Alnını öpeyim Baykal..
By T.Suat Demren on Kas 17, 2007 in Kategorilenmemiş
Bozuk saatin günde iki kez doğruyu göstereceğinin deney-gözlem dışı sayılabilecek bir ispatını buldum…Ahan da ispatın şeması, yani Baykal’ın sözlerinin yeraldığı haber:
Artık sorun sadece sınır ötesi operasyon bağlamında görülemez. Kuzey Irak ile Suriye’yi bir görmemek gerekir. Suriye’deki durum mekán sağlamakla ilgiliydi. Burada ise uluslararası destek, orada otonom bir hükümet, aynı etnik kökenden nüfus var. O zaman ne yapmalı? Kuzey Irak’la ilişkiyi terör bağlamı dışında da görmeli. Bunları günü birlik de değil, 10, 20, 30 yıl sonrasına yönelik planlama içinde yapmalı.
500 veya bin genci Kuzey Irak’tan getirip okutalım. Kürt de olsun, Arap da. Bizi yaşayıp, tanısınlar, iyi eğitim alsınlar. 15 yıl sonra o ülkenin yöneticisi olacaklar. Şimdi bunu biz yapmıyoruz, Barzani yapıyor. Orayla kavga dövüş değil, böylesi ilişkiler kuralım. Bölgeye yönelik yaygın radyo ve TV yayını yapalım. Bunu Amerika, İngiltere yapıyor da biz niye yapmıyoruz? Sadece özel yayınları kast etmiyorum, devlet yayınlarını söylüyorum. Kürtçe, Arapça ve Türkçe yayınlar yapalım. Kürtçe yayınları lehçelerine göre de yapalım. Özel kanalların izlenme oranı nasıl artar ona da bakalım.
Ilısu Barajı’nı bir an önce tamamlamalıyız. Dicle suyu öyle başı boş akmamalı. Fırat gibi Dicle de kontrol altında olmalı ki, Irak tarafı da düzenli su olanağına kavuşsun. Bunu Suriye ile yapıyoruz, Irak’la niye yapmayalım. Su artık çok önemli ve titizlikle korunması gereken bir kaynak. Bunu en iyi şekilde korumalıyız. Çünkü artık bir ülkenin gücü haline geldi su. Ortaköy Kapısı’nı hemen aç, niye açmıyorsun? Habur da kalsın. Ekonomik karşılıklı bağımlılık artsın. Bu komşular arası iyi bir olaydır. Sadece kapı ile değil, yollar birbirine bağlansın, barajlar yapılsın, yatırımlar artsın. İlişki çeşitlensin.
Terörle sonuna kadar, silahsa silah, baskı ise baskı mücadele şart. Ama bu yetmez, daha fazla ilişki önemli. Terör kararlılığımızı en kısa zamanda göstermeliyiz. ABD Başkanı Bush ile görüşme önemli. Bakın, Başbakan, operasyon gerekliliğini yüzüne karşı söylüyor, Bush da buna karşı çıkmıyor, aksine işbirliği öneriyor. Bunun anlamı açık. Bush bu noktaya geldi. Çünkü Türkiye’de halkın sokaktaki tepkisini gördü. Onu buraya getiren Türk kamuoyu baskısıdır ve önemlidir. Türkiye’nin haklılığını kabul ettiler. Bu oldu, peki ne bekliyoruz? Bakın artık yapmıyorsak, bunun nedeni ne uluslararası baskı, ne ABD ne de AB’dir. Bu kararı alması gerekenlerin karar alamamasıdır. Bu karar alınmazsa teröre karşı zafiyet yaratılmış olacak, bu Türkiye’ye büyük zarar verir, teslimiyet olur, aciz Türkiye manzarası yaratır.
Ülkemde ne Kürt, ne Ermeni düşmanlığı var. Birinci Dünya Savaşı koşullarında bazı şeyler olmuş; ama halk ne yapmış; ‘Bu benim nenem’ demiş, evine alıp korumuş, ‘Bu benim yavrum’ demiş evine alıp büyütmüş. Çünkü göçün ne kadar acı bir olay olduğunu biliyor bu millet. Bugün Türküyle Kürdüyle birbirimizi seviyoruz. Eğer bölgede yanlış kararlar sonucu bir dışlanmışlık duygusu varsa, bu insanlar da görüyor ki, o bölgenin dışına çıkıldığında hiç böyle bir şey yok. Evleniyoruz, komşu oluyoruz, iş yapıyoruz. Bölgeye daha fazla yatırım, daha fazla iş, daha fazla eğitimle gidelim. Ama bunlara rağmen bölücü terör olacaktır. Bununla beraber yaşayacağız. Yalnız komplekse kapılmayalım, şiddeti olağanlaştırmayalım. Herkes yeterince dikkatli ve kararlı olmalı. Çünkü, caydırıcı olmazsak barış da yok. Sabır ve gerçek sevecenlikle olaya yaklaşalım.
‘Eve Dönüş Yasası’nın ötesinde bir şeyler yapılmalı’
CHP’nin bölgeye dönük yeni konseptini yakında kamuoyu ile paylaşacaklarını belirten Baykal, Eve Dönüş Yasası’nın da ötesinde daha başka şeylerin yapılması gerektiğini vurguluyor.
Öte yandan devletin yönetim birimlerinde de genişletilmiş bir affın gündemde olduğu ifade ediliyor.
Genişletilmiş affın gündeme alınmasında cevabı aranan şu sorular etkili oldu:
K.Irak’a; 24 operasyon terörün bitmesine yetti mi ki, yenisi yetecek? Ayrıca, bugünkü şartlar da geçmişten farklı. PKK, peşmerge kıyafetini giyip köylere yerleşmiş. Ya içeriyi ne yapacağız? Dağdaki 3-5 bin teröristi tek tek vurmak mümkün mü?””
Ardından, yönteme dönük sözler geliyor:
“Bitirmenin yöntemi belli; öncelik dağa verilmeli. Dağ bitince aşağısı minimuma iner…”
Dağ bölümünü bitirme yöntemi de sıkıntı içinde dillendiriliyor:
“Ya silahla bitirilecek; ki yıllardır sonuç vermiyor. Çünkü dağda da rant oluşmuş. Orada da çalışanlar, alışanlar var. Bir de teröre bulaşmamış, kurtulmak isteyenler. Eve Dönüş, kurtulmak isteyenlere çare olamadı. Şimdi yöntem belli; silahı bırakana genişletilmiş af…”
Allah’ın sen aklıma mukayyet ol, sınıyor musun beni? Önce emekli askerlerin itirafları şimdi de bizim Baykal, neler oluyor Yarabbim, burası neresi, ben kimim?
4 [?]










5 Yorum
Yazan:Gülcin Kacar Tarih: Kas 17, 2007 | Reply
Savaşmadan anlaşsak olmaz mı ?
Ben hakların savaşarak kan dökerek elde edileceğine inananlardan değilim.
Ben savaşmadan kan dökmeden hakların alınabileceğini düşünen aptallardan biriyim.
(size göre böyle düşündüğüm için )
Geçmiş dünya tarihine bakınca
Çoğunlukta geri kalmış toplumlar savaşmış
Savaşlardan sonra anlaşmalar imzalanmıştır,
Peki, madem anlaşacaktınız niye savaştınız.
Buda bize şunu gösterir
Savaşmadan önce anlaşmak.
Savaşmadan kan dökmeden
Harp sanayinin doymaz patronlarını daha zengin etmeden,
Akbabaları sevindirmeden
Masaya oturup kardeşçe insanca
Yüzlerce yıl bir arada yaşamış insanları bir birine düşman etmeden,
Bölünmeden ( birlikten kuvvet doğar)
Çözüm üretsek
Her kes doysa,
İşi olsa,
Okulu, hastanesi olsa
Birlikte kazansak birlikte tüketsek
Bu dengesiz dağılıma karşı savaşsak olmaz mı?
Her iki tarafta harp malzemelerine paraları yatıracağına
Okul, hastane kursak yollar yapsak
İnsanımızın mutluluğu, refahı için çabalasak olmazmı.
Yazan:Mehmet Yılmaz Tarih: Kas 17, 2007 | Reply
Gülçin Hanim,
Bütün yazdiklariniza hem yüregimle hem de aklimla katiliyorum.
“Savaşlardan sonra anlaşmalar imzalanmıştır,
Peki, madem anlaşacaktınız niye savaştınız.”
Bütün ülkeler için geçerli bu sözleriniz ama Türkiye için özellikle dogru.
Sizin gibi düsünen insanlarin armasi, bu fikirlerin yayilmasi gerekiyor. ANcak bu sekilde siyasilerimizi daha barisçi davranmaya zorlayabiliriz.
Dostlukla
Yazan:T.Suat Demren Tarih: Kas 17, 2007 | Reply
Abicim amma resim bulmuşşsun çok güldüm valla :-)))
Yazan:Mehmet Yılmaz Tarih: Kas 17, 2007 | Reply
Yahu duyduguma göre artik üzerinde I LOVE KURDS yazan T-Shirt giymeden çikmiyormus sokaga :-))
yaklasan seçimlerin etkisi olsa gerek… Ama dedigin gibi sonuçta bozuk da olsa dogru gösteren saatin hakkini verlek lâzim…
Yazan:sadık Tarih: Eyl 15, 2008 | Reply
Gülçin Hanım’ın sorusunun cevaı basit:”Barış masasında kimin büyük pay alacağını karara bağlamak için önce savaşıyorlar. :)