<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	>
<channel>
	<title>1915 olayları ve Yahudi lobisi yazısına yapılan yorumlar</title>
	<atom:link href="http://www.derindusunce.org/2007/08/25/1915-olaylari-ve-yahudi-lobisi/feed" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://www.derindusunce.org/2007/08/25/1915-olaylari-ve-yahudi-lobisi/</link>
	<description>Grup platformu</description>
	<pubDate>Fri, 21 Nov 2008 11:25:38 +0000</pubDate>
	<generator>http://wordpress.org/?v=2.6.2</generator>
		<item>
		<title>anıl tarafından</title>
		<link>http://www.derindusunce.org/2007/08/25/1915-olaylari-ve-yahudi-lobisi/#comment-6260</link>
		<dc:creator>anıl</dc:creator>
		<pubDate>Thu, 15 Nov 2007 15:23:15 +0000</pubDate>
		<guid isPermaLink="false">http://www.derindusunce.org/2007/08/25/1915-olaylari-ve-yahudi-lobisi/#comment-6260</guid>
		<description>teşekkürler gerçekten çok yardımcı oldunuz ellerinize sağlık  size kolay gelsin</description>
		<content:encoded><![CDATA[<p>teşekkürler gerçekten çok yardımcı oldunuz ellerinize sağlık  size kolay gelsin</p>
]]></content:encoded>
	</item>
	<item>
		<title>murat gerdiren tarafından</title>
		<link>http://www.derindusunce.org/2007/08/25/1915-olaylari-ve-yahudi-lobisi/#comment-5208</link>
		<dc:creator>murat gerdiren</dc:creator>
		<pubDate>Sun, 28 Oct 2007 01:24:54 +0000</pubDate>
		<guid isPermaLink="false">http://www.derindusunce.org/2007/08/25/1915-olaylari-ve-yahudi-lobisi/#comment-5208</guid>
		<description>haklısınız, hiç zekice bir yol izlenmiyor ve battıkça batıyoruz. çünkü konu tabu olduğundan kendi içimizde bile tartışamıyoruz. tarafsızca tartışmaya yeltenen de hemen "vatan haini" olarak damgalanıyor. bu konu türkiye'nin bir başka çatlağı ve bu çatlak ne yazık ki büyüyecek. eninde sonunda gerçekleri konuşur hale geleceğiz ve bu konuda yıllarca inkar politikası izlemiş olmamız hep yüzümüze vurulacak. oysa gerçekleri adam gibi tartışsak görülecek ki ne türkiye'ye ne bugün yaşayan insanlara zarar verecek hiç bir durum yok.
olayı deştikçe görülecektir ki işin içinde o kadar çok kişi, kurum, örgüt, devlet vs. vardır ki şu an sadece vebali türk'lerle özdeşleştirilmiş olan bir utancın birçok sahibini görüp türkiye olarak şimdikinden daha rahat olacağız. en azından içten bir üzüntü duyduğumuzu söyleyerek başlayabilsek gerisi gelecek.</description>
		<content:encoded><![CDATA[<p>haklısınız, hiç zekice bir yol izlenmiyor ve battıkça batıyoruz. çünkü konu tabu olduğundan kendi içimizde bile tartışamıyoruz. tarafsızca tartışmaya yeltenen de hemen &#8220;vatan haini&#8221; olarak damgalanıyor. bu konu türkiye&#8217;nin bir başka çatlağı ve bu çatlak ne yazık ki büyüyecek. eninde sonunda gerçekleri konuşur hale geleceğiz ve bu konuda yıllarca inkar politikası izlemiş olmamız hep yüzümüze vurulacak. oysa gerçekleri adam gibi tartışsak görülecek ki ne türkiye&#8217;ye ne bugün yaşayan insanlara zarar verecek hiç bir durum yok.<br />
olayı deştikçe görülecektir ki işin içinde o kadar çok kişi, kurum, örgüt, devlet vs. vardır ki şu an sadece vebali türk&#8217;lerle özdeşleştirilmiş olan bir utancın birçok sahibini görüp türkiye olarak şimdikinden daha rahat olacağız. en azından içten bir üzüntü duyduğumuzu söyleyerek başlayabilsek gerisi gelecek.</p>
]]></content:encoded>
	</item>
	<item>
		<title>fuatogl tarafından</title>
		<link>http://www.derindusunce.org/2007/08/25/1915-olaylari-ve-yahudi-lobisi/#comment-5060</link>
		<dc:creator>fuatogl</dc:creator>
		<pubDate>Thu, 25 Oct 2007 21:27:02 +0000</pubDate>
		<guid isPermaLink="false">http://www.derindusunce.org/2007/08/25/1915-olaylari-ve-yahudi-lobisi/#comment-5060</guid>
		<description>&lt;blockquote&gt;“biz onları kırmadık asıl onlar bizi kırdı” gibi söylemlerle kendimizi gülünç duruma düşürmeyelim.&lt;/blockquote&gt;
Doğru diyorsunus Murat bey. Bu şekilde bir söylem, tehdit edilen ermeniler, ölen gazeteciler,fişlemeler, gizli-açık açık ayrımcılıklar, tehdit edilen üniversiteler herkes bunları görüyor. Üstelik diğer ülkelere şöyle yaparız böyle yaparız şeklinde tehditler savuruyoruz. Kim inanır? İnandıramıyoruz da nitekim. Politikacıları bilmeme ama sıradan insanlar samimi olarak soykırım olduğuna inanıyor. Soykırım yapılmıştır densin, doğrusu budur da demiyorum ama seçtiğimiz yol pek zekice değil ve durumu olduğundan daha berbat bir duruma sokuyor. Tamamen suçlu piskolojisi ile davranıyoruz.</description>
		<content:encoded><![CDATA[<blockquote><p>“biz onları kırmadık asıl onlar bizi kırdı” gibi söylemlerle kendimizi gülünç duruma düşürmeyelim.</p></blockquote>
<p>Doğru diyorsunus Murat bey. Bu şekilde bir söylem, tehdit edilen ermeniler, ölen gazeteciler,fişlemeler, gizli-açık açık ayrımcılıklar, tehdit edilen üniversiteler herkes bunları görüyor. Üstelik diğer ülkelere şöyle yaparız böyle yaparız şeklinde tehditler savuruyoruz. Kim inanır? İnandıramıyoruz da nitekim. Politikacıları bilmeme ama sıradan insanlar samimi olarak soykırım olduğuna inanıyor. Soykırım yapılmıştır densin, doğrusu budur da demiyorum ama seçtiğimiz yol pek zekice değil ve durumu olduğundan daha berbat bir duruma sokuyor. Tamamen suçlu piskolojisi ile davranıyoruz.</p>
]]></content:encoded>
	</item>
	<item>
		<title>murat gerdiren tarafından</title>
		<link>http://www.derindusunce.org/2007/08/25/1915-olaylari-ve-yahudi-lobisi/#comment-5057</link>
		<dc:creator>murat gerdiren</dc:creator>
		<pubDate>Thu, 25 Oct 2007 18:57:33 +0000</pubDate>
		<guid isPermaLink="false">http://www.derindusunce.org/2007/08/25/1915-olaylari-ve-yahudi-lobisi/#comment-5057</guid>
		<description>ayrıca bu konuda konuşan insanların ezici çoğunluğunun muzdarip olduğu bir hastalık var: CAHİLLİK!
bu konudaki bilgisini gazete manşetlerinden ve televizyonlardaki açık oturumlardan oluşturmuş insanlar herşeyi hatmetmişcesine konuşuyor da konuşuyor. 
garip bir mağduriyet hissiyle sürekli bizim lobimizin olmayışı ve hatta -anlamı bilinmeden- diasporamızın olmayışının bizi bu durumlara düşürdüğünden dert yanılıyor.
efendiler, koskoca anadolu'da yaşayan 3 milyona yakın ermeniden günümüze 60 bin ermeni kalmıştır. sadece tehcir olduğunu varsayalım. geri dönmelerine izin verilmemiş, malları, taşınmazları ganimet gibi kapışılmış ve yerli ağa babalar oluşturulmuştur. o yılların tapu kayıtları hala açığa çıkarılmamaktadır.
şimdi bu durumda dünya miletlerini aptal yerine koymanın lüzumu yok. bu gerçekler ortadayken "biz onları kırmadık asıl onlar bizi kırdı" gibi söylemlerle kendimizi gülünç duruma düşürmeyelim. 
gayet açıktır ki dönemin türk, kürt, çerkez halkları da kandırılmış ve gayrimüslimlere karşı kışkırtılmışlardır. aynı şekilde onlar da müslüman halka kışkırtılmıştır. karşılıklı öldürme vakaları olmuştur. ama ermenilerin büyük bölümünün topraklarından sürülmesi ve neredeyse sürülenlerin de yarısının da ölümü olayın merkezi trajedisidir. diğer acılı olayları bahane ederek bunu görmezden gelmek aklıselim insana yakışmaz.
bunu bir türk olarak söylüyorum.</description>
		<content:encoded><![CDATA[<p>ayrıca bu konuda konuşan insanların ezici çoğunluğunun muzdarip olduğu bir hastalık var: CAHİLLİK!<br />
bu konudaki bilgisini gazete manşetlerinden ve televizyonlardaki açık oturumlardan oluşturmuş insanlar herşeyi hatmetmişcesine konuşuyor da konuşuyor.<br />
garip bir mağduriyet hissiyle sürekli bizim lobimizin olmayışı ve hatta -anlamı bilinmeden- diasporamızın olmayışının bizi bu durumlara düşürdüğünden dert yanılıyor.<br />
efendiler, koskoca anadolu&#8217;da yaşayan 3 milyona yakın ermeniden günümüze 60 bin ermeni kalmıştır. sadece tehcir olduğunu varsayalım. geri dönmelerine izin verilmemiş, malları, taşınmazları ganimet gibi kapışılmış ve yerli ağa babalar oluşturulmuştur. o yılların tapu kayıtları hala açığa çıkarılmamaktadır.<br />
şimdi bu durumda dünya miletlerini aptal yerine koymanın lüzumu yok. bu gerçekler ortadayken &#8220;biz onları kırmadık asıl onlar bizi kırdı&#8221; gibi söylemlerle kendimizi gülünç duruma düşürmeyelim.<br />
gayet açıktır ki dönemin türk, kürt, çerkez halkları da kandırılmış ve gayrimüslimlere karşı kışkırtılmışlardır. aynı şekilde onlar da müslüman halka kışkırtılmıştır. karşılıklı öldürme vakaları olmuştur. ama ermenilerin büyük bölümünün topraklarından sürülmesi ve neredeyse sürülenlerin de yarısının da ölümü olayın merkezi trajedisidir. diğer acılı olayları bahane ederek bunu görmezden gelmek aklıselim insana yakışmaz.<br />
bunu bir türk olarak söylüyorum.</p>
]]></content:encoded>
	</item>
	<item>
		<title>murat gerdiren tarafından</title>
		<link>http://www.derindusunce.org/2007/08/25/1915-olaylari-ve-yahudi-lobisi/#comment-4891</link>
		<dc:creator>murat gerdiren</dc:creator>
		<pubDate>Wed, 24 Oct 2007 02:44:59 +0000</pubDate>
		<guid isPermaLink="false">http://www.derindusunce.org/2007/08/25/1915-olaylari-ve-yahudi-lobisi/#comment-4891</guid>
		<description>1915 olaylarına ister tehcir deyin, ister katliam, ister mukatele, ister soykırım. sonuç değişmez; 1 milyona yakın kayıp ve anadolu'nun otokton halklarından birinin anayurtlarından tamamen temizlenmesi.
tehcir ve ölümlerin nedenini de ermeni çetelerine bağlayarak ittihatçıları aklama çabaları, en az onların yarattıkları vahşet kadar trajik. sonuçta yüzbinlerce vahşice öldürülmüş masum kadın, çocuk ve yaşlılardan da bahsediyoruz.
olayların gelişimini 1. dünya savaşı çerçevesinden görmek de çarpıtmanın bir başka boyutu. keza sorun 1860'lardan itibaren başlamaktadır. abdulhamid'in hamidiye alaylarının katliamlarıyla gayrimüslimlerde  alabildiğince huzursuzluk vardı. sorunun temelinde o dönemde osmanlı'nın hızla parçalanma paranoyasıyla parçalanabilecek her unsuru şiddetle bertaraf etme yöntemiydi. karşılıklı gerilimler, isyanlar, katliamlar durumu 1915'e getirdi. çoğunluğu hiç bir suç işlememiş işinde gücünde evinde olan çoluk çocuk, yaşlı ve kadınlar, manüpile edilmiş  çapulcular ve paramiliterler tarafından histerik bir biçimde katledildi.
hiç bir mantık bu kadar büyük ölçüde bir katliamı rasyonalize edemez. 
biz vicdanlı insanlara düşen,"onlar da katliamlar yapmış, önce kendilerine baksınlar" gibi çocukça savunmalar yerine bu tip olayları dünyanın neresinde olursa olsun lanetlemek, bu olayların mimarlarının isimlerini bulvar, okul vs. gibi yere verenlerle aynı köhne kafada  olmamak, bu katliamlar yapılırken çoluk çocuk ve kadınları saklayarak insanlık örneği gösteren dedelere layık torunlar olabilmektir.</description>
		<content:encoded><![CDATA[<p>1915 olaylarına ister tehcir deyin, ister katliam, ister mukatele, ister soykırım. sonuç değişmez; 1 milyona yakın kayıp ve anadolu&#8217;nun otokton halklarından birinin anayurtlarından tamamen temizlenmesi.<br />
tehcir ve ölümlerin nedenini de ermeni çetelerine bağlayarak ittihatçıları aklama çabaları, en az onların yarattıkları vahşet kadar trajik. sonuçta yüzbinlerce vahşice öldürülmüş masum kadın, çocuk ve yaşlılardan da bahsediyoruz.<br />
olayların gelişimini 1. dünya savaşı çerçevesinden görmek de çarpıtmanın bir başka boyutu. keza sorun 1860&#8242;lardan itibaren başlamaktadır. abdulhamid&#8217;in hamidiye alaylarının katliamlarıyla gayrimüslimlerde  alabildiğince huzursuzluk vardı. sorunun temelinde o dönemde osmanlı&#8217;nın hızla parçalanma paranoyasıyla parçalanabilecek her unsuru şiddetle bertaraf etme yöntemiydi. karşılıklı gerilimler, isyanlar, katliamlar durumu 1915&#8242;e getirdi. çoğunluğu hiç bir suç işlememiş işinde gücünde evinde olan çoluk çocuk, yaşlı ve kadınlar, manüpile edilmiş  çapulcular ve paramiliterler tarafından histerik bir biçimde katledildi.<br />
hiç bir mantık bu kadar büyük ölçüde bir katliamı rasyonalize edemez.<br />
biz vicdanlı insanlara düşen,&#8221;onlar da katliamlar yapmış, önce kendilerine baksınlar&#8221; gibi çocukça savunmalar yerine bu tip olayları dünyanın neresinde olursa olsun lanetlemek, bu olayların mimarlarının isimlerini bulvar, okul vs. gibi yere verenlerle aynı köhne kafada  olmamak, bu katliamlar yapılırken çoluk çocuk ve kadınları saklayarak insanlık örneği gösteren dedelere layık torunlar olabilmektir.</p>
]]></content:encoded>
	</item>
	<item>
		<title>Ece tarafından</title>
		<link>http://www.derindusunce.org/2007/08/25/1915-olaylari-ve-yahudi-lobisi/#comment-3266</link>
		<dc:creator>Ece</dc:creator>
		<pubDate>Tue, 11 Sep 2007 20:14:47 +0000</pubDate>
		<guid isPermaLink="false">http://www.derindusunce.org/2007/08/25/1915-olaylari-ve-yahudi-lobisi/#comment-3266</guid>
		<description>Ben Ermeni Meselesini en çok kaşıyan ülkenin Fransa olmasına ve pişkinliklerine kızıyorum..
Kendileri, Cezayir de yaptıkları düpedüz SOYKIRIM olan, katliamlarla bir yüzleşsinler, ondan sonra bizi kınasınlar..

***

Bizim ülke olarak, Ermenistan ile ilişkilerimizi geliştirmemizin, Diasporaya rağmen faydalı olacağı muhakkak..
Umarım hükümet bu konuda, basiretli ve akıllı bir politika geliştirmeyi başarır..</description>
		<content:encoded><![CDATA[<p>Ben Ermeni Meselesini en çok kaşıyan ülkenin Fransa olmasına ve pişkinliklerine kızıyorum..<br />
Kendileri, Cezayir de yaptıkları düpedüz SOYKIRIM olan, katliamlarla bir yüzleşsinler, ondan sonra bizi kınasınlar..</p>
<p>***</p>
<p>Bizim ülke olarak, Ermenistan ile ilişkilerimizi geliştirmemizin, Diasporaya rağmen faydalı olacağı muhakkak..<br />
Umarım hükümet bu konuda, basiretli ve akıllı bir politika geliştirmeyi başarır..</p>
]]></content:encoded>
	</item>
	<item>
		<title>ljl tarafından</title>
		<link>http://www.derindusunce.org/2007/08/25/1915-olaylari-ve-yahudi-lobisi/#comment-3176</link>
		<dc:creator>ljl</dc:creator>
		<pubDate>Sat, 01 Sep 2007 14:38:18 +0000</pubDate>
		<guid isPermaLink="false">http://www.derindusunce.org/2007/08/25/1915-olaylari-ve-yahudi-lobisi/#comment-3176</guid>
		<description>Yoruma ek: Yanıltmış olmayayım. Bu telgraf olduğundan emin değilim. Benim de bakmam lazım.</description>
		<content:encoded><![CDATA[<p>Yoruma ek: Yanıltmış olmayayım. Bu telgraf olduğundan emin değilim. Benim de bakmam lazım.</p>
]]></content:encoded>
	</item>
	<item>
		<title>ljl tarafından</title>
		<link>http://www.derindusunce.org/2007/08/25/1915-olaylari-ve-yahudi-lobisi/#comment-3175</link>
		<dc:creator>ljl</dc:creator>
		<pubDate>Sat, 01 Sep 2007 14:36:23 +0000</pubDate>
		<guid isPermaLink="false">http://www.derindusunce.org/2007/08/25/1915-olaylari-ve-yahudi-lobisi/#comment-3175</guid>
		<description>Son soru için:
Halil İnalcık bu telgrafın sahte ve uydurma olduğunu söylüyor. Şu anda referans veremiyorum. Netten İnalcık'ın görüşlerini bulabilirsiniz.</description>
		<content:encoded><![CDATA[<p>Son soru için:<br />
Halil İnalcık bu telgrafın sahte ve uydurma olduğunu söylüyor. Şu anda referans veremiyorum. Netten İnalcık&#8217;ın görüşlerini bulabilirsiniz.</p>
]]></content:encoded>
	</item>
	<item>
		<title>Haydar tarafından</title>
		<link>http://www.derindusunce.org/2007/08/25/1915-olaylari-ve-yahudi-lobisi/#comment-3173</link>
		<dc:creator>Haydar</dc:creator>
		<pubDate>Sat, 01 Sep 2007 03:52:55 +0000</pubDate>
		<guid isPermaLink="false">http://www.derindusunce.org/2007/08/25/1915-olaylari-ve-yahudi-lobisi/#comment-3173</guid>
		<description>Radikal Gazetesinden bir -ALINTI-
-------------------------------------------
&lt;strong&gt;Yusuf Halaçoğlu'na açık mektup&lt;/strong&gt; 

&lt;em&gt;Ölümden zor 'dönen' kişilerin listesini, meşakkatli araştırmalarla elde etmiş olmalısınız; araştırmayı 'niye' yaptınız diye sormayacağım, ama yetkin araştırmacılığınızdan ben ve benim gibi belge fakiri tarihçiler de faydalanmak isteriz. Aşağıdaki sorulara 'belge'lerle yanıt vermenizi isteyebilir miyiz?&lt;/em&gt;
01/09/2007 


LEVENT YILMAZ

Sayın Halaçoğlu, 
Tarihçinin belgesiz konuşmayacağını, gerçekleri ortaya çıkarmak için belgelerin şart olduğunu söylediniz. Ranke'nin ruhu şad olsun. Ayrıca, 1915'teki tehcir sırasında hayatta kalma mücadelesi veren Ermenilerin kendilerini Alevi Kürt olarak tanıttıklarını ve bu 'dönme'lerin listesinin de elinizde olduğunu da eklediniz. Ölümden zor 'dönen' bu kişilerin listesini, meşakkatli bir araştırmacılık sonucu elde etmiş olmalısınız. Bu araştırmayı 'niye' yaptınız diye sormayacağım, ancak yetkin araştırmacılığınızdan ben ve benim gibi belge fakiri diğer tarihçiler de faydalanmak isteriz. Dolayısıyla aşağıdaki sorulara 'belge'leriyle yanıt vermenizi isteyebilir miyiz? 
1) 14 Mayıs 1331 (1915) tarihli "Vakt-ı Seferde İcraat-ı Hükûmete Karşı Gelenler İçin Cihet-i Askeriyece İttihaz Olunacak Tedabir Hakkında Kanun-u Muvakkat" kim için çıkarılmıştır ve hangi illere uygulanmıştır? Murat Bardakçı'nın yayınlamış olduğu Talat Paşa'nın defterleri sahte midir? 
2) 13 Eylül 1331 (1915) tarihli 'Ahar Mahallere Nakledilen Eşhasın Emval ve Düyûn ve Matlûbat-ı Metrûkesi Hakkında Kanun-u Muvakkat' nedir? 
3) Bu Kanun, 18 Zilkade 1333-14 Eylül 1331 tarih ve 2303 sayılı Takvim-i Vakayi'de yayımlanmış mıdır? 
4) Bu kanun gereğince, tehcir edilenlerin malları, alacakları ve borçları, bu iş için kurulacak komisyonların her şahıs için ayrı ayrı düzenleyecekleri mazbatalardan yola çıkılarak mahkemelerce tasfiye edilmiş midir? Bu 'tasfiye' ne demektir? 
5) 'Ahar Mahallere Nakledilen Eşhasın Emval ve Düyûn ve Matlûbat-ı Metrûkesine Mütedair 17 Zilkade 1333 Tarihli Kanun-u Muvakkatın Suret-i İcraiyesi Hakkında Nizamname'ye göre kaç tasfiye 
komisyonu kurulmuştur? 
6) Nizamnamenin 1. maddesine göre ilgili kişilerin taşınmaz mallarının cetvelini 'Defter-i Hakanî' kayıtlarından çıkaracak heyet, mahallin en büyük mülkiye memuru tarafından, en büyük maliye memurunun başkanlığında, vergi, tapu ve nüfus idarelerinden ve varsa vakıflar idaresinden alınacak birer memurdan mı oluşturulur? 
7) Tasfiye komisyonuları Dâhiliye ve Adliye nezaretlerinin birlikte tayin ve ilân edecekleri her yerde kurulmuş mudur? 
Bu yerler nereleridir? 
8) 13 Eylül 1331 (1915) tarihli Kanunun 3'üncü maddesine göre tehcir edilen Ermenilerin paraları, terkedilmiş malları, mevduatı ve alacakları, komisyon başkanı veya vekili tarafından mı belirlenir? Sonra ne yapılır? Paralar, sahipleri adına emanet olarak mal sandıklarına mı yatırılır? 
9) Aynı Kanunun 4'üncü maddesi gereğince terkedilmiş mallar üzerinde hak iddia edenler, yani Tehcir'e tabi tutulmuş Ermeniler, kanunun yürürlük tarihinden (14 Eylül 1331) itibaren iki (2) ay ve yabancı ülkedekiler ise dört (4) ay içinde komisyonlara asaleten veya vekâleten müracaat mı edeceklerdir? Ve her çeşit tebligat için komisyonun olduğu 
yerde ikametgâh adresi göstermeğe mecbur mudurlar? 
10) Tehcir edilen Ermenilerin bankalarda mevcut mevduatlarına haciz konmuş mudur? Bu mevduatın miktarı nedir? 
11) Osmanlı Hükûmeti niye 08.01.1336 (1920) tarihinde "Ahar Mahallere Nakledilmiş Olan Eşhasın 17 Zilkade 1333 Tarihli Kararname Mucibince Tasfiyeye Tabi Tutulan Emvali Hakkında Kararname"yi yürürlüğe koymuştur? Kararnameye göre Vakıflar Hazinesi ve Maliye Hazinesi adına tescil edilen taşınmaz mallar iade edilecek ve eski sahipleri adına tescil edilecek midir? Bu söylenenler yerine getirilmiş midir? Bu kararname, Türkiye Büyük Millet Meclisi'nin 14 Eylül 1338 tarih ve 284 sayılı Genel Kurul kararıyla niye reddedilmiştir? 
12) Anayasa Mahkemesi'nin 31.07.1963 tarih ve 11468 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan 22.04.1963 tarihli ve E.1963/4, K.1963/94 sayılı kararında şöyle bir madde var mıdır: "06 Ağustos 1340 (1924) tarihinde malının başında bulunmayanlar, bu tarihten sonra Türkiye'ye dönseler de, malları Hazine'ye intikal etmiş olduğundan kendilerine geri verilmez." Bu Hazine'ye intikal etmiş malların bedeli nedir? 
Satılmış olabilirler mi? Kimlere? 
13) Tehcir edilen Ermenilerin malları, alacakları ve borçlarının sağlıklı bir şekilde izlenmesi amacıyla emval-i metrûke mevzuatına göre defterler tutulmuş mudur? 28.10.1331 (1915) tarihli nizamnamenin 19'uncu maddesi ile iki ayrı defter tutulması öngörülmüş müdür? Bu defterlerden birisi, borç ve alacakların kaydedildiği defter, diğeri de metrûk malların cari hesaplarının tutulduğu defter midir? 
14) Aşağıdaki telgrafta belirtilen illerdeki Tasfiye Komisyonları'nın tuttuğu bu DEFTERLER, NEREDEDİR? 
15) Son sorumuz: Dahiliye Nazırı Talat Paşa böyle bir telgraf çekmiş midir? Bu telgraf ne anlama gelmektedir? 
DH. ŞFR, 59/239 
Bâb-ı Âlî 
Dâhiliye Nezâreti 
İskân-ı Aşâyir ve Muhâcirîn Müdîriyeti 
Umûm : 813 
Şifre 
Erzurum, Adana, Ankara, Bitlis, Haleb, Hüdâvendigâr, Diyârbekir, Sivas, Trabzon, Ma'mûretülazîz, Konya, Edirne Vilâyetleriyle Urfa, İzmit, Canik, Karesi, Kayseri, Karahisâr-ı Sâhib, Eskişehir, Niğde, Kütahya, Mar'aş Mutasarrıflıklarına ve Tekfurdağı, Adana, Cebel-i Bereket, Kozan, Yozgat, Ankara, Erzurum, Bitlis, Haleb, Mar'aş, Antakya, Hüdâvendigâr, Gemlik, Bilecik, Diyârbekir, Sivas, Merzifon, Tokad, Samsun, Ordu, Trabzon, Konya, Ma'mûretülazîz, İzmit, Adapazarı, Eskişehir, Sivrihisâr, Kayseri, Develü, Niğde, Karahisâr-ı Sâhib, Urfa Tasfiye Komisyonları Riyâsetine 
Ermenilerden metrûk emvâl-i menkûlenin tûl müddet muhâfazasıyla ziyâ'dan vikâyesi ve memleketimizde İslâm mü'esseselerinin teksîri zımnında müslümanlardan mürekkeb olmak üzere şirketler teşkîliyle emvâl-i menkûlenin şerâ'it-i münâsebe ile kendilerine i'tâsı şirketlerin te'mîn-i bekâsı içün şirket mü'essis ve hey'et-i idâresiyle mümessillerinin erbâb-ı nâmus ve iktidârdan intihâbına dikkat olunması hisse senedâtına esnâf ü zürrâ'dan iştirâk ettirilebilmek içün senedlerin yarım veya bir liralık olmak üzere ihrâcı sermâyenin ecnebi ellere düşmemesi içün nâma muharrer olması ve buna makîs şerâ'it-i sâ'irenin ittihâzıyla İslâm ahâli beyninde de hayat-ı ticâretin inkişâfına ihtimâm ve bu bâbdaki teşebbüsât ve netâyic-i icrâ'ât ve mu'âmelâtdan peyder pey nezârete de ma'lûmât i'tâ buyurulması. 
Fî 24 Kânûn-ı Evvel, sene [1]331 
Dâhiliye Nâzır 
İmza 

Doç. Dr. Levent Yılmaz: İstanbul Bilgi Üniversitesi öğretim üyesi
http://www.radikal.com.tr/haber.php?haberno=231599&#38;tarih=01/09/2007</description>
		<content:encoded><![CDATA[<p>Radikal Gazetesinden bir -ALINTI-<br />
&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;-<br />
<strong>Yusuf Halaçoğlu&#8217;na açık mektup</strong> </p>
<p><em>Ölümden zor &#8216;dönen&#8217; kişilerin listesini, meşakkatli araştırmalarla elde etmiş olmalısınız; araştırmayı &#8216;niye&#8217; yaptınız diye sormayacağım, ama yetkin araştırmacılığınızdan ben ve benim gibi belge fakiri tarihçiler de faydalanmak isteriz. Aşağıdaki sorulara &#8216;belge&#8217;lerle yanıt vermenizi isteyebilir miyiz?</em><br />
01/09/2007 </p>
<p>LEVENT YILMAZ</p>
<p>Sayın Halaçoğlu,<br />
Tarihçinin belgesiz konuşmayacağını, gerçekleri ortaya çıkarmak için belgelerin şart olduğunu söylediniz. Ranke&#8217;nin ruhu şad olsun. Ayrıca, 1915&#8242;teki tehcir sırasında hayatta kalma mücadelesi veren Ermenilerin kendilerini Alevi Kürt olarak tanıttıklarını ve bu &#8216;dönme&#8217;lerin listesinin de elinizde olduğunu da eklediniz. Ölümden zor &#8216;dönen&#8217; bu kişilerin listesini, meşakkatli bir araştırmacılık sonucu elde etmiş olmalısınız. Bu araştırmayı &#8216;niye&#8217; yaptınız diye sormayacağım, ancak yetkin araştırmacılığınızdan ben ve benim gibi belge fakiri diğer tarihçiler de faydalanmak isteriz. Dolayısıyla aşağıdaki sorulara &#8216;belge&#8217;leriyle yanıt vermenizi isteyebilir miyiz?<br />
1) 14 Mayıs 1331 (1915) tarihli &#8220;Vakt-ı Seferde İcraat-ı Hükûmete Karşı Gelenler İçin Cihet-i Askeriyece İttihaz Olunacak Tedabir Hakkında Kanun-u Muvakkat&#8221; kim için çıkarılmıştır ve hangi illere uygulanmıştır? Murat Bardakçı&#8217;nın yayınlamış olduğu Talat Paşa&#8217;nın defterleri sahte midir?<br />
2) 13 Eylül 1331 (1915) tarihli &#8216;Ahar Mahallere Nakledilen Eşhasın Emval ve Düyûn ve Matlûbat-ı Metrûkesi Hakkında Kanun-u Muvakkat&#8217; nedir?<br />
3) Bu Kanun, 18 Zilkade 1333-14 Eylül 1331 tarih ve 2303 sayılı Takvim-i Vakayi&#8217;de yayımlanmış mıdır?<br />
4) Bu kanun gereğince, tehcir edilenlerin malları, alacakları ve borçları, bu iş için kurulacak komisyonların her şahıs için ayrı ayrı düzenleyecekleri mazbatalardan yola çıkılarak mahkemelerce tasfiye edilmiş midir? Bu &#8216;tasfiye&#8217; ne demektir?<br />
5) &#8216;Ahar Mahallere Nakledilen Eşhasın Emval ve Düyûn ve Matlûbat-ı Metrûkesine Mütedair 17 Zilkade 1333 Tarihli Kanun-u Muvakkatın Suret-i İcraiyesi Hakkında Nizamname&#8217;ye göre kaç tasfiye<br />
komisyonu kurulmuştur?<br />
6) Nizamnamenin 1. maddesine göre ilgili kişilerin taşınmaz mallarının cetvelini &#8216;Defter-i Hakanî&#8217; kayıtlarından çıkaracak heyet, mahallin en büyük mülkiye memuru tarafından, en büyük maliye memurunun başkanlığında, vergi, tapu ve nüfus idarelerinden ve varsa vakıflar idaresinden alınacak birer memurdan mı oluşturulur?<br />
7) Tasfiye komisyonuları Dâhiliye ve Adliye nezaretlerinin birlikte tayin ve ilân edecekleri her yerde kurulmuş mudur?<br />
Bu yerler nereleridir?<br />
8) 13 Eylül 1331 (1915) tarihli Kanunun 3&#8242;üncü maddesine göre tehcir edilen Ermenilerin paraları, terkedilmiş malları, mevduatı ve alacakları, komisyon başkanı veya vekili tarafından mı belirlenir? Sonra ne yapılır? Paralar, sahipleri adına emanet olarak mal sandıklarına mı yatırılır?<br />
9) Aynı Kanunun 4&#8242;üncü maddesi gereğince terkedilmiş mallar üzerinde hak iddia edenler, yani Tehcir&#8217;e tabi tutulmuş Ermeniler, kanunun yürürlük tarihinden (14 Eylül 1331) itibaren iki (2) ay ve yabancı ülkedekiler ise dört (4) ay içinde komisyonlara asaleten veya vekâleten müracaat mı edeceklerdir? Ve her çeşit tebligat için komisyonun olduğu<br />
yerde ikametgâh adresi göstermeğe mecbur mudurlar?<br />
10) Tehcir edilen Ermenilerin bankalarda mevcut mevduatlarına haciz konmuş mudur? Bu mevduatın miktarı nedir?<br />
11) Osmanlı Hükûmeti niye 08.01.1336 (1920) tarihinde &#8220;Ahar Mahallere Nakledilmiş Olan Eşhasın 17 Zilkade 1333 Tarihli Kararname Mucibince Tasfiyeye Tabi Tutulan Emvali Hakkında Kararname&#8221;yi yürürlüğe koymuştur? Kararnameye göre Vakıflar Hazinesi ve Maliye Hazinesi adına tescil edilen taşınmaz mallar iade edilecek ve eski sahipleri adına tescil edilecek midir? Bu söylenenler yerine getirilmiş midir? Bu kararname, Türkiye Büyük Millet Meclisi&#8217;nin 14 Eylül 1338 tarih ve 284 sayılı Genel Kurul kararıyla niye reddedilmiştir?<br />
12) Anayasa Mahkemesi&#8217;nin 31.07.1963 tarih ve 11468 sayılı Resmî Gazete&#8217;de yayımlanan 22.04.1963 tarihli ve E.1963/4, K.1963/94 sayılı kararında şöyle bir madde var mıdır: &#8220;06 Ağustos 1340 (1924) tarihinde malının başında bulunmayanlar, bu tarihten sonra Türkiye&#8217;ye dönseler de, malları Hazine&#8217;ye intikal etmiş olduğundan kendilerine geri verilmez.&#8221; Bu Hazine&#8217;ye intikal etmiş malların bedeli nedir?<br />
Satılmış olabilirler mi? Kimlere?<br />
13) Tehcir edilen Ermenilerin malları, alacakları ve borçlarının sağlıklı bir şekilde izlenmesi amacıyla emval-i metrûke mevzuatına göre defterler tutulmuş mudur? 28.10.1331 (1915) tarihli nizamnamenin 19&#8242;uncu maddesi ile iki ayrı defter tutulması öngörülmüş müdür? Bu defterlerden birisi, borç ve alacakların kaydedildiği defter, diğeri de metrûk malların cari hesaplarının tutulduğu defter midir?<br />
14) Aşağıdaki telgrafta belirtilen illerdeki Tasfiye Komisyonları&#8217;nın tuttuğu bu DEFTERLER, NEREDEDİR?<br />
15) Son sorumuz: Dahiliye Nazırı Talat Paşa böyle bir telgraf çekmiş midir? Bu telgraf ne anlama gelmektedir?<br />
DH. ŞFR, 59/239<br />
Bâb-ı Âlî<br />
Dâhiliye Nezâreti<br />
İskân-ı Aşâyir ve Muhâcirîn Müdîriyeti<br />
Umûm : 813<br />
Şifre<br />
Erzurum, Adana, Ankara, Bitlis, Haleb, Hüdâvendigâr, Diyârbekir, Sivas, Trabzon, Ma&#8217;mûretülazîz, Konya, Edirne Vilâyetleriyle Urfa, İzmit, Canik, Karesi, Kayseri, Karahisâr-ı Sâhib, Eskişehir, Niğde, Kütahya, Mar&#8217;aş Mutasarrıflıklarına ve Tekfurdağı, Adana, Cebel-i Bereket, Kozan, Yozgat, Ankara, Erzurum, Bitlis, Haleb, Mar&#8217;aş, Antakya, Hüdâvendigâr, Gemlik, Bilecik, Diyârbekir, Sivas, Merzifon, Tokad, Samsun, Ordu, Trabzon, Konya, Ma&#8217;mûretülazîz, İzmit, Adapazarı, Eskişehir, Sivrihisâr, Kayseri, Develü, Niğde, Karahisâr-ı Sâhib, Urfa Tasfiye Komisyonları Riyâsetine<br />
Ermenilerden metrûk emvâl-i menkûlenin tûl müddet muhâfazasıyla ziyâ&#8217;dan vikâyesi ve memleketimizde İslâm mü&#8217;esseselerinin teksîri zımnında müslümanlardan mürekkeb olmak üzere şirketler teşkîliyle emvâl-i menkûlenin şerâ&#8217;it-i münâsebe ile kendilerine i&#8217;tâsı şirketlerin te&#8217;mîn-i bekâsı içün şirket mü&#8217;essis ve hey&#8217;et-i idâresiyle mümessillerinin erbâb-ı nâmus ve iktidârdan intihâbına dikkat olunması hisse senedâtına esnâf ü zürrâ&#8217;dan iştirâk ettirilebilmek içün senedlerin yarım veya bir liralık olmak üzere ihrâcı sermâyenin ecnebi ellere düşmemesi içün nâma muharrer olması ve buna makîs şerâ&#8217;it-i sâ&#8217;irenin ittihâzıyla İslâm ahâli beyninde de hayat-ı ticâretin inkişâfına ihtimâm ve bu bâbdaki teşebbüsât ve netâyic-i icrâ&#8217;ât ve mu&#8217;âmelâtdan peyder pey nezârete de ma&#8217;lûmât i&#8217;tâ buyurulması.<br />
Fî 24 Kânûn-ı Evvel, sene [1]331<br />
Dâhiliye Nâzır<br />
İmza </p>
<p>Doç. Dr. Levent Yılmaz: İstanbul Bilgi Üniversitesi öğretim üyesi<br />
<a href="http://www.radikal.com.tr/haber.php?haberno=231599&amp;tarih=01/09/2007" rel="nofollow">http://www.radikal.com.tr/haber.php?haberno=231599&amp;tarih=01/09/2007</a></p>
]]></content:encoded>
	</item>
	<item>
		<title>Alper Akalın tarafından</title>
		<link>http://www.derindusunce.org/2007/08/25/1915-olaylari-ve-yahudi-lobisi/#comment-3093</link>
		<dc:creator>Alper Akalın</dc:creator>
		<pubDate>Mon, 27 Aug 2007 17:32:50 +0000</pubDate>
		<guid isPermaLink="false">http://www.derindusunce.org/2007/08/25/1915-olaylari-ve-yahudi-lobisi/#comment-3093</guid>
		<description>Olayın kompetanı olmamakla beraber, çok basitçe bakmak istiyorum sonuçlara...

Eğer 1915 öncesi ermeni nufusu 1.5 milyonken, tehcir sonrası bu rakam 50.000'i bile bulmuyorsa

Rumeli ve iç anadoludaki ermeniler bile, tehcire katılmışssa

BM ne derse desin, her vicdan sahibi bunun katliam olduğunu idrak edebilmeli. Dram kelimesi az kalır...

Aynı şey bizim başımıza gelseydi şayet, ADL'yi soykırımı tanıması için ermenilerin şimdiki yaptığından daha fazla lobi yapardık diye düşünüyorum....</description>
		<content:encoded><![CDATA[<p>Olayın kompetanı olmamakla beraber, çok basitçe bakmak istiyorum sonuçlara&#8230;</p>
<p>Eğer 1915 öncesi ermeni nufusu 1.5 milyonken, tehcir sonrası bu rakam 50.000&#8242;i bile bulmuyorsa</p>
<p>Rumeli ve iç anadoludaki ermeniler bile, tehcire katılmışssa</p>
<p>BM ne derse desin, her vicdan sahibi bunun katliam olduğunu idrak edebilmeli. Dram kelimesi az kalır&#8230;</p>
<p>Aynı şey bizim başımıza gelseydi şayet, ADL&#8217;yi soykırımı tanıması için ermenilerin şimdiki yaptığından daha fazla lobi yapardık diye düşünüyorum&#8230;.</p>
]]></content:encoded>
	</item>
	<item>
		<title>arif tarafından</title>
		<link>http://www.derindusunce.org/2007/08/25/1915-olaylari-ve-yahudi-lobisi/#comment-3089</link>
		<dc:creator>arif</dc:creator>
		<pubDate>Mon, 27 Aug 2007 08:38:55 +0000</pubDate>
		<guid isPermaLink="false">http://www.derindusunce.org/2007/08/25/1915-olaylari-ve-yahudi-lobisi/#comment-3089</guid>
		<description>Suat bey, Türkiye vesayet zincirini kırdıkça,
birbirinden bağsız gibi görünen pekçok kuşatma
hamlesiyle boğuşmak zorunda kalacak. Zira son
tahlilde bu vesayet sistemi, küresel güçlerce 
kontrol edilen bir manda sistemidir. Ben milletini, bayrağını, vatanını seven ve burada yaşama kararlılığına sahip herkesin birbirine 
ve milleti ile onun seçilmiş temsilcilerine
saygı duymasını öneririm. Milletimize ve onun seçtiklerine karşı çirkin ve haksız, düşmanca yakıştırmaları kınıyorum. Türk milleti, çalışkandır, zekidir.  Türkiye içten ve dıştan sıkıştırma ve tacizlere daha çok uğrayacak. yalana ve tahrike dayalı yayınlarla
daha çok muhatap olacak. Medya psikolojik harp
teknikleriyle milletin moral ve ahlak değerleri
ile yönetenlerine olan güven duygusunu yıkmaya çalışacak. Sığınıp güveneceğimiz karanlıkta yol
göstericimiz olan kutup yıldızlarına saygıda
kusur etmemeliyiz. Muazzez dinimiz ve onun aziz
peygamberi başta. Atatürk Kemalizmden vareste 
bir yol gösterici liderdir. -Sami Selçuk bugün
Starda yazıyor öneririm- Milliyetçilik, Irkçılık hastalığına tutulmaz ise önemlidir.
Kardeşlik ve dayanışma duygularıyla kenetlenmek
zamanıdır. Türkiye potansiyel enerjisiyle tam
bir dev. Bunun uyanışı birilerini rahatsız edecek ve düşmanca davranışlar kaçınılmaz. Ancak beş yıl önceyi göz önüne getirin. Bugün
çok daha güçlü ve güvendeyiz.Bu saldırıların plancıları ise bugün yenik ve şaşkın bir durumda unutmayalım. 1915 te yaşananlar bizim ileri yürüyüşümüzü ipotek altına alamaz. Utanacak hiçbir suç bu millete haksızca yamanamaz.Elbette sureti haktan görünen bazı zayıf karekterli insanlar, kendi milletini suçlayıcı zayıflıkta olabilir. Bunlar gerçektende önemli değil. Eğer bağımsızlık yanlısı bir tavrı kararlılıkla sürdürebilirsek
bu asılsız suç isndıyla bizi manüple etmek isteyen korkak güç, tavizler vermek zorunda kalacak.  Biz haklı ve güçlü olduğumuzu bilmeliyiz.  Bundan batı ile kanlı bıçaklı olmak anlaşılmasın. Başta AB ile, Rusya dahil tüm komşularla, İran ve Arap ülkeleriyle, Asyanın devleriyle daha çok işbirliği. Daha
çok ticaret. daha çok özgürlükler ve insan hakları anlaşılmalı. Mandacı vesayet milletimizin tüm bu haklarınıda gasp etmiştir
geçmişte. Çok şükürkü o günler geride kalıyor.
Türkiye bağımsız ve güçlü olacak. Asyadaki kardeş milletlerle, müslüman ülkelerle ilişkile
ri birilerini korkutsada gerçekleşecek. İstanbul ve İzmir nasıl mamur Türk ve müslüman kentleri ise Bakude, Buharada, Bişkekde, Magosada mamur kentler olacak. Her dinden her
milletten insanlar rahatça ticaret ve ibadet yapacaklar. Rengarenk giysileri, örtülü ve açık
güzelleri ile gelincik tarlası gibi olacak bu
kentler. Bunca düşmanlık ve tuzak altında bunlar nasıl gerçekleşecek denirse. Tuzakları
bozan bir tuzak kurucu yeter deriz. Ermeni
kardeşlerimizede naçiz tavsiye latin barbarlığı
na karşı, yine Diojen değil Alpaslan saflarını
seçmeleri. O zaman sınırlarda açılır, havaalnıda Tiflis gibi olur, hızlı trende döşenir. Malum 1071 Malazgirtde Ermeniler
Diojene karşı Alpaslanın yanında yer almıştı.
Hasılı bugün bu pisliğin ısıtılmasında, Türkiye
nin bağımsızlaşmasını engelleme gayreti yatıyor. Kendimize güvenmeli ve çalışmalıyız.</description>
		<content:encoded><![CDATA[<p>Suat bey, Türkiye vesayet zincirini kırdıkça,<br />
birbirinden bağsız gibi görünen pekçok kuşatma<br />
hamlesiyle boğuşmak zorunda kalacak. Zira son<br />
tahlilde bu vesayet sistemi, küresel güçlerce<br />
kontrol edilen bir manda sistemidir. Ben milletini, bayrağını, vatanını seven ve burada yaşama kararlılığına sahip herkesin birbirine<br />
ve milleti ile onun seçilmiş temsilcilerine<br />
saygı duymasını öneririm. Milletimize ve onun seçtiklerine karşı çirkin ve haksız, düşmanca yakıştırmaları kınıyorum. Türk milleti, çalışkandır, zekidir.  Türkiye içten ve dıştan sıkıştırma ve tacizlere daha çok uğrayacak. yalana ve tahrike dayalı yayınlarla<br />
daha çok muhatap olacak. Medya psikolojik harp<br />
teknikleriyle milletin moral ve ahlak değerleri<br />
ile yönetenlerine olan güven duygusunu yıkmaya çalışacak. Sığınıp güveneceğimiz karanlıkta yol<br />
göstericimiz olan kutup yıldızlarına saygıda<br />
kusur etmemeliyiz. Muazzez dinimiz ve onun aziz<br />
peygamberi başta. Atatürk Kemalizmden vareste<br />
bir yol gösterici liderdir. -Sami Selçuk bugün<br />
Starda yazıyor öneririm- Milliyetçilik, Irkçılık hastalığına tutulmaz ise önemlidir.<br />
Kardeşlik ve dayanışma duygularıyla kenetlenmek<br />
zamanıdır. Türkiye potansiyel enerjisiyle tam<br />
bir dev. Bunun uyanışı birilerini rahatsız edecek ve düşmanca davranışlar kaçınılmaz. Ancak beş yıl önceyi göz önüne getirin. Bugün<br />
çok daha güçlü ve güvendeyiz.Bu saldırıların plancıları ise bugün yenik ve şaşkın bir durumda unutmayalım. 1915 te yaşananlar bizim ileri yürüyüşümüzü ipotek altına alamaz. Utanacak hiçbir suç bu millete haksızca yamanamaz.Elbette sureti haktan görünen bazı zayıf karekterli insanlar, kendi milletini suçlayıcı zayıflıkta olabilir. Bunlar gerçektende önemli değil. Eğer bağımsızlık yanlısı bir tavrı kararlılıkla sürdürebilirsek<br />
bu asılsız suç isndıyla bizi manüple etmek isteyen korkak güç, tavizler vermek zorunda kalacak.  Biz haklı ve güçlü olduğumuzu bilmeliyiz.  Bundan batı ile kanlı bıçaklı olmak anlaşılmasın. Başta AB ile, Rusya dahil tüm komşularla, İran ve Arap ülkeleriyle, Asyanın devleriyle daha çok işbirliği. Daha<br />
çok ticaret. daha çok özgürlükler ve insan hakları anlaşılmalı. Mandacı vesayet milletimizin tüm bu haklarınıda gasp etmiştir<br />
geçmişte. Çok şükürkü o günler geride kalıyor.<br />
Türkiye bağımsız ve güçlü olacak. Asyadaki kardeş milletlerle, müslüman ülkelerle ilişkile<br />
ri birilerini korkutsada gerçekleşecek. İstanbul ve İzmir nasıl mamur Türk ve müslüman kentleri ise Bakude, Buharada, Bişkekde, Magosada mamur kentler olacak. Her dinden her<br />
milletten insanlar rahatça ticaret ve ibadet yapacaklar. Rengarenk giysileri, örtülü ve açık<br />
güzelleri ile gelincik tarlası gibi olacak bu<br />
kentler. Bunca düşmanlık ve tuzak altında bunlar nasıl gerçekleşecek denirse. Tuzakları<br />
bozan bir tuzak kurucu yeter deriz. Ermeni<br />
kardeşlerimizede naçiz tavsiye latin barbarlığı<br />
na karşı, yine Diojen değil Alpaslan saflarını<br />
seçmeleri. O zaman sınırlarda açılır, havaalnıda Tiflis gibi olur, hızlı trende döşenir. Malum 1071 Malazgirtde Ermeniler<br />
Diojene karşı Alpaslanın yanında yer almıştı.<br />
Hasılı bugün bu pisliğin ısıtılmasında, Türkiye<br />
nin bağımsızlaşmasını engelleme gayreti yatıyor. Kendimize güvenmeli ve çalışmalıyız.</p>
]]></content:encoded>
	</item>
	<item>
		<title>M. İkbal TUNA tarafından</title>
		<link>http://www.derindusunce.org/2007/08/25/1915-olaylari-ve-yahudi-lobisi/#comment-3087</link>
		<dc:creator>M. İkbal TUNA</dc:creator>
		<pubDate>Sun, 26 Aug 2007 12:26:25 +0000</pubDate>
		<guid isPermaLink="false">http://www.derindusunce.org/2007/08/25/1915-olaylari-ve-yahudi-lobisi/#comment-3087</guid>
		<description>2 sene önce okuduğum dikkate değer bir yazıyıdı.

http://zaman.com.tr/webapp-tr/yazar.do?yazino=218647

muhabbetle...</description>
		<content:encoded><![CDATA[<p>2 sene önce okuduğum dikkate değer bir yazıyıdı.</p>
<p><a href="http://zaman.com.tr/webapp-tr/yazar.do?yazino=218647" rel="nofollow">http://zaman.com.tr/webapp-tr/yazar.do?yazino=218647</a></p>
<p>muhabbetle&#8230;</p>
]]></content:encoded>
	</item>
	<item>
		<title>MY tarafından</title>
		<link>http://www.derindusunce.org/2007/08/25/1915-olaylari-ve-yahudi-lobisi/#comment-3077</link>
		<dc:creator>MY</dc:creator>
		<pubDate>Sat, 25 Aug 2007 17:58:15 +0000</pubDate>
		<guid isPermaLink="false">http://www.derindusunce.org/2007/08/25/1915-olaylari-ve-yahudi-lobisi/#comment-3077</guid>
		<description>öncelikle Bizden birseyler istendigi dogru, yoksa katliam ve soykirim karnesi çok kabarik olan baska ülkeler var, onlara bu baski uygulanmiyor.

&lt;strong&gt;Bizim disislerimizin son 30-40 yilda çok az çalistigini, yeterince lobicilik ve propaganda yapmadigini düsünüyorum.&lt;/strong&gt;

Basit bir örnek vereyim, Fransa Chirac zamaninda Yeni Zellanda açiklarinda büyük bir nükleer deneme yapti ve çikan radyasyondan binlerce okyanusyali kanser oldu. Ama Türkiye'de yasayanlar bunu belki de hiç duymadi. Fransiz sarabi almaya devam!

Neden? &lt;strong&gt;Fransa imajini korumak için yilda 1 milyar dolar (akillica) harciyor! &lt;/strong&gt;Bunun için onbinlerce insan çalisiyor.

&lt;strong&gt;Bizde LOBi kelimesi ilk defa Özal zamaninda duyuldu.&lt;/strong&gt; Ama sanmiyorum ki basariyla uygulanmis olsun. Tabi siyaset disi kurumlarin abuk subuk açiklamalarla hükümetin elini zayiflattigi da bir gerçek, bunun aci sonuçlarini Kibris'ta yasadik.

Gelelim Tarihle yüzlesmeye. Ilber Ortayli'nin hakli olarak yakindigi gibi ülkemizde ciddi bir tarih anlayisi yok. Karsilastirilmali tarih yok. &lt;strong&gt;TTK'nin propagandalari da ortaligi karistirmaktan baska bir ise yaramiyor.&lt;/strong&gt; Bu da bizim ciddi olarak çalissalar bile tarihçilerimize saygi duyulMAmasina sebep oluyor.

1915 olaylarinin niteligi ise gerçekten tartisilir, o kadar insani bugün bile can kaybi olmadan Suriye'ye veya Lübnan'a götürmek bir mesele. Bu emri verenler askerdi ve lojistik ne demek çok iyi biliyorlardi. (&lt;strong&gt;Tabi Sarikamis hariç!&lt;/strong&gt;)</description>
		<content:encoded><![CDATA[<p>öncelikle Bizden birseyler istendigi dogru, yoksa katliam ve soykirim karnesi çok kabarik olan baska ülkeler var, onlara bu baski uygulanmiyor.</p>
<p><strong>Bizim disislerimizin son 30-40 yilda çok az çalistigini, yeterince lobicilik ve propaganda yapmadigini düsünüyorum.</strong></p>
<p>Basit bir örnek vereyim, Fransa Chirac zamaninda Yeni Zellanda açiklarinda büyük bir nükleer deneme yapti ve çikan radyasyondan binlerce okyanusyali kanser oldu. Ama Türkiye&#8217;de yasayanlar bunu belki de hiç duymadi. Fransiz sarabi almaya devam!</p>
<p>Neden? <strong>Fransa imajini korumak için yilda 1 milyar dolar (akillica) harciyor! </strong>Bunun için onbinlerce insan çalisiyor.</p>
<p><strong>Bizde LOBi kelimesi ilk defa Özal zamaninda duyuldu.</strong> Ama sanmiyorum ki basariyla uygulanmis olsun. Tabi siyaset disi kurumlarin abuk subuk açiklamalarla hükümetin elini zayiflattigi da bir gerçek, bunun aci sonuçlarini Kibris&#8217;ta yasadik.</p>
<p>Gelelim Tarihle yüzlesmeye. Ilber Ortayli&#8217;nin hakli olarak yakindigi gibi ülkemizde ciddi bir tarih anlayisi yok. Karsilastirilmali tarih yok. <strong>TTK&#8217;nin propagandalari da ortaligi karistirmaktan baska bir ise yaramiyor.</strong> Bu da bizim ciddi olarak çalissalar bile tarihçilerimize saygi duyulMAmasina sebep oluyor.</p>
<p>1915 olaylarinin niteligi ise gerçekten tartisilir, o kadar insani bugün bile can kaybi olmadan Suriye&#8217;ye veya Lübnan&#8217;a götürmek bir mesele. Bu emri verenler askerdi ve lojistik ne demek çok iyi biliyorlardi. (<strong>Tabi Sarikamis hariç!</strong>)</p>
]]></content:encoded>
	</item>
</channel>
</rss>
