<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	>
<channel>
	<title>TEHLİKENİN FARKINDA MISINIZ?* yazısına yapılan yorumlar</title>
	<atom:link href="http://www.derindusunce.org/2007/08/30/tehlikenin-farkinda-misiniz/feed" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://www.derindusunce.org/2007/08/30/tehlikenin-farkinda-misiniz/</link>
	<description>Grup platformu</description>
	<pubDate>Fri, 21 Nov 2008 08:44:37 +0000</pubDate>
	<generator>http://wordpress.org/?v=2.6.2</generator>
		<item>
		<title>En çok okunan yazılar : Derin Düşünce tarafından</title>
		<link>http://www.derindusunce.org/2007/08/30/tehlikenin-farkinda-misiniz/#comment-19221</link>
		<dc:creator>En çok okunan yazılar : Derin Düşünce</dc:creator>
		<pubDate>Fri, 19 Sep 2008 10:43:42 +0000</pubDate>
		<guid isPermaLink="false">http://www.derindusunce.org/2007/08/30/tehlikenin-farkinda-misiniz/#comment-19221</guid>
		<description>[...] TEHLİKENİN FARKINDA MISINIZ?* [...]</description>
		<content:encoded><![CDATA[<p>[...] TEHLİKENİN FARKINDA MISINIZ?* [...]</p>
]]></content:encoded>
	</item>
	<item>
		<title>Deniz tarafından</title>
		<link>http://www.derindusunce.org/2007/08/30/tehlikenin-farkinda-misiniz/#comment-17665</link>
		<dc:creator>Deniz</dc:creator>
		<pubDate>Fri, 08 Aug 2008 06:18:12 +0000</pubDate>
		<guid isPermaLink="false">http://www.derindusunce.org/2007/08/30/tehlikenin-farkinda-misiniz/#comment-17665</guid>
		<description>Aşağıdaki gibi bir haber okudum. İşin kötüsü kız çocuğu hala kayıp olduğu için doğru da olabilir. İnsan haberi okuyunca, lütfen bu haber doğru olmasın diye düşünmeden edemiyor... :( 


&lt;em&gt; "Geçen yıl Portekiz'de kaybolan İngiliz kızı Madeleine McCann ile ilgili soruşturma kapandı, ama tartışmalar sürüyor. Yeni açıklanan belgelere göre, bir polis muhbiri, Madeleine'ın uluslararası bir pedofili çetesi tarafından özellikle hedef alındığını, önce fotoğraflarının çekildiğini ve üç gün sonra da kaçırıldığını öne sürdü. Buna göre Madeleine, sipariş üzerine kaçırılan küçük kız, çete tarafından daha sonra Belçikalı bir pedofile satıldı ve halen bu sübyancının elinde seks kölesi gibi yaşıyor olabilir."* &lt;/em&gt;

* http://www.hurriyet.com.tr/dunya/9607481.asp?gid=229&#38;sz=6181</description>
		<content:encoded><![CDATA[<p>Aşağıdaki gibi bir haber okudum. İşin kötüsü kız çocuğu hala kayıp olduğu için doğru da olabilir. İnsan haberi okuyunca, lütfen bu haber doğru olmasın diye düşünmeden edemiyor&#8230; :( </p>
<p><em> &#8220;Geçen yıl Portekiz&#8217;de kaybolan İngiliz kızı Madeleine McCann ile ilgili soruşturma kapandı, ama tartışmalar sürüyor. Yeni açıklanan belgelere göre, bir polis muhbiri, Madeleine&#8217;ın uluslararası bir pedofili çetesi tarafından özellikle hedef alındığını, önce fotoğraflarının çekildiğini ve üç gün sonra da kaçırıldığını öne sürdü. Buna göre Madeleine, sipariş üzerine kaçırılan küçük kız, çete tarafından daha sonra Belçikalı bir pedofile satıldı ve halen bu sübyancının elinde seks kölesi gibi yaşıyor olabilir.&#8221;* </em></p>
<p>* <a href="http://www.hurriyet.com.tr/dunya/9607481.asp?gid=229&amp;sz=6181" rel="nofollow">http://www.hurriyet.com.tr/dunya/9607481.asp?gid=229&amp;sz=6181</a></p>
]]></content:encoded>
	</item>
	<item>
		<title>deniz tarafından</title>
		<link>http://www.derindusunce.org/2007/08/30/tehlikenin-farkinda-misiniz/#comment-12446</link>
		<dc:creator>deniz</dc:creator>
		<pubDate>Sun, 10 Feb 2008 21:24:35 +0000</pubDate>
		<guid isPermaLink="false">http://www.derindusunce.org/2007/08/30/tehlikenin-farkinda-misiniz/#comment-12446</guid>
		<description>Can yakıcı bir yazi. Tehlikeyi gozler onune sermissiniz. Tesekkurler.</description>
		<content:encoded><![CDATA[<p>Can yakıcı bir yazi. Tehlikeyi gozler onune sermissiniz. Tesekkurler.</p>
]]></content:encoded>
	</item>
	<item>
		<title>Bahar Pınar tarafından</title>
		<link>http://www.derindusunce.org/2007/08/30/tehlikenin-farkinda-misiniz/#comment-3584</link>
		<dc:creator>Bahar Pınar</dc:creator>
		<pubDate>Wed, 26 Sep 2007 06:57:38 +0000</pubDate>
		<guid isPermaLink="false">http://www.derindusunce.org/2007/08/30/tehlikenin-farkinda-misiniz/#comment-3584</guid>
		<description>Milletvekili Canan Arıtman'ın 2006 yılında internet sitesinden başlattığı &lt;b&gt;"Bebek tecavüzcülerine yönelik yasal düzenleme"&lt;/b&gt; ile ilgili anket devam ediyor. 

&lt;b&gt;İlgili adres = http://www.tbmm.info/cananaritman &lt;/b&gt;

Çocuk istismarlarının meclis gündemine girmesini sağlayabilir, hızlandırabilir.  Dikkatinize,</description>
		<content:encoded><![CDATA[<p>Milletvekili Canan Arıtman&#8217;ın 2006 yılında internet sitesinden başlattığı <b>&#8220;Bebek tecavüzcülerine yönelik yasal düzenleme&#8221;</b> ile ilgili anket devam ediyor. </p>
<p><b>İlgili adres = <a href="http://www.tbmm.info/cananaritman" rel="nofollow">http://www.tbmm.info/cananaritman</a> </b></p>
<p>Çocuk istismarlarının meclis gündemine girmesini sağlayabilir, hızlandırabilir.  Dikkatinize,</p>
]]></content:encoded>
	</item>
	<item>
		<title>Bahar Pınar tarafından</title>
		<link>http://www.derindusunce.org/2007/08/30/tehlikenin-farkinda-misiniz/#comment-3465</link>
		<dc:creator>Bahar Pınar</dc:creator>
		<pubDate>Sat, 22 Sep 2007 01:20:23 +0000</pubDate>
		<guid isPermaLink="false">http://www.derindusunce.org/2007/08/30/tehlikenin-farkinda-misiniz/#comment-3465</guid>
		<description>Maalesef bir &lt;a href="http://www9.gazetevatan.com/haberdetay.asp?tarih=21.09.2007&#38;Newsid=137841&#38;Categoryid=7" rel="nofollow"&gt;taciz haberi&lt;/a&gt;  daha :( 
Henüz suç kesinleşmemiş, sadece ilgili kişi tutuklanmış.

&lt;i&gt;&lt;b&gt;Satranç hocası, çocuk tacizinden tutuklandı&lt;/b&gt;  
 
Kendine ait satranç okuluna gelen iki küçük kıza tacizle suçlanan Halil Sertaç Dalkıran tutuklandı.
Kız çocuklarının doktor gözetiminde alınan savcılık ifadeleri alındı.&lt;/i&gt;

Mehmet Bey, hukuk skandalı diye verdiğiniz haber de gerçek anlamda bir SKANDAL. İnsanın sinirlerini bozuyor. Umarım temyizden birşeyler çıkar. Sanki adama yarım kalan suçunu tamamlaması için izin verilmiş. 
Bir kişi, bıçak çekerek çantanızı alırsa gasp suçu işlenmiş oluyor ve bildiğim kadarı ile suçu oldukça ağır. 30 yıldan bahsediliyor. Ama bıçak çekerek tecavüze yeltenen ama bunu tam olarak başaramayan, malınıza değil bedeninize yönelmiş oluyor ki bu mal gasbından daha az kötü kanunlara göre. Tecavüzü geçtik, tacizin bile, hatta sözle tacizin bile ruhlarda nasıl yaralar açtığını kimse farkında değil sanırım. 11 yaşındaki çocuğun, tecavüz tamamlanmadı diye, eski yaşantısına, hiçbirşey olmamış gibi devam edebilecegi mi zannediliyor? Dediğiniz gibi yapılacak çok fazla iş var. 

Saygılar,</description>
		<content:encoded><![CDATA[<p>Maalesef bir <a href="http://www9.gazetevatan.com/haberdetay.asp?tarih=21.09.2007&amp;Newsid=137841&amp;Categoryid=7" rel="nofollow">taciz haberi</a>  daha :(<br />
Henüz suç kesinleşmemiş, sadece ilgili kişi tutuklanmış.</p>
<p><i><b>Satranç hocası, çocuk tacizinden tutuklandı</b>  </p>
<p>Kendine ait satranç okuluna gelen iki küçük kıza tacizle suçlanan Halil Sertaç Dalkıran tutuklandı.<br />
Kız çocuklarının doktor gözetiminde alınan savcılık ifadeleri alındı.</i></p>
<p>Mehmet Bey, hukuk skandalı diye verdiğiniz haber de gerçek anlamda bir SKANDAL. İnsanın sinirlerini bozuyor. Umarım temyizden birşeyler çıkar. Sanki adama yarım kalan suçunu tamamlaması için izin verilmiş.<br />
Bir kişi, bıçak çekerek çantanızı alırsa gasp suçu işlenmiş oluyor ve bildiğim kadarı ile suçu oldukça ağır. 30 yıldan bahsediliyor. Ama bıçak çekerek tecavüze yeltenen ama bunu tam olarak başaramayan, malınıza değil bedeninize yönelmiş oluyor ki bu mal gasbından daha az kötü kanunlara göre. Tecavüzü geçtik, tacizin bile, hatta sözle tacizin bile ruhlarda nasıl yaralar açtığını kimse farkında değil sanırım. 11 yaşındaki çocuğun, tecavüz tamamlanmadı diye, eski yaşantısına, hiçbirşey olmamış gibi devam edebilecegi mi zannediliyor? Dediğiniz gibi yapılacak çok fazla iş var. </p>
<p>Saygılar,</p>
]]></content:encoded>
	</item>
	<item>
		<title>ayse tarafından</title>
		<link>http://www.derindusunce.org/2007/08/30/tehlikenin-farkinda-misiniz/#comment-3460</link>
		<dc:creator>ayse</dc:creator>
		<pubDate>Fri, 21 Sep 2007 13:02:33 +0000</pubDate>
		<guid isPermaLink="false">http://www.derindusunce.org/2007/08/30/tehlikenin-farkinda-misiniz/#comment-3460</guid>
		<description>Faydali, bilgilendirici bir yazi olmus, tesekkurler. Insallah hicbir cocugun basina gelmez.</description>
		<content:encoded><![CDATA[<p>Faydali, bilgilendirici bir yazi olmus, tesekkurler. Insallah hicbir cocugun basina gelmez.</p>
]]></content:encoded>
	</item>
	<item>
		<title>Selahattin tarafından</title>
		<link>http://www.derindusunce.org/2007/08/30/tehlikenin-farkinda-misiniz/#comment-3314</link>
		<dc:creator>Selahattin</dc:creator>
		<pubDate>Sat, 15 Sep 2007 12:52:31 +0000</pubDate>
		<guid isPermaLink="false">http://www.derindusunce.org/2007/08/30/tehlikenin-farkinda-misiniz/#comment-3314</guid>
		<description>s.a.

Pınar Hanım ve Mehmet Bey, bende size ve güzellikler isteyen herkese gülünüze karşılık baharı hediye etmek isterim diyorum ve aşağıda açıklamasını sunuyorum. 


İnsan Ebede, Sonsuza Aşıktır.

İnsan, kainatın ekser enva'ına muhtaç ve alakadardır. 
İhtiyacatı alemin her tarafına dağılmış, arzuları ebede kadar uzanmış... 

Bir çiçeği istediği gibi, koca bir baharı da ister. 
Bir bahçeyi   arzu ettiği gibi, ebedi cennetide arzu eder,
Bir arkadaşını  görmeye müştak olduğu gibi, Cemil i Zülcelal'i de görmeye müştaktır, isteyendir, özleyendir... 

*Allah'a emanet olun.</description>
		<content:encoded><![CDATA[<p>s.a.</p>
<p>Pınar Hanım ve Mehmet Bey, bende size ve güzellikler isteyen herkese gülünüze karşılık baharı hediye etmek isterim diyorum ve aşağıda açıklamasını sunuyorum. </p>
<p>İnsan Ebede, Sonsuza Aşıktır.</p>
<p>İnsan, kainatın ekser enva&#8217;ına muhtaç ve alakadardır.<br />
İhtiyacatı alemin her tarafına dağılmış, arzuları ebede kadar uzanmış&#8230; </p>
<p>Bir çiçeği istediği gibi, koca bir baharı da ister.<br />
Bir bahçeyi   arzu ettiği gibi, ebedi cennetide arzu eder,<br />
Bir arkadaşını  görmeye müştak olduğu gibi, Cemil i Zülcelal&#8217;i de görmeye müştaktır, isteyendir, özleyendir&#8230; </p>
<p>*Allah&#8217;a emanet olun.</p>
]]></content:encoded>
	</item>
	<item>
		<title>Bahar Pınar tarafından</title>
		<link>http://www.derindusunce.org/2007/08/30/tehlikenin-farkinda-misiniz/#comment-3303</link>
		<dc:creator>Bahar Pınar</dc:creator>
		<pubDate>Fri, 14 Sep 2007 14:45:55 +0000</pubDate>
		<guid isPermaLink="false">http://www.derindusunce.org/2007/08/30/tehlikenin-farkinda-misiniz/#comment-3303</guid>
		<description>Selahattin Bey,
Din kurallarını anayasa haline getirmek ve ülkede yaşayan herkese uygulamaya çalışmak homojen olmayan toplumlarda pek mümkün değil. Uygulanması da, sürdürülmesi de çok zor. Daha büyük sorunlara yol açabilir. Mehmet Bey'in bahsettiği gibi yasaklama ile daha kötü bir sürü olaya sebep olunabilir. Üstelik Mustafa Akyol bir yazısında* belirtmişti: &lt;i&gt;&lt;b&gt;"İslami hukuk, yani şeriat, Müslümanların homojen cemaatler halinde yaşadıkları bir devirde geliştirilmişti. Modern dünyada neredeyse tüm toplumlar çoğulcudur; çok farklı inançlara ve bu inançların da (İslam dahil) farklı yorumlarına inanan insanlardan oluşmaktadır. Bu çoğulcu yapıda, tek bir dinin belirli bir yorumuna dayalı bir hukuk sistemi tüm yurttaşlara uygulanamaz. Dolayısıyla tüm dinlere saygılı ama hiç birisine dayanmayan tek bir laik hukuk gereklidir."*&lt;/i&gt;&lt;/b&gt;

Mehmet Bey'in şu sözlerine katılıyorum:&lt;i&gt;"Toplumdaki kötülükler yasakla azalmaz. Insanlarin bu kötülükleri idrak etmesiyle azalir. Bu idrake eger dindar olmayan müslümanlari, hiristiyanlari ve hatta dinsizleri de ortak edebiliyorsaniz kuracaginiz toplumsal baris kalici olur." &lt;/i&gt; Tabii ki kötünün ve iyinin ayrıştırılması, ahlakın temel kurallarının berlirlenmesi için bir dayanak lazım. Hayat, insanların birbirleriyle ve toplumla ilişkisi de bu dayanağa göre belirlenen kaidelere göre şekillenecek haliyle. Selahattin Bey sanırım siz de bundan bahsediyorsunuz ve bu dayanak din olmalıdır diyorsunuz. Bu konuda da size katılıyorum. Bu dayanak, zaten farkında olarak ya da olmayarak dindir çoğunlukla. Müslümanlar için Islam, diğer dinlere mensup dindarlar için kendi dinleri, dinsizler ya da dinlerini hayatlarına adapte etmemişler için de çeşitli düşünce akımları ahlakın, iyi ve doğrunun çevçevesini belirler. Tektanrılı dinlere dayanarak belirlenen ahlaki kurallar, iyi-kötü tanımı birbirine fersah fersah uzak değildir çoğunlukla. Aslında dinsiz olduğunu söyleyenler de çoğunlukla farkında olmadan dinleri referans alırlar diye düşünüyorum. Bu sebeple iyi ve ahlaki olanda, tüm gruplar için ortak bir noktaya varıldığı olur. Bazen de belirlenen çerçeveler kesişmeyebilir. Bazı konularda dindarlar ile dinsiz olduğunu söyleyenler birbirine çok uzak düşebilir. Bu konularla ilgili olarak yapmamız gereken, bizimle aynı fikirde olmayanları zor kullanarak, yasaklarla, tehditlerle vazgeçirmeye çalışmak olmamalıdır kanımca. Çünkü bu ters tepebilir, çok zaman da ters teper. Yapılabilecek olan toplum açısından kötü olacağını düşündüğümüz bir davranışın neden kötü olduğunu, nelere sebep olabileceğini, böyle düşünmeyene anlatmak, bu sekilde ikna etmek olmalıdır. Uzun vadeli sonuçları farkedemeyenler için de görünür kılmak lazım. Tabii ki kendi yaşayışımızla da örnek oluşturmalıyız bu arada. Toplum nezdinden bu ahlaki kıstasların nefes almasını, yaşanır ve görünür olmasını sağlamak olmalıdır. En iyi ikna yöntemi güzel örnek olmaktan geçer aslında. 

Elbette, ahlaki olmayan davranışların, kötülüğün yayılma, kabullenilme hızı, iyiliğe ve ahlaki olan davranışa göre daha hızlıdır, daha kolaydır. Bu açıdan insanları iyiliğe, ahlaka davet etmekte bir zorluk söz konusu. Belki eskiden böyle değildi ama şimdi sadece haber maksatlı olarak karşımıza çıkarılan, görünür kılınan ama düzeltmek için hiçbirşey yapılmayan bir kötülük, ahlaksızlık, yoz davranış zaman içinde göre göre, duya duya alıştığımız bir davranışa dönüşebiliyor. Normalleşebiliyor. Bu normalleştirmenin önüne geçmek gerek. Toplum kötülüğe ve ahlaksızlığa alıştırılmamalı, alışmamalıyız. Bununla da mücadele gerekli. 

Saygılarımla, 

* http://www.mustafaakyol.org/arsiv/2006/03/teror_ve_baskiya_karsi_islami_manifesto.php</description>
		<content:encoded><![CDATA[<p>Selahattin Bey,<br />
Din kurallarını anayasa haline getirmek ve ülkede yaşayan herkese uygulamaya çalışmak homojen olmayan toplumlarda pek mümkün değil. Uygulanması da, sürdürülmesi de çok zor. Daha büyük sorunlara yol açabilir. Mehmet Bey&#8217;in bahsettiği gibi yasaklama ile daha kötü bir sürü olaya sebep olunabilir. Üstelik Mustafa Akyol bir yazısında* belirtmişti: <i><b>&#8220;İslami hukuk, yani şeriat, Müslümanların homojen cemaatler halinde yaşadıkları bir devirde geliştirilmişti. Modern dünyada neredeyse tüm toplumlar çoğulcudur; çok farklı inançlara ve bu inançların da (İslam dahil) farklı yorumlarına inanan insanlardan oluşmaktadır. Bu çoğulcu yapıda, tek bir dinin belirli bir yorumuna dayalı bir hukuk sistemi tüm yurttaşlara uygulanamaz. Dolayısıyla tüm dinlere saygılı ama hiç birisine dayanmayan tek bir laik hukuk gereklidir.&#8221;*</b></i></p>
<p>Mehmet Bey&#8217;in şu sözlerine katılıyorum:<i>&#8220;Toplumdaki kötülükler yasakla azalmaz. Insanlarin bu kötülükleri idrak etmesiyle azalir. Bu idrake eger dindar olmayan müslümanlari, hiristiyanlari ve hatta dinsizleri de ortak edebiliyorsaniz kuracaginiz toplumsal baris kalici olur.&#8221; </i> Tabii ki kötünün ve iyinin ayrıştırılması, ahlakın temel kurallarının berlirlenmesi için bir dayanak lazım. Hayat, insanların birbirleriyle ve toplumla ilişkisi de bu dayanağa göre belirlenen kaidelere göre şekillenecek haliyle. Selahattin Bey sanırım siz de bundan bahsediyorsunuz ve bu dayanak din olmalıdır diyorsunuz. Bu konuda da size katılıyorum. Bu dayanak, zaten farkında olarak ya da olmayarak dindir çoğunlukla. Müslümanlar için Islam, diğer dinlere mensup dindarlar için kendi dinleri, dinsizler ya da dinlerini hayatlarına adapte etmemişler için de çeşitli düşünce akımları ahlakın, iyi ve doğrunun çevçevesini belirler. Tektanrılı dinlere dayanarak belirlenen ahlaki kurallar, iyi-kötü tanımı birbirine fersah fersah uzak değildir çoğunlukla. Aslında dinsiz olduğunu söyleyenler de çoğunlukla farkında olmadan dinleri referans alırlar diye düşünüyorum. Bu sebeple iyi ve ahlaki olanda, tüm gruplar için ortak bir noktaya varıldığı olur. Bazen de belirlenen çerçeveler kesişmeyebilir. Bazı konularda dindarlar ile dinsiz olduğunu söyleyenler birbirine çok uzak düşebilir. Bu konularla ilgili olarak yapmamız gereken, bizimle aynı fikirde olmayanları zor kullanarak, yasaklarla, tehditlerle vazgeçirmeye çalışmak olmamalıdır kanımca. Çünkü bu ters tepebilir, çok zaman da ters teper. Yapılabilecek olan toplum açısından kötü olacağını düşündüğümüz bir davranışın neden kötü olduğunu, nelere sebep olabileceğini, böyle düşünmeyene anlatmak, bu sekilde ikna etmek olmalıdır. Uzun vadeli sonuçları farkedemeyenler için de görünür kılmak lazım. Tabii ki kendi yaşayışımızla da örnek oluşturmalıyız bu arada. Toplum nezdinden bu ahlaki kıstasların nefes almasını, yaşanır ve görünür olmasını sağlamak olmalıdır. En iyi ikna yöntemi güzel örnek olmaktan geçer aslında. </p>
<p>Elbette, ahlaki olmayan davranışların, kötülüğün yayılma, kabullenilme hızı, iyiliğe ve ahlaki olan davranışa göre daha hızlıdır, daha kolaydır. Bu açıdan insanları iyiliğe, ahlaka davet etmekte bir zorluk söz konusu. Belki eskiden böyle değildi ama şimdi sadece haber maksatlı olarak karşımıza çıkarılan, görünür kılınan ama düzeltmek için hiçbirşey yapılmayan bir kötülük, ahlaksızlık, yoz davranış zaman içinde göre göre, duya duya alıştığımız bir davranışa dönüşebiliyor. Normalleşebiliyor. Bu normalleştirmenin önüne geçmek gerek. Toplum kötülüğe ve ahlaksızlığa alıştırılmamalı, alışmamalıyız. Bununla da mücadele gerekli. </p>
<p>Saygılarımla, </p>
<p>* <a href="http://www.mustafaakyol.org/arsiv/2006/03/teror_ve_baskiya_karsi_islami_manifesto.php" rel="nofollow">http://www.mustafaakyol.org/arsiv/2006/03/teror_ve_baskiya_karsi_islami_manifesto.php</a></p>
]]></content:encoded>
	</item>
	<item>
		<title>Bahar Pınar tarafından</title>
		<link>http://www.derindusunce.org/2007/08/30/tehlikenin-farkinda-misiniz/#comment-3279</link>
		<dc:creator>Bahar Pınar</dc:creator>
		<pubDate>Wed, 12 Sep 2007 13:04:27 +0000</pubDate>
		<guid isPermaLink="false">http://www.derindusunce.org/2007/08/30/tehlikenin-farkinda-misiniz/#comment-3279</guid>
		<description>Teşekkürler Ece Hanım. Konu gerçekten çok itici, incitici, bunaltıcı. İnsan bilmek, duymak istemiyor. Bu sebeple insanlar bu konu ile ilgilenmekten, bilgilenmekten imtina ediyorlar sanırım. İnsanın ruh dünyasını, güvende olduğu hissini zedelediği için hak vermemek elde değil. Ama dediğiniz gibi, konu bir o kadar da ürkütücü, tehlikeli boyutlara doğru yol almakta. O yüzden kaçma lüksümüz yok. 

Yurtlarda güvenlik kamerası fikriniz çok güzel. Arttırılmış denetimlerle, suçluların doğru düzgün cezalandırılması, ıslah edilmeye çalışılması ile en azından bu istismar önlenebilir. Sokak çocukları konusu, "Neden sokaktalar?" sorusundan başlayan başlı başına bir sorun ve bu çocuklar, cinsel istismar başta olmak üzere her türlü istismara karşı en korumasız durumda olan grup.  Onların normal bir hayata kavuşmaları için kapsamlı, süreklilik içeren, aynı zamanda asıl sebeplerini yok etmeye yönelik projeler geliştirmek gerek. 

Eşcinsel ilişkiler artıyor mu, aslında bilmiyorum. Ama eşcinselliğin daha çok gündeme geldiğini, filmlerde, dizilerde sürekli olumlu ve tamamen normal bir olaymış gibi işlendiğini gözlemleyebiliyorum. Özellikle CNBC-E kanalındaki dizilerde illa bir eşcinsel, bir lezbiyen bulunuyor. Amerikan dizi ve filmlerde buna çok sık rastlanıyor. Bu normalleştirme çabasının henüz cinsel kimliği yeni oluşmaya başlamış gençler üzerinde yönlendirici etkisi olabilir diye düşünüyorum. Elbette eşcinselleri yok sayalim demek istediğim zannedilmesin ama bu derece olumlu anlamda yönlendirme yapılması da hiç normal ya da kabul edilebilir değil. Sizin dediğiniz üzere eşcinselliğin artışı ile kadın cinselliğinin sürekli kullanılması arasındaki doğru orantı olabileceği çıkarımı dikkat çekici. Böyle bir şey ispat edilmiş değil belki ama doyumsuzluk noktasına ulaşan insanların yeni arayışlara yöneldikleri de bilinen bir gerçek. 

Yorumunuz için teşekkürler Ece Hanım. 

Saygılarımla,</description>
		<content:encoded><![CDATA[<p>Teşekkürler Ece Hanım. Konu gerçekten çok itici, incitici, bunaltıcı. İnsan bilmek, duymak istemiyor. Bu sebeple insanlar bu konu ile ilgilenmekten, bilgilenmekten imtina ediyorlar sanırım. İnsanın ruh dünyasını, güvende olduğu hissini zedelediği için hak vermemek elde değil. Ama dediğiniz gibi, konu bir o kadar da ürkütücü, tehlikeli boyutlara doğru yol almakta. O yüzden kaçma lüksümüz yok. </p>
<p>Yurtlarda güvenlik kamerası fikriniz çok güzel. Arttırılmış denetimlerle, suçluların doğru düzgün cezalandırılması, ıslah edilmeye çalışılması ile en azından bu istismar önlenebilir. Sokak çocukları konusu, &#8220;Neden sokaktalar?&#8221; sorusundan başlayan başlı başına bir sorun ve bu çocuklar, cinsel istismar başta olmak üzere her türlü istismara karşı en korumasız durumda olan grup.  Onların normal bir hayata kavuşmaları için kapsamlı, süreklilik içeren, aynı zamanda asıl sebeplerini yok etmeye yönelik projeler geliştirmek gerek. </p>
<p>Eşcinsel ilişkiler artıyor mu, aslında bilmiyorum. Ama eşcinselliğin daha çok gündeme geldiğini, filmlerde, dizilerde sürekli olumlu ve tamamen normal bir olaymış gibi işlendiğini gözlemleyebiliyorum. Özellikle CNBC-E kanalındaki dizilerde illa bir eşcinsel, bir lezbiyen bulunuyor. Amerikan dizi ve filmlerde buna çok sık rastlanıyor. Bu normalleştirme çabasının henüz cinsel kimliği yeni oluşmaya başlamış gençler üzerinde yönlendirici etkisi olabilir diye düşünüyorum. Elbette eşcinselleri yok sayalim demek istediğim zannedilmesin ama bu derece olumlu anlamda yönlendirme yapılması da hiç normal ya da kabul edilebilir değil. Sizin dediğiniz üzere eşcinselliğin artışı ile kadın cinselliğinin sürekli kullanılması arasındaki doğru orantı olabileceği çıkarımı dikkat çekici. Böyle bir şey ispat edilmiş değil belki ama doyumsuzluk noktasına ulaşan insanların yeni arayışlara yöneldikleri de bilinen bir gerçek. </p>
<p>Yorumunuz için teşekkürler Ece Hanım. </p>
<p>Saygılarımla,</p>
]]></content:encoded>
	</item>
	<item>
		<title>Selahattin tarafından</title>
		<link>http://www.derindusunce.org/2007/08/30/tehlikenin-farkinda-misiniz/#comment-3278</link>
		<dc:creator>Selahattin</dc:creator>
		<pubDate>Wed, 12 Sep 2007 12:17:38 +0000</pubDate>
		<guid isPermaLink="false">http://www.derindusunce.org/2007/08/30/tehlikenin-farkinda-misiniz/#comment-3278</guid>
		<description>“ASLA NE FUHUSU NE DE KÜRTAJI YASAKLAMAM.” Mehmey Yılmaz.

"Mehmey Yılmaz" ı

MY diye değiştiriyorum.

Selametle</description>
		<content:encoded><![CDATA[<p>“ASLA NE FUHUSU NE DE KÜRTAJI YASAKLAMAM.” Mehmey Yılmaz.</p>
<p>&#8220;Mehmey Yılmaz&#8221; ı</p>
<p>MY diye değiştiriyorum.</p>
<p>Selametle</p>
]]></content:encoded>
	</item>
	<item>
		<title>Selahattin tarafından</title>
		<link>http://www.derindusunce.org/2007/08/30/tehlikenin-farkinda-misiniz/#comment-3277</link>
		<dc:creator>Selahattin</dc:creator>
		<pubDate>Wed, 12 Sep 2007 12:09:40 +0000</pubDate>
		<guid isPermaLink="false">http://www.derindusunce.org/2007/08/30/tehlikenin-farkinda-misiniz/#comment-3277</guid>
		<description>s.a.

Ben din yasaklıyor diye yasaklarım, din serbest bırakıyor diye serbest bırakırım, din yapılmasını teşvik ediyorsa teşvik ederim, gerisi heva-heves.

Kendimi savunmak adına Akıllı din devleti romantik din devleti  ayrımını yasalar uygulanmıyor diye yapmam, yasa koymadan toplumun doğru bir toplum olacağının mutlak garantisi nedir. 

Yasa olmadan neyin doğru neyin yanlış olduğunu Neye göre idrak edecekler. İdrakın-İradenin sınırı ne? Sınırlama olmazsa insanlar nasıl irade kullancak iradenin ölçüsü ne olacak neye göre olacak.

Ve yayasalar uygulanmayacaksa konmaz diye bir kaidemi var insanların çoğu iman etmez diyor Allah ama Allah yine köşe taşlarını yasaları koymuş.

"ASLA NE FUHUSU NE DE KÜRTAJI YASAKLAMAM." Mehmey Yılmaz. 

bu mantık çoook yanlış.

Selametle,
Allah'a Emanet Olun.</description>
		<content:encoded><![CDATA[<p>s.a.</p>
<p>Ben din yasaklıyor diye yasaklarım, din serbest bırakıyor diye serbest bırakırım, din yapılmasını teşvik ediyorsa teşvik ederim, gerisi heva-heves.</p>
<p>Kendimi savunmak adına Akıllı din devleti romantik din devleti  ayrımını yasalar uygulanmıyor diye yapmam, yasa koymadan toplumun doğru bir toplum olacağının mutlak garantisi nedir. </p>
<p>Yasa olmadan neyin doğru neyin yanlış olduğunu Neye göre idrak edecekler. İdrakın-İradenin sınırı ne? Sınırlama olmazsa insanlar nasıl irade kullancak iradenin ölçüsü ne olacak neye göre olacak.</p>
<p>Ve yayasalar uygulanmayacaksa konmaz diye bir kaidemi var insanların çoğu iman etmez diyor Allah ama Allah yine köşe taşlarını yasaları koymuş.</p>
<p>&#8220;ASLA NE FUHUSU NE DE KÜRTAJI YASAKLAMAM.&#8221; Mehmey Yılmaz. </p>
<p>bu mantık çoook yanlış.</p>
<p>Selametle,<br />
Allah&#8217;a Emanet Olun.</p>
]]></content:encoded>
	</item>
	<item>
		<title>MY tarafından</title>
		<link>http://www.derindusunce.org/2007/08/30/tehlikenin-farkinda-misiniz/#comment-3276</link>
		<dc:creator>MY</dc:creator>
		<pubDate>Wed, 12 Sep 2007 11:24:57 +0000</pubDate>
		<guid isPermaLink="false">http://www.derindusunce.org/2007/08/30/tehlikenin-farkinda-misiniz/#comment-3276</guid>
		<description>&lt;a href="http://www.gulum.net/gul/kirmizi/images/2.jpg" target="_blank" rel="nofollow"&gt;&lt;img style="width: 203px; height: 152px" height="152" alt="KirmiziGul 2" src="http://www.gulum.net/gul/kirmizi/images/2.jpg" width="203" align="right" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;Selahattin Bey,

öncelikle benimkilerle &lt;strong&gt;zit olan&lt;/strong&gt; fikirleriniz için tesekkür ederim. ALLAH razi olsun.

Toplumdaki kötülükler yasakla azalmaz. &lt;strong&gt;Insanlarin bu kötülükleri idrak etmesiyle azalir.&lt;/strong&gt; Bu idrake eger dindar olmayan müslümanlari, hiristiyanlari ve hatta dinsizleri de ortak edebiliyorsaniz kuracaginiz toplumsal baris kalici olur.

90larda Fas'a gittigimde halka açik yerlerde alkol tüketmek yasakti. Hemen her lokanta ve kafenin masalarinin altinda küçük bölmelerde alkol servisi yapiliyordu. Kadeh yoktu, &lt;strong&gt;Cocacola bardaklarinda sarap içiliyordu&lt;/strong&gt;.

Fuhus veya kürtaj gibi zor konulara bakalim : Bana bir müslüman kardesim gelip fikrimi sorsa günah oldugunu anlatir ve vazgeçirmeye çalisirim. Ama yarin basbakan olsam &lt;strong&gt;ASLA NE FUHUSU NE DE KÜRTAJI YASAKLAMAM&lt;/strong&gt;.

Neden? Hemen her kosulda kürtaj yasak olan koyu katolik Portekiz'de kizlar tuvaletlerde çocuk düsürmeye çalisiyorlar. Parasi olanlar ise Ingiltere gibi bunun daha kolay oldugu ülkelere gidiyor. &lt;strong&gt;Yani devlet YASAKLA günahi önleyemedigi gibi yeni günahlara sebep oluyor.&lt;/strong&gt;

Fuhusa sebep olan nedir? Namuslu, karisini, çocuklarini seven bir erkek birdenbire neden disarida cinsel haz arar? Neden ikinci çocugunun dogumundan sonra fuhusa yönelen erkekler digerlerinden daha fazladir? Müslüman olmak bu konulara kafa yormaktir. Yoksa zina yapani taslamak degil. Kaldi ki yazarlarimizdan Sayin Demren’den ögrendigime göre Iran’da uygulanan recm yahudi seriatinin bir kalintisidir ve Hz Muhammed tarafindan sadece bir kez oda yahudi bir çifte uygulanmistir. &lt;strong&gt;Dört tane rus fahiseyi hapse atmak apandisti patlamak üzere olan birine aspirin vermeye benzer atesi düssün diye.&lt;/strong&gt;

Bir suçluyu cezanlandirmakla ALLAH’in yolunda yeterince hizmet etmis olmuyoruz. &lt;strong&gt;Hapse atilan her insan kardesimizle beraber bizden, toplumdan bir parça eksiliyor.&lt;/strong&gt; Sübyanciligin suçlulari kimlerdir? Sübyancilar mi yoksa toplum mu? “&lt;a href="http://www.derindusunce.org/2007/03/14/kotu-insan-uretme/" target="_blank" rel="nofollow"&gt;Kötü insan nasıl üretilir&lt;/a&gt;?” adli yazida bir parça deginmistim bu konuya da.

Islâmi devlet kanunlarini Kur'an'a uyduran devlet degildir. Uygulamalarinin sonuçlarini Islam'a uyduran devlettir. &lt;strong&gt;AKILLI ISLAM devletiyle ROMANTIK ISLAM devleti arasindaki fark budur&lt;/strong&gt;. Yani aydinlar ve devlet yöneticileri “ne yaparsak ne olur?” diye karar ve eylemlerinin sonuçlarini önceden düsünerek hareket etmelidir.

Iran ve Suudi Arabistan romantik islamcilik pesindeler. Bunun için bu devletler halklarina huzur getiremiyor. “Kur’an’da, hadis kitaplarinda yazani harfiyen uygularim, kafami yormam” diye devlet yönetilmez.

Meselâ Neden yeni anayasa yapmak için bu kadar ugrasiyoruz? Kur’an’i alalim, anayasamiz bu diyelim degil mi?

&lt;a href="http://www.derindusunce.org/2007/05/19/muslumanlarin-ic-hastaliklari-ve-neo-cahiliyye-devrinin-sonu/" target="_blank" rel="nofollow"&gt;Müslümanların iç hastalıkları’nda&lt;/a&gt; anlattigim gibi Kur’an’da insanlar arasındaki hukukî ilişkileri düzenleyen âyetlerin sayısı 250 civarında iken &lt;strong&gt;kutsal kitabımızın %12,5’i yani 750 kadar âyet&lt;/strong&gt; Müslümanları:
&lt;blockquote&gt;&lt;em&gt;1) Öğretmeye ve öğrenmeye,
2) Düşünmeye,
3) Doğayı araştırmaya,
4) Aklı en iyi şekilde kullanmaya,
5) Bilimsel çalışmaları toplumsal hayatının bir parçası hâline getirmeye
davet ediyor. Ayrıca Hz. Peygamber’in 200’den fazla hadisi bilimin ve aklın önemini gösteriyor. İste bilime ve teknolojiye sırtını dönmek ve bunda ısrar etmek Müslümanların ikinci iç hastalığını teşkil ediyor.&lt;/em&gt;&lt;/blockquote&gt;
&lt;strong&gt;“Kur’an’a, Sünnet’e siginarak bu dünyada rahat bulurum” diyemeyiz.&lt;/strong&gt; Hz Muhammed mealen “bu dünyada rahat yüzü aramak yilanlarin içinde uyumaya benzer” buyurmustur. Müslüman her an uyanik olmali, aklini kullanmalidir.

Degerli kardesim, ALLAH’a emanet olunuz

NOT : MY Mehmet Yılmaz'in kisaltmasidir, ikisini de kullaniyorum</description>
		<content:encoded><![CDATA[<p><a href="http://www.gulum.net/gul/kirmizi/images/2.jpg" target="_blank" rel="nofollow"><img style="width: 203px; height: 152px" height="152" alt="KirmiziGul 2" src="http://www.gulum.net/gul/kirmizi/images/2.jpg" width="203" align="right" border="0" /></a>Selahattin Bey,</p>
<p>öncelikle benimkilerle <strong>zit olan</strong> fikirleriniz için tesekkür ederim. ALLAH razi olsun.</p>
<p>Toplumdaki kötülükler yasakla azalmaz. <strong>Insanlarin bu kötülükleri idrak etmesiyle azalir.</strong> Bu idrake eger dindar olmayan müslümanlari, hiristiyanlari ve hatta dinsizleri de ortak edebiliyorsaniz kuracaginiz toplumsal baris kalici olur.</p>
<p>90larda Fas&#8217;a gittigimde halka açik yerlerde alkol tüketmek yasakti. Hemen her lokanta ve kafenin masalarinin altinda küçük bölmelerde alkol servisi yapiliyordu. Kadeh yoktu, <strong>Cocacola bardaklarinda sarap içiliyordu</strong>.</p>
<p>Fuhus veya kürtaj gibi zor konulara bakalim : Bana bir müslüman kardesim gelip fikrimi sorsa günah oldugunu anlatir ve vazgeçirmeye çalisirim. Ama yarin basbakan olsam <strong>ASLA NE FUHUSU NE DE KÜRTAJI YASAKLAMAM</strong>.</p>
<p>Neden? Hemen her kosulda kürtaj yasak olan koyu katolik Portekiz&#8217;de kizlar tuvaletlerde çocuk düsürmeye çalisiyorlar. Parasi olanlar ise Ingiltere gibi bunun daha kolay oldugu ülkelere gidiyor. <strong>Yani devlet YASAKLA günahi önleyemedigi gibi yeni günahlara sebep oluyor.</strong></p>
<p>Fuhusa sebep olan nedir? Namuslu, karisini, çocuklarini seven bir erkek birdenbire neden disarida cinsel haz arar? Neden ikinci çocugunun dogumundan sonra fuhusa yönelen erkekler digerlerinden daha fazladir? Müslüman olmak bu konulara kafa yormaktir. Yoksa zina yapani taslamak degil. Kaldi ki yazarlarimizdan Sayin Demren’den ögrendigime göre Iran’da uygulanan recm yahudi seriatinin bir kalintisidir ve Hz Muhammed tarafindan sadece bir kez oda yahudi bir çifte uygulanmistir. <strong>Dört tane rus fahiseyi hapse atmak apandisti patlamak üzere olan birine aspirin vermeye benzer atesi düssün diye.</strong></p>
<p>Bir suçluyu cezanlandirmakla ALLAH’in yolunda yeterince hizmet etmis olmuyoruz. <strong>Hapse atilan her insan kardesimizle beraber bizden, toplumdan bir parça eksiliyor.</strong> Sübyanciligin suçlulari kimlerdir? Sübyancilar mi yoksa toplum mu? “<a href="http://www.derindusunce.org/2007/03/14/kotu-insan-uretme/" target="_blank" rel="nofollow">Kötü insan nasıl üretilir</a>?” adli yazida bir parça deginmistim bu konuya da.</p>
<p>Islâmi devlet kanunlarini Kur&#8217;an&#8217;a uyduran devlet degildir. Uygulamalarinin sonuçlarini Islam&#8217;a uyduran devlettir. <strong>AKILLI ISLAM devletiyle ROMANTIK ISLAM devleti arasindaki fark budur</strong>. Yani aydinlar ve devlet yöneticileri “ne yaparsak ne olur?” diye karar ve eylemlerinin sonuçlarini önceden düsünerek hareket etmelidir.</p>
<p>Iran ve Suudi Arabistan romantik islamcilik pesindeler. Bunun için bu devletler halklarina huzur getiremiyor. “Kur’an’da, hadis kitaplarinda yazani harfiyen uygularim, kafami yormam” diye devlet yönetilmez.</p>
<p>Meselâ Neden yeni anayasa yapmak için bu kadar ugrasiyoruz? Kur’an’i alalim, anayasamiz bu diyelim degil mi?</p>
<p><a href="http://www.derindusunce.org/2007/05/19/muslumanlarin-ic-hastaliklari-ve-neo-cahiliyye-devrinin-sonu/" target="_blank" rel="nofollow">Müslümanların iç hastalıkları’nda</a> anlattigim gibi Kur’an’da insanlar arasındaki hukukî ilişkileri düzenleyen âyetlerin sayısı 250 civarında iken <strong>kutsal kitabımızın %12,5’i yani 750 kadar âyet</strong> Müslümanları:</p>
<blockquote><p><em>1) Öğretmeye ve öğrenmeye,<br />
2) Düşünmeye,<br />
3) Doğayı araştırmaya,<br />
4) Aklı en iyi şekilde kullanmaya,<br />
5) Bilimsel çalışmaları toplumsal hayatının bir parçası hâline getirmeye<br />
davet ediyor. Ayrıca Hz. Peygamber’in 200’den fazla hadisi bilimin ve aklın önemini gösteriyor. İste bilime ve teknolojiye sırtını dönmek ve bunda ısrar etmek Müslümanların ikinci iç hastalığını teşkil ediyor.</em></p></blockquote>
<p><strong>“Kur’an’a, Sünnet’e siginarak bu dünyada rahat bulurum” diyemeyiz.</strong> Hz Muhammed mealen “bu dünyada rahat yüzü aramak yilanlarin içinde uyumaya benzer” buyurmustur. Müslüman her an uyanik olmali, aklini kullanmalidir.</p>
<p>Degerli kardesim, ALLAH’a emanet olunuz</p>
<p>NOT : MY Mehmet Yılmaz&#8217;in kisaltmasidir, ikisini de kullaniyorum</p>
]]></content:encoded>
	</item>
	<item>
		<title>Selahattin tarafından</title>
		<link>http://www.derindusunce.org/2007/08/30/tehlikenin-farkinda-misiniz/#comment-3275</link>
		<dc:creator>Selahattin</dc:creator>
		<pubDate>Wed, 12 Sep 2007 10:30:50 +0000</pubDate>
		<guid isPermaLink="false">http://www.derindusunce.org/2007/08/30/tehlikenin-farkinda-misiniz/#comment-3275</guid>
		<description>Şimdi “bu dine/geleneklere aykiri” diye yasaklamaya kalksaniz isin sonu gelmez, ortalik Iran’a döner."

Yasakların sonu gelmezse (yasak koyunca sonu gelmiyor!?!) iran a döneriz ve
empatik bir toplum olmayız, uydudan artık müslüman veya diğer ülkeler bizi izlemez, bize islam ülkesi derler, UEFA dan atarlar, amerikanın yahudilerin sekülerizmin düşmanı oluruz, p...o fitnesi iran daki gibi idam kapsamına girer zina azalır, küçük kızları kullananlar azalır, gelişmişlik göstergemiz azalır vs..vs.. mi olur? Bundan mı korkuyoruz.
Biraz açarsanız sevinirim.

"dine aykırı" diye yasaklamak nasıl olumsuz olabilirki? MY Müslüman mısınız?

veya "sünnetin kötüsü" olurmu? Olmaz ise ve müslüman sanız neyi nerede arıyorsunuz.

Yazılarınızı birçok insan okuyor, müslüman okuyor.
Empatik olmadığım için özür dilemiyorum.</description>
		<content:encoded><![CDATA[<p>Şimdi “bu dine/geleneklere aykiri” diye yasaklamaya kalksaniz isin sonu gelmez, ortalik Iran’a döner.&#8221;</p>
<p>Yasakların sonu gelmezse (yasak koyunca sonu gelmiyor!?!) iran a döneriz ve<br />
empatik bir toplum olmayız, uydudan artık müslüman veya diğer ülkeler bizi izlemez, bize islam ülkesi derler, UEFA dan atarlar, amerikanın yahudilerin sekülerizmin düşmanı oluruz, p&#8230;o fitnesi iran daki gibi idam kapsamına girer zina azalır, küçük kızları kullananlar azalır, gelişmişlik göstergemiz azalır vs..vs.. mi olur? Bundan mı korkuyoruz.<br />
Biraz açarsanız sevinirim.</p>
<p>&#8220;dine aykırı&#8221; diye yasaklamak nasıl olumsuz olabilirki? MY Müslüman mısınız?</p>
<p>veya &#8220;sünnetin kötüsü&#8221; olurmu? Olmaz ise ve müslüman sanız neyi nerede arıyorsunuz.</p>
<p>Yazılarınızı birçok insan okuyor, müslüman okuyor.<br />
Empatik olmadığım için özür dilemiyorum.</p>
]]></content:encoded>
	</item>
	<item>
		<title>Mehmet Yılmaz tarafından</title>
		<link>http://www.derindusunce.org/2007/08/30/tehlikenin-farkinda-misiniz/#comment-3274</link>
		<dc:creator>Mehmet Yılmaz</dc:creator>
		<pubDate>Wed, 12 Sep 2007 08:36:00 +0000</pubDate>
		<guid isPermaLink="false">http://www.derindusunce.org/2007/08/30/tehlikenin-farkinda-misiniz/#comment-3274</guid>
		<description>.... Biz de daha yapilacak çooook is var : 

Hukuk skandalı; yüzbaşıya &lt;strong&gt;'tecavüz yarım kaldı'&lt;/strong&gt; indirimi!  
 
 
&lt;em&gt;Bülent Altın'ın cezası 'tecavüz eylemini gerçekleştirmek üzereyken' yakalandığı için 15 yıldan 3 yıl 9 aya düşürüldü.  
Bıçak tehdidiyle 11 yaşındaki kız çocuğuna tecavüz etmek üzereyken yakalanan eski Yüzbaşı Bülent Altın'ı yargılayan mahkeme kararını açıkladı.   
 
Daha önce 15 yıl hapse mahkûm olan Altın'ın cezası, suçu gerçekleştirmek üzereyken yakalandığı ve tecavüz eylemi teşebbüs aşamasında kaldığı gerekçesiyle 3 yıl 9 aya düşürüldü. Karara büyük tepki gösteren küçük kızın ailesi ise temyize gitmeye karar verdi&lt;/em&gt;.</description>
		<content:encoded><![CDATA[<p>&#8230;. Biz de daha yapilacak çooook is var : </p>
<p>Hukuk skandalı; yüzbaşıya <strong>&#8216;tecavüz yarım kaldı&#8217;</strong> indirimi!  </p>
<p><em>Bülent Altın&#8217;ın cezası &#8216;tecavüz eylemini gerçekleştirmek üzereyken&#8217; yakalandığı için 15 yıldan 3 yıl 9 aya düşürüldü.<br />
Bıçak tehdidiyle 11 yaşındaki kız çocuğuna tecavüz etmek üzereyken yakalanan eski Yüzbaşı Bülent Altın&#8217;ı yargılayan mahkeme kararını açıkladı.   </p>
<p>Daha önce 15 yıl hapse mahkûm olan Altın&#8217;ın cezası, suçu gerçekleştirmek üzereyken yakalandığı ve tecavüz eylemi teşebbüs aşamasında kaldığı gerekçesiyle 3 yıl 9 aya düşürüldü. Karara büyük tepki gösteren küçük kızın ailesi ise temyize gitmeye karar verdi</em>.</p>
]]></content:encoded>
	</item>
	<item>
		<title>Ece tarafından</title>
		<link>http://www.derindusunce.org/2007/08/30/tehlikenin-farkinda-misiniz/#comment-3270</link>
		<dc:creator>Ece</dc:creator>
		<pubDate>Tue, 11 Sep 2007 21:52:17 +0000</pubDate>
		<guid isPermaLink="false">http://www.derindusunce.org/2007/08/30/tehlikenin-farkinda-misiniz/#comment-3270</guid>
		<description>Bahar Hanım,
akademik araştırma metni kalitesindeki bu yazınız için de ayrı bir teşekkür size..
Konu çok itici ve bir o kadar da ürkütücü..
Ben özellikle ailesi olmayan, yurtlarda büyüyen yavrucaklar için endişeliyim:((
Ve tabi ki sokak çocukları için..
Devletin gerekirse güvenlik kamerası sistemleri ile, oralarda barınan kimsesiz çocukları, cinsel istismardan koruması şart!

Sokak çocuklarının ise Allahtan başka yardımcıları yok nerdeyse:(

***

Modern insanın her konudaki doyumsuzluğu, malesef cinsel alanda da ortaya çıkıyor..
Eski divan edebiyatı şiirlerinde , sevgilinin yüzündeki bir BEN e yada kazara görünen topuğuna aşık olan bir maşuk sözkonusudur..

Şimdi ise, kadının her yeri ortada..
Gizem yok! Çok ucuz [ fuhuş yoluyla..] ulaşmak da mümkün! 
Medya, sürekli cinsel uyarıcı görüntüler pompalamakta..
Kadına doyan hatta artık bıkan , erkek beyni, başka arayışlara ve zevklere yönelmekte..
Eşcinsel ilişkilerin artmasının bir nedeni de budur diye düşünüyorum..</description>
		<content:encoded><![CDATA[<p>Bahar Hanım,<br />
akademik araştırma metni kalitesindeki bu yazınız için de ayrı bir teşekkür size..<br />
Konu çok itici ve bir o kadar da ürkütücü..<br />
Ben özellikle ailesi olmayan, yurtlarda büyüyen yavrucaklar için endişeliyim:((<br />
Ve tabi ki sokak çocukları için..<br />
Devletin gerekirse güvenlik kamerası sistemleri ile, oralarda barınan kimsesiz çocukları, cinsel istismardan koruması şart!</p>
<p>Sokak çocuklarının ise Allahtan başka yardımcıları yok nerdeyse:(</p>
<p>***</p>
<p>Modern insanın her konudaki doyumsuzluğu, malesef cinsel alanda da ortaya çıkıyor..<br />
Eski divan edebiyatı şiirlerinde , sevgilinin yüzündeki bir BEN e yada kazara görünen topuğuna aşık olan bir maşuk sözkonusudur..</p>
<p>Şimdi ise, kadının her yeri ortada..<br />
Gizem yok! Çok ucuz [ fuhuş yoluyla..] ulaşmak da mümkün!<br />
Medya, sürekli cinsel uyarıcı görüntüler pompalamakta..<br />
Kadına doyan hatta artık bıkan , erkek beyni, başka arayışlara ve zevklere yönelmekte..<br />
Eşcinsel ilişkilerin artmasının bir nedeni de budur diye düşünüyorum..</p>
]]></content:encoded>
	</item>
	<item>
		<title>Bahar Pınar tarafından</title>
		<link>http://www.derindusunce.org/2007/08/30/tehlikenin-farkinda-misiniz/#comment-3268</link>
		<dc:creator>Bahar Pınar</dc:creator>
		<pubDate>Tue, 11 Sep 2007 21:05:54 +0000</pubDate>
		<guid isPermaLink="false">http://www.derindusunce.org/2007/08/30/tehlikenin-farkinda-misiniz/#comment-3268</guid>
		<description>Teşekkürler Mehmet Bey. Verdiğiniz örnekler çocukları ve toplumu korumak için yapılmış, sorunun çözümüne yönelik gerçekten. Dediginiz gibi insallah bizim adalet bakanlığına da ilham kaynağı olur. İngiltere'de ayrıca, cinsel suçtan hüküm giymiş insanlar salıverildiklerinde, yaşamakta oldukları evlere cinsel suçtan hüküm giymiş olduklarına dair levhalar çakılıyormus. Bir pedofille birlikte yaşamak durumunda kalan insanlar, anne babalar, boylece uyarılıyorlarmış. 

Saygılarımla,</description>
		<content:encoded><![CDATA[<p>Teşekkürler Mehmet Bey. Verdiğiniz örnekler çocukları ve toplumu korumak için yapılmış, sorunun çözümüne yönelik gerçekten. Dediginiz gibi insallah bizim adalet bakanlığına da ilham kaynağı olur. İngiltere&#8217;de ayrıca, cinsel suçtan hüküm giymiş insanlar salıverildiklerinde, yaşamakta oldukları evlere cinsel suçtan hüküm giymiş olduklarına dair levhalar çakılıyormus. Bir pedofille birlikte yaşamak durumunda kalan insanlar, anne babalar, boylece uyarılıyorlarmış. </p>
<p>Saygılarımla,</p>
]]></content:encoded>
	</item>
	<item>
		<title>MY tarafından</title>
		<link>http://www.derindusunce.org/2007/08/30/tehlikenin-farkinda-misiniz/#comment-3259</link>
		<dc:creator>MY</dc:creator>
		<pubDate>Tue, 11 Sep 2007 08:20:06 +0000</pubDate>
		<guid isPermaLink="false">http://www.derindusunce.org/2007/08/30/tehlikenin-farkinda-misiniz/#comment-3259</guid>
		<description>&lt;strong&gt;Kim ne yapiyor?&lt;/strong&gt;

Pedofili konusunda bati ülkelerinin yaptiklari belki bizim adalet bakanligimiza da ilham kaynagi olur:
&lt;strong&gt;ABD :&lt;/strong&gt; Cinsel suçlardan hüküm giyenlerin kimlik bilgileri, boyu kilosu vb bir veri tabaninda toplaniyor.
Kaliforniya : Kimyasal yolla &lt;em&gt;&lt;strong&gt;"kalici engelleme"&lt;/strong&gt;&lt;/em&gt; mecburi.
&lt;strong&gt;Texas :&lt;/strong&gt; Cerrahi yolla &lt;em&gt;"kalici engelleme"&lt;/em&gt; müsadesi var.
&lt;strong&gt;Danimarka ve Almanya :&lt;/strong&gt; 1989'da gönüllü olan 50 cinsel suçlu üzerine Kimyasal yolla &lt;em&gt;"kalici engelleme"&lt;/em&gt; metodu uygulaniyor. %0 suç tekrari gözleniyor. Amlanya'da bu yöntem yasallasiyor. Danimarka'da ise bunu kabul eden suçlulara ceza indirimi yapiliyor.
&lt;strong&gt;Ingiltere:&lt;/strong&gt; Internet vasitasiyla bir çocukla baglantiya giren yetiskinlere 6 ay hapis cezasi uygulaniyor. Her cinsel suçlu hapisten çiktiktan sonra uydu ile &lt;strong&gt;&lt;em&gt;yerini belli edecek bir GPS bilezigi&lt;/em&gt;&lt;/strong&gt; ile dolasmak zorunda.
&lt;strong&gt;Kanada :&lt;/strong&gt; Kimyasal ve cerrahi engelleme yasal ve tavsiye ediliyor. Hapisten sonra haftada &lt;strong&gt;&lt;em&gt;6 saatlik psikolojik tedavi&lt;/em&gt;&lt;/strong&gt; görmek mecburi. Bu seanslardan birini kaçiran yeniden 18 ay hapse mahkum oluyor. 1963'ten beri cinsel suçlara adanmis bir ünite var Montréal'deki Philippe-Pinel hastahanesinde. burada suçtan "sogutma" seanslari yapiliyor. &lt;strong&gt;&lt;em&gt;Cinsel suç tekrarinda Kanada en iyi pozisyondaki ülkelerden biri&lt;/em&gt;&lt;/strong&gt;.</description>
		<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Kim ne yapiyor?</strong></p>
<p>Pedofili konusunda bati ülkelerinin yaptiklari belki bizim adalet bakanligimiza da ilham kaynagi olur:<br />
<strong>ABD :</strong> Cinsel suçlardan hüküm giyenlerin kimlik bilgileri, boyu kilosu vb bir veri tabaninda toplaniyor.<br />
Kaliforniya : Kimyasal yolla <em><strong>&#8220;kalici engelleme&#8221;</strong></em> mecburi.<br />
<strong>Texas :</strong> Cerrahi yolla <em>&#8220;kalici engelleme&#8221;</em> müsadesi var.<br />
<strong>Danimarka ve Almanya :</strong> 1989&#8242;da gönüllü olan 50 cinsel suçlu üzerine Kimyasal yolla <em>&#8220;kalici engelleme&#8221;</em> metodu uygulaniyor. %0 suç tekrari gözleniyor. Amlanya&#8217;da bu yöntem yasallasiyor. Danimarka&#8217;da ise bunu kabul eden suçlulara ceza indirimi yapiliyor.<br />
<strong>Ingiltere:</strong> Internet vasitasiyla bir çocukla baglantiya giren yetiskinlere 6 ay hapis cezasi uygulaniyor. Her cinsel suçlu hapisten çiktiktan sonra uydu ile <strong><em>yerini belli edecek bir GPS bilezigi</em></strong> ile dolasmak zorunda.<br />
<strong>Kanada :</strong> Kimyasal ve cerrahi engelleme yasal ve tavsiye ediliyor. Hapisten sonra haftada <strong><em>6 saatlik psikolojik tedavi</em></strong> görmek mecburi. Bu seanslardan birini kaçiran yeniden 18 ay hapse mahkum oluyor. 1963&#8242;ten beri cinsel suçlara adanmis bir ünite var Montréal&#8217;deki Philippe-Pinel hastahanesinde. burada suçtan &#8220;sogutma&#8221; seanslari yapiliyor. <strong><em>Cinsel suç tekrarinda Kanada en iyi pozisyondaki ülkelerden biri</em></strong>.</p>
]]></content:encoded>
	</item>
	<item>
		<title>Bahar Pınar tarafından</title>
		<link>http://www.derindusunce.org/2007/08/30/tehlikenin-farkinda-misiniz/#comment-3251</link>
		<dc:creator>Bahar Pınar</dc:creator>
		<pubDate>Mon, 10 Sep 2007 10:02:43 +0000</pubDate>
		<guid isPermaLink="false">http://www.derindusunce.org/2007/08/30/tehlikenin-farkinda-misiniz/#comment-3251</guid>
		<description>Merhabalar,

Yorum yazan herkese teşekkür ederim. 

&lt;b&gt;Ç-Z Hanım, &lt;/b&gt;

Oldukça içten şekilde düşündüklerinizi yazmışsınız, sağ olun. 2 Eylül tarihli uzun yorumunuzda o kadar iç içe geçmiş derin mevzulara değinmişsiniz ki, her biri uzun uzun tartışmaya muhtaç... Ama yorumunuzun özüne katılıyorum. Kadınlar kullanılarak yapılan cinsel kışkırtma, kadın cinsini aşağılama, sadece kadınların suçu olamaz. Aynı anda erkekler de sunulanı reddetmedikleri için suça ortak olurlar. Mesela bir reklamdan söz ediyorsak, reklamı hazırlayan da yayınlayan da izleyen de ve hatta ürünü kullanan da aynı suça ortaklar aslında. Sadece reklamda söz konusu şekilde oynarak bir cinsel nesne olmayı kabul etmiş kadını suçlamak çok anlamlı değil. O kadına o reklamda oynaması için ödenen astronomik rakamlara ne demeli? Bu noktada "kadınlar karşı çıksın" demek, sorunu çözmez. Özellikle de kadınları bu davranışlara iten çevresel etkileri, yönlendirmeleri görmezden geliyorsak. Aslında şu cümleniz ile özetlemişsiniz: &lt;i&gt; "...erkekler de en az kadınlar kadar kendilerini kullandırtmasınlar. Kadın “meta”olarak görülüyorsa,satın almak için bedel ödeyen bir de “müşteri”vardır. Müşteri olmaktan kurtulmak için sadece kadına”meta”olma denilmez ki?"&lt;/i&gt;  

Aslında işin kötü tarafı, kadınlar kullanılarak yapılan cinsel kışkırtma yüzünden, hasta ruhların çocuklara yönelme ihtimalleri de artıyor olabilir. Enterasan şekilde, otuzlu yaşlarına yaklaşmakta olan bazı kadınların, genç kızlığa adım atma arifesinde gibi giyinerek klipler çekmeleri, bu yönlendirme ile ilgili olarak aklıma ilk gelen örnek. Bu klipler gerçekten öyle görünen kızların dışarıdan cinsel kimlikleri ile algılanmalarına sebep oluyor.

Mehmet Bey'in soyledigi uzere, yasakci zihniyetle bu sorunların çözülme ihtimali düşük. Ama her türlü suça teşvik eden ürün, davranış ortalığa saçılarak da çözülemez. Ahlaki ve insani olandan yana tavır koyarak bir denge noktası bulunmalı. Kolay değil ama elzem. Yasakçı zihniyet demişken, pornografik cdlerin satışının, aslında üretilmesinin, dolaşımının engellenmeye çalışılmasını yasakçı zihniyet kapsamında düşünemiyorum. İnsanların bu eylemlerinden canlarını yakacak cezalar almaları, sonra da uzman kişilerin gözetiminde ıslah edilmeye çalışılmaları, bu cdlerin dolaşımından doğacak yaygınlaştırıcı etkiyi azaltır ümidi içindeyim. 

&lt;b&gt;Betül Hanım, &lt;/b&gt;

Çocuğunuzu uyarmakla cok iyi etmissiniz, ürkütmeden anlatmak lazim ama her zaman mumkun olabilir mi ben de emin degilim. Yalniz, Haydar Bey'in son yorumdaki hatırlatmasına ben de katılıyorum. Çocuklara, herhangi bir tehlike aninda kadinlardan yardim istemeyi öğütlemeliyiz. 

&lt;b&gt;Selahattin Bey, &lt;/b&gt;

Değindiğiniz üzere, çocukların teorik olarak değil de hayatın içinde karşılarına çıkacak soru ve sorunları çözecek şekilde yetiştirebilmek gerçekten çok önemli. Yorumunuzda "iyiliğin tanımı neye göre yapılıyor" sorusu da aynı şekilde önemli. 

&lt;b&gt;Haydar Bey, &lt;/b&gt;

Haklisiniz, herkes hak ettiği şekilde yönetilir. Bu olan biteni hak etmediğini düşünenlerin birşeyler yapması lazım o yuzden. Kolay degil, hatta bazi zamanlar imkansız gibi görünüyor ama pes etmeye kimsenin hakkı yok. 

Yorum yazan herkese teşekkürler.
Saygılarımla,</description>
		<content:encoded><![CDATA[<p>Merhabalar,</p>
<p>Yorum yazan herkese teşekkür ederim. </p>
<p><b>Ç-Z Hanım, </b></p>
<p>Oldukça içten şekilde düşündüklerinizi yazmışsınız, sağ olun. 2 Eylül tarihli uzun yorumunuzda o kadar iç içe geçmiş derin mevzulara değinmişsiniz ki, her biri uzun uzun tartışmaya muhtaç&#8230; Ama yorumunuzun özüne katılıyorum. Kadınlar kullanılarak yapılan cinsel kışkırtma, kadın cinsini aşağılama, sadece kadınların suçu olamaz. Aynı anda erkekler de sunulanı reddetmedikleri için suça ortak olurlar. Mesela bir reklamdan söz ediyorsak, reklamı hazırlayan da yayınlayan da izleyen de ve hatta ürünü kullanan da aynı suça ortaklar aslında. Sadece reklamda söz konusu şekilde oynarak bir cinsel nesne olmayı kabul etmiş kadını suçlamak çok anlamlı değil. O kadına o reklamda oynaması için ödenen astronomik rakamlara ne demeli? Bu noktada &#8220;kadınlar karşı çıksın&#8221; demek, sorunu çözmez. Özellikle de kadınları bu davranışlara iten çevresel etkileri, yönlendirmeleri görmezden geliyorsak. Aslında şu cümleniz ile özetlemişsiniz: <i> &#8220;&#8230;erkekler de en az kadınlar kadar kendilerini kullandırtmasınlar. Kadın “meta”olarak görülüyorsa,satın almak için bedel ödeyen bir de “müşteri”vardır. Müşteri olmaktan kurtulmak için sadece kadına”meta”olma denilmez ki?&#8221;</i>  </p>
<p>Aslında işin kötü tarafı, kadınlar kullanılarak yapılan cinsel kışkırtma yüzünden, hasta ruhların çocuklara yönelme ihtimalleri de artıyor olabilir. Enterasan şekilde, otuzlu yaşlarına yaklaşmakta olan bazı kadınların, genç kızlığa adım atma arifesinde gibi giyinerek klipler çekmeleri, bu yönlendirme ile ilgili olarak aklıma ilk gelen örnek. Bu klipler gerçekten öyle görünen kızların dışarıdan cinsel kimlikleri ile algılanmalarına sebep oluyor.</p>
<p>Mehmet Bey&#8217;in soyledigi uzere, yasakci zihniyetle bu sorunların çözülme ihtimali düşük. Ama her türlü suça teşvik eden ürün, davranış ortalığa saçılarak da çözülemez. Ahlaki ve insani olandan yana tavır koyarak bir denge noktası bulunmalı. Kolay değil ama elzem. Yasakçı zihniyet demişken, pornografik cdlerin satışının, aslında üretilmesinin, dolaşımının engellenmeye çalışılmasını yasakçı zihniyet kapsamında düşünemiyorum. İnsanların bu eylemlerinden canlarını yakacak cezalar almaları, sonra da uzman kişilerin gözetiminde ıslah edilmeye çalışılmaları, bu cdlerin dolaşımından doğacak yaygınlaştırıcı etkiyi azaltır ümidi içindeyim. </p>
<p><b>Betül Hanım, </b></p>
<p>Çocuğunuzu uyarmakla cok iyi etmissiniz, ürkütmeden anlatmak lazim ama her zaman mumkun olabilir mi ben de emin degilim. Yalniz, Haydar Bey&#8217;in son yorumdaki hatırlatmasına ben de katılıyorum. Çocuklara, herhangi bir tehlike aninda kadinlardan yardim istemeyi öğütlemeliyiz. </p>
<p><b>Selahattin Bey, </b></p>
<p>Değindiğiniz üzere, çocukların teorik olarak değil de hayatın içinde karşılarına çıkacak soru ve sorunları çözecek şekilde yetiştirebilmek gerçekten çok önemli. Yorumunuzda &#8220;iyiliğin tanımı neye göre yapılıyor&#8221; sorusu da aynı şekilde önemli. </p>
<p><b>Haydar Bey, </b></p>
<p>Haklisiniz, herkes hak ettiği şekilde yönetilir. Bu olan biteni hak etmediğini düşünenlerin birşeyler yapması lazım o yuzden. Kolay degil, hatta bazi zamanlar imkansız gibi görünüyor ama pes etmeye kimsenin hakkı yok. </p>
<p>Yorum yazan herkese teşekkürler.<br />
Saygılarımla,</p>
]]></content:encoded>
	</item>
	<item>
		<title>Haydar tarafından</title>
		<link>http://www.derindusunce.org/2007/08/30/tehlikenin-farkinda-misiniz/#comment-3228</link>
		<dc:creator>Haydar</dc:creator>
		<pubDate>Fri, 07 Sep 2007 22:31:30 +0000</pubDate>
		<guid isPermaLink="false">http://www.derindusunce.org/2007/08/30/tehlikenin-farkinda-misiniz/#comment-3228</guid>
		<description>Betul Hanimin yorumuna katiliyorum.

&lt;blockquote&gt;...boyle bir durumda hemen ordan uzaklasip en yakindaki yetiskinden yardim istemesini&lt;/blockquote&gt;

..."tercihen bir kadindan" sozunu eklemek isterim.</description>
		<content:encoded><![CDATA[<p>Betul Hanimin yorumuna katiliyorum.</p>
<blockquote><p>&#8230;boyle bir durumda hemen ordan uzaklasip en yakindaki yetiskinden yardim istemesini</p></blockquote>
<p>&#8230;&#8221;tercihen bir kadindan&#8221; sozunu eklemek isterim.</p>
]]></content:encoded>
	</item>
	<item>
		<title>BetüL tarafından</title>
		<link>http://www.derindusunce.org/2007/08/30/tehlikenin-farkinda-misiniz/#comment-3225</link>
		<dc:creator>BetüL</dc:creator>
		<pubDate>Fri, 07 Sep 2007 13:49:59 +0000</pubDate>
		<guid isPermaLink="false">http://www.derindusunce.org/2007/08/30/tehlikenin-farkinda-misiniz/#comment-3225</guid>
		<description>Cok guzel, kapsamli, bilgilendirici bir yazi. Bu konuyu ele aldiginiz icin ayrica tesekkur ederim.

Cocuk tacizinin ensest iliskinin yaygin oldugu Kanadaya tasinirken en buyuk korkum ilkokula giden oglumdu. Ilk yil defalarca yabanci kimseyle konusmamasini, ogretmeni veya tanidigi bile olsa ona sarilmalarinin dokunmalarinin kabul edilebilir olmadigini, boyle bir durumda hemen ordan uzaklasip en yakindaki yetiskinden yardim istemesini, asansore bir erkekle yanliz binmemesini o kadar cok tekrar ettim ki.. Soylediginiz gibi belki de oglumun urkmesine bile neden oldum.

Pisman degilim. Biraz urkmesine raziyim daha kotu ihtimalleri dusunce.</description>
		<content:encoded><![CDATA[<p>Cok guzel, kapsamli, bilgilendirici bir yazi. Bu konuyu ele aldiginiz icin ayrica tesekkur ederim.</p>
<p>Cocuk tacizinin ensest iliskinin yaygin oldugu Kanadaya tasinirken en buyuk korkum ilkokula giden oglumdu. Ilk yil defalarca yabanci kimseyle konusmamasini, ogretmeni veya tanidigi bile olsa ona sarilmalarinin dokunmalarinin kabul edilebilir olmadigini, boyle bir durumda hemen ordan uzaklasip en yakindaki yetiskinden yardim istemesini, asansore bir erkekle yanliz binmemesini o kadar cok tekrar ettim ki.. Soylediginiz gibi belki de oglumun urkmesine bile neden oldum.</p>
<p>Pisman degilim. Biraz urkmesine raziyim daha kotu ihtimalleri dusunce.</p>
]]></content:encoded>
	</item>
</channel>
</rss>
