<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	>
<channel>
	<title>Büyüklere Masallar I: Araplar Osmanlı&#8217;ya İhanet Etti yazısına yapılan yorumlar</title>
	<atom:link href="http://www.derindusunce.org/2007/11/23/buyuklere-masallar-i-araplar-osmanliya-ihanet-etti/feed" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://www.derindusunce.org/2007/11/23/buyuklere-masallar-i-araplar-osmanliya-ihanet-etti/</link>
	<description>Grup platformu</description>
	<pubDate>Sun, 12 Feb 2012 12:36:04 +0000</pubDate>
	<generator>http://wordpress.org/?v=2.6.2</generator>
		<item>
		<title>sevim tarafından</title>
		<link>http://www.derindusunce.org/2007/11/23/buyuklere-masallar-i-araplar-osmanliya-ihanet-etti/#comment-82429</link>
		<dc:creator>sevim</dc:creator>
		<pubDate>Fri, 19 Aug 2011 01:17:33 +0000</pubDate>
		<guid isPermaLink="false">http://www.derindusunce.org/2007/11/23/buyuklere-masallar-i-araplar-osmanliya-ihanet-etti/#comment-82429</guid>
		<description>http://www.taraf.com.tr/ayse-hur/makale-cemal-pasa-ve-arap-milliyetciligi.htm</description>
		<content:encoded><![CDATA[<p><a href="http://www.taraf.com.tr/ayse-hur/makale-cemal-pasa-ve-arap-milliyetciligi.htm" rel="nofollow">http://www.taraf.com.tr/ayse-hur/makale-cemal-pasa-ve-arap-milliyetciligi.htm</a></p>
]]></content:encoded>
	</item>
	<item>
		<title>Ahmet TACEMEN tarafından</title>
		<link>http://www.derindusunce.org/2007/11/23/buyuklere-masallar-i-araplar-osmanliya-ihanet-etti/#comment-69727</link>
		<dc:creator>Ahmet TACEMEN</dc:creator>
		<pubDate>Mon, 18 Apr 2011 12:26:43 +0000</pubDate>
		<guid isPermaLink="false">http://www.derindusunce.org/2007/11/23/buyuklere-masallar-i-araplar-osmanliya-ihanet-etti/#comment-69727</guid>
		<description>Ergenekon mahpuslarına hürmetle ithaf edilir

İHANET TÜRKE NEKADAR YAKIN

Türk, karanlık güçlerin hükmünde, ihanete uğrayacağını, bilmektedir. İhanet, Türkün kösteğidir. İhanet, Türkün bileklerine kelepçedir: 

Kul Mustafam daim söyler özünden
Gaziler de cenk eylemiş yolundan
Koyuverin Türkü bilek demirinden
Boyuna küffarı ururum demiş
(Kayıkçı Kul Mustafa. 17. asır)

Trablusgarp Harbi (1911-1912) vesilesiyle yaktığı bir destanda; Türk, ihaneti bildiğini, daha geniş bir şekilde, şöyle itiraf etmektedir:

Trablusgarpın halin bilirim
Nasıl verildiğin size söylerim
Emir olsa verenleri ururum
Ciğerim battı kaldı narın içinde

İhaneti biliyor değil mi? Hem de nasıl biliyor! Yine de, şehit olacaklar, ihaneti bile bile ölüme gidiyor; gazi olacaklar, tekrar gazaya girmek, ya şehit, ya gazi olmak için, bile bile ölümden dönüyor. ... “En Büyük Asker, Bizim Asker!”.
Türkün düşmanı, hainler kâfi olsalar da, bunun için, Türkün devletine, bir defada son veremiyor. Düşman, hainlere Türk devletini bitirtmek için, evvelâ Türkü; diline, dinine, tarihine, ananelerine yabancılaştırtıyor; sonra Türkün vatanını, parça parça yağmalatıyor...

Trablusgarpı görenler metheylesin
Gördüğü şeyleri biraz söylesin
Vatan gitti buna millet neylesin
Aciz kaldı nice canlar içinde

Kahreden de, halk şairinin “Vatan gitti, buna millet neylesin?”, demesi; devleti öylesine anmadan, geçmesi. ...
Eğer arkadaşını, can karındaşını; Libya çöllerinde, Trablusgarpda şehit veren gazi için, oraları vatansa; bağrından o şehitleri, gazileri veren millet için, oraları vatan değil midir? 
Trablusta, Kadim Türk Sahası aksisedaları, vatan için, son namelerde, belki son kez boğumlanıyor:

Kırmızı Kaleyi elde ettiler
Kızıl Kaleyi de topa tuttular
Gürcü Camii şerifi harap ettiler
Nice canlar kaldı harap içinde

Bakınız “Kırmızı Kale “ ve “Kızıl Kale” tabirlerinde şu “kızıl” ve “kırmızı” sözlerinin kullanılışlarına! Bu sözlerin kullanılış zamanlarında en azından on asır ara var ve onların kadimlikleriyle ölçülürler o kalelerin eskilikleri. 
Yine de, bu asırlar yerin dibine batsınlar; Trablusta Kızıl Kaleye, Kırmızı Kaleye, sahip çıkamadıksa! Bir de onların, “Hangi kalemize sahip çıkabildik?” babında; Kars Kalesine, Edirne Kalesine çağrışımları yok mu? ... :

Yedi kat derlerdi Karsın kalası
Sattılar Moskofa tez elden gitti

Trablusgarp, İtalyana resmen, satıldı; aynen Şarki Rumelinin, bir buçuk milyon marka, Bulgara satıldığı gibi. Bedevi elbiseleri giydirilerek, Arap çöllerinden, Libyaya gönderilenler; hep, bu vatan parçasını daha pahalıya satmak için, ölüme gönderildiler:

Bir buçuk milyona vatan verildi
Kahrolsun asiler dünya içinde

“Asiler”, yani vatan menfaatlerini, Kabala İttifakı menfaatleri için sattıran, satan; vatansızlar, devletsizler; millete, vatana, devlete ihanet eden hainler! ...
İhanetten sonra, Trablusta her yer, herkes perişan! “Cami, ibadet yeridir, düşman camii hedef almaz, diye, oraya sığınan çoluk çocuğun üzerine yıkılan “Gürcü Camii Şerifi”! ...
Bir bakınız, bizim can Gürcüler nerede, Trablusgarpdeki Gürcü Camii nerede?! Şimdi anladınız mı, neden hepimizin evvelâ Türk olduğumuzu; neden gazimizin, buralara “Vatan” dediğini; neden oraları için, ölmeğe hazır olduğunu? ...
Türkün elinden ne gelir, vatan için şehit olmaktan, gazi olmaktan başka? Sarıkamış, Yemen, Çanakkalede “Öl!” dediler de, ölmedik mi? Üç yüz, dört yüz, beş yüz bin tane öldük. Söylenenler bu kadar. Vatanın istikbali olan yüz elli bin ihtiyat subayımızı, devletimize bu günkü karanlığı yaşatmak için, Çanakkalede öldürtmediler mi... Biz “Öl!” dedikleri yerlerde, öldük de; hainler, Çanakkale Zaferinden üç gün sonra, vatanı, yabana peşkeş çekmediler mi?
Türkün elinden ne gelir, emre itaat edip, şehit olmaktan, gazi olmaktan, başka?!

Trablusgarpın halin bilirim
Nasıl verildiğin size söylerim
Emir olsa verenleri ururum
Ciğerim battı kaldı narın içinde

İşte bu kadar; “Emir olsa verenleri ururum!”. ... Emir olmadan, Türk vuramaz; bilekleri kelepçe vuruludur. Aslında muharebede düşmanı vurmamak için, emir verilmez, emir alınmaz. Bu böyle bilinir. Ama bir aması var ki, yalnız şehitlerin, mübarek kemiklerini değil; sağ kalanların da, akçe kemiklerini, sızım sızım sızlatır:

Çok söylersem dillerimi keserler
Dâra çekip beni ipe asarlar
Düşman gelir bütün bana bakarlar
Dilin cürmü kaldı zindan içinde
(Esen A.Ş., Anadolu Destanları. Ankara 1991)

“Dilin cürmü kaldı zindan içinde!”. Burada Türkün faciası hat safhada; bütün o karmaşık teferruatlarıyla, gözlerimizin önünde! “Düşman gelir bütün bana bakarlar”! ...
Darağacına gitmek tamam da, darağacında can çekişirken yahut “mapus damında” ömür yıpratırken; hainlerin yığın yığın acır gibi bana bakıp; hapishanede çürümemden, darağacında sallanmamdan; zevk almaları yok mu? 
Tattırtmam holan hainlere bu zevki! Düşmanı, harpte de olsa, emir olmadan, bundan vurmuyorum. Yığın yığın hainlerin gözleri önünde can çekiştirmek için, yığın yığın hainlerin gözleri önünde hapishanede delirmek için, eğer kurban olunacaksa; vatana, millete kurban olmaya hazır Türk; hainlere neden kurban olsun ki?!
Şimdi düşmanı, Türkün neden “urmadığını” anladınız mı? Paşaların, albayların; Ermeni komitalarını, PKK mekkârelerini kuşattıklarında; emir aldıklarında, sessiz, sedasız ablukayı neden kaldırdıklarını; birkaç ay sonra da, neden kahrolup öldüklerini, anladınız mı? ...

Hey hey
Düşman geldi
Tabur tabur dizildi
Alnımıza kara yazı çizildi ...
............................................
Dr. Ahmet TACEMEN. 17 Nisan 2011</description>
		<content:encoded><![CDATA[<p>Ergenekon mahpuslarına hürmetle ithaf edilir</p>
<p>İHANET TÜRKE NEKADAR YAKIN</p>
<p>Türk, karanlık güçlerin hükmünde, ihanete uğrayacağını, bilmektedir. İhanet, Türkün kösteğidir. İhanet, Türkün bileklerine kelepçedir: </p>
<p>Kul Mustafam daim söyler özünden<br />
Gaziler de cenk eylemiş yolundan<br />
Koyuverin Türkü bilek demirinden<br />
Boyuna küffarı ururum demiş<br />
(Kayıkçı Kul Mustafa. 17. asır)</p>
<p>Trablusgarp Harbi (1911-1912) vesilesiyle yaktığı bir destanda; Türk, ihaneti bildiğini, daha geniş bir şekilde, şöyle itiraf etmektedir:</p>
<p>Trablusgarpın halin bilirim<br />
Nasıl verildiğin size söylerim<br />
Emir olsa verenleri ururum<br />
Ciğerim battı kaldı narın içinde</p>
<p>İhaneti biliyor değil mi? Hem de nasıl biliyor! Yine de, şehit olacaklar, ihaneti bile bile ölüme gidiyor; gazi olacaklar, tekrar gazaya girmek, ya şehit, ya gazi olmak için, bile bile ölümden dönüyor. &#8230; “En Büyük Asker, Bizim Asker!”.<br />
Türkün düşmanı, hainler kâfi olsalar da, bunun için, Türkün devletine, bir defada son veremiyor. Düşman, hainlere Türk devletini bitirtmek için, evvelâ Türkü; diline, dinine, tarihine, ananelerine yabancılaştırtıyor; sonra Türkün vatanını, parça parça yağmalatıyor&#8230;</p>
<p>Trablusgarpı görenler metheylesin<br />
Gördüğü şeyleri biraz söylesin<br />
Vatan gitti buna millet neylesin<br />
Aciz kaldı nice canlar içinde</p>
<p>Kahreden de, halk şairinin “Vatan gitti, buna millet neylesin?”, demesi; devleti öylesine anmadan, geçmesi. &#8230;<br />
Eğer arkadaşını, can karındaşını; Libya çöllerinde, Trablusgarpda şehit veren gazi için, oraları vatansa; bağrından o şehitleri, gazileri veren millet için, oraları vatan değil midir?<br />
Trablusta, Kadim Türk Sahası aksisedaları, vatan için, son namelerde, belki son kez boğumlanıyor:</p>
<p>Kırmızı Kaleyi elde ettiler<br />
Kızıl Kaleyi de topa tuttular<br />
Gürcü Camii şerifi harap ettiler<br />
Nice canlar kaldı harap içinde</p>
<p>Bakınız “Kırmızı Kale “ ve “Kızıl Kale” tabirlerinde şu “kızıl” ve “kırmızı” sözlerinin kullanılışlarına! Bu sözlerin kullanılış zamanlarında en azından on asır ara var ve onların kadimlikleriyle ölçülürler o kalelerin eskilikleri.<br />
Yine de, bu asırlar yerin dibine batsınlar; Trablusta Kızıl Kaleye, Kırmızı Kaleye, sahip çıkamadıksa! Bir de onların, “Hangi kalemize sahip çıkabildik?” babında; Kars Kalesine, Edirne Kalesine çağrışımları yok mu? &#8230; :</p>
<p>Yedi kat derlerdi Karsın kalası<br />
Sattılar Moskofa tez elden gitti</p>
<p>Trablusgarp, İtalyana resmen, satıldı; aynen Şarki Rumelinin, bir buçuk milyon marka, Bulgara satıldığı gibi. Bedevi elbiseleri giydirilerek, Arap çöllerinden, Libyaya gönderilenler; hep, bu vatan parçasını daha pahalıya satmak için, ölüme gönderildiler:</p>
<p>Bir buçuk milyona vatan verildi<br />
Kahrolsun asiler dünya içinde</p>
<p>“Asiler”, yani vatan menfaatlerini, Kabala İttifakı menfaatleri için sattıran, satan; vatansızlar, devletsizler; millete, vatana, devlete ihanet eden hainler! &#8230;<br />
İhanetten sonra, Trablusta her yer, herkes perişan! “Cami, ibadet yeridir, düşman camii hedef almaz, diye, oraya sığınan çoluk çocuğun üzerine yıkılan “Gürcü Camii Şerifi”! &#8230;<br />
Bir bakınız, bizim can Gürcüler nerede, Trablusgarpdeki Gürcü Camii nerede?! Şimdi anladınız mı, neden hepimizin evvelâ Türk olduğumuzu; neden gazimizin, buralara “Vatan” dediğini; neden oraları için, ölmeğe hazır olduğunu? &#8230;<br />
Türkün elinden ne gelir, vatan için şehit olmaktan, gazi olmaktan başka? Sarıkamış, Yemen, Çanakkalede “Öl!” dediler de, ölmedik mi? Üç yüz, dört yüz, beş yüz bin tane öldük. Söylenenler bu kadar. Vatanın istikbali olan yüz elli bin ihtiyat subayımızı, devletimize bu günkü karanlığı yaşatmak için, Çanakkalede öldürtmediler mi&#8230; Biz “Öl!” dedikleri yerlerde, öldük de; hainler, Çanakkale Zaferinden üç gün sonra, vatanı, yabana peşkeş çekmediler mi?<br />
Türkün elinden ne gelir, emre itaat edip, şehit olmaktan, gazi olmaktan, başka?!</p>
<p>Trablusgarpın halin bilirim<br />
Nasıl verildiğin size söylerim<br />
Emir olsa verenleri ururum<br />
Ciğerim battı kaldı narın içinde</p>
<p>İşte bu kadar; “Emir olsa verenleri ururum!”. &#8230; Emir olmadan, Türk vuramaz; bilekleri kelepçe vuruludur. Aslında muharebede düşmanı vurmamak için, emir verilmez, emir alınmaz. Bu böyle bilinir. Ama bir aması var ki, yalnız şehitlerin, mübarek kemiklerini değil; sağ kalanların da, akçe kemiklerini, sızım sızım sızlatır:</p>
<p>Çok söylersem dillerimi keserler<br />
Dâra çekip beni ipe asarlar<br />
Düşman gelir bütün bana bakarlar<br />
Dilin cürmü kaldı zindan içinde<br />
(Esen A.Ş., Anadolu Destanları. Ankara 1991)</p>
<p>“Dilin cürmü kaldı zindan içinde!”. Burada Türkün faciası hat safhada; bütün o karmaşık teferruatlarıyla, gözlerimizin önünde! “Düşman gelir bütün bana bakarlar”! &#8230;<br />
Darağacına gitmek tamam da, darağacında can çekişirken yahut “mapus damında” ömür yıpratırken; hainlerin yığın yığın acır gibi bana bakıp; hapishanede çürümemden, darağacında sallanmamdan; zevk almaları yok mu?<br />
Tattırtmam holan hainlere bu zevki! Düşmanı, harpte de olsa, emir olmadan, bundan vurmuyorum. Yığın yığın hainlerin gözleri önünde can çekiştirmek için, yığın yığın hainlerin gözleri önünde hapishanede delirmek için, eğer kurban olunacaksa; vatana, millete kurban olmaya hazır Türk; hainlere neden kurban olsun ki?!<br />
Şimdi düşmanı, Türkün neden “urmadığını” anladınız mı? Paşaların, albayların; Ermeni komitalarını, PKK mekkârelerini kuşattıklarında; emir aldıklarında, sessiz, sedasız ablukayı neden kaldırdıklarını; birkaç ay sonra da, neden kahrolup öldüklerini, anladınız mı? &#8230;</p>
<p>Hey hey<br />
Düşman geldi<br />
Tabur tabur dizildi<br />
Alnımıza kara yazı çizildi &#8230;<br />
&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;..<br />
Dr. Ahmet TACEMEN. 17 Nisan 2011</p>
]]></content:encoded>
	</item>
	<item>
		<title>ali yardım tarafından</title>
		<link>http://www.derindusunce.org/2007/11/23/buyuklere-masallar-i-araplar-osmanliya-ihanet-etti/#comment-63005</link>
		<dc:creator>ali yardım</dc:creator>
		<pubDate>Mon, 10 Jan 2011 15:54:55 +0000</pubDate>
		<guid isPermaLink="false">http://www.derindusunce.org/2007/11/23/buyuklere-masallar-i-araplar-osmanliya-ihanet-etti/#comment-63005</guid>
		<description>şerif hüseyin devlet-i aliye'ye ihanet etmiştir. ingiliz propagandasına alet olmuştur. bu ihanetin meşruiyetini de, bu hareketi hilafete değil, "bozkurda tapacak kadar turancılıkla meşbu" olan ittihatçılara karşı yaptığını söyleyerek edinmiştir. bununla beraber sunusiler ve reşidiler bzimle beraber savaşmışlardır. 
ortadoğu coğrafyasında hegemonya kurabilmek isteyenlerin, yapması gereken en önemli hamle Türk ile Arabı düşman düşman hale getirmekti. ve bunu ikili bir propaganda ile başardılar. bugün Arap deyince bizim aklımıza şerif hüseyin, Türk deyince Arapların aklına cemal paşa geliyor.
Arap milliyetçiliği "Osmanlı" karşıtlığı üzerine kuruldu. aslında bu garipsenecek bir şey değil, çünkü Osmanlı hakimiyeti altındaki bir milletin;istikalini kazandığı zaman, milliyetçilik kurgusunu önceki egemene karşı konumlandırması anlaşılabilir. Türkiyede ise kemalist milliyetçilik aynısını yapmıştı, yani kendini "Osmanlı antitezi" olarak konumlandırmıştı. ama bu milliyetçilik halk arasında tutmadı, çünkü biz batıya karşı mücadele vererek milli devletimizi kurmuştuk, ve Osmanlıda bir Türk devletiydi. bu yüzden Türkiye'deki ana akım milliyetçilik, baasçılıktan farklı bir karakter aldı. Türk baasçılığı ise ulusalcılık olarak devam ediyor. bizdeki milliyetçilik antikomunist ve İslam'a yakın iken, baasçılık "arap sosyalizmi" ni de içine alır ve İslama laisist olarak yaklaşır(ama işine gelince İslami sembolleri kullanır)
ezcümle baasçılar ve kemalistler birbirine çok benzerler. en büyük   benzerlikleri ise; Ortadoğuda batılı bir hegemonyanın kurulması için dizayn edilmelerindedir</description>
		<content:encoded><![CDATA[<p>şerif hüseyin devlet-i aliye&#8217;ye ihanet etmiştir. ingiliz propagandasına alet olmuştur. bu ihanetin meşruiyetini de, bu hareketi hilafete değil, &#8220;bozkurda tapacak kadar turancılıkla meşbu&#8221; olan ittihatçılara karşı yaptığını söyleyerek edinmiştir. bununla beraber sunusiler ve reşidiler bzimle beraber savaşmışlardır.<br />
ortadoğu coğrafyasında hegemonya kurabilmek isteyenlerin, yapması gereken en önemli hamle Türk ile Arabı düşman düşman hale getirmekti. ve bunu ikili bir propaganda ile başardılar. bugün Arap deyince bizim aklımıza şerif hüseyin, Türk deyince Arapların aklına cemal paşa geliyor.<br />
Arap milliyetçiliği &#8220;Osmanlı&#8221; karşıtlığı üzerine kuruldu. aslında bu garipsenecek bir şey değil, çünkü Osmanlı hakimiyeti altındaki bir milletin;istikalini kazandığı zaman, milliyetçilik kurgusunu önceki egemene karşı konumlandırması anlaşılabilir. Türkiyede ise kemalist milliyetçilik aynısını yapmıştı, yani kendini &#8220;Osmanlı antitezi&#8221; olarak konumlandırmıştı. ama bu milliyetçilik halk arasında tutmadı, çünkü biz batıya karşı mücadele vererek milli devletimizi kurmuştuk, ve Osmanlıda bir Türk devletiydi. bu yüzden Türkiye&#8217;deki ana akım milliyetçilik, baasçılıktan farklı bir karakter aldı. Türk baasçılığı ise ulusalcılık olarak devam ediyor. bizdeki milliyetçilik antikomunist ve İslam&#8217;a yakın iken, baasçılık &#8220;arap sosyalizmi&#8221; ni de içine alır ve İslama laisist olarak yaklaşır(ama işine gelince İslami sembolleri kullanır)<br />
ezcümle baasçılar ve kemalistler birbirine çok benzerler. en büyük   benzerlikleri ise; Ortadoğuda batılı bir hegemonyanın kurulması için dizayn edilmelerindedir</p>
]]></content:encoded>
	</item>
	<item>
		<title>Takpteyim Hocam tarafından</title>
		<link>http://www.derindusunce.org/2007/11/23/buyuklere-masallar-i-araplar-osmanliya-ihanet-etti/#comment-62974</link>
		<dc:creator>Takpteyim Hocam</dc:creator>
		<pubDate>Mon, 10 Jan 2011 07:28:49 +0000</pubDate>
		<guid isPermaLink="false">http://www.derindusunce.org/2007/11/23/buyuklere-masallar-i-araplar-osmanliya-ihanet-etti/#comment-62974</guid>
		<description>Elinize sağlık,şöyle bir şey var ki!O zamanki Araplar ihanet etmiş olsaydı bile benim için hiçbir şey değişmezdi.Çünkü Allah derki eğer siz İslam'ı yaşamasanız ben sizin yerinize İslam'ı yaşayan bir topluluk getiririm.(Muhammed 38)Yani insanlar sadece kendi yaptıklarından mesuller genellenemezler.Ayrıca biz de de felaket ırkçılar var,ama çok şükür şimdi 'ümmet' fikrini savunanlar çoğaldı.Ben de önce milliyetçiliği savunan daha sonra Aamallah'ın izniyle İslam kardeşliğinin ne olduğunu anlamış birisiyim.Ve inanıyorum ki,Allah bizim zamanımızdaki insanları İslam'ı yaşayan bir topluluk haline getirecek.Bu araplar içinde geçerli olabilirdi.Önce ırkçılığa düşüp daha sonra yeni nesil kendini düzeltiyor olabilir,en azından benim gördüğüm araplar öyle.nacizane fikrim...Allah der ki:HUCURÂT - 10: (Celal Yıldırım) Mü'minler ancak kardeştirler. O halde iki kardeşinizin arasını düzeltin. Allah'tan korkun ki merhamete lâyık görülesiniz ...</description>
		<content:encoded><![CDATA[<p>Elinize sağlık,şöyle bir şey var ki!O zamanki Araplar ihanet etmiş olsaydı bile benim için hiçbir şey değişmezdi.Çünkü Allah derki eğer siz İslam&#8217;ı yaşamasanız ben sizin yerinize İslam&#8217;ı yaşayan bir topluluk getiririm.(Muhammed 38)Yani insanlar sadece kendi yaptıklarından mesuller genellenemezler.Ayrıca biz de de felaket ırkçılar var,ama çok şükür şimdi &#8216;ümmet&#8217; fikrini savunanlar çoğaldı.Ben de önce milliyetçiliği savunan daha sonra Aamallah&#8217;ın izniyle İslam kardeşliğinin ne olduğunu anlamış birisiyim.Ve inanıyorum ki,Allah bizim zamanımızdaki insanları İslam&#8217;ı yaşayan bir topluluk haline getirecek.Bu araplar içinde geçerli olabilirdi.Önce ırkçılığa düşüp daha sonra yeni nesil kendini düzeltiyor olabilir,en azından benim gördüğüm araplar öyle.nacizane fikrim&#8230;Allah der ki:HUCURÂT - 10: (Celal Yıldırım) Mü&#8217;minler ancak kardeştirler. O halde iki kardeşinizin arasını düzeltin. Allah&#8217;tan korkun ki merhamete lâyık görülesiniz &#8230;</p>
]]></content:encoded>
	</item>
	<item>
		<title>Mustafa Akbaş tarafından</title>
		<link>http://www.derindusunce.org/2007/11/23/buyuklere-masallar-i-araplar-osmanliya-ihanet-etti/#comment-51915</link>
		<dc:creator>Mustafa Akbaş</dc:creator>
		<pubDate>Tue, 08 Jun 2010 14:46:30 +0000</pubDate>
		<guid isPermaLink="false">http://www.derindusunce.org/2007/11/23/buyuklere-masallar-i-araplar-osmanliya-ihanet-etti/#comment-51915</guid>
		<description>Osmanlinin hakimiyeti altinda olan bütün milletler Osmanliya karsi savasmistir ve bu Osmanlinin sonu olmustur. Aziz Yilmaz Beyin Ifade ettigi gibi *&lt;strong&gt; Halkların kendi kaderini tayin hakkı diye bir şey vardır*&lt;/strong&gt; Suudi Araplarin Osmanliya karsi savastigi gibi Libyali Araplar Italyanlara karsi , Cezayirli Araplar Fransizlara karsi, Fasli Araplar Ispanyollara karsi savasmislardir.  Gecmis Tarihi olaylari oldugu gibi yani ceryan ettigi gibi görmek gerekir. Olaylari sonradan önyargi ile yorumlamak kimsenin faydasina olmaz.</description>
		<content:encoded><![CDATA[<p>Osmanlinin hakimiyeti altinda olan bütün milletler Osmanliya karsi savasmistir ve bu Osmanlinin sonu olmustur. Aziz Yilmaz Beyin Ifade ettigi gibi *<strong> Halkların kendi kaderini tayin hakkı diye bir şey vardır*</strong> Suudi Araplarin Osmanliya karsi savastigi gibi Libyali Araplar Italyanlara karsi , Cezayirli Araplar Fransizlara karsi, Fasli Araplar Ispanyollara karsi savasmislardir.  Gecmis Tarihi olaylari oldugu gibi yani ceryan ettigi gibi görmek gerekir. Olaylari sonradan önyargi ile yorumlamak kimsenin faydasina olmaz.</p>
]]></content:encoded>
	</item>
	<item>
		<title>aziz yılmaz tarafından</title>
		<link>http://www.derindusunce.org/2007/11/23/buyuklere-masallar-i-araplar-osmanliya-ihanet-etti/#comment-51908</link>
		<dc:creator>aziz yılmaz</dc:creator>
		<pubDate>Tue, 08 Jun 2010 11:25:47 +0000</pubDate>
		<guid isPermaLink="false">http://www.derindusunce.org/2007/11/23/buyuklere-masallar-i-araplar-osmanliya-ihanet-etti/#comment-51908</guid>
		<description>idolleştirme olacaktı.</description>
		<content:encoded><![CDATA[<p>idolleştirme olacaktı.</p>
]]></content:encoded>
	</item>
	<item>
		<title>aziz yılmaz tarafından</title>
		<link>http://www.derindusunce.org/2007/11/23/buyuklere-masallar-i-araplar-osmanliya-ihanet-etti/#comment-51907</link>
		<dc:creator>aziz yılmaz</dc:creator>
		<pubDate>Tue, 08 Jun 2010 11:23:20 +0000</pubDate>
		<guid isPermaLink="false">http://www.derindusunce.org/2007/11/23/buyuklere-masallar-i-araplar-osmanliya-ihanet-etti/#comment-51907</guid>
		<description>Ayrıca,

&lt;blockquote&gt;Memluklardan bahsediliyor sanırım. Memluklar ya da Kölemenler devşirme değil Türktü ve Haçlıları o coğrafyadan, Yakın Doğu’dan çıkardılar. Yani yanlış bir tespit değil.&lt;/blockquote&gt;

Memluklular ya da Selçuklu Türkler'i... Haçlıları o coğrafyadan çıkarmış olanların konumuzla ilgisi nedir?Gerçi farklı tarih kaynakları,Haçlıları püskürten güçlerin etnik kökenleri hakkında farklı yorumlara açık.Örneğin o dönemde yünetici elitlerin Safavi'lerden oluştuğunu doğrulayan pek çok kaynak var.Selçuklu hükümdarlarının İran menşei isimlerle-Keykubat,Keyhüsrev vb-anılmaları basit bir tesadüf ya da özenti olmasa gerek.Hatta Selahattin i Eyyübi'nin("Eyyübi" birşeyler çağrıştırıyor olsa gerektir)Kürt olduğu rivayet edilir.Her neyse burada amaç Haçlılar'ı hangi cengaver milletin o topraklardan kovduğunu kanıtlamak değil amacım.

Ancak "o coğrafya"dedikleri yerde Araplar'ın esamesi yoksa-ki böyle bir algıya işaret eden yorumlar mevcut-peki bu durumda Araplar'ın bu olaydan ötürü ne tür bir minnet borcu olabilir acaba?Öyle ya,yerleşik halk Türkler,İmparatorluk yine Türkler'in elinde,yöneticiler Türk,savaşanlar Türk...İyi güzel de Araplar nerede:)Adları sanları duyulmuyor ama üzerlerine maaşallah bir vefa borcudur yükleniyor.Ve bu da "yanlış olmayan bir tesbit"olarak kabul görüyor.Ortalıkta hiç görülmemeleri ve çorbada hiç tuzları olmamalarına karşın demekki "hayali Araplar" uğruna birileri kılıç sallamış oluyor.Bilemiyorum,tarihi böylesi sübjektif yargılar üzerine kurmak ne kadar doğru.

İkinci husus,devşirme dediğimiz olay Osmanlı dönemine tekabül ediyor,Haçlı Olayları ise Selçuklu döneminde geçiyor.Bu detayın da atlanmaması gerektiğini düşünüyorum.Zira tarihsel olgulara ışık tutarken toplumsal evrimlerin,gelişim ve değişim süreçlerinin yerli yerine oturtarak tartışılması icap eder.Aksi takdirde tarih bilimi,"kahramanlar"ve "hainler"den oluşan birer masal kurgusuna dönüşmeye devam eder.</description>
		<content:encoded><![CDATA[<p>Ayrıca,</p>
<blockquote><p>Memluklardan bahsediliyor sanırım. Memluklar ya da Kölemenler devşirme değil Türktü ve Haçlıları o coğrafyadan, Yakın Doğu’dan çıkardılar. Yani yanlış bir tespit değil.</p></blockquote>
<p>Memluklular ya da Selçuklu Türkler&#8217;i&#8230; Haçlıları o coğrafyadan çıkarmış olanların konumuzla ilgisi nedir?Gerçi farklı tarih kaynakları,Haçlıları püskürten güçlerin etnik kökenleri hakkında farklı yorumlara açık.Örneğin o dönemde yünetici elitlerin Safavi&#8217;lerden oluştuğunu doğrulayan pek çok kaynak var.Selçuklu hükümdarlarının İran menşei isimlerle-Keykubat,Keyhüsrev vb-anılmaları basit bir tesadüf ya da özenti olmasa gerek.Hatta Selahattin i Eyyübi&#8217;nin(&#8221;Eyyübi&#8221; birşeyler çağrıştırıyor olsa gerektir)Kürt olduğu rivayet edilir.Her neyse burada amaç Haçlılar&#8217;ı hangi cengaver milletin o topraklardan kovduğunu kanıtlamak değil amacım.</p>
<p>Ancak &#8220;o coğrafya&#8221;dedikleri yerde Araplar&#8217;ın esamesi yoksa-ki böyle bir algıya işaret eden yorumlar mevcut-peki bu durumda Araplar&#8217;ın bu olaydan ötürü ne tür bir minnet borcu olabilir acaba?Öyle ya,yerleşik halk Türkler,İmparatorluk yine Türkler&#8217;in elinde,yöneticiler Türk,savaşanlar Türk&#8230;İyi güzel de Araplar nerede:)Adları sanları duyulmuyor ama üzerlerine maaşallah bir vefa borcudur yükleniyor.Ve bu da &#8220;yanlış olmayan bir tesbit&#8221;olarak kabul görüyor.Ortalıkta hiç görülmemeleri ve çorbada hiç tuzları olmamalarına karşın demekki &#8220;hayali Araplar&#8221; uğruna birileri kılıç sallamış oluyor.Bilemiyorum,tarihi böylesi sübjektif yargılar üzerine kurmak ne kadar doğru.</p>
<p>İkinci husus,devşirme dediğimiz olay Osmanlı dönemine tekabül ediyor,Haçlı Olayları ise Selçuklu döneminde geçiyor.Bu detayın da atlanmaması gerektiğini düşünüyorum.Zira tarihsel olgulara ışık tutarken toplumsal evrimlerin,gelişim ve değişim süreçlerinin yerli yerine oturtarak tartışılması icap eder.Aksi takdirde tarih bilimi,&#8221;kahramanlar&#8221;ve &#8220;hainler&#8221;den oluşan birer masal kurgusuna dönüşmeye devam eder.</p>
]]></content:encoded>
	</item>
	<item>
		<title>aziz yılmaz tarafından</title>
		<link>http://www.derindusunce.org/2007/11/23/buyuklere-masallar-i-araplar-osmanliya-ihanet-etti/#comment-51902</link>
		<dc:creator>aziz yılmaz</dc:creator>
		<pubDate>Tue, 08 Jun 2010 10:03:45 +0000</pubDate>
		<guid isPermaLink="false">http://www.derindusunce.org/2007/11/23/buyuklere-masallar-i-araplar-osmanliya-ihanet-etti/#comment-51902</guid>
		<description>Sayın SQ,

Önce bir noktaya açıklık getireyim.Benim ideolojilerin varlığına bir itirazım yok,taraf olma duygusuna da diyeceğim yok.Dikkat çekmeye çalıştığım husus,ideolojilerin belirli bir noktadan sonra katı yargılara dönüşmeMemesi gerektiği.

Bu açıdan idelojiler kaçınılmaz gibi görünüyor.İnsanların beklentilerine karşılık aradığı düşünsel bir araçtır sonuçta."Taraf olma"duygusu da öyle;kişi veya birey kendisi için "doğru olanı" ararken/seçerken pekala "taraf"olabilir.

Sanırım görüşlerinize atıfta bulunurken bunu kısmen hatalı dile getirdim.Sizin de bir ideolojiye sahip olmanız ya da taraf olmanız aslında anlşılır bir durumdur ve gayet doğaldır.

Lakin,ideolojiler şayet birbiriyle çarpışacak denli bir karşıtlık üzerine bina ediliyorsa orada sorun başlayacak demektir.Ben ağırlıklı olarak bu noktaya dikkat çekmeye çalışmıştım.Zira siz şu an yönetilmekte olduğumuz Cumhuriyete eleştiri yapıldığında bunun karşısına otomatikman Osmanlıyı ya da dini koyarak tartışıyorsunuz.Keza Kemalizmden bahsedilince de karşısına Gülen Cemaatini,konu Atatürk şahsında odelleştirmeyse Fetullah Gülen devreye giriyor.

İşta bu algı biçimi bana hatalı geliyor.Zira eleştiri konusu olan bir sistemi/ideolojiyi/rejimi doğrudan başka bir kötü örnek üzerinden eşleştirmek bana pek mantıklı ve tutarlı gelmiyor.Bana göre doğru olanı,konuların bir bütün içerisinde tartışılabilmesidir.Dolayısıyla metod buysa tartışmadan bir sonuç çıkar.Ama her koşulda senin ideolojin benim ideolojim diye çarpıştırılacaksa bu rekabetten çok da sağlıklı sonuçlar çıkmaz.

Gelelim sizin ideolojik ve taraflı bulduğunuz Mustafa Akyol'un sözlerine.Bana soracak olursanız alıntıladığınız bölümlerde ziyadesiyle ideolojik tavır var ve evet bir taraf olgusu da yadsınamaz.Ancak kişinin ideolojisi veya tarafı olduğu dünya görüşünden çok "neler söylediği"ilgilendirir beni.Söylediklerini yanlışlayacak bir argümanım yoksa kişinin ideolojisini sorgulamam mesela.Ha,bunu liberalizm adına mı söylemiş,sosyalizm adına mı yoksa din adına mı?Önemli olan fikrin doğruluğu/yanlışlığıdır.

Bundan hareketle izninizle bir alıntı da ben yapayım Mustafa Akyol'dan.Sizin de yaptığınız bir alıntı.

&lt;blockquote&gt;Bunlar, Türk’ü dininden, dilinden, tarihinden, kimliğinden koparmaya uğraştılar. Dahası, onu bin yıldır birlikte kardeşçe yaşadığı halklara düşman etmeye kalktılar. Kürtler’e karşı inkâr ve tahakküm, Araplar’a karşı nefret ve aşağılama körüklediler.&lt;/blockquote&gt;

Akyol'un kimleri veya hangi rejimi kasdettiğini sanırım söylemeye gerek yok.

Peki yere göğe sığdırılamayan Cumhuriyet rejiminin tüm yukarıda anlatılanlardan daha farklı geliştiğini söyleyebilir misiniz?Osmanlıyı,AKP'yi,müslümanlığı,Gülen'i vs yi bir anlığına olaya dahil etmeden"hayır şurası hatalıdır/yanlıştır"diyebilecek misiniz?E peki gerçekleri ifade etttiği halde hangi "tarafta" durduğuna mı odaklanlanmalıyız.</description>
		<content:encoded><![CDATA[<p>Sayın SQ,</p>
<p>Önce bir noktaya açıklık getireyim.Benim ideolojilerin varlığına bir itirazım yok,taraf olma duygusuna da diyeceğim yok.Dikkat çekmeye çalıştığım husus,ideolojilerin belirli bir noktadan sonra katı yargılara dönüşmeMemesi gerektiği.</p>
<p>Bu açıdan idelojiler kaçınılmaz gibi görünüyor.İnsanların beklentilerine karşılık aradığı düşünsel bir araçtır sonuçta.&#8221;Taraf olma&#8221;duygusu da öyle;kişi veya birey kendisi için &#8220;doğru olanı&#8221; ararken/seçerken pekala &#8220;taraf&#8221;olabilir.</p>
<p>Sanırım görüşlerinize atıfta bulunurken bunu kısmen hatalı dile getirdim.Sizin de bir ideolojiye sahip olmanız ya da taraf olmanız aslında anlşılır bir durumdur ve gayet doğaldır.</p>
<p>Lakin,ideolojiler şayet birbiriyle çarpışacak denli bir karşıtlık üzerine bina ediliyorsa orada sorun başlayacak demektir.Ben ağırlıklı olarak bu noktaya dikkat çekmeye çalışmıştım.Zira siz şu an yönetilmekte olduğumuz Cumhuriyete eleştiri yapıldığında bunun karşısına otomatikman Osmanlıyı ya da dini koyarak tartışıyorsunuz.Keza Kemalizmden bahsedilince de karşısına Gülen Cemaatini,konu Atatürk şahsında odelleştirmeyse Fetullah Gülen devreye giriyor.</p>
<p>İşta bu algı biçimi bana hatalı geliyor.Zira eleştiri konusu olan bir sistemi/ideolojiyi/rejimi doğrudan başka bir kötü örnek üzerinden eşleştirmek bana pek mantıklı ve tutarlı gelmiyor.Bana göre doğru olanı,konuların bir bütün içerisinde tartışılabilmesidir.Dolayısıyla metod buysa tartışmadan bir sonuç çıkar.Ama her koşulda senin ideolojin benim ideolojim diye çarpıştırılacaksa bu rekabetten çok da sağlıklı sonuçlar çıkmaz.</p>
<p>Gelelim sizin ideolojik ve taraflı bulduğunuz Mustafa Akyol&#8217;un sözlerine.Bana soracak olursanız alıntıladığınız bölümlerde ziyadesiyle ideolojik tavır var ve evet bir taraf olgusu da yadsınamaz.Ancak kişinin ideolojisi veya tarafı olduğu dünya görüşünden çok &#8220;neler söylediği&#8221;ilgilendirir beni.Söylediklerini yanlışlayacak bir argümanım yoksa kişinin ideolojisini sorgulamam mesela.Ha,bunu liberalizm adına mı söylemiş,sosyalizm adına mı yoksa din adına mı?Önemli olan fikrin doğruluğu/yanlışlığıdır.</p>
<p>Bundan hareketle izninizle bir alıntı da ben yapayım Mustafa Akyol&#8217;dan.Sizin de yaptığınız bir alıntı.</p>
<blockquote><p>Bunlar, Türk’ü dininden, dilinden, tarihinden, kimliğinden koparmaya uğraştılar. Dahası, onu bin yıldır birlikte kardeşçe yaşadığı halklara düşman etmeye kalktılar. Kürtler’e karşı inkâr ve tahakküm, Araplar’a karşı nefret ve aşağılama körüklediler.</p></blockquote>
<p>Akyol&#8217;un kimleri veya hangi rejimi kasdettiğini sanırım söylemeye gerek yok.</p>
<p>Peki yere göğe sığdırılamayan Cumhuriyet rejiminin tüm yukarıda anlatılanlardan daha farklı geliştiğini söyleyebilir misiniz?Osmanlıyı,AKP&#8217;yi,müslümanlığı,Gülen&#8217;i vs yi bir anlığına olaya dahil etmeden&#8221;hayır şurası hatalıdır/yanlıştır&#8221;diyebilecek misiniz?E peki gerçekleri ifade etttiği halde hangi &#8220;tarafta&#8221; durduğuna mı odaklanlanmalıyız.</p>
]]></content:encoded>
	</item>
	<item>
		<title>Cengiz Cebi tarafından</title>
		<link>http://www.derindusunce.org/2007/11/23/buyuklere-masallar-i-araplar-osmanliya-ihanet-etti/#comment-51882</link>
		<dc:creator>Cengiz Cebi</dc:creator>
		<pubDate>Mon, 07 Jun 2010 21:47:35 +0000</pubDate>
		<guid isPermaLink="false">http://www.derindusunce.org/2007/11/23/buyuklere-masallar-i-araplar-osmanliya-ihanet-etti/#comment-51882</guid>
		<description>&lt;strong&gt;"Araplar Osmanlı'ya ihanet etti"&lt;/strong&gt;

İhanet, ihanet, ihanet...

Ne 'münbit' bir söz.

Birisine açıkça sövmek ayıp kaçacaksa "hain" deyiver gitsin.

'Meşru' şekilde sövmüş olursun.

Sövmenin ispatı olmaz.

Söversin işte.

İşin ilginci dindeki "kafir"in de "hain"e yakın bir anlamı var.

Yani bir bakıma kafir de olmuş oluyor hainler.

Ben tezimde ısrarcıyım:

Kemalizm tartışmasız şekilde bir islam mezhebidir.

Mensupları için sapkın değil, düpedüzgün bir mezheptir.</description>
		<content:encoded><![CDATA[<p><strong>&#8220;Araplar Osmanlı&#8217;ya ihanet etti&#8221;</strong></p>
<p>İhanet, ihanet, ihanet&#8230;</p>
<p>Ne &#8216;münbit&#8217; bir söz.</p>
<p>Birisine açıkça sövmek ayıp kaçacaksa &#8220;hain&#8221; deyiver gitsin.</p>
<p>&#8216;Meşru&#8217; şekilde sövmüş olursun.</p>
<p>Sövmenin ispatı olmaz.</p>
<p>Söversin işte.</p>
<p>İşin ilginci dindeki &#8220;kafir&#8221;in de &#8220;hain&#8221;e yakın bir anlamı var.</p>
<p>Yani bir bakıma kafir de olmuş oluyor hainler.</p>
<p>Ben tezimde ısrarcıyım:</p>
<p>Kemalizm tartışmasız şekilde bir islam mezhebidir.</p>
<p>Mensupları için sapkın değil, düpedüzgün bir mezheptir.</p>
]]></content:encoded>
	</item>
	<item>
		<title>Ekrem Senai tarafından</title>
		<link>http://www.derindusunce.org/2007/11/23/buyuklere-masallar-i-araplar-osmanliya-ihanet-etti/#comment-51861</link>
		<dc:creator>Ekrem Senai</dc:creator>
		<pubDate>Mon, 07 Jun 2010 13:47:37 +0000</pubDate>
		<guid isPermaLink="false">http://www.derindusunce.org/2007/11/23/buyuklere-masallar-i-araplar-osmanliya-ihanet-etti/#comment-51861</guid>
		<description>&lt;blockquote&gt;Memluklardan bahsediliyor sanırım. Memluklar ya da Kölemenler devşirme değil Türktü ve Haçlıları o coğrafyadan, Yakın Doğu’dan çıkardılar. Yani yanlış bir tespit değil. 

Osmanlı’da medeniyet anlayışı bir zaman sonra gerçekten de Türklük üzerine kurulmuştur. Arapları rahatsız eden önemli noktalardan biri de budur.&lt;/blockquote&gt;
Haklısınız. Osmanlı'yı Türkleşmek batırmıştır.</description>
		<content:encoded><![CDATA[<blockquote><p>Memluklardan bahsediliyor sanırım. Memluklar ya da Kölemenler devşirme değil Türktü ve Haçlıları o coğrafyadan, Yakın Doğu’dan çıkardılar. Yani yanlış bir tespit değil. </p>
<p>Osmanlı’da medeniyet anlayışı bir zaman sonra gerçekten de Türklük üzerine kurulmuştur. Arapları rahatsız eden önemli noktalardan biri de budur.</p></blockquote>
<p>Haklısınız. Osmanlı&#8217;yı Türkleşmek batırmıştır.</p>
]]></content:encoded>
	</item>
	<item>
		<title>Ekrem Senai tarafından</title>
		<link>http://www.derindusunce.org/2007/11/23/buyuklere-masallar-i-araplar-osmanliya-ihanet-etti/#comment-51860</link>
		<dc:creator>Ekrem Senai</dc:creator>
		<pubDate>Mon, 07 Jun 2010 13:45:38 +0000</pubDate>
		<guid isPermaLink="false">http://www.derindusunce.org/2007/11/23/buyuklere-masallar-i-araplar-osmanliya-ihanet-etti/#comment-51860</guid>
		<description>&lt;blockquote&gt;Yolum düşmedi ama akademik makalelere bakınca pek öyle toz pembe görmüyor aydınlar, Osmanlı Oryantalizmi diyorlar daha ne desinler?&lt;/blockquote&gt;
Haklısınız. Osmanlı'yı sevmemelerinde İttihatçıların rolü büyüktür. O zamanki Arap muhalefetin hedefi hep İttihatçılardır. Bana, CHP'nin Doğu'daki Jakoben tavrını hatırlatıyor. Yöneten-yönetilen halklar vurgusu ve özellikle ittihatçı paşaların "dinsiz" görüntüsü olsa gerek tepkinin sebebi. 
Arapça'ya girmiş Türkçe bir kelime var: "Tuz". Araplar bunu "umrumda değil!" anlamında kullanıyorlar, kaba bir söz. Osmanlı vergi toplayıcıları Arap kervanlarında her şeyden vergi alıyorlar, sadece "tuz" vergi kapsamı dışındaymış. Bu yüzden Arap tüccarlar bir denetime rast geldiklerinde "tuz, tuz" derlermiş. Bir kelime, dile yerleşiyorsa orada bir durup düşünmek lazım. Siz, ne kadar din kardeşi de olsanız adaleti sağlayamıyorsanız düşmanlık kazanırsınız. Kürtlerle de din kardeşiyiz sonuçta. Ama aynı ittihatçı jakoben yönetim anlayışı onları da Türklere düşman etti. Bunun 600 yıllık Osmanlı'ya ait genel bir şey olarak tanıtılması yanlış. Son döneme ait bir arıza.</description>
		<content:encoded><![CDATA[<blockquote><p>Yolum düşmedi ama akademik makalelere bakınca pek öyle toz pembe görmüyor aydınlar, Osmanlı Oryantalizmi diyorlar daha ne desinler?</p></blockquote>
<p>Haklısınız. Osmanlı&#8217;yı sevmemelerinde İttihatçıların rolü büyüktür. O zamanki Arap muhalefetin hedefi hep İttihatçılardır. Bana, CHP&#8217;nin Doğu&#8217;daki Jakoben tavrını hatırlatıyor. Yöneten-yönetilen halklar vurgusu ve özellikle ittihatçı paşaların &#8220;dinsiz&#8221; görüntüsü olsa gerek tepkinin sebebi.<br />
Arapça&#8217;ya girmiş Türkçe bir kelime var: &#8220;Tuz&#8221;. Araplar bunu &#8220;umrumda değil!&#8221; anlamında kullanıyorlar, kaba bir söz. Osmanlı vergi toplayıcıları Arap kervanlarında her şeyden vergi alıyorlar, sadece &#8220;tuz&#8221; vergi kapsamı dışındaymış. Bu yüzden Arap tüccarlar bir denetime rast geldiklerinde &#8220;tuz, tuz&#8221; derlermiş. Bir kelime, dile yerleşiyorsa orada bir durup düşünmek lazım. Siz, ne kadar din kardeşi de olsanız adaleti sağlayamıyorsanız düşmanlık kazanırsınız. Kürtlerle de din kardeşiyiz sonuçta. Ama aynı ittihatçı jakoben yönetim anlayışı onları da Türklere düşman etti. Bunun 600 yıllık Osmanlı&#8217;ya ait genel bir şey olarak tanıtılması yanlış. Son döneme ait bir arıza.</p>
]]></content:encoded>
	</item>
	<item>
		<title>b.F.a tarafından</title>
		<link>http://www.derindusunce.org/2007/11/23/buyuklere-masallar-i-araplar-osmanliya-ihanet-etti/#comment-51859</link>
		<dc:creator>b.F.a</dc:creator>
		<pubDate>Mon, 07 Jun 2010 13:03:54 +0000</pubDate>
		<guid isPermaLink="false">http://www.derindusunce.org/2007/11/23/buyuklere-masallar-i-araplar-osmanliya-ihanet-etti/#comment-51859</guid>
		<description>Muhammed Esed Mekke'ye Giden Yol adlı eserinde, yani bu olaylar henüz çok taze iken (1923) Arap topraklarını baştan aşağı gezdiği günleri ve hatıralarını anlatığı kitabında Ürdün Emiri Abdullah hakkında şöyle der; 'Birçok Arab kabilesi, onun, Türklere karşı İngilizlerin kışkırttığı başkaldırma hareketinde oynadığı rolden hoşnut değildi; bu yoldaki girişimlere müslümanın müslümana ihaneti gözüyle bakılıyordu çoğu çevrelerde; ama Emir, siyonizm karşısında Arab davasının bir numaralı savunucusu olarak yine de de bir prestij sağlamıştı kendine; ve izlediği politik çizgide görülen kaypaklık ve dönekliklerin ismini, tüm Arab dünyasında tiksinti uyandıran bir isim haline getireceği günler henüz ilerdeydi.'
Görüldüğü üzere Arablar ne yazıda söylendiği gibi asla ihanete bulaşmamışlardır, ne de yorumlarda münferit vakalara  dayandırılıp hain bir millet olarak damgalanmayı hakedecek kadar halis muhlis hainlerdir. 
Araplardaki Osmanlı düşmanlığını da, bu düşmanlığı meydana getiren sömürge ülkelerinin bu milletlerin bilinçaltına hiçbirşey sokmamış ve Osmanlının bu ülkeler üzerindeki yanlış tutumlarının sonucuymuş gibi algılanması da ayrıca taraflı ve cahilane bir tutumdur. Sonuç olarak Arablar Osmanlı'ya hem ihanet etmişler, hem etmemişlerdir. Yukarıda söylendiği gibi iktidar hırsıyla ihaneti benimseyen insanlar yüzünden koskoca bir milleti bir çırpıda hain ilan edemezsiniz. Bu körlüktür, cehalettir.</description>
		<content:encoded><![CDATA[<p>Muhammed Esed Mekke&#8217;ye Giden Yol adlı eserinde, yani bu olaylar henüz çok taze iken (1923) Arap topraklarını baştan aşağı gezdiği günleri ve hatıralarını anlatığı kitabında Ürdün Emiri Abdullah hakkında şöyle der; &#8216;Birçok Arab kabilesi, onun, Türklere karşı İngilizlerin kışkırttığı başkaldırma hareketinde oynadığı rolden hoşnut değildi; bu yoldaki girişimlere müslümanın müslümana ihaneti gözüyle bakılıyordu çoğu çevrelerde; ama Emir, siyonizm karşısında Arab davasının bir numaralı savunucusu olarak yine de de bir prestij sağlamıştı kendine; ve izlediği politik çizgide görülen kaypaklık ve dönekliklerin ismini, tüm Arab dünyasında tiksinti uyandıran bir isim haline getireceği günler henüz ilerdeydi.&#8217;<br />
Görüldüğü üzere Arablar ne yazıda söylendiği gibi asla ihanete bulaşmamışlardır, ne de yorumlarda münferit vakalara  dayandırılıp hain bir millet olarak damgalanmayı hakedecek kadar halis muhlis hainlerdir.<br />
Araplardaki Osmanlı düşmanlığını da, bu düşmanlığı meydana getiren sömürge ülkelerinin bu milletlerin bilinçaltına hiçbirşey sokmamış ve Osmanlının bu ülkeler üzerindeki yanlış tutumlarının sonucuymuş gibi algılanması da ayrıca taraflı ve cahilane bir tutumdur. Sonuç olarak Arablar Osmanlı&#8217;ya hem ihanet etmişler, hem etmemişlerdir. Yukarıda söylendiği gibi iktidar hırsıyla ihaneti benimseyen insanlar yüzünden koskoca bir milleti bir çırpıda hain ilan edemezsiniz. Bu körlüktür, cehalettir.</p>
]]></content:encoded>
	</item>
	<item>
		<title>sq tarafından</title>
		<link>http://www.derindusunce.org/2007/11/23/buyuklere-masallar-i-araplar-osmanliya-ihanet-etti/#comment-51857</link>
		<dc:creator>sq</dc:creator>
		<pubDate>Mon, 07 Jun 2010 12:38:13 +0000</pubDate>
		<guid isPermaLink="false">http://www.derindusunce.org/2007/11/23/buyuklere-masallar-i-araplar-osmanliya-ihanet-etti/#comment-51857</guid>
		<description>Sayın Aziz YIlmaz,

Mustafa Akyol'un, "Türklük" ile ilgili yazdığı diğer yazıdan bir alıntı yapıyorum:

.........
Bu noktaya gelmek kuşkusuz kolay olmadı. Seksen küsur yıldır Türk’ü başka bir şeye çevirmek, Bediüzzaman’ın hoş tabiriyle “Frenklik manasında Türklük” yaratmak isteyenler vardı.

&lt;strong&gt;Bunlar, Türk’ü dininden, dilinden, tarihinden, kimliğinden koparmaya uğraştılar.&lt;/strong&gt; Dahası, onu bin yıldır birlikte kardeşçe yaşadığı halklara düşman etmeye kalktılar. Kürtler’e karşı inkâr ve tahakküm, Araplar’a karşı nefret ve aşağılama körüklediler.

Ancak silahla açıp darbelerle uzattıkları bu “kültür devrimi parantezi” sonuçta kapandı. Frenkleştirmek istedikleri Türk, Frenkler’in kazanımlarını (demokrasiyi, piyasa ekonomisini, bilimi, teknolojiyi, vs.) öğrenmiş, ama “kendisi” kalmış halde yeniden tarih sahnesine çıktı
..............


"Osmanlı ve dinden açılınca" yazılan bu cümleler,  "ideolojik ve taraflı" değil mi?</description>
		<content:encoded><![CDATA[<p>Sayın Aziz YIlmaz,</p>
<p>Mustafa Akyol&#8217;un, &#8220;Türklük&#8221; ile ilgili yazdığı diğer yazıdan bir alıntı yapıyorum:</p>
<p>&#8230;&#8230;&#8230;<br />
Bu noktaya gelmek kuşkusuz kolay olmadı. Seksen küsur yıldır Türk’ü başka bir şeye çevirmek, Bediüzzaman’ın hoş tabiriyle “Frenklik manasında Türklük” yaratmak isteyenler vardı.</p>
<p><strong>Bunlar, Türk’ü dininden, dilinden, tarihinden, kimliğinden koparmaya uğraştılar.</strong> Dahası, onu bin yıldır birlikte kardeşçe yaşadığı halklara düşman etmeye kalktılar. Kürtler’e karşı inkâr ve tahakküm, Araplar’a karşı nefret ve aşağılama körüklediler.</p>
<p>Ancak silahla açıp darbelerle uzattıkları bu “kültür devrimi parantezi” sonuçta kapandı. Frenkleştirmek istedikleri Türk, Frenkler’in kazanımlarını (demokrasiyi, piyasa ekonomisini, bilimi, teknolojiyi, vs.) öğrenmiş, ama “kendisi” kalmış halde yeniden tarih sahnesine çıktı<br />
&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;..</p>
<p>&#8220;Osmanlı ve dinden açılınca&#8221; yazılan bu cümleler,  &#8220;ideolojik ve taraflı&#8221; değil mi?</p>
]]></content:encoded>
	</item>
	<item>
		<title>aziz yılmaz tarafından</title>
		<link>http://www.derindusunce.org/2007/11/23/buyuklere-masallar-i-araplar-osmanliya-ihanet-etti/#comment-51852</link>
		<dc:creator>aziz yılmaz</dc:creator>
		<pubDate>Mon, 07 Jun 2010 10:31:01 +0000</pubDate>
		<guid isPermaLink="false">http://www.derindusunce.org/2007/11/23/buyuklere-masallar-i-araplar-osmanliya-ihanet-etti/#comment-51852</guid>
		<description>&lt;blockquote&gt;Arapların Osmanlı’ya “ihanet” etmediğini kanıtlamaya çalışmak anlamsız bir girişim.&lt;/blockquote&gt;

"İhanet"oldukça sorunlu bir tanım.Halkların kendi kaderini tayin hakkı diye bir şey vardır.Dolayısıyla beraber yaşadığı-daha doğrusu "şemsiyesi"altında bulunduğu egemen ulustan-ayrılarak başka bir yol çizen her topluluğu "ihanet"çilik şeklinde yorumlamak oldukça arızalı bir görüştür.Zira bu tarz bir yaklaşım,sözkonusu toplulukların birbirleriyle olan ilişkilerini,varolan tarihsel süreci objektif değerlendirmekten mada diğer ulusları aşağılamayı hedefler.Şayet bu algı üzerinden değerlendirelecekse o zaman Araplar kadar Rumlar,Bulgarlar,Sırplar ve daha nice topluluklar da "ihanet"etmiş sayılacaklardı.Yani bir dönem Osmanlı İmparatorluğu sınırları içinde olup da bugün haritada bağımsız birer devlet olan tüm ülkeler bu kapsama dahil olurlardı.Ancak,sözkonusu diğer topluluklar "düşman"tanımı içerisine alınırken,her nedense Kürt,Arap gibi müslüman topluluklar genellikle "ihanetçi"olarak anılmaktalar.
Görüldüğü gibi bu algı şekli,din veya ümmet "birliğinden"hasıl olmuştur..."Birlik"in dışına çıkanlar "ihanet etmiş"sayılmaktadır.Oysa "ayrılma"eğilimi gösterenlerin-Araplar,Kürtler-din/mezhep değiştirdiği de yok.Dolayısıyla atfedilen "kusur"dinden uzaklaştıklarından falan değil kendi etnik kimlikleriyle varolmak istemelerindendir.Zira "birlik","ümmet"vb.nin kriteri Osmanlıyla yola devam edip etmemkten geçmektedir.Ve maalesef etnik çatışmaların başladığı dönemden bu yana bu anlayış devam etmektedir.  

&lt;blockquote&gt;Kaldı ki ihanet etmiş de olabilir, Araplar da kendi kaderlerini çizmek istemiş olabilir. Osmanlı’nın Araplar üzerindeki hakimiyetinin “gül bahçesi” olduğunu kim söyledi ki?&lt;/blockquote&gt;

Evet,isyan etmelerinin nedenleri vardır kuşkusuz.Bu başlı başına tarih konusudur.Ulusları,kavimleri,toplulukları karşı karşıya getiren sayısız örneklerle doludur tarih.Dolayısıyla Osmanlı-Arap ya da Türk-Arap çatışması bu anlamda ilk ve son örnek değil.Ancak etnik,dinsel ya da sınıfsal çatışmalar ile "ihanet"farklı şeylerdir.
********

Ancak,şayet özelinde müslüman topluluklarla,genelinde ise bölgesel bağlayıcılığı olan ülkelerle-Ortadoğu,Kafkaslar,Balkanlar-ilişkilerin düzelmesi esasına dayalı bir amaç güdülüyorsa;evet,bence "ihanet","düşman","hain"vb.ayrıştırıcı/ötekileştirici bir dilin nasıl ve nereden kaynaklandığını sorgulamakta yarar var.

Bu noktada Mustafa Akyol'un kimi katılmadığım görüşlerine karşın,"birlikten düşmanlığa"evrilen süreçte çok yerinde saptamalar var.İhanet ve düşmanlık olarak yeniden şekillenen durumun Osmanlının son dönemlerine denk geldiğini ve fitili ateşleyen miladın ittihat ve terakkiyle,savaş yanlısı hırslı paşalarca ateşlendiğini de görmek durumundayız.Ve ardından gelen Cumhuriyet döneminin de bu düşmanlığı daha da pekiştirdiği unutulmamalıdır.

Bu bakımdan hadiseyi Osmanlı-Cumhuriyet ikileminden kurtararak Cumhuriyetin başlangıcı ve sonrasını iyi tahlil etmek gerekir.Her ne tohum atılmışsa bu dönemin eseridir.Dolayısıyla bu gerçekleri görmeden olayı islamifobi üzerinden değerlendirmek son derece yanıltıcıdır.Şebnem hanım da(sq)bu yanılgıya fazlasıyla düşmektedir.Belki bilinçli değildir ama konu Osmanlı ve dinden açılınca bugün varolan zihniyete hiç değinmemesi bana biraz taraflı ve ideolojik bir duruş gibi geliyor.</description>
		<content:encoded><![CDATA[<blockquote><p>Arapların Osmanlı’ya “ihanet” etmediğini kanıtlamaya çalışmak anlamsız bir girişim.</p></blockquote>
<p>&#8220;İhanet&#8221;oldukça sorunlu bir tanım.Halkların kendi kaderini tayin hakkı diye bir şey vardır.Dolayısıyla beraber yaşadığı-daha doğrusu &#8220;şemsiyesi&#8221;altında bulunduğu egemen ulustan-ayrılarak başka bir yol çizen her topluluğu &#8220;ihanet&#8221;çilik şeklinde yorumlamak oldukça arızalı bir görüştür.Zira bu tarz bir yaklaşım,sözkonusu toplulukların birbirleriyle olan ilişkilerini,varolan tarihsel süreci objektif değerlendirmekten mada diğer ulusları aşağılamayı hedefler.Şayet bu algı üzerinden değerlendirelecekse o zaman Araplar kadar Rumlar,Bulgarlar,Sırplar ve daha nice topluluklar da &#8220;ihanet&#8221;etmiş sayılacaklardı.Yani bir dönem Osmanlı İmparatorluğu sınırları içinde olup da bugün haritada bağımsız birer devlet olan tüm ülkeler bu kapsama dahil olurlardı.Ancak,sözkonusu diğer topluluklar &#8220;düşman&#8221;tanımı içerisine alınırken,her nedense Kürt,Arap gibi müslüman topluluklar genellikle &#8220;ihanetçi&#8221;olarak anılmaktalar.<br />
Görüldüğü gibi bu algı şekli,din veya ümmet &#8220;birliğinden&#8221;hasıl olmuştur&#8230;&#8221;Birlik&#8221;in dışına çıkanlar &#8220;ihanet etmiş&#8221;sayılmaktadır.Oysa &#8220;ayrılma&#8221;eğilimi gösterenlerin-Araplar,Kürtler-din/mezhep değiştirdiği de yok.Dolayısıyla atfedilen &#8220;kusur&#8221;dinden uzaklaştıklarından falan değil kendi etnik kimlikleriyle varolmak istemelerindendir.Zira &#8220;birlik&#8221;,&#8221;ümmet&#8221;vb.nin kriteri Osmanlıyla yola devam edip etmemkten geçmektedir.Ve maalesef etnik çatışmaların başladığı dönemden bu yana bu anlayış devam etmektedir.  </p>
<blockquote><p>Kaldı ki ihanet etmiş de olabilir, Araplar da kendi kaderlerini çizmek istemiş olabilir. Osmanlı’nın Araplar üzerindeki hakimiyetinin “gül bahçesi” olduğunu kim söyledi ki?</p></blockquote>
<p>Evet,isyan etmelerinin nedenleri vardır kuşkusuz.Bu başlı başına tarih konusudur.Ulusları,kavimleri,toplulukları karşı karşıya getiren sayısız örneklerle doludur tarih.Dolayısıyla Osmanlı-Arap ya da Türk-Arap çatışması bu anlamda ilk ve son örnek değil.Ancak etnik,dinsel ya da sınıfsal çatışmalar ile &#8220;ihanet&#8221;farklı şeylerdir.<br />
********</p>
<p>Ancak,şayet özelinde müslüman topluluklarla,genelinde ise bölgesel bağlayıcılığı olan ülkelerle-Ortadoğu,Kafkaslar,Balkanlar-ilişkilerin düzelmesi esasına dayalı bir amaç güdülüyorsa;evet,bence &#8220;ihanet&#8221;,&#8221;düşman&#8221;,&#8221;hain&#8221;vb.ayrıştırıcı/ötekileştirici bir dilin nasıl ve nereden kaynaklandığını sorgulamakta yarar var.</p>
<p>Bu noktada Mustafa Akyol&#8217;un kimi katılmadığım görüşlerine karşın,&#8221;birlikten düşmanlığa&#8221;evrilen süreçte çok yerinde saptamalar var.İhanet ve düşmanlık olarak yeniden şekillenen durumun Osmanlının son dönemlerine denk geldiğini ve fitili ateşleyen miladın ittihat ve terakkiyle,savaş yanlısı hırslı paşalarca ateşlendiğini de görmek durumundayız.Ve ardından gelen Cumhuriyet döneminin de bu düşmanlığı daha da pekiştirdiği unutulmamalıdır.</p>
<p>Bu bakımdan hadiseyi Osmanlı-Cumhuriyet ikileminden kurtararak Cumhuriyetin başlangıcı ve sonrasını iyi tahlil etmek gerekir.Her ne tohum atılmışsa bu dönemin eseridir.Dolayısıyla bu gerçekleri görmeden olayı islamifobi üzerinden değerlendirmek son derece yanıltıcıdır.Şebnem hanım da(sq)bu yanılgıya fazlasıyla düşmektedir.Belki bilinçli değildir ama konu Osmanlı ve dinden açılınca bugün varolan zihniyete hiç değinmemesi bana biraz taraflı ve ideolojik bir duruş gibi geliyor.</p>
]]></content:encoded>
	</item>
	<item>
		<title>sq tarafından</title>
		<link>http://www.derindusunce.org/2007/11/23/buyuklere-masallar-i-araplar-osmanliya-ihanet-etti/#comment-51850</link>
		<dc:creator>sq</dc:creator>
		<pubDate>Mon, 07 Jun 2010 09:14:45 +0000</pubDate>
		<guid isPermaLink="false">http://www.derindusunce.org/2007/11/23/buyuklere-masallar-i-araplar-osmanliya-ihanet-etti/#comment-51850</guid>
		<description>&lt;strong&gt;Haçlılarla savaşanların Türk olduğunu söylemek pek mümkün değil.&lt;/strong&gt;

Memluklardan bahsediliyor sanırım. Memluklar ya da Kölemenler devşirme değil Türktü ve Haçlıları o coğrafyadan, Yakın Doğu'dan çıkardılar. Yani yanlış bir tespit değil. 

Osmanlı'da medeniyet anlayışı bir zaman sonra gerçekten de Türklük üzerine kurulmuştur. Arapları rahatsız eden önemli noktalardan biri de budur.</description>
		<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Haçlılarla savaşanların Türk olduğunu söylemek pek mümkün değil.</strong></p>
<p>Memluklardan bahsediliyor sanırım. Memluklar ya da Kölemenler devşirme değil Türktü ve Haçlıları o coğrafyadan, Yakın Doğu&#8217;dan çıkardılar. Yani yanlış bir tespit değil. </p>
<p>Osmanlı&#8217;da medeniyet anlayışı bir zaman sonra gerçekten de Türklük üzerine kurulmuştur. Arapları rahatsız eden önemli noktalardan biri de budur.</p>
]]></content:encoded>
	</item>
	<item>
		<title>sq tarafından</title>
		<link>http://www.derindusunce.org/2007/11/23/buyuklere-masallar-i-araplar-osmanliya-ihanet-etti/#comment-51849</link>
		<dc:creator>sq</dc:creator>
		<pubDate>Mon, 07 Jun 2010 09:07:30 +0000</pubDate>
		<guid isPermaLink="false">http://www.derindusunce.org/2007/11/23/buyuklere-masallar-i-araplar-osmanliya-ihanet-etti/#comment-51849</guid>
		<description>Sayın Ekrem Senai, 

Kendi tarihlerini de silip yerine 5 yıldızlı otel yapmayı biliyorlarsa çok yazık.

Aslına bakarsanız sadece Arap çoğrafyasında değil, Balkanlar'a da "başkentten" bakıyormuşuz gibi geliyor. Ben Türklerin(Türk hükümetlerinin ve yöneticilerin demek daha doğru belki de) o kadar sevildiğinden emin değilim. 
Yolum düşmedi ama akademik makalelere bakınca pek öyle toz pembe görmüyor aydınlar, Osmanlı Oryantalizmi diyorlar daha ne desinler? 
Osmanlı'nın Arap halkına tepeden bakan, üst perdeden konuşan bir tonu olduğu ve bu haliyle "Araplara rağmen Araplar için" birşeyler yaptığını savunan pek çok insan da var. Ne kadar tanıdık değil mi? :)


Arapların Türklere karşı İngilizleri desteklemesine sadece "masal" diyemezsiniz. Üzerine bir daha basmak gerekirse, zaten Osmanlı Arap halkı için YEREL bir unsur değildi, YÖNETİCİ  ELİT idi. 

Bütün bir ırka ya da halka tümünü kapsayacak özellikler atfetmenin saçmalığını tartışmaya bile gerek yok aslında. Yahudiler şöyledir, Araplar böyledir, Türkler öyledir gibi. Aslında burada Osmanlı derken "yönetici elitten" bahsedilmesi gerektiğinin o yüzden üzerinde duruyorum. Yoksa halklar elbette anlaşır. Yunanlılarla Türklerin çok benzer olması, Yunanlıların Osmanlı olana tepki duymasına engel değil. Arada ince bir çizgi var.</description>
		<content:encoded><![CDATA[<p>Sayın Ekrem Senai, </p>
<p>Kendi tarihlerini de silip yerine 5 yıldızlı otel yapmayı biliyorlarsa çok yazık.</p>
<p>Aslına bakarsanız sadece Arap çoğrafyasında değil, Balkanlar&#8217;a da &#8220;başkentten&#8221; bakıyormuşuz gibi geliyor. Ben Türklerin(Türk hükümetlerinin ve yöneticilerin demek daha doğru belki de) o kadar sevildiğinden emin değilim.<br />
Yolum düşmedi ama akademik makalelere bakınca pek öyle toz pembe görmüyor aydınlar, Osmanlı Oryantalizmi diyorlar daha ne desinler?<br />
Osmanlı&#8217;nın Arap halkına tepeden bakan, üst perdeden konuşan bir tonu olduğu ve bu haliyle &#8220;Araplara rağmen Araplar için&#8221; birşeyler yaptığını savunan pek çok insan da var. Ne kadar tanıdık değil mi? <img src='http://www.derindusunce.org/wp-includes/images/smilies/icon_smile.gif' alt=':)' class='wp-smiley' /> </p>
<p>Arapların Türklere karşı İngilizleri desteklemesine sadece &#8220;masal&#8221; diyemezsiniz. Üzerine bir daha basmak gerekirse, zaten Osmanlı Arap halkı için YEREL bir unsur değildi, YÖNETİCİ  ELİT idi. </p>
<p>Bütün bir ırka ya da halka tümünü kapsayacak özellikler atfetmenin saçmalığını tartışmaya bile gerek yok aslında. Yahudiler şöyledir, Araplar böyledir, Türkler öyledir gibi. Aslında burada Osmanlı derken &#8220;yönetici elitten&#8221; bahsedilmesi gerektiğinin o yüzden üzerinde duruyorum. Yoksa halklar elbette anlaşır. Yunanlılarla Türklerin çok benzer olması, Yunanlıların Osmanlı olana tepki duymasına engel değil. Arada ince bir çizgi var.</p>
]]></content:encoded>
	</item>
	<item>
		<title>Ekrem Senai tarafından</title>
		<link>http://www.derindusunce.org/2007/11/23/buyuklere-masallar-i-araplar-osmanliya-ihanet-etti/#comment-51847</link>
		<dc:creator>Ekrem Senai</dc:creator>
		<pubDate>Mon, 07 Jun 2010 08:49:57 +0000</pubDate>
		<guid isPermaLink="false">http://www.derindusunce.org/2007/11/23/buyuklere-masallar-i-araplar-osmanliya-ihanet-etti/#comment-51847</guid>
		<description>Serdar bey,

&lt;blockquote&gt;Türkler tarihte Haçlı seferlerine göğüs germiş ve İslamiyetin koruyuculuğunu yapmıştır. Yüzyıllarca halifelik makamıyla ilim, medeniyet götürmek için uğraşmıştı.&lt;/blockquote&gt;
Haçlılarla savaşanların Türk olduğunu söylemek pek mümkün değil. Bildiğiniz gibi Osmanlı'da asker sınıfı devşirmedir. Türk değildir. Osmanlı'nın medeniyet anlayışı da Türklük üzerine kurulmuş değildir. 
&lt;blockquote&gt;2. Abdulhamid Han devletin bütün borçlarının silinmesine karşılık bile satmadı.Tabi sonra kendileri arsa arsa sattılar da israil kuruldu.&lt;/blockquote&gt;
Bu doğru değil. Abdülhamid döneminde de Avrupa'dan göçler ve arsa satışları olmuştur ve buna göz yumulmuştur. İsrail devletinin kurulması da o kadar kötü bir şey değildir. İsrail, çevre bölgeleri İngiliz desteğiyle "işgal" etmeye ve Kudüs üzerinde hakimiyet kurmaya çalışmasa kimse Orta Doğu'da bir İsrail devletinin bulunmasına itiraz etmezdi. 
&lt;blockquote&gt;Kurtuluş savaşında sattıkları zaten aşikar. Madem satmadılar madem kardeştik niye yardıma gelmediler,aynı şey.&lt;/blockquote&gt;
Kurtuluş savaşı dediğiniz şey Sakarya muharebesinden ibarettir ve Yunanlılarla yapılan bir meydan savaşıdır ve bildiğiniz gibi halifenin bir destek çağrısı da olmamıştır. Hem, hepimizin gördüğü gibi kardeş olmak, yardım etmek için yeterli bir şey değil. İngiliz sömürgesindeki bir halkın teşkilatlanması öyle "madem kardeştiniz neredesiniz?" naifliğiyle kapatılabilecek bir açık değil. 
&lt;blockquote&gt;Ben şu anda arapların çoğunluk olduğu bir ilçemizdeyim. Bunların arkadan iş çevirmek, riyakarlık, adam satmak genetik olarak kanlarında var. ASIL SİZ HİKAYE ANLATMAYIN&lt;/blockquote&gt;
Ben de Türklerin çoğunluk olduğu bir ilçedeyim ve aynı özelliklerin Türklerde de olduğunu görüyorum. Acaba adamları biz bozmuş olabilir miyiz diye düşünmekteyim şimdi. Zira Türkiye rüşvetin, insan hakları ihlallerinin, ayrımcılığın dünya literatüründe üst sıralarda olduğu bir ülke malumunuz. Herhalde bu durum sizin mahalledeki 3 Arap vatandaşın marifeti olmasa gerek.</description>
		<content:encoded><![CDATA[<p>Serdar bey,</p>
<blockquote><p>Türkler tarihte Haçlı seferlerine göğüs germiş ve İslamiyetin koruyuculuğunu yapmıştır. Yüzyıllarca halifelik makamıyla ilim, medeniyet götürmek için uğraşmıştı.</p></blockquote>
<p>Haçlılarla savaşanların Türk olduğunu söylemek pek mümkün değil. Bildiğiniz gibi Osmanlı&#8217;da asker sınıfı devşirmedir. Türk değildir. Osmanlı&#8217;nın medeniyet anlayışı da Türklük üzerine kurulmuş değildir. </p>
<blockquote><p>2. Abdulhamid Han devletin bütün borçlarının silinmesine karşılık bile satmadı.Tabi sonra kendileri arsa arsa sattılar da israil kuruldu.</p></blockquote>
<p>Bu doğru değil. Abdülhamid döneminde de Avrupa&#8217;dan göçler ve arsa satışları olmuştur ve buna göz yumulmuştur. İsrail devletinin kurulması da o kadar kötü bir şey değildir. İsrail, çevre bölgeleri İngiliz desteğiyle &#8220;işgal&#8221; etmeye ve Kudüs üzerinde hakimiyet kurmaya çalışmasa kimse Orta Doğu&#8217;da bir İsrail devletinin bulunmasına itiraz etmezdi. </p>
<blockquote><p>Kurtuluş savaşında sattıkları zaten aşikar. Madem satmadılar madem kardeştik niye yardıma gelmediler,aynı şey.</p></blockquote>
<p>Kurtuluş savaşı dediğiniz şey Sakarya muharebesinden ibarettir ve Yunanlılarla yapılan bir meydan savaşıdır ve bildiğiniz gibi halifenin bir destek çağrısı da olmamıştır. Hem, hepimizin gördüğü gibi kardeş olmak, yardım etmek için yeterli bir şey değil. İngiliz sömürgesindeki bir halkın teşkilatlanması öyle &#8220;madem kardeştiniz neredesiniz?&#8221; naifliğiyle kapatılabilecek bir açık değil. </p>
<blockquote><p>Ben şu anda arapların çoğunluk olduğu bir ilçemizdeyim. Bunların arkadan iş çevirmek, riyakarlık, adam satmak genetik olarak kanlarında var. ASIL SİZ HİKAYE ANLATMAYIN</p></blockquote>
<p>Ben de Türklerin çoğunluk olduğu bir ilçedeyim ve aynı özelliklerin Türklerde de olduğunu görüyorum. Acaba adamları biz bozmuş olabilir miyiz diye düşünmekteyim şimdi. Zira Türkiye rüşvetin, insan hakları ihlallerinin, ayrımcılığın dünya literatüründe üst sıralarda olduğu bir ülke malumunuz. Herhalde bu durum sizin mahalledeki 3 Arap vatandaşın marifeti olmasa gerek.</p>
]]></content:encoded>
	</item>
	<item>
		<title>Ekrem Senai tarafından</title>
		<link>http://www.derindusunce.org/2007/11/23/buyuklere-masallar-i-araplar-osmanliya-ihanet-etti/#comment-51845</link>
		<dc:creator>Ekrem Senai</dc:creator>
		<pubDate>Mon, 07 Jun 2010 08:11:12 +0000</pubDate>
		<guid isPermaLink="false">http://www.derindusunce.org/2007/11/23/buyuklere-masallar-i-araplar-osmanliya-ihanet-etti/#comment-51845</guid>
		<description>&lt;blockquote&gt;Ayrıca Araplar madem bu kadar Osmanlı’yı seviyordu ve “Osmanlılık bilinci” aşılanmıştı, neden ellerine geçen ilk fırsatta Osmanlı’ya ait izleri-Ecyad Kalesi gibi-siliyorlar?&lt;/blockquote&gt;
Türk düşmanlıklarından değil. Adamlar kendi tarihlerini de siliyorlar. Çünkü Vehhabilik anlayışı kafayı "şirk"le bozmuş durumda. Tarihe saygı göstermeyi şirk gören bir tuhaf inançları var. Kabirlerde mezar taşlarını bile yok ediyorlar. Harem-i Şerif'in avlusunu genişletmek için volkanik kayalardan oluşan tepeleri bile dümdüz ediyorlar. Tabi, bunlar Vehhabiliği devletin resmi mezhebi haline getiren ve İngiliz desteğiyle yönetimi eline alan Suud hanedanının tasarrufu. Yoksa Arap halkı Türkleri seviyor. Yolunuz düşerse gidin, ne kadar muhabbet ettiklerini göreceksiniz. 
Ayrıca Araplar deyince, sadece Arabistan'dan bahsetmiyoruz herhalde. Suriye de, Irak da, Ürdün de, Filistin de Arap.
Yalnız şu var ki, Osmanlı'nın özellikle son döneminde yüksek vergilerle halkı bezdirmesi ve özellikle milliyetçi akımların güçlendiği zaman otonomiden kaçınma çabaları halkda da bezginlik oluşturmuş. Ama Araplar'ın Türkler'e karşı İngilizleri desteklemesi ve bizi "arkadan vurmaları" hikayesi, İslam dünyasıyla olan bağları zayıflatmak için uydurulmuş bir masaldır. Arap imajı çok profesyonel bir şekilde düşmanlık oluşturacak şekilde dizayn edilmiştir. Bu da faşizmden başka bir şey değildir. Arapların düşmanlığını bilmem ama Türklerdeki "pis Araplar", "hain Araplar" algısı oldukça iyi işlenmiş ve pekiştirilmiş bir algıdır ve Türklerle Arapların dost olmasını onlarca yıl ötelemekte başarılı olmuştur.</description>
		<content:encoded><![CDATA[<blockquote><p>Ayrıca Araplar madem bu kadar Osmanlı’yı seviyordu ve “Osmanlılık bilinci” aşılanmıştı, neden ellerine geçen ilk fırsatta Osmanlı’ya ait izleri-Ecyad Kalesi gibi-siliyorlar?</p></blockquote>
<p>Türk düşmanlıklarından değil. Adamlar kendi tarihlerini de siliyorlar. Çünkü Vehhabilik anlayışı kafayı &#8220;şirk&#8221;le bozmuş durumda. Tarihe saygı göstermeyi şirk gören bir tuhaf inançları var. Kabirlerde mezar taşlarını bile yok ediyorlar. Harem-i Şerif&#8217;in avlusunu genişletmek için volkanik kayalardan oluşan tepeleri bile dümdüz ediyorlar. Tabi, bunlar Vehhabiliği devletin resmi mezhebi haline getiren ve İngiliz desteğiyle yönetimi eline alan Suud hanedanının tasarrufu. Yoksa Arap halkı Türkleri seviyor. Yolunuz düşerse gidin, ne kadar muhabbet ettiklerini göreceksiniz.<br />
Ayrıca Araplar deyince, sadece Arabistan&#8217;dan bahsetmiyoruz herhalde. Suriye de, Irak da, Ürdün de, Filistin de Arap.<br />
Yalnız şu var ki, Osmanlı&#8217;nın özellikle son döneminde yüksek vergilerle halkı bezdirmesi ve özellikle milliyetçi akımların güçlendiği zaman otonomiden kaçınma çabaları halkda da bezginlik oluşturmuş. Ama Araplar&#8217;ın Türkler&#8217;e karşı İngilizleri desteklemesi ve bizi &#8220;arkadan vurmaları&#8221; hikayesi, İslam dünyasıyla olan bağları zayıflatmak için uydurulmuş bir masaldır. Arap imajı çok profesyonel bir şekilde düşmanlık oluşturacak şekilde dizayn edilmiştir. Bu da faşizmden başka bir şey değildir. Arapların düşmanlığını bilmem ama Türklerdeki &#8220;pis Araplar&#8221;, &#8220;hain Araplar&#8221; algısı oldukça iyi işlenmiş ve pekiştirilmiş bir algıdır ve Türklerle Arapların dost olmasını onlarca yıl ötelemekte başarılı olmuştur.</p>
]]></content:encoded>
	</item>
	<item>
		<title>sq tarafından</title>
		<link>http://www.derindusunce.org/2007/11/23/buyuklere-masallar-i-araplar-osmanliya-ihanet-etti/#comment-51844</link>
		<dc:creator>sq</dc:creator>
		<pubDate>Mon, 07 Jun 2010 07:33:47 +0000</pubDate>
		<guid isPermaLink="false">http://www.derindusunce.org/2007/11/23/buyuklere-masallar-i-araplar-osmanliya-ihanet-etti/#comment-51844</guid>
		<description>Arapların Osmanlı'ya "ihanet" etmediğini kanıtlamaya çalışmak anlamsız bir girişim. Kaldı ki ihanet etmiş de olabilir,  Araplar da kendi kaderlerini çizmek istemiş olabilir. Osmanlı'nın Araplar üzerindeki hakimiyetinin "gül bahçesi" olduğunu kim söyledi ki?  

Mustafa Akyol, "sadakat duygusundan" bahsettiği çıkarımlarında, Osmanlı'ya başkentten bakan bir yaklaşımda.Hristiyan Arapları ayrıştırması ve suçlamasında  ise sanki çarpıtma var gibi. 

Ayrıca Araplar madem bu kadar Osmanlı'yı seviyordu ve "Osmanlılık bilinci" aşılanmıştı, neden ellerine geçen ilk fırsatta Osmanlı'ya ait izleri-Ecyad Kalesi gibi-siliyorlar? 
Hiç kendimizi kandırmayalım, Anadolu dışına çıktığınız vakit,  Arap bölgesinde Osmanlı yerel halk için, "Arap değil Türk" YÖNETİCİ SINIFIDIR. Mısır'da Türk kökenli yönetici sınıf Memlukların da çok sevildiğini söyleyemeyiz. Din kardeşliği falan hikaye. 

Bu kafa yapısı, "iyi Kürtler" ve "kötü Kürtler" ayrımı yapılmasına benziyor. İtaat eden, ihanet etmeyen Kürtler ve diğerleri. Hristiyan Kürt değil de, ateist Kürtler ihanetçi derlerdi heralde.</description>
		<content:encoded><![CDATA[<p>Arapların Osmanlı&#8217;ya &#8220;ihanet&#8221; etmediğini kanıtlamaya çalışmak anlamsız bir girişim. Kaldı ki ihanet etmiş de olabilir,  Araplar da kendi kaderlerini çizmek istemiş olabilir. Osmanlı&#8217;nın Araplar üzerindeki hakimiyetinin &#8220;gül bahçesi&#8221; olduğunu kim söyledi ki?  </p>
<p>Mustafa Akyol, &#8220;sadakat duygusundan&#8221; bahsettiği çıkarımlarında, Osmanlı&#8217;ya başkentten bakan bir yaklaşımda.Hristiyan Arapları ayrıştırması ve suçlamasında  ise sanki çarpıtma var gibi. </p>
<p>Ayrıca Araplar madem bu kadar Osmanlı&#8217;yı seviyordu ve &#8220;Osmanlılık bilinci&#8221; aşılanmıştı, neden ellerine geçen ilk fırsatta Osmanlı&#8217;ya ait izleri-Ecyad Kalesi gibi-siliyorlar?<br />
Hiç kendimizi kandırmayalım, Anadolu dışına çıktığınız vakit,  Arap bölgesinde Osmanlı yerel halk için, &#8220;Arap değil Türk&#8221; YÖNETİCİ SINIFIDIR. Mısır&#8217;da Türk kökenli yönetici sınıf Memlukların da çok sevildiğini söyleyemeyiz. Din kardeşliği falan hikaye. </p>
<p>Bu kafa yapısı, &#8220;iyi Kürtler&#8221; ve &#8220;kötü Kürtler&#8221; ayrımı yapılmasına benziyor. İtaat eden, ihanet etmeyen Kürtler ve diğerleri. Hristiyan Kürt değil de, ateist Kürtler ihanetçi derlerdi heralde.</p>
]]></content:encoded>
	</item>
	<item>
		<title>SERDAR tarafından</title>
		<link>http://www.derindusunce.org/2007/11/23/buyuklere-masallar-i-araplar-osmanliya-ihanet-etti/#comment-51832</link>
		<dc:creator>SERDAR</dc:creator>
		<pubDate>Sun, 06 Jun 2010 18:43:07 +0000</pubDate>
		<guid isPermaLink="false">http://www.derindusunce.org/2007/11/23/buyuklere-masallar-i-araplar-osmanliya-ihanet-etti/#comment-51832</guid>
		<description>Aziz YILMAZ kardeşim sen benim yorumumun son bölümüne takılmışsın. İlk bölüme ne diyorsun. Katılıyor musun kardeş?</description>
		<content:encoded><![CDATA[<p>Aziz YILMAZ kardeşim sen benim yorumumun son bölümüne takılmışsın. İlk bölüme ne diyorsun. Katılıyor musun kardeş?</p>
]]></content:encoded>
	</item>
</channel>
</rss>

