<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	>
<channel>
	<title>Kınama yazısına yapılan yorumlar</title>
	<atom:link href="http://www.derindusunce.org/2007/04/28/kinama/feed" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://www.derindusunce.org/2007/04/28/kinama/</link>
	<description>Grup platformu</description>
	<pubDate>Fri, 21 Nov 2008 09:05:33 +0000</pubDate>
	<generator>http://wordpress.org/?v=2.6.2</generator>
		<item>
		<title>Derin Düşünce’nin Geleceği : Derin Düşünce tarafından</title>
		<link>http://www.derindusunce.org/2007/04/28/kinama/#comment-15577</link>
		<dc:creator>Derin Düşünce’nin Geleceği : Derin Düşünce</dc:creator>
		<pubDate>Thu, 12 Jun 2008 20:47:06 +0000</pubDate>
		<guid isPermaLink="false">http://www.derindusunce.org/2007/04/28/kinama/#comment-15577</guid>
		<description>[...] değişiklikler oldu. Bir kere politika sitesi yapmak niyetimiz yoktu. E-muhtıra ve 367 gibi gariplikler bizi bu noktaya getirdi. Yine kendi adıma konuşayım, hapishanelerdeki [...]</description>
		<content:encoded><![CDATA[<p>[...] değişiklikler oldu. Bir kere politika sitesi yapmak niyetimiz yoktu. E-muhtıra ve 367 gibi gariplikler bizi bu noktaya getirdi. Yine kendi adıma konuşayım, hapishanelerdeki [...]</p>
]]></content:encoded>
	</item>
	<item>
		<title>MY tarafından</title>
		<link>http://www.derindusunce.org/2007/04/28/kinama/#comment-1380</link>
		<dc:creator>MY</dc:creator>
		<pubDate>Fri, 04 May 2007 23:42:27 +0000</pubDate>
		<guid isPermaLink="false">http://www.derindusunce.org/2007/04/28/kinama/#comment-1380</guid>
		<description>Sayin Balbazar,

önerilerinizin hemen hepsi gerekli ve tamamlayici. Hangisine katilmadigimi zaten biliyorsunuzdur :)

Bence sizin yaptiginiz en iyi seylerden biri bu siteye gelip bizimle tartismak. Yapilanlarin çok küçük çapta oldugunu düsünüp aldanmayin. Yorum yazanlardan çok daha fazla sessiz okuyucumuz var gibi geliyor bana, istatistikler de bunu gösteriyor.

Ne Atatürkçü ne de muhafazakar gruplar tek baslarina Türkiye'yi ilerletemezler kanimca. Gerçek siyaset farklara regmen insanlari bir arada baris içinde yasatabilmek degil mi?

Bizim DD gibi platformlar sayesinde kutuplasmalarin önüne geçilebilir. Meselâ Google'in BlogSearch motorundan "Atatürk laiklik" aradigim zaman 2000'den fazla cevap geliyor. Her birinde 10 yorumcu düzenli olarak bir araya gelse &#60;strong&#62;"20 bin tartisan insan"&#60;/strong&#62; yapar ki Türkiye'de petrol bulunsa bu kadar sevinmem :)

&#60;strong&#62;Düsmanlik konusu&#60;/strong&#62;
Sizi düsman olarak görmüyorum, biliyorsunuz. Bazi arkadaslarimiz artik yoruldular ve gerildiler bu laikçi-seriatçi çatismasindan. &#60;strong&#62;Ama kendini aydin kabul eden herkes klavyesinin son tusuna kadar sevgi ve muhabbeti elden birakmamali :) &#60;/strong&#62;"Ben onun yerinde olsaydim ne yapardim?" diyebilmeliyiz her kosulda.

1987'de Adapazari'nda bir arkadasim oruç tutmadigi için 5 otobüs söförü tarafindan hastahanelik edildi. Bu çocugun Islâm'a bakisi degismisse onu yargilamadan önce biraz düsünmek gerek. Belki de Keskin Bey de böyle bir sey yasadi. Amerikali bir düsünür söyle diyor : &#60;strong&#62;"Tanri bile bizi yargilamak için ölmemizi bekliyor. Biz kim oluyoruz da baska insanlari yargiliyoruz?"&#60;/strong&#62;

Tabi daha da kötüsü ÖNYARGI. Yargisiz infazin entellektüel sekli.

"Alimin mürekkebi sehidin kanindan yegdir" diye bir hadis var. Ama hepimiz insaniz, bazen sabirlar tasiyor. Gene de geri adim atmasini, özür dilemesini bilmek gerek.

&#60;strong&#62;"Nefsini bilen RABB'ini bilir"&#60;/strong&#62;(SAV)

Öfkesini kontrol etmeye çalisan bir insan aslinda gururuna karsi mücadele ediyor. Alttan alabilen, agirligini baristan yana koyabilen insan ister istemez nefsini de daha iyi tanima imkani buluyor ve kendinde olup da nefsinden gayri olan o cevherin, ruhun farkina variyor. O halde öfkemizi yenebildigimiz her gün Türkiye'ye hizmet etmekle kalmiyoruz, ALLAH'a da bir parça yaklasmis oluyoruz bence.

Basin, CHP ve TSK ülkeyi çok gerdi son zamanlarda. Kendi adima konusayim, TSK'nin açiklamasi gerçekten kalbimi kirdi. &#60;strong&#62;Insanlarin Kur'an okumasi veya ilahi söylemesi neden suç olsun? Hele hele darbe sebebi sayilsin? &#60;/strong&#62;Illahilerde Hz Muhammed'e duyulan sevgi ve O'nun güzel ahlaki anlatilir. Hz Muhammed'in dogumunu kutlamak neden yasak olsun ki?

Namaz kilarken kizlarim ya taklidimi yaparlar ya da secdeye kapandigim anda üstüme çikip yere atlarlar. Simdi kizlarima taklit yoluyla Islâm ögretiyorum diye hapse mi atilmam gerekiyor? Büyükanit kim oluyor da benim vatanim Türkiye'ye duydugum sevgiyi, milletime duydugum aski ölçmeye kalkiyor ?

Baharda açan çiçeklerle Paris'teki kiliseler çok güzellesir. Ne zaman bir kilisenin önünden geçsem ALLAH'i düsünürüm ve Hz Isa'nin ruhuna bir Fatiha okurum. Noel'de de Hz Isa ve Havariler için dua ederim.

&#60;strong&#62;Ben laik devletten yanayim. Ama laik bir birey degilim. Olmak da istemem.&#60;/strong&#62; Necdet Sezer de "LAIKLIK ADAM OLMAKTIR" diyerek Türk milletini "adam olanlar" ve ötekiler diye ikiye böldü, çok ayip etti.

Bu haftasonu yahudi arkadaslarimizla bir araya gelecegiz. Onlarin seriatina uygun biçimde et ve peyniri yanyana getirmeyecegim. Paris Haham'inca damgali kaser salam ve sucuk alip sofraya koyacagim.

Bir yilbasi gecesi bana kendi evinde "yaninda alkol içsek rahatsiz olur musun?" diyecek inceligi gösteren bir insana ben neden karsilik vermeyeyim?

Türkiye'de et ürünlerinin üzerine HELAL yazilmasi yasakti laiklik adina. Simdiki durumu bilmiyorum. Israil vatandasi 1 milyon müslüman filistinli var. Bunlarin içinde isteyenler üniversiteye basörtüsüyle gidebiliyor. Kur'an'in deyimiyle "akil sahipleri için
bunda çok isaret var".

Dostlukla</description>
		<content:encoded><![CDATA[<p>Sayin Balbazar,</p>
<p>önerilerinizin hemen hepsi gerekli ve tamamlayici. Hangisine katilmadigimi zaten biliyorsunuzdur :)</p>
<p>Bence sizin yaptiginiz en iyi seylerden biri bu siteye gelip bizimle tartismak. Yapilanlarin çok küçük çapta oldugunu düsünüp aldanmayin. Yorum yazanlardan çok daha fazla sessiz okuyucumuz var gibi geliyor bana, istatistikler de bunu gösteriyor.</p>
<p>Ne Atatürkçü ne de muhafazakar gruplar tek baslarina Türkiye&#8217;yi ilerletemezler kanimca. Gerçek siyaset farklara regmen insanlari bir arada baris içinde yasatabilmek degil mi?</p>
<p>Bizim DD gibi platformlar sayesinde kutuplasmalarin önüne geçilebilir. Meselâ Google&#8217;in BlogSearch motorundan &#8220;Atatürk laiklik&#8221; aradigim zaman 2000&#8242;den fazla cevap geliyor. Her birinde 10 yorumcu düzenli olarak bir araya gelse &lt;strong&gt;&#8221;20 bin tartisan insan&#8221;&lt;/strong&gt; yapar ki Türkiye&#8217;de petrol bulunsa bu kadar sevinmem :)</p>
<p>&lt;strong&gt;Düsmanlik konusu&lt;/strong&gt;<br />
Sizi düsman olarak görmüyorum, biliyorsunuz. Bazi arkadaslarimiz artik yoruldular ve gerildiler bu laikçi-seriatçi çatismasindan. &lt;strong&gt;Ama kendini aydin kabul eden herkes klavyesinin son tusuna kadar sevgi ve muhabbeti elden birakmamali :) &lt;/strong&gt;&#8221;Ben onun yerinde olsaydim ne yapardim?&#8221; diyebilmeliyiz her kosulda.</p>
<p>1987&#8242;de Adapazari&#8217;nda bir arkadasim oruç tutmadigi için 5 otobüs söförü tarafindan hastahanelik edildi. Bu çocugun Islâm&#8217;a bakisi degismisse onu yargilamadan önce biraz düsünmek gerek. Belki de Keskin Bey de böyle bir sey yasadi. Amerikali bir düsünür söyle diyor : &lt;strong&gt;&#8221;Tanri bile bizi yargilamak için ölmemizi bekliyor. Biz kim oluyoruz da baska insanlari yargiliyoruz?&#8221;&lt;/strong&gt;</p>
<p>Tabi daha da kötüsü ÖNYARGI. Yargisiz infazin entellektüel sekli.</p>
<p>&#8220;Alimin mürekkebi sehidin kanindan yegdir&#8221; diye bir hadis var. Ama hepimiz insaniz, bazen sabirlar tasiyor. Gene de geri adim atmasini, özür dilemesini bilmek gerek.</p>
<p>&lt;strong&gt;&#8221;Nefsini bilen RABB&#8217;ini bilir&#8221;&lt;/strong&gt;(SAV)</p>
<p>Öfkesini kontrol etmeye çalisan bir insan aslinda gururuna karsi mücadele ediyor. Alttan alabilen, agirligini baristan yana koyabilen insan ister istemez nefsini de daha iyi tanima imkani buluyor ve kendinde olup da nefsinden gayri olan o cevherin, ruhun farkina variyor. O halde öfkemizi yenebildigimiz her gün Türkiye&#8217;ye hizmet etmekle kalmiyoruz, ALLAH&#8217;a da bir parça yaklasmis oluyoruz bence.</p>
<p>Basin, CHP ve TSK ülkeyi çok gerdi son zamanlarda. Kendi adima konusayim, TSK&#8217;nin açiklamasi gerçekten kalbimi kirdi. &lt;strong&gt;Insanlarin Kur&#8217;an okumasi veya ilahi söylemesi neden suç olsun? Hele hele darbe sebebi sayilsin? &lt;/strong&gt;Illahilerde Hz Muhammed&#8217;e duyulan sevgi ve O&#8217;nun güzel ahlaki anlatilir. Hz Muhammed&#8217;in dogumunu kutlamak neden yasak olsun ki?</p>
<p>Namaz kilarken kizlarim ya taklidimi yaparlar ya da secdeye kapandigim anda üstüme çikip yere atlarlar. Simdi kizlarima taklit yoluyla Islâm ögretiyorum diye hapse mi atilmam gerekiyor? Büyükanit kim oluyor da benim vatanim Türkiye&#8217;ye duydugum sevgiyi, milletime duydugum aski ölçmeye kalkiyor ?</p>
<p>Baharda açan çiçeklerle Paris&#8217;teki kiliseler çok güzellesir. Ne zaman bir kilisenin önünden geçsem ALLAH&#8217;i düsünürüm ve Hz Isa&#8217;nin ruhuna bir Fatiha okurum. Noel&#8217;de de Hz Isa ve Havariler için dua ederim.</p>
<p>&lt;strong&gt;Ben laik devletten yanayim. Ama laik bir birey degilim. Olmak da istemem.&lt;/strong&gt; Necdet Sezer de &#8220;LAIKLIK ADAM OLMAKTIR&#8221; diyerek Türk milletini &#8220;adam olanlar&#8221; ve ötekiler diye ikiye böldü, çok ayip etti.</p>
<p>Bu haftasonu yahudi arkadaslarimizla bir araya gelecegiz. Onlarin seriatina uygun biçimde et ve peyniri yanyana getirmeyecegim. Paris Haham&#8217;inca damgali kaser salam ve sucuk alip sofraya koyacagim.</p>
<p>Bir yilbasi gecesi bana kendi evinde &#8220;yaninda alkol içsek rahatsiz olur musun?&#8221; diyecek inceligi gösteren bir insana ben neden karsilik vermeyeyim?</p>
<p>Türkiye&#8217;de et ürünlerinin üzerine HELAL yazilmasi yasakti laiklik adina. Simdiki durumu bilmiyorum. Israil vatandasi 1 milyon müslüman filistinli var. Bunlarin içinde isteyenler üniversiteye basörtüsüyle gidebiliyor. Kur&#8217;an&#8217;in deyimiyle &#8220;akil sahipleri için<br />
bunda çok isaret var&#8221;.</p>
<p>Dostlukla</p>
]]></content:encoded>
	</item>
	<item>
		<title>Özkan TÜMER tarafından</title>
		<link>http://www.derindusunce.org/2007/04/28/kinama/#comment-1378</link>
		<dc:creator>Özkan TÜMER</dc:creator>
		<pubDate>Fri, 04 May 2007 21:52:40 +0000</pubDate>
		<guid isPermaLink="false">http://www.derindusunce.org/2007/04/28/kinama/#comment-1378</guid>
		<description>Sn Mehmet ve Suat Öztürk, cevap verme nezaketinde bulunduğunuz için teşekkür ediyorum. Tabiki muhabbet, sohbet, tartışma ve dolayısıyla uzlaşma herkesin gönlünde yatan, üzerinde düşünmeye gerek bile olmayan, hepimizin istediği tutumdur.

Benim daha çok anlatmak istediğim "durum muhabbet ve tartışma ortamı dahi yapılamayacak kadar vahim olursa"ydı.

Sn. Mehmet'in verdiği cevap bu bağlamda bir nebze açıklayıcı oldu.

Saygılar.</description>
		<content:encoded><![CDATA[<p>Sn Mehmet ve Suat Öztürk, cevap verme nezaketinde bulunduğunuz için teşekkür ediyorum. Tabiki muhabbet, sohbet, tartışma ve dolayısıyla uzlaşma herkesin gönlünde yatan, üzerinde düşünmeye gerek bile olmayan, hepimizin istediği tutumdur.</p>
<p>Benim daha çok anlatmak istediğim &#8220;durum muhabbet ve tartışma ortamı dahi yapılamayacak kadar vahim olursa&#8221;ydı.</p>
<p>Sn. Mehmet&#8217;in verdiği cevap bu bağlamda bir nebze açıklayıcı oldu.</p>
<p>Saygılar.</p>
]]></content:encoded>
	</item>
	<item>
		<title>Suat Öztürk tarafından</title>
		<link>http://www.derindusunce.org/2007/04/28/kinama/#comment-1375</link>
		<dc:creator>Suat Öztürk</dc:creator>
		<pubDate>Fri, 04 May 2007 19:25:26 +0000</pubDate>
		<guid isPermaLink="false">http://www.derindusunce.org/2007/04/28/kinama/#comment-1375</guid>
		<description>Özkan Bey,

Ben de kendi düşüncelerimi belirteyim kısaca.

Öncelikle DD (Derin Düşünce) yazarları olarak çok değişik coğrafyalarda bulunuyoruz. Ben İstanbul'da yaşamıyorum aynı şekilde diğer editör Cengiz bey de öyle. Yazarlarımızın birisi de Anadolu'nun başka bir yerinde, birisi Avrupa'da bir diğeri ABD'den katılım sağlıyor. Yine iki yazarımız uzak doğuya gidiyor sık sık; iki ayda bir toplanmaya çalışıyoruz ama bunlarda bile biraraya gelmemiz çok zor oluyor.

Bu faaliyet istisnasız hepimiz için ek bir faaaliyet. Çünkü her birerimizin yoğun işleri var. Ve ayrı coğrafyalardayız. Bir arkadaşımız hariç hiçbirimiz öğrenci değiliz. Açıkçası ben İstanbul'da aynı arkadaşlarla sık sık biraraya gelebilmeyi ve çeşitli aktivitelerde bulunmayı isterdim ama dedim ya bunun için engeller var.

İkinci husus Mehmet Bey'in değindiği husus. Yani hangisi daha etkili, daha uzun vadeli olur? Aktivist eylemler mi yoksa bu tür fikir platformalarında düşünce üretmek mi?

Sanırım bize ikincisi daha köklü geliyor; hem kendimiz birşeyler öğreniyor hem de farklı fikirlerdeki insanları tanımaya çalışıyoruz. Belki zamanla her iki mücadele biçimini yapmak da mümkün olabilir; çünkü henüz çok yeniyiz, sayımız az ve çok seçici bir biçimde yavaş büyümek isteyen bir grubuz.

Ama bu arada bireysel olarak başka gruplarla ilişkisi olanlarımız var; mesela "Genç Siviller", "İstanbulentelektüel" vb gibi..

Zaman diyelim; bakalım zaman ne gösterecek..

Selamlar.</description>
		<content:encoded><![CDATA[<p>Özkan Bey,</p>
<p>Ben de kendi düşüncelerimi belirteyim kısaca.</p>
<p>Öncelikle DD (Derin Düşünce) yazarları olarak çok değişik coğrafyalarda bulunuyoruz. Ben İstanbul&#8217;da yaşamıyorum aynı şekilde diğer editör Cengiz bey de öyle. Yazarlarımızın birisi de Anadolu&#8217;nun başka bir yerinde, birisi Avrupa&#8217;da bir diğeri ABD&#8217;den katılım sağlıyor. Yine iki yazarımız uzak doğuya gidiyor sık sık; iki ayda bir toplanmaya çalışıyoruz ama bunlarda bile biraraya gelmemiz çok zor oluyor.</p>
<p>Bu faaliyet istisnasız hepimiz için ek bir faaaliyet. Çünkü her birerimizin yoğun işleri var. Ve ayrı coğrafyalardayız. Bir arkadaşımız hariç hiçbirimiz öğrenci değiliz. Açıkçası ben İstanbul&#8217;da aynı arkadaşlarla sık sık biraraya gelebilmeyi ve çeşitli aktivitelerde bulunmayı isterdim ama dedim ya bunun için engeller var.</p>
<p>İkinci husus Mehmet Bey&#8217;in değindiği husus. Yani hangisi daha etkili, daha uzun vadeli olur? Aktivist eylemler mi yoksa bu tür fikir platformalarında düşünce üretmek mi?</p>
<p>Sanırım bize ikincisi daha köklü geliyor; hem kendimiz birşeyler öğreniyor hem de farklı fikirlerdeki insanları tanımaya çalışıyoruz. Belki zamanla her iki mücadele biçimini yapmak da mümkün olabilir; çünkü henüz çok yeniyiz, sayımız az ve çok seçici bir biçimde yavaş büyümek isteyen bir grubuz.</p>
<p>Ama bu arada bireysel olarak başka gruplarla ilişkisi olanlarımız var; mesela &#8220;Genç Siviller&#8221;, &#8220;İstanbulentelektüel&#8221; vb gibi..</p>
<p>Zaman diyelim; bakalım zaman ne gösterecek..</p>
<p>Selamlar.</p>
]]></content:encoded>
	</item>
	<item>
		<title>MY tarafından</title>
		<link>http://www.derindusunce.org/2007/04/28/kinama/#comment-1374</link>
		<dc:creator>MY</dc:creator>
		<pubDate>Fri, 04 May 2007 19:04:09 +0000</pubDate>
		<guid isPermaLink="false">http://www.derindusunce.org/2007/04/28/kinama/#comment-1374</guid>
		<description>&lt;strong&gt;SADECE LAF DEGIL :)&lt;/strong&gt;

Özkan Bey,

Sitemize hosgeldiniz. Bütün yazi ve yorumlari henüz okumamis oldugunuzu tahmin ediyorum. Zira çok farkli konularda &#60;b&#62;zit sayilabilecek görüslerin ifad edilmesi pankart ve sloganlarla yapilacak yürüyüslerden daha önemli&#60;/b&#62; benim gözümde.

Degisik kesimlerden insanlarin "AA böyle düsünenler de varmis" diyebilmesi 1 milyon kisinin toplanip yürümesindan daha büyük katkilar yapacaktir ülkemize.

Bugün oldugu gibi yarin da her inançtan, siyasi görüsten milyonlarca insan beraber yasayacak bu ülkede. GENÇ SIVLLER'in eylemleri olsun, TANDOGAN olsun çarpici fakat kisa süreli etkisi olan eylemler. &#60;b&#62;"ÖTEKI" tarafa güç gösterisi gibi oluyor ister istemez.&#60;/b&#62; Oysa bu tür sitelerde ürettigimiz ve tartistigimiz fikirler "ÖTEKI" 'ni anlamaya, bölücü farklari azaltmaya katkida bulunabilir.

Özetle LAF (Sohbet, muhabbet) benim gözümde çok daha kiymetli.

Baska bir sayfada yaptigim yorumu asagiya aktariyorum.

Dostlukla

 
&lt;blockquote&gt;
&lt;em&gt;Medenice konusmayi bilmeyen bir insan ne yapabilir? Küfür edebilir. Tehdit edebilir. Medeni bir insan için küçük bir kizginlik ile cinayete giden büyük bir öfke arasinda yüzlerce basamak vardir. Oysa CAGLAYAN MITINGI çikisi yazarlarimizdan birine “keske darbe olsa da sizi kesseler!” diye haykirdi bir gösterici.&lt;/em&gt;

&lt;em&gt;Iste normal baris halinden öldürme istegine geçisin bu derecede kolay olmasi artik KONUSAMAYAN, kendini ifade edemeyen insanlarin hastaligi olmustur.&lt;/em&gt;

&lt;em&gt;Bir insanin elinden sohbeti, muhabbeti alirsaniz (ya da ona bunu hiç ögretmezseniz) geriye ne kalir? : Eylem! Düsünemeyen, ayrintilari kendi zihninde temsil edemeyen insan ancak kirip dökerek varligini yasar ve çevresiyle etkilesir.
&lt;/em&gt;&lt;/blockquote&gt;</description>
		<content:encoded><![CDATA[<p><strong>SADECE LAF DEGIL :)</strong></p>
<p>Özkan Bey,</p>
<p>Sitemize hosgeldiniz. Bütün yazi ve yorumlari henüz okumamis oldugunuzu tahmin ediyorum. Zira çok farkli konularda &lt;b&gt;zit sayilabilecek görüslerin ifad edilmesi pankart ve sloganlarla yapilacak yürüyüslerden daha önemli&lt;/b&gt; benim gözümde.</p>
<p>Degisik kesimlerden insanlarin &#8220;AA böyle düsünenler de varmis&#8221; diyebilmesi 1 milyon kisinin toplanip yürümesindan daha büyük katkilar yapacaktir ülkemize.</p>
<p>Bugün oldugu gibi yarin da her inançtan, siyasi görüsten milyonlarca insan beraber yasayacak bu ülkede. GENÇ SIVLLER&#8217;in eylemleri olsun, TANDOGAN olsun çarpici fakat kisa süreli etkisi olan eylemler. &lt;b&gt;&#8221;ÖTEKI&#8221; tarafa güç gösterisi gibi oluyor ister istemez.&lt;/b&gt; Oysa bu tür sitelerde ürettigimiz ve tartistigimiz fikirler &#8220;ÖTEKI&#8221; &#8216;ni anlamaya, bölücü farklari azaltmaya katkida bulunabilir.</p>
<p>Özetle LAF (Sohbet, muhabbet) benim gözümde çok daha kiymetli.</p>
<p>Baska bir sayfada yaptigim yorumu asagiya aktariyorum.</p>
<p>Dostlukla</p>
<p> </p>
<blockquote><p>
<em>Medenice konusmayi bilmeyen bir insan ne yapabilir? Küfür edebilir. Tehdit edebilir. Medeni bir insan için küçük bir kizginlik ile cinayete giden büyük bir öfke arasinda yüzlerce basamak vardir. Oysa CAGLAYAN MITINGI çikisi yazarlarimizdan birine “keske darbe olsa da sizi kesseler!” diye haykirdi bir gösterici.</em></p>
<p><em>Iste normal baris halinden öldürme istegine geçisin bu derecede kolay olmasi artik KONUSAMAYAN, kendini ifade edemeyen insanlarin hastaligi olmustur.</em></p>
<p><em>Bir insanin elinden sohbeti, muhabbeti alirsaniz (ya da ona bunu hiç ögretmezseniz) geriye ne kalir? : Eylem! Düsünemeyen, ayrintilari kendi zihninde temsil edemeyen insan ancak kirip dökerek varligini yasar ve çevresiyle etkilesir.<br />
</em></p></blockquote>
]]></content:encoded>
	</item>
	<item>
		<title>Özkan TÜMER tarafından</title>
		<link>http://www.derindusunce.org/2007/04/28/kinama/#comment-1371</link>
		<dc:creator>Özkan TÜMER</dc:creator>
		<pubDate>Fri, 04 May 2007 14:06:58 +0000</pubDate>
		<guid isPermaLink="false">http://www.derindusunce.org/2007/04/28/kinama/#comment-1371</guid>
		<description>SADECE LAFLA MI ?

Sn. Derindüşünce grubu yazarları, uzunca bir zamandır sitenizi elverdiği ölçülerde takip etmeye gayret gösteriyorum. Demokrasinin yoluna kurulan talihsiz "barikat" için tepkinizi ortaya koymuşsunuz. Tebrik ediyorum ve son derece destekliyorum ancak ;

Bu gibi durumlarda sesimizi internet sitelerinden ve diğer farklı medyalardan mı duyuracağız hep?

Size çok samimi bir soru sormak istiyorum ve samimi olarak cevaplayacağınızı umut ediyorum.

Bu gibi durumlar karşısında GERÇEKÇİ(reel) olarak her hangi bir eylem planı düşündünüz mü yada bir eylem planı yapılsa "vücut olarak tepkimizi göstereciz" denilse kayıtsız şartsız bu oluşumun içerisinde olur muydunuz?

Yoksa "biz tepkimizi bu alanlarda gösteririz bizim için bu yeterli" mi diyorsunuz. Samimi olarak düşüncelerinizi öğrenmek isterim.

Saygılar.</description>
		<content:encoded><![CDATA[<p>SADECE LAFLA MI ?</p>
<p>Sn. Derindüşünce grubu yazarları, uzunca bir zamandır sitenizi elverdiği ölçülerde takip etmeye gayret gösteriyorum. Demokrasinin yoluna kurulan talihsiz &#8220;barikat&#8221; için tepkinizi ortaya koymuşsunuz. Tebrik ediyorum ve son derece destekliyorum ancak ;</p>
<p>Bu gibi durumlarda sesimizi internet sitelerinden ve diğer farklı medyalardan mı duyuracağız hep?</p>
<p>Size çok samimi bir soru sormak istiyorum ve samimi olarak cevaplayacağınızı umut ediyorum.</p>
<p>Bu gibi durumlar karşısında GERÇEKÇİ(reel) olarak her hangi bir eylem planı düşündünüz mü yada bir eylem planı yapılsa &#8220;vücut olarak tepkimizi göstereciz&#8221; denilse kayıtsız şartsız bu oluşumun içerisinde olur muydunuz?</p>
<p>Yoksa &#8220;biz tepkimizi bu alanlarda gösteririz bizim için bu yeterli&#8221; mi diyorsunuz. Samimi olarak düşüncelerinizi öğrenmek isterim.</p>
<p>Saygılar.</p>
]]></content:encoded>
	</item>
	<item>
		<title>Suat Öztürk tarafından</title>
		<link>http://www.derindusunce.org/2007/04/28/kinama/#comment-1344</link>
		<dc:creator>Suat Öztürk</dc:creator>
		<pubDate>Thu, 03 May 2007 19:10:46 +0000</pubDate>
		<guid isPermaLink="false">http://www.derindusunce.org/2007/04/28/kinama/#comment-1344</guid>
		<description>Sayın Balbazar,

Sizi düşman gördüğümü de nerden çıkarttınız?

Ben bir savruluş görüyorum sadece ve muhtıra yiyen "özne"ye göre şerh düşülmez diyorum. Ekranlara bakın bakalım, demokrat geçinenlerin "ama ama ama" larından bol ne var? (Bir de C.Ülsever gibiler liberallerden "ama.."cılar..)

Saydıklarınızdan ilk 5'ine kayıtsız imzamı atıyorum; 6.cıya da felsefi düşüncemden dolayı değil; bu mücadelede taraf olduğu için atıyorum.

Ve her demokratın da Jazzeetta'dan Metin Abi'nin çok güzel açıkladığı gibi atması gerektiğine inanıyorum:

http://jazzetta.wordpress.com/2007/04/30/iki-nokta-ustuste/
http://jazzetta.wordpress.com/2007/05/02/vatandas-plajini-ahaliden-koru/

Çözüm? Elbette çözüm olmayabilir. Ama ya entelektüel namus? O ne olacak?

AKP'nin yığınla eleştirilecek şeyi var; hemen aklıma gelen ilkleri sayayım, Unakıtan'ı, İçişleri ve Adalet bakanını hala orada tutmak gibi.

Ama artık bu teferruat, bina yıkılıyor biz eşyaların yerini tartışmaya çalışıyoruz.

Gün demokrasiyi kurtarma günü diye süs olsun diye söylemiyorum.

Önümüzdeki seçimler bunun mücadelesi olacak.</description>
		<content:encoded><![CDATA[<p>Sayın Balbazar,</p>
<p>Sizi düşman gördüğümü de nerden çıkarttınız?</p>
<p>Ben bir savruluş görüyorum sadece ve muhtıra yiyen &#8220;özne&#8221;ye göre şerh düşülmez diyorum. Ekranlara bakın bakalım, demokrat geçinenlerin &#8220;ama ama ama&#8221; larından bol ne var? (Bir de C.Ülsever gibiler liberallerden &#8220;ama..&#8221;cılar..)</p>
<p>Saydıklarınızdan ilk 5&#8242;ine kayıtsız imzamı atıyorum; 6.cıya da felsefi düşüncemden dolayı değil; bu mücadelede taraf olduğu için atıyorum.</p>
<p>Ve her demokratın da Jazzeetta&#8217;dan Metin Abi&#8217;nin çok güzel açıkladığı gibi atması gerektiğine inanıyorum:</p>
<p><a href="http://jazzetta.wordpress.com/2007/04/30/iki-nokta-ustuste/" rel="nofollow">http://jazzetta.wordpress.com/2007/04/30/iki-nokta-ustuste/</a><br />
<a href="http://jazzetta.wordpress.com/2007/05/02/vatandas-plajini-ahaliden-koru/" rel="nofollow">http://jazzetta.wordpress.com/2007/05/02/vatandas-plajini-ahaliden-koru/</a></p>
<p>Çözüm? Elbette çözüm olmayabilir. Ama ya entelektüel namus? O ne olacak?</p>
<p>AKP&#8217;nin yığınla eleştirilecek şeyi var; hemen aklıma gelen ilkleri sayayım, Unakıtan&#8217;ı, İçişleri ve Adalet bakanını hala orada tutmak gibi.</p>
<p>Ama artık bu teferruat, bina yıkılıyor biz eşyaların yerini tartışmaya çalışıyoruz.</p>
<p>Gün demokrasiyi kurtarma günü diye süs olsun diye söylemiyorum.</p>
<p>Önümüzdeki seçimler bunun mücadelesi olacak.</p>
]]></content:encoded>
	</item>
	<item>
		<title>Balbazar tarafından</title>
		<link>http://www.derindusunce.org/2007/04/28/kinama/#comment-1342</link>
		<dc:creator>Balbazar</dc:creator>
		<pubDate>Thu, 03 May 2007 18:54:28 +0000</pubDate>
		<guid isPermaLink="false">http://www.derindusunce.org/2007/04/28/kinama/#comment-1342</guid>
		<description>Karşınızdakinin ne düşündüğünü varsaymaya gerek yok. Ben ciddi bir soru soruyorum, siz slogan atıyorsunuz. Muhtıraya nasıl direnilir? 

Muhtıraya kayıtsız koşulsuz karşıyım, askerin olası müdahelesine karşı oluşturulan yönetime itaat etmeyeceğim diye açıklama yaparak mı?

Ortak platform oluşturup kitlesel gösteriler düzenleyerek mi? 

Aydınlar dilekçesi girişiminde olduğu gibi imzalar koyup asker elini çeksin diyerek mi?

Komutanlara dava açarak mı? Örgütlü bir şekilde hukuki hesap sormak için çaba göstererek mi?

Seçimde AKP'ye oy vererek mi?

Yoksa bir takım kişileri hedef alıp din düşmanı olduklarını iddia ederek darbeye bahane olabilecek şiddete davetiye çıkararak mı?

Çuvalladığını iddia ettiğiniz insanların çoğunun yukarıdaki ilk beş edime de çekincesiz, şerhsiz katılacaklarına eminim. 

Altıncısı da "demokratik" bir tepki gösterme şekli, sandığınızın aksine birçok "solcu" arkadaşımın yapmaya kararlı olduğu şey, ama kendi başına hiçbir şekilde yararı olacağını düşünmüyorum.

Sonuncusuna gelince, ne yazık ki benim görebildiğim egemen tavır bu.

Kopyaladığınız bildiride ise  "Oh be şu solculara da çifte standartlılığımızdan dolayı hesap vermek zorunda kalıp duruyorduk, zaten üç beş kişiler, kitlesel destekleri de yok, onlara mı minnet edeceğiz, nasılsa şimdi bahanemiz de var, hazır fırsatını bulmuşken giydirelim" motivasyonu kendini çok açık ediyor.

Darbeler, baskılar provokasyonlarla güçlenir, insanları militanlaştırarak kendine zemin bulur. Düşünmeyi bırakıp tamamen öfkenizle hareket etmeniz ancak kendinizi iyi hissetmenize yardımcı olur. "Koşulsuz benden yana olmayan düşmanımdır" tavrı yeri, zamanı ve gerekçesi ne olursa olsun çirkin bir tavır. 20. yüzyıldaki sosyal mücadelelerin tarihi bunu gösterdi bize, toplum tarafından kazanılan bütün sosyal mücadeleler toplum tarafından kaybedildi. Demokrasi futbol maçı değil.

Neyse, ok yaydan çıktı nasılsa. Siz beni düşman görmeye devam edin.

Keskin'e not: Tamam, hepimiz bulunduğumuz çevrelerde o ya da bu önyargılarla dolduruluyoruz. Ama aylardır şu platformda yazıyorsunuz, karşınızdaki insanların tavrı, biraz olsun, "ulan bu adamlar benim zannettiğim kadar canavar mı?" diye sormaya teşvik etti mi sizi? Yaptığınız şey için ayıp'ın çok yetersiz bir kelime olduğunu düşünüyorum. Allah hepimize akıl fikir versin.</description>
		<content:encoded><![CDATA[<p>Karşınızdakinin ne düşündüğünü varsaymaya gerek yok. Ben ciddi bir soru soruyorum, siz slogan atıyorsunuz. Muhtıraya nasıl direnilir? </p>
<p>Muhtıraya kayıtsız koşulsuz karşıyım, askerin olası müdahelesine karşı oluşturulan yönetime itaat etmeyeceğim diye açıklama yaparak mı?</p>
<p>Ortak platform oluşturup kitlesel gösteriler düzenleyerek mi? </p>
<p>Aydınlar dilekçesi girişiminde olduğu gibi imzalar koyup asker elini çeksin diyerek mi?</p>
<p>Komutanlara dava açarak mı? Örgütlü bir şekilde hukuki hesap sormak için çaba göstererek mi?</p>
<p>Seçimde AKP&#8217;ye oy vererek mi?</p>
<p>Yoksa bir takım kişileri hedef alıp din düşmanı olduklarını iddia ederek darbeye bahane olabilecek şiddete davetiye çıkararak mı?</p>
<p>Çuvalladığını iddia ettiğiniz insanların çoğunun yukarıdaki ilk beş edime de çekincesiz, şerhsiz katılacaklarına eminim. </p>
<p>Altıncısı da &#8220;demokratik&#8221; bir tepki gösterme şekli, sandığınızın aksine birçok &#8220;solcu&#8221; arkadaşımın yapmaya kararlı olduğu şey, ama kendi başına hiçbir şekilde yararı olacağını düşünmüyorum.</p>
<p>Sonuncusuna gelince, ne yazık ki benim görebildiğim egemen tavır bu.</p>
<p>Kopyaladığınız bildiride ise  &#8220;Oh be şu solculara da çifte standartlılığımızdan dolayı hesap vermek zorunda kalıp duruyorduk, zaten üç beş kişiler, kitlesel destekleri de yok, onlara mı minnet edeceğiz, nasılsa şimdi bahanemiz de var, hazır fırsatını bulmuşken giydirelim&#8221; motivasyonu kendini çok açık ediyor.</p>
<p>Darbeler, baskılar provokasyonlarla güçlenir, insanları militanlaştırarak kendine zemin bulur. Düşünmeyi bırakıp tamamen öfkenizle hareket etmeniz ancak kendinizi iyi hissetmenize yardımcı olur. &#8220;Koşulsuz benden yana olmayan düşmanımdır&#8221; tavrı yeri, zamanı ve gerekçesi ne olursa olsun çirkin bir tavır. 20. yüzyıldaki sosyal mücadelelerin tarihi bunu gösterdi bize, toplum tarafından kazanılan bütün sosyal mücadeleler toplum tarafından kaybedildi. Demokrasi futbol maçı değil.</p>
<p>Neyse, ok yaydan çıktı nasılsa. Siz beni düşman görmeye devam edin.</p>
<p>Keskin&#8217;e not: Tamam, hepimiz bulunduğumuz çevrelerde o ya da bu önyargılarla dolduruluyoruz. Ama aylardır şu platformda yazıyorsunuz, karşınızdaki insanların tavrı, biraz olsun, &#8220;ulan bu adamlar benim zannettiğim kadar canavar mı?&#8221; diye sormaya teşvik etti mi sizi? Yaptığınız şey için ayıp&#8217;ın çok yetersiz bir kelime olduğunu düşünüyorum. Allah hepimize akıl fikir versin.</p>
]]></content:encoded>
	</item>
	<item>
		<title>MY tarafından</title>
		<link>http://www.derindusunce.org/2007/04/28/kinama/#comment-1340</link>
		<dc:creator>MY</dc:creator>
		<pubDate>Thu, 03 May 2007 18:43:36 +0000</pubDate>
		<guid isPermaLink="false">http://www.derindusunce.org/2007/04/28/kinama/#comment-1340</guid>
		<description>&#60;b&#62;Hangi Darbe iyidir?&#60;/b&#62;

Geçen aksam Can Dündar'in "Neden?" adli programinda iki büyük mitingi organize eden bir federasyonun baskani sarisin toplu bir hanim vardi. &#60;b&#62;27 mayis devrimdi, iyiysi, gerekliydi&#60;/b&#62; gibi konustu. Adnan Menderes kendisine gereken cevabi verdi. "BAZI DARBELER iYiYDi" diyen birisi nasil demokrasiden bahsedebilir?

Bu oligarsinin "ben kazanacaksam demokrasi olssun kaybedeceksem darbe olsun" seklindeki tavri bize ne çok zarar verdi. Bütün vatanseverlerin görmesi gerek bunu artik. Lütfen.

Dostlukla</description>
		<content:encoded><![CDATA[<p>&lt;b&gt;Hangi Darbe iyidir?&lt;/b&gt;</p>
<p>Geçen aksam Can Dündar&#8217;in &#8220;Neden?&#8221; adli programinda iki büyük mitingi organize eden bir federasyonun baskani sarisin toplu bir hanim vardi. &lt;b&gt;27 mayis devrimdi, iyiysi, gerekliydi&lt;/b&gt; gibi konustu. Adnan Menderes kendisine gereken cevabi verdi. &#8220;BAZI DARBELER iYiYDi&#8221; diyen birisi nasil demokrasiden bahsedebilir?</p>
<p>Bu oligarsinin &#8220;ben kazanacaksam demokrasi olssun kaybedeceksem darbe olsun&#8221; seklindeki tavri bize ne çok zarar verdi. Bütün vatanseverlerin görmesi gerek bunu artik. Lütfen.</p>
<p>Dostlukla</p>
]]></content:encoded>
	</item>
	<item>
		<title>Suat Öztürk tarafından</title>
		<link>http://www.derindusunce.org/2007/04/28/kinama/#comment-1339</link>
		<dc:creator>Suat Öztürk</dc:creator>
		<pubDate>Thu, 03 May 2007 17:50:34 +0000</pubDate>
		<guid isPermaLink="false">http://www.derindusunce.org/2007/04/28/kinama/#comment-1339</guid>
		<description>Sayın Balbazar,

Bu basit cevabını hala bilmiyor ve "27 Mayıs iyidir", "12 Eylül kötür", "28 Şubat iyidir" vs. diyorsanız bu saatten sonra öğrenmeye çalışmayın derim..

Muhtıraya direnmeye düşülecek her şerh "tecavüzcü suçlu ama o kız da mini etek giymeseydi canım" demekle eşdeğerdir.</description>
		<content:encoded><![CDATA[<p>Sayın Balbazar,</p>
<p>Bu basit cevabını hala bilmiyor ve &#8220;27 Mayıs iyidir&#8221;, &#8220;12 Eylül kötür&#8221;, &#8220;28 Şubat iyidir&#8221; vs. diyorsanız bu saatten sonra öğrenmeye çalışmayın derim..</p>
<p>Muhtıraya direnmeye düşülecek her şerh &#8220;tecavüzcü suçlu ama o kız da mini etek giymeseydi canım&#8221; demekle eşdeğerdir.</p>
]]></content:encoded>
	</item>
	<item>
		<title>Balbazar tarafından</title>
		<link>http://www.derindusunce.org/2007/04/28/kinama/#comment-1338</link>
		<dc:creator>Balbazar</dc:creator>
		<pubDate>Thu, 03 May 2007 17:45:01 +0000</pubDate>
		<guid isPermaLink="false">http://www.derindusunce.org/2007/04/28/kinama/#comment-1338</guid>
		<description>Suat Bey, çok basit bir soru: "muhtıraya karşı demokratik süreç" nedir, desteklemek için ne yapmak gerekir?</description>
		<content:encoded><![CDATA[<p>Suat Bey, çok basit bir soru: &#8220;muhtıraya karşı demokratik süreç&#8221; nedir, desteklemek için ne yapmak gerekir?</p>
]]></content:encoded>
	</item>
	<item>
		<title>Doğu tarafından</title>
		<link>http://www.derindusunce.org/2007/04/28/kinama/#comment-1332</link>
		<dc:creator>Doğu</dc:creator>
		<pubDate>Thu, 03 May 2007 14:56:06 +0000</pubDate>
		<guid isPermaLink="false">http://www.derindusunce.org/2007/04/28/kinama/#comment-1332</guid>
		<description>Durum budur hem de yıllardır budur:

Bizim toplumumuzda aydınlar, orada burada Avrupalı aydınların dine karşı oldukları duyuldu mu, hemen kendileride hiç düşünmeden, şu din bu din demeden dine karşı oluverirler. Böyle olmakla Avrupalı aydınların düzeyine ulaştıklarını sanırlar. ALİ ŞERİATİ – BİZ VE İKBAL Sayfa 56</description>
		<content:encoded><![CDATA[<p>Durum budur hem de yıllardır budur:</p>
<p>Bizim toplumumuzda aydınlar, orada burada Avrupalı aydınların dine karşı oldukları duyuldu mu, hemen kendileride hiç düşünmeden, şu din bu din demeden dine karşı oluverirler. Böyle olmakla Avrupalı aydınların düzeyine ulaştıklarını sanırlar. ALİ ŞERİATİ – BİZ VE İKBAL Sayfa 56</p>
]]></content:encoded>
	</item>
	<item>
		<title>Derin Düşünce &#187; Bir zihniyetin ifşaası. tarafından</title>
		<link>http://www.derindusunce.org/2007/04/28/kinama/#comment-1321</link>
		<dc:creator>Derin Düşünce &#187; Bir zihniyetin ifşaası.</dc:creator>
		<pubDate>Thu, 03 May 2007 10:36:22 +0000</pubDate>
		<guid isPermaLink="false">http://www.derindusunce.org/2007/04/28/kinama/#comment-1321</guid>
		<description>[...] Sitemizin daimi yorumcularından Sayın Keskin&#8217;in &#8220;Kınama&#8221; başlıklı yazıya eklediği yorum bana çok ilginç geldi. &#8220;Bir zihniyetin ifşaası&#8221; başlığı ile bu yorumu &#8220;yorumsuz&#8221; olarak buraya almayı uygun gördüm. [...]</description>
		<content:encoded><![CDATA[<p>[...] Sitemizin daimi yorumcularından Sayın Keskin&#8217;in &#8220;Kınama&#8221; başlıklı yazıya eklediği yorum bana çok ilginç geldi. &#8220;Bir zihniyetin ifşaası&#8221; başlığı ile bu yorumu &#8220;yorumsuz&#8221; olarak buraya almayı uygun gördüm. [...]</p>
]]></content:encoded>
	</item>
	<item>
		<title>Suat Öztürk tarafından</title>
		<link>http://www.derindusunce.org/2007/04/28/kinama/#comment-1320</link>
		<dc:creator>Suat Öztürk</dc:creator>
		<pubDate>Thu, 03 May 2007 10:30:44 +0000</pubDate>
		<guid isPermaLink="false">http://www.derindusunce.org/2007/04/28/kinama/#comment-1320</guid>
		<description>Sayın Balbazar,

Sabah okudum o yazıyı. Mert tam anlamıyla saçmalamış. Tıpkı ekonomi hakkında yazdığı yazılar gibi. Kafası o kadar karışık ki yazının sonuna dip not eklemek zorunda kalmış. Çelişkilerle dolu bir yazı. Bu  yazıya karşılık bir yazı yazmak istiyorum müsait olunca.

Aynı gazetede Perihan Mağden Siyasal Ufuk Hareketi'nin (Genç Siviller) bir metnini yayınlamış. BU metni biliyorum ve bunu bir turnusol olarak görüyorum. Kusura bakmayın; hepiniz çuvallamış durumundasınız.

&lt;strong&gt;İşte o metin:&lt;/strong&gt;
&lt;blockquote&gt;Bizler Türkiye Cumhuriyeti'nin amatör vatandaşları, gençler olarak bugüne kadar herhangi bir askeri darbeye, muhtıraya gün be gün şahitlik etmemiştik.

27 Nisan'da biz de milli olduk.

Ve en kötüsü de bu ülkede darbeler nasıl meşruiyet kazanır, darbelere karşı neden direnilmez sorularına net cevaplar almış durumdayız.

Hayal kırıklığı ve utanç içindeyiz.

Bugün Türkiye'de cumhurbaşkanlığı seçimi sürecinde muhtıra ve 367 oy saçmalığıyla hukuk ve demokrasi ayaklar altına alınıyor.

'Ama AKP'ye destek veriyor durumuna düşmeyeyim' sendromu yüzünden aralarında demokrat bilinenlerin de olduğu pek çok kişi, kurum, çevre şimdiden çuvallamış durumda.

AKP'ye kim hangi gerekçeyle karşı olursa olsun, bir muhtıra varsa siyasi tartışma yapılamaz.

Abdullah Gül'ün cumhurbaşkanı olmasına karşı çıkanlar olabilir ama meşruiyetinden kuşku duyulamayacak bu seçimi engellemek için uydurulan hukuki yorumlara, yayımlanan muhtıralara tepkisiz kalmak, net duruşlar ortaya koyamamak kabul edilemez.

'Muhtıra oldu, halk da muhtıracıları destekledi, çekilsin, seçime gidilsin' demek ise muhtıracıların taleplerini dillendirmektir.

Bunun 1961'de aday olmaması için açıkça dönemin paşaları tarafından ölümle tehdit edilen 'Ali Fuat Başgil zaten sağcı, ordu da istemiyor, uzlaşma olsun Cemal Gürsel seçilsin' demekten, 1973'te 'askerler Meclis'i bastı, Ecevit'i tehdit etti, istikrar için Faruk Gürler cumhurbaşkanı seçilsin' demekten, hiçbir farkı yoktur.
Tarih bunu böyle yazacak.

Bu kadar darbe geçirmiş 'demokrat büyüklerimizin' bu çıplak gerçeği görecek bir deneyimi ve entelektüel özgüveni biriktirememiş olmaları ümit kırıcıdır.

Demokrasi bu kadar pragmatizmi kaldırmaz. Bir muhtıranın yarattığı kaostan siyasi medet umanlardan biz hiçbir medet ummuyoruz.

Her darbenin kendince haklı gerekçeleri olabilir. Olayları darbeye, muhtıraya götüren süreçte elbette hükümetlerin de hataları vardır. 27 Mayıs'ta da, 12 Mart'ta da, 12 Eylül'de de, 28 Şubat'ta da.

Ama hiçbir gerekçe bir darbeyi haklı çıkarmaz.

Bir ülkede askerler muhtıra verdiğinde, kanaat önderleri, siyasetçiler, akademisyenler, gazeteciler hükümetin muhtıraya gelen süreçteki hatalarından dem vuramazlar.

Siyasi analistçilik oynamazlar.

Muhtıraya karşı çıkarlar.

Çünkü bir muhtıra varsa, siyaset bitmiştir.

Önce yapılması gereken, muhtıraya karşı çıkmaktır.
Bugün siyasi tarih yazmak değil, yapmak günü.

Bugün bu muhtıraya karşı çıkmayanlar, bundan 20 yıl sonra bu muhtıranın tarihi yazılırken muhtıraya göz yuman erken analistler olarak darbe tarihimizdeki şanlı yerlerini alacaklardır.

Muhtıraya destek vermesi beklenenler bizleri yanıltmadı. Onlara omuzlarına taktıkları yeni rütbeleriyle başarılar.

Ama ya demokrat bildiklerimiz!

Demokratlık zor zamanlarda belli oluyor.

Türkiye'de demokratlığın sadece kendine demokratlık olduğunu, 27 Nisan'dan bugüne geçen birkaç gün içinde içimiz acıyarak yeniden görmüş olduk.

Ve Türkiye'de bu otoriter sistemin nasıl bir dengeler mekanizması kurduğunu, zencileri zencilere kırdırarak ayakta kaldığını çıplak biçimde anlamış olduk.

Ortada açık bir askeri müdahale varken ve bir gazetenin reklam kampanyalarıyla şişirilmiş taktiksel bir 'irtica geliyor' söyleminden başka ciddi açık bir tehlike görünmezken, 'ne darbe ne şeriattan' başka bir şey söylemeye dilleri varmayanları, bir denklem kurmadan, tepkisini hükümsüzleştirmeden muhtıraya karşı çıkamayanları, bugüne kadar çok eleştirdikleri 12 Eylül'ü destekleyen muhafazakârlarla aynı demokrasi cehennemine gönderiyoruz.

Artık ne 12 Mart'ta, ne 12 Eylül'de gördüğünüz işkenceler, yaşadığınız mağduriyetlerle ilgili hikâyelerinizi dinleyeceğiz, ne de 12 Eylül'e destek veren ya da ses çıkarmayanlar hakkında okuduğunuz lanetleri.

Bundan sonra ötekini anlamak, farklılık, demokrasi, AB kriterleri, hukuk devleti üzerine yazdıklarınızı okumayacağız, yaptıklarınızı takip etmeyeceğiz.

Demokrasi sınavı devam ediyor, hâlâ bu ders geçilebilir. Tüm sivil demokratik güçleri siyasi çekincelerini bir tarafa bırakarak muhtıraya karşı demokratik süreci desteklemeye davet ediyoruz.

Demokrasi tarihimizin kabarık sınıfta kalanlar listesine girmemek için!

SİYASAL UFUK HAREKETİ
www.suhareketi.org&lt;/blockquote&gt;</description>
		<content:encoded><![CDATA[<p>Sayın Balbazar,</p>
<p>Sabah okudum o yazıyı. Mert tam anlamıyla saçmalamış. Tıpkı ekonomi hakkında yazdığı yazılar gibi. Kafası o kadar karışık ki yazının sonuna dip not eklemek zorunda kalmış. Çelişkilerle dolu bir yazı. Bu  yazıya karşılık bir yazı yazmak istiyorum müsait olunca.</p>
<p>Aynı gazetede Perihan Mağden Siyasal Ufuk Hareketi&#8217;nin (Genç Siviller) bir metnini yayınlamış. BU metni biliyorum ve bunu bir turnusol olarak görüyorum. Kusura bakmayın; hepiniz çuvallamış durumundasınız.</p>
<p><strong>İşte o metin:</strong></p>
<blockquote><p>Bizler Türkiye Cumhuriyeti&#8217;nin amatör vatandaşları, gençler olarak bugüne kadar herhangi bir askeri darbeye, muhtıraya gün be gün şahitlik etmemiştik.</p>
<p>27 Nisan&#8217;da biz de milli olduk.</p>
<p>Ve en kötüsü de bu ülkede darbeler nasıl meşruiyet kazanır, darbelere karşı neden direnilmez sorularına net cevaplar almış durumdayız.</p>
<p>Hayal kırıklığı ve utanç içindeyiz.</p>
<p>Bugün Türkiye&#8217;de cumhurbaşkanlığı seçimi sürecinde muhtıra ve 367 oy saçmalığıyla hukuk ve demokrasi ayaklar altına alınıyor.</p>
<p>&#8216;Ama AKP&#8217;ye destek veriyor durumuna düşmeyeyim&#8217; sendromu yüzünden aralarında demokrat bilinenlerin de olduğu pek çok kişi, kurum, çevre şimdiden çuvallamış durumda.</p>
<p>AKP&#8217;ye kim hangi gerekçeyle karşı olursa olsun, bir muhtıra varsa siyasi tartışma yapılamaz.</p>
<p>Abdullah Gül&#8217;ün cumhurbaşkanı olmasına karşı çıkanlar olabilir ama meşruiyetinden kuşku duyulamayacak bu seçimi engellemek için uydurulan hukuki yorumlara, yayımlanan muhtıralara tepkisiz kalmak, net duruşlar ortaya koyamamak kabul edilemez.</p>
<p>&#8216;Muhtıra oldu, halk da muhtıracıları destekledi, çekilsin, seçime gidilsin&#8217; demek ise muhtıracıların taleplerini dillendirmektir.</p>
<p>Bunun 1961&#8242;de aday olmaması için açıkça dönemin paşaları tarafından ölümle tehdit edilen &#8216;Ali Fuat Başgil zaten sağcı, ordu da istemiyor, uzlaşma olsun Cemal Gürsel seçilsin&#8217; demekten, 1973&#8242;te &#8216;askerler Meclis&#8217;i bastı, Ecevit&#8217;i tehdit etti, istikrar için Faruk Gürler cumhurbaşkanı seçilsin&#8217; demekten, hiçbir farkı yoktur.<br />
Tarih bunu böyle yazacak.</p>
<p>Bu kadar darbe geçirmiş &#8216;demokrat büyüklerimizin&#8217; bu çıplak gerçeği görecek bir deneyimi ve entelektüel özgüveni biriktirememiş olmaları ümit kırıcıdır.</p>
<p>Demokrasi bu kadar pragmatizmi kaldırmaz. Bir muhtıranın yarattığı kaostan siyasi medet umanlardan biz hiçbir medet ummuyoruz.</p>
<p>Her darbenin kendince haklı gerekçeleri olabilir. Olayları darbeye, muhtıraya götüren süreçte elbette hükümetlerin de hataları vardır. 27 Mayıs&#8217;ta da, 12 Mart&#8217;ta da, 12 Eylül&#8217;de de, 28 Şubat&#8217;ta da.</p>
<p>Ama hiçbir gerekçe bir darbeyi haklı çıkarmaz.</p>
<p>Bir ülkede askerler muhtıra verdiğinde, kanaat önderleri, siyasetçiler, akademisyenler, gazeteciler hükümetin muhtıraya gelen süreçteki hatalarından dem vuramazlar.</p>
<p>Siyasi analistçilik oynamazlar.</p>
<p>Muhtıraya karşı çıkarlar.</p>
<p>Çünkü bir muhtıra varsa, siyaset bitmiştir.</p>
<p>Önce yapılması gereken, muhtıraya karşı çıkmaktır.<br />
Bugün siyasi tarih yazmak değil, yapmak günü.</p>
<p>Bugün bu muhtıraya karşı çıkmayanlar, bundan 20 yıl sonra bu muhtıranın tarihi yazılırken muhtıraya göz yuman erken analistler olarak darbe tarihimizdeki şanlı yerlerini alacaklardır.</p>
<p>Muhtıraya destek vermesi beklenenler bizleri yanıltmadı. Onlara omuzlarına taktıkları yeni rütbeleriyle başarılar.</p>
<p>Ama ya demokrat bildiklerimiz!</p>
<p>Demokratlık zor zamanlarda belli oluyor.</p>
<p>Türkiye&#8217;de demokratlığın sadece kendine demokratlık olduğunu, 27 Nisan&#8217;dan bugüne geçen birkaç gün içinde içimiz acıyarak yeniden görmüş olduk.</p>
<p>Ve Türkiye&#8217;de bu otoriter sistemin nasıl bir dengeler mekanizması kurduğunu, zencileri zencilere kırdırarak ayakta kaldığını çıplak biçimde anlamış olduk.</p>
<p>Ortada açık bir askeri müdahale varken ve bir gazetenin reklam kampanyalarıyla şişirilmiş taktiksel bir &#8216;irtica geliyor&#8217; söyleminden başka ciddi açık bir tehlike görünmezken, &#8216;ne darbe ne şeriattan&#8217; başka bir şey söylemeye dilleri varmayanları, bir denklem kurmadan, tepkisini hükümsüzleştirmeden muhtıraya karşı çıkamayanları, bugüne kadar çok eleştirdikleri 12 Eylül&#8217;ü destekleyen muhafazakârlarla aynı demokrasi cehennemine gönderiyoruz.</p>
<p>Artık ne 12 Mart&#8217;ta, ne 12 Eylül&#8217;de gördüğünüz işkenceler, yaşadığınız mağduriyetlerle ilgili hikâyelerinizi dinleyeceğiz, ne de 12 Eylül&#8217;e destek veren ya da ses çıkarmayanlar hakkında okuduğunuz lanetleri.</p>
<p>Bundan sonra ötekini anlamak, farklılık, demokrasi, AB kriterleri, hukuk devleti üzerine yazdıklarınızı okumayacağız, yaptıklarınızı takip etmeyeceğiz.</p>
<p>Demokrasi sınavı devam ediyor, hâlâ bu ders geçilebilir. Tüm sivil demokratik güçleri siyasi çekincelerini bir tarafa bırakarak muhtıraya karşı demokratik süreci desteklemeye davet ediyoruz.</p>
<p>Demokrasi tarihimizin kabarık sınıfta kalanlar listesine girmemek için!</p>
<p>SİYASAL UFUK HAREKETİ<br />
<a href="http://www.suhareketi.org" rel="nofollow">http://www.suhareketi.org</a></p></blockquote>
]]></content:encoded>
	</item>
	<item>
		<title>Keskin tarafından</title>
		<link>http://www.derindusunce.org/2007/04/28/kinama/#comment-1318</link>
		<dc:creator>Keskin</dc:creator>
		<pubDate>Thu, 03 May 2007 08:52:36 +0000</pubDate>
		<guid isPermaLink="false">http://www.derindusunce.org/2007/04/28/kinama/#comment-1318</guid>
		<description>Suat Bey,

Düzgün bir dile anlatmaya çalışıyorum. Ama siz bu kafayla giderseniz, biz daha çok darbe görürüz! Ve şunu bilin ki bu kafa her zaman ezilecektir. Nush İle Uslanmayanı Etmeli Tekdir, Tekdir İle Uslanmayanın Hakkı Kötektir... Hiç boşuna "demokrat" triplerine de girmeyin. Neyin ne olduğunu herkes biliyor. Çoçuk mu kandırıyorsunuz? Demokrasinin ardına saklanmayın, çıkın adam gibi "biz şeriat istiyoruz" deyin. Ben kendimi bildim bileli, bu ülke sizin laf oyunlarınızla vakit kaybedip duruyor. Düşün artık yakamızdan! S... (*) olup gidin nerde türban takacaksanız takın! Rahat bırakın ülkeyi, yeter.

&lt;strong&gt;EDİTÖRÜN NOTU: &lt;/strong&gt;

&lt;strong&gt;(*) İŞARETLİ İFADE SANSÜRLENMİŞTİR.&lt;/strong&gt;</description>
		<content:encoded><![CDATA[<p>Suat Bey,</p>
<p>Düzgün bir dile anlatmaya çalışıyorum. Ama siz bu kafayla giderseniz, biz daha çok darbe görürüz! Ve şunu bilin ki bu kafa her zaman ezilecektir. Nush İle Uslanmayanı Etmeli Tekdir, Tekdir İle Uslanmayanın Hakkı Kötektir&#8230; Hiç boşuna &#8220;demokrat&#8221; triplerine de girmeyin. Neyin ne olduğunu herkes biliyor. Çoçuk mu kandırıyorsunuz? Demokrasinin ardına saklanmayın, çıkın adam gibi &#8220;biz şeriat istiyoruz&#8221; deyin. Ben kendimi bildim bileli, bu ülke sizin laf oyunlarınızla vakit kaybedip duruyor. Düşün artık yakamızdan! S&#8230; (*) olup gidin nerde türban takacaksanız takın! Rahat bırakın ülkeyi, yeter.</p>
<p><strong>EDİTÖRÜN NOTU: </strong></p>
<p><strong>(*) İŞARETLİ İFADE SANSÜRLENMİŞTİR.</strong></p>
]]></content:encoded>
	</item>
	<item>
		<title>Balbazar tarafından</title>
		<link>http://www.derindusunce.org/2007/04/28/kinama/#comment-1316</link>
		<dc:creator>Balbazar</dc:creator>
		<pubDate>Thu, 03 May 2007 05:01:52 +0000</pubDate>
		<guid isPermaLink="false">http://www.derindusunce.org/2007/04/28/kinama/#comment-1316</guid>
		<description>Suat Bey, size cevap vermeyi düşünmüyordum ama Nuray Mert hissettiklerimi söyleyivermiş:

Gün, 'Darbeye karşıyım' deyip ruhunu kurtarma günü değil.

12 Eylül rejimi' krizde, bir türlü değiştirilemeyen 12 Eylül Anayasası, seçim ve siyasi partiler kanunları ciddi bir tartışmaya ve değişime uğramadığı için bu darboğazı yaşıyoruz. Yüzde 10 barajının doğurduğu temsil krizinin sonuçları ile yüz yüze geldiğimiz için kriz yaşıyoruz.

Fakat dahası var, Türkiye'de siyasi kültürün iki ana damarını oluşturan 'cumhuriyetçi' merkez sol ve 'demokrat' merkez sağ söylem ve anlayışların temel sorunları dolayısı ile iflas noktasına gelmesi nedeniyle kriz yaşıyoruz. Birincisi, 'Toplumun şu veya bu kesimi, şu veya bu kadarı ne derse, ne talep ederse etsin fark etmez, Cumhuriyet'i, laikliği, demokrasiyi biz nasıl tarif edersek odur, aksi takdirde maraza çıkarırız' diyen bir anlayış. Bundan medet uman, sırası geldiğinde sırtını askere dayamaktan çekinmeyen bir siyasi gelenek. Diğeri, 'Milletin, milli iradenin asıl temsilcisi biziz, demokrasi sandıktır, başka da bir şey değildir, yetti azınlığın çoğunluk üzerinde tahakkümü' diyen ve çoğunluğun tahakkümünü demokrasi zanneden anlayış. 

Türkiye'nin, toplumla iletişim kurmaktan ısrarla kaçınıp ikide bir asker gölgesine sığınanlarla, onlara karşı çareyi 'Hodri meydan'da gören çoğunluk tahakkümcülerinin sıkıştırdığı çıkmaz sokaktan kurtaracak acil demokrasiye ihtiyacı olduğunu görmek zorundayız.</description>
		<content:encoded><![CDATA[<p>Suat Bey, size cevap vermeyi düşünmüyordum ama Nuray Mert hissettiklerimi söyleyivermiş:</p>
<p>Gün, &#8216;Darbeye karşıyım&#8217; deyip ruhunu kurtarma günü değil.</p>
<p>12 Eylül rejimi&#8217; krizde, bir türlü değiştirilemeyen 12 Eylül Anayasası, seçim ve siyasi partiler kanunları ciddi bir tartışmaya ve değişime uğramadığı için bu darboğazı yaşıyoruz. Yüzde 10 barajının doğurduğu temsil krizinin sonuçları ile yüz yüze geldiğimiz için kriz yaşıyoruz.</p>
<p>Fakat dahası var, Türkiye&#8217;de siyasi kültürün iki ana damarını oluşturan &#8216;cumhuriyetçi&#8217; merkez sol ve &#8216;demokrat&#8217; merkez sağ söylem ve anlayışların temel sorunları dolayısı ile iflas noktasına gelmesi nedeniyle kriz yaşıyoruz. Birincisi, &#8216;Toplumun şu veya bu kesimi, şu veya bu kadarı ne derse, ne talep ederse etsin fark etmez, Cumhuriyet&#8217;i, laikliği, demokrasiyi biz nasıl tarif edersek odur, aksi takdirde maraza çıkarırız&#8217; diyen bir anlayış. Bundan medet uman, sırası geldiğinde sırtını askere dayamaktan çekinmeyen bir siyasi gelenek. Diğeri, &#8216;Milletin, milli iradenin asıl temsilcisi biziz, demokrasi sandıktır, başka da bir şey değildir, yetti azınlığın çoğunluk üzerinde tahakkümü&#8217; diyen ve çoğunluğun tahakkümünü demokrasi zanneden anlayış. </p>
<p>Türkiye&#8217;nin, toplumla iletişim kurmaktan ısrarla kaçınıp ikide bir asker gölgesine sığınanlarla, onlara karşı çareyi &#8216;Hodri meydan&#8217;da gören çoğunluk tahakkümcülerinin sıkıştırdığı çıkmaz sokaktan kurtaracak acil demokrasiye ihtiyacı olduğunu görmek zorundayız.</p>
]]></content:encoded>
	</item>
	<item>
		<title>Doğu tarafından</title>
		<link>http://www.derindusunce.org/2007/04/28/kinama/#comment-1307</link>
		<dc:creator>Doğu</dc:creator>
		<pubDate>Wed, 02 May 2007 21:05:17 +0000</pubDate>
		<guid isPermaLink="false">http://www.derindusunce.org/2007/04/28/kinama/#comment-1307</guid>
		<description>http://fc01.deviantart.com/fs13/f/2007/070/5/c/Tayyip__in_icine_X_ray__le_bak_by_B4Ds3ct0R.swf


Yorum yapmama gerek yok demi.</description>
		<content:encoded><![CDATA[<p><a href="http://fc01.deviantart.com/fs13/f/2007/070/5/c/Tayyip__in_icine_X_ray__le_bak_by_B4Ds3ct0R.swf" rel="nofollow">http://fc01.deviantart.com/fs13/f/2007/070/5/c/Tayyip__in_icine_X_ray__le_bak_by_B4Ds3ct0R.swf</a></p>
<p>Yorum yapmama gerek yok demi.</p>
]]></content:encoded>
	</item>
	<item>
		<title>MY tarafından</title>
		<link>http://www.derindusunce.org/2007/04/28/kinama/#comment-1304</link>
		<dc:creator>MY</dc:creator>
		<pubDate>Wed, 02 May 2007 20:04:39 +0000</pubDate>
		<guid isPermaLink="false">http://www.derindusunce.org/2007/04/28/kinama/#comment-1304</guid>
		<description>BASÖRTÜSÜ KORKUSU NEYi SAKLIYOR ?

Asagidaki alintiyi Sayin Sawyer'a armagan ediyorum :)

"Çocukluğumdan beri okuldaki bütün hademeler, devlet dairelerindeki müstahdemler, devlet hastanelerindeki hastabakıcılar hem devlet memuru hem de başörtülüdür ama bunun mesele yapıldığını hiç hatırlamıyorum. Peki şimdi neden mesele oluyor? Çünkü devletimiz onların okullarda hademe olmakla yetinmeyip bir de öğretmen olmaya kalkmalarını hazmedemiyor bir türlü. Hastabakıcı oldukları sürece sorun yok. Ama karşısında doktor olarak görmeye dayanamıyor. Mahkeme kapısında mübaşir olabilirler. Yeter ki, cübbe giyip yargıç olarak karşımıza dikilmesinler! Köşedeki bakkal, pazarda köy yumurtası satan amca, kapımızdan geçen seyyar satıcı olmakla yetinmeyip holdingler, bankalar kurmalarını, gazete-dergi-TV patronu olmalarını kabullenemiyor. Başörtülü ya da çember sakallının, devlet kapısındaki boynu bükük vatandaş olmaktan çıkıp devlete sızmaya (!) kalkışmasını hafsalası almıyor. Büyüyen-gelişen Türkiye'nin yeni resmidir bu ürkülen resim.

Türkiye büyür ve zenginleşirken, köydeki uzak akrabalarımız, köşedeki bakkalımız, kasabadaki manifaturacı Hacı Amca da çalıştı, sermaye biriktirdi, çocuğunu üniversiteye gönderdi. Toplumsal konumunu alt katmanlardan üst katmanlara doğru yükseltti. Ekonomik hayatta, kamu hayatında "görünür" hale geldi.

İşte "irtica geliyor" diye feryat edilen şey, bu görünürlüktür, toplumsal konumlanıştaki bu yükseliştir." Gördüğünüz gibi, 1998'den bu yana pek bir şey değişmemiş. Üstelik, dindar kesimlerin toplumsal konumlanışındaki bu yükselişi hazmedemeyen sadece devlet değil; toplumun bir kesimi de aynen devlet gibi hissediyor bu konuda. Hele hele söz konusu yükseliş Çankaya'ya kadar varınca, "artık çizmeyi aştılar" diye isyan edip meydanlara koşuyor.

Bugün Gazetesi'nden güzel bir yorum :

http://www.bugun.com.tr/haberler/020507/p47720y138.html</description>
		<content:encoded><![CDATA[<p>BASÖRTÜSÜ KORKUSU NEYi SAKLIYOR ?</p>
<p>Asagidaki alintiyi Sayin Sawyer&#8217;a armagan ediyorum :)</p>
<p>&#8220;Çocukluğumdan beri okuldaki bütün hademeler, devlet dairelerindeki müstahdemler, devlet hastanelerindeki hastabakıcılar hem devlet memuru hem de başörtülüdür ama bunun mesele yapıldığını hiç hatırlamıyorum. Peki şimdi neden mesele oluyor? Çünkü devletimiz onların okullarda hademe olmakla yetinmeyip bir de öğretmen olmaya kalkmalarını hazmedemiyor bir türlü. Hastabakıcı oldukları sürece sorun yok. Ama karşısında doktor olarak görmeye dayanamıyor. Mahkeme kapısında mübaşir olabilirler. Yeter ki, cübbe giyip yargıç olarak karşımıza dikilmesinler! Köşedeki bakkal, pazarda köy yumurtası satan amca, kapımızdan geçen seyyar satıcı olmakla yetinmeyip holdingler, bankalar kurmalarını, gazete-dergi-TV patronu olmalarını kabullenemiyor. Başörtülü ya da çember sakallının, devlet kapısındaki boynu bükük vatandaş olmaktan çıkıp devlete sızmaya (!) kalkışmasını hafsalası almıyor. Büyüyen-gelişen Türkiye&#8217;nin yeni resmidir bu ürkülen resim.</p>
<p>Türkiye büyür ve zenginleşirken, köydeki uzak akrabalarımız, köşedeki bakkalımız, kasabadaki manifaturacı Hacı Amca da çalıştı, sermaye biriktirdi, çocuğunu üniversiteye gönderdi. Toplumsal konumunu alt katmanlardan üst katmanlara doğru yükseltti. Ekonomik hayatta, kamu hayatında &#8220;görünür&#8221; hale geldi.</p>
<p>İşte &#8220;irtica geliyor&#8221; diye feryat edilen şey, bu görünürlüktür, toplumsal konumlanıştaki bu yükseliştir.&#8221; Gördüğünüz gibi, 1998&#8242;den bu yana pek bir şey değişmemiş. Üstelik, dindar kesimlerin toplumsal konumlanışındaki bu yükselişi hazmedemeyen sadece devlet değil; toplumun bir kesimi de aynen devlet gibi hissediyor bu konuda. Hele hele söz konusu yükseliş Çankaya&#8217;ya kadar varınca, &#8220;artık çizmeyi aştılar&#8221; diye isyan edip meydanlara koşuyor.</p>
<p>Bugün Gazetesi&#8217;nden güzel bir yorum :</p>
<p><a href="http://www.bugun.com.tr/haberler/020507/p47720y138.html" rel="nofollow">http://www.bugun.com.tr/haberler/020507/p47720y138.html</a></p>
]]></content:encoded>
	</item>
	<item>
		<title>Suat Öztürk tarafından</title>
		<link>http://www.derindusunce.org/2007/04/28/kinama/#comment-1303</link>
		<dc:creator>Suat Öztürk</dc:creator>
		<pubDate>Wed, 02 May 2007 19:27:44 +0000</pubDate>
		<guid isPermaLink="false">http://www.derindusunce.org/2007/04/28/kinama/#comment-1303</guid>
		<description>&lt;b&gt;Sayın Keskin,&lt;/b&gt;

Kusura bakmayın da maalesef  sizi ciddiye al(a)mıyorum. Ciddiye aldığım benzer düşüncede olduklarınıza da "Sahte Demokrat" diyorum. Bakın burada yazdım; okuyabilirsiniz:

http://www.dusunceler.org/2007/04/30/sahte-demokratlar/


&lt;b&gt;Sayın Balbazar&lt;/b&gt;

Gücün dağılımındaki adaletsizlik tüm demokratik sistemlerin daha doğrusu bizatihi demokrasinin kusuru. Daha önce de söyledim; demokrasi mükemmel bir sistem değildir, ama alternatifleri içinde en iyisisiri. Ehven-i şer denmesinin sebebi de budur. Bu yüzden bundan başka çaremiz yok.

Türküye'de "Birikim" çevresi hariç "sol"olduğunu düşünmüyorum pek. Hele hele CHP gibi partiye sol demek herhalde sola hakarettir.

Bu arada farkettiyseniz oligarşi boş durmuyor. 367 mucidi Kanadaoğlu bu saatten sonra TBMM  Anayasa değişikliği yapamaz diyormuş. CHP Cumhurbaşkanını halk seçsin teklifine karşı çıkıyoruş. Oligarşinin temsilcileri kanal kanal gezip C.Başkanını halkın seçmesinin mahzurlarına değinip duruyor.. 

Takke düştü kel göründü. Seçim de geliyor. Akşam Birikim'den laçimner "AKP oy patlaması yapacak" dedi TV'de. Yani Erdoğan istese bu kadar ayarlayamazdı herşeyi..

Anadolu'da "Allah'ın sopası yok" diuye bir deyim vardır; olan aynen o. 

Öyle bir sürece girdik ki ya bir sabah tank sesi ile uyanacağız ya da halkın iradesine karşı kurulan hokkobaz setler yıkılacak. Memleketim için hayırlısının olması için dua ediyorum..

Bu konuda iki taraf var Sayın Balbazar; başka taraf yok. Tarafınızı demokrasiden yana seçin; önce demokrasiyi kurtaralım sonra AKP'ye ya da kğim gelecekse işte o siyasi iradeye sistemi düzeltmesi için çullanırırz.</description>
		<content:encoded><![CDATA[<p><b>Sayın Keskin,</b></p>
<p>Kusura bakmayın da maalesef  sizi ciddiye al(a)mıyorum. Ciddiye aldığım benzer düşüncede olduklarınıza da &#8220;Sahte Demokrat&#8221; diyorum. Bakın burada yazdım; okuyabilirsiniz:</p>
<p><a href="http://www.dusunceler.org/2007/04/30/sahte-demokratlar/" rel="nofollow">http://www.dusunceler.org/2007/04/30/sahte-demokratlar/</a></p>
<p><b>Sayın Balbazar</b></p>
<p>Gücün dağılımındaki adaletsizlik tüm demokratik sistemlerin daha doğrusu bizatihi demokrasinin kusuru. Daha önce de söyledim; demokrasi mükemmel bir sistem değildir, ama alternatifleri içinde en iyisisiri. Ehven-i şer denmesinin sebebi de budur. Bu yüzden bundan başka çaremiz yok.</p>
<p>Türküye&#8217;de &#8220;Birikim&#8221; çevresi hariç &#8220;sol&#8221;olduğunu düşünmüyorum pek. Hele hele CHP gibi partiye sol demek herhalde sola hakarettir.</p>
<p>Bu arada farkettiyseniz oligarşi boş durmuyor. 367 mucidi Kanadaoğlu bu saatten sonra TBMM  Anayasa değişikliği yapamaz diyormuş. CHP Cumhurbaşkanını halk seçsin teklifine karşı çıkıyoruş. Oligarşinin temsilcileri kanal kanal gezip C.Başkanını halkın seçmesinin mahzurlarına değinip duruyor.. </p>
<p>Takke düştü kel göründü. Seçim de geliyor. Akşam Birikim&#8217;den laçimner &#8220;AKP oy patlaması yapacak&#8221; dedi TV&#8217;de. Yani Erdoğan istese bu kadar ayarlayamazdı herşeyi..</p>
<p>Anadolu&#8217;da &#8220;Allah&#8217;ın sopası yok&#8221; diuye bir deyim vardır; olan aynen o. </p>
<p>Öyle bir sürece girdik ki ya bir sabah tank sesi ile uyanacağız ya da halkın iradesine karşı kurulan hokkobaz setler yıkılacak. Memleketim için hayırlısının olması için dua ediyorum..</p>
<p>Bu konuda iki taraf var Sayın Balbazar; başka taraf yok. Tarafınızı demokrasiden yana seçin; önce demokrasiyi kurtaralım sonra AKP&#8217;ye ya da kğim gelecekse işte o siyasi iradeye sistemi düzeltmesi için çullanırırz.</p>
]]></content:encoded>
	</item>
	<item>
		<title>Balbazar tarafından</title>
		<link>http://www.derindusunce.org/2007/04/28/kinama/#comment-1299</link>
		<dc:creator>Balbazar</dc:creator>
		<pubDate>Wed, 02 May 2007 15:03:33 +0000</pubDate>
		<guid isPermaLink="false">http://www.derindusunce.org/2007/04/28/kinama/#comment-1299</guid>
		<description>Suat Bey, konu ben degildim, ama degerlendirmeleriniz icin tesekkurler, elbette benim icin yararli oldu. 

Bugun Kursat Bumin de sirasi mi degil mi diye bakmadan Zaman'in haberciliginden hakli haksiz sikayet etmis, sanirim solaklik bizleri cig kiliyor ister istemez.

Size iyi demokrasi savunuculuklari. Umarim gercekten inaniyorsunuzdur, guc tamamen bir tarafin eline gectiginde daha demokratik bir ulke olacagimiza.</description>
		<content:encoded><![CDATA[<p>Suat Bey, konu ben degildim, ama degerlendirmeleriniz icin tesekkurler, elbette benim icin yararli oldu. </p>
<p>Bugun Kursat Bumin de sirasi mi degil mi diye bakmadan Zaman&#8217;in haberciliginden hakli haksiz sikayet etmis, sanirim solaklik bizleri cig kiliyor ister istemez.</p>
<p>Size iyi demokrasi savunuculuklari. Umarim gercekten inaniyorsunuzdur, guc tamamen bir tarafin eline gectiginde daha demokratik bir ulke olacagimiza.</p>
]]></content:encoded>
	</item>
</channel>
</rss>
