<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	>
<channel>
	<title>Kapitalizm krizde mi? yazısına yapılan yorumlar</title>
	<atom:link href="http://www.derindusunce.org/2007/11/28/kapitalizm-krizde-mi/feed" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://www.derindusunce.org/2007/11/28/kapitalizm-krizde-mi/</link>
	<description>Grup platformu</description>
	<pubDate>Thu, 17 May 2012 11:19:42 +0000</pubDate>
	<generator>http://wordpress.org/?v=2.6.2</generator>
		<item>
		<title>Kapitalizme ahlâk bulaştırılabilir mi? : Derin Düşünce tarafından</title>
		<link>http://www.derindusunce.org/2007/11/28/kapitalizm-krizde-mi/#comment-21849</link>
		<dc:creator>Kapitalizme ahlâk bulaştırılabilir mi? : Derin Düşünce</dc:creator>
		<pubDate>Tue, 04 Nov 2008 11:25:42 +0000</pubDate>
		<guid isPermaLink="false">http://www.derindusunce.org/2007/11/28/kapitalizm-krizde-mi/#comment-21849</guid>
		<description>[...] içinde bulunduğumuz kriz gerekse ENRON firmasının 2001&#8242;deki batışıyla simgeleşen bir önceki krize baktığımızda sebest piyasanın en temel kurallarından birinin çiğnendiğini görüyoruz: [...]</description>
		<content:encoded><![CDATA[<p>[...] içinde bulunduğumuz kriz gerekse ENRON firmasının 2001&#8242;deki batışıyla simgeleşen bir önceki krize baktığımızda sebest piyasanın en temel kurallarından birinin çiğnendiğini görüyoruz: [...]</p>
]]></content:encoded>
	</item>
	<item>
		<title>T.Suat Demren tarafından</title>
		<link>http://www.derindusunce.org/2007/11/28/kapitalizm-krizde-mi/#comment-13223</link>
		<dc:creator>T.Suat Demren</dc:creator>
		<pubDate>Fri, 14 Mar 2008 23:06:18 +0000</pubDate>
		<guid isPermaLink="false">http://www.derindusunce.org/2007/11/28/kapitalizm-krizde-mi/#comment-13223</guid>
		<description>@equality, 

Bu kadarcık yorumdan ürkmüşsünüz, &lt;a href="http://www.derindusunce.org/2007/11/20/vahsi-olan-kapitalizm-degil-devlettir/" rel="nofollow"&gt;şu linkteki&lt;/a&gt; tartışmayı okusanız kimbilir neler olacak :-)</description>
		<content:encoded><![CDATA[<p>@equality, </p>
<p>Bu kadarcık yorumdan ürkmüşsünüz, <a href="http://www.derindusunce.org/2007/11/20/vahsi-olan-kapitalizm-degil-devlettir/" rel="nofollow">şu linkteki</a> tartışmayı okusanız kimbilir neler olacak <img src='http://www.derindusunce.org/wp-includes/images/smilies/icon_smile.gif' alt=':-)' class='wp-smiley' /></p>
]]></content:encoded>
	</item>
	<item>
		<title>equality tarafından</title>
		<link>http://www.derindusunce.org/2007/11/28/kapitalizm-krizde-mi/#comment-13207</link>
		<dc:creator>equality</dc:creator>
		<pubDate>Fri, 14 Mar 2008 14:17:18 +0000</pubDate>
		<guid isPermaLink="false">http://www.derindusunce.org/2007/11/28/kapitalizm-krizde-mi/#comment-13207</guid>
		<description>adorno yaşasaydı, bu yazılanları görseydi, bu siteyi görseydi, liberalizmin geldiği hali, neo liberalizmi, onun emeğin, kadınların, yerli halkın toplumsal düzendeki konumunu değiştirerek, emeğin de alınıp satılan bir meta olduğunu ilan eden halini görseydi, demokratik kurumların korumasından yoksun kalan ve her tip toplumsal parçalanmanın tehdidiyle karşılaşan, her an buruşturulup atılmaya hazır emek gücünün, kaçınılmaz bir biçimde yüzünü toplumsal dayanışma ağları kurabileceği ve kolektif bir irade hissedebileceği başka kurumsal formlara döndüğünü görseydi neler düşünürdü acaba.

çetelerden suç örgütlerine, uyuşturucu şebekelerinden mini mafyalara, gecekondu haraççılarına, cemaat örgütlerinden dini tarikatlara ve seküler inançlara tüm yapılara gün doğduğunu görseydi neler hissederdi acaba...

aslında bunları düşünmek ve hissetmek için adorno'ya ihtiyacımız yok. adorno'nun hissettiği ve düşündüğü gibi olanların hissettiklerinden yola çıkarak bir kaç şey söylenebilir. 

bu yazıyı liberal düşünce sitesinde okumuş olsaydık, pascal salin'in liberal iktisatçı olduğu saikiyle birlikte uzun uzadıya düşünmez ve basit bir kapitalizm güzellemesi olduğunu bilir, yazısının içeriğine dair yanıtın da marksizmin tarihsel ve güncel metinlerinde olduğunu ifade edip, tartışmayı kendi adımıza kapatırdık.

ama böyle olmadı, burası değişik bir site... bir yanda bu yazıyı okurken diğer yanda islam ahlakının ne kadar iyi olduğuna, muhafazakarlığın örnek yaşam biçimi olduğuna, toplumun dini referanslara göre örgütlenmesinin doğru bir yaklaşım olacağına ve fethullah hoca'nın ne kadar haşmetli bir kurtarıcı olduğuna dair yazılar da okuyoruz. sadece bu yanıyla düşündüğümüzde sitenin fikir dünyasının siyasal islamcı olduğu söylenebilir. ama denklem biraz daha karmaşık. bu karmaşıklık siteyi oluşturan aklın kendi içinde yaşadığı karmaşa ve çelişkilerden besleniyor büyük ihtimalle ama bu kadar basit şekilde çözümlemek bize yakışmaz, devam edelim.

liberalizmle siyasal islamın yol arkadaşlığını, toplumun sağcılaşması yolunda birbirlerini beslemelerine bir süredir aşinayız. kapitalist küreselleşme sürecinin katmerlediği işsizlik, yoksulluk, toplumsal dışlanma islamcı, sağ ve ırkçı hareketlerin güçlenmesi için elverişli bir zemin oluşturdu, oluşturmaya da devam ediyor. bu anlamda biraz siyasal islamın taviz verdiği, biraz liberalizmin taviz verdiği dönemsel ve konjoktürel koalisyonlara içinde yaşadığımız dönemde sık sık rastlıyoruz. akp'nin oluşumu bunlardan birisi. fethullah gülen cemaatinin toplumsal nüfuzunun genişlemesi bunlardan bir tanesi. iktisadi olarak köhnemiş liberal tezlere dayanan bir hayat öngörüsü, üst yapı kurumları itibariyle dini saiklerle örgütlenmiş bir hayat öngörüsüyle içiçe geçiyor ve toplumu aşure kıvamında karıştırıp, parçalıyor. bu duruma can kozanoğlu'ndan çaldığım bir kavramla new age-yeni çağ kültürünün ruh hali demek mümkün. çünkü bu coğrafyada islami yollarla örgütlenen toplumsal yapılar başka coğrafylarda başka dini referanslarla örgütleniyor. papa'nın nüfuzu güçleniyor, etkisi artıyor, toplumlar gittikçi mistisizme kayıyor, bilinmeyenler çoğalıyor, sürekli bilimsel hayatın dışında gizemli, mistik, fallarla büyülerle gelişen bir toplumsal yaşam insanları içine çekiyor.

liberalizm de alt yapı kurumlarıyla toplumu parçalamaya, işsiz, yoksul, aç bırakmaya devam ediyor. 

iyi uykular türkiye...</description>
		<content:encoded><![CDATA[<p>adorno yaşasaydı, bu yazılanları görseydi, bu siteyi görseydi, liberalizmin geldiği hali, neo liberalizmi, onun emeğin, kadınların, yerli halkın toplumsal düzendeki konumunu değiştirerek, emeğin de alınıp satılan bir meta olduğunu ilan eden halini görseydi, demokratik kurumların korumasından yoksun kalan ve her tip toplumsal parçalanmanın tehdidiyle karşılaşan, her an buruşturulup atılmaya hazır emek gücünün, kaçınılmaz bir biçimde yüzünü toplumsal dayanışma ağları kurabileceği ve kolektif bir irade hissedebileceği başka kurumsal formlara döndüğünü görseydi neler düşünürdü acaba.</p>
<p>çetelerden suç örgütlerine, uyuşturucu şebekelerinden mini mafyalara, gecekondu haraççılarına, cemaat örgütlerinden dini tarikatlara ve seküler inançlara tüm yapılara gün doğduğunu görseydi neler hissederdi acaba&#8230;</p>
<p>aslında bunları düşünmek ve hissetmek için adorno&#8217;ya ihtiyacımız yok. adorno&#8217;nun hissettiği ve düşündüğü gibi olanların hissettiklerinden yola çıkarak bir kaç şey söylenebilir. </p>
<p>bu yazıyı liberal düşünce sitesinde okumuş olsaydık, pascal salin&#8217;in liberal iktisatçı olduğu saikiyle birlikte uzun uzadıya düşünmez ve basit bir kapitalizm güzellemesi olduğunu bilir, yazısının içeriğine dair yanıtın da marksizmin tarihsel ve güncel metinlerinde olduğunu ifade edip, tartışmayı kendi adımıza kapatırdık.</p>
<p>ama böyle olmadı, burası değişik bir site&#8230; bir yanda bu yazıyı okurken diğer yanda islam ahlakının ne kadar iyi olduğuna, muhafazakarlığın örnek yaşam biçimi olduğuna, toplumun dini referanslara göre örgütlenmesinin doğru bir yaklaşım olacağına ve fethullah hoca&#8217;nın ne kadar haşmetli bir kurtarıcı olduğuna dair yazılar da okuyoruz. sadece bu yanıyla düşündüğümüzde sitenin fikir dünyasının siyasal islamcı olduğu söylenebilir. ama denklem biraz daha karmaşık. bu karmaşıklık siteyi oluşturan aklın kendi içinde yaşadığı karmaşa ve çelişkilerden besleniyor büyük ihtimalle ama bu kadar basit şekilde çözümlemek bize yakışmaz, devam edelim.</p>
<p>liberalizmle siyasal islamın yol arkadaşlığını, toplumun sağcılaşması yolunda birbirlerini beslemelerine bir süredir aşinayız. kapitalist küreselleşme sürecinin katmerlediği işsizlik, yoksulluk, toplumsal dışlanma islamcı, sağ ve ırkçı hareketlerin güçlenmesi için elverişli bir zemin oluşturdu, oluşturmaya da devam ediyor. bu anlamda biraz siyasal islamın taviz verdiği, biraz liberalizmin taviz verdiği dönemsel ve konjoktürel koalisyonlara içinde yaşadığımız dönemde sık sık rastlıyoruz. akp&#8217;nin oluşumu bunlardan birisi. fethullah gülen cemaatinin toplumsal nüfuzunun genişlemesi bunlardan bir tanesi. iktisadi olarak köhnemiş liberal tezlere dayanan bir hayat öngörüsü, üst yapı kurumları itibariyle dini saiklerle örgütlenmiş bir hayat öngörüsüyle içiçe geçiyor ve toplumu aşure kıvamında karıştırıp, parçalıyor. bu duruma can kozanoğlu&#8217;ndan çaldığım bir kavramla new age-yeni çağ kültürünün ruh hali demek mümkün. çünkü bu coğrafyada islami yollarla örgütlenen toplumsal yapılar başka coğrafylarda başka dini referanslarla örgütleniyor. papa&#8217;nın nüfuzu güçleniyor, etkisi artıyor, toplumlar gittikçi mistisizme kayıyor, bilinmeyenler çoğalıyor, sürekli bilimsel hayatın dışında gizemli, mistik, fallarla büyülerle gelişen bir toplumsal yaşam insanları içine çekiyor.</p>
<p>liberalizm de alt yapı kurumlarıyla toplumu parçalamaya, işsiz, yoksul, aç bırakmaya devam ediyor. </p>
<p>iyi uykular türkiye&#8230;</p>
]]></content:encoded>
	</item>
	<item>
		<title>MY tarafından</title>
		<link>http://www.derindusunce.org/2007/11/28/kapitalizm-krizde-mi/#comment-13173</link>
		<dc:creator>MY</dc:creator>
		<pubDate>Thu, 13 Mar 2008 09:37:38 +0000</pubDate>
		<guid isPermaLink="false">http://www.derindusunce.org/2007/11/28/kapitalizm-krizde-mi/#comment-13173</guid>
		<description>Selamlar Tansel Bey,

Bir kaç önemli kavrama isaret etmissiniz. Sirayla ele alalim:

&lt;strong&gt;Ideoloji hakkinda&lt;/strong&gt;
Önce ideolojinin ne oldugu konusunda anlasalim: Bana göre bu kelime siyasal bir öğretidir. Dinsel veya din disi bir ilham kaynagi olabilir. Ama sonuçta bu ögreti dogmalasir, dinlesir, elestirilmez olur. Kemalizm, Islamcilik, Stalinizm, Marxizm birer ideolojidir.

&lt;strong&gt;Bilim ve Bilimcilik ideolojisi hakkinda&lt;/strong&gt;
Bilim bir alet, bir aygittir. Bilimsel çalismalar gereklidir. Bilimi mürsit ilan etmek bilimciliktir yani bilimi bir ideoloji mertebesine yükseltmektir. Bence bilim bir mürsit olamaz. Bunu akli basinda bilim adamlari da söylerler zaten:


&lt;blockquote&gt;&lt;em&gt;Mısır doğumlu Fransız bilim adamı ve diplomat Tobie Nathan’ın dediği gibi bilimin en sorunlu “yan ürünü” bilimcilik ideolojisi. “Bu ideoloji bilimin ürettiği faydaları gölgede bırakacak kadar büyük bir sorun teşkil ediyor insanlık için.”&lt;/em&gt;&lt;/blockquote&gt;


Evrimcilerin iç hastalıkları adli yazimdan 

http://www.derindusunce.org/2007/11/07/evrimcilerin-ic-hastaliklari/

&lt;strong&gt;Liberalizm “ideolojisi” hakkinda&lt;/strong&gt;
Haklisiniz, liberaller bu tuzaktan kurtulma çabasi içindeler. Ideolojilesmek liberalizmin tarifine aykiri. Ancak tehlike gerçek. Örnegin bireysel özgürlükler fetisizmi adina grupsal özgürlükler feda edilebiliyor. Bunun en açik örnegi bati Avrupa’nin liberal demokrasileridir. Konu oldukça derin. Böyle kisa bir yorumda ele alinacak cinsten degil. Ama bildiginiz elestirel makaleler varsa ve buraya link verirseniz memnun olurum.

Liberalizme elestiri mahiyetinde yazacaginiz makaleleri de memnuniyetle yayinlariz, biliyorsunuz.

&lt;strong&gt;Kavramlarin ideolojiden bagimsiz olmasi hakkinda&lt;/strong&gt;
Burada mutlak zafer yok. Kendini aydin kabul eden her insan sürekli kendisi ile mücadele içinde olmali. “Acaba bir ideolojiyi desteklemek için mi böyle düsünüyorum? Yoksa bagimsiz bir biçimde, bos beyaz bir kagittan yola çikabildim mi?”

Yoksa A hastaliginin B gidasiyla ilgili oldugunu ispat etmeye çalisan bilim yobazlari gibi oluruz. Düsünsel arastirma söyle olmali: A hastaliginin sebepleri nelerdir? Sonuç ne kadar karmasik olursa olsun geregini yapmali. 

Dostlukla</description>
		<content:encoded><![CDATA[<p>Selamlar Tansel Bey,</p>
<p>Bir kaç önemli kavrama isaret etmissiniz. Sirayla ele alalim:</p>
<p><strong>Ideoloji hakkinda</strong><br />
Önce ideolojinin ne oldugu konusunda anlasalim: Bana göre bu kelime siyasal bir öğretidir. Dinsel veya din disi bir ilham kaynagi olabilir. Ama sonuçta bu ögreti dogmalasir, dinlesir, elestirilmez olur. Kemalizm, Islamcilik, Stalinizm, Marxizm birer ideolojidir.</p>
<p><strong>Bilim ve Bilimcilik ideolojisi hakkinda</strong><br />
Bilim bir alet, bir aygittir. Bilimsel çalismalar gereklidir. Bilimi mürsit ilan etmek bilimciliktir yani bilimi bir ideoloji mertebesine yükseltmektir. Bence bilim bir mürsit olamaz. Bunu akli basinda bilim adamlari da söylerler zaten:</p>
<blockquote><p><em>Mısır doğumlu Fransız bilim adamı ve diplomat Tobie Nathan’ın dediği gibi bilimin en sorunlu “yan ürünü” bilimcilik ideolojisi. “Bu ideoloji bilimin ürettiği faydaları gölgede bırakacak kadar büyük bir sorun teşkil ediyor insanlık için.”</em></p></blockquote>
<p>Evrimcilerin iç hastalıkları adli yazimdan </p>
<p><a href="http://www.derindusunce.org/2007/11/07/evrimcilerin-ic-hastaliklari/" rel="nofollow">http://www.derindusunce.org/2007/11/07/evrimcilerin-ic-hastaliklari/</a></p>
<p><strong>Liberalizm “ideolojisi” hakkinda</strong><br />
Haklisiniz, liberaller bu tuzaktan kurtulma çabasi içindeler. Ideolojilesmek liberalizmin tarifine aykiri. Ancak tehlike gerçek. Örnegin bireysel özgürlükler fetisizmi adina grupsal özgürlükler feda edilebiliyor. Bunun en açik örnegi bati Avrupa’nin liberal demokrasileridir. Konu oldukça derin. Böyle kisa bir yorumda ele alinacak cinsten degil. Ama bildiginiz elestirel makaleler varsa ve buraya link verirseniz memnun olurum.</p>
<p>Liberalizme elestiri mahiyetinde yazacaginiz makaleleri de memnuniyetle yayinlariz, biliyorsunuz.</p>
<p><strong>Kavramlarin ideolojiden bagimsiz olmasi hakkinda</strong><br />
Burada mutlak zafer yok. Kendini aydin kabul eden her insan sürekli kendisi ile mücadele içinde olmali. “Acaba bir ideolojiyi desteklemek için mi böyle düsünüyorum? Yoksa bagimsiz bir biçimde, bos beyaz bir kagittan yola çikabildim mi?”</p>
<p>Yoksa A hastaliginin B gidasiyla ilgili oldugunu ispat etmeye çalisan bilim yobazlari gibi oluruz. Düsünsel arastirma söyle olmali: A hastaliginin sebepleri nelerdir? Sonuç ne kadar karmasik olursa olsun geregini yapmali. </p>
<p>Dostlukla</p>
]]></content:encoded>
	</item>
	<item>
		<title>İktisatçı Gözüyle... tarafından</title>
		<link>http://www.derindusunce.org/2007/11/28/kapitalizm-krizde-mi/#comment-13167</link>
		<dc:creator>İktisatçı Gözüyle...</dc:creator>
		<pubDate>Thu, 13 Mar 2008 04:53:17 +0000</pubDate>
		<guid isPermaLink="false">http://www.derindusunce.org/2007/11/28/kapitalizm-krizde-mi/#comment-13167</guid>
		<description>[kavramlarin ideolojilestirilmesine karsiyim zira onlari yozlastiriyor, yobazlastiriyor.]

Afedersiniz de Mehmet bey bana şu "ideolojiden bağımsız" kavram nasıl olur bir açıklayabilir misiniz? Veya bilim? Bilim-ideoloji ayrımını koymak da ideoloji-içi bir tutum değilmidir? Pozitivist söylemi aynen tekrarlamışsınız. Zaten Liberalizmin sürekli tekrarlayıp durduğu birşey kendisini ideolojiden azade kılmak. Kendi dışındaki ideolojik ilan edip durur... 

Bilim-İdeoloji ayrımı yapay ve geçersiz bir ayrımdır efendim. Kavramlar veya bilmeye dair çabanız ideolojik tutumunuzdan gerçekleşir. Kavram setleriniz ona göre şekillenir...</description>
		<content:encoded><![CDATA[<p>[kavramlarin ideolojilestirilmesine karsiyim zira onlari yozlastiriyor, yobazlastiriyor.]</p>
<p>Afedersiniz de Mehmet bey bana şu &#8220;ideolojiden bağımsız&#8221; kavram nasıl olur bir açıklayabilir misiniz? Veya bilim? Bilim-ideoloji ayrımını koymak da ideoloji-içi bir tutum değilmidir? Pozitivist söylemi aynen tekrarlamışsınız. Zaten Liberalizmin sürekli tekrarlayıp durduğu birşey kendisini ideolojiden azade kılmak. Kendi dışındaki ideolojik ilan edip durur&#8230; </p>
<p>Bilim-İdeoloji ayrımı yapay ve geçersiz bir ayrımdır efendim. Kavramlar veya bilmeye dair çabanız ideolojik tutumunuzdan gerçekleşir. Kavram setleriniz ona göre şekillenir&#8230;</p>
]]></content:encoded>
	</item>
	<item>
		<title>İslam ve Liberalizm: Kısa Bir Bakış : Derin Düşünce tarafından</title>
		<link>http://www.derindusunce.org/2007/11/28/kapitalizm-krizde-mi/#comment-10803</link>
		<dc:creator>İslam ve Liberalizm: Kısa Bir Bakış : Derin Düşünce</dc:creator>
		<pubDate>Wed, 02 Jan 2008 21:25:10 +0000</pubDate>
		<guid isPermaLink="false">http://www.derindusunce.org/2007/11/28/kapitalizm-krizde-mi/#comment-10803</guid>
		<description>[...] fazlasıyla payını almış bir terim. Çoğu kez liberal ekonomi ile karıştırılan, bazen &#8220;vahşi kapitalizm&#8221; ile özdeşleştirilen liberalizmin İslam ile uyumlu olup olmadığını sormak bile entellektüel bir cesaret [...]</description>
		<content:encoded><![CDATA[<p>[...] fazlasıyla payını almış bir terim. Çoğu kez liberal ekonomi ile karıştırılan, bazen &#8220;vahşi kapitalizm&#8221; ile özdeşleştirilen liberalizmin İslam ile uyumlu olup olmadığını sormak bile entellektüel bir cesaret [...]</p>
]]></content:encoded>
	</item>
	<item>
		<title>muharrem yar tarafından</title>
		<link>http://www.derindusunce.org/2007/11/28/kapitalizm-krizde-mi/#comment-7993</link>
		<dc:creator>muharrem yar</dc:creator>
		<pubDate>Wed, 05 Dec 2007 13:57:10 +0000</pubDate>
		<guid isPermaLink="false">http://www.derindusunce.org/2007/11/28/kapitalizm-krizde-mi/#comment-7993</guid>
		<description>Merhabalar,
Tartismayla ilgili oldugu icin biraz gec olsa da bu aksam olacak bir toplanti su duyuruyu izninizle yapmak isterim burada, ilgilenenlere:
muharrem.
------------------
KONFERANS: KATILIMCI EKONOMÝ, KATILIMCI TOPLUM

 MICHAEL ALBERT
 

 ABD'de 1968 öðrenci hareketinin liderlerinden olan ve dünyada en çok ziyaret edilen muhalif internet sitelerinden  ZNet'in koordinatörlüðünü yapan Michael Albert, Ýstanbul ODTÜ Mezunlarý Derneði, Elektrik Mühendisleri Odasý Ankara  Þubesi (EMO) ve BGST Yayýnlarý'nýn ortak organizasyonuyla 5 Aralýk 2007, Çarþamba günü Ýstanbul'da bir konferans  verecek. Konferansýn temasý, Albert'in sol ve muhalif hareketlere dönük olarak geliþtirdiði özgürlükçü bir toplum  tasarýmý olan "Katýlýmcý Ekonomi ve Katýlýmcý Toplum" olacak. Konferansta konsekütif çeviri yapýlacak.
 

 Kapitalizme, ataerkil ve cinsiyetçi sisteme, otoriteciliðe ve ýrkçýlýða karþý alternatif ve özgürlükçü toplum  vizyonlarýnýn tartýþýlmaya baþlandýðý günümüzde, konferansýn bu tartýþmalarý zenginleþtireceðini düþünüyoruz. Farklý  sorunlar üzerine odaklanan bireyleri ve inisiyatifleri konferansa davet ediyoruz. Konferansta sunuþtan sonra tartýþma  bölümü de olacak.
 

 Ýstanbul ODTÜ Mezunlarý Derneði
 Elektrik Mühendisleri Odasý (EMO)
 Boðaziçi Gösteri Sanatlarý Topluluðu (BGST) Yayýnlarý
 

 Tarih: 5 Aralýk 2007, Çarþamba, saat: 19:30
 Yer: Ýstanbul ODTÜ Mezunlarý Derneði
 Gazeteciler Sitesi, Haberler Sok. No: 9 Esentepe - Þiþli
 Tel: 0212 274 68 60 web sitesi: www.istodtumd.org
 

 Tarif: Taksim-4. Levent Metrosunda Gayrettepe duraðýnda indikten sonra Esentepe çýkýþýndan çýkýn (Taksim'den gelirken  sol taraf); arkanýzý yolun karþý tarafýndaki Denizbank Genel Müdürlüðü binasýna vererek karþýnýzdaki Yazarlar Sokaða,  ardýndan soldan ikinci sokak olan Haberler Sokaða girin. Dernek binasý 9. No'lu binadýr.</description>
		<content:encoded><![CDATA[<p>Merhabalar,<br />
Tartismayla ilgili oldugu icin biraz gec olsa da bu aksam olacak bir toplanti su duyuruyu izninizle yapmak isterim burada, ilgilenenlere:<br />
muharrem.<br />
&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;<br />
KONFERANS: KATILIMCI EKONOMÝ, KATILIMCI TOPLUM</p>
<p> MICHAEL ALBERT</p>
<p> ABD&#8217;de 1968 öðrenci hareketinin liderlerinden olan ve dünyada en çok ziyaret edilen muhalif internet sitelerinden  ZNet&#8217;in koordinatörlüðünü yapan Michael Albert, Ýstanbul ODTÜ Mezunlarý Derneði, Elektrik Mühendisleri Odasý Ankara  Þubesi (EMO) ve BGST Yayýnlarý&#8217;nýn ortak organizasyonuyla 5 Aralýk 2007, Çarþamba günü Ýstanbul&#8217;da bir konferans  verecek. Konferansýn temasý, Albert&#8217;in sol ve muhalif hareketlere dönük olarak geliþtirdiði özgürlükçü bir toplum  tasarýmý olan &#8220;Katýlýmcý Ekonomi ve Katýlýmcý Toplum&#8221; olacak. Konferansta konsekütif çeviri yapýlacak.</p>
<p> Kapitalizme, ataerkil ve cinsiyetçi sisteme, otoriteciliðe ve ýrkçýlýða karþý alternatif ve özgürlükçü toplum  vizyonlarýnýn tartýþýlmaya baþlandýðý günümüzde, konferansýn bu tartýþmalarý zenginleþtireceðini düþünüyoruz. Farklý  sorunlar üzerine odaklanan bireyleri ve inisiyatifleri konferansa davet ediyoruz. Konferansta sunuþtan sonra tartýþma  bölümü de olacak.</p>
<p> Ýstanbul ODTÜ Mezunlarý Derneði<br />
 Elektrik Mühendisleri Odasý (EMO)<br />
 Boðaziçi Gösteri Sanatlarý Topluluðu (BGST) Yayýnlarý</p>
<p> Tarih: 5 Aralýk 2007, Çarþamba, saat: 19:30<br />
 Yer: Ýstanbul ODTÜ Mezunlarý Derneði<br />
 Gazeteciler Sitesi, Haberler Sok. No: 9 Esentepe - Þiþli<br />
 Tel: 0212 274 68 60 web sitesi: <a href="http://www.istodtumd.org" rel="nofollow">http://www.istodtumd.org</a></p>
<p> Tarif: Taksim-4. Levent Metrosunda Gayrettepe duraðýnda indikten sonra Esentepe çýkýþýndan çýkýn (Taksim&#8217;den gelirken  sol taraf); arkanýzý yolun karþý tarafýndaki Denizbank Genel Müdürlüðü binasýna vererek karþýnýzdaki Yazarlar Sokaða,  ardýndan soldan ikinci sokak olan Haberler Sokaða girin. Dernek binasý 9. No&#8217;lu binadýr.</p>
]]></content:encoded>
	</item>
	<item>
		<title>Rumuzyok tarafından</title>
		<link>http://www.derindusunce.org/2007/11/28/kapitalizm-krizde-mi/#comment-7906</link>
		<dc:creator>Rumuzyok</dc:creator>
		<pubDate>Tue, 04 Dec 2007 18:57:53 +0000</pubDate>
		<guid isPermaLink="false">http://www.derindusunce.org/2007/11/28/kapitalizm-krizde-mi/#comment-7906</guid>
		<description>@Mehmet Bey,

Şimdi, marksizm için konuşursak, genel olarak liberalizmin siyasi yönüyle - özgürlükçülük - prensibi ile marksist düşüncenin bir problemi yoktur (ilkelerin kendileri ile yani): Birey özgürlüğü, insanlara baskı yapılmaması, herkesin dilediği şekilde kendi yaşamını organize etme hakkı..vs. Bireyin davranışlarını düzenlemeye ve bireye yön vermeye heveskar olan kesimler cemaatçilerdir (milliyetçiler, yerelciler, köktendinciler, etnikçiler..vs; bu kesimler devletçidirler ya da devlet benzer merkezi bir otoriteyi/aklı araç olarak kullanılar).

Marksizmin liberalizme eleştirisi, iktisadi alandan güç alır; çünkü bakın iktisadi alanda gittikçe az insanın elinde konsantre olmaya başlayan zenginlik, siyasi güce ve genel olarak toplumsal güce tercüme edilecektir. Asıl çatışmanın buradan türediğini söyler marksistler. 
Liberaller ise, özel mülkiyete cevaz verdikleri için, iktisadi alandaki bu potansiyeli ortadan kaldırıp çözemezler: Bir hak silsileri önerirler, icat ederler. 

Ama toplumda aynı dinamikler sürüp gittiği için, hiç bir zaman bu sorunlar tam anlamıyla çözümlenmiş olmazlar. Günün birinde başka bir yerde, başka bir zamanda ve toplumda nüksederler...

Devlete gelince, devlet mülkiyetin bir türevi. Kapitalizm veya herhangi bir sınıflı toplum devletsiz yaşayamaz. AMa çok baskılı, ama az baskılı :-)</description>
		<content:encoded><![CDATA[<p>@Mehmet Bey,</p>
<p>Şimdi, marksizm için konuşursak, genel olarak liberalizmin siyasi yönüyle - özgürlükçülük - prensibi ile marksist düşüncenin bir problemi yoktur (ilkelerin kendileri ile yani): Birey özgürlüğü, insanlara baskı yapılmaması, herkesin dilediği şekilde kendi yaşamını organize etme hakkı..vs. Bireyin davranışlarını düzenlemeye ve bireye yön vermeye heveskar olan kesimler cemaatçilerdir (milliyetçiler, yerelciler, köktendinciler, etnikçiler..vs; bu kesimler devletçidirler ya da devlet benzer merkezi bir otoriteyi/aklı araç olarak kullanılar).</p>
<p>Marksizmin liberalizme eleştirisi, iktisadi alandan güç alır; çünkü bakın iktisadi alanda gittikçe az insanın elinde konsantre olmaya başlayan zenginlik, siyasi güce ve genel olarak toplumsal güce tercüme edilecektir. Asıl çatışmanın buradan türediğini söyler marksistler.<br />
Liberaller ise, özel mülkiyete cevaz verdikleri için, iktisadi alandaki bu potansiyeli ortadan kaldırıp çözemezler: Bir hak silsileri önerirler, icat ederler. </p>
<p>Ama toplumda aynı dinamikler sürüp gittiği için, hiç bir zaman bu sorunlar tam anlamıyla çözümlenmiş olmazlar. Günün birinde başka bir yerde, başka bir zamanda ve toplumda nüksederler&#8230;</p>
<p>Devlete gelince, devlet mülkiyetin bir türevi. Kapitalizm veya herhangi bir sınıflı toplum devletsiz yaşayamaz. AMa çok baskılı, ama az baskılı <img src='http://www.derindusunce.org/wp-includes/images/smilies/icon_smile.gif' alt=':-)' class='wp-smiley' /></p>
]]></content:encoded>
	</item>
	<item>
		<title>MY tarafından</title>
		<link>http://www.derindusunce.org/2007/11/28/kapitalizm-krizde-mi/#comment-7897</link>
		<dc:creator>MY</dc:creator>
		<pubDate>Tue, 04 Dec 2007 16:39:52 +0000</pubDate>
		<guid isPermaLink="false">http://www.derindusunce.org/2007/11/28/kapitalizm-krizde-mi/#comment-7897</guid>
		<description>@RumuzYok,

Uyusturucu gibi konularda da sinir konmali. Ancak sorunlarin çözümlerini tarif etmenin iki yolu var :
1) özgürlükler ve aralarindaki sinirlarin tarifi - Bu sinirlarin karsilikli güç dengeleriyle korunmasi,
2) Bütün sinirlarin bir devlet ideolojisi tarafindan kati bir biçimde tarifi ve koruma görevinin esasen devlet tarafindan yapilmasi.

Devlet kendini din adina (iran gibi) veya modernlik adina (Türkiye gibi) mesru kilabilir. Ama sonuç ayni.
Birinde basörtüsü mecburi, digerinde yasak. Yani neden devlet bizden daha akilli olsun ki?

Bakin uyusturucu konusunda ABD garip bir noktaya geldi, ülkeyi uyusturucudan korumakla görevli devletin içinde bazi senatörler+polis kendilerine komisyon veren üreticilere göz yumarken digerlerine karsi devletin imkanlariyla savas açti.

Bizde de PKK ile mücadele sirasinda isler öyle karisik ki kimin eli kimin cebinde belli degil.

Özetle devlet görevlilerinin diger insanlardan daha erdemli olacagi konusunda bir garanti yok. 

Ekonomik özgürlük kavrami genel özgürlük kavraminin özel bir hali. Doktorlara yaptirilan zorunlu hizmet hatta zorunlu askerlik bile ekonomik özgürlüge vurulmus bir darbe. Insanlarin hayatlarini istedikleri gibi organize etmeleri hakki ellerinden aliniyor, siyasi kaygilarla zamanimiz devlet tarafindan kamulastiriliyor.

Özgürlükleri sinirlamak/dengelemek istemekle sorunlari özgürlüklerden yana çözmek arasinda bir çeliski yok bence. 

Esyanin tabiati dogrultusunda yapilmayan düzenlemeler eninde sonunda yikilir.

Bunun için ne çok baskici bir rejim ne de anarsi huzur getirmez. Özgürlükleri azami noktaya çekmek, devleti asgariye indirmek birer prensip. Degisik zaman ve mekanlarda uygulamalar farkli olabilir. ama bence en iyi prensipler bunlar.</description>
		<content:encoded><![CDATA[<p>@RumuzYok,</p>
<p>Uyusturucu gibi konularda da sinir konmali. Ancak sorunlarin çözümlerini tarif etmenin iki yolu var :<br />
1) özgürlükler ve aralarindaki sinirlarin tarifi - Bu sinirlarin karsilikli güç dengeleriyle korunmasi,<br />
2) Bütün sinirlarin bir devlet ideolojisi tarafindan kati bir biçimde tarifi ve koruma görevinin esasen devlet tarafindan yapilmasi.</p>
<p>Devlet kendini din adina (iran gibi) veya modernlik adina (Türkiye gibi) mesru kilabilir. Ama sonuç ayni.<br />
Birinde basörtüsü mecburi, digerinde yasak. Yani neden devlet bizden daha akilli olsun ki?</p>
<p>Bakin uyusturucu konusunda ABD garip bir noktaya geldi, ülkeyi uyusturucudan korumakla görevli devletin içinde bazi senatörler+polis kendilerine komisyon veren üreticilere göz yumarken digerlerine karsi devletin imkanlariyla savas açti.</p>
<p>Bizde de PKK ile mücadele sirasinda isler öyle karisik ki kimin eli kimin cebinde belli degil.</p>
<p>Özetle devlet görevlilerinin diger insanlardan daha erdemli olacagi konusunda bir garanti yok. </p>
<p>Ekonomik özgürlük kavrami genel özgürlük kavraminin özel bir hali. Doktorlara yaptirilan zorunlu hizmet hatta zorunlu askerlik bile ekonomik özgürlüge vurulmus bir darbe. Insanlarin hayatlarini istedikleri gibi organize etmeleri hakki ellerinden aliniyor, siyasi kaygilarla zamanimiz devlet tarafindan kamulastiriliyor.</p>
<p>Özgürlükleri sinirlamak/dengelemek istemekle sorunlari özgürlüklerden yana çözmek arasinda bir çeliski yok bence. </p>
<p>Esyanin tabiati dogrultusunda yapilmayan düzenlemeler eninde sonunda yikilir.</p>
<p>Bunun için ne çok baskici bir rejim ne de anarsi huzur getirmez. Özgürlükleri azami noktaya çekmek, devleti asgariye indirmek birer prensip. Degisik zaman ve mekanlarda uygulamalar farkli olabilir. ama bence en iyi prensipler bunlar.</p>
]]></content:encoded>
	</item>
	<item>
		<title>Rumuzyok tarafından</title>
		<link>http://www.derindusunce.org/2007/11/28/kapitalizm-krizde-mi/#comment-7893</link>
		<dc:creator>Rumuzyok</dc:creator>
		<pubDate>Tue, 04 Dec 2007 15:18:45 +0000</pubDate>
		<guid isPermaLink="false">http://www.derindusunce.org/2007/11/28/kapitalizm-krizde-mi/#comment-7893</guid>
		<description>&lt;blockquote&gt;Kapitalizm de böyle. Sermayenin ve yatirimin mümkün mertebe özgür olmasindan yanayim. Ama bu özgürlük digerleri gibi baskalarinin özgürlükleriyle sinirli. Is adamlarina ve yatirimcilara VERiLEMEYECEK “özgürlükler” var elbette:

1) çevreyi kirletme,
2) Seçimlere müdahele etme,
3) Silah satmak için savas çikarma,
…..

Liste uzun.&lt;/blockquote&gt;

"Liste" uzun diyorsunuz. Bence, kendinizle çelişkiye düşüyorsunuz; çünkü, özel girişimciliğe sınır getirmeye bir kere kalkarsanız, nerede duracağınızı bilemezsiniz. Öyle liberal fikirler var ki, belki size bile ters gelecektir : "uyuşturucunun serbest satışı" gibi..

Kendi fikrimce, eğitim-sağlık ve sosyal güvenlik sistemi metalaştırılmamalı ve kapitalizme açılmamalıdır. Kısıtlama bu alanlarda kesin ve kati olmalıdır.</description>
		<content:encoded><![CDATA[<blockquote><p>Kapitalizm de böyle. Sermayenin ve yatirimin mümkün mertebe özgür olmasindan yanayim. Ama bu özgürlük digerleri gibi baskalarinin özgürlükleriyle sinirli. Is adamlarina ve yatirimcilara VERiLEMEYECEK “özgürlükler” var elbette:</p>
<p>1) çevreyi kirletme,<br />
2) Seçimlere müdahele etme,<br />
3) Silah satmak için savas çikarma,<br />
…..</p>
<p>Liste uzun.</p></blockquote>
<p>&#8220;Liste&#8221; uzun diyorsunuz. Bence, kendinizle çelişkiye düşüyorsunuz; çünkü, özel girişimciliğe sınır getirmeye bir kere kalkarsanız, nerede duracağınızı bilemezsiniz. Öyle liberal fikirler var ki, belki size bile ters gelecektir : &#8220;uyuşturucunun serbest satışı&#8221; gibi..</p>
<p>Kendi fikrimce, eğitim-sağlık ve sosyal güvenlik sistemi metalaştırılmamalı ve kapitalizme açılmamalıdır. Kısıtlama bu alanlarda kesin ve kati olmalıdır.</p>
]]></content:encoded>
	</item>
	<item>
		<title>MY tarafından</title>
		<link>http://www.derindusunce.org/2007/11/28/kapitalizm-krizde-mi/#comment-7886</link>
		<dc:creator>MY</dc:creator>
		<pubDate>Tue, 04 Dec 2007 11:59:20 +0000</pubDate>
		<guid isPermaLink="false">http://www.derindusunce.org/2007/11/28/kapitalizm-krizde-mi/#comment-7886</guid>
		<description>@RumuzYok,

:-)) Iste arkadaslarla tartismanin en zevkli yani bu bence, RAHATSIZ EDiCi sorularima verdiginiz karsilik aslinda konunun kalbi :

&lt;strong&gt;"Kapitalizm-demokrasi ilişkisi, özsel midir.. Yoksa konjonktürel midir? Kapitalist çıkar demokrasi ile çelişir mi, çelişebilir mi, çelişirse n’olur? "&lt;/strong&gt;

kavramlarin ideolojilestirilmesine karsiyim zira onlari yozlastiriyor, yobazlastiriyor.

Bilim vazgeçilmez iken faydalari sebebiyle ideallestiriliyor, BiLiMCiLiK gelip basimiza bela oluyor.

Kapitalizm de böyle. Sermayenin ve yatirimin mümkün mertebe özgür olmasindan yanayim. Ama bu özgürlük digerleri gibi baskalarinin özgürlükleriyle sinirli. Is adamlarina ve yatirimcilara VERiLEMEYECEK "özgürlükler" var elbette:

1) çevreyi kirletme,
2) Seçimlere müdahele etme,
3) Silah satmak için savas çikarma,
.....

Liste uzun.

Peki bu kontrolü kim garanti edecek? Bilim adamlari? Akademisyen hukukçular? Devlet? Is adamlarinin otokontrolü? &lt;strong&gt;Bir bilim adami devlet memurundan, bir memur ise is adamlarindan daha dürüst ve vatansever olamayacagina göre&lt;/strong&gt; sanirim hepsi. Ve bu güçlerin birinin digerlerine üstün gelip bir diktatörlük kurMAmasi için &lt;strong&gt;demokrasiye ihtiyacimiz var&lt;/strong&gt;. Basta basin özgürlügü, hür seçimler, örgütlenme/dernek-sendika vb kurma, ....

Ama nihaî zafer yok, kötü niyetli insanlar her zaman kestirme yollar bulacaktir, bunu için de toplumda sorumluluk, empati ve dürüstlük gibi duygularin ilerlemesi gerekir. 

Pascal Salin'in sözüyle bitirelim : "Devleti tek mesru kilan sey insandaki siddet dürtüsüdür"</description>
		<content:encoded><![CDATA[<p>@RumuzYok,</p>
<p>:-)) Iste arkadaslarla tartismanin en zevkli yani bu bence, RAHATSIZ EDiCi sorularima verdiginiz karsilik aslinda konunun kalbi :</p>
<p><strong>&#8220;Kapitalizm-demokrasi ilişkisi, özsel midir.. Yoksa konjonktürel midir? Kapitalist çıkar demokrasi ile çelişir mi, çelişebilir mi, çelişirse n’olur? &#8220;</strong></p>
<p>kavramlarin ideolojilestirilmesine karsiyim zira onlari yozlastiriyor, yobazlastiriyor.</p>
<p>Bilim vazgeçilmez iken faydalari sebebiyle ideallestiriliyor, BiLiMCiLiK gelip basimiza bela oluyor.</p>
<p>Kapitalizm de böyle. Sermayenin ve yatirimin mümkün mertebe özgür olmasindan yanayim. Ama bu özgürlük digerleri gibi baskalarinin özgürlükleriyle sinirli. Is adamlarina ve yatirimcilara VERiLEMEYECEK &#8220;özgürlükler&#8221; var elbette:</p>
<p>1) çevreyi kirletme,<br />
2) Seçimlere müdahele etme,<br />
3) Silah satmak için savas çikarma,<br />
&#8230;..</p>
<p>Liste uzun.</p>
<p>Peki bu kontrolü kim garanti edecek? Bilim adamlari? Akademisyen hukukçular? Devlet? Is adamlarinin otokontrolü? <strong>Bir bilim adami devlet memurundan, bir memur ise is adamlarindan daha dürüst ve vatansever olamayacagina göre</strong> sanirim hepsi. Ve bu güçlerin birinin digerlerine üstün gelip bir diktatörlük kurMAmasi için <strong>demokrasiye ihtiyacimiz var</strong>. Basta basin özgürlügü, hür seçimler, örgütlenme/dernek-sendika vb kurma, &#8230;.</p>
<p>Ama nihaî zafer yok, kötü niyetli insanlar her zaman kestirme yollar bulacaktir, bunu için de toplumda sorumluluk, empati ve dürüstlük gibi duygularin ilerlemesi gerekir. </p>
<p>Pascal Salin&#8217;in sözüyle bitirelim : &#8220;Devleti tek mesru kilan sey insandaki siddet dürtüsüdür&#8221;</p>
]]></content:encoded>
	</item>
	<item>
		<title>Rumuzyok tarafından</title>
		<link>http://www.derindusunce.org/2007/11/28/kapitalizm-krizde-mi/#comment-7885</link>
		<dc:creator>Rumuzyok</dc:creator>
		<pubDate>Tue, 04 Dec 2007 11:35:06 +0000</pubDate>
		<guid isPermaLink="false">http://www.derindusunce.org/2007/11/28/kapitalizm-krizde-mi/#comment-7885</guid>
		<description>&lt;blockquote&gt;&lt;em&gt;RAHATSIZ EDiCi SORULAR
1) “Sosyalist” / “koyu sosyal demokrat” diyebilecegimiz bazi kuzey avrupa ülkeleri yakin ideolojilerdeki Güney Amerika ve dogu avrupa ülkelerinin eski hallerine göre neden çok daha iyi yasiyorlar?
2) Kapitalist Fransa ile ABD arasinda isçi haklari bakimindan neden bu kadar fark var?
3) Demokrasi olmadan kapitalizm uygulayan Çin’de iskence ve toplama kamplari devam ediyor. Suç komünizmde mi, kapitalizmde mi? Yoksa çinlilerde mi?
4) Müslüman ülkelerden hangileri kapitalist? Hangileri komünist veya en azindan planli ekonomiden yana? Bunlardan hangisi Türkiye için iyi bir örnek olabilir?&lt;/em&gt;&lt;/blockquote&gt;

Marksizm kapitalizmin üretici-ilerletici yönünü inkar etmez zaten. Onların itirazı kapitalist zenginlik çarklarının işlemesi için, dünyanın bir kısmının aşırı sömürülmesi ve kaynaklarına el konulmasının kapitalizmin dışında bir olgu olarak sunulmasınadır. İdeal bir kapitalizm tahayyül ettikten sonra, batı dünyası dışındaki yerlerdeki sömürgen ilişkileri, kapitalizm-dışı bir şey olarak sunuluyor. Halbuki bu böyle değil, endonezyadaki diktatörlük-fason atölye kapitalizmi ile İskandinav kapitalizmi aynı bütünün parçaları. Birinden diğerine kar transfer ediliyor.



Kapitalizm-demokrasi ilişkisi, özsel midir.. Yoksa konjonktürel midir? Kapitalist çıkar demokrasi ile çelişir mi, çelişebilir mi, çelişirse n'olur? 

Marksistlerin de gündemlerinde bu tür sorular var.. Siz ne dersiniz?:)</description>
		<content:encoded><![CDATA[<blockquote><p><em>RAHATSIZ EDiCi SORULAR<br />
1) “Sosyalist” / “koyu sosyal demokrat” diyebilecegimiz bazi kuzey avrupa ülkeleri yakin ideolojilerdeki Güney Amerika ve dogu avrupa ülkelerinin eski hallerine göre neden çok daha iyi yasiyorlar?<br />
2) Kapitalist Fransa ile ABD arasinda isçi haklari bakimindan neden bu kadar fark var?<br />
3) Demokrasi olmadan kapitalizm uygulayan Çin’de iskence ve toplama kamplari devam ediyor. Suç komünizmde mi, kapitalizmde mi? Yoksa çinlilerde mi?<br />
4) Müslüman ülkelerden hangileri kapitalist? Hangileri komünist veya en azindan planli ekonomiden yana? Bunlardan hangisi Türkiye için iyi bir örnek olabilir?</em></p></blockquote>
<p>Marksizm kapitalizmin üretici-ilerletici yönünü inkar etmez zaten. Onların itirazı kapitalist zenginlik çarklarının işlemesi için, dünyanın bir kısmının aşırı sömürülmesi ve kaynaklarına el konulmasının kapitalizmin dışında bir olgu olarak sunulmasınadır. İdeal bir kapitalizm tahayyül ettikten sonra, batı dünyası dışındaki yerlerdeki sömürgen ilişkileri, kapitalizm-dışı bir şey olarak sunuluyor. Halbuki bu böyle değil, endonezyadaki diktatörlük-fason atölye kapitalizmi ile İskandinav kapitalizmi aynı bütünün parçaları. Birinden diğerine kar transfer ediliyor.</p>
<p>Kapitalizm-demokrasi ilişkisi, özsel midir.. Yoksa konjonktürel midir? Kapitalist çıkar demokrasi ile çelişir mi, çelişebilir mi, çelişirse n&#8217;olur? </p>
<p>Marksistlerin de gündemlerinde bu tür sorular var.. Siz ne dersiniz?:)</p>
]]></content:encoded>
	</item>
	<item>
		<title>fuatogl tarafından</title>
		<link>http://www.derindusunce.org/2007/11/28/kapitalizm-krizde-mi/#comment-7882</link>
		<dc:creator>fuatogl</dc:creator>
		<pubDate>Tue, 04 Dec 2007 10:00:06 +0000</pubDate>
		<guid isPermaLink="false">http://www.derindusunce.org/2007/11/28/kapitalizm-krizde-mi/#comment-7882</guid>
		<description>&lt;blockquote&gt;Neo-muhafazakarlık, özünde sınıfsal bir hareket, zaten yıllardır yerel iktidar odaklarıyla iç içe olmuş İslamcılığın burjuvalaşma çabasından başka birşey değil.&lt;/blockquote&gt;
Çok doğru demişiniz Balbazar. Durum bence de aynen bu. Bu alttan gelen yeni baskının yukarıdaki yapıyı çatlatma seslerini de anlayamama gibi bir durum var memlekette. Türban, laiklik, çağdaşlık vs. sesleri bu şeylerin biraz da ideolojik varolma biçimi olmuş.
Kapitalizm genişliyor, terbiye ediyor kendine göre, farkında değiller :)</description>
		<content:encoded><![CDATA[<blockquote><p>Neo-muhafazakarlık, özünde sınıfsal bir hareket, zaten yıllardır yerel iktidar odaklarıyla iç içe olmuş İslamcılığın burjuvalaşma çabasından başka birşey değil.</p></blockquote>
<p>Çok doğru demişiniz Balbazar. Durum bence de aynen bu. Bu alttan gelen yeni baskının yukarıdaki yapıyı çatlatma seslerini de anlayamama gibi bir durum var memlekette. Türban, laiklik, çağdaşlık vs. sesleri bu şeylerin biraz da ideolojik varolma biçimi olmuş.<br />
Kapitalizm genişliyor, terbiye ediyor kendine göre, farkında değiller <img src='http://www.derindusunce.org/wp-includes/images/smilies/icon_smile.gif' alt=':)' class='wp-smiley' /></p>
]]></content:encoded>
	</item>
	<item>
		<title>Rumuzyok tarafından</title>
		<link>http://www.derindusunce.org/2007/11/28/kapitalizm-krizde-mi/#comment-7873</link>
		<dc:creator>Rumuzyok</dc:creator>
		<pubDate>Tue, 04 Dec 2007 08:23:38 +0000</pubDate>
		<guid isPermaLink="false">http://www.derindusunce.org/2007/11/28/kapitalizm-krizde-mi/#comment-7873</guid>
		<description>&lt;em&gt;Söyledikleriniz dogrudur ama “Suçlu Kapitalizm” dersek kapitalizmin olmadigi yerlerde sömürü de daha az olmali.&lt;/em&gt;

@Mehmet Bey,

Kapitalizmi eleştirenler, tek suçlu kapitalizmdir demiyor zaten. Üretim biçime göre, farklı sömürü biçimleri vardır, kapitalizminkisi de kendisine özgüdür.
Kapitalizmi sizin söylediğinzi tarzda, diğer "azap" vermeyen bir sistem olmasının nedeni, üreticilerin mülkiyete sahip olmamasıdır, bu nedenle, üreticiler üzerinde cebir-şiddet uygulanmasına gerek yoktur.</description>
		<content:encoded><![CDATA[<p><em>Söyledikleriniz dogrudur ama “Suçlu Kapitalizm” dersek kapitalizmin olmadigi yerlerde sömürü de daha az olmali.</em></p>
<p>@Mehmet Bey,</p>
<p>Kapitalizmi eleştirenler, tek suçlu kapitalizmdir demiyor zaten. Üretim biçime göre, farklı sömürü biçimleri vardır, kapitalizminkisi de kendisine özgüdür.<br />
Kapitalizmi sizin söylediğinzi tarzda, diğer &#8220;azap&#8221; vermeyen bir sistem olmasının nedeni, üreticilerin mülkiyete sahip olmamasıdır, bu nedenle, üreticiler üzerinde cebir-şiddet uygulanmasına gerek yoktur.</p>
]]></content:encoded>
	</item>
	<item>
		<title>Balbazar tarafından</title>
		<link>http://www.derindusunce.org/2007/11/28/kapitalizm-krizde-mi/#comment-7872</link>
		<dc:creator>Balbazar</dc:creator>
		<pubDate>Tue, 04 Dec 2007 04:21:07 +0000</pubDate>
		<guid isPermaLink="false">http://www.derindusunce.org/2007/11/28/kapitalizm-krizde-mi/#comment-7872</guid>
		<description>Muharrem Yar, neo-muhafazakarlığın bu tavrının eskiden kalma küçük bir refleks olduğunu düşünmüyorum. 

Neo-muhafazakarlık, özünde sınıfsal bir hareket, zaten yıllardır yerel iktidar odaklarıyla iç içe olmuş İslamcılığın burjuvalaşma çabasından başka birşey değil.

Bundan dolayı, sosyoekonomik farklılıkların müslüman ortak kimliğiyle kamufle edilip, ekonomik çelişkileri yumuşatma görevinin tamamen sadaka, yardım, din kardeşliği gibi kavramlarla ekonomik iktidar sahiplerinin ahlakına bırakılması amaçlanıyor. 

Bir nevi, bireyselleşmeden kapitalistleşme çabası da diyebiliriz.</description>
		<content:encoded><![CDATA[<p>Muharrem Yar, neo-muhafazakarlığın bu tavrının eskiden kalma küçük bir refleks olduğunu düşünmüyorum. </p>
<p>Neo-muhafazakarlık, özünde sınıfsal bir hareket, zaten yıllardır yerel iktidar odaklarıyla iç içe olmuş İslamcılığın burjuvalaşma çabasından başka birşey değil.</p>
<p>Bundan dolayı, sosyoekonomik farklılıkların müslüman ortak kimliğiyle kamufle edilip, ekonomik çelişkileri yumuşatma görevinin tamamen sadaka, yardım, din kardeşliği gibi kavramlarla ekonomik iktidar sahiplerinin ahlakına bırakılması amaçlanıyor. </p>
<p>Bir nevi, bireyselleşmeden kapitalistleşme çabası da diyebiliriz.</p>
]]></content:encoded>
	</item>
	<item>
		<title>Balbazar tarafından</title>
		<link>http://www.derindusunce.org/2007/11/28/kapitalizm-krizde-mi/#comment-7871</link>
		<dc:creator>Balbazar</dc:creator>
		<pubDate>Tue, 04 Dec 2007 04:05:01 +0000</pubDate>
		<guid isPermaLink="false">http://www.derindusunce.org/2007/11/28/kapitalizm-krizde-mi/#comment-7871</guid>
		<description>M. Yılmaz'ın dediklerini aile içi şiddette tercüme edelim: (1) Suçlu aile kurumu değildir, (2) Aile kurumunun olmadığı kadın erkek ilişkilerinde şiddet daha fazladır, (3) Şiddet, aile kurumunun düzeltemeyeceği bir şeydir, koca psikopat olduktan sonra aile kurumu ne yapsın? 

Bunlara dayanarak da, tıpkı yukarıdaki yazı ve M. Yılmaz'ın kapitalizm hususunda yaptığı gibi, temel konumumuzu aile kurumunu korumaya endeksleyip şiddete hiç dokunmayarak, aile kurumunun kendi içinde şiddet sorununu çözeceğini savlayabilir, şiddetin lafını edenleri de aile kurumunu yıkmaya çalışmakla itham edebiliriz (ironiye bakın ki, mevcut muhafazakar tavır aşağı yukarı gerçekten de bu).

Sonuçta, ancak ak ve kara var. Kapitalizm ak, komünizm kara, hak, hukuk, eşitlik dediniz mi karasınız. Bitti.

"Bakın, kapitalist rejimler sosyal demokratik  kazanımlara izin veriyor" diye kapitalizm aklayıp, o kazanımlara tamamıyla aykırı politikaları savunuyorsunuz. Bizim savunduğumuz, o kazanımların, onlarda, bizde ve her yerde, sürekli ve artarak pratiğe geçirilmesi için çaba sarfedilmesi gerektiğinden başka birşey değil.

Nasıl, kadının temel hakları, kocanın karakterine bırakılacak kadar basit ve önemsiz değilse, çalışanın emeği, yoksulun hakkı da kapitalistin insafına, ahlakına bırakılacak kadar basit değil. Kul hakkını kula yedirtmemek için elbette mücadele etmek gerekiyor. "Kendi haline bırakalım, yoluna girer" gibi "Darwinist" yaklaşımlar pek çalışmıyor ne yazık ki.

Bu arada, Kuzey Avrupa ile Güney Amerika arasındaki temel fark birincinin sömürmüş, ikincinin sömürülmüş olması. Sömürülenin daha adil denge noktalarına kendi iç dinamikleriyle ulaşması ise, sömüreninkine göre çok daha zor.</description>
		<content:encoded><![CDATA[<p>M. Yılmaz&#8217;ın dediklerini aile içi şiddette tercüme edelim: (1) Suçlu aile kurumu değildir, (2) Aile kurumunun olmadığı kadın erkek ilişkilerinde şiddet daha fazladır, (3) Şiddet, aile kurumunun düzeltemeyeceği bir şeydir, koca psikopat olduktan sonra aile kurumu ne yapsın? </p>
<p>Bunlara dayanarak da, tıpkı yukarıdaki yazı ve M. Yılmaz&#8217;ın kapitalizm hususunda yaptığı gibi, temel konumumuzu aile kurumunu korumaya endeksleyip şiddete hiç dokunmayarak, aile kurumunun kendi içinde şiddet sorununu çözeceğini savlayabilir, şiddetin lafını edenleri de aile kurumunu yıkmaya çalışmakla itham edebiliriz (ironiye bakın ki, mevcut muhafazakar tavır aşağı yukarı gerçekten de bu).</p>
<p>Sonuçta, ancak ak ve kara var. Kapitalizm ak, komünizm kara, hak, hukuk, eşitlik dediniz mi karasınız. Bitti.</p>
<p>&#8220;Bakın, kapitalist rejimler sosyal demokratik  kazanımlara izin veriyor&#8221; diye kapitalizm aklayıp, o kazanımlara tamamıyla aykırı politikaları savunuyorsunuz. Bizim savunduğumuz, o kazanımların, onlarda, bizde ve her yerde, sürekli ve artarak pratiğe geçirilmesi için çaba sarfedilmesi gerektiğinden başka birşey değil.</p>
<p>Nasıl, kadının temel hakları, kocanın karakterine bırakılacak kadar basit ve önemsiz değilse, çalışanın emeği, yoksulun hakkı da kapitalistin insafına, ahlakına bırakılacak kadar basit değil. Kul hakkını kula yedirtmemek için elbette mücadele etmek gerekiyor. &#8220;Kendi haline bırakalım, yoluna girer&#8221; gibi &#8220;Darwinist&#8221; yaklaşımlar pek çalışmıyor ne yazık ki.</p>
<p>Bu arada, Kuzey Avrupa ile Güney Amerika arasındaki temel fark birincinin sömürmüş, ikincinin sömürülmüş olması. Sömürülenin daha adil denge noktalarına kendi iç dinamikleriyle ulaşması ise, sömüreninkine göre çok daha zor.</p>
]]></content:encoded>
	</item>
	<item>
		<title>Mehmet Yılmaz tarafından</title>
		<link>http://www.derindusunce.org/2007/11/28/kapitalizm-krizde-mi/#comment-7811</link>
		<dc:creator>Mehmet Yılmaz</dc:creator>
		<pubDate>Mon, 03 Dec 2007 23:24:15 +0000</pubDate>
		<guid isPermaLink="false">http://www.derindusunce.org/2007/11/28/kapitalizm-krizde-mi/#comment-7811</guid>
		<description>@RumuzYok,

Söyledikleriniz dogrudur ama &lt;em&gt;&lt;strong&gt;"Suçlu Kapitalizm" &lt;/strong&gt;&lt;/em&gt;dersek kapitalizmin olmadigi yerlerde sömürü de daha az olmali.

Kanaatimce kapitalizmi düzeltemeyecegi bazi isler için suçluyoruz. Bir devlet &lt;strong&gt;hukuk devleti&lt;/strong&gt; olmadan ister kapitalist olsun isterse anti-kapitalist ne fark eder? 

Komünist ülkelerde kapitalistlerin oynadigi &lt;strong&gt;"tecavüzcü Coskun"&lt;/strong&gt; rolünü devlet oynamiyor mu?

Demek ki sömürü ve genel olarak kul hakki ihlâli konusunda kapitalizm etkisiz eleman. 

Yani kapital ister özel olsun isterse kamusallastirilmis olsun, &lt;strong&gt;"kötü emellere"&lt;/strong&gt; alet edilebilir.

Ahlaken zayiflamis toplumlarin bireyleri nefislerine yenik düserek kötü isler yapiyorlar. Bunu o &lt;strong&gt;ülkenin bayraginin renklerine baglamak ne kadar yanlis ise ekonomik modeline baglamak da o derecede yanlis bence &lt;/strong&gt;: ABD'de de komünist ülkelerde de tecavüz, pedofili, uyusturucu ticareti, fuhus.... var.

RAHATSIZ EDiCi SORULAR
1) &lt;strong&gt;"Sosyalist" / "koyu sosyal demokrat" &lt;/strong&gt;diyebilecegimiz bazi kuzey avrupa ülkeleri yakin ideolojilerdeki Güney Amerika ve dogu avrupa ülkelerinin eski hallerine göre neden çok daha iyi yasiyorlar?
2) Kapitalist Fransa ile ABD arasinda &lt;strong&gt;isçi haklari bakimindan&lt;/strong&gt; neden bu kadar fark var?
3) Demokrasi olmadan kapitalizm uygulayan Çin'de iskence ve toplama kamplari devam ediyor. &lt;strong&gt;Suç komünizmde mi, kapitalizmde mi? Yoksa çinlilerde mi?&lt;/strong&gt;
4) Müslüman ülkelerden hangileri kapitalist? Hangileri komünist veya en azindan planli ekonomiden yana? &lt;strong&gt;Bunlardan hangisi Türkiye için iyi bir örnek olabilir?&lt;/strong&gt;

Dostlukla</description>
		<content:encoded><![CDATA[<p>@RumuzYok,</p>
<p>Söyledikleriniz dogrudur ama <em><strong>&#8220;Suçlu Kapitalizm&#8221; </strong></em>dersek kapitalizmin olmadigi yerlerde sömürü de daha az olmali.</p>
<p>Kanaatimce kapitalizmi düzeltemeyecegi bazi isler için suçluyoruz. Bir devlet <strong>hukuk devleti</strong> olmadan ister kapitalist olsun isterse anti-kapitalist ne fark eder? </p>
<p>Komünist ülkelerde kapitalistlerin oynadigi <strong>&#8220;tecavüzcü Coskun&#8221;</strong> rolünü devlet oynamiyor mu?</p>
<p>Demek ki sömürü ve genel olarak kul hakki ihlâli konusunda kapitalizm etkisiz eleman. </p>
<p>Yani kapital ister özel olsun isterse kamusallastirilmis olsun, <strong>&#8220;kötü emellere&#8221;</strong> alet edilebilir.</p>
<p>Ahlaken zayiflamis toplumlarin bireyleri nefislerine yenik düserek kötü isler yapiyorlar. Bunu o <strong>ülkenin bayraginin renklerine baglamak ne kadar yanlis ise ekonomik modeline baglamak da o derecede yanlis bence </strong>: ABD&#8217;de de komünist ülkelerde de tecavüz, pedofili, uyusturucu ticareti, fuhus&#8230;. var.</p>
<p>RAHATSIZ EDiCi SORULAR<br />
1) <strong>&#8220;Sosyalist&#8221; / &#8220;koyu sosyal demokrat&#8221; </strong>diyebilecegimiz bazi kuzey avrupa ülkeleri yakin ideolojilerdeki Güney Amerika ve dogu avrupa ülkelerinin eski hallerine göre neden çok daha iyi yasiyorlar?<br />
2) Kapitalist Fransa ile ABD arasinda <strong>isçi haklari bakimindan</strong> neden bu kadar fark var?<br />
3) Demokrasi olmadan kapitalizm uygulayan Çin&#8217;de iskence ve toplama kamplari devam ediyor. <strong>Suç komünizmde mi, kapitalizmde mi? Yoksa çinlilerde mi?</strong><br />
4) Müslüman ülkelerden hangileri kapitalist? Hangileri komünist veya en azindan planli ekonomiden yana? <strong>Bunlardan hangisi Türkiye için iyi bir örnek olabilir?</strong></p>
<p>Dostlukla</p>
]]></content:encoded>
	</item>
	<item>
		<title>Rumuzyok tarafından</title>
		<link>http://www.derindusunce.org/2007/11/28/kapitalizm-krizde-mi/#comment-7803</link>
		<dc:creator>Rumuzyok</dc:creator>
		<pubDate>Mon, 03 Dec 2007 20:50:11 +0000</pubDate>
		<guid isPermaLink="false">http://www.derindusunce.org/2007/11/28/kapitalizm-krizde-mi/#comment-7803</guid>
		<description>&lt;blockquote&gt;&lt;em&gt;Liberal ekonomi ne yazik ki sömürü ve ve isçilerin ezilmesi ile es anlamli olarak kullaniliyor. Oysa sömürünün ve emegin ezilmesinin rejimi, dini, milleti ve irki olmaz. Müslüman olmakla beraber devletçi, merkeziyetçi ve planli ekonomiler uygulamis olan Misir, Irak gibi ülkelere bakin, komünist Rusya, eski ve yeni Çin, … Bunlarin hiç biri emege ABD’den daha fazla saygi göstermedi.&lt;/em&gt;&lt;/blockquote&gt;

Aman üstad, kapitalizmi fazla allayıp pulluyorsunuz. Kapitalizm-emek ilişkisinde pembe bir tablo çizmişsiniz.

Doğu Asya'da, Doğu Avrupa'da liberal ekonomiciler işçilerin canını çıkarıyorlar. Çalışma saatleri çok yüksek ve ücretler çok düşük. Ülkemizdeki durum da malum.

Geçmişte (bugün ?) Batı ülkelerinde de, kapitalizm emeğin canını okumuştur: 3-5 yaşındaki çocuklar tezgahlarda çalıştırılmıştır. Grevcilerin üzerine ateş açılmıştır.. Vs vs...</description>
		<content:encoded><![CDATA[<blockquote><p><em>Liberal ekonomi ne yazik ki sömürü ve ve isçilerin ezilmesi ile es anlamli olarak kullaniliyor. Oysa sömürünün ve emegin ezilmesinin rejimi, dini, milleti ve irki olmaz. Müslüman olmakla beraber devletçi, merkeziyetçi ve planli ekonomiler uygulamis olan Misir, Irak gibi ülkelere bakin, komünist Rusya, eski ve yeni Çin, … Bunlarin hiç biri emege ABD’den daha fazla saygi göstermedi.</em></p></blockquote>
<p>Aman üstad, kapitalizmi fazla allayıp pulluyorsunuz. Kapitalizm-emek ilişkisinde pembe bir tablo çizmişsiniz.</p>
<p>Doğu Asya&#8217;da, Doğu Avrupa&#8217;da liberal ekonomiciler işçilerin canını çıkarıyorlar. Çalışma saatleri çok yüksek ve ücretler çok düşük. Ülkemizdeki durum da malum.</p>
<p>Geçmişte (bugün ?) Batı ülkelerinde de, kapitalizm emeğin canını okumuştur: 3-5 yaşındaki çocuklar tezgahlarda çalıştırılmıştır. Grevcilerin üzerine ateş açılmıştır.. Vs vs&#8230;</p>
]]></content:encoded>
	</item>
	<item>
		<title>Mehmet Yılmaz tarafından</title>
		<link>http://www.derindusunce.org/2007/11/28/kapitalizm-krizde-mi/#comment-7784</link>
		<dc:creator>Mehmet Yılmaz</dc:creator>
		<pubDate>Mon, 03 Dec 2007 07:31:20 +0000</pubDate>
		<guid isPermaLink="false">http://www.derindusunce.org/2007/11/28/kapitalizm-krizde-mi/#comment-7784</guid>
		<description>Sayin Muharrem Yar,

"sendika, gosteri, isci hakki gibi sol kavramlar" neden acaba kapitalist ülkelerde daha iyi savunuluyor? 

Siz hiç komünist bir ülkede grev yapildigini duydunuz mu? 

Liberal ekonomi ne yazik ki sömürü ve ve isçilerin ezilmesi ile es anlamli olarak kullaniliyor. Oysa sömürünün ve emegin ezilmesinin rejimi, dini, milleti ve irki olmaz. Müslüman olmakla beraber devletçi, merkeziyetçi ve planli ekonomiler uygulamis olan Misir, Irak gibi ülkelere bakin, komünist Rusya, eski ve yeni Çin, ... Bunlarin hiç biri emege ABD'den daha fazla saygi göstermedi.

Türkiye'de de memur sendikalarinin YASAK oldugu dönemleri ve kimin neyi neden yasakladigina bakarsaniz inanilmaz bilgiler bulabilirsiniz.

Dostlukla</description>
		<content:encoded><![CDATA[<p>Sayin Muharrem Yar,</p>
<p>&#8220;sendika, gosteri, isci hakki gibi sol kavramlar&#8221; neden acaba kapitalist ülkelerde daha iyi savunuluyor? </p>
<p>Siz hiç komünist bir ülkede grev yapildigini duydunuz mu? </p>
<p>Liberal ekonomi ne yazik ki sömürü ve ve isçilerin ezilmesi ile es anlamli olarak kullaniliyor. Oysa sömürünün ve emegin ezilmesinin rejimi, dini, milleti ve irki olmaz. Müslüman olmakla beraber devletçi, merkeziyetçi ve planli ekonomiler uygulamis olan Misir, Irak gibi ülkelere bakin, komünist Rusya, eski ve yeni Çin, &#8230; Bunlarin hiç biri emege ABD&#8217;den daha fazla saygi göstermedi.</p>
<p>Türkiye&#8217;de de memur sendikalarinin YASAK oldugu dönemleri ve kimin neyi neden yasakladigina bakarsaniz inanilmaz bilgiler bulabilirsiniz.</p>
<p>Dostlukla</p>
]]></content:encoded>
	</item>
	<item>
		<title>muharrem yar tarafından</title>
		<link>http://www.derindusunce.org/2007/11/28/kapitalizm-krizde-mi/#comment-7736</link>
		<dc:creator>muharrem yar</dc:creator>
		<pubDate>Sun, 02 Dec 2007 23:31:24 +0000</pubDate>
		<guid isPermaLink="false">http://www.derindusunce.org/2007/11/28/kapitalizm-krizde-mi/#comment-7736</guid>
		<description>balbazar'a katiliyorum. Gercekten de kendilerini "muhafazakar demokrat" olarak tanimlayan kesimin sendika, gosteri, isci hakki gibi sol kavramlara bir de demokrasi adina karsi cikmalari inanilir gibi degil. Bu belki de 50lerde basin ve muhalefet uzerinde totaliter rejimleri aratmayan baskilar uygulayan (hapise atilan gazeteciler) DP iktidarindan kalan reflekslerin bir sonucu.</description>
		<content:encoded><![CDATA[<p>balbazar&#8217;a katiliyorum. Gercekten de kendilerini &#8220;muhafazakar demokrat&#8221; olarak tanimlayan kesimin sendika, gosteri, isci hakki gibi sol kavramlara bir de demokrasi adina karsi cikmalari inanilir gibi degil. Bu belki de 50lerde basin ve muhalefet uzerinde totaliter rejimleri aratmayan baskilar uygulayan (hapise atilan gazeteciler) DP iktidarindan kalan reflekslerin bir sonucu.</p>
]]></content:encoded>
	</item>
</channel>
</rss>

