorum..düşünme eylemimi “benden çok düşünür ve bilir “diye birilerine teslim edecek halim yok!

Bu nedenle de Greenpeace adlı çevreci örgütle ilgili bir iki sayfaya baktım ve bakın neler yazılmış:

&lt;blockquote&gt;1970'li yılların başından bu yana dünyanın dört bir yanında gerçekleştirdikleri çevresel eylemlerle adından söz ettiren ve 40 ülkedeki varlığıyla dünyanın en etkin çevre kuruluşu olan &lt;strong&gt;Greenpeace'in kurucularından Patrick Moore, Temiz ve Güvenli Enerji Koalisyonu'nun (Clean and Safe Energy Coalition) kuruluşunda yer alarak eşbaşkanı oldu.&lt;/strong&gt; 
www.cleansafeenergy.org sitesinde yer alan habere göre, Kuruluş, ABD'nin enerji talebini dengeleyecek ve çevreyi koruyacak, temiz, güvenli, güvenilir, makul fiyatlı bir yol olarak nükleer enerjinin sivil amaçlı kullanımına destek toplamayı amaçlıyor. Greenpeace Kanada'nın Başkanı ve Greenpeace International'ın Direktörü olarak da görev yapan &lt;strong&gt;Dr. Moore, koalisyonla ilgili olarak, "Bilimsel deliller göstermiştir ki nükleer enerji çevresel açıdan uygun ve güvenli bir enerji kaynağıdır.&lt;/strong&gt; Eğer ABD nükleer enerji üretimini 2 kata çıkarırsa, enerji arzımızı arttırırken, aynı zamanda sera gazı emisyonunu önemli ölçüde azaltmamız mümkün olacaktır" dedi.Greenpeace'in kurulmasına yardım ederken, bir çok arkadaşı gibi nükleer enerjinin nükleer felaketle eş anlamlı olduğuna inandığını belirten Moore, &lt;strong&gt;"Aradan 30 yıl geçti, görüşlerim değişti ve çevresel hareketin diğerleri de görüşlerini güncellemek zorundalar, çünkü nükleer enerji gezegenimizi bir diğer olası felaket olan katostrofik iklim değişikliklerinden koruyacak enerji kaynağının ta kendisi olabilir.&lt;/strong&gt; Şu yönden bakalım, ABD'deki 600 adetten fazla kömüre dayalı termik santral, iklim değişikliğinden sorumlu en önemli sera gazı olan karbondioksit gazının, ABD genelindeki emisyonun yüzde 36'sını, dünya genelindeki emisyonun yüzde 10'unu üretiyor. &lt;strong&gt;Nükleer enerji ise bir yandan büyüyen enerji talebini karşılarken, diğer yandan bu emisyonları azaltabilecek tek, büyük ölçekte makul fiyatlı enerji kaynağıdır ve bu günlerde bu güvenli yapılabilmektedir"&lt;/strong&gt; şeklinde konuştu. Nükleer Enerji Enstitüsü tarafından da fon sağlanan koalisyon, nükleer enerji üretiminin arttırılmasını destekleyen gruplar için bir şemsiye görevi görecek. Koalisyonun şimdiden, ABD'nin her tarafından halk yararına dernekler, işçi birlikleri ve politikacılardan üyeleri bulunuyor. 
http://www.petrogas.com.tr/modules.php?name=News&#38;file=article&#38;sid=2559&lt;/blockquote&gt;

gelelim bizim ülkemizden bir bilim adamının bakışına:

&lt;strong&gt;Ülkemizde radio-izotoplar, hastanelerde, araştırma laboratuvarlarında, üniversitelerde ve endüstride kullanılmaktadır ve bunlar radiaktif elementlerdir ve hacim bakımından da bazı ülkelerde reaktör yakıt, atıklardan gelen düşük aktiviteli radioaktif elementlerden daha fazladır.

Kullanılmış yakıt çok değerlidir ve U-285 ve PU-239 karışımı olup, değerli, yeni, karışık bir yakıttır. Tanınmış Rus bilim adamı ve şahsi dostum Prof. Robert I. Nigmatulin, Rus meclisi üyesi (DUMA) iken, arkadaşları ile yapmış olduğu bir kanun teklifi ile Rusya'nın kullanılmış yakıt ithal etmesini kabul ettirmiştir.

Bu kanuna göre, Rusya kullanılmış yakıtın teknolojik depolaması için iki nükleer tesis kuracak, bu tesislerde yüksek aktiviteli yakıtları ithal ederek 30-40 sene depolayacak ve sonra bunlardan karışık yakıt (U235 - PU 239) imal edecektir.

Fransa (COGEMA) ve İngiltere'de (BNF) halen bu tip karışık yakıt imal etmektedirler. Fransa ve İngiltere bunu ticaret için yapmakta, Rusya planını daha geniş tutmuş olup, dünya çapında bir ticareti hedeflemektedir. Amerika Birleşik Devletleri dünyada kullanılmış nükleer yakıtlarının %80'nini toplamış ve kayalık maden ocaklarında depolamış durumdadır.

Küresel ısınma, elektrik enerjisi ihtiyacının artması, fosil yakıt fiyatlarının hızla yükselmesi sonucu, ABD de aşırı yesilciler olarak tanınan Whole Earth Catalog kurucusu Stewart Brand, Greenpeace kurucularından Patrick Moore ve bilim adamı James Lovelock bir zamanlar onlar için tabu olan nükleer enerjiyi temiz ve güvenilir bir enerji kaynağı olarak onaylamaktadırlar (Time, June 20, 2005)
http://www.tuba.gov.tr/habergoster.php?haber=bdgorus_14&lt;/strong&gt;</description>
		<content:encoded><![CDATA[<p>@ Snowwqueen,<br />
<em>insan, çevrenin efendisi degildir. onun bir parçasıdır. kuşlar, agaçlar, bitkiler, hayvanlar sizin hizmetinize sunulmak için yaratilmadi bunu anlasaniz iyi edersiniz.<br />
Sizde efendi ve hizmetli saplantısı oluşmuş sanırım <img src='http://www.derindusunce.org/wp-includes/images/smilies/icon_smile.gif' alt=':-)' class='wp-smiley' /> </em></p>
<p>İnsan,ancak içinde var olabildiği çevreyi neden korur?</p>
<p><em>Merak etmeyin sizden çok düşürünür çevreciler köylünün kestigi agaci, çünkü kapitalizme hizmet degildir amaçlari.</em></p>
<p>Elbetteki merak ediyorum..düşünme eylemimi “benden çok düşünür ve bilir “diye birilerine teslim edecek halim yok!</p>
<p>Bu nedenle de Greenpeace adlı çevreci örgütle ilgili bir iki sayfaya baktım ve bakın neler yazılmış:</p>
<blockquote><p>1970&#8242;li yılların başından bu yana dünyanın dört bir yanında gerçekleştirdikleri çevresel eylemlerle adından söz ettiren ve 40 ülkedeki varlığıyla dünyanın en etkin çevre kuruluşu olan <strong>Greenpeace&#8217;in kurucularından Patrick Moore, Temiz ve Güvenli Enerji Koalisyonu&#8217;nun (Clean and Safe Energy Coalition) kuruluşunda yer alarak eşbaşkanı oldu.</strong><br />
<a href="http://www.cleansafeenergy.org" rel="nofollow">http://www.cleansafeenergy.org</a> sitesinde yer alan habere göre, Kuruluş, ABD&#8217;nin enerji talebini dengeleyecek ve çevreyi koruyacak, temiz, güvenli, güvenilir, makul fiyatlı bir yol olarak nükleer enerjinin sivil amaçlı kullanımına destek toplamayı amaçlıyor. Greenpeace Kanada&#8217;nın Başkanı ve Greenpeace International&#8217;ın Direktörü olarak da görev yapan <strong>Dr. Moore, koalisyonla ilgili olarak, &#8220;Bilimsel deliller göstermiştir ki nükleer enerji çevresel açıdan uygun ve güvenli bir enerji kaynağıdır.</strong> Eğer ABD nükleer enerji üretimini 2 kata çıkarırsa, enerji arzımızı arttırırken, aynı zamanda sera gazı emisyonunu önemli ölçüde azaltmamız mümkün olacaktır&#8221; dedi.Greenpeace&#8217;in kurulmasına yardım ederken, bir çok arkadaşı gibi nükleer enerjinin nükleer felaketle eş anlamlı olduğuna inandığını belirten Moore, <strong>&#8220;Aradan 30 yıl geçti, görüşlerim değişti ve çevresel hareketin diğerleri de görüşlerini güncellemek zorundalar, çünkü nükleer enerji gezegenimizi bir diğer olası felaket olan katostrofik iklim değişikliklerinden koruyacak enerji kaynağının ta kendisi olabilir.</strong> Şu yönden bakalım, ABD&#8217;deki 600 adetten fazla kömüre dayalı termik santral, iklim değişikliğinden sorumlu en önemli sera gazı olan karbondioksit gazının, ABD genelindeki emisyonun yüzde 36&#8217;sını, dünya genelindeki emisyonun yüzde 10&#8242;unu üretiyor. <strong>Nükleer enerji ise bir yandan büyüyen enerji talebini karşılarken, diğer yandan bu emisyonları azaltabilecek tek, büyük ölçekte makul fiyatlı enerji kaynağıdır ve bu günlerde bu güvenli yapılabilmektedir&#8221;</strong> şeklinde konuştu. Nükleer Enerji Enstitüsü tarafından da fon sağlanan koalisyon, nükleer enerji üretiminin arttırılmasını destekleyen gruplar için bir şemsiye görevi görecek. Koalisyonun şimdiden, ABD&#8217;nin her tarafından halk yararına dernekler, işçi birlikleri ve politikacılardan üyeleri bulunuyor.<br />
<a href="http://www.petrogas.com.tr/modules.php?name=News&amp;file=article&amp;sid=2559" rel="nofollow">http://www.petrogas.com.tr/modules.php?name=News&amp;file=article&amp;sid=2559</a></p></blockquote>
<p>gelelim bizim ülkemizden bir bilim adamının bakışına:</p>
<p><strong>Ülkemizde radio-izotoplar, hastanelerde, araştırma laboratuvarlarında, üniversitelerde ve endüstride kullanılmaktadır ve bunlar radiaktif elementlerdir ve hacim bakımından da bazı ülkelerde reaktör yakıt, atıklardan gelen düşük aktiviteli radioaktif elementlerden daha fazladır.</p>
<p>Kullanılmış yakıt çok değerlidir ve U-285 ve PU-239 karışımı olup, değerli, yeni, karışık bir yakıttır. Tanınmış Rus bilim adamı ve şahsi dostum Prof. Robert I. Nigmatulin, Rus meclisi üyesi (DUMA) iken, arkadaşları ile yapmış olduğu bir kanun teklifi ile Rusya&#8217;nın kullanılmış yakıt ithal etmesini kabul ettirmiştir.</p>
<p>Bu kanuna göre, Rusya kullanılmış yakıtın teknolojik depolaması için iki nükleer tesis kuracak, bu tesislerde yüksek aktiviteli yakıtları ithal ederek 30-40 sene depolayacak ve sonra bunlardan karışık yakıt (U235 - PU 239) imal edecektir.</p>
<p>Fransa (COGEMA) ve İngiltere&#8217;de (BNF) halen bu tip karışık yakıt imal etmektedirler. Fransa ve İngiltere bunu ticaret için yapmakta, Rusya planını daha geniş tutmuş olup, dünya çapında bir ticareti hedeflemektedir. Amerika Birleşik Devletleri dünyada kullanılmış nükleer yakıtlarının %80&#8242;nini toplamış ve kayalık maden ocaklarında depolamış durumdadır.</p>
<p>Küresel ısınma, elektrik enerjisi ihtiyacının artması, fosil yakıt fiyatlarının hızla yükselmesi sonucu, ABD de aşırı yesilciler olarak tanınan Whole Earth Catalog kurucusu Stewart Brand, Greenpeace kurucularından Patrick Moore ve bilim adamı James Lovelock bir zamanlar onlar için tabu olan nükleer enerjiyi temiz ve güvenilir bir enerji kaynağı olarak onaylamaktadırlar (Time, June 20, 2005)<br />
<a href="http://www.tuba.gov.tr/habergoster.php?haber=bdgorus_14" rel="nofollow">http://www.tuba.gov.tr/habergoster.php?haber=bdgorus_14</a></strong></p>
]]></content:encoded>
	</item>
	<item>
		<title>snowqueen tarafından</title>
		<link>http://www.derindusunce.org/2007/12/17/ruzgar-nukleer-enerjinin-yerini-tutabilir-mi/#comment-9991</link>
		<dc:creator>snowqueen</dc:creator>
		<pubDate>Mon, 24 Dec 2007 23:10:33 +0000</pubDate>
		<guid isPermaLink="false">http://www.derindusunce.org/2007/12/17/ruzgar-nukleer-enerjinin-yerini-tutabilir-mi/#comment-9991</guid>
		<description>&lt;strong&gt;Bazılarımız için insanın içinde yaşamını sürdürdüğü “çevre” kadar bile değeri olmadığını görmek çok acı.&lt;/strong&gt;

insan, çevrenin efendisi degildir. onun bir parçasıdır. kuşlar, agaçlar, bitkiler, hayvanlar sizin hizmetinize sunulmak için yaratilmadi bunu anlasaniz iyi edersiniz. 

&lt;strong&gt;Ahlak ve moral değerler gibi çevre bilincinin de gelişebilmesi biiirr sürü şeyin sonucunda olabiliyor.Bir köylünün kışın kar altında evinde ısınmak için yakacak odunu kömürü yokken yakınındaki ormandan ağaç kesmesini çevre bilinci ile hangi yasa kapsamında yasaklarsanız yasaklayın önleyemezsiniz.&lt;/strong&gt;

Bir köylünün isinmak için kestigi agaç, bir sibiryalinin giydigi kürke benziyor. Nişantaşi'nda giyilen kürkle ayni kefeye koyamazsiniz. 
Bu hedef saptirmadir.
Çevrecilere bu kin neden? Neden hayvan haklari savunucalari 
hep menopoz, piskopat teyzeler gibi gösterilir? Neden vejetaryenlerle
dalga geçilir? Merak etmeyin sizden çok düşürünür çevreciler köylünün kestigi agaci, çünkü kapitalizme hizmet degildir amaçlari.

&lt;strong&gt;Doğu kar altında kaldığında at arabaları ile hastalarını doktora yetiştirmeye çalışanlar kendileri ile “çevreci oldukları” ve doğayı kirletmedikleri için ne kadar özvünüyorlardır kim bilir?&lt;/strong&gt;

Saglik hizmetini bu hale çevreciler mi getirdi?
Hastalari doktora yetiştirmek için doga katliamlari mi gerekiyor?
Nükleer karşitlarinin eminim saglik için daha parlak fikirleri vardir...
Hemde küçücük bir azinlik için degil, insanlik için, bilmem farki anlatabildim mi?

&lt;strong&gt;
Karnı tok,sırtı pekkken insanın talkım vermesi çok kolay.&lt;/strong&gt;
Elbette, ekmegi olmayanlara pasta da verelim.

Buraya da alintilayim,
“Son nehir kuruduğunda, son ağaç kesildiğinde, son balık tutulduğunda, beyaz adam paranın yenmeyecek birşey olduğunu anlayacak.”</description>
		<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Bazılarımız için insanın içinde yaşamını sürdürdüğü “çevre” kadar bile değeri olmadığını görmek çok acı.</strong></p>
<p>insan, çevrenin efendisi degildir. onun bir parçasıdır. kuşlar, agaçlar, bitkiler, hayvanlar sizin hizmetinize sunulmak için yaratilmadi bunu anlasaniz iyi edersiniz. </p>
<p><strong>Ahlak ve moral değerler gibi çevre bilincinin de gelişebilmesi biiirr sürü şeyin sonucunda olabiliyor.Bir köylünün kışın kar altında evinde ısınmak için yakacak odunu kömürü yokken yakınındaki ormandan ağaç kesmesini çevre bilinci ile hangi yasa kapsamında yasaklarsanız yasaklayın önleyemezsiniz.</strong></p>
<p>Bir köylünün isinmak için kestigi agaç, bir sibiryalinin giydigi kürke benziyor. Nişantaşi&#8217;nda giyilen kürkle ayni kefeye koyamazsiniz.<br />
Bu hedef saptirmadir.<br />
Çevrecilere bu kin neden? Neden hayvan haklari savunucalari<br />
hep menopoz, piskopat teyzeler gibi gösterilir? Neden vejetaryenlerle<br />
dalga geçilir? Merak etmeyin sizden çok düşürünür çevreciler köylünün kestigi agaci, çünkü kapitalizme hizmet degildir amaçlari.</p>
<p><strong>Doğu kar altında kaldığında at arabaları ile hastalarını doktora yetiştirmeye çalışanlar kendileri ile “çevreci oldukları” ve doğayı kirletmedikleri için ne kadar özvünüyorlardır kim bilir?</strong></p>
<p>Saglik hizmetini bu hale çevreciler mi getirdi?<br />
Hastalari doktora yetiştirmek için doga katliamlari mi gerekiyor?<br />
Nükleer karşitlarinin eminim saglik için daha parlak fikirleri vardir&#8230;<br />
Hemde küçücük bir azinlik için degil, insanlik için, bilmem farki anlatabildim mi?</p>
<p><strong><br />
Karnı tok,sırtı pekkken insanın talkım vermesi çok kolay.</strong><br />
Elbette, ekmegi olmayanlara pasta da verelim.</p>
<p>Buraya da alintilayim,<br />
“Son nehir kuruduğunda, son ağaç kesildiğinde, son balık tutulduğunda, beyaz adam paranın yenmeyecek birşey olduğunu anlayacak.”</p>
]]></content:encoded>
	</item>
	<item>
		<title>fuatogl tarafından</title>
		<link>http://www.derindusunce.org/2007/12/17/ruzgar-nukleer-enerjinin-yerini-tutabilir-mi/#comment-9983</link>
		<dc:creator>fuatogl</dc:creator>
		<pubDate>Mon, 24 Dec 2007 17:17:57 +0000</pubDate>
		<guid isPermaLink="false">http://www.derindusunce.org/2007/12/17/ruzgar-nukleer-enerjinin-yerini-tutabilir-mi/#comment-9983</guid>
		<description>&lt;blockquote&gt;Oysa bu tüketimdeki dalgalanmalarin üzerine bir de üretim dalgalanmasi eklerseniz GRID çok daha “kaliteli” olmali. Belki de saat bazinda??? (bilmiyorum, benimkisi sadece bir tahmin) ama rüzgâr açisindan verimli olmasi beklenen bir günün ikinci yarisi verimsiz geçerse ne olacak?&lt;/blockquote&gt;
Mehmet bey, super-grid dedikleri tamda buna yönelik birşey. Şurada bir özet var:
&lt;a href="http://www.ewea.org/index.php?id=196" rel="nofollow"&gt;European Wind Energy Association&lt;/a&gt;

Bizde olmayan şey çok Mehmet bey, hiçbirisinin olmaması bir gereklik değil eksiklik. Rüzgar enerjisi konusunda da girişimleri olan firmalar var, ama bizden de bir irade gerekiyor sanırım. İşin sadece enerji kısmına da bakmamak gerekiyor. (Kapitalist gibi düşünüp:) Biraz bu konudaki iş olanaklarını teknolojiyi ivmelendirici özelliklerine de bakmak lazım. Enerji alanında en hızlı gelişen sektör ve önümüzdeki 30-40 devam edecek gibi bu şekilde. Sadece kuzey avrupa da değil, yanıbaşımızda bulgaristanda hatta iran da bile girişimler var. Çin, hindistan vs...

@Ç-Z;
Tam olarak ne demek istediğinizi anlamadım. Kürt sorunu hakkında benim gibilerinin savunduğu yıllarca bölücülük olarak görüldü. Kürt denmesinin "sakat" olduğu zamanlarda ben Kürtçe türkü çekenlere bağlama çalardım. Biz kürt sorunu olarak gördük. Terör sorunu olarak görenler işleri bugüne kadar getirdi. Rant kapısı oldu, büyük masaların konusu oldu. Bugün de kendileri itiraf ediyor hatalarını yavaş yavaş.

İnsan ve çevreyi ayırıp çevreyi kutsamış da değilim. Türkiyede teknoloji olmasın da demedim. Türkiye de bilim ve teknoloji istiyorsak, üniversitelere kaynak aktarıp özgürleştirmek gerekiyor, YÖK gibi yapıları komple çöpe atmak gerekiyor. Biz daha mayalanma aşamasında işi bozup Almanyada eğitim görmüş bir mühendisin başarılarını ilkel duygularla birinci sayfa yapacak kadar sefil düşünüyoruz. ERKE gibi bir saçmalığı üniverste seviyesinde insanlarımız bile yutabiliyor, biyoloji de yaratılış okutturabiliyoruz. Dünyadaki stratejik değeri deterjan kadar olan Bor maddesi hakkında efsane yaratmakla uğraşıyoruz. Bu kafalarla olmaz bu iş diyoruz. Bizde herşey varla hiç olmaz. Japonyada hiçbirşey yok ama çalışkanlık ve kafa var, topluma karşı sorumluluk duygusu var. Madenle bilmemneyle hiçbirşey olmuyor.

&lt;blockquote&gt;Kalkınmasını ithal ettiği vitamin hapları üzerine inşa eden ülke asla bir yere varamaz.&lt;/blockquote&gt;
Toknolojik bağımlılığın yönetilebilirliğine vurgu yaparken biraz da bundan bahsediyorum.

Boşuna Türkiye için birileri "sömürge-tipi-faşizm" den "yarı-bağımlılıktan" bahsedip hapisleri boylamadı bu ülkede.</description>
		<content:encoded><![CDATA[<blockquote><p>Oysa bu tüketimdeki dalgalanmalarin üzerine bir de üretim dalgalanmasi eklerseniz GRID çok daha “kaliteli” olmali. Belki de saat bazinda??? (bilmiyorum, benimkisi sadece bir tahmin) ama rüzgâr açisindan verimli olmasi beklenen bir günün ikinci yarisi verimsiz geçerse ne olacak?</p></blockquote>
<p>Mehmet bey, super-grid dedikleri tamda buna yönelik birşey. Şurada bir özet var:<br />
<a href="http://www.ewea.org/index.php?id=196" rel="nofollow">European Wind Energy Association</a></p>
<p>Bizde olmayan şey çok Mehmet bey, hiçbirisinin olmaması bir gereklik değil eksiklik. Rüzgar enerjisi konusunda da girişimleri olan firmalar var, ama bizden de bir irade gerekiyor sanırım. İşin sadece enerji kısmına da bakmamak gerekiyor. (Kapitalist gibi düşünüp:) Biraz bu konudaki iş olanaklarını teknolojiyi ivmelendirici özelliklerine de bakmak lazım. Enerji alanında en hızlı gelişen sektör ve önümüzdeki 30-40 devam edecek gibi bu şekilde. Sadece kuzey avrupa da değil, yanıbaşımızda bulgaristanda hatta iran da bile girişimler var. Çin, hindistan vs&#8230;</p>
<p>@Ç-Z;<br />
Tam olarak ne demek istediğinizi anlamadım. Kürt sorunu hakkında benim gibilerinin savunduğu yıllarca bölücülük olarak görüldü. Kürt denmesinin &#8220;sakat&#8221; olduğu zamanlarda ben Kürtçe türkü çekenlere bağlama çalardım. Biz kürt sorunu olarak gördük. Terör sorunu olarak görenler işleri bugüne kadar getirdi. Rant kapısı oldu, büyük masaların konusu oldu. Bugün de kendileri itiraf ediyor hatalarını yavaş yavaş.</p>
<p>İnsan ve çevreyi ayırıp çevreyi kutsamış da değilim. Türkiyede teknoloji olmasın da demedim. Türkiye de bilim ve teknoloji istiyorsak, üniversitelere kaynak aktarıp özgürleştirmek gerekiyor, YÖK gibi yapıları komple çöpe atmak gerekiyor. Biz daha mayalanma aşamasında işi bozup Almanyada eğitim görmüş bir mühendisin başarılarını ilkel duygularla birinci sayfa yapacak kadar sefil düşünüyoruz. ERKE gibi bir saçmalığı üniverste seviyesinde insanlarımız bile yutabiliyor, biyoloji de yaratılış okutturabiliyoruz. Dünyadaki stratejik değeri deterjan kadar olan Bor maddesi hakkında efsane yaratmakla uğraşıyoruz. Bu kafalarla olmaz bu iş diyoruz. Bizde herşey varla hiç olmaz. Japonyada hiçbirşey yok ama çalışkanlık ve kafa var, topluma karşı sorumluluk duygusu var. Madenle bilmemneyle hiçbirşey olmuyor.</p>
<blockquote><p>Kalkınmasını ithal ettiği vitamin hapları üzerine inşa eden ülke asla bir yere varamaz.</p></blockquote>
<p>Toknolojik bağımlılığın yönetilebilirliğine vurgu yaparken biraz da bundan bahsediyorum.</p>
<p>Boşuna Türkiye için birileri &#8220;sömürge-tipi-faşizm&#8221; den &#8220;yarı-bağımlılıktan&#8221; bahsedip hapisleri boylamadı bu ülkede.</p>
]]></content:encoded>
	</item>
</channel>
</rss>

