<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	>
<channel>
	<title>Ya terör martta biterse? yazısına yapılan yorumlar</title>
	<atom:link href="http://www.derindusunce.org/2007/11/08/ya-teror-martta-biterse/feed" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://www.derindusunce.org/2007/11/08/ya-teror-martta-biterse/</link>
	<description>Grup platformu</description>
	<pubDate>Thu, 17 May 2012 11:03:15 +0000</pubDate>
	<generator>http://wordpress.org/?v=2.6.2</generator>
		<item>
		<title>bir site müdavimi tarafından</title>
		<link>http://www.derindusunce.org/2007/11/08/ya-teror-martta-biterse/#comment-50309</link>
		<dc:creator>bir site müdavimi</dc:creator>
		<pubDate>Sun, 23 May 2010 14:50:40 +0000</pubDate>
		<guid isPermaLink="false">http://www.derindusunce.org/2007/11/08/ya-teror-martta-biterse/#comment-50309</guid>
		<description>Atladığım bir yazı olmuş,yeni yorumlara göz gezdirince farketmiş oldum.

Sanırım Mehmet beyin katılmadığım ender yazılardan biri olacak.

Katılmadığım nokta DTP'ye eleştiri getirilmesi değil.Bana göre DTP(şimdiki adıyla BDP)çok daha fazla eleştiriyi hakediyor.

Ancak yöneltilen eleştirilerin oldukça yanlış yerden yapıldığını düşünüyorum.

Bunlardan gözlemlediğim bir kaç tanesine deyinmek istiyorum.

1-Evet yazıda da irdelendiği gibi BDP'nin bir vizyonu yok.En başta da PKK'ya olan organik bağı ve kendi içerisinde bu yönde bir özeleştiri yoksunluğu çektiği kuşku götürmez.Ayrıca eğitim,sağlık,istihdam vb bölge halkının refah ve kalkınmışlığını gözeten bir projesi de bulunmuyor.Hatta daha ileri giderek,bu partinin böyle bir derdi de yok bana göre.Zira çözüm bir yana,kürt halkının yaşamış olduğu pek çok sıkıntının sorumlusudur da.Kısacası kürt halkının "kurtarıcı"rolünü üstlenen siyasi yapı/hareket görüntüsü altında aslında savunmuş olduğu kitleye zarar veren ve daha büyük felaketlere sürüklenmesine neden oluyor.Burasına bir itirazım yok.

Ancak bu statik yapının arkaplanı bence Mehmet beyin anlattığından çok daha farklı.Zira her ne kadar siyasi bir otorite hedeflemiş olmakla birlikte BDP sanıldığı gibi bağımsız bir Kürdistan devleti peşinde değil.Bilakis siyasi güç ve hesapların mevcut statükoya endenslenerek sürdürülmesi sözkonusudur.Karmaşık bir tez gibi görünebilir ama gerçek budur.Tek fark bu talebin şekilde farklılık arzediyor olması.Yani hedef ve stratejilerin etnik siyasete endeksli oluşu.Tıpkı Baykal önderliğindeki Chp'nin laiklik söylemine,Mhp ve aynı paralel çizgide olan yapıların milliyetçilikten beslenerek siyaset yapması gibidir.Tabii bu araçsallaştırma yönteminin sadece bu partilerle sınırlı olmadığını ve Akp'nin de bundan azade olmadığının da altını çizmekte fayda var.

Bu bağlamda BDP bana göre sorunun çözümünden yana değil,bilakis varlığını sorunun devamlılığına bağlamıştır.Ancak bu "varlık"ayrı bir devlette değil mevcut statüko içerisinde korunmaya çalışılıyor.Zira sorunun çözülmesiyle beraber bu "hamilik"de son bulacaktır ve bu hiç de Bdp'nin arzu ettiği bir şey değil.Dolayısıyla bdp'nin evet hesapları var,ancak bu nokta irdelenirken madalyonun gerçek yüzü sandığımızdan farklı olabilir.Ve bu da bizi yanıltabilir.Birinci itirazım bu.
2-Bdp'nin bu tutumuna dikkat çekerken yanılgıya düştüğümüz önemli bir ayrıntı daha var.Nedir bu?
Evet kötü bir politika izliyor.Yukarıda dilim döndüğünce açmaya çalıştım.Ancak burada sebep sonuç ilişkileri göz ardı edilmemeli.Tamam pkk'yla yola devam etmeleri kabul etmek gerekirse işlerine yarıyor.Öyle ya da böyle bir kitlesel tepki sonucu kendilerini taşıyabiliyorlar.Yani kısacası bu tepkiyi kullandıkları bir gerçek.Ancak diğer yandan pkk'nın kürt halkını sindirmesi kadar bu yapı üzerinde de dayatmacı bir güce sahipler.Bakın olaya farklı açılardan bakan farklı bir siyaset ve örgütlenme dahi "sakıncalı"bulunuyor.Misal-pkk olsun,bdp olsun-varolan bu hakim ideolojinin dışında alternatif muhalefet yapabileceklerin oranı oldukça düşük. Zira Kürt halkının kendi iradesiyle talep belirleyebileceği bir demokratik ortam henüz kurulmuş değil.Nedeni?Demoktatik tartışma kültürünü geçtim-çoğulculuk ateşten gömlektir,hele kürt halkının yaşadığı bölgelerde-insan yaşamına mal olacak bir tehdit orta yerde durmaktadır.Dolayısıyla bdp içinde iyi niyetli insanların da bu anlamda yapabileceği pek fazla bir şey yok.Çünkü bu sinsi korku bir şekilde her yanı kuşatmış.

Bu nedenle varolan bu korku kültürünün nasıl bir toplumsal psikolojiye yol açtığının da irdelenmesi gerkirdi diye düşünüyorum.

Şimdilik hatırladıklarım bunlar.Aslında üzerinde tartışılacak daha pek çok nokta var bu konuda.

Ayrıca üç sene önce kaleme alınmış bir yazı.Dolayısıyla üç sene önce yazılmış bir yazıyı bugünün gündemiyle kıyaslamamak gerekiyor.Konjonktür doğal olarak değişebiliyor.Mehmet beyin konu hakkındaki diğer makalelerinde çok daha birikimli ve soruna çok daha geniş persfektiften yaklaştığını da hakkını teslim ederek belirtmeliyim.Sonuçta fikirlerimizi bir yerde süreç belirler.Bilemiyorum bir on yıl öncesinde Mehmet bey de bizler de çok daha farklı açılardan bakmış olabiliriz.Bu da önenli bir husus bence.Zira değişim kaçınılmazdır;bazen fikirlerimizle katkı koyarak sürece müdahale eder dönüşmesini sağlarız,bazen de işleyen süreç fikirlerimize farklı boyutlar katabilir.

Kısmi eleştirilerime rağmen bu yazının arzu ettiğimiz huzur ve barış ortamına içtenlikle katkı sunma amacıyla yapıldığından da en ufak bir kuşku ve dereddütüm bulunmuyor.
Saygılarımla.</description>
		<content:encoded><![CDATA[<p>Atladığım bir yazı olmuş,yeni yorumlara göz gezdirince farketmiş oldum.</p>
<p>Sanırım Mehmet beyin katılmadığım ender yazılardan biri olacak.</p>
<p>Katılmadığım nokta DTP&#8217;ye eleştiri getirilmesi değil.Bana göre DTP(şimdiki adıyla BDP)çok daha fazla eleştiriyi hakediyor.</p>
<p>Ancak yöneltilen eleştirilerin oldukça yanlış yerden yapıldığını düşünüyorum.</p>
<p>Bunlardan gözlemlediğim bir kaç tanesine deyinmek istiyorum.</p>
<p>1-Evet yazıda da irdelendiği gibi BDP&#8217;nin bir vizyonu yok.En başta da PKK&#8217;ya olan organik bağı ve kendi içerisinde bu yönde bir özeleştiri yoksunluğu çektiği kuşku götürmez.Ayrıca eğitim,sağlık,istihdam vb bölge halkının refah ve kalkınmışlığını gözeten bir projesi de bulunmuyor.Hatta daha ileri giderek,bu partinin böyle bir derdi de yok bana göre.Zira çözüm bir yana,kürt halkının yaşamış olduğu pek çok sıkıntının sorumlusudur da.Kısacası kürt halkının &#8220;kurtarıcı&#8221;rolünü üstlenen siyasi yapı/hareket görüntüsü altında aslında savunmuş olduğu kitleye zarar veren ve daha büyük felaketlere sürüklenmesine neden oluyor.Burasına bir itirazım yok.</p>
<p>Ancak bu statik yapının arkaplanı bence Mehmet beyin anlattığından çok daha farklı.Zira her ne kadar siyasi bir otorite hedeflemiş olmakla birlikte BDP sanıldığı gibi bağımsız bir Kürdistan devleti peşinde değil.Bilakis siyasi güç ve hesapların mevcut statükoya endenslenerek sürdürülmesi sözkonusudur.Karmaşık bir tez gibi görünebilir ama gerçek budur.Tek fark bu talebin şekilde farklılık arzediyor olması.Yani hedef ve stratejilerin etnik siyasete endeksli oluşu.Tıpkı Baykal önderliğindeki Chp&#8217;nin laiklik söylemine,Mhp ve aynı paralel çizgide olan yapıların milliyetçilikten beslenerek siyaset yapması gibidir.Tabii bu araçsallaştırma yönteminin sadece bu partilerle sınırlı olmadığını ve Akp&#8217;nin de bundan azade olmadığının da altını çizmekte fayda var.</p>
<p>Bu bağlamda BDP bana göre sorunun çözümünden yana değil,bilakis varlığını sorunun devamlılığına bağlamıştır.Ancak bu &#8220;varlık&#8221;ayrı bir devlette değil mevcut statüko içerisinde korunmaya çalışılıyor.Zira sorunun çözülmesiyle beraber bu &#8220;hamilik&#8221;de son bulacaktır ve bu hiç de Bdp&#8217;nin arzu ettiği bir şey değil.Dolayısıyla bdp&#8217;nin evet hesapları var,ancak bu nokta irdelenirken madalyonun gerçek yüzü sandığımızdan farklı olabilir.Ve bu da bizi yanıltabilir.Birinci itirazım bu.<br />
2-Bdp&#8217;nin bu tutumuna dikkat çekerken yanılgıya düştüğümüz önemli bir ayrıntı daha var.Nedir bu?<br />
Evet kötü bir politika izliyor.Yukarıda dilim döndüğünce açmaya çalıştım.Ancak burada sebep sonuç ilişkileri göz ardı edilmemeli.Tamam pkk&#8217;yla yola devam etmeleri kabul etmek gerekirse işlerine yarıyor.Öyle ya da böyle bir kitlesel tepki sonucu kendilerini taşıyabiliyorlar.Yani kısacası bu tepkiyi kullandıkları bir gerçek.Ancak diğer yandan pkk&#8217;nın kürt halkını sindirmesi kadar bu yapı üzerinde de dayatmacı bir güce sahipler.Bakın olaya farklı açılardan bakan farklı bir siyaset ve örgütlenme dahi &#8220;sakıncalı&#8221;bulunuyor.Misal-pkk olsun,bdp olsun-varolan bu hakim ideolojinin dışında alternatif muhalefet yapabileceklerin oranı oldukça düşük. Zira Kürt halkının kendi iradesiyle talep belirleyebileceği bir demokratik ortam henüz kurulmuş değil.Nedeni?Demoktatik tartışma kültürünü geçtim-çoğulculuk ateşten gömlektir,hele kürt halkının yaşadığı bölgelerde-insan yaşamına mal olacak bir tehdit orta yerde durmaktadır.Dolayısıyla bdp içinde iyi niyetli insanların da bu anlamda yapabileceği pek fazla bir şey yok.Çünkü bu sinsi korku bir şekilde her yanı kuşatmış.</p>
<p>Bu nedenle varolan bu korku kültürünün nasıl bir toplumsal psikolojiye yol açtığının da irdelenmesi gerkirdi diye düşünüyorum.</p>
<p>Şimdilik hatırladıklarım bunlar.Aslında üzerinde tartışılacak daha pek çok nokta var bu konuda.</p>
<p>Ayrıca üç sene önce kaleme alınmış bir yazı.Dolayısıyla üç sene önce yazılmış bir yazıyı bugünün gündemiyle kıyaslamamak gerekiyor.Konjonktür doğal olarak değişebiliyor.Mehmet beyin konu hakkındaki diğer makalelerinde çok daha birikimli ve soruna çok daha geniş persfektiften yaklaştığını da hakkını teslim ederek belirtmeliyim.Sonuçta fikirlerimizi bir yerde süreç belirler.Bilemiyorum bir on yıl öncesinde Mehmet bey de bizler de çok daha farklı açılardan bakmış olabiliriz.Bu da önenli bir husus bence.Zira değişim kaçınılmazdır;bazen fikirlerimizle katkı koyarak sürece müdahale eder dönüşmesini sağlarız,bazen de işleyen süreç fikirlerimize farklı boyutlar katabilir.</p>
<p>Kısmi eleştirilerime rağmen bu yazının arzu ettiğimiz huzur ve barış ortamına içtenlikle katkı sunma amacıyla yapıldığından da en ufak bir kuşku ve dereddütüm bulunmuyor.<br />
Saygılarımla.</p>
]]></content:encoded>
	</item>
	<item>
		<title>Mehmet Yılmaz tarafından</title>
		<link>http://www.derindusunce.org/2007/11/08/ya-teror-martta-biterse/#comment-50305</link>
		<dc:creator>Mehmet Yılmaz</dc:creator>
		<pubDate>Sun, 23 May 2010 12:06:15 +0000</pubDate>
		<guid isPermaLink="false">http://www.derindusunce.org/2007/11/08/ya-teror-martta-biterse/#comment-50305</guid>
		<description>Eyv. Tayfun Bey, hakkim helal olsun, biz de atesli tartismalarda istemeden kalp kiriyoruz bazen, siz de hakkinizi helal edin.

çok güzel bir memleketimiz var, daha da güzel olacak ins.</description>
		<content:encoded><![CDATA[<p>Eyv. Tayfun Bey, hakkim helal olsun, biz de atesli tartismalarda istemeden kalp kiriyoruz bazen, siz de hakkinizi helal edin.</p>
<p>çok güzel bir memleketimiz var, daha da güzel olacak ins.</p>
]]></content:encoded>
	</item>
	<item>
		<title>Tayfun_Korkut tarafından</title>
		<link>http://www.derindusunce.org/2007/11/08/ya-teror-martta-biterse/#comment-50301</link>
		<dc:creator>Tayfun_Korkut</dc:creator>
		<pubDate>Sun, 23 May 2010 11:02:42 +0000</pubDate>
		<guid isPermaLink="false">http://www.derindusunce.org/2007/11/08/ya-teror-martta-biterse/#comment-50301</guid>
		<description>Sayin MY,

Sizi daha once okudugum yazilarinizdan dolayi cok yanlis anlamistim. Hakkinizi helal edin. 

Muhtesem bir yazi, ellerinize saglik.</description>
		<content:encoded><![CDATA[<p>Sayin MY,</p>
<p>Sizi daha once okudugum yazilarinizdan dolayi cok yanlis anlamistim. Hakkinizi helal edin. </p>
<p>Muhtesem bir yazi, ellerinize saglik.</p>
]]></content:encoded>
	</item>
	<item>
		<title>Ali Duman tarafından</title>
		<link>http://www.derindusunce.org/2007/11/08/ya-teror-martta-biterse/#comment-37466</link>
		<dc:creator>Ali Duman</dc:creator>
		<pubDate>Fri, 04 Sep 2009 11:01:02 +0000</pubDate>
		<guid isPermaLink="false">http://www.derindusunce.org/2007/11/08/ya-teror-martta-biterse/#comment-37466</guid>
		<description>sn. onur bey,

demek ki asıl şamata kuzey ırakta bağımsız kürdistan kurulduğunda kopacak,

demekki gerisi çorap söküğü gibi gelecek ve kürtler kerkük petrolünü ele geçirince şaha kalkacaklar,

ve en nihayet kürtler zenginleşecekler.

pekiiiiiiiiiii;

sen kürtlerin zenginleşmesinden, kendilerine ait coğrafyada özgür olmalarından  niye rahatsızlık duyuyorsun. sen faşist misin? bunlardan ancak bir faşist rahatsızlık duyar.

talih hep kürtlere acımasız mı davranmalıydı, o coğrafya kan, gözyaşı, katliam ile mi anılmalıydı, o şekilde devam etmesinden çok mu mutlu olacaktın, kürtlerin acı çekmesinden senin ne çıkarın var, sen insanlık düşmanı mısın? senin kan, gözyaşı, cinayet, katliamlardan beslenen faşistlerden ne farkın var söyleyebilir misin?

herkesin özgür devlet kurma hakkı oluyorda kürtlerin niye olmuyor, bunu yasaklayan ilahi bir emir mi, vahiy mi var?????

yunanistanda, bulgaristan da türkleri savun, ama yüzyıllar boyu ezilen kürtlere sıra gelince yan çiz, bu mu sizin insanlığınız, ezilen bizden olunca savunalım, bizden değilse yerin dibine batsın.

soğuk savaş biteli resmi ideolojinin kin, düşmanlık ve nefret üzerine kurduğu siyaset artık hükmünü kaybetmiştir.  

bundan böyle dünya gelişimi savaş ile değil barış ile sağlanacaktır, çünkü barış savaştan daha kazançlı hale gelmiştir.

soğuk savaşın bittiğini kafanıza iyi yerleştirin. kan, gözyaşı, savaş ve katliamlar üzerine kurulu dünya düzeni artık yerini barış ve kardeşlik ile gelişmeye bırakıyor. bunu anlayamayanlar dün olduğu gibi bugünde yanılacaklardır.

aynı davanın yolcusu olduğunuz doğu perinçek, sscb zamanında NATOyu ve ABD'yi savunuyordu, bugün tam tersini savunuyor. yine aynı zat TİİKP davasında yargılanırken türk ordusunu kıbrısta İŞGALCİ olduğunu iddia ediyor,  Ermeni tehciri konusunda ise türkleri katliamcı olarak deklere ediyordu, bugün ise bunların tam tersini savunuyor. niye, çünkü milliyetçiliğin hatta faşizmin ortak yanı siyasetlerini yalan üzerine kurmalarıdır. halka söyleyecek sözü, çözümü  olmayanlar yalan üzerinden siyaset geliştirirler, zor değildir, düne bakmasını bilenler bunu görebilirler.

bize dün bir tane doğu perinçek fazla geliyordu, bugün ise 12 eylül faşisminin bir sonucu olarak milyonlarca doğu perinçek ile mücadele etmek durumundayız. ancak elbette faşizm, döktüğü kanda olmasa bile yarattığı çözümsüzlükte, barışa olan düşmanlğında ve karanlığın dehlizlerinde boğulacaktır. 

her ulusun kendi kaderini tayin etme hakkı vardır. buna saygı duymasını bilmeyenler daha çok hayal kırıklığı yaşayacaklar ve faşizm ile yaftalanacaklardır. bizimle birlikte yaşayan kürt kardeşlerimiz mutlu, huzurlu ve en önemlisi özgür olamazlarsa elbetteki başkaca özlemleri olacaktır, iyilikleri engellemeye çalışmak, haset ve düşmanlık içinde olmaktansa, ülkemizdeki tüm insanların mutluluğunu, huzurunu, zenginliğini ve özgürlüğünü nasıl sağlayabilirize kafa yormak bizi ileriye taşımaya yetecek yegane yoldur.</description>
		<content:encoded><![CDATA[<p>sn. onur bey,</p>
<p>demek ki asıl şamata kuzey ırakta bağımsız kürdistan kurulduğunda kopacak,</p>
<p>demekki gerisi çorap söküğü gibi gelecek ve kürtler kerkük petrolünü ele geçirince şaha kalkacaklar,</p>
<p>ve en nihayet kürtler zenginleşecekler.</p>
<p>pekiiiiiiiiiii;</p>
<p>sen kürtlerin zenginleşmesinden, kendilerine ait coğrafyada özgür olmalarından  niye rahatsızlık duyuyorsun. sen faşist misin? bunlardan ancak bir faşist rahatsızlık duyar.</p>
<p>talih hep kürtlere acımasız mı davranmalıydı, o coğrafya kan, gözyaşı, katliam ile mi anılmalıydı, o şekilde devam etmesinden çok mu mutlu olacaktın, kürtlerin acı çekmesinden senin ne çıkarın var, sen insanlık düşmanı mısın? senin kan, gözyaşı, cinayet, katliamlardan beslenen faşistlerden ne farkın var söyleyebilir misin?</p>
<p>herkesin özgür devlet kurma hakkı oluyorda kürtlerin niye olmuyor, bunu yasaklayan ilahi bir emir mi, vahiy mi var?????</p>
<p>yunanistanda, bulgaristan da türkleri savun, ama yüzyıllar boyu ezilen kürtlere sıra gelince yan çiz, bu mu sizin insanlığınız, ezilen bizden olunca savunalım, bizden değilse yerin dibine batsın.</p>
<p>soğuk savaş biteli resmi ideolojinin kin, düşmanlık ve nefret üzerine kurduğu siyaset artık hükmünü kaybetmiştir.  </p>
<p>bundan böyle dünya gelişimi savaş ile değil barış ile sağlanacaktır, çünkü barış savaştan daha kazançlı hale gelmiştir.</p>
<p>soğuk savaşın bittiğini kafanıza iyi yerleştirin. kan, gözyaşı, savaş ve katliamlar üzerine kurulu dünya düzeni artık yerini barış ve kardeşlik ile gelişmeye bırakıyor. bunu anlayamayanlar dün olduğu gibi bugünde yanılacaklardır.</p>
<p>aynı davanın yolcusu olduğunuz doğu perinçek, sscb zamanında NATOyu ve ABD&#8217;yi savunuyordu, bugün tam tersini savunuyor. yine aynı zat TİİKP davasında yargılanırken türk ordusunu kıbrısta İŞGALCİ olduğunu iddia ediyor,  Ermeni tehciri konusunda ise türkleri katliamcı olarak deklere ediyordu, bugün ise bunların tam tersini savunuyor. niye, çünkü milliyetçiliğin hatta faşizmin ortak yanı siyasetlerini yalan üzerine kurmalarıdır. halka söyleyecek sözü, çözümü  olmayanlar yalan üzerinden siyaset geliştirirler, zor değildir, düne bakmasını bilenler bunu görebilirler.</p>
<p>bize dün bir tane doğu perinçek fazla geliyordu, bugün ise 12 eylül faşisminin bir sonucu olarak milyonlarca doğu perinçek ile mücadele etmek durumundayız. ancak elbette faşizm, döktüğü kanda olmasa bile yarattığı çözümsüzlükte, barışa olan düşmanlğında ve karanlığın dehlizlerinde boğulacaktır. </p>
<p>her ulusun kendi kaderini tayin etme hakkı vardır. buna saygı duymasını bilmeyenler daha çok hayal kırıklığı yaşayacaklar ve faşizm ile yaftalanacaklardır. bizimle birlikte yaşayan kürt kardeşlerimiz mutlu, huzurlu ve en önemlisi özgür olamazlarsa elbetteki başkaca özlemleri olacaktır, iyilikleri engellemeye çalışmak, haset ve düşmanlık içinde olmaktansa, ülkemizdeki tüm insanların mutluluğunu, huzurunu, zenginliğini ve özgürlüğünü nasıl sağlayabilirize kafa yormak bizi ileriye taşımaya yetecek yegane yoldur.</p>
]]></content:encoded>
	</item>
	<item>
		<title>gülçin kaçar tarafından</title>
		<link>http://www.derindusunce.org/2007/11/08/ya-teror-martta-biterse/#comment-37461</link>
		<dc:creator>gülçin kaçar</dc:creator>
		<pubDate>Fri, 04 Sep 2009 09:48:22 +0000</pubDate>
		<guid isPermaLink="false">http://www.derindusunce.org/2007/11/08/ya-teror-martta-biterse/#comment-37461</guid>
		<description>BİZİM POLETİKACILARIMIZ
Birbirlerini suçlamakla ne kazanıyorlar.
Hepsi de reklam peşinde.
Vazife peşinde değil.
Bize şov yapan politikacılar değil,
İş yapan, sorunlarımıza çözüm bulanlar lazım.
Vazifelerini reklam olarak sunanlar değil.
Onu yaptım 
Bunu yaptım
E 
Tapi ki yapacaksın
Bu işlere talip olduğun için oradasın
Bize verdiğin sözleri tutacaksın
Canımızı yakmayacaksın
Türk milletinin haklarını korumak
Senin ilk vazifendir</description>
		<content:encoded><![CDATA[<p>BİZİM POLETİKACILARIMIZ<br />
Birbirlerini suçlamakla ne kazanıyorlar.<br />
Hepsi de reklam peşinde.<br />
Vazife peşinde değil.<br />
Bize şov yapan politikacılar değil,<br />
İş yapan, sorunlarımıza çözüm bulanlar lazım.<br />
Vazifelerini reklam olarak sunanlar değil.<br />
Onu yaptım<br />
Bunu yaptım<br />
E<br />
Tapi ki yapacaksın<br />
Bu işlere talip olduğun için oradasın<br />
Bize verdiğin sözleri tutacaksın<br />
Canımızı yakmayacaksın<br />
Türk milletinin haklarını korumak<br />
Senin ilk vazifendir</p>
]]></content:encoded>
	</item>
	<item>
		<title>Onur tarafından</title>
		<link>http://www.derindusunce.org/2007/11/08/ya-teror-martta-biterse/#comment-25752</link>
		<dc:creator>Onur</dc:creator>
		<pubDate>Fri, 20 Feb 2009 16:34:49 +0000</pubDate>
		<guid isPermaLink="false">http://www.derindusunce.org/2007/11/08/ya-teror-martta-biterse/#comment-25752</guid>
		<description>asil samata kuzey irakin bagimsiz olmasiyla basliyacaktir yani su anlama geliyor malum ABD bölgesel kürt halkini kürdistan olarak sayiyor ve kisa bi dönem icinde barzaninin avrupa insan haklarina baski kurmasiyla avrupa bunu onayliyacak ve kürdistan kurulmus olacaktir gerisi corap sökügü gelir zaten kürt yönetimi kerkük deki petrol reservini eline gecirecektir kuzey irak zenginlesecek ve dahasinida istiyecektir ondan sonrasi DTPden degil kuzey irakin kürt yönetimini bir hedef olarak görülecektir son dönemde barzani PKKya karsi baski kuruyor cünki barzanide anladiki bu hedefi gerceklestirmek icin PKK cökertmek gerekiyor misal PKK terör örgütü kürt halkinin imajini zedeliyor anlatmak istediklerim su kürt halki uyandi silah degil diplomatik anlamda bu hedefin gerceklestirmesi daha uygun görülüyor</description>
		<content:encoded><![CDATA[<p>asil samata kuzey irakin bagimsiz olmasiyla basliyacaktir yani su anlama geliyor malum ABD bölgesel kürt halkini kürdistan olarak sayiyor ve kisa bi dönem icinde barzaninin avrupa insan haklarina baski kurmasiyla avrupa bunu onayliyacak ve kürdistan kurulmus olacaktir gerisi corap sökügü gelir zaten kürt yönetimi kerkük deki petrol reservini eline gecirecektir kuzey irak zenginlesecek ve dahasinida istiyecektir ondan sonrasi DTPden degil kuzey irakin kürt yönetimini bir hedef olarak görülecektir son dönemde barzani PKKya karsi baski kuruyor cünki barzanide anladiki bu hedefi gerceklestirmek icin PKK cökertmek gerekiyor misal PKK terör örgütü kürt halkinin imajini zedeliyor anlatmak istediklerim su kürt halki uyandi silah degil diplomatik anlamda bu hedefin gerceklestirmesi daha uygun görülüyor</p>
]]></content:encoded>
	</item>
	<item>
		<title>Şu kamplaşmadan kurtulalım mı? &#124; SiyarGrup™ tarafından</title>
		<link>http://www.derindusunce.org/2007/11/08/ya-teror-martta-biterse/#comment-17089</link>
		<dc:creator>Şu kamplaşmadan kurtulalım mı? &#124; SiyarGrup™</dc:creator>
		<pubDate>Wed, 23 Jul 2008 00:05:46 +0000</pubDate>
		<guid isPermaLink="false">http://www.derindusunce.org/2007/11/08/ya-teror-martta-biterse/#comment-17089</guid>
		<description>[...] d&#252;şmanıydı. &#160; K&#252;rt&#231;&#252;lere g&#246;re ise K&#252;rtler ile T&#252;rkler bir arada yaşayamazdı, Kemalist modelde bir K&#252;rt ulus-devleti kurulmalıydı. &#160; Ama ortak hata şuydu: Kemalizm [...]</description>
		<content:encoded><![CDATA[<p>[...] d&uuml;şmanıydı. &nbsp; K&uuml;rt&ccedil;&uuml;lere g&ouml;re ise K&uuml;rtler ile T&uuml;rkler bir arada yaşayamazdı, Kemalist modelde bir K&uuml;rt ulus-devleti kurulmalıydı. &nbsp; Ama ortak hata şuydu: Kemalizm [...]</p>
]]></content:encoded>
	</item>
	<item>
		<title>Şu kamplaşmadan kurtulalım mı? : Derin Düşünce tarafından</title>
		<link>http://www.derindusunce.org/2007/11/08/ya-teror-martta-biterse/#comment-16869</link>
		<dc:creator>Şu kamplaşmadan kurtulalım mı? : Derin Düşünce</dc:creator>
		<pubDate>Thu, 17 Jul 2008 06:36:13 +0000</pubDate>
		<guid isPermaLink="false">http://www.derindusunce.org/2007/11/08/ya-teror-martta-biterse/#comment-16869</guid>
		<description>[...] göre ise Kürtler ile Türkler bir arada yaşayamazdı, Kemalist modelde bir kürt ulus-devleti [...]</description>
		<content:encoded><![CDATA[<p>[...] göre ise Kürtler ile Türkler bir arada yaşayamazdı, Kemalist modelde bir kürt ulus-devleti [...]</p>
]]></content:encoded>
	</item>
	<item>
		<title>Şu kaplaşmadan kurtulalım mı? : Derin Düşünce tarafından</title>
		<link>http://www.derindusunce.org/2007/11/08/ya-teror-martta-biterse/#comment-16828</link>
		<dc:creator>Şu kaplaşmadan kurtulalım mı? : Derin Düşünce</dc:creator>
		<pubDate>Wed, 16 Jul 2008 12:47:48 +0000</pubDate>
		<guid isPermaLink="false">http://www.derindusunce.org/2007/11/08/ya-teror-martta-biterse/#comment-16828</guid>
		<description>[...] göre ise Kürtler ile Türkler bir arada yaşayamazdı, Kemalist modelde bir kürt ulus-devleti [...]</description>
		<content:encoded><![CDATA[<p>[...] göre ise Kürtler ile Türkler bir arada yaşayamazdı, Kemalist modelde bir kürt ulus-devleti [...]</p>
]]></content:encoded>
	</item>
	<item>
		<title>Mehmet Yılmaz tarafından</title>
		<link>http://www.derindusunce.org/2007/11/08/ya-teror-martta-biterse/#comment-10359</link>
		<dc:creator>Mehmet Yılmaz</dc:creator>
		<pubDate>Fri, 28 Dec 2007 09:08:42 +0000</pubDate>
		<guid isPermaLink="false">http://www.derindusunce.org/2007/11/08/ya-teror-martta-biterse/#comment-10359</guid>
		<description>&lt;strong&gt;'2008, PKK'nın sahneden silindiği yıl olacak'&lt;/strong&gt;
 
 
Uluslararası Stratejik Araştırmalar Kurumu (USAK) Başkanı Sedat Laçiner, "2008 yılını terör örgütü PKK'nın sahneden silindiği yıl olarak görmenin mümkün olduğunu" söyledi.  
 
 
 
Laçiner, "Türkiye'nin terör örgütü PKK ile mücadelede ilk kez bu kadar teknik ve başarılı operasyonlar yapabildiğini" belirtti. 

"ABD'nin de 1 Mart tezkeresinin reddinin ardından askıya aldığı PKK'yı tasfiye sürecinin şimdi yeniden başlatılmış göründüğünü" ifade eden Laçiner, "Bunları üst üste koyduğumuz zaman; dışarıda ABD ile Türkiye arasında, içeride de ordu ile hükümet arasında uyum devam eder, hata ve olağanüstü bir gelişme olmazsa 2008 yılı PKK'nın son yılı olabilir. Gelecek yılı, PKK'nın sahneden silindiği yıl olarak görmek mümkün" dedi. 

-"ASKERİ ÖNLEMLER KEMOTERAPİ"- 

"Böylece PKK'nın marjinalleşmiş, yığınsal desteğini kaybetmiş, bölgedeki nüfusu tamamen ortadan kalkmış bir örgüte döneceğini" anlatan Laçiner, "ancak PKK'nın yerini başka terör örgütlerinin alması tehlikesinin de bulunduğuna" işaret etti. 

"Bu nedenle Türkiye'nin askeri operasyonlarını ekonomik, sosyal, hukuki ve siyasal önlemleri içeren sivil operasyonlarla desteklemesi gerektiğini" belirten Laçiner, "yeni bir af yasasına gerek olmadığını, mevcut yasada ufak değişikliklerin yeterli olacağını, ancak önemli olanın dağa çıkış nedenlerini ortadan kaldırmak olduğunu" dile getirdi. 

Laçiner, askeri önlemleri de "kemoterapi" tedavisine benzeterek, "Bir topluma çeyrek asır boyunca kemoterapi uygularsanız sorunlar kangrenleşir, kronik hale gelir. Kemoterapiye güvenerek sorunu çözdüğümüzü düşünemeyiz. Başka önlemler alınması ve yeni kanser oluşturucu noktaların temizlenmesi lazım" dedi. 

"Ancak Türk ordusunun da operasyonlarla yeni nesil bir ordu haline gelmeye başladığını ve Türk ordusunda zihniyet devrimi yaşandığı" görüşünü dile getiren Laçiner, "ordunun teknolojik anlamda yeni çağın ordu anlayışına yaklaşmakta olduğunu" bildirdi. 

-"BAHARA KADAR SÜRER"- 

"Operasyonların ucu açık, aylarca ve ihtiyaç olduğu sürece yapılabileceğine" işaret eden Laçiner, "kış aylarında yapılmasının da terör örgütü için daha fazla dezavantaj olduğunu" söyledi. 

"Örgütün çok fazla manevra sahası bulamadığını, lojistik, ulaşım ve iletişimde ciddi problemler yaşadığını, ilk hava saldırılarında lider kadrosundan ölen ve yaralananlar olduğunu" kaydeden Laçiner, "İpi çekilen terör örgütünün çok ciddi dağılma sürecine girdiğini" ifade etti. 

Laçiner, "Önümüzdeki günlerde operasyonlar biraz daha kolay olacak. Örgüt daha çok hata yapmaya zorlanmış olacak" dedi. 

"Operasyonlarla örgütün baharda diri bir şekilde ortaya çıkmasının da engellenmeye çalışıldığını" belirten Laçiner, "Şehirlere dağıldılar. Baharda şehirlerden geri kamplara gelecekler, gelsinler. Türkiye'nin uçağı, bombası bitmiyor ki, Mart'ta, Nisan'da yine vurulur. Bütün mesele bu operasyonlar için uygun olan şartların oluşturulmuş olmasıdır. Bunu devam ettirmektir. Bunu da Türkiye bahara kadar devam ettirecek gibi görünüyor" diye konuştu. 

-"PKK İLE YOLLARINI AYIRMAK ZORUNDA"- 

"Irak'ın kuzeyindeki bölgesel yönetimin lideri Mesud Barzani'nin de eninde sonunda PKK ile yollarını ayırmak zorunda olduğunu" söyleyen Laçiner, "Ülke içinde, seçmen kademesinde, ABD, Avrupa ve dünya bazında PKK şu anda büyük bir yük. Eğer Barzani PKK ile yolunu ayırmazsa Barzani ile ABD, Ankara ve daha birçok güç arasında görüş farklılıkları artar ve bu krize doğru yol alır. Bunu da hiç kimse PKK için göze almaz. Aynısını DTP için de söylememiz mümkün" dedi. 

"Nitekim, Türkiye-ABD ilişkilerinin 1 Mart tezkeresi öncesine dönmeye başladığı" görüşünü de dile getiren Laçiner, "Barzani'nin son çıkışını devam ettirmesi durumunda, Washington ile arasındaki makasın açılmaya başlayacağını" ifade etti. 

"Ayrıca, operasyonlar sürerken Irak Devlet Başkanı Celal Talabani'nin, hatta Barzani ya da Irak'tan başka bir yetkilinin Türkiye ziyaretinin çok büyük kazanım sağlayacağını" savunan Laçiner, "Irak'tan birinin ziyaretinin, Ankara'ya gelip eleştiride bulunsa bile Türkiye'nin operasyonlarını tasvip ediyor olması anlamına geleceğini" belirtti. 

Laçiner, "bu durumda kimsenin Türkiye'ye 'diyalog yolunu dene' gibi bir söz söyleme fırsatının kalmayacağını" dile getirdi. 

-"İLİŞKİLER TAMİRAT AŞAMASINDA"- 

"Artık Türk-Amerikan ilişkilerinde de tamiratın başladığını" belirten Laçiner, "bundan sonraki aşamanın, Orta Doğu'da gerçek anlamda stratejik ortaklık olması gerektiğini" ifade etti. 

Laçiner, "sınır ötesi operasyonlarda yapılan işbirliğinin, bu ortaklığın Soğuk Savaş sonrasındaki en somut hali olduğunu" bildirdi. 

"ABD'nin, yalnızca İngiltere ve İsrail'le benzer ilişki içinde olduğunu" anımsatan Laçiner, "Geçmişteki sınır ötesi operasyonlarda da ABD'nin Türkiye'ye verdiği istihbarat bilgileri vardı, ama bu kadar düzenli ve yoğun değildi. Bunu Barzani'ye rağmen yapıyor. Dolayısıyla bundan sonraki dönem Orta Doğu'daki Türk-Amerikan stratejik ortaklığının kök salması dönemi olabilir" diye konuştu. 

-"U-DÖNÜŞÜ TÜRKİYE'DE"- 

Laçiner, ABD'nin politikasında bir U-dönüşünün olduğuna ilişkin yorumların hatırlatılması üzerine, "asıl U- dönüşünün ABD'de değil, Türkiye'de olduğunu" savunarak, şu görüşleri dile getirdi: 

"Nisan ayındaki Türkiye ile Aralık ayındaki Türkiye arasında dağlar kadar fark var. Aynı insanlar, aynı başbakan, aynı generaller var, ama baktığınız zaman, sanki ilkbaharda birbirine düşman gibi yansıtılan insanlar, şu anda omuz omuza çalışıyorlar. Bu çok büyük bir U-dönüşüdür. 

Askeri kanat, ilkbaharda Amerikan askerleriyle çarpışıp çarpışmayacağını merak ediyordu, dünya medyası önünde açıkça konuşuyordu. Ama bugün geldiğimiz noktada 'Amerikan istihbaratından yararlanacağız, ilişkiler sürecek, işbirliği devam edecek' deniyor, bu da çok büyük bir U-dönüşüdür. Biz Türkiye olarak 'ABD, PKK'yı destekliyor' diyorduk, şu anda 'ABD, PKK'yı bitirmeye çalışıyor' diyoruz. Bu da bir U-dönüşüdür." 

Laçiner, "operasyon öncesi yürütülen diplomatik faaliyetler ile uluslararası toplumdan çok fazla itiraz gelmesinin engellediğini" de belirterek, "Türkiye, belki de Cumhuriyet tarihindeki en iyi diplomatik operasyonlarından birini yapmış oldu" dedi.</description>
		<content:encoded><![CDATA[<p><strong>&#8216;2008, PKK&#8217;nın sahneden silindiği yıl olacak&#8217;</strong></p>
<p>Uluslararası Stratejik Araştırmalar Kurumu (USAK) Başkanı Sedat Laçiner, &#8220;2008 yılını terör örgütü PKK&#8217;nın sahneden silindiği yıl olarak görmenin mümkün olduğunu&#8221; söyledi.  </p>
<p>Laçiner, &#8220;Türkiye&#8217;nin terör örgütü PKK ile mücadelede ilk kez bu kadar teknik ve başarılı operasyonlar yapabildiğini&#8221; belirtti. </p>
<p>&#8220;ABD&#8217;nin de 1 Mart tezkeresinin reddinin ardından askıya aldığı PKK&#8217;yı tasfiye sürecinin şimdi yeniden başlatılmış göründüğünü&#8221; ifade eden Laçiner, &#8220;Bunları üst üste koyduğumuz zaman; dışarıda ABD ile Türkiye arasında, içeride de ordu ile hükümet arasında uyum devam eder, hata ve olağanüstü bir gelişme olmazsa 2008 yılı PKK&#8217;nın son yılı olabilir. Gelecek yılı, PKK&#8217;nın sahneden silindiği yıl olarak görmek mümkün&#8221; dedi. </p>
<p>-&#8221;ASKERİ ÖNLEMLER KEMOTERAPİ&#8221;- </p>
<p>&#8220;Böylece PKK&#8217;nın marjinalleşmiş, yığınsal desteğini kaybetmiş, bölgedeki nüfusu tamamen ortadan kalkmış bir örgüte döneceğini&#8221; anlatan Laçiner, &#8220;ancak PKK&#8217;nın yerini başka terör örgütlerinin alması tehlikesinin de bulunduğuna&#8221; işaret etti. </p>
<p>&#8220;Bu nedenle Türkiye&#8217;nin askeri operasyonlarını ekonomik, sosyal, hukuki ve siyasal önlemleri içeren sivil operasyonlarla desteklemesi gerektiğini&#8221; belirten Laçiner, &#8220;yeni bir af yasasına gerek olmadığını, mevcut yasada ufak değişikliklerin yeterli olacağını, ancak önemli olanın dağa çıkış nedenlerini ortadan kaldırmak olduğunu&#8221; dile getirdi. </p>
<p>Laçiner, askeri önlemleri de &#8220;kemoterapi&#8221; tedavisine benzeterek, &#8220;Bir topluma çeyrek asır boyunca kemoterapi uygularsanız sorunlar kangrenleşir, kronik hale gelir. Kemoterapiye güvenerek sorunu çözdüğümüzü düşünemeyiz. Başka önlemler alınması ve yeni kanser oluşturucu noktaların temizlenmesi lazım&#8221; dedi. </p>
<p>&#8220;Ancak Türk ordusunun da operasyonlarla yeni nesil bir ordu haline gelmeye başladığını ve Türk ordusunda zihniyet devrimi yaşandığı&#8221; görüşünü dile getiren Laçiner, &#8220;ordunun teknolojik anlamda yeni çağın ordu anlayışına yaklaşmakta olduğunu&#8221; bildirdi. </p>
<p>-&#8221;BAHARA KADAR SÜRER&#8221;- </p>
<p>&#8220;Operasyonların ucu açık, aylarca ve ihtiyaç olduğu sürece yapılabileceğine&#8221; işaret eden Laçiner, &#8220;kış aylarında yapılmasının da terör örgütü için daha fazla dezavantaj olduğunu&#8221; söyledi. </p>
<p>&#8220;Örgütün çok fazla manevra sahası bulamadığını, lojistik, ulaşım ve iletişimde ciddi problemler yaşadığını, ilk hava saldırılarında lider kadrosundan ölen ve yaralananlar olduğunu&#8221; kaydeden Laçiner, &#8220;İpi çekilen terör örgütünün çok ciddi dağılma sürecine girdiğini&#8221; ifade etti. </p>
<p>Laçiner, &#8220;Önümüzdeki günlerde operasyonlar biraz daha kolay olacak. Örgüt daha çok hata yapmaya zorlanmış olacak&#8221; dedi. </p>
<p>&#8220;Operasyonlarla örgütün baharda diri bir şekilde ortaya çıkmasının da engellenmeye çalışıldığını&#8221; belirten Laçiner, &#8220;Şehirlere dağıldılar. Baharda şehirlerden geri kamplara gelecekler, gelsinler. Türkiye&#8217;nin uçağı, bombası bitmiyor ki, Mart&#8217;ta, Nisan&#8217;da yine vurulur. Bütün mesele bu operasyonlar için uygun olan şartların oluşturulmuş olmasıdır. Bunu devam ettirmektir. Bunu da Türkiye bahara kadar devam ettirecek gibi görünüyor&#8221; diye konuştu. </p>
<p>-&#8221;PKK İLE YOLLARINI AYIRMAK ZORUNDA&#8221;- </p>
<p>&#8220;Irak&#8217;ın kuzeyindeki bölgesel yönetimin lideri Mesud Barzani&#8217;nin de eninde sonunda PKK ile yollarını ayırmak zorunda olduğunu&#8221; söyleyen Laçiner, &#8220;Ülke içinde, seçmen kademesinde, ABD, Avrupa ve dünya bazında PKK şu anda büyük bir yük. Eğer Barzani PKK ile yolunu ayırmazsa Barzani ile ABD, Ankara ve daha birçok güç arasında görüş farklılıkları artar ve bu krize doğru yol alır. Bunu da hiç kimse PKK için göze almaz. Aynısını DTP için de söylememiz mümkün&#8221; dedi. </p>
<p>&#8220;Nitekim, Türkiye-ABD ilişkilerinin 1 Mart tezkeresi öncesine dönmeye başladığı&#8221; görüşünü de dile getiren Laçiner, &#8220;Barzani&#8217;nin son çıkışını devam ettirmesi durumunda, Washington ile arasındaki makasın açılmaya başlayacağını&#8221; ifade etti. </p>
<p>&#8220;Ayrıca, operasyonlar sürerken Irak Devlet Başkanı Celal Talabani&#8217;nin, hatta Barzani ya da Irak&#8217;tan başka bir yetkilinin Türkiye ziyaretinin çok büyük kazanım sağlayacağını&#8221; savunan Laçiner, &#8220;Irak&#8217;tan birinin ziyaretinin, Ankara&#8217;ya gelip eleştiride bulunsa bile Türkiye&#8217;nin operasyonlarını tasvip ediyor olması anlamına geleceğini&#8221; belirtti. </p>
<p>Laçiner, &#8220;bu durumda kimsenin Türkiye&#8217;ye &#8216;diyalog yolunu dene&#8217; gibi bir söz söyleme fırsatının kalmayacağını&#8221; dile getirdi. </p>
<p>-&#8221;İLİŞKİLER TAMİRAT AŞAMASINDA&#8221;- </p>
<p>&#8220;Artık Türk-Amerikan ilişkilerinde de tamiratın başladığını&#8221; belirten Laçiner, &#8220;bundan sonraki aşamanın, Orta Doğu&#8217;da gerçek anlamda stratejik ortaklık olması gerektiğini&#8221; ifade etti. </p>
<p>Laçiner, &#8220;sınır ötesi operasyonlarda yapılan işbirliğinin, bu ortaklığın Soğuk Savaş sonrasındaki en somut hali olduğunu&#8221; bildirdi. </p>
<p>&#8220;ABD&#8217;nin, yalnızca İngiltere ve İsrail&#8217;le benzer ilişki içinde olduğunu&#8221; anımsatan Laçiner, &#8220;Geçmişteki sınır ötesi operasyonlarda da ABD&#8217;nin Türkiye&#8217;ye verdiği istihbarat bilgileri vardı, ama bu kadar düzenli ve yoğun değildi. Bunu Barzani&#8217;ye rağmen yapıyor. Dolayısıyla bundan sonraki dönem Orta Doğu&#8217;daki Türk-Amerikan stratejik ortaklığının kök salması dönemi olabilir&#8221; diye konuştu. </p>
<p>-&#8221;U-DÖNÜŞÜ TÜRKİYE&#8217;DE&#8221;- </p>
<p>Laçiner, ABD&#8217;nin politikasında bir U-dönüşünün olduğuna ilişkin yorumların hatırlatılması üzerine, &#8220;asıl U- dönüşünün ABD&#8217;de değil, Türkiye&#8217;de olduğunu&#8221; savunarak, şu görüşleri dile getirdi: </p>
<p>&#8220;Nisan ayındaki Türkiye ile Aralık ayındaki Türkiye arasında dağlar kadar fark var. Aynı insanlar, aynı başbakan, aynı generaller var, ama baktığınız zaman, sanki ilkbaharda birbirine düşman gibi yansıtılan insanlar, şu anda omuz omuza çalışıyorlar. Bu çok büyük bir U-dönüşüdür. </p>
<p>Askeri kanat, ilkbaharda Amerikan askerleriyle çarpışıp çarpışmayacağını merak ediyordu, dünya medyası önünde açıkça konuşuyordu. Ama bugün geldiğimiz noktada &#8216;Amerikan istihbaratından yararlanacağız, ilişkiler sürecek, işbirliği devam edecek&#8217; deniyor, bu da çok büyük bir U-dönüşüdür. Biz Türkiye olarak &#8216;ABD, PKK&#8217;yı destekliyor&#8217; diyorduk, şu anda &#8216;ABD, PKK&#8217;yı bitirmeye çalışıyor&#8217; diyoruz. Bu da bir U-dönüşüdür.&#8221; </p>
<p>Laçiner, &#8220;operasyon öncesi yürütülen diplomatik faaliyetler ile uluslararası toplumdan çok fazla itiraz gelmesinin engellediğini&#8221; de belirterek, &#8220;Türkiye, belki de Cumhuriyet tarihindeki en iyi diplomatik operasyonlarından birini yapmış oldu&#8221; dedi.</p>
]]></content:encoded>
	</item>
	<item>
		<title>MY tarafından</title>
		<link>http://www.derindusunce.org/2007/11/08/ya-teror-martta-biterse/#comment-6387</link>
		<dc:creator>MY</dc:creator>
		<pubDate>Fri, 16 Nov 2007 22:05:36 +0000</pubDate>
		<guid isPermaLink="false">http://www.derindusunce.org/2007/11/08/ya-teror-martta-biterse/#comment-6387</guid>
		<description>&lt;strong&gt;YORUM- Davut Şahiner - PKK'nın amacı yerel seçimlerden önce DTP'yi kapattırmak &lt;/strong&gt;
 
 
Tüm terör örgütleri olabildiğince kısa sürede siyasallaşmaya çalışırlar. Terörle hükümetlere ve topluma dikte ettirmeye çalıştıkları görüşleri ile yasal alanda faaliyet gösterebilmek en önemli amaçları arasındadır. Çünkü terör bir amaç değil, araçtır. Eğer terör örgütü halk nezdinde bir türlü meşrulaşamıyorsa büyük bir sorun yaşamaya başlar ve meşruiyet zemini gittikçe kaybolabilir.  
 
 
 
Özellikle etnik temelli iddiaları olan ayrılıkçı terör hareketleri kısa sürede bir tür bağımsızlık hareketi haline gelmek isterler ve bu nedenle siyasi kanatları terör kanatlarından daha güçlü olmak zorundadır. Bu nedenle birçok etnik ayrılıkçı terör örgütü bir siyasi hareketin kolu olarak ortaya çıkmış, terör kaçınılmaz bir araç olarak belli bir süreliğine kullanılabilmek için seçilmiş bir yöntem olmuştur. Örneğin Kuzey İrlanda teröründe IRA bir siyasi hareketin ürünüdür. Sinn Fein ile IRA arasındaki ilişki hiyerarşik bir ilişkinin ötesindedir. PKK ile DTP ilişkisi ise normalde karşılaştığımız siyasi hareketin bir ürünü olarak terör örgütü ilişkisinin çok dışındadır. PKK bir siyasi hareket olarak değil, doğrudan şiddet uygulayan bir 'çete' olarak kurulmuştur. Abdullah Öcalan bu dönemde bir ideologdan ziyade bir çete reisi gibi hareket etmiştir. 

Nitekim uzunca bir süre PKK salt ve ayrımsız şiddet ile muhaliflerini fiziksel olarak ortadan kaldırmış ya da sindirmiştir. Bu süreçte 'siyasi kanat' daima ikinci planda kalmış, Türk siyasi hayatında partileşme çabaları ise çok geç bir döneme denk gelmiştir. Biraz da dış teşvik ile başlayan süreçte HEP neredeyse tamamıyla bir PKK partisidir ve ayrı bir kimlikten bahsedebilmek olanaksızdır. Ancak PKK'dan farklı bir ortamda faaliyet gösterecek olan HEP'in zamanla terör örgütünden ayrışması olasıydı. Uzunca bir süre HEP-PKK özdeşliğinin devam edebilmesi çok zordu. Siyasileşemeyen bir hareket olarak PKK, yasal zeminde hareket eden HEP karşısında gücünü kaybedebilirdi. Ancak böyle bir gelişme bizzat Türkiye Cumhuriyeti devleti tarafından engellendi. Güvenlik güçleri ve devletin diğer birimleri HEP'e PKK muamelesi yaptılar ve onun farklı bir noktada konumlanmasına izin vermediler. HEP, İnönü'nün SHP'si tarafından Meclis'e sokulduğunda devlet bunu bir fırsattan ziyade 'hainlerin Meclis çatısı altına girmesi' olarak değerlendirdi. Daha yemin töreninde başlayan provokasyonlarda HEP milletvekillerinin payı da büyüktü. Ancak PKK'nın asıl amacı da buydu zaten. Yani Türkiye Cumhuriyeti'nde yasal yollardan Kürtçülük yapılamayacağının ve Kürtlerin haklarının savunulamayacağının kanıtlanması. HEP'in kapatılışı ve kapatılma şekli Türkiye için her açıdan kendi ayağına sıkmak oldu. Halkın seçtiği vekiller halkın meclisinde siyaset yapamadılar. Daha kötüsü tutuklanma şekilleri en azılı hırsızlara dahi reva görülenden beterdi. Bir küçük köpek yavrusu gibi polislerce yakalanıp arabalara tıkılan vekillerin görüntüleri PKK'nın en kanlı eylemlerinden dahi daha fazla yankı uyandırdı ve 1990'lar boyunca Türkiye bu görüntülerin yükünü özellikle Batı kamuoyunda sırtında taşıdı. HEP'in en radikallerinden ve PKK'ya en yakın isimlerinden Leyla Zana uzunca bir süre tüm Avrupa medyasında bir mazlum olarak yer aldı ve sembolleşti. Eğer bugün Almanya'dan Belçika'ya kadar PKK ile mücadelede Batılıların zihninde bazı şüpheler var ise bunun en önemli kaynaklarından biri de milletvekillerinin nezaketten uzak bir şekilde tutuklanması olmuştur. 

HEP'in kapatılmasından sonra sürgünde parlamento çalışmaları hızlandı ve bazı HEP'liler yurtdışına kaçtılar. Haklarında tutuklama emri olmayanlar dahi Türkiye'yi terk ederken tüm dünyaya ve elbette bölge halkına 'Kürtlerin Türkiye'de siyaset yapma hakları yoktur' propagandası yapıldı. Bu propaganda Kürtçe üzerindeki yasaklar ile süslendi. PKK'nın kurduğu MED-TV kendisini tüm dünyada azınlıkların kültürel kanalı olarak tanıttı. Böylece PKK Kürt siyasetinde sadece iki kutup olduğunun altını çizmiş oluyordu. PKK'nın Kürtler arasında ve dünya kamuoyunda kurmaya çalıştığı izlenimde bu kutuplardan biri 'ceberut Türk devleti', diğeri ise azınlıkların ve demokrasinin mücadelesini başka yolu kalmadığı için terörle yapan PKK idi. Başka bir deyişle Meclis'te barınamayan Kürtlerin tek temsilcisi olarak PKK kalmış oluyordu. 

HEP'ten sonra ÖZDEP, DEP ve HADEP gibi isimler alan parti provokasyonlarına devam etti. Elbette devlet de provokasyonlara elinden gelen desteği sağladı. Bu dönemde bir yandan PKK, diğer yandan ise güvenlik güçleri başka Kürt oluşumlarına izin vermedi ve oyun devlet ile PKK arasına sıkıştı kaldı. Oysaki gerek Kuzey İrlanda'da, gerekse Bask'ta terör örgütüne yakın duran parti seçimlerde % 10-20 bandında oy alabilirken, bölgeyi temsil eden çok sayıda irili ufaklı partiler vardır. Türkiye'de ise 'farklı konuşan' hemen herkes PKK damgası yedi ve sindirildi. Sadece gerçekten terör örgütü ile bağlantılı HEP-DTP zincirindeki partiler ayakta kaldı. 

Bu çerçevede DTP-PKK bağlantısı reddedilemez bir gerçektir. Hatta 22 Temmuz seçimlerinde aday gösterilen DTP'liler için PKK'dan icazet alınmıştır. Bazı adaylar PKK'nın isteği ile değiştirilmiştir. Örgütün dağ kadrosundan gelen bazı adaylar dahi vardır. Ancak bu durum DTP'deki bağımsızlaşma girişimleri olduğu gerçeğini değiştirmiyor. Teröristbaşı Öcalan'ın yakalanmasından sonra PKK ciddi bir dağılma sürecine girdi. Pazarlık yaparım ümidiyle eylemleri azaldı. Tüm bunların etkisiyle köylerde, kasabalarda ve şehirlerde örgütün baskısı çekildi. Bu etki azalması DTP'ye de yansıdı. Şiddet ve öldürmeler azaldıkça insanlar daha cesur çıkışlar yapmaya başladılar. 2005 Diyarbakır Olayları esnasında örgüte tepkiler homurtulara, hatta açık muhalefete ulaştı. Terörün Kürtlere hizmet etmediği, hatta zarar verdiği daha güçlü bir şekilde seslendirilmeye başlandı. Terör dışında alternatif yöntemlere olan inanç kitleler arasında güçlenmeye başladı. Kürtçe üzerindeki yasakların kalkması, AB tam üyelik görüşmelerinin başlaması ve Kürtlerin de tıpkı Türkler gibi AB standartlarına sahip bir ülkede yaşayacaklarına dönük ümitler terörün zemin kaybetmesinde etkili oldu. 

DTP'nin grup kuracak kadar milletvekili ile Ankara'ya gelmesi ve devletin DTP'ye nispeten yaklaşması başka bir önemli gelişmeydi. MHP lideri ile el sıkışacak kadar Ankara'da iyi karşılanan DTP milletvekilleri Ankara'nın havasından etkilendiler. Yeni kıyafetler, yaptırılan saçlar, mülakatlar vs. yapılan açıklamalara yansıdı ve bazı DTP milletvekilleri terörün değil, gerçekten halkın temsilcisi olduklarını anlamaya başladılar. Basına yansıyan ılımlı açıklamalarla birlikte terör örgütünün provokasyonları da başladı. Her ılımlı açıklamadan sonra PKK bombalı eyleme girişti ve DTP'yi zor durumda bıraktı. Buna bir de DTP'nin şahinlerinin açıklamaları eklendi. Böylece 'yoldan çıkan DTP' PKK tarafından eski rayına çekiliyordu. Şahinler ile güvercinler arasındaki rekabet en son DTP Kongresi'ne yansıdı ve yeni genel başkan çok düşük bir oy oranı ile seçildi. Delegelerin önemli bir kısmı oylamaya katılmadı bile. Başka bir deyişle terör örgütüne muhalefet çok açıktı. İmralı ve Kandil tarafından üzerinde baskı kurulan DTP'nin rüştünü ispat etme gayretini görmemek mümkün değildir. 

Gelinen noktada PKK, DTP'nin Meclis'te barınamayacak hale gelmesini istiyor. Çarpışarak çekilmesini bekliyor. Partinin kapatılması tam da terör örgütünün arzulayacağı bir gelişmedir. Çünkü parti kapanır ise mağduriyet hissi yeniden güçlenecek ve en azından yerel seçimlere yeni bir parti ile girilecek ve oy oranı da artırılacak. Zaten daha önceki tüm parti kapatmalarından sonra DTP benzeri partiler ve elbette PKK bölgedeki etkinliğini artırdı. Örgütün temel gayesi yeniden Kürtlerin tek ve en güçlü temsilcisi olduğu hissini bölgede ve tüm dünyada yayabilmek. Oysa şu anda bölgenin iki güçlü temsilcisi var, bunların ilki AKP, ikincisi ise DTP. PKK marjinal bir güç olarak duruyor ve dağlarda kan kaybettikçe şehirlerdeki etkinliği de kırılıyor. Bu şekilde aşılacak birkaç yıl terör örgütünün Kürt siyaseti üzerindeki etkisinin ciddi oranda azalması ve DTP benzeri partilerin daha bağımsız hale gelmesi anlamına geliyor. Başka bir deyişle DTP'yi özellikle askeri operasyonlar sürerken kapatmak Türkiye'ye, özellikle de güvenlik güçlerine her açıdan zarar verir. Şu anda DTP Türkiye'nin mücadelesine güç katıyor ve Türkiye karşısındaki blokları zayıflatıyor. Peki DTP içindeki şahinlerin terörü övücü açıklamalarına izin mi verilecek? Elbette yasalar uygulanmak zorunda. Ancak DTP'ye karşı yaptırımlarda belli bir strateji izlemek şarttır. Partiye blok olarak yaklaşmak yerine bireyleri tek tek mercek altına almak gerekir. Buna ek olarak medya yıkıcı açıklama yapacakları bilinen DTP'lilerden ziyade ılımlı DTP'lilere mikrofonu uzatmalıdırlar. DTP'den gelecek her türlü ılımlı ve terör karşıtı açıklama dağdaki operasyonlardan dahi daha yararlı olacaktır. Kürt siyasetinde yeni partilere ve yeni yüzlere ihtiyaç varken eğer devlet eldeki isimleri de cezalandırmaya kalkarsa ortada sadece terör örgütü kalır. Türkiye, DTP ve terör konusunda öfkeyle kalkmamalıdır. 
 
DAVUT ŞAHİNER - ULUSLARARASI GÜVENLİK VE TERÖR UZMANI</description>
		<content:encoded><![CDATA[<p><strong>YORUM- Davut Şahiner - PKK&#8217;nın amacı yerel seçimlerden önce DTP&#8217;yi kapattırmak </strong></p>
<p>Tüm terör örgütleri olabildiğince kısa sürede siyasallaşmaya çalışırlar. Terörle hükümetlere ve topluma dikte ettirmeye çalıştıkları görüşleri ile yasal alanda faaliyet gösterebilmek en önemli amaçları arasındadır. Çünkü terör bir amaç değil, araçtır. Eğer terör örgütü halk nezdinde bir türlü meşrulaşamıyorsa büyük bir sorun yaşamaya başlar ve meşruiyet zemini gittikçe kaybolabilir.  </p>
<p>Özellikle etnik temelli iddiaları olan ayrılıkçı terör hareketleri kısa sürede bir tür bağımsızlık hareketi haline gelmek isterler ve bu nedenle siyasi kanatları terör kanatlarından daha güçlü olmak zorundadır. Bu nedenle birçok etnik ayrılıkçı terör örgütü bir siyasi hareketin kolu olarak ortaya çıkmış, terör kaçınılmaz bir araç olarak belli bir süreliğine kullanılabilmek için seçilmiş bir yöntem olmuştur. Örneğin Kuzey İrlanda teröründe IRA bir siyasi hareketin ürünüdür. Sinn Fein ile IRA arasındaki ilişki hiyerarşik bir ilişkinin ötesindedir. PKK ile DTP ilişkisi ise normalde karşılaştığımız siyasi hareketin bir ürünü olarak terör örgütü ilişkisinin çok dışındadır. PKK bir siyasi hareket olarak değil, doğrudan şiddet uygulayan bir &#8216;çete&#8217; olarak kurulmuştur. Abdullah Öcalan bu dönemde bir ideologdan ziyade bir çete reisi gibi hareket etmiştir. </p>
<p>Nitekim uzunca bir süre PKK salt ve ayrımsız şiddet ile muhaliflerini fiziksel olarak ortadan kaldırmış ya da sindirmiştir. Bu süreçte &#8217;siyasi kanat&#8217; daima ikinci planda kalmış, Türk siyasi hayatında partileşme çabaları ise çok geç bir döneme denk gelmiştir. Biraz da dış teşvik ile başlayan süreçte HEP neredeyse tamamıyla bir PKK partisidir ve ayrı bir kimlikten bahsedebilmek olanaksızdır. Ancak PKK&#8217;dan farklı bir ortamda faaliyet gösterecek olan HEP&#8217;in zamanla terör örgütünden ayrışması olasıydı. Uzunca bir süre HEP-PKK özdeşliğinin devam edebilmesi çok zordu. Siyasileşemeyen bir hareket olarak PKK, yasal zeminde hareket eden HEP karşısında gücünü kaybedebilirdi. Ancak böyle bir gelişme bizzat Türkiye Cumhuriyeti devleti tarafından engellendi. Güvenlik güçleri ve devletin diğer birimleri HEP&#8217;e PKK muamelesi yaptılar ve onun farklı bir noktada konumlanmasına izin vermediler. HEP, İnönü&#8217;nün SHP&#8217;si tarafından Meclis&#8217;e sokulduğunda devlet bunu bir fırsattan ziyade &#8216;hainlerin Meclis çatısı altına girmesi&#8217; olarak değerlendirdi. Daha yemin töreninde başlayan provokasyonlarda HEP milletvekillerinin payı da büyüktü. Ancak PKK&#8217;nın asıl amacı da buydu zaten. Yani Türkiye Cumhuriyeti&#8217;nde yasal yollardan Kürtçülük yapılamayacağının ve Kürtlerin haklarının savunulamayacağının kanıtlanması. HEP&#8217;in kapatılışı ve kapatılma şekli Türkiye için her açıdan kendi ayağına sıkmak oldu. Halkın seçtiği vekiller halkın meclisinde siyaset yapamadılar. Daha kötüsü tutuklanma şekilleri en azılı hırsızlara dahi reva görülenden beterdi. Bir küçük köpek yavrusu gibi polislerce yakalanıp arabalara tıkılan vekillerin görüntüleri PKK&#8217;nın en kanlı eylemlerinden dahi daha fazla yankı uyandırdı ve 1990&#8242;lar boyunca Türkiye bu görüntülerin yükünü özellikle Batı kamuoyunda sırtında taşıdı. HEP&#8217;in en radikallerinden ve PKK&#8217;ya en yakın isimlerinden Leyla Zana uzunca bir süre tüm Avrupa medyasında bir mazlum olarak yer aldı ve sembolleşti. Eğer bugün Almanya&#8217;dan Belçika&#8217;ya kadar PKK ile mücadelede Batılıların zihninde bazı şüpheler var ise bunun en önemli kaynaklarından biri de milletvekillerinin nezaketten uzak bir şekilde tutuklanması olmuştur. </p>
<p>HEP&#8217;in kapatılmasından sonra sürgünde parlamento çalışmaları hızlandı ve bazı HEP&#8217;liler yurtdışına kaçtılar. Haklarında tutuklama emri olmayanlar dahi Türkiye&#8217;yi terk ederken tüm dünyaya ve elbette bölge halkına &#8216;Kürtlerin Türkiye&#8217;de siyaset yapma hakları yoktur&#8217; propagandası yapıldı. Bu propaganda Kürtçe üzerindeki yasaklar ile süslendi. PKK&#8217;nın kurduğu MED-TV kendisini tüm dünyada azınlıkların kültürel kanalı olarak tanıttı. Böylece PKK Kürt siyasetinde sadece iki kutup olduğunun altını çizmiş oluyordu. PKK&#8217;nın Kürtler arasında ve dünya kamuoyunda kurmaya çalıştığı izlenimde bu kutuplardan biri &#8216;ceberut Türk devleti&#8217;, diğeri ise azınlıkların ve demokrasinin mücadelesini başka yolu kalmadığı için terörle yapan PKK idi. Başka bir deyişle Meclis&#8217;te barınamayan Kürtlerin tek temsilcisi olarak PKK kalmış oluyordu. </p>
<p>HEP&#8217;ten sonra ÖZDEP, DEP ve HADEP gibi isimler alan parti provokasyonlarına devam etti. Elbette devlet de provokasyonlara elinden gelen desteği sağladı. Bu dönemde bir yandan PKK, diğer yandan ise güvenlik güçleri başka Kürt oluşumlarına izin vermedi ve oyun devlet ile PKK arasına sıkıştı kaldı. Oysaki gerek Kuzey İrlanda&#8217;da, gerekse Bask&#8217;ta terör örgütüne yakın duran parti seçimlerde % 10-20 bandında oy alabilirken, bölgeyi temsil eden çok sayıda irili ufaklı partiler vardır. Türkiye&#8217;de ise &#8216;farklı konuşan&#8217; hemen herkes PKK damgası yedi ve sindirildi. Sadece gerçekten terör örgütü ile bağlantılı HEP-DTP zincirindeki partiler ayakta kaldı. </p>
<p>Bu çerçevede DTP-PKK bağlantısı reddedilemez bir gerçektir. Hatta 22 Temmuz seçimlerinde aday gösterilen DTP&#8217;liler için PKK&#8217;dan icazet alınmıştır. Bazı adaylar PKK&#8217;nın isteği ile değiştirilmiştir. Örgütün dağ kadrosundan gelen bazı adaylar dahi vardır. Ancak bu durum DTP&#8217;deki bağımsızlaşma girişimleri olduğu gerçeğini değiştirmiyor. Teröristbaşı Öcalan&#8217;ın yakalanmasından sonra PKK ciddi bir dağılma sürecine girdi. Pazarlık yaparım ümidiyle eylemleri azaldı. Tüm bunların etkisiyle köylerde, kasabalarda ve şehirlerde örgütün baskısı çekildi. Bu etki azalması DTP&#8217;ye de yansıdı. Şiddet ve öldürmeler azaldıkça insanlar daha cesur çıkışlar yapmaya başladılar. 2005 Diyarbakır Olayları esnasında örgüte tepkiler homurtulara, hatta açık muhalefete ulaştı. Terörün Kürtlere hizmet etmediği, hatta zarar verdiği daha güçlü bir şekilde seslendirilmeye başlandı. Terör dışında alternatif yöntemlere olan inanç kitleler arasında güçlenmeye başladı. Kürtçe üzerindeki yasakların kalkması, AB tam üyelik görüşmelerinin başlaması ve Kürtlerin de tıpkı Türkler gibi AB standartlarına sahip bir ülkede yaşayacaklarına dönük ümitler terörün zemin kaybetmesinde etkili oldu. </p>
<p>DTP&#8217;nin grup kuracak kadar milletvekili ile Ankara&#8217;ya gelmesi ve devletin DTP&#8217;ye nispeten yaklaşması başka bir önemli gelişmeydi. MHP lideri ile el sıkışacak kadar Ankara&#8217;da iyi karşılanan DTP milletvekilleri Ankara&#8217;nın havasından etkilendiler. Yeni kıyafetler, yaptırılan saçlar, mülakatlar vs. yapılan açıklamalara yansıdı ve bazı DTP milletvekilleri terörün değil, gerçekten halkın temsilcisi olduklarını anlamaya başladılar. Basına yansıyan ılımlı açıklamalarla birlikte terör örgütünün provokasyonları da başladı. Her ılımlı açıklamadan sonra PKK bombalı eyleme girişti ve DTP&#8217;yi zor durumda bıraktı. Buna bir de DTP&#8217;nin şahinlerinin açıklamaları eklendi. Böylece &#8216;yoldan çıkan DTP&#8217; PKK tarafından eski rayına çekiliyordu. Şahinler ile güvercinler arasındaki rekabet en son DTP Kongresi&#8217;ne yansıdı ve yeni genel başkan çok düşük bir oy oranı ile seçildi. Delegelerin önemli bir kısmı oylamaya katılmadı bile. Başka bir deyişle terör örgütüne muhalefet çok açıktı. İmralı ve Kandil tarafından üzerinde baskı kurulan DTP&#8217;nin rüştünü ispat etme gayretini görmemek mümkün değildir. </p>
<p>Gelinen noktada PKK, DTP&#8217;nin Meclis&#8217;te barınamayacak hale gelmesini istiyor. Çarpışarak çekilmesini bekliyor. Partinin kapatılması tam da terör örgütünün arzulayacağı bir gelişmedir. Çünkü parti kapanır ise mağduriyet hissi yeniden güçlenecek ve en azından yerel seçimlere yeni bir parti ile girilecek ve oy oranı da artırılacak. Zaten daha önceki tüm parti kapatmalarından sonra DTP benzeri partiler ve elbette PKK bölgedeki etkinliğini artırdı. Örgütün temel gayesi yeniden Kürtlerin tek ve en güçlü temsilcisi olduğu hissini bölgede ve tüm dünyada yayabilmek. Oysa şu anda bölgenin iki güçlü temsilcisi var, bunların ilki AKP, ikincisi ise DTP. PKK marjinal bir güç olarak duruyor ve dağlarda kan kaybettikçe şehirlerdeki etkinliği de kırılıyor. Bu şekilde aşılacak birkaç yıl terör örgütünün Kürt siyaseti üzerindeki etkisinin ciddi oranda azalması ve DTP benzeri partilerin daha bağımsız hale gelmesi anlamına geliyor. Başka bir deyişle DTP&#8217;yi özellikle askeri operasyonlar sürerken kapatmak Türkiye&#8217;ye, özellikle de güvenlik güçlerine her açıdan zarar verir. Şu anda DTP Türkiye&#8217;nin mücadelesine güç katıyor ve Türkiye karşısındaki blokları zayıflatıyor. Peki DTP içindeki şahinlerin terörü övücü açıklamalarına izin mi verilecek? Elbette yasalar uygulanmak zorunda. Ancak DTP&#8217;ye karşı yaptırımlarda belli bir strateji izlemek şarttır. Partiye blok olarak yaklaşmak yerine bireyleri tek tek mercek altına almak gerekir. Buna ek olarak medya yıkıcı açıklama yapacakları bilinen DTP&#8217;lilerden ziyade ılımlı DTP&#8217;lilere mikrofonu uzatmalıdırlar. DTP&#8217;den gelecek her türlü ılımlı ve terör karşıtı açıklama dağdaki operasyonlardan dahi daha yararlı olacaktır. Kürt siyasetinde yeni partilere ve yeni yüzlere ihtiyaç varken eğer devlet eldeki isimleri de cezalandırmaya kalkarsa ortada sadece terör örgütü kalır. Türkiye, DTP ve terör konusunda öfkeyle kalkmamalıdır. </p>
<p>DAVUT ŞAHİNER - ULUSLARARASI GÜVENLİK VE TERÖR UZMANI</p>
]]></content:encoded>
	</item>
	<item>
		<title>Gülcin Kacar tarafından</title>
		<link>http://www.derindusunce.org/2007/11/08/ya-teror-martta-biterse/#comment-6252</link>
		<dc:creator>Gülcin Kacar</dc:creator>
		<pubDate>Thu, 15 Nov 2007 09:09:50 +0000</pubDate>
		<guid isPermaLink="false">http://www.derindusunce.org/2007/11/08/ya-teror-martta-biterse/#comment-6252</guid>
		<description>Ben hakların savaşarak kan dökerek elde edileceğine inananlardan değilim.
 Ben savaşmadan kan dökmeden hakların alınabileceğini düşünen aptallardan biriyim.(size göre)
Geçmiş dünya tarihine bakınca çoğunlukta geri kalmış toplumlar savaşmış savaşlardan sonra anlaşmalar imzalanmıştır, buda bize şunu gösterir savaşmadan kan dökmeden harp sanayinin doymaz patronlarını daha zengin etmeden, akbabaları sevindirmeden masaya oturup kardeşçe insanca yüzlerce yıl bir arada yaşamış insanları bir birine düşman etmeden, bölünmeden  ( birlikten kuvvet doğar)çözüm üretsek her kes doysa, işi olsa, okulu, hastanesi olsa birlikte kazansak birlikte tüketsek bu dengesiz dağılıma karşı savaşsak olmaz mı? 
Her iki tarafta harp malzemelerine paraları yatıracağına okul, hastane kursak yollar yapsak insanımızı mutlu etmek için çabalasak olmaz mı.

Kefenler kan lekesiz olsun
Her insan
Ecelinle ölsün</description>
		<content:encoded><![CDATA[<p>Ben hakların savaşarak kan dökerek elde edileceğine inananlardan değilim.<br />
 Ben savaşmadan kan dökmeden hakların alınabileceğini düşünen aptallardan biriyim.(size göre)<br />
Geçmiş dünya tarihine bakınca çoğunlukta geri kalmış toplumlar savaşmış savaşlardan sonra anlaşmalar imzalanmıştır, buda bize şunu gösterir savaşmadan kan dökmeden harp sanayinin doymaz patronlarını daha zengin etmeden, akbabaları sevindirmeden masaya oturup kardeşçe insanca yüzlerce yıl bir arada yaşamış insanları bir birine düşman etmeden, bölünmeden  ( birlikten kuvvet doğar)çözüm üretsek her kes doysa, işi olsa, okulu, hastanesi olsa birlikte kazansak birlikte tüketsek bu dengesiz dağılıma karşı savaşsak olmaz mı?<br />
Her iki tarafta harp malzemelerine paraları yatıracağına okul, hastane kursak yollar yapsak insanımızı mutlu etmek için çabalasak olmaz mı.</p>
<p>Kefenler kan lekesiz olsun<br />
Her insan<br />
Ecelinle ölsün</p>
]]></content:encoded>
	</item>
	<item>
		<title>Mehmet Yılmaz tarafından</title>
		<link>http://www.derindusunce.org/2007/11/08/ya-teror-martta-biterse/#comment-5798</link>
		<dc:creator>Mehmet Yılmaz</dc:creator>
		<pubDate>Sat, 10 Nov 2007 14:03:58 +0000</pubDate>
		<guid isPermaLink="false">http://www.derindusunce.org/2007/11/08/ya-teror-martta-biterse/#comment-5798</guid>
		<description>&lt;strong&gt;Kürt kardeslerim DTP'nin veya ABD'nin zannettiginden çok daha akilli.&lt;/strong&gt;

Biz bunu zaten biliyorduk ama bazern yüksek sesle söylemekte de fayda var.

Terör sorununun gerçekten mart ayindan itibaren bitme ihtimali çok yüksek,

iste yeni yapilmis bir anketin sonuçlari

&lt;img src="http://medya.zaman.com.tr/2007/11/10/anket.jpg" alt="Türkiye kürtleri ne istiyor?" /&gt;

Haberin tamami için : http://www.zaman.com.tr/haber.do?haberno=611702
</description>
		<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Kürt kardeslerim DTP&#8217;nin veya ABD&#8217;nin zannettiginden çok daha akilli.</strong></p>
<p>Biz bunu zaten biliyorduk ama bazern yüksek sesle söylemekte de fayda var.</p>
<p>Terör sorununun gerçekten mart ayindan itibaren bitme ihtimali çok yüksek,</p>
<p>iste yeni yapilmis bir anketin sonuçlari</p>
<p><img src="http://medya.zaman.com.tr/2007/11/10/anket.jpg" alt="Türkiye kürtleri ne istiyor?" /></p>
<p>Haberin tamami için : <a href="http://www.zaman.com.tr/haber.do?haberno=611702" rel="nofollow">http://www.zaman.com.tr/haber.do?haberno=611702</a></p>
]]></content:encoded>
	</item>
	<item>
		<title>rıdvan tarafından</title>
		<link>http://www.derindusunce.org/2007/11/08/ya-teror-martta-biterse/#comment-5792</link>
		<dc:creator>rıdvan</dc:creator>
		<pubDate>Sat, 10 Nov 2007 13:00:58 +0000</pubDate>
		<guid isPermaLink="false">http://www.derindusunce.org/2007/11/08/ya-teror-martta-biterse/#comment-5792</guid>
		<description>sayın Ece sen kürt müsün. Kürtleri sevebilirsin. neden gidip oy vereceksin. Demokratik hakkını kulanmayı desteklemek başka, kürtlere oy vermek başka. 
 Bence etnik azınlığa dayalı, ırk yada mezhep eksenli hiç bir parti destke bulmamalı, desteklenmemeli.
 Demokratik hak savunucusu genel partiler olmalı, hakkını savunmak isteyen bu partilerin içinde görev almalı, görüşlerini dile getirmeli</description>
		<content:encoded><![CDATA[<p>sayın Ece sen kürt müsün. Kürtleri sevebilirsin. neden gidip oy vereceksin. Demokratik hakkını kulanmayı desteklemek başka, kürtlere oy vermek başka.<br />
 Bence etnik azınlığa dayalı, ırk yada mezhep eksenli hiç bir parti destke bulmamalı, desteklenmemeli.<br />
 Demokratik hak savunucusu genel partiler olmalı, hakkını savunmak isteyen bu partilerin içinde görev almalı, görüşlerini dile getirmeli</p>
]]></content:encoded>
	</item>
	<item>
		<title>Bigalıoğlu tarafından</title>
		<link>http://www.derindusunce.org/2007/11/08/ya-teror-martta-biterse/#comment-5689</link>
		<dc:creator>Bigalıoğlu</dc:creator>
		<pubDate>Fri, 09 Nov 2007 11:21:16 +0000</pubDate>
		<guid isPermaLink="false">http://www.derindusunce.org/2007/11/08/ya-teror-martta-biterse/#comment-5689</guid>
		<description>yaw arkadaslar sasıyorum size.
goruluyor ki hala dtp'nin ne oldugunu anlamayanlar var aramızda.
DTP resmen terorist ve bolucu bir partidir.
adamların derdi,dogunun kalkınması refahı felan degil.bu yonde hicbir calısmaları olmazzzz.

adamların derdi,kurdistan.bunun dısında ne politika ne soylem gelistirirler.
bunun icinde kuzey ırak yonetimi ile koordineli calısırlar.

olay budur.bu sekilde bakarsanız,bu adamların ne mal olduklarını anlarsınız.

AB ve ABD bunları uyutuyor</description>
		<content:encoded><![CDATA[<p>yaw arkadaslar sasıyorum size.<br />
goruluyor ki hala dtp&#8217;nin ne oldugunu anlamayanlar var aramızda.<br />
DTP resmen terorist ve bolucu bir partidir.<br />
adamların derdi,dogunun kalkınması refahı felan degil.bu yonde hicbir calısmaları olmazzzz.</p>
<p>adamların derdi,kurdistan.bunun dısında ne politika ne soylem gelistirirler.<br />
bunun icinde kuzey ırak yonetimi ile koordineli calısırlar.</p>
<p>olay budur.bu sekilde bakarsanız,bu adamların ne mal olduklarını anlarsınız.</p>
<p>AB ve ABD bunları uyutuyor</p>
]]></content:encoded>
	</item>
	<item>
		<title>Mehmet Yılmaz tarafından</title>
		<link>http://www.derindusunce.org/2007/11/08/ya-teror-martta-biterse/#comment-5688</link>
		<dc:creator>Mehmet Yılmaz</dc:creator>
		<pubDate>Fri, 09 Nov 2007 11:14:50 +0000</pubDate>
		<guid isPermaLink="false">http://www.derindusunce.org/2007/11/08/ya-teror-martta-biterse/#comment-5688</guid>
		<description>&lt;img src="http://medya.zaman.com.tr/2007/11/09/baykal.jpg" alt="Baykal Kürtleri Türkiye'de okutmak istiyor" /&gt;


Deniz Baykal Gülen Cemaatine mi katildi?

Baykal'dan ilginç Kuzey Irak çıkışı  
 
 
CHP Genel Başkanı Deniz Baykal, Kuzey Irak ile ilişkinin sadece terör bağlamında tutulmamasını, 10, 20, 30 yıl sonrasına yönelik hedefler çerçevesinde yeni ilişkiler kurulmasını önerdi.  

Haberin tamami için : http://www.zaman.com.tr/webapp-tr/haber.do?haberno=611290

</description>
		<content:encoded><![CDATA[<p><img src="http://medya.zaman.com.tr/2007/11/09/baykal.jpg" alt="Baykal Kürtleri Türkiye'de okutmak istiyor" /></p>
<p>Deniz Baykal Gülen Cemaatine mi katildi?</p>
<p>Baykal&#8217;dan ilginç Kuzey Irak çıkışı  </p>
<p>CHP Genel Başkanı Deniz Baykal, Kuzey Irak ile ilişkinin sadece terör bağlamında tutulmamasını, 10, 20, 30 yıl sonrasına yönelik hedefler çerçevesinde yeni ilişkiler kurulmasını önerdi.  </p>
<p>Haberin tamami için : <a href="http://www.zaman.com.tr/webapp-tr/haber.do?haberno=611290" rel="nofollow">http://www.zaman.com.tr/webapp-tr/haber.do?haberno=611290</a></p>
]]></content:encoded>
	</item>
	<item>
		<title>Ali Korkmaz tarafından</title>
		<link>http://www.derindusunce.org/2007/11/08/ya-teror-martta-biterse/#comment-5685</link>
		<dc:creator>Ali Korkmaz</dc:creator>
		<pubDate>Fri, 09 Nov 2007 09:42:59 +0000</pubDate>
		<guid isPermaLink="false">http://www.derindusunce.org/2007/11/08/ya-teror-martta-biterse/#comment-5685</guid>
		<description>Türkiye deki derin yapilanmanin sahnelemek istedigi " CILGIN TÜRKLER " oyunu, simdilik ertelenmis görünüyor. Bu oyunun hedeflerinden  birisi AKP -ki Erdoganin krizi iyi yönetti, görüsündeyim- Bush un destek/onayini aldi ve eli güclendi. Derin konsepte (Genel Kurmay/PKK) isaret parmagi kaldirildi. Genel Kurmay monarsisi ve basindaki monark in hareket alani daraliyor. Bu durum konsept icin yenilgidir. Soru su: Konsept bu yenilgiyi hazmedip havlu atarmi ? Ic iktidar mucadelesindeki savunma alanlarini tek tek yitiren konsept yeni provakasyonlara yönelecek mi ? 

Bu sürec en iyi nasil degerlendirilebilinir ?
Türkiye de terörün son bulmasi icin Türk/kürt aydinlari en kisa sürede birlikte hareket etmenin yol ve yöntemlerini tartismali, bir yol haritasi cizilmeli. AB ne üyelik sürecinin hizlanmasi icin,uyum yasalari,yeni anayasa hazirliklari devam etmeli. AKP kendi bünyesinde ki kürt parlementerlerinin önünü acarak , onlari sorunun cözümüne yetkili olarak tayin etmeli. Cünkü DTP, son kongre ile derin konseptin kontrolune girmis görünüyor. DTP sorunun cözümun de yetersizdir, kürtun taleplerine cevap verecek politikalar üretmekten aciz. Kürtun en önemli sorunu AS ve IStir, saygidir. DTP hangi ekonomik programa sahip ?

Kürt sorununun cözümü icin öneriler zaten biliniyor. Bunlari tekrar etmek yerine , en kisa zaman da eyleme gecmek gerekir. Ben de bir kürt olarak birbirimizden kopmayacagimizi, kopamayacagimiza inaniyorum. Sular duruldu. Sagduyu ve saygi, sorunun seffaf bir bicimde tartisilmasi gerekir.Böylece Cumhurbaskanligi secimi ile baslatilan bu karanlik süreci kontrol etme sansina sahip oluruz. Türk/kürt kardes, "Ne mutlu türküm diyene" anlayisi terkedilmelidir. Kalin saglicakla.</description>
		<content:encoded><![CDATA[<p>Türkiye deki derin yapilanmanin sahnelemek istedigi &#8221; CILGIN TÜRKLER &#8221; oyunu, simdilik ertelenmis görünüyor. Bu oyunun hedeflerinden  birisi AKP -ki Erdoganin krizi iyi yönetti, görüsündeyim- Bush un destek/onayini aldi ve eli güclendi. Derin konsepte (Genel Kurmay/PKK) isaret parmagi kaldirildi. Genel Kurmay monarsisi ve basindaki monark in hareket alani daraliyor. Bu durum konsept icin yenilgidir. Soru su: Konsept bu yenilgiyi hazmedip havlu atarmi ? Ic iktidar mucadelesindeki savunma alanlarini tek tek yitiren konsept yeni provakasyonlara yönelecek mi ? </p>
<p>Bu sürec en iyi nasil degerlendirilebilinir ?<br />
Türkiye de terörün son bulmasi icin Türk/kürt aydinlari en kisa sürede birlikte hareket etmenin yol ve yöntemlerini tartismali, bir yol haritasi cizilmeli. AB ne üyelik sürecinin hizlanmasi icin,uyum yasalari,yeni anayasa hazirliklari devam etmeli. AKP kendi bünyesinde ki kürt parlementerlerinin önünü acarak , onlari sorunun cözümüne yetkili olarak tayin etmeli. Cünkü DTP, son kongre ile derin konseptin kontrolune girmis görünüyor. DTP sorunun cözümun de yetersizdir, kürtun taleplerine cevap verecek politikalar üretmekten aciz. Kürtun en önemli sorunu AS ve IStir, saygidir. DTP hangi ekonomik programa sahip ?</p>
<p>Kürt sorununun cözümü icin öneriler zaten biliniyor. Bunlari tekrar etmek yerine , en kisa zaman da eyleme gecmek gerekir. Ben de bir kürt olarak birbirimizden kopmayacagimizi, kopamayacagimiza inaniyorum. Sular duruldu. Sagduyu ve saygi, sorunun seffaf bir bicimde tartisilmasi gerekir.Böylece Cumhurbaskanligi secimi ile baslatilan bu karanlik süreci kontrol etme sansina sahip oluruz. Türk/kürt kardes, &#8220;Ne mutlu türküm diyene&#8221; anlayisi terkedilmelidir. Kalin saglicakla.</p>
]]></content:encoded>
	</item>
	<item>
		<title>Ece tarafından</title>
		<link>http://www.derindusunce.org/2007/11/08/ya-teror-martta-biterse/#comment-5680</link>
		<dc:creator>Ece</dc:creator>
		<pubDate>Fri, 09 Nov 2007 09:07:15 +0000</pubDate>
		<guid isPermaLink="false">http://www.derindusunce.org/2007/11/08/ya-teror-martta-biterse/#comment-5680</guid>
		<description>Kürt arkadaşlarımı seviyorum..
Demokratik isteklerine saygı duyuyorum..
Ve benim arkadaşlarım gibi, basiret sahibi, kardeşlikten yana ve birlik beraberlik isteyen tüm kürtlerin, yepyeni bir parti kurmalarını diliyorum..

Ne idüğü belirsiz PKK illetiyle zerre kadar bağlantısı olmayan, gerçekten demokratik bir parti..

Tüm samimiyetimle söz veriyorum, böyle bir partinin parlementoda söz sahibi olabilmesi için, gider oy bile veririm..
Yeter ki samimi bir parti olsun..

Meclise poşusuyla girsin, diliyle yemin etsin, hiç sorun değil! 
Yeter ki, emperyalist güçlerin maşası olmasın..
Demokratik haklarının peşinde olsun..
Barışçı olsun!
Oyunu bozsun!</description>
		<content:encoded><![CDATA[<p>Kürt arkadaşlarımı seviyorum..<br />
Demokratik isteklerine saygı duyuyorum..<br />
Ve benim arkadaşlarım gibi, basiret sahibi, kardeşlikten yana ve birlik beraberlik isteyen tüm kürtlerin, yepyeni bir parti kurmalarını diliyorum..</p>
<p>Ne idüğü belirsiz PKK illetiyle zerre kadar bağlantısı olmayan, gerçekten demokratik bir parti..</p>
<p>Tüm samimiyetimle söz veriyorum, böyle bir partinin parlementoda söz sahibi olabilmesi için, gider oy bile veririm..<br />
Yeter ki samimi bir parti olsun..</p>
<p>Meclise poşusuyla girsin, diliyle yemin etsin, hiç sorun değil!<br />
Yeter ki, emperyalist güçlerin maşası olmasın..<br />
Demokratik haklarının peşinde olsun..<br />
Barışçı olsun!<br />
Oyunu bozsun!</p>
]]></content:encoded>
	</item>
	<item>
		<title>blue tarafından</title>
		<link>http://www.derindusunce.org/2007/11/08/ya-teror-martta-biterse/#comment-5678</link>
		<dc:creator>blue</dc:creator>
		<pubDate>Fri, 09 Nov 2007 07:18:58 +0000</pubDate>
		<guid isPermaLink="false">http://www.derindusunce.org/2007/11/08/ya-teror-martta-biterse/#comment-5678</guid>
		<description>Haydar bey,

DTP'nin, PKK'nın terörist bir organizasyon olduğunu kabul etmemesinin sebebini anlayamıyorum. Eğer bu işi siyasetle çözmek istiyorlarsa, silahlı güçlere karşı durmaları gerekmiyor mu? 
DTP kapatılmamalı, aksine desteklenmeli, davaları neyse daha çok anlatmalılar. Ama polemiklere girip, sözcük oyunları yaptıkları zaman tüm samimiyetleri yitiyor. Haksızlıktan bahsetmişsiniz. Bence en büyük haksızlık PKK ile başörtüsü, kapitalist ekonomiye geçiş vs. konuları paralel kılmanız olmuş.
Yazı ve yorumlarınızı büyük bir beğeniyle okuyorum. Ama doğrusu bu yazıya tepkinize çok şaşırdım. Konuyu tartışmak yerine tek bir veda yazısı yazmanız, bu konuya duygusal yaklaştığınızı gösteriyor. Ve bence hata da bundan kaynaklanıyor.
Selamlar</description>
		<content:encoded><![CDATA[<p>Haydar bey,</p>
<p>DTP&#8217;nin, PKK&#8217;nın terörist bir organizasyon olduğunu kabul etmemesinin sebebini anlayamıyorum. Eğer bu işi siyasetle çözmek istiyorlarsa, silahlı güçlere karşı durmaları gerekmiyor mu?<br />
DTP kapatılmamalı, aksine desteklenmeli, davaları neyse daha çok anlatmalılar. Ama polemiklere girip, sözcük oyunları yaptıkları zaman tüm samimiyetleri yitiyor. Haksızlıktan bahsetmişsiniz. Bence en büyük haksızlık PKK ile başörtüsü, kapitalist ekonomiye geçiş vs. konuları paralel kılmanız olmuş.<br />
Yazı ve yorumlarınızı büyük bir beğeniyle okuyorum. Ama doğrusu bu yazıya tepkinize çok şaşırdım. Konuyu tartışmak yerine tek bir veda yazısı yazmanız, bu konuya duygusal yaklaştığınızı gösteriyor. Ve bence hata da bundan kaynaklanıyor.<br />
Selamlar</p>
]]></content:encoded>
	</item>
	<item>
		<title>Bigalıoğlu tarafından</title>
		<link>http://www.derindusunce.org/2007/11/08/ya-teror-martta-biterse/#comment-5609</link>
		<dc:creator>Bigalıoğlu</dc:creator>
		<pubDate>Thu, 08 Nov 2007 21:40:07 +0000</pubDate>
		<guid isPermaLink="false">http://www.derindusunce.org/2007/11/08/ya-teror-martta-biterse/#comment-5609</guid>
		<description>"Bırakalım kendi seçmenleri atsın DTP’yi meclisten dışarı."

OLAY BUDUR...

enteresandır,dtp'nin kapatılmasını istemekle beraber aynı zamanda kapatılmamasını da istiyorum.bu konuda fikirlerim netlesmis degil.

bir taraftan avrupa'ya baskı yapıyoruz.terore destek verme diye.diger taraftan adamlar neredeyse "biz resmen teroristiz" diyecekler,meclisteler.

diger taraftan kitle partisi olmaktan uzaklasması daha iyi  olur diye dusunuyorum.eger dtp'nin arkasındaki kitle dtp'ye dersini verirse,zaten sorunlar kendiliginden cozulmus olacak.bizde dunya'ya ornek bir demokrasi dersi vermis olacagız.

biraz daha dusunmek lazım tabii uzerinde...</description>
		<content:encoded><![CDATA[<p>&#8220;Bırakalım kendi seçmenleri atsın DTP’yi meclisten dışarı.&#8221;</p>
<p>OLAY BUDUR&#8230;</p>
<p>enteresandır,dtp&#8217;nin kapatılmasını istemekle beraber aynı zamanda kapatılmamasını da istiyorum.bu konuda fikirlerim netlesmis degil.</p>
<p>bir taraftan avrupa&#8217;ya baskı yapıyoruz.terore destek verme diye.diger taraftan adamlar neredeyse &#8220;biz resmen teroristiz&#8221; diyecekler,meclisteler.</p>
<p>diger taraftan kitle partisi olmaktan uzaklasması daha iyi  olur diye dusunuyorum.eger dtp&#8217;nin arkasındaki kitle dtp&#8217;ye dersini verirse,zaten sorunlar kendiliginden cozulmus olacak.bizde dunya&#8217;ya ornek bir demokrasi dersi vermis olacagız.</p>
<p>biraz daha dusunmek lazım tabii uzerinde&#8230;</p>
]]></content:encoded>
	</item>
</channel>
</rss>

