Archive for October, 2007

Onuncu ışık: Yağmacılık! »

Cellât uyandı yatağında bir gece “Tanrım” dedi “Bu ne zor bilmece : Öldürdükçe çoğalıyor adamlar Ben tükenmekteyim öldürdükçe…” … Elinde ne piyon kaldı, ne vezir, ne kale Düştü birbiri ardına atlar, filler Ama şah hâlâ direnmekte Yeni taşlar bulundu çünkü: Köpekler… (Ataol Behramoğlu) Bir dirhem bayrak bin ayıp örtermiş. Sokaklara, balkonlara asılan bayraklardan mıdır, Radikal’in […]

Olgunluğa ulaşmak »

Son zamanlarda olup bitene baktığım zaman ben gördüklerimi şöyle okuyorum:Türkiye’deki şehirli kazanda şu kaynatıp banyo yaptığı günleri geride bırakalı en az 15 sene oldu. O zamanlar 10 daireden birinde araba varken şimdi 10 daireden birinde araba yok. Her evde tam takım beyaz eşya, birden fazla TV, çoğunun bir şekilde bilgisayar irtibatı var. Şehirlerde sobalı ev […]

En büyük tehlike… »

Ne zaman Güneydoğu’dan şehit Mehmetçik haberi gelse , ülkemin herhangi bir köşesinden bir yiğidimizi daha kaybettiğimizi öğrensem Zığındere şehitliğini hatırlarım… Kalbim ağlar sessizce… Çanakkale’de yan yana yatan , kaderleri birlikte çizilmiş bu diyarın dört bir yanından gelen kahramanları gözümün önüne getiririm. Eminim bu haberleri duymak onları da rahatsız ediyor. Hele hele torunlarından bazılarının asabiyetlerini öne […]

Bu meclis bu sorunu çözebilir mi? »

PKK terörü “bir anda” onlarca cana kıyınca Türkiye’nin gündemi değişti. Halkın oylarının %85’ini temsil eden TBMM ve %47’sinden güç alan AKP hükümeti yeni bir sınav geçiriyor. Hükümet askerî çözümü dışlamadı ama ekonomik ve diplomatik cephelere birinci derecede önem verdiğini de gösterdi. Neredeyse aynı gün içinde Irak’tan Londra’ya, Brüksel’den Washington’a birçok hükümet üyesi bu ülkelerdeki muhataplarını […]

Bush’un başına tuğlamı düştü? »

 Haydar Eren ABD dışişleri bakanı Rice bugünlerde “artık Filistin Devletinin kurulmasının zamanı geldi” diyor. Kimimiz “Günaydın” diyoruz. Neden şimdi? Neler oldu da bu sözü söyledi? Bu sözün arkasında olan ve söylenmeyen maksat nedir? Tabloyu oluşturan puzzle’ın pek çok parçasını göremiyoruz ama göründüğü kadarıyla bu parçaları birleştirince ortaya çıkan resim şu;

Gürcistan’a sınır ötesi harekât »

Yıllardır bize demokrasi ve insan hakları diye vakit kaybettiren, terör sorununun çaresini boş yere içerde aratanlar günlerini görecekler. Ama biz sınır ötesi bir harekât ile Kuzey Irak’ı yerle yeksân edince durmayacağız. Zira memleketimizin dışarıdan beslenen tek sorunu terör değildir. Trafik kazalarında yılda ortalama 5000 insanımız hayatını kaybetmektedir. Elimize geçen son bilgilere göre trafik canavarları Gürcistan’da saklanmaktadır. […]

Arka Sıradakiler »

 “ – Para Verecekler tabii, elleri mahkum… Onlarda çok var, bizde hiç yok! – Çok sıkılıyorum! Hiçbir şeyden hiç zevk almıyorum. – Kimse beni anlamıyor… – Bana kimse karışamaz… Hiç kimse! – Herkesten ve herşeyden nefret ediyorum… – Şu ana kadar çok eleman dövdüm. Hiç pişman değilim! – Hiçbirşey beni mutlu etmiyor. – Çok mutsuzum, […]

Bayram Hediyesi »

Fatma K. Barbarosoğlu’nun Otobüsname isimli kitabında “Güzel İnsan Hikayeleri” (1) isimli bir hikaye okudum. Çok hoş, etkileyici bir hikaye idi. Kısaca bahsetmek isterim: “Güzellik niye maya tutmaz?” , “Dostluklar, arkadaşlıklar, komşuluklar neredeydi?” diye hayıflanan bir teyzeyi anlatır önce Fatma Hanım. Teyzemizi, vapura yetişmeye çalışırken, densizin biri, arabasıyla çamurlara bular. Teyze, çaresizce kalakalmışken, başka bir araba durur […]

Bayramınız kutlu olsun »

Bayramlar rahmet kapılarının ardına kadar açıldığı günlerdir. Derin Düşünce okurlarının bayramını en güzel dileklerimizle kutlarız. Bayramın ülkemize ve insanlığa barış getirmesi umuduyla… Derin Düşünce Grubu          Derin İnsan   “Düşümde bir kelebektim. Artık bilmiyorum ne olduğumu. Kelebek  düşü görmüş olan bir insan mıyım yoksa insan olduğunu düşleyen bir kelebek mi?” (Zhuangzi, M.Ö. 4.yy) […]

Darwinist Bir Kara Ütopya »

Samet Göğekin* “Eğer birinin pabuçlarıyla yürümeyi denemediyseniz, onu yargılamadan önce iyi düşünün” – Navaho Atasözü Yine ateşli bir evrim tartışmasının tam ortasındayken Türker Yılmaz verdi bu fikri bana. Evrim kuramının bilim toplumunda genel kabul gören tek kuram olduğunu, bu gerçeğin hakkının verilmesi gerektiğini söylediğimde, haklı olarak genel kabulün mutlak doğruluk anlamına gelmediğini söyledi. Bu savını […]