<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	>
<channel>
	<title>Daniel “Seni Leylekler Getirdi” Yalanına İnanmak İstiyor yazısına yapılan yorumlar</title>
	<atom:link href="http://www.derindusunce.org/2007/03/25/daniel-%e2%80%9cseni-leylekler-getirdi%e2%80%9d-yalanina-inanmak-istiyor/feed" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://www.derindusunce.org/2007/03/25/daniel-%e2%80%9cseni-leylekler-getirdi%e2%80%9d-yalanina-inanmak-istiyor/</link>
	<description>Grup platformu</description>
	<pubDate>Fri, 21 Nov 2008 12:05:25 +0000</pubDate>
	<generator>http://wordpress.org/?v=2.6.2</generator>
		<item>
		<title>gülcin kacar tarafından</title>
		<link>http://www.derindusunce.org/2007/03/25/daniel-%e2%80%9cseni-leylekler-getirdi%e2%80%9d-yalanina-inanmak-istiyor/#comment-7645</link>
		<dc:creator>gülcin kacar</dc:creator>
		<pubDate>Sat, 01 Dec 2007 13:55:33 +0000</pubDate>
		<guid isPermaLink="false">http://www.derindusunce.org/2007/03/25/daniel-%e2%80%9cseni-leylekler-getirdi%e2%80%9d-yalanina-inanmak-istiyor/#comment-7645</guid>
		<description>Boş ver Danielle 
siz bize bakın bize
Sokaktaki sesiz feryatlar
bizi kurtarmaya varmısınız

Dünya onlarındı
Biz duman altı olduk
Dokunmayın
Her şeyi unuttum
Ağrılarım Durdu
Acılarım son buldu
Üşümüyorum
Açlığımı unutum
Dünya benim oldu
Terke edildim
Kimin umuru
Beni seven yok
Beni toplumun
Yarası gören
Aynaya baksın
Sucu kendinde arasın
İş verdilerde çalışmadık mı?
Okul kurduklarda
Okumadık mı
Bizi insan yerine koyup
Şans verdilerde
Kullanmadık mı?
Bize din öğretilerde
İnanmadık mı?
Bizi sokaklara döktüler
Halimizi soran olmadı
Şimdi duman altı olduk
Bize kızmak en kolaydı
El uzatacaklarına
Dil uzattılar
Bizi dumana esir ettiler
Utanacak olan onlar
Onlar yedi içti
Yaşadı
Biz baktık
Artıkları çöpleri boyladı
Çöplerini bile bize çok gördüler
Biz açtık, çıplaktık
Onlar evlerdeydi
Biz sokaktaydık
Akılarına bile gelmedik
Biz onlar için bir
Birer hiçtik
Biz parazittik.
Biz
Hayatın kıyısında
Ve kırıntısıyla
Yaşayanlardanız
Farkına varınız
El uzatıp bizi kurtarınız.




Gülçin Kaçar</description>
		<content:encoded><![CDATA[<p>Boş ver Danielle<br />
siz bize bakın bize<br />
Sokaktaki sesiz feryatlar<br />
bizi kurtarmaya varmısınız</p>
<p>Dünya onlarındı<br />
Biz duman altı olduk<br />
Dokunmayın<br />
Her şeyi unuttum<br />
Ağrılarım Durdu<br />
Acılarım son buldu<br />
Üşümüyorum<br />
Açlığımı unutum<br />
Dünya benim oldu<br />
Terke edildim<br />
Kimin umuru<br />
Beni seven yok<br />
Beni toplumun<br />
Yarası gören<br />
Aynaya baksın<br />
Sucu kendinde arasın<br />
İş verdilerde çalışmadık mı?<br />
Okul kurduklarda<br />
Okumadık mı<br />
Bizi insan yerine koyup<br />
Şans verdilerde<br />
Kullanmadık mı?<br />
Bize din öğretilerde<br />
İnanmadık mı?<br />
Bizi sokaklara döktüler<br />
Halimizi soran olmadı<br />
Şimdi duman altı olduk<br />
Bize kızmak en kolaydı<br />
El uzatacaklarına<br />
Dil uzattılar<br />
Bizi dumana esir ettiler<br />
Utanacak olan onlar<br />
Onlar yedi içti<br />
Yaşadı<br />
Biz baktık<br />
Artıkları çöpleri boyladı<br />
Çöplerini bile bize çok gördüler<br />
Biz açtık, çıplaktık<br />
Onlar evlerdeydi<br />
Biz sokaktaydık<br />
Akılarına bile gelmedik<br />
Biz onlar için bir<br />
Birer hiçtik<br />
Biz parazittik.<br />
Biz<br />
Hayatın kıyısında<br />
Ve kırıntısıyla<br />
Yaşayanlardanız<br />
Farkına varınız<br />
El uzatıp bizi kurtarınız.</p>
<p>Gülçin Kaçar</p>
]]></content:encoded>
	</item>
	<item>
		<title>simeranya tarafından</title>
		<link>http://www.derindusunce.org/2007/03/25/daniel-%e2%80%9cseni-leylekler-getirdi%e2%80%9d-yalanina-inanmak-istiyor/#comment-854</link>
		<dc:creator>simeranya</dc:creator>
		<pubDate>Sat, 07 Apr 2007 20:57:33 +0000</pubDate>
		<guid isPermaLink="false">http://www.derindusunce.org/2007/03/25/daniel-%e2%80%9cseni-leylekler-getirdi%e2%80%9d-yalanina-inanmak-istiyor/#comment-854</guid>
		<description>hikaye acı, gerçekler daha acı...</description>
		<content:encoded><![CDATA[<p>hikaye acı, gerçekler daha acı&#8230;</p>
]]></content:encoded>
	</item>
	<item>
		<title>Ayşenur Bulut tarafından</title>
		<link>http://www.derindusunce.org/2007/03/25/daniel-%e2%80%9cseni-leylekler-getirdi%e2%80%9d-yalanina-inanmak-istiyor/#comment-838</link>
		<dc:creator>Ayşenur Bulut</dc:creator>
		<pubDate>Tue, 03 Apr 2007 19:52:11 +0000</pubDate>
		<guid isPermaLink="false">http://www.derindusunce.org/2007/03/25/daniel-%e2%80%9cseni-leylekler-getirdi%e2%80%9d-yalanina-inanmak-istiyor/#comment-838</guid>
		<description>Yasin Bey, tamamen masum biri başkalarının günahını taşıyor evet ama suçu olmayarak bu sıkıntı çeken sadece "birey" değil;birey genelinde tüm bir toplum bu kaoslu ortamda nefes alıp-veriyor.

Bahar Hanım,Yorumunuz için çok teşekkür ederim. Sizin daha önce de belirttiğiniz gibi yazıyı daha anlamlı kılan bu yorumlar. Evet böyle bir tehlike bizim topraklarımızda yok demek bu tehlikenin hiçbir zaman görülmeyeceği anlamına gelmez. Bu yüzden dikkatli olmalı ve kemerleri sıkı bağlamalıyız. Görülmese bile, biz sadece ülke meselelerinden değil;dünya genelinden bahsediyoruz.Belki ülkemizde uygulama olarak görmüyoruz ama sinema yolu ile (ve başka sebepler)bilinçaltına işleniyor bu mesele.

Evet Sayın Talha, Doğu üzerinde aralştırmalar yaparak, onu kötü göstermeye çalışan Batı'nın ahlakı ve vicdani bir erozyon geçirdiğini söylemek mümkün.

Mehmet Bey'in bahsettiği dergi çalışmasına da en kısa zamanda bakacağım.

Murat Bey,mideniz bulanıyor ne iyi, kendi halinde bir esnaf olarak demek ki Batı'ya vereceğiniz çok ders var; şükür...</description>
		<content:encoded><![CDATA[<p>Yasin Bey, tamamen masum biri başkalarının günahını taşıyor evet ama suçu olmayarak bu sıkıntı çeken sadece &#8220;birey&#8221; değil;birey genelinde tüm bir toplum bu kaoslu ortamda nefes alıp-veriyor.</p>
<p>Bahar Hanım,Yorumunuz için çok teşekkür ederim. Sizin daha önce de belirttiğiniz gibi yazıyı daha anlamlı kılan bu yorumlar. Evet böyle bir tehlike bizim topraklarımızda yok demek bu tehlikenin hiçbir zaman görülmeyeceği anlamına gelmez. Bu yüzden dikkatli olmalı ve kemerleri sıkı bağlamalıyız. Görülmese bile, biz sadece ülke meselelerinden değil;dünya genelinden bahsediyoruz.Belki ülkemizde uygulama olarak görmüyoruz ama sinema yolu ile (ve başka sebepler)bilinçaltına işleniyor bu mesele.</p>
<p>Evet Sayın Talha, Doğu üzerinde aralştırmalar yaparak, onu kötü göstermeye çalışan Batı&#8217;nın ahlakı ve vicdani bir erozyon geçirdiğini söylemek mümkün.</p>
<p>Mehmet Bey&#8217;in bahsettiği dergi çalışmasına da en kısa zamanda bakacağım.</p>
<p>Murat Bey,mideniz bulanıyor ne iyi, kendi halinde bir esnaf olarak demek ki Batı&#8217;ya vereceğiniz çok ders var; şükür&#8230;</p>
]]></content:encoded>
	</item>
	<item>
		<title>Mehmet Edebali tarafından</title>
		<link>http://www.derindusunce.org/2007/03/25/daniel-%e2%80%9cseni-leylekler-getirdi%e2%80%9d-yalanina-inanmak-istiyor/#comment-798</link>
		<dc:creator>Mehmet Edebali</dc:creator>
		<pubDate>Thu, 29 Mar 2007 18:12:27 +0000</pubDate>
		<guid isPermaLink="false">http://www.derindusunce.org/2007/03/25/daniel-%e2%80%9cseni-leylekler-getirdi%e2%80%9d-yalanina-inanmak-istiyor/#comment-798</guid>
		<description>Ayşenur Hanım,
Elinize sağlık.
Güzel bir hikayeyle konuyu özetlemişsiniz.
Aksiyon'da kısa bir süre önce bu konuyla ilgili güzel bir kapak çalışması yapmıştı.
Muhabbetle...</description>
		<content:encoded><![CDATA[<p>Ayşenur Hanım,<br />
Elinize sağlık.<br />
Güzel bir hikayeyle konuyu özetlemişsiniz.<br />
Aksiyon&#8217;da kısa bir süre önce bu konuyla ilgili güzel bir kapak çalışması yapmıştı.<br />
Muhabbetle&#8230;</p>
]]></content:encoded>
	</item>
	<item>
		<title>murat koçak tarafından</title>
		<link>http://www.derindusunce.org/2007/03/25/daniel-%e2%80%9cseni-leylekler-getirdi%e2%80%9d-yalanina-inanmak-istiyor/#comment-787</link>
		<dc:creator>murat koçak</dc:creator>
		<pubDate>Tue, 27 Mar 2007 16:57:34 +0000</pubDate>
		<guid isPermaLink="false">http://www.derindusunce.org/2007/03/25/daniel-%e2%80%9cseni-leylekler-getirdi%e2%80%9d-yalanina-inanmak-istiyor/#comment-787</guid>
		<description>Sayın Ayşenur Bulut önemli bir konuyu gündeme taşımanızdan dolayı ben de teşekkür ederim. Kısa bir yazıyla çok uzun şeyler anlatmışsınız. 

Bir insanın ticari bir meta haline dönüştürülmesinden daha acı ne olabilir? Bir an kendimi Daniel'in yerine koydum. Düşüncesine bile Allah korusun diyorum. İnsanın ruhunda tarifsiz çalkantılar oluşturacak bir durum. Zaten bu durumda olanların anlattıklarından nasıl bir hale geldikleri görülüyor. Bu işi meslek edinen kişi ve kuruluşlarıda iğrenç buluyorum.

K.Kerim'de "nesli bozmak" olarak tarif edilen durumlardan biride bu olsa gerek.</description>
		<content:encoded><![CDATA[<p>Sayın Ayşenur Bulut önemli bir konuyu gündeme taşımanızdan dolayı ben de teşekkür ederim. Kısa bir yazıyla çok uzun şeyler anlatmışsınız. </p>
<p>Bir insanın ticari bir meta haline dönüştürülmesinden daha acı ne olabilir? Bir an kendimi Daniel&#8217;in yerine koydum. Düşüncesine bile Allah korusun diyorum. İnsanın ruhunda tarifsiz çalkantılar oluşturacak bir durum. Zaten bu durumda olanların anlattıklarından nasıl bir hale geldikleri görülüyor. Bu işi meslek edinen kişi ve kuruluşlarıda iğrenç buluyorum.</p>
<p>K.Kerim&#8217;de &#8220;nesli bozmak&#8221; olarak tarif edilen durumlardan biride bu olsa gerek.</p>
]]></content:encoded>
	</item>
	<item>
		<title>Talha Can tarafından</title>
		<link>http://www.derindusunce.org/2007/03/25/daniel-%e2%80%9cseni-leylekler-getirdi%e2%80%9d-yalanina-inanmak-istiyor/#comment-781</link>
		<dc:creator>Talha Can</dc:creator>
		<pubDate>Mon, 26 Mar 2007 13:34:52 +0000</pubDate>
		<guid isPermaLink="false">http://www.derindusunce.org/2007/03/25/daniel-%e2%80%9cseni-leylekler-getirdi%e2%80%9d-yalanina-inanmak-istiyor/#comment-781</guid>
		<description>Çok teşekkürler Ayşenur Hanım,
Söyleyebilecek pek yorumum yok, çünkü yaptığınız hikayeleme ile her şey ortada. Vicdanı dayanmıyor insanın(!)
Muhabbetle...</description>
		<content:encoded><![CDATA[<p>Çok teşekkürler Ayşenur Hanım,<br />
Söyleyebilecek pek yorumum yok, çünkü yaptığınız hikayeleme ile her şey ortada. Vicdanı dayanmıyor insanın(!)<br />
Muhabbetle&#8230;</p>
]]></content:encoded>
	</item>
	<item>
		<title>Bahar Pınar tarafından</title>
		<link>http://www.derindusunce.org/2007/03/25/daniel-%e2%80%9cseni-leylekler-getirdi%e2%80%9d-yalanina-inanmak-istiyor/#comment-780</link>
		<dc:creator>Bahar Pınar</dc:creator>
		<pubDate>Mon, 26 Mar 2007 12:19:13 +0000</pubDate>
		<guid isPermaLink="false">http://www.derindusunce.org/2007/03/25/daniel-%e2%80%9cseni-leylekler-getirdi%e2%80%9d-yalanina-inanmak-istiyor/#comment-780</guid>
		<description>Ayşenur Hanım,

Bu konuyu gündeme getirmeniz çok yerinde olmuş. Konu etrafında olup bitenleri gazetelerden okudukça, televizyondan izledikçe, yaklaşmakta olan gelecekle ilgili insan deşhete düşüyor, endişeye kapılıyor. Kimlikleri açık bile olsa taşıyıcı annelik kavramı bile tarafların mağdur olmasına sebep olmakta iken, kimliği belirsiz bir bağışçının spermi ile dünyaya gelen çocuğun durumunu hayal etmek insanın içini burkuyor. Bu yolla anne olan kadınların bencilliği ve sorumsuzluğu, kimliklerini saklayarak sperm bağışında bulunan erkeklerin umursamazlığı ve yine sorumsuzluğu tartışmaya açılmalı. Davranışının nereye varacağını, sonuçlarını hiç düşünmeden hareket etme keyfiliği de sorgulanmalı. Bu olayı sadece sorumsuzluk ve bencilliğe bağlamak da yetersiz aslında. Davranış ahlaklı olmaktan uzak, insanın en temel haklarına saygı göstermekten imtina eden bir davranış. Ayrıca doğacak çocuğun ruh sağlığını, sağlıklı bir ortamda büyüme hakkını ve dolayısı ile toplum sağlığını da tehdit eden bir davranış. Olayın olası kötü sonuçları yanında ne soylesek yetersiz kalir. Tabii ki bu sorumsuz, umarsız kadın ve erkeklere, ortam sağlayanlar da aynı sorgulama içinde yer almalı. Bu işin ticaretini yapanları da toplumun fiziksel ve ruhsal sağlığını tehlikeye atmakla, yaptıkları işin nereye vardığını düşünmedikleri için sorumsuz ve umursamaz davranmakla, kısacası "ahlaktan kopuk ticaret" yapmakla itham edilebilir. Burada bir kadının sperm bağışı ile babasız çocuk sahibi olması ve büyütmesi de tartışmaya açıktır, bir çocuğun babasını bilme hakkının elinden alınması da. Bir erkeğin hiçbir sorumluluğu olmadan bir çocuğun biyolojik babası olması da. ABD de ve sanırım Fransa'da da halen sperm bağışı yapanlar kimliklerini saklayabiliyorlar.

Radikal'den Nuray Mert 8 Şubat 2007 tarihinde, köşesinde bu konuyu işlemişti: http://www.radikal.com.tr/haber.php?haberno=212370

Nuray Hanım, yazısında konunun önemini su sekilde açıklamış:

&lt;em&gt;"...birinci nesil sperm bankası çocukları yetiştikten sonra, bu konu çok ciddi bir sorun olarak gündeme geldi. Bu çocukların bir kısmı babalarını bilme hakkından söz etmeye, mümkün olan her yolla babalarına ulaşmaya giriştiler. 'DonorSiblingRegistry.com' gibi internet siteleri kuruldu. Sonuçta, İngiltere'de ilgili kurum HFEA, babayı bilme hakkını ve genetik bilimindeki gelişimleri göz önünde bulundurarak, sperm donör'larının kimliklerini gizleme hakkına geçen sene son verdi. Şu anda, İngiltere, Avusturalya, Hollanda ve İsveç'te, donörler kimliklerini gizleyemiyorlar, buna karşın ABD başta olmak üzere birçok ülkede eski uygulama devam ediyor. &lt;/em&gt;

&lt;em&gt;Diğer taraftan, mesele donör'ün kimliğinin bilinmesiyle bitmiyor. İnsan üremesinde varılan teknolojik boyut ve bunun zorladığı yeni kimlik ve ebeveynlik kavramları ve sorunları, kısa yoldan çözüme kavuşacak, bazı hukuki düzenlemelerle geçiştirilecek şeyler değil. Gelinen noktada, 'Sperm alanın mı, verenin mi, doğan çocuğun mu, haklarını önceliyeceğiz'den başlayan ve ta 'İnsan olmanın temel parametreleri nelerdir'e kadar giden birçok düzeyde, giderek derinleşen bir tartışmalar serisi karşısında bulunuyoruz." &lt;/em&gt;

Internette bu konuda kısa okumalar yapıldığında, sperm bağışı ile dünyaya gelenlerin, tüm sorunlardan öte, yaşadıkları kimlik bunalımları ile ilgili fikir edinilebilir. Kardeşlerine aşık olmasalar da, çok iyi anne ve üvey babaları olsa ve güzel bir ailede büyüseler de, biyolojik babalarını merak etmekten, dünyaya geliş şekillerini sorgulamaktan geri duramıyorlar. Bu konudaki bir haberde* bu kişiler serzenişlerini, hissettiklerini, aslında çaresizliklerini şöyle dile getirmişler:

&lt;em&gt;"Ancak babamı çok seviyorum. Üzülmemem için başka çocuk yapmayı istemedi. Tüm bu nedenlerden dolayı ona biyolojik babamın yüzünü merak ettiğimi bir kez bile söyleyemedim. Oysa tek istediğim puzzle'ın diğer parçasını bulmak, çocukluğumdan beri içimde yanan merakı dindirmek. "&lt;/em&gt;

&lt;em&gt;"Aşk çocuğu olmadığımı bilmek gerçekten çok üzücü. Kendimi fabrikada üretilmiş bir ürün gibi hissediyorum. Geçmişini bilmeden sağlıklı birey olmak zor. Gerçek babamla ilgili hiçbir şey bilmeden kendimi yetiştiremem, sağlam bir kişilik oluşturamam. Biyolojik babamla ilgili bilgiler sperm bankasında mevcut ancak öğrenmemize izin verilmiyor; fotoğrafını bile görmeniz yasak.
Bana babanı nasıl hayal ediyorsun diye sorduklarında hayal bile edemediğimi söylüyorum, çünkü kan grubundan başka hiçbir şey bilmiyorum. İnternetten araştırıyorum. Benim gibi dünyaya gelmiş kişilerle görüşüyorum. Hepsinin kimlik yarası var. Aynı sorunu yaşayan bir arkadaşımla, Paris'teki sperm bankasını ziyaret ettik. Bize sorun çıkaran yaratıklar gibi baktılar. Yine de mücadeleyi sürdürüyorum. Amacım, yasanın değişmesi ve isteyen herkesin biyolojik babasını öğrenmesini sağlamak.
En büyük korkumsa bir gün evlendiğimde kocamın kardeşim çıkma ihtimali. Bu büyük bir olasılık. Çünkü ülkenin pek çok yerinde üvey kardeşlerim olduğunu biliyorum. " &lt;/em&gt;

Insanoglu, silkinmek ve davranışlarının sorumluluğunu alacak, sonuçlarını hesaba katarak kararlar verecek bir düşünce yapısına kavuşmak zorunda. Değerlendirme yaparken, karar verirken de ahlaki kıstasları dikkate almak durumunda. Yoksa ağır bedeller ödeyecek.

Konuyu gündeme getirdiğiniz için teşekkürler Ayşenur Hanım, elinize sağlık. Sperm bankası ülkemizde yasak ama bu yasak yurtdışına gidilerek delinebiliyor. Konu sadece "çocuk sahibi olmayı dayanılmaz şekilde istemenin" ötesinde düşünülmüyor çok zaman. Yarın "gelişmiş ülkelerde var" diyerek bizim ülkemizde de bu yönde talepler olmayağından ise emin olamayız. Bu yüzden, konunun daha geniş çaplı düşünülebilmesi için etkileri, sonuçları üzerine konuşmak yerinde. Insanların değişik açılardan konuya bakmaları böylece sağlanabilir.

Saygılarımla,

* Haber kaynağı: http://www.aksam.com.tr/haber.asp?a=43761,104&#038;tarih=20.06.2006</description>
		<content:encoded><![CDATA[<p>Ayşenur Hanım,</p>
<p>Bu konuyu gündeme getirmeniz çok yerinde olmuş. Konu etrafında olup bitenleri gazetelerden okudukça, televizyondan izledikçe, yaklaşmakta olan gelecekle ilgili insan deşhete düşüyor, endişeye kapılıyor. Kimlikleri açık bile olsa taşıyıcı annelik kavramı bile tarafların mağdur olmasına sebep olmakta iken, kimliği belirsiz bir bağışçının spermi ile dünyaya gelen çocuğun durumunu hayal etmek insanın içini burkuyor. Bu yolla anne olan kadınların bencilliği ve sorumsuzluğu, kimliklerini saklayarak sperm bağışında bulunan erkeklerin umursamazlığı ve yine sorumsuzluğu tartışmaya açılmalı. Davranışının nereye varacağını, sonuçlarını hiç düşünmeden hareket etme keyfiliği de sorgulanmalı. Bu olayı sadece sorumsuzluk ve bencilliğe bağlamak da yetersiz aslında. Davranış ahlaklı olmaktan uzak, insanın en temel haklarına saygı göstermekten imtina eden bir davranış. Ayrıca doğacak çocuğun ruh sağlığını, sağlıklı bir ortamda büyüme hakkını ve dolayısı ile toplum sağlığını da tehdit eden bir davranış. Olayın olası kötü sonuçları yanında ne soylesek yetersiz kalir. Tabii ki bu sorumsuz, umarsız kadın ve erkeklere, ortam sağlayanlar da aynı sorgulama içinde yer almalı. Bu işin ticaretini yapanları da toplumun fiziksel ve ruhsal sağlığını tehlikeye atmakla, yaptıkları işin nereye vardığını düşünmedikleri için sorumsuz ve umursamaz davranmakla, kısacası &#8220;ahlaktan kopuk ticaret&#8221; yapmakla itham edilebilir. Burada bir kadının sperm bağışı ile babasız çocuk sahibi olması ve büyütmesi de tartışmaya açıktır, bir çocuğun babasını bilme hakkının elinden alınması da. Bir erkeğin hiçbir sorumluluğu olmadan bir çocuğun biyolojik babası olması da. ABD de ve sanırım Fransa&#8217;da da halen sperm bağışı yapanlar kimliklerini saklayabiliyorlar.</p>
<p>Radikal&#8217;den Nuray Mert 8 Şubat 2007 tarihinde, köşesinde bu konuyu işlemişti: <a href="http://www.radikal.com.tr/haber.php?haberno=212370" rel="nofollow">http://www.radikal.com.tr/haber.php?haberno=212370</a></p>
<p>Nuray Hanım, yazısında konunun önemini su sekilde açıklamış:</p>
<p><em>&#8220;&#8230;birinci nesil sperm bankası çocukları yetiştikten sonra, bu konu çok ciddi bir sorun olarak gündeme geldi. Bu çocukların bir kısmı babalarını bilme hakkından söz etmeye, mümkün olan her yolla babalarına ulaşmaya giriştiler. &#8216;DonorSiblingRegistry.com&#8217; gibi internet siteleri kuruldu. Sonuçta, İngiltere&#8217;de ilgili kurum HFEA, babayı bilme hakkını ve genetik bilimindeki gelişimleri göz önünde bulundurarak, sperm donör&#8217;larının kimliklerini gizleme hakkına geçen sene son verdi. Şu anda, İngiltere, Avusturalya, Hollanda ve İsveç&#8217;te, donörler kimliklerini gizleyemiyorlar, buna karşın ABD başta olmak üzere birçok ülkede eski uygulama devam ediyor. </em></p>
<p><em>Diğer taraftan, mesele donör&#8217;ün kimliğinin bilinmesiyle bitmiyor. İnsan üremesinde varılan teknolojik boyut ve bunun zorladığı yeni kimlik ve ebeveynlik kavramları ve sorunları, kısa yoldan çözüme kavuşacak, bazı hukuki düzenlemelerle geçiştirilecek şeyler değil. Gelinen noktada, &#8216;Sperm alanın mı, verenin mi, doğan çocuğun mu, haklarını önceliyeceğiz&#8217;den başlayan ve ta &#8216;İnsan olmanın temel parametreleri nelerdir&#8217;e kadar giden birçok düzeyde, giderek derinleşen bir tartışmalar serisi karşısında bulunuyoruz.&#8221; </em></p>
<p>Internette bu konuda kısa okumalar yapıldığında, sperm bağışı ile dünyaya gelenlerin, tüm sorunlardan öte, yaşadıkları kimlik bunalımları ile ilgili fikir edinilebilir. Kardeşlerine aşık olmasalar da, çok iyi anne ve üvey babaları olsa ve güzel bir ailede büyüseler de, biyolojik babalarını merak etmekten, dünyaya geliş şekillerini sorgulamaktan geri duramıyorlar. Bu konudaki bir haberde* bu kişiler serzenişlerini, hissettiklerini, aslında çaresizliklerini şöyle dile getirmişler:</p>
<p><em>&#8220;Ancak babamı çok seviyorum. Üzülmemem için başka çocuk yapmayı istemedi. Tüm bu nedenlerden dolayı ona biyolojik babamın yüzünü merak ettiğimi bir kez bile söyleyemedim. Oysa tek istediğim puzzle&#8217;ın diğer parçasını bulmak, çocukluğumdan beri içimde yanan merakı dindirmek. &#8220;</em></p>
<p><em>&#8220;Aşk çocuğu olmadığımı bilmek gerçekten çok üzücü. Kendimi fabrikada üretilmiş bir ürün gibi hissediyorum. Geçmişini bilmeden sağlıklı birey olmak zor. Gerçek babamla ilgili hiçbir şey bilmeden kendimi yetiştiremem, sağlam bir kişilik oluşturamam. Biyolojik babamla ilgili bilgiler sperm bankasında mevcut ancak öğrenmemize izin verilmiyor; fotoğrafını bile görmeniz yasak.<br />
Bana babanı nasıl hayal ediyorsun diye sorduklarında hayal bile edemediğimi söylüyorum, çünkü kan grubundan başka hiçbir şey bilmiyorum. İnternetten araştırıyorum. Benim gibi dünyaya gelmiş kişilerle görüşüyorum. Hepsinin kimlik yarası var. Aynı sorunu yaşayan bir arkadaşımla, Paris&#8217;teki sperm bankasını ziyaret ettik. Bize sorun çıkaran yaratıklar gibi baktılar. Yine de mücadeleyi sürdürüyorum. Amacım, yasanın değişmesi ve isteyen herkesin biyolojik babasını öğrenmesini sağlamak.<br />
En büyük korkumsa bir gün evlendiğimde kocamın kardeşim çıkma ihtimali. Bu büyük bir olasılık. Çünkü ülkenin pek çok yerinde üvey kardeşlerim olduğunu biliyorum. &#8221; </em></p>
<p>Insanoglu, silkinmek ve davranışlarının sorumluluğunu alacak, sonuçlarını hesaba katarak kararlar verecek bir düşünce yapısına kavuşmak zorunda. Değerlendirme yaparken, karar verirken de ahlaki kıstasları dikkate almak durumunda. Yoksa ağır bedeller ödeyecek.</p>
<p>Konuyu gündeme getirdiğiniz için teşekkürler Ayşenur Hanım, elinize sağlık. Sperm bankası ülkemizde yasak ama bu yasak yurtdışına gidilerek delinebiliyor. Konu sadece &#8220;çocuk sahibi olmayı dayanılmaz şekilde istemenin&#8221; ötesinde düşünülmüyor çok zaman. Yarın &#8220;gelişmiş ülkelerde var&#8221; diyerek bizim ülkemizde de bu yönde talepler olmayağından ise emin olamayız. Bu yüzden, konunun daha geniş çaplı düşünülebilmesi için etkileri, sonuçları üzerine konuşmak yerinde. Insanların değişik açılardan konuya bakmaları böylece sağlanabilir.</p>
<p>Saygılarımla,</p>
<p>* Haber kaynağı: <a href="http://www.aksam.com.tr/haber.asp?a=43761,104&#038;tarih=20.06.2006" rel="nofollow">http://www.aksam.com.tr/haber.asp?a=43761,104&#038;tarih=20.06.2006</a></p>
]]></content:encoded>
	</item>
	<item>
		<title>Yasin tarafından</title>
		<link>http://www.derindusunce.org/2007/03/25/daniel-%e2%80%9cseni-leylekler-getirdi%e2%80%9d-yalanina-inanmak-istiyor/#comment-779</link>
		<dc:creator>Yasin</dc:creator>
		<pubDate>Sun, 25 Mar 2007 22:26:47 +0000</pubDate>
		<guid isPermaLink="false">http://www.derindusunce.org/2007/03/25/daniel-%e2%80%9cseni-leylekler-getirdi%e2%80%9d-yalanina-inanmak-istiyor/#comment-779</guid>
		<description>İslamdan sapmanın, insanlara medeniyet ve özgürlük kavramları aşılıyarak sorumsuz nesiller yetiştirmenin elbet bu benzeri sakıncaları çıkacaktır.

Düşünün ki bir çocuk babasına karar veremiyor burda aile kavramına verilmemiş değerin ve sorumsuzca yapılan bir hareketin suçunu hiç bir suçu olmayan birisinin çekmesi söz konusudur.</description>
		<content:encoded><![CDATA[<p>İslamdan sapmanın, insanlara medeniyet ve özgürlük kavramları aşılıyarak sorumsuz nesiller yetiştirmenin elbet bu benzeri sakıncaları çıkacaktır.</p>
<p>Düşünün ki bir çocuk babasına karar veremiyor burda aile kavramına verilmemiş değerin ve sorumsuzca yapılan bir hareketin suçunu hiç bir suçu olmayan birisinin çekmesi söz konusudur.</p>
]]></content:encoded>
	</item>
</channel>
</rss>
