<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	>
<channel>
	<title>Kurumsal Dayanışmadan Sosyal Çatışmaya (Vesayetçiliğin Doğuşu) yazısına yapılan yorumlar</title>
	<atom:link href="http://www.derindusunce.org/2007/04/12/kurumsal-dayanismadan-sosyal-catismaya-vesayetciligin-dogusu/feed" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://www.derindusunce.org/2007/04/12/kurumsal-dayanismadan-sosyal-catismaya-vesayetciligin-dogusu/</link>
	<description>Grup platformu</description>
	<pubDate>Fri, 21 Nov 2008 14:11:27 +0000</pubDate>
	<generator>http://wordpress.org/?v=2.6.2</generator>
		<item>
		<title>Haydar tarafından</title>
		<link>http://www.derindusunce.org/2007/04/12/kurumsal-dayanismadan-sosyal-catismaya-vesayetciligin-dogusu/#comment-2260</link>
		<dc:creator>Haydar</dc:creator>
		<pubDate>Tue, 10 Jul 2007 04:58:51 +0000</pubDate>
		<guid isPermaLink="false">http://www.derindusunce.org/2007/04/12/kurumsal-dayanismadan-sosyal-catismaya-vesayetciligin-dogusu/#comment-2260</guid>
		<description>Esasta Lojman ihtiyacinin sebebi mahrumiyet bolgelere gonderilen memurlarin bu durumunu azaltmak amacidir.
Ornegin; eskiden, 1960 oncesi, Karayollari Gnl Md. personeli aylarca Tokat yada Kutahyanin daglarinda calisirlardi aksam oldugunda 1 saatlik mesafedeki Bolge Md. lojmanlarina vs donerlerdi. Bu asker, yargi, koy ogretmeni, vs gibi "sezonluk" yada "sureli donem" gorevde olan kimseler icin gecerliydi. Yoksa bu saydigim memurlarin yerli halk ile bir alip veremediginden degildi. 
***
Fakat bugun mesele bambaska hale donusmus, o memurlar ile yerli halk arasinda guvensizlik sorunu olabildigi gibi, sembolik kira vermenin hesabida var.

Sayin Tuna gayet guzel meselenin psikolojik analizini yapmis. Isin birde ekonomik fayda ve ayricalikli olmanin faydalari var. Iste bakilmasi gereken noktalardan bazilarida bunlar. 


Ekonomik fayda saglama
Ayricalikligin avantajlari
Psikolojik egitim ve izolasyon
Yore halkina guven kaygisi
ve diger nedenler.

Bu konu basliklarin analizi yakinda yapmak uzere... simdilik hoscakalin.</description>
		<content:encoded><![CDATA[<p>Esasta Lojman ihtiyacinin sebebi mahrumiyet bolgelere gonderilen memurlarin bu durumunu azaltmak amacidir.<br />
Ornegin; eskiden, 1960 oncesi, Karayollari Gnl Md. personeli aylarca Tokat yada Kutahyanin daglarinda calisirlardi aksam oldugunda 1 saatlik mesafedeki Bolge Md. lojmanlarina vs donerlerdi. Bu asker, yargi, koy ogretmeni, vs gibi &#8220;sezonluk&#8221; yada &#8220;sureli donem&#8221; gorevde olan kimseler icin gecerliydi. Yoksa bu saydigim memurlarin yerli halk ile bir alip veremediginden degildi.<br />
***<br />
Fakat bugun mesele bambaska hale donusmus, o memurlar ile yerli halk arasinda guvensizlik sorunu olabildigi gibi, sembolik kira vermenin hesabida var.</p>
<p>Sayin Tuna gayet guzel meselenin psikolojik analizini yapmis. Isin birde ekonomik fayda ve ayricalikli olmanin faydalari var. Iste bakilmasi gereken noktalardan bazilarida bunlar. </p>
<p>Ekonomik fayda saglama<br />
Ayricalikligin avantajlari<br />
Psikolojik egitim ve izolasyon<br />
Yore halkina guven kaygisi<br />
ve diger nedenler.</p>
<p>Bu konu basliklarin analizi yakinda yapmak uzere&#8230; simdilik hoscakalin.</p>
]]></content:encoded>
	</item>
	<item>
		<title>Kıvanç Tarhan tarafından</title>
		<link>http://www.derindusunce.org/2007/04/12/kurumsal-dayanismadan-sosyal-catismaya-vesayetciligin-dogusu/#comment-1541</link>
		<dc:creator>Kıvanç Tarhan</dc:creator>
		<pubDate>Sat, 12 May 2007 16:59:41 +0000</pubDate>
		<guid isPermaLink="false">http://www.derindusunce.org/2007/04/12/kurumsal-dayanismadan-sosyal-catismaya-vesayetciligin-dogusu/#comment-1541</guid>
		<description>Ben de askeri okullarla ilgili dışarıdan da olsa edindiğim izlenimimi paylaşmak istiyorum. Çocuk yaştakilerin beyinlerinin yıkanması pek çok zaman pek çok ortamda tartışılagelmiştir. Bu konuda en çok suçlanan da dindar kesim olmuştur. Gerek imam hatip liseleri gerek Fethullah Hoca cemaatine başlı okul ve dershaneler bu konuda hep bence haklı olarak eleştirilmiştir. Diğer devlet okulları da endoktrinasyonda bu iki guruba yaklaşır. Ancak bu konuda askeri okullar birinciliği kimseye kaptırmaz. Ortaokulu beraber okuyup da askeri liseye devam eden arkadaşlarımda gördüğüm değişim inanılmazdı. Bu şekilde yetiştirilmiş nesillerin ne demokrasiyi ne de cumhuriyeti koruyabileceklerine ihtimal vermiyorum.</description>
		<content:encoded><![CDATA[<p>Ben de askeri okullarla ilgili dışarıdan da olsa edindiğim izlenimimi paylaşmak istiyorum. Çocuk yaştakilerin beyinlerinin yıkanması pek çok zaman pek çok ortamda tartışılagelmiştir. Bu konuda en çok suçlanan da dindar kesim olmuştur. Gerek imam hatip liseleri gerek Fethullah Hoca cemaatine başlı okul ve dershaneler bu konuda hep bence haklı olarak eleştirilmiştir. Diğer devlet okulları da endoktrinasyonda bu iki guruba yaklaşır. Ancak bu konuda askeri okullar birinciliği kimseye kaptırmaz. Ortaokulu beraber okuyup da askeri liseye devam eden arkadaşlarımda gördüğüm değişim inanılmazdı. Bu şekilde yetiştirilmiş nesillerin ne demokrasiyi ne de cumhuriyeti koruyabileceklerine ihtimal vermiyorum.</p>
]]></content:encoded>
	</item>
	<item>
		<title>mutlu tarafından</title>
		<link>http://www.derindusunce.org/2007/04/12/kurumsal-dayanismadan-sosyal-catismaya-vesayetciligin-dogusu/#comment-1238</link>
		<dc:creator>mutlu</dc:creator>
		<pubDate>Mon, 30 Apr 2007 10:50:04 +0000</pubDate>
		<guid isPermaLink="false">http://www.derindusunce.org/2007/04/12/kurumsal-dayanismadan-sosyal-catismaya-vesayetciligin-dogusu/#comment-1238</guid>
		<description>ikbal bey
yazılarınızı beğenerek ve ilgiyle okuyorum.sosyalleşme konusunda ilçe ve illerdeki kaymakam ,vali,hakim,savcı ve bazı bürokratlarda devlet millet kaynaşmassı i    tenilen standartlarda değil.gönül isterki bu bürokratlarımız halkın içinde olsunlar.sinemaya,lokantaya,alışverişe,yürüyerek gitsinler.işlerine yaya , uzaksa dolmuşa binerek gitsinler.hatta arasıra bisiklete binsinler. vatandaşın içine girip halini hatırını sorsunlar.amirlik elbisesini halkın içinde çıkarsınlar.bu ve buna benzer uygulamaları  çoğaltabiliriz.bunun en ücra yerden en gelişmiş yerlerde uygulanması gerekir.toprak fethetmekten ziyade gönül fethetmek gerekir.selamlar.</description>
		<content:encoded><![CDATA[<p>ikbal bey<br />
yazılarınızı beğenerek ve ilgiyle okuyorum.sosyalleşme konusunda ilçe ve illerdeki kaymakam ,vali,hakim,savcı ve bazı bürokratlarda devlet millet kaynaşmassı i    tenilen standartlarda değil.gönül isterki bu bürokratlarımız halkın içinde olsunlar.sinemaya,lokantaya,alışverişe,yürüyerek gitsinler.işlerine yaya , uzaksa dolmuşa binerek gitsinler.hatta arasıra bisiklete binsinler. vatandaşın içine girip halini hatırını sorsunlar.amirlik elbisesini halkın içinde çıkarsınlar.bu ve buna benzer uygulamaları  çoğaltabiliriz.bunun en ücra yerden en gelişmiş yerlerde uygulanması gerekir.toprak fethetmekten ziyade gönül fethetmek gerekir.selamlar.</p>
]]></content:encoded>
	</item>
	<item>
		<title>M. İkbal TUNA tarafından</title>
		<link>http://www.derindusunce.org/2007/04/12/kurumsal-dayanismadan-sosyal-catismaya-vesayetciligin-dogusu/#comment-1138</link>
		<dc:creator>M. İkbal TUNA</dc:creator>
		<pubDate>Tue, 24 Apr 2007 09:28:22 +0000</pubDate>
		<guid isPermaLink="false">http://www.derindusunce.org/2007/04/12/kurumsal-dayanismadan-sosyal-catismaya-vesayetciligin-dogusu/#comment-1138</guid>
		<description>İyi günler Can Bey,
Yorumunuz için teşekkürler.
Özellikle Lojman konusundaki hassas tespitleriniz çok güzel. Makam aracı konusunda da eğer araç sayısı ciddi derecede azaltılırsa ekonomik açıdan da iyi olacağını düşünüyorum.</description>
		<content:encoded><![CDATA[<p>İyi günler Can Bey,<br />
Yorumunuz için teşekkürler.<br />
Özellikle Lojman konusundaki hassas tespitleriniz çok güzel. Makam aracı konusunda da eğer araç sayısı ciddi derecede azaltılırsa ekonomik açıdan da iyi olacağını düşünüyorum.</p>
]]></content:encoded>
	</item>
	<item>
		<title>Cân Araf tarafından</title>
		<link>http://www.derindusunce.org/2007/04/12/kurumsal-dayanismadan-sosyal-catismaya-vesayetciligin-dogusu/#comment-1041</link>
		<dc:creator>Cân Araf</dc:creator>
		<pubDate>Sat, 21 Apr 2007 22:07:39 +0000</pubDate>
		<guid isPermaLink="false">http://www.derindusunce.org/2007/04/12/kurumsal-dayanismadan-sosyal-catismaya-vesayetciligin-dogusu/#comment-1041</guid>
		<description>İkbal Bey,

Lojman konusuna çözüm biraz sıkıntılı.Sonuçta bilindiği üzere Doğuda güvenlik sorunu var.Batıda bu sorun yok ama oradada geçim sıkıntısı var.Bu konudaki sıkıntı ciddi boyutta.Bunun için yarısı sivil yarısı kolluk kuvveti olan binalar yapılmalı diye düşünüyorum.

Makam aracına gelince,bu durumun sadece ülkemiz için geçerli olduğunu görüyoruz.Avrupa'da böyle bir lüks yok.Sadece çok üst düzey yöneticilere(vali,belediye başkanı vb.) araç tahsis ediliyor ancak ülkemizde bu durum böyle değil.Emrinde 3-5 kişi olan herkes hemen makam aracına biniyor.Üstelik sayı bazen birle kalmıyor 2-3 oluyor.

Dediğiniz gibi güvenlik hizmetlerini yürüten kamu personeline büro işlerini yaptırtmak tamamen mali külfet.Trafik polisi saatlerce egzos gazına maruz kalıp sağlını tehlikeye atıyor ve büroda yazı yazan polisle aynı parayı alıyor.Bu örnekleri çoğaltmak malesef mümkün.Bunu engellemek ve aynılaşmanın önüne geçmek için kesinlikle sivil memur alınmalı ve bunların yarısı bayan olmalı diye düşünüyorum.

Ellerinize sağlık çok güzel bir çalışma olmuş.

Muhabbetle ...</description>
		<content:encoded><![CDATA[<p>İkbal Bey,</p>
<p>Lojman konusuna çözüm biraz sıkıntılı.Sonuçta bilindiği üzere Doğuda güvenlik sorunu var.Batıda bu sorun yok ama oradada geçim sıkıntısı var.Bu konudaki sıkıntı ciddi boyutta.Bunun için yarısı sivil yarısı kolluk kuvveti olan binalar yapılmalı diye düşünüyorum.</p>
<p>Makam aracına gelince,bu durumun sadece ülkemiz için geçerli olduğunu görüyoruz.Avrupa&#8217;da böyle bir lüks yok.Sadece çok üst düzey yöneticilere(vali,belediye başkanı vb.) araç tahsis ediliyor ancak ülkemizde bu durum böyle değil.Emrinde 3-5 kişi olan herkes hemen makam aracına biniyor.Üstelik sayı bazen birle kalmıyor 2-3 oluyor.</p>
<p>Dediğiniz gibi güvenlik hizmetlerini yürüten kamu personeline büro işlerini yaptırtmak tamamen mali külfet.Trafik polisi saatlerce egzos gazına maruz kalıp sağlını tehlikeye atıyor ve büroda yazı yazan polisle aynı parayı alıyor.Bu örnekleri çoğaltmak malesef mümkün.Bunu engellemek ve aynılaşmanın önüne geçmek için kesinlikle sivil memur alınmalı ve bunların yarısı bayan olmalı diye düşünüyorum.</p>
<p>Ellerinize sağlık çok güzel bir çalışma olmuş.</p>
<p>Muhabbetle &#8230;</p>
]]></content:encoded>
	</item>
	<item>
		<title>Talha CAN tarafından</title>
		<link>http://www.derindusunce.org/2007/04/12/kurumsal-dayanismadan-sosyal-catismaya-vesayetciligin-dogusu/#comment-1038</link>
		<dc:creator>Talha CAN</dc:creator>
		<pubDate>Sat, 21 Apr 2007 19:12:09 +0000</pubDate>
		<guid isPermaLink="false">http://www.derindusunce.org/2007/04/12/kurumsal-dayanismadan-sosyal-catismaya-vesayetciligin-dogusu/#comment-1038</guid>
		<description>İkbal Bey,
gerçekten çok önemli birkonuya değindiniz. Kamu personeli hakkındaki ilk görüşüm bu yükümlülüğe giren insanların halıkın vergisiyle sosyal hayatlarını idame ettirdiklerini unutmamaları ve hizmetini kesinlikle esirgememeli. Yurdun hertarafı onlar için aynı olmalı. http://www.pakvizyon.com/?p=135
Dediğiniz gibi profesyonelleşme de çok önemli, hala memleketimizde yıllar öncesinin polisliğini, asırlar öncesinin askerliğini yapan ve bu zihniyeti barındıranlar var.
Muhabbetle...</description>
		<content:encoded><![CDATA[<p>İkbal Bey,<br />
gerçekten çok önemli birkonuya değindiniz. Kamu personeli hakkındaki ilk görüşüm bu yükümlülüğe giren insanların halıkın vergisiyle sosyal hayatlarını idame ettirdiklerini unutmamaları ve hizmetini kesinlikle esirgememeli. Yurdun hertarafı onlar için aynı olmalı. <a href="http://www.pakvizyon.com/?p=135" rel="nofollow">http://www.pakvizyon.com/?p=135</a><br />
Dediğiniz gibi profesyonelleşme de çok önemli, hala memleketimizde yıllar öncesinin polisliğini, asırlar öncesinin askerliğini yapan ve bu zihniyeti barındıranlar var.<br />
Muhabbetle&#8230;</p>
]]></content:encoded>
	</item>
	<item>
		<title>Ekrem Senai tarafından</title>
		<link>http://www.derindusunce.org/2007/04/12/kurumsal-dayanismadan-sosyal-catismaya-vesayetciligin-dogusu/#comment-1005</link>
		<dc:creator>Ekrem Senai</dc:creator>
		<pubDate>Fri, 20 Apr 2007 07:08:30 +0000</pubDate>
		<guid isPermaLink="false">http://www.derindusunce.org/2007/04/12/kurumsal-dayanismadan-sosyal-catismaya-vesayetciligin-dogusu/#comment-1005</guid>
		<description>Gözlemleyebildiğim kadarıyla bu sosyalleşme problemi ailede başlıyor. Kışlada hayatını disiplin ve emre itaat üzerine kuran psikoloji, eve de bu farklılaşmayı taşımak istiyor. Bu noktada çatışmalar başlıyor. Tanıdığım üç albay emeklisi var, birisi çocuklarını kemerle disipline ederdi, birisi yemek zamanında sofrada olmadı diye tabakları camdan dışarı atardı, çocuklarının traşsız gezmesi gibi bir konuyu devlet meselesi haline getiriyordu, bir diğerinin de devre arkadaşlarından başka bir sosyal hayatı yoktu. 
3.sayfa haberlerinde de cinnet geçirenlerin bir istatistiğinin yapılması lazım. Neden hep bu çoluğunu çocuğunu, karısını öldürenler polis veya asker çıkıyor? Bunun psikolojik altyapısı çok iyi araştırılmalı.</description>
		<content:encoded><![CDATA[<p>Gözlemleyebildiğim kadarıyla bu sosyalleşme problemi ailede başlıyor. Kışlada hayatını disiplin ve emre itaat üzerine kuran psikoloji, eve de bu farklılaşmayı taşımak istiyor. Bu noktada çatışmalar başlıyor. Tanıdığım üç albay emeklisi var, birisi çocuklarını kemerle disipline ederdi, birisi yemek zamanında sofrada olmadı diye tabakları camdan dışarı atardı, çocuklarının traşsız gezmesi gibi bir konuyu devlet meselesi haline getiriyordu, bir diğerinin de devre arkadaşlarından başka bir sosyal hayatı yoktu.<br />
3.sayfa haberlerinde de cinnet geçirenlerin bir istatistiğinin yapılması lazım. Neden hep bu çoluğunu çocuğunu, karısını öldürenler polis veya asker çıkıyor? Bunun psikolojik altyapısı çok iyi araştırılmalı.</p>
]]></content:encoded>
	</item>
	<item>
		<title>M. İkbal TUNA tarafından</title>
		<link>http://www.derindusunce.org/2007/04/12/kurumsal-dayanismadan-sosyal-catismaya-vesayetciligin-dogusu/#comment-1004</link>
		<dc:creator>M. İkbal TUNA</dc:creator>
		<pubDate>Fri, 20 Apr 2007 04:50:19 +0000</pubDate>
		<guid isPermaLink="false">http://www.derindusunce.org/2007/04/12/kurumsal-dayanismadan-sosyal-catismaya-vesayetciligin-dogusu/#comment-1004</guid>
		<description>Merhaba arkadaşlar, 
Yorumlarınız için çok teşekkür ederim.
Mehmet Bey Amerika’da askerin profesyonelleşmesi meselesi Batı ve Amerikanın geleneksel yapısında yatmaktadır. Her ne kadar ilk sivilleşme hareketi Osmanlı’da başlasa da(ahi teşkilatları) Avrupa tarihine bakıldığında sivilleşme hareketinin her zaman öne çıktığını görebiliriz.
Her zaman halkın otoritesi, sivil iktidar, sivil örgütlenmeler ön plana çıkmıştır. Amerika’da ve Avrupa’da çok iyi derecede bir işi bölümü yapılmıştır. Yani asker askerliğini yapacak, doktor doktorluğunu yapacaktır. Asker siyasetçilerin ve halkın iç işlerine karışmayacaktır. Burada askerin karışmasının istenmemesinin sebebi ona güven duyulmadığından değildir. Altında yatan düşünce ise şudur “ ben sana savaşta güvenirim, sen güvenlik işlerinden sorumlusun” böylelikle meslekler arası iş bölümü de mükemmel bir şekilde yapılmış olur.
Muhabbetle</description>
		<content:encoded><![CDATA[<p>Merhaba arkadaşlar,<br />
Yorumlarınız için çok teşekkür ederim.<br />
Mehmet Bey Amerika’da askerin profesyonelleşmesi meselesi Batı ve Amerikanın geleneksel yapısında yatmaktadır. Her ne kadar ilk sivilleşme hareketi Osmanlı’da başlasa da(ahi teşkilatları) Avrupa tarihine bakıldığında sivilleşme hareketinin her zaman öne çıktığını görebiliriz.<br />
Her zaman halkın otoritesi, sivil iktidar, sivil örgütlenmeler ön plana çıkmıştır. Amerika’da ve Avrupa’da çok iyi derecede bir işi bölümü yapılmıştır. Yani asker askerliğini yapacak, doktor doktorluğunu yapacaktır. Asker siyasetçilerin ve halkın iç işlerine karışmayacaktır. Burada askerin karışmasının istenmemesinin sebebi ona güven duyulmadığından değildir. Altında yatan düşünce ise şudur “ ben sana savaşta güvenirim, sen güvenlik işlerinden sorumlusun” böylelikle meslekler arası iş bölümü de mükemmel bir şekilde yapılmış olur.<br />
Muhabbetle</p>
]]></content:encoded>
	</item>
	<item>
		<title>ridvan tarafından</title>
		<link>http://www.derindusunce.org/2007/04/12/kurumsal-dayanismadan-sosyal-catismaya-vesayetciligin-dogusu/#comment-980</link>
		<dc:creator>ridvan</dc:creator>
		<pubDate>Tue, 17 Apr 2007 15:52:26 +0000</pubDate>
		<guid isPermaLink="false">http://www.derindusunce.org/2007/04/12/kurumsal-dayanismadan-sosyal-catismaya-vesayetciligin-dogusu/#comment-980</guid>
		<description>Sevgili Muhammet İkbal Tuna Bey,
Teşekkür ederiz, kardeşlerimiz, ağabeylerimiz, komutanlarımız ve müdürlerimizi ve onların durumlarını ve ilişkilerimizi aktarmışsınız yazınızda. Her satırındaki doğru tespitleriniz ve belki bu durumu düzeltmek için yapılabilecekleri aramanız çok sevindirdi bizleri.
Ben müsadenizle tanıdığım üniformalıları anlatarak yorum yapayım.
Evet lojman, evler, makamlar, araçlar vs. gibi imkanları var onların ama olmalı gibide geliyor bana, bir polis, benimle güney doğu da görevliydi, terör müdürüydü ve ildeki olaylara, eylemlere, siyasi gözüken pkk yürüyüşlerini bastırmak bizlerin huzurunun bozulmaması için, vatanın bölünmesi amaçlı eylemleri bastıran polislerin başında bulunmuş ve yerel tv lerde görüntülenmişti, herkes tanımıştı onu, evet biz gurur duyuyorduk ancak o vatanımıza kastı olanlar, mimliyorlardı, kapısında nöbetçisi olmasaydı üç güzel kızı için endişelenerek faydalı olabilir miydi, bizlere, uğrunda şehit olmaktan korkmadığı vatanına. Benim akrabam değil ben işimi güzel yapmaya çalışıyordum, oda çok, tek amacımız çocuklarımıza huzurlu bir hayat vermekti ve dost olduk. 
Benim 20 yıllık iş hayatımda (turizm), saymaya çalıştım 2 Vali ,2 il emniyet müdürü 15 şube müdürü polis,2 General, 3 Albay, 5 emekli albay, abim, arkadaşım oldu. Emin olabilirsiniz biz iç içeydik, özellikle polisler çok içimizdeler di, zaten memurlar sivilden kısa bir eğitimle gelmiş, o devre, yatılı okul ilişkilerini yaşamamışlardı bile. Onun anneside benim annem gibi başını örtüyordu annelerimiz birbirimizin annesiydi. Lojmanda yaşayan  Polis tanıdıklarım, arkadaşlarımda sanki başka mahallede oturuyorlardı sadece.
Komşumuzun oğlu Mehmet polis memuru olmuştu.  Ailesinden iyi terbiye almış, içinde Allah sevgisi olan, dürüst  Mehmet bizdendi ve polis olarak bizim için, Vatanımız, ailemiz için o da çalışmaktan mutluydu. Polis arkadaşlarım ise mükemmel çocuklardı yine, ben kompleks tavırlarda görmedin onları, değişik illerde görev yapıyorlar şimdi ama inanır mısınız silah bile taşımazlar gerekmedikçe (ben görmedeim), hiçbir yerde kimliklerini söylemezler. Onlar çok bizdenler di, yanlışlık yapan, sapan arkadaşlar tabiî ki olacaktır, benim mesleğimde veya sizin mesleğinizde olduğu gibi.
Hepimiz ve onlar;  işlerimizi doğru yapmaya çalışırsak ve Allah’ımın emrettiği gibi kul hakkına özen gösterirsek, bu insanlarda bizden olur, zaten öylelerde.
Komutanlarım biraz farklı belki,  çok faklıydı onların okulları galiba, evet onlar farklı gözüküyorlardı bizden, okullarındaki eğitimdendir belki, Allah ismini, kardeş diye hitabı çok duymazdım belki ağızlarında, sizinde yazdığınız gibi, “güvenlik hizmetini üzerinde konuşulamayacak bir tabu aline getirmektedirler” daha fazla uyuyorlar bence askerlere. Asker arkadaşlarım ve ağabeylerimde gözlemlediği, inaçlarını gizli tutmaya çalışmaları idi, herzaman Atatür ismiyle söze başlarlardı, benim Gazim değilmiydi Mustafa Kemal oysa. İçlerinde olduğunu görüyordum, Allah, ana, aile, kardeş  konuşmalarımız da. Ne varki  üniforma altında sizinde aktardığınız gibi “İttihat ve Terakki hareketinin askerden çıkması, Kurtuluş Savaşı’nı yapanların ordudan olması, onu halk gözünde tartışılmaz kılmaya yetmiştir” tavrını farklılığını görüyordum. Yazdığınız gibi onlar tel örgü arkasında yaşıyorlardı, ama onlarda bizim kardeşimizdir ve bu 100 yıldır onlara yerleştirilen ve kalan hava, tavır düzelecek diye umarak ve ailemizin oğlu olarak aramızda , iç içe olacaklardır.
Bildiğim şu ki, ben, siz ve toplumumuzun her ferdinde benzer tutumlar, gruplaşmalar, farklı bakmalar, ötekiler ayrımı görülebilmekteyiz. Ben kolej bitirdim, arkadaşlarımda o şımarıklığı gördüm ve tercih etmedim, yukarıdan bakmayı, farklı hissetmeyi. Farklı değildim çünkü, gece yatağıma yattığımda yine Allah’ın ridvanı, ailesine bağlı, doğruları kadar hataları olabilen, çalışkan kişiydim sadece, hafta sonları sanayide babamın atölyesinde çırak oluyordum, kendi isteğimle. Eski, her kesin bildiği kolej bana eğitim vermişti belki ama ben hala annemin küçük oğluydum, bugünde kızlarımın babası sadece. Arkadaşlarımın çocuklarıda babalarını sarılırken görmek istiyorlar hep. 
Bence evlat yetiştiren anne, baba çok sorumlu bu dikkat çektiğiniz tavır ve tutumdan. Annesinin elini Allah a teşekkür ile öpen bir general farklı, ayrı kalmak istemez, bizlerden. 
Sayın Tuna, ben insanları anlattıkça anlatırım. Şunu söylemek istemiştim, herkes olduğu gibi görünürse bu farklı tutıum ve ayrım kalmayacaktır.
Teşekkürler, kolay gelsin.
Sağlıkla Allah'a emanet olun.</description>
		<content:encoded><![CDATA[<p>Sevgili Muhammet İkbal Tuna Bey,<br />
Teşekkür ederiz, kardeşlerimiz, ağabeylerimiz, komutanlarımız ve müdürlerimizi ve onların durumlarını ve ilişkilerimizi aktarmışsınız yazınızda. Her satırındaki doğru tespitleriniz ve belki bu durumu düzeltmek için yapılabilecekleri aramanız çok sevindirdi bizleri.<br />
Ben müsadenizle tanıdığım üniformalıları anlatarak yorum yapayım.<br />
Evet lojman, evler, makamlar, araçlar vs. gibi imkanları var onların ama olmalı gibide geliyor bana, bir polis, benimle güney doğu da görevliydi, terör müdürüydü ve ildeki olaylara, eylemlere, siyasi gözüken pkk yürüyüşlerini bastırmak bizlerin huzurunun bozulmaması için, vatanın bölünmesi amaçlı eylemleri bastıran polislerin başında bulunmuş ve yerel tv lerde görüntülenmişti, herkes tanımıştı onu, evet biz gurur duyuyorduk ancak o vatanımıza kastı olanlar, mimliyorlardı, kapısında nöbetçisi olmasaydı üç güzel kızı için endişelenerek faydalı olabilir miydi, bizlere, uğrunda şehit olmaktan korkmadığı vatanına. Benim akrabam değil ben işimi güzel yapmaya çalışıyordum, oda çok, tek amacımız çocuklarımıza huzurlu bir hayat vermekti ve dost olduk.<br />
Benim 20 yıllık iş hayatımda (turizm), saymaya çalıştım 2 Vali ,2 il emniyet müdürü 15 şube müdürü polis,2 General, 3 Albay, 5 emekli albay, abim, arkadaşım oldu. Emin olabilirsiniz biz iç içeydik, özellikle polisler çok içimizdeler di, zaten memurlar sivilden kısa bir eğitimle gelmiş, o devre, yatılı okul ilişkilerini yaşamamışlardı bile. Onun anneside benim annem gibi başını örtüyordu annelerimiz birbirimizin annesiydi. Lojmanda yaşayan  Polis tanıdıklarım, arkadaşlarımda sanki başka mahallede oturuyorlardı sadece.<br />
Komşumuzun oğlu Mehmet polis memuru olmuştu.  Ailesinden iyi terbiye almış, içinde Allah sevgisi olan, dürüst  Mehmet bizdendi ve polis olarak bizim için, Vatanımız, ailemiz için o da çalışmaktan mutluydu. Polis arkadaşlarım ise mükemmel çocuklardı yine, ben kompleks tavırlarda görmedin onları, değişik illerde görev yapıyorlar şimdi ama inanır mısınız silah bile taşımazlar gerekmedikçe (ben görmedeim), hiçbir yerde kimliklerini söylemezler. Onlar çok bizdenler di, yanlışlık yapan, sapan arkadaşlar tabiî ki olacaktır, benim mesleğimde veya sizin mesleğinizde olduğu gibi.<br />
Hepimiz ve onlar;  işlerimizi doğru yapmaya çalışırsak ve Allah’ımın emrettiği gibi kul hakkına özen gösterirsek, bu insanlarda bizden olur, zaten öylelerde.<br />
Komutanlarım biraz farklı belki,  çok faklıydı onların okulları galiba, evet onlar farklı gözüküyorlardı bizden, okullarındaki eğitimdendir belki, Allah ismini, kardeş diye hitabı çok duymazdım belki ağızlarında, sizinde yazdığınız gibi, “güvenlik hizmetini üzerinde konuşulamayacak bir tabu aline getirmektedirler” daha fazla uyuyorlar bence askerlere. Asker arkadaşlarım ve ağabeylerimde gözlemlediği, inaçlarını gizli tutmaya çalışmaları idi, herzaman Atatür ismiyle söze başlarlardı, benim Gazim değilmiydi Mustafa Kemal oysa. İçlerinde olduğunu görüyordum, Allah, ana, aile, kardeş  konuşmalarımız da. Ne varki  üniforma altında sizinde aktardığınız gibi “İttihat ve Terakki hareketinin askerden çıkması, Kurtuluş Savaşı’nı yapanların ordudan olması, onu halk gözünde tartışılmaz kılmaya yetmiştir” tavrını farklılığını görüyordum. Yazdığınız gibi onlar tel örgü arkasında yaşıyorlardı, ama onlarda bizim kardeşimizdir ve bu 100 yıldır onlara yerleştirilen ve kalan hava, tavır düzelecek diye umarak ve ailemizin oğlu olarak aramızda , iç içe olacaklardır.<br />
Bildiğim şu ki, ben, siz ve toplumumuzun her ferdinde benzer tutumlar, gruplaşmalar, farklı bakmalar, ötekiler ayrımı görülebilmekteyiz. Ben kolej bitirdim, arkadaşlarımda o şımarıklığı gördüm ve tercih etmedim, yukarıdan bakmayı, farklı hissetmeyi. Farklı değildim çünkü, gece yatağıma yattığımda yine Allah’ın ridvanı, ailesine bağlı, doğruları kadar hataları olabilen, çalışkan kişiydim sadece, hafta sonları sanayide babamın atölyesinde çırak oluyordum, kendi isteğimle. Eski, her kesin bildiği kolej bana eğitim vermişti belki ama ben hala annemin küçük oğluydum, bugünde kızlarımın babası sadece. Arkadaşlarımın çocuklarıda babalarını sarılırken görmek istiyorlar hep.<br />
Bence evlat yetiştiren anne, baba çok sorumlu bu dikkat çektiğiniz tavır ve tutumdan. Annesinin elini Allah a teşekkür ile öpen bir general farklı, ayrı kalmak istemez, bizlerden.<br />
Sayın Tuna, ben insanları anlattıkça anlatırım. Şunu söylemek istemiştim, herkes olduğu gibi görünürse bu farklı tutıum ve ayrım kalmayacaktır.<br />
Teşekkürler, kolay gelsin.<br />
Sağlıkla Allah&#8217;a emanet olun.</p>
]]></content:encoded>
	</item>
	<item>
		<title>habil zaman tarafından</title>
		<link>http://www.derindusunce.org/2007/04/12/kurumsal-dayanismadan-sosyal-catismaya-vesayetciligin-dogusu/#comment-950</link>
		<dc:creator>habil zaman</dc:creator>
		<pubDate>Sun, 15 Apr 2007 16:01:35 +0000</pubDate>
		<guid isPermaLink="false">http://www.derindusunce.org/2007/04/12/kurumsal-dayanismadan-sosyal-catismaya-vesayetciligin-dogusu/#comment-950</guid>
		<description>Mecut bir yapının; yeri geldiğ zaman amacının dışına çıkarak özüne karşı çatışma içine girdiği, bunun nedenleri üzerine öne sürülen sosyaleşme yanlışlığı sadece nedenler arasında en küçüklerinden bir tanesi olarak düşünüyorum.
   Bir insanın başka bir insanın canına kast etmesi, bu mağdurun kastedenin varlık sebebi olması olayı küçük yanlışlıklar sonucu oluyor demek çok iyi niyetli bir yaklaşım olrak görmek gerekir.
   Meydana gelen ve hepimizin hayatını olumsüz etkileyen bu olumsuz olayların müsebibi sadece  bunları yanlış organize edenler değildir. hepimiz bu konuda süçlüyüz önce itiraf etmemiz kerekir, yoksa işin içinen çıkmamız zor görünüyor.
   Olay şu: Allah insanı herşeyin üzerinde ve değerli tutarken biz insanlar devleti herşeyin üzerinde tutuyoruz (KUTSAL DEVLET ANLAYIŞI) ondan sonra canımız yanınca da bunlar kimin vardır, kimin vergileriyle ayaktalar,silahlarını kim veriyor siz bizm için varsınız vs...
    Kusura bakmayın bizim sakat anlayışımızdan kaynaklaniyor bu olanlar ve olacak olanlar.
    Basit bir örnek vererek konuya devam etmek istiyorum: Biz erkek çocuklarımızı
  yetiştirirken; hep kahraman önüne geleni deviren  kız çocuklarımızdan üstün tütan kızlara almadımız oyuncakları onlara alan küçükken yaptıkları terbiyesizlikleri görmemezlikten gelmeler, gördüğümüzde de erkektir yapar benim oğlum diyen biz değilmiyiz. daha küçük yaşta bile oyuncak silah eline verip çocuğun şiddet kullanmaya teşvik ederek büyüdüğünde ilk küfür ettiği annesi olmiyor mu? yetşkin olunca da babasını dövmiyormu? 
   Ne alkası vardır bu olayın konumuzla diyenler olabilir. Bizde açıklamakla görevliyiz. Çocuğumuzu yetiştirirken insan sevgisini öncellemektense, insanlara üstün gelmeyi öncellediğimizden daha sonra başımıza bela ediyoruz.
   Tarihsel bir yanlışlığın kurbanları olrak yarınların daha güzel geçmesini istiyorsak kutsal olmyan şeyleri kutsallaştırmadan insana değer verelim.
     Derin düşünmeye devam...</description>
		<content:encoded><![CDATA[<p>Mecut bir yapının; yeri geldiğ zaman amacının dışına çıkarak özüne karşı çatışma içine girdiği, bunun nedenleri üzerine öne sürülen sosyaleşme yanlışlığı sadece nedenler arasında en küçüklerinden bir tanesi olarak düşünüyorum.<br />
   Bir insanın başka bir insanın canına kast etmesi, bu mağdurun kastedenin varlık sebebi olması olayı küçük yanlışlıklar sonucu oluyor demek çok iyi niyetli bir yaklaşım olrak görmek gerekir.<br />
   Meydana gelen ve hepimizin hayatını olumsüz etkileyen bu olumsuz olayların müsebibi sadece  bunları yanlış organize edenler değildir. hepimiz bu konuda süçlüyüz önce itiraf etmemiz kerekir, yoksa işin içinen çıkmamız zor görünüyor.<br />
   Olay şu: Allah insanı herşeyin üzerinde ve değerli tutarken biz insanlar devleti herşeyin üzerinde tutuyoruz (KUTSAL DEVLET ANLAYIŞI) ondan sonra canımız yanınca da bunlar kimin vardır, kimin vergileriyle ayaktalar,silahlarını kim veriyor siz bizm için varsınız vs&#8230;<br />
    Kusura bakmayın bizim sakat anlayışımızdan kaynaklaniyor bu olanlar ve olacak olanlar.<br />
    Basit bir örnek vererek konuya devam etmek istiyorum: Biz erkek çocuklarımızı<br />
  yetiştirirken; hep kahraman önüne geleni deviren  kız çocuklarımızdan üstün tütan kızlara almadımız oyuncakları onlara alan küçükken yaptıkları terbiyesizlikleri görmemezlikten gelmeler, gördüğümüzde de erkektir yapar benim oğlum diyen biz değilmiyiz. daha küçük yaşta bile oyuncak silah eline verip çocuğun şiddet kullanmaya teşvik ederek büyüdüğünde ilk küfür ettiği annesi olmiyor mu? yetşkin olunca da babasını dövmiyormu?<br />
   Ne alkası vardır bu olayın konumuzla diyenler olabilir. Bizde açıklamakla görevliyiz. Çocuğumuzu yetiştirirken insan sevgisini öncellemektense, insanlara üstün gelmeyi öncellediğimizden daha sonra başımıza bela ediyoruz.<br />
   Tarihsel bir yanlışlığın kurbanları olrak yarınların daha güzel geçmesini istiyorsak kutsal olmyan şeyleri kutsallaştırmadan insana değer verelim.<br />
     Derin düşünmeye devam&#8230;</p>
]]></content:encoded>
	</item>
	<item>
		<title>Mehmet tarafından</title>
		<link>http://www.derindusunce.org/2007/04/12/kurumsal-dayanismadan-sosyal-catismaya-vesayetciligin-dogusu/#comment-943</link>
		<dc:creator>Mehmet</dc:creator>
		<pubDate>Fri, 13 Apr 2007 14:04:49 +0000</pubDate>
		<guid isPermaLink="false">http://www.derindusunce.org/2007/04/12/kurumsal-dayanismadan-sosyal-catismaya-vesayetciligin-dogusu/#comment-943</guid>
		<description>İkbal TUNA,

Bu saptamalara katilmamak imkânsiz. 

Türk Ordusu'nun ABD'deki gibi profesyonellesmesi hakkinda ne düsünüyorsunuz?

TS</description>
		<content:encoded><![CDATA[<p>İkbal TUNA,</p>
<p>Bu saptamalara katilmamak imkânsiz. </p>
<p>Türk Ordusu&#8217;nun ABD&#8217;deki gibi profesyonellesmesi hakkinda ne düsünüyorsunuz?</p>
<p>TS</p>
]]></content:encoded>
	</item>
</channel>
</rss>
