Aman Dikkat..
By T.Suat Demren on Eki 21, 2007 in Kategorilenmemiş

Yine şehit haberleri ile sarsıldık. 12 şehit, 16 yaralımız var. Bazılarının durumu ağır. Ayrıca Roj TV’ye bağlanan bir PKK militanı kayıp olduğu yönünde haberler olan askerimiz için “elimizde esirler” açıklamasında bulunmuş. Acımız çok büyük.
Nasıl bu kadar kayıp verilebilir anlamak mümkün değil. Neredeyse bir bölük asker. (12 şehit, 16 yaralı, 10′un üzerinde kayıp) Ne biçim iş bu?..
Herşeyden önce soğukkanlı olmalıyız. Tezkere ezici bir oy çoğunluğu ile çıktı. Tam bu konsensus ve devletin kararlılığı etkili olmaya başlamıştı ki saldırı haberleri geldi. Açıkcası böyle bir saldırı bekliyordum. Devamı da gelebilir.
Çünkü tezkere etkili olmaya başlamıştı, Her ne kadar ikircikli konuşsalar da Irak yönetimi telaşlandi, PKK’ya “ülkeyi terket” dedi. Gerçi Irak merkezi yönetimini pek sallayan yok. Zaten bir yaptırım güçleri de yok. Bundan daha önemlisi ise Bush artık son kararını verme duruma geldi, ya bizi tercih edecek ya da PKK/ K.Irak’ı. Erdoğan, 5 Kasım’da yapacağı Bush’la görüşmesine atfen son uyarıları yapmıştı, özellikle Bush görüşmesinde netice almak istediğini, aksi halde yol haritasını (yani harekatı) uygulayacaklarını beyan etmişti.
İste bu son hain saldırı Türkiye’ye diplomatik yolları kapatmak icin yapılıyor. Yani Turkiye kızsın, diplomasiyi falan boşverip Irak’a girsin. Amaç o. Çünkü bu konu ancak diplomasi ile çözülür. Çözüm demek PKK’nin bitişi demek. ABD ve Irak yönetimi PKK’ya “artık yeter” dediği anda PKK’nin dış desteği, lojistik imkanları çok daralır ve büyük ölçüde işi biter. İç politikadaki siyasal açılımlar da geldiğinde PKK tam olarak silinecektir.
Ben halen tezkerenin kullanilacagina inanmıyorum, inanmak istemiyorum. Tezkerenin kullanılmasını da istemiyorum, meselenin ABD ve K.Irak yönetimi ile kesin bir çözüme kavuşturulacağını umuyorum. ABD Türkiye’den vazgeçemez, kararlı olursak mutlaka restimizi görecektir.
Daha önceki yazımda da belirttim cok yönlü bir plan uygulanıyor. Konunun küresel boyutları var.
Bir çuval inciri berbat etmemizi istyenler var. Kolay değil ama sakin olmalı, öfke ile hareket etmemeliyiz.
Biz güçlü bir ülkeyiz. Güç sadece kaba kuvvet değildir, feraset çok önemlidir.
Çocuklarımız öldürülüp dururken elmiz armut toplayacak değil ama atılacak adımın getirisi/götürüsü iyi hesaplanmalı. Bu neye mal olacak? Amacımız sadece intikam mı, yoksa sorunu kökünden halletmek mi? Çocuklarımız öldürülüyor diye giriştiğimiz bir savaşta yarın yeni tabutlar gelmeye başlarsa ne yapacağız?
Harekat son çare olmalı, tüm yollar tükendikten sonra.
Clausewitz “Savaş, politikanın başka araçlarla sürdürülmesidir.” der. Tüm diplomatik yollar tükenirse.. İşte o zaman gereken neyse yapılır.
3 [?]










23 Yorum
Yazan:arif Tarih: Eki 21, 2007 | Reply
Allah milletimizin ve kahraman ordumuzun yar ve yardımcısı olsun. Herkes fikrini söyledi. Artık bizlere hakka ve haklıya dua etmek düşer. Allah milletimizin başını eğdirmesin.
Yazan:Ece Tarih: Eki 21, 2007 | Reply
Bir ülkede, cuma günleri mavi gözlülerin sokağa çıkması yasaktır diye bir kanun koyabilirsiniz ve bu kanuna uyup, cuma günleri sokağa çıkmayan mavi gözlüler, hukuğa uygun hareket etmiş olurlar.
Fakat,
bu durum, kanuna ve hukuğa uygun olmasına rağmen meşru değildir..
Bazen de örneğin Erzurum kongresinde olduğu gibi, kanuna aykırı hareket edersiniz fakat,yapılan iş meşrudur..
Açıkçası, artık bu son menfur saldırıdan sonra, oturup, hukuktan, demokrasiden bahsedip, eli kolu bağlı beklemek, kimse kusura bakmasın ama, salaklıktan başka birşey değildir!
Meşru olan, orada artık yumruğu vurup, yılanın başını ezmektir..
Demokrasi ve hukuk tabi ki önemlidir ama, karşınızdaki insanımsılar demokrasi diye bir dilden anlamıyorlarsa, 30 Ağustoslarda izlerken gurur duyduğumuz şanlı ordumuz, artık gerçek manada devreye girmek zorundadır..
Gelelim DTP ye..
Bu ülkede takıyye diye bir kavram varsa, işte takıyyenin alasını onlar yapmakta izlenimi vermekteler..
Teröre karşı hala niye bir tepki göstermiyorlar..
Sırrı Sakık ın oğlu, babasının arabası ile, Bilkent te düzenlenen TERÖRE HAYIR! yürüyüşüne katılan, iki kızı niçin geri çevirip engellemiştir?
Gerçek niyetleri, barış mıdır, değil midir?
Açıkçası ben yavaş yavaş, hem demokrasiye olan inancımı, hem de DTP ye olan inancımı yitirmeğe başladım:(
Yazan:hg Tarih: Eki 21, 2007 | Reply
Bu saatten sonra yapılması gerekenler:
Bir NATO üyesi olarak, NATO üyesi bir ülkeye bir başka ülke topraklarından saldırıda bulunulduğu ve bu nedenle sınır ötesine harekat yapılacağı konusunda derhal örgüt bilgilendirilmelidir.
Irak Devleti’ne, kendi topraklarından Türkiye’ye saldırı yapıldığı bildirilmeli, sınır ötesi operasyon yapılacağı konusunda bilgi verilmelidir.
Şurası açıktır ki, ABD, Irak merkezi yönetimi ile Bölgesel Kürt yönetiminin bilgisi olmadan sınır ötesinden PKK Türkiye’ye giriş yapamaz. Ve bunların desteği, hamiliği olmasa PKK unsurları orada yaşayamaz. Bu sebeple, bu sorun ancak bu üçlemeye Türkiye’nin kararlılığı gösterilerek çözülebilir. Tıpkı daha evvel Suriye ile çözüldüğü gibi.
ABD askerlerine, Türkiye üzerinden yapılan lojistik destek derhal sınırlandırılmalı, durdurulmalıdır. İncirlik üssünden kalkışlar sınırlandırılmalı, durdurulmalıdır.
Irak merkezi devletine ve bölgesel yönetime yönelik olarak, askeri tedbirlerin yanında ama öncelikle bu ülkeye yapılan tüm yardımlar, enerji geçişleri dahil tüm stratejik geçişler derhal sınırlandırılmalı, durdurulmalıdır.
Türkiye, sınır ötesi operasyon konusunda duygusal hareket etmemeli, sınır ötesi operasyon, sınırları ve şekli belirlenip askeri hazırlıklar tamamlandıktan sonra yapılmalıdır.
Ülke olarak da savaş ekonomisine dönük tedbirler alınmalıdır. Biz de buna hazırlıklı olmalıyız.
Neticeten; Kararlılığımızı göstermeli, bu karalılığa rağmen PKK konusu halledilemezse K. Irak’a girilmelidir.
Yazan:Mehmet Yılmaz Tarih: Eki 21, 2007 | Reply
Çok badireler atlattik bu son yillarda, krizler, muhtiralar, 367 tripleri, ..
en zoru bu sonuncusu ama bu sefer güvendigimiz daglara kar yagmaya basladi, iman sahibi müslümanlar milliyetçi, demokratlar ise militaristler simdi. Yoksa onlar pencere önü müslümani miydilar? Ilk kiragida zatürre mi oldular?
Saçlarinizi artik komando desenli esarplarla örtün, kiyamda ise ALLAH’a asker selami verin.
Rükuya filan ne lüzum? migferiniz düsebilir yere. Solaaa dön, topuklari vur birbirine! Postallarinizi çikarmakla filan vakit kabetmeyin artik nanaz kilarken.
Kürt ile terörist es anlamli oluverdi intikam hirsinin kör ettigi gözlerde…
Ari soktu gürbüz çocugu, ne yapsin? Gidip kovana tekme atacak tabi.
Tanistirayim, nefsiniz olur kendisi, size sah damarinizdan daha yakindir. Sizi karinizdan, ananizdan daha iyi tanir. Halkayi burnunuza geçiriverdi iste!
Burnunuz aciyor, anliyorum, o halde kosun efendinizin çektigi yere. Pesmerge kiligina girmis Amerikan askerleri agizlarinda sakizlariyla bekliyor sizi, Awacs ve Hawkeye uçaklari birliklerinizin yerini, yakit ve cephanesini çoktan bildirmis PKK kurmaylarina ki hiç biri Kürt degil.
Çözüm degil intikam arayanlar korkarim bulacaklar istediklerini, Filistin gibi 50 yil bitmeyecek bir kan davasini…
50 askerin öcünü almak için 50 bin asker feda etmeye hazirlananlar keske biraz CNN, BBC ve TV5 seyretseler de görseler nasil gerçek düsmanlarimiz zil takmis oynuyor, petrol spekülatörleri baslamislar kan damlayan felaket senaryolari yazmaya.
Evet, galiba biz de haziriz artik savasa, bir tarafindan can giren, kirmizi kan giren, diger tarafindan yesil dolarlar çikan o “harika” makinalarin sahipleri yeni yakit kaynaklari buldular çünkü verimli Anadolu topraklarinda …
ALLAH hepimize akil ve izan versin, amin.
Yazan:snowqueen Tarih: Eki 22, 2007 | Reply
gerçek düsmanlarimiz kim peki?
Amerikan askerleri agizlarinda sakizlariyla bekliyorlarsa
AKP’de bir Amerika projesi degil mi?
Kuzey Irak’a girelim demiyorum bu konuda hiçbirsey kestiremiyorum
ama Abdullah Gül, Colin Powel’la KUzey Irak’a girmeyecegi hatta girmeyi talep ederse bile ABD’den izin almasi gerektigi anlasmasini imzalamadi mi?
Zamaninda ordu girelim dedi diye ‘aha iste %57′ ile orduya dersini verdik diyen ‘hedef kitle’ simde Irak’a girme cigirtkanligi yapiyor.
‘Erdogan’ da kararli, dik basli kahraman olacak…
Sen ABD’nin sözünden ne zaman çiktin da simdi efeleniyorsun?
Erdogan hangi akla hizmetle ‘biz Büyük Ortüdogu projesinin es baskanlariyiz’ dedi ve simdi hangi hizmetle kime kafa tutuyor izlenimi veriyor?
Tabanlari kafalarini neyle uyusturdu da bu çeliskileri bile sineye çekiyor?
Yazan:snowqueen Tarih: Eki 22, 2007 | Reply
%57 degil tabi abartip rakam eklemisim:))
cömert günümdeyim sanirim
Yazan:Ç-Z Tarih: Eki 22, 2007 | Reply
Amin Mehmet bey aminnn
Yazan:fuatogl Tarih: Eki 22, 2007 | Reply
Bu şiddet denen şeyin etkisi çok güçlü maalesef. Herhalde onun için sürekli kullanılan vazgeçilmez bir araç.
Birde tüm bunlardan sonra “kritik” bazı mahallelerde ufak bir olay çıksın baksen artık. Gün geçtikce bunlara zemin hazırlamaktan başka birşey yapmıyoruz. Sakat bu işler…
Yazan:Mehmet Yılmaz Tarih: Eki 22, 2007 | Reply
Fuat Bey’e katiliyorum, Bahçeli Erzurum’da ip atarken bunu yapmaya çalismisti, simdi mutludur herhalde :(
Yazan:Ç-Z Tarih: Eki 22, 2007 | Reply
Daha 1-2 saat önce şahit olduğum bir olayla Fuat bey’in bahsettiği zeminin hazırlanması için, bazılarının ne kadar gayretkeş,mesut ve bahtiyar olduğunu gördüm.
Bazı insanlar,yüzlerinde ağızlarını kulaklarına vardıracak bir gülümseme ile sırıtarak,sanki bir futbol takımının galibiyetini kutlarmışcasına otobanda trafiği yavaşlatıp deliler gibi kornalarına basıyorlardı.Çoğunluğu kamyon şoförleri olan bu insanlar birbirlerine bozkurt selamı vererek,”gireceğiz” diyorlardı,güya bu protestoymuş.İnanılmazdı bir anda başladı ve yayıldı.
O arabaların şoför koltuğunda ağızlarında sigaraları,yüzlerinde kocaman sırıtışlarla işlerine giderlerken ”ölelim,öldürelim” demek ne kadar da kolay geliyor.”Zamanında kullanılmayan güç,güç değildir mantığı ile hadi biran evvel“başlayalım” denilen şeyin, hadi artık yeter ”bitirelim” dendiğinde(tabi onu diyecek nefes kalırsa) istense de bitirilemeyeceğini düşünemeyecek kadar intikam(!) sarhoşu olmak.
Bu insanlara gaz veren siyasetçiyi de kalabalık gündem ile “artan işlerinden memnun” yağ sürülen ekmeklerini keyifle yiyen medyayı da anlamak mümkün değil.
Ve üstelik yine aynı medyanın sağduyulu olmaya,sakin olmaya yönelik konuşmalar yapanları da siyaset yapmakla suçlamalarını ise tanımlayacak bir kelime ben bilmiyorum.
Birileri şakağına silah dayamış diğerleri de “hadi tetiği çek” diye ona tezahürat yapıyor.
Yazan:hg Tarih: Eki 22, 2007 | Reply
Türkiye doğru yolda adım adım ilerliyor…
***
Hain saldırıya NATO’dan kınama
NATO, Hakkari’de 12 askerin teröristler tarafından şehit edilmesini kınadı.
NATO Genel Sekreteri Jaap de Hoop Scheffer, Hakkari’deki terörist saldırıları ve 12 askerin teröristler tarafından şehit edilmesini kınadı.
İttifak ve müttefikler adına bir açıklama yapan Jaap de Hoop Scheffer, saldırıyı şiddetle kınarken, şehit ailelerine başsağlığı diledi.
NATO, ‘’Her türlü terör eylemini lanetleyen İttifak’ın bu tehdit karşısında birlik, beraberlik ve dayanışma içinde kaldığı’’ mesajını tekrarlıyor.
NATO savunma bakanları, önümüzdeki 24-25 ekim tarihlerinde, Hollanda’da bir araya gelecek. İttifak kaynakları, bakanların sonbahar dönemi olağan toplantısında terörizme karşı mücadele ve Irak konularının ele alınacağını, Ankara’nın tavır ve görüşlerinin müttefiklere yansıtılacağını, NATO’nun da çeşitli değerlendirmelerde bulunacağını bildiriyor.(ensonhaber-uiportal)
Yazan:Ali Korkmaz Tarih: Eki 22, 2007 | Reply
Akil Tutulmasi Mi ?
Türk kardeslerimin aklimi tutuldu ? Olgulari , olaylari analiz edebilme becerisini ne zaman kazanacak ? Neden -sonuc Iliskisi icerisinde degerlendirme yetenegi mi yok yoksa aklimi tutuldu ? Yoksa irkciligin batagin da bogulmak üzeremi ?
Sorulari daha da uzatabiliriz.Neler oluyor? Uzaga bakan yakinini göremez. Hep kökünü dis mihraklar da aradigimiz bu cibanin basi bizde. Kan ve irin toplamis,enfeksiyonun ic mihraklar tarafindan bedenimize siringa edildigini ne zaman görecegiz ? AKP iktidarini istemeyen, toz kondurmadiginiz kutsal TSK (Genel Kurmay )hangi senaryolar ile operasyon dügmesine basti. AKP yi köseye sikistirdi, kendisi gibi yapmayi becerdi. Genel Kurmay - PKK isbirligi muzzam isledi ve islemeye devam edecek.
Osmanli ve devami Türkiye Cumhuriyetinin tarihin de ilk defa anadolu kültürünün temsilcileri, ülkeyi yönetmeye talip oldu. Az da olsa basarili oldular ve basarilarinin devamini getirmek icin halkin onayini aldilar. Siz toplumu yüzyillardir yöneten bu mantalitenin yönetimi gercek halk güclerine, anadoluluk kültürüne devredeceklerini zannediyorsaniz, naifsiniz, derim. Cumhurbaskani seciminde oynanan senaryolari ne cabuk unuttunuz.Daha dündü. Isbirlikci öcalan ve tayfasini kim bu halklarin basina bela etti? Ugur Mumcu neden öldürüldü ?
Savas tamtamlari caldi, boruzanlar ötürülüyor. Savas kapida, geri dönüs yok. Türkïye Cumhuriyeti nin GELECEGI ipotek altina alinmaya calisiliyor. Belki de sona dogru ilk adimlar. Kürtler hep bu topraklar da yasadi ve bu mazlum halk nice acilar gördü. Hep varligini sürdürme becerisini gösterdi. Bu katliyam kokan dönemide atlatacaktir. Kuskunuz olmasin. Büyük acilar karsilikli yasanacaktir. TC isgalci statüsune girer, belkide kürtler Irakta oldugu gibi Türkiye de de BM, AB,ABD tarafindan koruma altina alinir.
Unutmayin ! Osmanli ve devami Türkler, Avrupa da pek bariscil gecmisleri ile anilmazlar. Hala gec degildir. Kutsal bildiginiz degerlerinizi sorgulayin. Bu son sürecteki catismalar, senaryonun devamini andiriyor. PKK ve Genel Kurmay durumdan memnun görünüyor. Her ikiside arzularinin doruk noktasinda. Alan memnun, veren memnun. Alavere dalevere kürt Memo, türk Mehmet nöbete. Kalin saglicakla.
Yazan:Haydar Tarih: Eki 22, 2007 | Reply
Tuzak…
Baba filminde çok kritik bir sahne vardır.
Marlon Brando, “ailesini” eroin işine sokması için kendisine ısrar eden rakip çeteden bir gangsterle konuşurken büyük oğlu lafa karışarak bu işe girmekte istekli olduğunu hissettirir.
Brando, daha sonra oğluna “aile içindeki anlaşmazlıkları bir daha başkalarının yanında konuşma” der.
Ama baba-oğul arasında bir görüş ayrılığı olduğunu sezen “rakipleri” Brando’yu öldürmeyi, yerine oğlunun geçmesini sağlamayı “eroin” ticaretini geliştirebilmek için gerekli görürler.
Brando’ya suikast düzenlerler ve “aileler” arasında büyük savaş başlar.
Bir hata herkese pahalıya patlar, çok insan ölür.
Bizim genelkurmay başkanı, hükümeti sıkıştırmak için basın toplantısı düzenleyip “sınırötesi operasyon” yapmak istediğini bütün dünyaya açıkladığında bizi bugüne getiren süreç de başladı.
Bütün düşmanlar bizim “devletin” içinde bir çatlak olduğunu, “sınırötesi” operasyona sürüklenmenin Türkiye’yi bir çıkmaza götüreceğini gördü.
Hükümet, Türkiye’nin dünyayla ilişkilerinde, Avrupa üyeliğinde büyük sorunlar yaratacak, içerde ise Kürt vatandaşları çok tedirgin edecek bir operasyondan uzak durmaya uğraşıyordu.
Daha önce 23 kez girdiğimiz Kuzey Irak’ta sorunu çözemiyorduk.
Çünkü sorun “dışarıda” değil içerdeydi.
Ama askeriyenin açıklamaları, muhalefetin de bu açıklamayı desteklemesiyle “öfkeli bir milliyetçilik” dalgası yayılmaya başlamıştı.
Ve bu dalga, sağlam duramayan siyasi iktidarı da etkiliyordu.
İktidar yalpalıyordu.
Bu tablo da herkesin gözü önündeydi.
Bütün hesaplar Türkiye’yi “sınırötesine” çekmek üzerine kurulmaya başlandı.
Avrupa Birliği üyesi olan bir Türkiye’de varlık nedenini kaybedecek olan PKK, Türklerle birlikte Kürtlerin de büyük acılar çekeceği gerçeğini hiç umursamadan Avrupa yolunu dolayısıyla demokrasinin önünü kesmek için hamlelerini yapmaya başladı.
Dışarıda ve içerde Türkiye’nin Avrupa üyeliğinden hoşlanmayan birçok gücün desteğini de sanırım sağladı.
Bir sınırötesi operasyonun Kuzey Irak’taki Kürtlerle güneydoğu’daki Kürtleri hiç olmazsa ruhen ve zihnen kaynaştıracağını, müstakbel bir “büyük Kürdistan”ın liderliğini ele geçireceğini düşünen Kürt liderler de PKK’nın önünü açarken Türkiye’yi de öfkelendirecek açıklamalar yapmaya koyuldu.
Arkasından asker çocukların öldürülmesi başladı.
Bu, bizi acıya ve öfkeye boğdu.
Kendi sınırlarımız içinde bu kadar çok asker kaybetmemize neden olan komuta zafiyetini hiç konuşmadık.
İki yüz kişilik PKK gruplarının, uyduların, termal kameraların denetlediği bir bölgede, hiçbir istihbarat örgütümüz tarafından fark edilemeden nasıl bu kadar rahat hareket ettiklerini, çocuklarımızın nasıl bu kadar rahat öldürülüp kaçırılabildiğini, bir eğitim eksikliği, yönetim hatası olup olmadığını sorgulayamadık.
Şimdi tuzağa düşmüş bulunuyoruz.
Artık koşullarını kendimizin belirleyemediği bir çatışmada tepkilerimizi aklımızdan ziyade öfkemizle vereceğiz.
Öyle gözüküyor ki bizi sürükledikleri yere doğru sürükleneceğiz.
Bunun elbette içerdeki yansımaları da çok ağır olacak.
Ama sanıyorum bu durum herkesin kaybetmesiyle bitecek.
Bizi tuzağa düşürenler de doğru hesap yapmıyorlar bence.
Bu kanlı denklemin içinde kimlerin olduğunu bilmiyoruz, Amerika, Rusya, başka ülkeler, herkes olabilir.
Ama bu tuzağı kuran herkes, tuzağa düşen bizimle birlikte acı çekecek.
Kimse kazançlı çıkmaz bundan.
Biz kendi Kürt sorunumuzu çözemedik.
Kendi ülkemizi iyi yönetemedik.
İçerde anlamsız çatışmalara girdik.
Ve belayı büyüttük.
İçerde ve dışarıda bu “beladan” yararlanacağını sanan kim varsa, sonuçların umdukları gibi olmayacağını görecekler.
Yetmiş milyonluk bir ülkeyi bu kadar canını acıtıp öfkelendirerek bir tuzağa çekerseniz, zincirleme reaksiyonlar ve “kontrol edilemez” bir hareket yaratırsınız.
Eğer “içerde” bu tuzağın kendi iktidarlarına yardım edeceğini umanlar varsa, onlar büyük bir ihtimalle yaşanacaklardan sonra ellerindeki iktidarı da kaybedecekler.
“Dışarıdakiler” ise bütün dengelerin ve hesapların altüst olacağını görecekler.
Türkiye’nin Kuzey Irak’a girmesiyle birlikte dünyanın da bir “Türkiye sorunu” olacak.
Yetmiş milyonluk büyük bir sorun.
Bundan sonra olayların nereye kadar gideceğini kimse bilemez.
Bilebildiğimiz tek şey, hepimiz acı çekeceğiz ve çok çocuk ölecek.
Ve çocukların ölümü kimseye mutluluk getirmeyecek.
http://www.gazetem.net/ahmetaltan.asp
Yazan:hg Tarih: Eki 23, 2007 | Reply
Türkiye’den 2. doğru adım için açıklama da geldi. En kısa sürede uygulanır umarım:
strong>Erdoğan’dan Irak’a yaptırım sinyali
Irak’a terör örgütü PKK için ambargo yolda … İngiltere’de konuşan Başbakan Erdoğan, Türkiye’nin Irak’a olan bazı ihracat kalemlerinde yaptırıma gidebileceklerini açıkladı.
http://www.haber7.com/haber.php?haber_id=275899
Yazan:hg Tarih: Eki 23, 2007 | Reply
Sağda solda bazı yazılar, yorumlar yazıyoruz. Meydana gelen vahim olayların PKK’nın tek başına yapabileceği bir iş olmadığını, ardında başka hesapların bulunduğunu söylüyoruz.
Nedir peki bu hesap?
Hesabın adı; Bağımsız Kürt Devleti.
Hesaplaşma, başta ABD olmak üzere, bölgede bağımsız uydu bir KÜRT devleti kurmak isteyenlerle, buna en çok karşı duran Türkiye arasında yaşanıyor.
***
Yorumlar yazdığımız gibi yazılanları da okuyoruz: ABD, bizi bataklığa çekmeye çalışıyor… Petrol devleri ellerini oğuşturuyor… K. Irak’ girelim diyenlere “Allah iz’an” versin… tarzı yorumlarla karşılaşıyorum.
Evet, bir savaşa girmeyelim. K. Irak bataklığına saplanmayalım. Savaş dışında elden gelen diğer tüm tedbirleri alalım, yaptırımları uygulayalım.
Ama ya bu saldırılar durmazsa ne yapacağız?
Son ihtimale de hazırlıklı olmalıyız: K. Irak’tan başlayarak, Irak merkezi devletine, bölgede bulunan ABD’ye (ve nedense hiç sesi soluğu çıkmayan İsrail’e) karşı bir savaş açmamız kaçınılaz olabilir.
İşte bu kaçınılmazlığa yönelik tedbirleri almak gerekliliğini bir kez daha belirtmek istiyorum. İran, Suriye şu anda bizimle beraber gözüküyor. Elimizdeki tüm kozları kullanrak Rusya’nın da desteğini almalıyız. Bölgesel dayanışmayı artırmalıyız. Türkiye, Rusya, İran ve Suriye blogunu karşısına alıp bu bölgede oyun kuracak, kurduğu oyunu kazanacak hiçbir güç yok.
İçerde de gerekli hazırlıkları yapmalıyız.
Biz tedbirimizi alalım da, sonra daha büyük felaketler yaşamayalım.
Yazan:Haydar Tarih: Eki 23, 2007 | Reply
En son Almanya, Avusturya, Osmanli blokunu kurmustuk… sonucunda SEVR anlasmasini imzaladik.
Sevr anlasmasi hosuna gidenler parmagini kaldirsin!
Yazan:hg Tarih: Eki 23, 2007 | Reply
@haydar;
Yaptınığınız “blok” kıyasının ne gibi bir benzerliği olduğunu anlayamadım doğrusu.
Azıcık mukayeseli tarih bilgisi sunup açıklama yapabilir misiniz?
Yazan:Haydar Tarih: Eki 24, 2007 | Reply
Birkac gundur Dunya ve ABD basınında ayni konular ve oneriler konusulup duruyor.
Fakat barizce belirtiler dun aksamki bir programdaydi. ABD nin TRT si sayilabilecek PBS TV de konuk olan Irak Basbakan yardimcisi, Turkiyenin Washington Elcisi ve yuksek bir ABD Dış isleri yetklisinin yaptigi acik oturumda hepsinin anlastigi fakat acikca soylemedigi bir “anlasmaya varma ortami” vardi.
-Elci Nabi Sensoy ilk defa bir Turk yetkilisi olarak “Kuzey Irak Bolge Hukumeti”nden bu konuda yardimci olmasini istedi.
-Irakli (Kurt) Bakan birlikte calisirsak bu konuda onemli adimlar atariz dedi.
-ABD li yetkili “istihbaratsiz bu isler olmaz” diyerek tiyo verdi.
-TV Sunucusu ise israrla karadan girmek yerine havadan vurma nasil olur diyerek herbirine sordu… ve cevaplar “hayir” degildi.
-Zaman gazetesi ise PKK nin hava saldirilari ihtimali karsisinda kamplari terkettigini yaziyordu.
***
Yani bu gunlerde mansetlerde F-16 operasyonu duyarsak supriz olmaz.
Bu ne sonuc verir.
-Birkac PKK li helak olur.
-Mansetlerle mutlu olan Hurriyet okuyuculari sakinlesir.
-TSK girdik ve vurduk neticesine bakar.
-AKP koseye sıkısma vartasini boylelikle atlatir.
-Irak ve Barzani ciliz bir protesto ile meseleyi gecistirir.
-ABD istihbarat temin ederek gorevimizi yaptik der ve…
…6 Kasimda Bush-Erdogan gorusmesinde ise her iki lider “askeri cozumu birlikte becerdik, bundan sonra diplomatik ve siyasi atilimlar zamanidir” diye aciklamalarda bulunurlarsa sasmamak gerek.
Umarim tum olaylar bu sonuclarla hafifce atlatilir ve herkes birbiri ile konusmaya baslar.
Hani birde Diyarbakir, Sirnak ve Hakkaride DTP destekli “askerlerimizi serbest birakin” diye toplu gosteriler yapilirsa” cok iyi olur.
Yazan:www.beyazrenkler.com Tarih: Eki 25, 2007 | Reply
Türkiye ırak sınırındaki gelişmelerin degerlendirilmesi: kasım ömer
——————————————————————————–
Türkiye ırak sınırındaki gelişmelerin degerlendirilmesi:
www.beyazrenkler.com‘a basın açıklaması
A-eger bu olaylar Türkiye ile abd arasındaki bir anlaşmaya dayanıyor ise, bu anlaşma türkiye ırakın kuzeyine girerek abd yi bataklıktan kurtarmak amacı ile elinden tutarak çıkarmak ise,
-kuzey ırak sınırında yapılan baskınları ve 12 türk askerinin şehit edilmesi aşagıdaki gibi degerlendirilecektir.
1-bu saldırıyı yapan gurup israile baglı guruptur türkiyenin kuzey ırak a girmesinden rahatsız duymaktadır.ve türkiyenin kuzey ıraka girmesini istemiyor ve kuzey ırak ı kendi alanı olarak görüyor.ve diyorki eger ıraka girersen seninle asimetrik savaş yaparım bu alanı size bırakmam.ayrıca sizi kendi toprakarınızda vurmaya bile gücüm var.bu olaylara teşebbüs etmeyin.kuzey ırak benimdir.
2-eger bu saldırı gurubu abd ye baglı bir gurup olsaydı bu kader şiddetli bir gurup olmazdı sadece göz boyamaya yarayan bir eylem olurdu bu kader büyük infial yaratmazdı.
3-ABD güçleri devamlı ıran ı tehdit etmektedir ,ıran bu tehditten kurtulmak için kendi gurubunu kollanmış olabilir,amaç ise abd nin ırana olan saldırısını ertelemektir.
4-bu saldırı gurubu hem İsrail ve hemde ıran çıkarlarını korumak için yapılan birsaldırı olabilir.bunun içinde mossad savama,Barzani ve Talabani,ve ırak hükümetinin eli olabilir.
Olayları bu çerçevede degerlendirildiginde sonuç alacagımızın kanaatındayız.bizim kanaatımız ise 4. seçenektir.23-10-2007
IDTP GENEL BAŞKANI: KASIM ÖMER
Yazan:hg Tarih: Eki 25, 2007 | Reply
,
Hala bir cevap bekliyorum..
Yazan:Haydar Tarih: Eki 25, 2007 | Reply
Fransızlaştırama-
dıklarımızdan mısınız?
Nerde kalmıştık? Galiba… Erdoğan’ın İsrail Başbakanı ile yaptığı 1.5 saatlik görüşmesinden devam etmekte fayda var.
Görüşmenin içeriği Anadolu Ajansı’na şöyle yansıdı: ‘Edinilen bilgilere göre, Erdoğan-Olmert görüşmesinde ağırlıklı olarak, Türkiye-İsrail ilişkileri ve Ortadoğu barış süreci ele alındı.
Bu konuda, Türkiye’nin Ortadoğu barış sürecine yapacağı katkılar üzerinde duruldu.
Görüşmede ayrıca, Erdoğan’ın Olmert’e, Haremüşşerif’teki kazılarla ilgili gönderilen teknik heyetin hazırladığı ve UNICEF’e sunduğu raporu takdim ettiği belirtildi.
Erdoğan-Olmert görüşmesinde, İsrail-Filistin sorununun çözümüne Türkiye’nin katkısının da ele alındığı, bu konuda neler yapabileceğinin konuşulduğu da bildirildi.
Öte yandan, İsrail’in Suriye’ye düzenlediği operasyon sırasında Türk sınırları içine düşen yakıt tankı ile ilgili İsrailli yetkililerin önümüzdeki günlerde bir açıklama yapacağı öğrenildi.’
Ancak sanırım bu görüşme de, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın 5 Kasım da yapacağı ABD gezisi kadar önem taşımaktaydı…
***
Hızlı Londra gezisi, içinde bulunduğumuz iç sıkıcı durumu ABD ile birlikte aşacağımızı göstermekte…
Ama bu, bundan sonra hep huzurlu bir ülke olacağız anlamına maalesef gelmiyor…
O huzuru bulabilmek için bu sürece nasıl gelindiğini, arkasındaki dinamikleri ve güçleri derinlemesine tartışmak ve nihayetinde de çözmek mecburiyeti var.
Bunu yapmadıkça, Türkiye her an allak bulak edilebilecek bir ülke görüntüsü veriyor.
Ancak şimdiki yangını söndürme çabası, derin analizlerin ciddiyetle yapılmasını önler gibi…
***
Bizim yapmadığımızı, dış basın yapıyor.
Önceki gün Le Monde Gazetesi’nde, gazetenin ağır toplarından Daniel Vernet’in ilginç bir yorumu vardı…
Şöyle diyordu:
‘Ak Parti Lideri Başbakan Erdoğan, hatasız sayılabilecek bir süreci geride bıraktı. AB tam üyelik müzakere görüşmelerini başlattı. Ekonomiyi liberalleştirerek Türkiye’nin kronik hastalığı enflasyonu kontrol altına alarak ciddi bir büyüme yakaladı. Kopenhag kriterlerini tam olarak yerine getirmemiş olmamasına rağmen kurumsal reformları başlatarak, insan hakları konusunda ilerleme kaydetti. Askerlerin siyaset üzerindeki gücünü azaltarak sağ kolu Gül’ü Cumhurbaşkanlığına taşıdı. Genel Kurmayın, bir güç gösterisi olmasından ziyade bir zayıflık olarak nitelendirilecek e-muhtıralı darbesini önledi.’
Sonra da olup biteni tahlil ediyordu:
‘Askerlerin yitirdikleri iktidar gücünün bir kısmını geri almak için sivil ve laik Kemalist kesimden medet ummalarına ve son aylarda sokak gösterilerini yoğun bir şekilde sergilemiş olmalarına rağmen bu destek sandığa yansımadı. Askerler, modern Türkiye tarihinde son döneme kadar sahip oldukları gücü yeniden elde edebilmek için Irak’a yapılacak bir harekattan medet ummakta. Çünkü silahlı her çatışma askerlerin gücünü arttırıyor. Askerlerin bir dış müdahalenin süresini ve kapsamını belirleyecekler ve demokratik tartışma ortamına karşın bir ulusal birlik talep edebilecekler.
Nihayet ciddi ağır bir darbe de AB ile olan ilişkilere yansıyacaktır. Türkiye’nin etrafında şekillenen bu çalkantı, askerin siyasete egemen olmak için dönüşüne de, ülkenin AB tam üyeliğine karşı olanlara da bir imkan teşkil edecektir.
Kemalist cumhuriyeti çağdaş ve daha modern bir hale getirmek için Avrupa Birliği sürecine güvenen Erdoğan, bu konuda çok şey kaybedeceğinin bilincinde olarak askeri bir müdahaleye en son bir çare gözüyle bakacaktır.’
***
Bu analize baktığınızda, başbakanın hem Olmert ile görüşmesinin…
Hem de Amerika ile ortak bir operasyona sıcak bakmasının…
Türkiye’de demokrasiyi hırpalamamak için atılmış adımlar olabileceği de akla geliyor.
Çünkü nedense, bu ülkede yaşanan ne varsa…
Sonunda gelip ‘demokrasi olacak mı olmayacak mı’ tartışmasına dayanıyor.
M ALTAN - STAR GAZETE
Yazan:Haydar Tarih: Eki 28, 2007 | Reply
“MESRU”LUGUN SUBJEKTIFLIGI
Radikal Gazetesinin 28 Ekim 2007 Tarihli manseti.
http://www.radikal.com.tr/haber.php?haberno=237118
Turkiyedeki 20 milyon Kurdun tamami, buna soyadi Ecevit olanlar dahil, bu haberlerden sonra ne dusunuyorlar dersiniz?
BEN KiMiM?
Aciktan soylemeseler dahi, bu gune kadar savunduklarini sorgulamaya baslandigi gun bu gun.
Bu gune kadar belkide birkac nesildir “ben Turkum” diyen, Cumhuriyet mitinglerine katilan, evlerine bayrak asan Kurtler bu sozlere ve o bayraga bir kere daha bakip endise-realite-baglilik gibi duygularla karma karisik fikirlerle yogrulacaklar.
***
Neler oluyor yahu?
Bu rezalet birgun gelipte benide, es-dost-akrabalarimida bulacak kadar buyuyecekmi?
Komsular, mahalledeki Ulku Ocagi kapima gorunmeyen carpi koymusmudur?
Yani simdi ben bir Kürtmüyüm?
Bundan boyle Türküm dedigim zaman kendimden kuskumu duymaya basliyacagim?
Bu ne yahu?
Birileri bunu durdurmali!
Kim durdurur?
Basbakanmi?
Buyukanitmi?
Abdullah Gul?
Meclis?
Ya Polis?
Medya?
…
…
Vay anasina demek bende Kürtmüsüm!
Ne kadar Türküm desem farketmeyecek!
Yazan:Haydar Tarih: Kas 6, 2007 | Reply
24 Ekim tarihli yorumumumda cesitli haberlere bakip yorum-toto yapmistim. Mac (!) hala devam ediyor ve Washingtondan gelen devre arasi skora bakilirsa tahminim hala dogru. Tek yanilgim F-16 larin devre arasindan once olacagi idi.
Umarim mac (!) benim tahmin ettigim gibi biter.
***
O gunlerde Turkiyede hava baya gergindi ama bizim hudutlarin otesinde gayet sakindi. Dunya o gerginligi Turkiye-Irak Turkiye-Kurtler gerginligi olarak degilde… Hukumet-Askeriye gerginligi gibi okuyordu.
Buna karari herkes kendi versin derim.