<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	>
<channel>
	<title>Hıristofobi Eken Vahşet Biçer yazısına yapılan yorumlar</title>
	<atom:link href="http://www.derindusunce.org/2007/05/03/hiristofobi-eken-vahset-bicer/feed" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://www.derindusunce.org/2007/05/03/hiristofobi-eken-vahset-bicer/</link>
	<description>Grup platformu</description>
	<pubDate>Sun, 12 Feb 2012 06:21:18 +0000</pubDate>
	<generator>http://wordpress.org/?v=2.6.2</generator>
		<item>
		<title>Öncü Nesil tarafından</title>
		<link>http://www.derindusunce.org/2007/05/03/hiristofobi-eken-vahset-bicer/#comment-1384</link>
		<dc:creator>Öncü Nesil</dc:creator>
		<pubDate>Sat, 05 May 2007 08:06:25 +0000</pubDate>
		<guid isPermaLink="false">http://www.derindusunce.org/2007/05/03/hiristofobi-eken-vahset-bicer/#comment-1384</guid>
		<description>s.a.

Sorunların  tespit edilmesinde beraber hareket edebilir, sorunların tespitinde fıtri tepkiler oluşabilir  bu tepkiler müslümanlarla  ehli kitap arasında ortak veya aynı  olabilir, benzerlik gösterilebilir, bunlarda islam değerleri çerçevesinde bir sakınca yoktur. 
Bazen bırakın islami tepkiyi ortak fıtri tepki koyamadığımız durumlar var.  
Mesela  ortak tepki gösteremediğimiz bir içki meselesi,   mesela zinanın suç sayılması meselesi : AB bizim zinayı suç sayalım yasasını  çıkaracağımız zaman AB ye giremezsiniz demişti. 

Bu sorunların konuşulmasında sakınca yok, çözümün  vahiyden başka yerlerde aranmasında sakınca var. 

Yani sorunların Çözülmesinde Ortak hareket edilemez.   Kuran ve sünnet ne diyorsa o. 
Kuranın ve sünnetin dışına çıkılarak bir çözüm yolu bulmak ve bulunan çözümü kurtuluş sanmak aldanmaktan başka bir şey olmayacaktır, yeni hurafeler bid atler olacaktır. 
Diyalogda bu çözümleri Kur’an ve Sünnette bulmalı, doğruyu anlatarak. Aksi halde imanlarını  kurtaracağız diye yeni bid atlar çıkartarak,  çağdaş hurafeler çıkararak imansız insanların çoğalmasına zemin hazırlanmış olur. Sonrada insanların imanları kurtarıyoruz deseniz de, Allah esirgesin boşa gider.

Batının ürettiği insan hakları evrensel değildir,  Kuran Evrenseldir. Kur'an ın anlattığı insan hakları  evrenseldir.</description>
		<content:encoded><![CDATA[<p>s.a.</p>
<p>Sorunların  tespit edilmesinde beraber hareket edebilir, sorunların tespitinde fıtri tepkiler oluşabilir  bu tepkiler müslümanlarla  ehli kitap arasında ortak veya aynı  olabilir, benzerlik gösterilebilir, bunlarda islam değerleri çerçevesinde bir sakınca yoktur.<br />
Bazen bırakın islami tepkiyi ortak fıtri tepki koyamadığımız durumlar var.<br />
Mesela  ortak tepki gösteremediğimiz bir içki meselesi,   mesela zinanın suç sayılması meselesi : AB bizim zinayı suç sayalım yasasını  çıkaracağımız zaman AB ye giremezsiniz demişti. </p>
<p>Bu sorunların konuşulmasında sakınca yok, çözümün  vahiyden başka yerlerde aranmasında sakınca var. </p>
<p>Yani sorunların Çözülmesinde Ortak hareket edilemez.   Kuran ve sünnet ne diyorsa o.<br />
Kuranın ve sünnetin dışına çıkılarak bir çözüm yolu bulmak ve bulunan çözümü kurtuluş sanmak aldanmaktan başka bir şey olmayacaktır, yeni hurafeler bid atler olacaktır.<br />
Diyalogda bu çözümleri Kur’an ve Sünnette bulmalı, doğruyu anlatarak. Aksi halde imanlarını  kurtaracağız diye yeni bid atlar çıkartarak,  çağdaş hurafeler çıkararak imansız insanların çoğalmasına zemin hazırlanmış olur. Sonrada insanların imanları kurtarıyoruz deseniz de, Allah esirgesin boşa gider.</p>
<p>Batının ürettiği insan hakları evrensel değildir,  Kuran Evrenseldir. Kur&#8217;an ın anlattığı insan hakları  evrenseldir.</p>
]]></content:encoded>
	</item>
	<item>
		<title>M. İkbal TUNA tarafından</title>
		<link>http://www.derindusunce.org/2007/05/03/hiristofobi-eken-vahset-bicer/#comment-1329</link>
		<dc:creator>M. İkbal TUNA</dc:creator>
		<pubDate>Thu, 03 May 2007 14:13:50 +0000</pubDate>
		<guid isPermaLink="false">http://www.derindusunce.org/2007/05/03/hiristofobi-eken-vahset-bicer/#comment-1329</guid>
		<description>iyi günler Mustafa Bey,

6 Şubat 2006'da Trabzon'da İtalyan Katolik rahip Andrea Santoro, 16 yaşında biri tarafından, bu yıl 19 Ocak günü kendini Türk-Ermeni dostluğuna adayan ve bu yolda çok önemli adımlar atan Hrant Dink, İstanbul'da gündüz vakti herkesin meydanda olduğu zaman da bir caninin kurşunlarına hedef oldu. geçenlerde ise Hıristiyan inancı hakkında kitaplar yayımlayan bir yayınevinin Malatya'daki bürosunu basarak çalışanlardan Necati Aydın, Uğur Yüksel ve Alman uyruklu Tilman Geske'yi, domuzbağı ile bağlayıp boğazlarını bıçakla kestiler. İşin ilginç yanı ise yapılan tüm bu eylemlerin arkasında Türkiye'yi karıştırmak olduğu söylendi ve bu olaylar öylece kaldı. Söylenen şeyde elbette ki doğruluk payı var fakat asıl önemli olan şey gözardı edilmiştir. Bu ise sizinde bahsettiğiniz gibi bu cinayetlerin temelinde Hıristofobiyle ortaya çıkan faşizm,fanatizm, bağnazlık, hoşgörüsüzlük, hemcinslerine sevgisizlik ve farklıya düşmanlığın duyguları ile olmuştur.

Yaşadığımız bu olaylar neticesinde ise şunları düşünmeden geçemeyiz:

Türkiye'de medya desteğiyle büyüyen farklı inanç, farklı kültür, farklı etnik gruplara tahammül edemeyen bir kesim oluşmaktadır. Bu kesim ise yaptıklarını müslümanlık, ulusalcılık, laiklik adına yaptıklarını söylemektedirler. Bu durumda ise hem medyaya hem de bizlere büyük sorumluluklar düşmektedir. Öncelikle çocuklarımıza "gavur", "pis Ermeni" türünden pejoratif kelimeleri aşılamamalıyız. Vatandaşlerımıza bir kez daha demokrasi ve insan haklarını hatırlatmalıyız.

muhabbetle...</description>
		<content:encoded><![CDATA[<p>iyi günler Mustafa Bey,</p>
<p>6 Şubat 2006&#8242;da Trabzon&#8217;da İtalyan Katolik rahip Andrea Santoro, 16 yaşında biri tarafından, bu yıl 19 Ocak günü kendini Türk-Ermeni dostluğuna adayan ve bu yolda çok önemli adımlar atan Hrant Dink, İstanbul&#8217;da gündüz vakti herkesin meydanda olduğu zaman da bir caninin kurşunlarına hedef oldu. geçenlerde ise Hıristiyan inancı hakkında kitaplar yayımlayan bir yayınevinin Malatya&#8217;daki bürosunu basarak çalışanlardan Necati Aydın, Uğur Yüksel ve Alman uyruklu Tilman Geske&#8217;yi, domuzbağı ile bağlayıp boğazlarını bıçakla kestiler. İşin ilginç yanı ise yapılan tüm bu eylemlerin arkasında Türkiye&#8217;yi karıştırmak olduğu söylendi ve bu olaylar öylece kaldı. Söylenen şeyde elbette ki doğruluk payı var fakat asıl önemli olan şey gözardı edilmiştir. Bu ise sizinde bahsettiğiniz gibi bu cinayetlerin temelinde Hıristofobiyle ortaya çıkan faşizm,fanatizm, bağnazlık, hoşgörüsüzlük, hemcinslerine sevgisizlik ve farklıya düşmanlığın duyguları ile olmuştur.</p>
<p>Yaşadığımız bu olaylar neticesinde ise şunları düşünmeden geçemeyiz:</p>
<p>Türkiye&#8217;de medya desteğiyle büyüyen farklı inanç, farklı kültür, farklı etnik gruplara tahammül edemeyen bir kesim oluşmaktadır. Bu kesim ise yaptıklarını müslümanlık, ulusalcılık, laiklik adına yaptıklarını söylemektedirler. Bu durumda ise hem medyaya hem de bizlere büyük sorumluluklar düşmektedir. Öncelikle çocuklarımıza &#8220;gavur&#8221;, &#8220;pis Ermeni&#8221; türünden pejoratif kelimeleri aşılamamalıyız. Vatandaşlerımıza bir kez daha demokrasi ve insan haklarını hatırlatmalıyız.</p>
<p>muhabbetle&#8230;</p>
]]></content:encoded>
	</item>
</channel>
</rss>

