<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	>
<channel>
	<title>&#8220;God of the Gaps&#8221; ve Tanrı-Evren Tasavvurumuz Üzerine yazısına yapılan yorumlar</title>
	<atom:link href="http://www.derindusunce.org/2007/03/20/god-of-the-gaps-ve-tanri-evren-tasavvurumuz-uzerine/feed" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://www.derindusunce.org/2007/03/20/god-of-the-gaps-ve-tanri-evren-tasavvurumuz-uzerine/</link>
	<description>Grup platformu</description>
	<pubDate>Thu, 17 May 2012 09:35:19 +0000</pubDate>
	<generator>http://wordpress.org/?v=2.6.2</generator>
		<item>
		<title>Mustafa tarafından</title>
		<link>http://www.derindusunce.org/2007/03/20/god-of-the-gaps-ve-tanri-evren-tasavvurumuz-uzerine/#comment-26098</link>
		<dc:creator>Mustafa</dc:creator>
		<pubDate>Thu, 26 Feb 2009 08:33:31 +0000</pubDate>
		<guid isPermaLink="false">http://www.derindusunce.org/2007/03/20/god-of-the-gaps-ve-tanri-evren-tasavvurumuz-uzerine/#comment-26098</guid>
		<description>Efendim batida "Tanri" denildimi ney kasd ediliyor ? Tanri denildimi hiristiyan Tanri inanci yada Yeni Eflatunculugun Tanri anlayisidir. Bazende yahudi inancindaki mütesebbiyeye yakin Tanri inanci. 
Aristoya göre Substanz yada Cevher kendi kendine vardir. Maddenin özü kendi kendine vardir ve Birinci-Hakeret-Ettirici yani Tanri bu var olani harekete gecirendir. Hiristiyanlar antik yunan felsefesinin tesiri altinda kalarak Kainat-Yaratici arasindaki iliskide yunanidirler. Mesela hiristiyanlar cok defa söyle derler : Yaratici buna nasil müsade etti? Nicin engellemedi? Sanki Yaratici disinda kendiliginden ve Rab den bagimsiz hareketler varda engellemedi veya müsaade etti.
Islamiyetde Mümkünatin var olabilmesi icin Mutlak zaruri Varligin varligi gerek yoksa Mümkünat var olamaz. Yani her degisken ve mümkün olan kainatda hersey isbattir Allaha. Kendi kendine birsey yoktur mümkünler aleminde. Birseyin kendi kendi var olmasi kendi kendine sebeb-netice olmasi oluyorki olacak sey degil. Batidaki bilim adamlari hiristiyan ve antik yunan düsüncesinden gelen "Tanri"ya inanmiyorlar. Islamiyetin temel kelimelerini ve inanclarini bilmedikleri icin bu konuda birsey söylemezler. 
Aristoda kilit terimler kontiniuum denilen süreklilik inancidir. Islamda ise degisen vardan yoka yokdan vara gecen "an"lar zaman zerreleri mevcud. Kainatda süreklilik zihni eserdir. Bu konuda Kant felsefesinin Islamda ilginc yakinligi vardir. Kantda zaman sürekliligi zihnidir. Batidaki filozoflar ve hiristiyan din adamlari ehli sünnet Kelamcilarin Kainat ve Rabbimiz hakkindaki teolojik temel kelimeleri ve baglantilari bire bir bilmiyiyorlardi. Ilk defa IBni Meymun (Maimonides) isimli yahudi filozofun eserinden ögrenmislerdi. Ibni Meymun uzunca bircok seyleri dogru yazmisti dogru nakil yapmakta idi ama bircok yerindede cok önemli yerlerde yanlis bilgiler vermisti. Bu eseri okuyan Aqiunli Thomas ve sonra Leibniz ve diger önemli filozoflar yanlis anladilar Kelam alimlerini. Daha 1850lilerde bile bu hatalar devam etmekte idi. 
Sunu iyice bilmek lazim "Tanri" veya "din" denildimi ney kasd ediliyor ? Batidada bir Allaha inaniliyor diye aynilestirmek olmuyor. Cok derin farkliklar var. Burada daha genis ele almak mümkün degil ama okuyuculara ip ucu olabilir.</description>
		<content:encoded><![CDATA[<p>Efendim batida &#8220;Tanri&#8221; denildimi ney kasd ediliyor ? Tanri denildimi hiristiyan Tanri inanci yada Yeni Eflatunculugun Tanri anlayisidir. Bazende yahudi inancindaki mütesebbiyeye yakin Tanri inanci.<br />
Aristoya göre Substanz yada Cevher kendi kendine vardir. Maddenin özü kendi kendine vardir ve Birinci-Hakeret-Ettirici yani Tanri bu var olani harekete gecirendir. Hiristiyanlar antik yunan felsefesinin tesiri altinda kalarak Kainat-Yaratici arasindaki iliskide yunanidirler. Mesela hiristiyanlar cok defa söyle derler : Yaratici buna nasil müsade etti? Nicin engellemedi? Sanki Yaratici disinda kendiliginden ve Rab den bagimsiz hareketler varda engellemedi veya müsaade etti.<br />
Islamiyetde Mümkünatin var olabilmesi icin Mutlak zaruri Varligin varligi gerek yoksa Mümkünat var olamaz. Yani her degisken ve mümkün olan kainatda hersey isbattir Allaha. Kendi kendine birsey yoktur mümkünler aleminde. Birseyin kendi kendi var olmasi kendi kendine sebeb-netice olmasi oluyorki olacak sey degil. Batidaki bilim adamlari hiristiyan ve antik yunan düsüncesinden gelen &#8220;Tanri&#8221;ya inanmiyorlar. Islamiyetin temel kelimelerini ve inanclarini bilmedikleri icin bu konuda birsey söylemezler.<br />
Aristoda kilit terimler kontiniuum denilen süreklilik inancidir. Islamda ise degisen vardan yoka yokdan vara gecen &#8220;an&#8221;lar zaman zerreleri mevcud. Kainatda süreklilik zihni eserdir. Bu konuda Kant felsefesinin Islamda ilginc yakinligi vardir. Kantda zaman sürekliligi zihnidir. Batidaki filozoflar ve hiristiyan din adamlari ehli sünnet Kelamcilarin Kainat ve Rabbimiz hakkindaki teolojik temel kelimeleri ve baglantilari bire bir bilmiyiyorlardi. Ilk defa IBni Meymun (Maimonides) isimli yahudi filozofun eserinden ögrenmislerdi. Ibni Meymun uzunca bircok seyleri dogru yazmisti dogru nakil yapmakta idi ama bircok yerindede cok önemli yerlerde yanlis bilgiler vermisti. Bu eseri okuyan Aqiunli Thomas ve sonra Leibniz ve diger önemli filozoflar yanlis anladilar Kelam alimlerini. Daha 1850lilerde bile bu hatalar devam etmekte idi.<br />
Sunu iyice bilmek lazim &#8220;Tanri&#8221; veya &#8220;din&#8221; denildimi ney kasd ediliyor ? Batidada bir Allaha inaniliyor diye aynilestirmek olmuyor. Cok derin farkliklar var. Burada daha genis ele almak mümkün degil ama okuyuculara ip ucu olabilir.</p>
]]></content:encoded>
	</item>
	<item>
		<title>Greedy tarafından</title>
		<link>http://www.derindusunce.org/2007/03/20/god-of-the-gaps-ve-tanri-evren-tasavvurumuz-uzerine/#comment-26083</link>
		<dc:creator>Greedy</dc:creator>
		<pubDate>Wed, 25 Feb 2009 23:47:48 +0000</pubDate>
		<guid isPermaLink="false">http://www.derindusunce.org/2007/03/20/god-of-the-gaps-ve-tanri-evren-tasavvurumuz-uzerine/#comment-26083</guid>
		<description>Parahomolojiymişşşş
Ya her çürütülen kanıtlarına karşı yeni kavramlar uydurup uydurup evrimi öyle elastik her şeye uyabilen bir hale getirdilerki , teoriyi yanlışlanamz yapıp bilimsellikten çıkartarak bir ideoloji haline getiriyorlar
Evrime karşı her ne sürersen sür, aa o zaman öyle değil böyle diye yeni bir kavram bulurlar, bu mu bilim :) 
Diyorsinki aklı başında ki hiç kimse homolojiyi evrim için bir kanıt olarak kullanmaz

O zaman Darwin, ki kendisi homoloji için; "Başka gerçeklerle ve argümanlarla desteklenemse bile hiç çekinmeden evrime sahip çıkarım" demiştir ( Türlerin kökeni), Mark Ridley ( Evolution-Boston: Blackwell Scientific 1993) , Staphen Jay Gould (Darwnisim Defined: The difference betwwen fact and Theory )  gibi önde gelen evrimcilerin aklı başında değilmiş :)</description>
		<content:encoded><![CDATA[<p>Parahomolojiymişşşş<br />
Ya her çürütülen kanıtlarına karşı yeni kavramlar uydurup uydurup evrimi öyle elastik her şeye uyabilen bir hale getirdilerki , teoriyi yanlışlanamz yapıp bilimsellikten çıkartarak bir ideoloji haline getiriyorlar<br />
Evrime karşı her ne sürersen sür, aa o zaman öyle değil böyle diye yeni bir kavram bulurlar, bu mu bilim <img src='http://www.derindusunce.org/wp-includes/images/smilies/icon_smile.gif' alt=':)' class='wp-smiley' /><br />
Diyorsinki aklı başında ki hiç kimse homolojiyi evrim için bir kanıt olarak kullanmaz</p>
<p>O zaman Darwin, ki kendisi homoloji için; &#8220;Başka gerçeklerle ve argümanlarla desteklenemse bile hiç çekinmeden evrime sahip çıkarım&#8221; demiştir ( Türlerin kökeni), Mark Ridley ( Evolution-Boston: Blackwell Scientific 1993) , Staphen Jay Gould (Darwnisim Defined: The difference betwwen fact and Theory )  gibi önde gelen evrimcilerin aklı başında değilmiş <img src='http://www.derindusunce.org/wp-includes/images/smilies/icon_smile.gif' alt=':)' class='wp-smiley' /></p>
]]></content:encoded>
	</item>
	<item>
		<title>En çok &#8220;sevilen&#8221; yazılar&#8230; : Derin Düşünce tarafından</title>
		<link>http://www.derindusunce.org/2007/03/20/god-of-the-gaps-ve-tanri-evren-tasavvurumuz-uzerine/#comment-23081</link>
		<dc:creator>En çok &#8220;sevilen&#8221; yazılar&#8230; : Derin Düşünce</dc:creator>
		<pubDate>Fri, 12 Dec 2008 10:05:21 +0000</pubDate>
		<guid isPermaLink="false">http://www.derindusunce.org/2007/03/20/god-of-the-gaps-ve-tanri-evren-tasavvurumuz-uzerine/#comment-23081</guid>
		<description>[...] &#8220;God of the Gaps&#8221; ve Tanrı-Evren Tasavvurumuz Üzerine [...]</description>
		<content:encoded><![CDATA[<p>[...] &#8220;God of the Gaps&#8221; ve Tanrı-Evren Tasavvurumuz Üzerine [...]</p>
]]></content:encoded>
	</item>
	<item>
		<title>Da Vinci tarafından</title>
		<link>http://www.derindusunce.org/2007/03/20/god-of-the-gaps-ve-tanri-evren-tasavvurumuz-uzerine/#comment-12930</link>
		<dc:creator>Da Vinci</dc:creator>
		<pubDate>Mon, 03 Mar 2008 12:50:05 +0000</pubDate>
		<guid isPermaLink="false">http://www.derindusunce.org/2007/03/20/god-of-the-gaps-ve-tanri-evren-tasavvurumuz-uzerine/#comment-12930</guid>
		<description>freedom, Suat'a cevaben şöyle demiş:
&lt;blockquote&gt;Homoloji konusunda ise Wells bilgisizliğini gözler önüne sermiş. Homoloji evrimin kanıtı olarak gösterilmez. Ortak atadan türeyen canlılardaki benzer yapılar homolog olarak adlandırılır. Yani ortak atadan türediği düşünülüyorsa homolog yapı olabilir. Daha sonra bu homolog yapıların evrimin kanıtı olarak gösterilmesi elbette saçmadır. Hiçbir aklı başında ve konuya hakim insan böyle birşey iddia etmez.&lt;/blockquote&gt;
Bence bu homoloji konusunda bir açıklık getirmek lazım. Eğer homoloji evrimsel biyolojide kullanılan anlamda kullanılırsa elbette evrime delil olarak gösterilmesi bir totoloji oluşturur ama evrimin varlığına dayalı olmayan bir bir homoloji tanımı ile bu totoloji iddiası boşa çıkar. Homolojiyle ilgili totoloji iddiasına cevaben ateistforumda yapmış olduğum açıklamayı direk aktarıyorum:
&lt;blockquote&gt;Bu yapılan çok klasik bir hata. Çözümü de çok basit. Evrimsel biyolojide kullanılan homoloji tanımından bağımsız olarak bir tanım düşün. Parahomoloji, Douglas Theobald tarafından bunun için icat edilmiş bir terim. Evrimsel biyolojideki homoloji tanımından bağımsız bir tanım bu. Parahomoloji şudur: İşlevsel farklılığa rağmen yapısal benzerlik. Yani işlevleri farklı ama yapıları benzer şeylere parahomolog diyelim. Ortak atadan türeme gerçekten olmuşsa canlılarda bu parahomolog tanımına uyan yapılar bulunması gerekir. Bu tür yapıların olduğu da uzun zamandır bilinmektedir. Theobald &lt;a href="http://www.talkorigins.org/faqs/comdesc/section3.html" rel="nofollow"&gt;burada&lt;/a&gt; buna değiniyor. Hem anatomik hem de moleküler olarak parahomolog yapılar canlılarda görülmektedir. Parahomolog yapıların varlığı da ortak atadan türemeyi desteklemektedir.

Görüldüğü gibi evrimsel biyolojideki homolog tanımını kullanmadığımızda döngüselliğe girmeden işin içinden rahatlıkla çıkabiliyoruz. Zaten aklı başında kimse evrimsel biyolojideki homolog tanımını evrime delil sağlamak için kullanmaz. Çünkü o tanım zaten evrimin doğru kabul edilmesinin sonucunda oluşmuş bir tanımdır. Elbette böyle bir tanım evrimi desteklemek için kullanılamaz. Ama yukarda da açıkladığım gibi bu döngüsellikten kurtulmak çok kolay.&lt;/blockquote&gt;
...</description>
		<content:encoded><![CDATA[<p>freedom, Suat&#8217;a cevaben şöyle demiş:</p>
<blockquote><p>Homoloji konusunda ise Wells bilgisizliğini gözler önüne sermiş. Homoloji evrimin kanıtı olarak gösterilmez. Ortak atadan türeyen canlılardaki benzer yapılar homolog olarak adlandırılır. Yani ortak atadan türediği düşünülüyorsa homolog yapı olabilir. Daha sonra bu homolog yapıların evrimin kanıtı olarak gösterilmesi elbette saçmadır. Hiçbir aklı başında ve konuya hakim insan böyle birşey iddia etmez.</p></blockquote>
<p>Bence bu homoloji konusunda bir açıklık getirmek lazım. Eğer homoloji evrimsel biyolojide kullanılan anlamda kullanılırsa elbette evrime delil olarak gösterilmesi bir totoloji oluşturur ama evrimin varlığına dayalı olmayan bir bir homoloji tanımı ile bu totoloji iddiası boşa çıkar. Homolojiyle ilgili totoloji iddiasına cevaben ateistforumda yapmış olduğum açıklamayı direk aktarıyorum:</p>
<blockquote><p>Bu yapılan çok klasik bir hata. Çözümü de çok basit. Evrimsel biyolojide kullanılan homoloji tanımından bağımsız olarak bir tanım düşün. Parahomoloji, Douglas Theobald tarafından bunun için icat edilmiş bir terim. Evrimsel biyolojideki homoloji tanımından bağımsız bir tanım bu. Parahomoloji şudur: İşlevsel farklılığa rağmen yapısal benzerlik. Yani işlevleri farklı ama yapıları benzer şeylere parahomolog diyelim. Ortak atadan türeme gerçekten olmuşsa canlılarda bu parahomolog tanımına uyan yapılar bulunması gerekir. Bu tür yapıların olduğu da uzun zamandır bilinmektedir. Theobald <a href="http://www.talkorigins.org/faqs/comdesc/section3.html" rel="nofollow">burada</a> buna değiniyor. Hem anatomik hem de moleküler olarak parahomolog yapılar canlılarda görülmektedir. Parahomolog yapıların varlığı da ortak atadan türemeyi desteklemektedir.</p>
<p>Görüldüğü gibi evrimsel biyolojideki homolog tanımını kullanmadığımızda döngüselliğe girmeden işin içinden rahatlıkla çıkabiliyoruz. Zaten aklı başında kimse evrimsel biyolojideki homolog tanımını evrime delil sağlamak için kullanmaz. Çünkü o tanım zaten evrimin doğru kabul edilmesinin sonucunda oluşmuş bir tanımdır. Elbette böyle bir tanım evrimi desteklemek için kullanılamaz. Ama yukarda da açıkladığım gibi bu döngüsellikten kurtulmak çok kolay.</p></blockquote>
<p>&#8230;</p>
]]></content:encoded>
	</item>
	<item>
		<title>fuatogl tarafından</title>
		<link>http://www.derindusunce.org/2007/03/20/god-of-the-gaps-ve-tanri-evren-tasavvurumuz-uzerine/#comment-7539</link>
		<dc:creator>fuatogl</dc:creator>
		<pubDate>Fri, 30 Nov 2007 15:04:41 +0000</pubDate>
		<guid isPermaLink="false">http://www.derindusunce.org/2007/03/20/god-of-the-gaps-ve-tanri-evren-tasavvurumuz-uzerine/#comment-7539</guid>
		<description>Kasparov un beyni içi mühendis dolu bir fabrikadan çıksa, o zaman bu analoji biraz daha anlamlı olurdu. Ve ona tesadüf diyene gönül rahatlığı ile salak diyebilirdik :) Fakat mekanizmaları açıklanan uzuun bir evrenin sonucu olduğunu duymuş isek böyle karşılaştırmaların saçma olduğunu hemen görürdük. Artificial/yapay ve natural/doğal ayrımı boşuna değil. Bu ayrım bilinen ve kabul edilen birşey. O farkın üzerinden atlarsak herkese salak diyebiliriz :)
"Milyon üzeri milyon" diye giden olasılık cambazlıkları sadece kendimizi kandırmak. Bu sitenin birçok yerinde değindim diğer başka arkadaşlar gibi. Miller in bir örneği vardı. Bir poker oyununda elinize rastgele gelen tüm kayıtların kaydını tutarsanız ve oyun sonucunda incelerseniz, o oyunu o şekilde oynama olasılığının milyon üzeri milyon olasılıklar ile ifade edilebilirsiniz. Ama oldu ve olmaya devam ediyor bu müthiş zor kombinasyonlar :) Blue beyin yaptığı, her poker oyununu birer mucize olarak görmekten farksız. Miyonlarca farklı şekilde oynanabilir bir poker oyunu. Aynı şekilde canlılar milyonlarca farklı şekilde var olabiliyor. Daha bizim bilmediğimiz türlü türlü ne kombinasyonlar var kimbilir. Eğer varolan canlılar dışındaki dışında hiçbir genetik kombinasyonun canlı olamıyacağını gösterebilirse, sadece bunun mümkün olduğunu gösterebilirse benim yaptığım karşılaştırmanın yanlışlığından söz edebilir. Yani, bir oyun oynanmadan önce, sadece belli bir seri kartın mümkü olduğunu, yada poker oyununun gerçekleşebilmesi için o belirli serinin gelmesi gerekse ve rastgele o seri gelse o zaman ortada bir mucizevi çapta birşey olurdu. Ama bilmiyoruz böyle bir seriyi, önkoşul u bilmiyoruz. Ancak olaylar olduktan sonra biliyoruz, ve bunu bir "koşul" olarak alıp geriye doğru oluşmadan önceki duruma enjekte edip oluşmasının ne kadar zor bir ihtimal olduğundan bahsediyoruz. &lt;strong&gt;"Fallacious, backward-condition injection"&lt;/strong&gt; diye bir tanım yoksa ilk ben uydurayım sizlerin sayesinde :)
İnsan oluşmadan önce, insanın &lt;strong&gt;oluşması gerektiğini&lt;/strong&gt; gösteren birşey varmı? Bunu gösteremedikten sonra bu olasılık hesapları sadece eğlencelik muhabbet olur :)</description>
		<content:encoded><![CDATA[<p>Kasparov un beyni içi mühendis dolu bir fabrikadan çıksa, o zaman bu analoji biraz daha anlamlı olurdu. Ve ona tesadüf diyene gönül rahatlığı ile salak diyebilirdik <img src='http://www.derindusunce.org/wp-includes/images/smilies/icon_smile.gif' alt=':)' class='wp-smiley' /> Fakat mekanizmaları açıklanan uzuun bir evrenin sonucu olduğunu duymuş isek böyle karşılaştırmaların saçma olduğunu hemen görürdük. Artificial/yapay ve natural/doğal ayrımı boşuna değil. Bu ayrım bilinen ve kabul edilen birşey. O farkın üzerinden atlarsak herkese salak diyebiliriz <img src='http://www.derindusunce.org/wp-includes/images/smilies/icon_smile.gif' alt=':)' class='wp-smiley' /><br />
&#8220;Milyon üzeri milyon&#8221; diye giden olasılık cambazlıkları sadece kendimizi kandırmak. Bu sitenin birçok yerinde değindim diğer başka arkadaşlar gibi. Miller in bir örneği vardı. Bir poker oyununda elinize rastgele gelen tüm kayıtların kaydını tutarsanız ve oyun sonucunda incelerseniz, o oyunu o şekilde oynama olasılığının milyon üzeri milyon olasılıklar ile ifade edilebilirsiniz. Ama oldu ve olmaya devam ediyor bu müthiş zor kombinasyonlar <img src='http://www.derindusunce.org/wp-includes/images/smilies/icon_smile.gif' alt=':)' class='wp-smiley' /> Blue beyin yaptığı, her poker oyununu birer mucize olarak görmekten farksız. Miyonlarca farklı şekilde oynanabilir bir poker oyunu. Aynı şekilde canlılar milyonlarca farklı şekilde var olabiliyor. Daha bizim bilmediğimiz türlü türlü ne kombinasyonlar var kimbilir. Eğer varolan canlılar dışındaki dışında hiçbir genetik kombinasyonun canlı olamıyacağını gösterebilirse, sadece bunun mümkün olduğunu gösterebilirse benim yaptığım karşılaştırmanın yanlışlığından söz edebilir. Yani, bir oyun oynanmadan önce, sadece belli bir seri kartın mümkü olduğunu, yada poker oyununun gerçekleşebilmesi için o belirli serinin gelmesi gerekse ve rastgele o seri gelse o zaman ortada bir mucizevi çapta birşey olurdu. Ama bilmiyoruz böyle bir seriyi, önkoşul u bilmiyoruz. Ancak olaylar olduktan sonra biliyoruz, ve bunu bir &#8220;koşul&#8221; olarak alıp geriye doğru oluşmadan önceki duruma enjekte edip oluşmasının ne kadar zor bir ihtimal olduğundan bahsediyoruz. <strong>&#8220;Fallacious, backward-condition injection&#8221;</strong> diye bir tanım yoksa ilk ben uydurayım sizlerin sayesinde <img src='http://www.derindusunce.org/wp-includes/images/smilies/icon_smile.gif' alt=':)' class='wp-smiley' /><br />
İnsan oluşmadan önce, insanın <strong>oluşması gerektiğini</strong> gösteren birşey varmı? Bunu gösteremedikten sonra bu olasılık hesapları sadece eğlencelik muhabbet olur <img src='http://www.derindusunce.org/wp-includes/images/smilies/icon_smile.gif' alt=':)' class='wp-smiley' /></p>
]]></content:encoded>
	</item>
	<item>
		<title>Y.EMRE tarafından</title>
		<link>http://www.derindusunce.org/2007/03/20/god-of-the-gaps-ve-tanri-evren-tasavvurumuz-uzerine/#comment-7531</link>
		<dc:creator>Y.EMRE</dc:creator>
		<pubDate>Fri, 30 Nov 2007 11:33:48 +0000</pubDate>
		<guid isPermaLink="false">http://www.derindusunce.org/2007/03/20/god-of-the-gaps-ve-tanri-evren-tasavvurumuz-uzerine/#comment-7531</guid>
		<description>SAYIN BULUE..
Şu yazdığımız bilgisayarın da nasıl çalıştığını bilmiyoruz. Ana kartı açıp içine baksak kompleks bir yapı olduğunu anlayabiliriz. Bu komplekslik tesadüfen oluşmuş olabilir mi? Hayır. Bilgisayarı mağlup eden Kasparov’un beyni tesadüfen oluşmuş olabilir mi? Evet. Yuh 
:)))) TEŞEKKÜRLER..iyi hoş söylediniz..tebessümle katılıyorum size..yanlız analoji en zayıf argümandır..aman dikkat..</description>
		<content:encoded><![CDATA[<p>SAYIN BULUE..<br />
Şu yazdığımız bilgisayarın da nasıl çalıştığını bilmiyoruz. Ana kartı açıp içine baksak kompleks bir yapı olduğunu anlayabiliriz. Bu komplekslik tesadüfen oluşmuş olabilir mi? Hayır. Bilgisayarı mağlup eden Kasparov’un beyni tesadüfen oluşmuş olabilir mi? Evet. Yuh<br />
:)))) TEŞEKKÜRLER..iyi hoş söylediniz..tebessümle katılıyorum size..yanlız analoji en zayıf argümandır..aman dikkat..</p>
]]></content:encoded>
	</item>
	<item>
		<title>sopitikoj tarafından</title>
		<link>http://www.derindusunce.org/2007/03/20/god-of-the-gaps-ve-tanri-evren-tasavvurumuz-uzerine/#comment-3231</link>
		<dc:creator>sopitikoj</dc:creator>
		<pubDate>Sat, 08 Sep 2007 01:28:39 +0000</pubDate>
		<guid isPermaLink="false">http://www.derindusunce.org/2007/03/20/god-of-the-gaps-ve-tanri-evren-tasavvurumuz-uzerine/#comment-3231</guid>
		<description>Hi 
 
I am Lucy, I have found your website while searching for some info at Google. Your site has helped me in a big way.
 
 
Bye</description>
		<content:encoded><![CDATA[<p>Hi </p>
<p>I am Lucy, I have found your website while searching for some info at Google. Your site has helped me in a big way.</p>
<p>Bye</p>
]]></content:encoded>
	</item>
	<item>
		<title>“God of the Gaps” ve Tanrı-Evren Tasavvurumuz Üzerine (v1.0) &#171; Anlama Çabası tarafından</title>
		<link>http://www.derindusunce.org/2007/03/20/god-of-the-gaps-ve-tanri-evren-tasavvurumuz-uzerine/#comment-2480</link>
		<dc:creator>“God of the Gaps” ve Tanrı-Evren Tasavvurumuz Üzerine (v1.0) &#171; Anlama Çabası</dc:creator>
		<pubDate>Thu, 26 Jul 2007 17:40:21 +0000</pubDate>
		<guid isPermaLink="false">http://www.derindusunce.org/2007/03/20/god-of-the-gaps-ve-tanri-evren-tasavvurumuz-uzerine/#comment-2480</guid>
		<description>[...] Yazı kategorisi: Din ve Felsefe 5:40 pm yazan: Volkan Serin [ 1.0 versiyonu Derin Düşünce sitesinde yayınlandı ] [...]</description>
		<content:encoded><![CDATA[<p>[...] Yazı kategorisi: Din ve Felsefe 5:40 pm yazan: Volkan Serin [ 1.0 versiyonu Derin Düşünce sitesinde yayınlandı ] [...]</p>
]]></content:encoded>
	</item>
	<item>
		<title>freedom tarafından</title>
		<link>http://www.derindusunce.org/2007/03/20/god-of-the-gaps-ve-tanri-evren-tasavvurumuz-uzerine/#comment-2257</link>
		<dc:creator>freedom</dc:creator>
		<pubDate>Mon, 09 Jul 2007 20:22:15 +0000</pubDate>
		<guid isPermaLink="false">http://www.derindusunce.org/2007/03/20/god-of-the-gaps-ve-tanri-evren-tasavvurumuz-uzerine/#comment-2257</guid>
		<description>Suat bey,

Archaeopteryx fosilini inceleyen bilim adamları bu canlının hem kuş hem sürüngen özellikleri taşıdığını görüyor. Sizce bu bilim adamları burdan nasıl bir sonuç çıkarmalıdır? Kuşlar ve sürüngenler bugünkü halleri ile yoktan varolmuştur (yani hokus pokus) sonucuna mı varmalı yoksa bu canlı grupları arasında bir geçiş var bir grup diğerine dönüşmüş sonucuna mı var mı?

Evrimin varlığını gösteren delil yok diyorsunuz. Peki Archaeopteryx sürüngenlerle kuşlar arasındaki geçişi gösteren bir delil değil mi? Geçişin nasıl olduğundan bağımsız olarak yönlendirilmiş veya yönlendirilmemiş fark etmez. Archaeopteryx  evrimin olduğuna ait bir delil değil midir sizce?

Evrim teorisinin bir varsayımı şempazeler ile insanların ortak bir atadan evrimleştiğidir. İnsan genomu 23 çift, şempanze genomu 24 çift kromozomdan oluşmaktadır. Ortak bir atadan türemişlerse bu iki türün genomları bu ortak ataya dair bir iz taşımalı. En bariz iz insan kromozomu 2'de görülmektedir. İnsan kromozomu 2, şempanzenin 2A ve 2B kromozomlarının uç uca birleşmesiyle oluşmuştur. Bu da bize insan ile şempanzenin ortak atasının 24 çift kromozoma sahip olduğunu göstermektedir. 2A ve 2B'nin füzyonuyla kromozom sayısı 23 çifte yani 46'ya inmiştir. İnsan şempanze ortak ata fikrine ait bir delil değil midir bu sizce?

Bu füzyonun yönlendirilmiş veya yönlendirilmemiş olmasından bağımsız olarak bu bir delildir. Siz elbette bu birleşme Tanrı'nın iradesiyle olmuştur diyebilirsiniz. Bu bir inançtır. Buna itiraz etmem. Ama bunun bilimsel olduğunu iddia etmenize karşı çıkarım. Bu füzyonun kendiliğinden olduğunu iddia etmek ise bilimseldir. Çok iyi bilinen laboratuar ortamın gerçekleşebilen fiziksel ve kimyasal olayların gerçekleşmiş olduğunu iddia etmek bir inanç değildir. Yani burda hokus pokus yok. Hokus pokus bu prosesin yönlendirilmiş olduğunu iddia etmektir. Bu füzyonun gerçekleşmediğini Tanrı'nın bunu sıfırdan böyle yarattığını iddia etmek ise hokus pokusların en büyüğüdür.

Homoloji konusunda ise Wells bilgisizliğini gözler önüne sermiş. Homoloji evrimin kanıtı olarak gösterilmez. Ortak atadan türeyen canlılardaki benzer yapılar homolog olarak adlandırılır. Yani ortak atadan türediği düşünülüyorsa homolog yapı olabilir. Daha sonra bu homolog yapıların evrimin kanıtı olarak gösterilmesi elbette saçmadır. Hiçbir aklı başında ve konuya hakim insan böyle birşey iddia etmez.</description>
		<content:encoded><![CDATA[<p>Suat bey,</p>
<p>Archaeopteryx fosilini inceleyen bilim adamları bu canlının hem kuş hem sürüngen özellikleri taşıdığını görüyor. Sizce bu bilim adamları burdan nasıl bir sonuç çıkarmalıdır? Kuşlar ve sürüngenler bugünkü halleri ile yoktan varolmuştur (yani hokus pokus) sonucuna mı varmalı yoksa bu canlı grupları arasında bir geçiş var bir grup diğerine dönüşmüş sonucuna mı var mı?</p>
<p>Evrimin varlığını gösteren delil yok diyorsunuz. Peki Archaeopteryx sürüngenlerle kuşlar arasındaki geçişi gösteren bir delil değil mi? Geçişin nasıl olduğundan bağımsız olarak yönlendirilmiş veya yönlendirilmemiş fark etmez. Archaeopteryx  evrimin olduğuna ait bir delil değil midir sizce?</p>
<p>Evrim teorisinin bir varsayımı şempazeler ile insanların ortak bir atadan evrimleştiğidir. İnsan genomu 23 çift, şempanze genomu 24 çift kromozomdan oluşmaktadır. Ortak bir atadan türemişlerse bu iki türün genomları bu ortak ataya dair bir iz taşımalı. En bariz iz insan kromozomu 2&#8242;de görülmektedir. İnsan kromozomu 2, şempanzenin 2A ve 2B kromozomlarının uç uca birleşmesiyle oluşmuştur. Bu da bize insan ile şempanzenin ortak atasının 24 çift kromozoma sahip olduğunu göstermektedir. 2A ve 2B&#8217;nin füzyonuyla kromozom sayısı 23 çifte yani 46&#8242;ya inmiştir. İnsan şempanze ortak ata fikrine ait bir delil değil midir bu sizce?</p>
<p>Bu füzyonun yönlendirilmiş veya yönlendirilmemiş olmasından bağımsız olarak bu bir delildir. Siz elbette bu birleşme Tanrı&#8217;nın iradesiyle olmuştur diyebilirsiniz. Bu bir inançtır. Buna itiraz etmem. Ama bunun bilimsel olduğunu iddia etmenize karşı çıkarım. Bu füzyonun kendiliğinden olduğunu iddia etmek ise bilimseldir. Çok iyi bilinen laboratuar ortamın gerçekleşebilen fiziksel ve kimyasal olayların gerçekleşmiş olduğunu iddia etmek bir inanç değildir. Yani burda hokus pokus yok. Hokus pokus bu prosesin yönlendirilmiş olduğunu iddia etmektir. Bu füzyonun gerçekleşmediğini Tanrı&#8217;nın bunu sıfırdan böyle yarattığını iddia etmek ise hokus pokusların en büyüğüdür.</p>
<p>Homoloji konusunda ise Wells bilgisizliğini gözler önüne sermiş. Homoloji evrimin kanıtı olarak gösterilmez. Ortak atadan türeyen canlılardaki benzer yapılar homolog olarak adlandırılır. Yani ortak atadan türediği düşünülüyorsa homolog yapı olabilir. Daha sonra bu homolog yapıların evrimin kanıtı olarak gösterilmesi elbette saçmadır. Hiçbir aklı başında ve konuya hakim insan böyle birşey iddia etmez.</p>
]]></content:encoded>
	</item>
	<item>
		<title>T.Suat Demren tarafından</title>
		<link>http://www.derindusunce.org/2007/03/20/god-of-the-gaps-ve-tanri-evren-tasavvurumuz-uzerine/#comment-2256</link>
		<dc:creator>T.Suat Demren</dc:creator>
		<pubDate>Mon, 09 Jul 2007 17:13:06 +0000</pubDate>
		<guid isPermaLink="false">http://www.derindusunce.org/2007/03/20/god-of-the-gaps-ve-tanri-evren-tasavvurumuz-uzerine/#comment-2256</guid>
		<description>Sayın Freedom,
&lt;blockquote&gt;Diyelim ki kuş-theropod ilişkisi kesinlikle yanlışlandı. Ne olacak? Evrim teorisini bırakıp hokus pokus teorisine mi döneceğiz?&lt;/blockquote&gt;
Feduccia konusunda ne söylemeye çalıştığımı anlamanıza  sevindim.

Gelelim sonrasındaki garabete.

Yahu müddei iddiasını ispatla yükümlüdür. Yaratılış bilimin alanına girmez, bunu gözlemleyemezsiniz, kimse de bunu iddia etmez. Ama evrim teorisi bilimsellik iddiasındadır. Ve bir iddia ile ortaya çıktığına göre buna dair delillerini sunmalıdır. (Konuyu dağıtmamak için AT'ye hiç girmedim, AT'nin duruşu bilimseldir)

Hem delil sunamayıp hem de "yahu delil yok!" denince bu celallenme neden?

Sorun nedir, "bizim hokuspokusumuz sizin hokuspokusunuzu döver" sendromu mu? Bir inanç olarak dilediğinize inanın, evrim teorisi de olur bu canlıları uzaylıların yarattığına öne süren E.V.Dailken'ın teorisi de. Lekum dinikum veliyedin.

Sizi, canlıları incelemeye  "Evrim gerçekleşmiştir. Nokta" diye başlatan nedir? Naturalizm değil mi? Peki naturalizmin kesin doğru olduğuna dair kanıtınız var mı?

Bana bunun cevabını verebilir misiniz?

Hem ortaya bir teori atıyor, hem yeterli kanıtla destekleyemiyor hem de bu gösterildiğinde "ama evrimin gerçekleştiği baştan kabul edildiğinde eldeki deliller  bu kavramsal çatıya uyuyor" mealinde birşeyler söylüyorsunuz. Buradaki totoloji sırıtıyor, bunu nasıl göremiyorsunuz?

Benim işim evrim ile değil, gerçek ile. Gerçekten olan ne ise onu bilmek istiyorum ben, darwinist evrim ise darwinist evrim, yönlendirilmiş evrim ise yönlendirilmiş evrim. Işınlanmış bir yartılış ise ışınlanmış yaratılış.

Sizin materyalist bakışınız şu: "Evrim mutlaka gerçekleşmiş olmalıdır, çünkü materyalizm için başka yol yok." İyi de bundan bana ne kardeşim, sizin felsefi inancınızı doğrulatacağım diye varlığına dair kanıt göremediğim şeyi niçin kabul edeyim?

Daha önce elli kere sordum cevap alamadıım. Tekrar sorayım.

Aşağıdaki dioalog J.Wells'in kitabında (Icons of Evolution) anlattığı hayali bir zeki öğrenci-öğretmen diyaloğu. Burada Wells evrimsel açıdan temel anlamı olan homoloji kavramının ne derece önkabullerle bezeli olduğunu gösteriyor:

-Öğretmen : Bugünkü dersimize hızlı bir tkrar ile başlayalım.Dün size homolojiden bahsettim.Ders kitabınızda gösterilen omurga eklemleri gibi homolog özellikler , canlıların ortak atadan geldiği savına &lt;strong&gt;en iyi kanıtı &lt;/strong&gt; sağlamaktadır.

-Öğrenci :Bundan dün sözettiğinizi biliyorum , ama benim kafam karışık.Özelliklerin homolog olup olmadığını nasıl biliyoruz ?

-Öğretmen : Şayet omurga eklemlerine bakarsan , onların farklı işlevleri yerine getirmek üzere adaptasyon geçirmelerine rağmen , kemik yapılarının yapısal açıdan benzer olduğunu görebilirsin

-Öğrenci : Fakat ahtapot gözü yapısal açıdan insan gözüne benzese bile bu iksinin homolog olmadığını dün bize söylemiştiniz

-Öğretmen : Evet bu doğru .Ahtopot gözü ile insan gözü homolog değildir , çünkü onların ortak ataları böyle bir göze sahip değildi.

-Öğrenci : O zaman benzerlik olsun ya da olmasın ortak atadan gelmediği sürece, özellikler homolog değildir

-Öğretmen : Evet şimdi önemli noktayı yakaladın.

-Öğrenci : (şaşkın gözlerle) Aslında hala kafam karışık.Homolog özelliklerin ortak atayla ilgili &lt;strong&gt;en iyi kanıtı &lt;/strong&gt;sunduğunu söylüyordunuz.Ancak özelliklerin homolog olup olmadığını söylemeden önce,onların ortak bir atadan gelip gelmediğini bilmek zorundayız

-Öğretmen : Bu doğru.

-Öğrenci : (ellerini kaşıyarak) Bir şeyi kaçırıyor olmalıyım.Bana öyle geliyor olmalı ki siz, &lt;strong&gt;"özelliklerin ortak bir atadan geldiğini biliyoruz, çünkü onlar ortak bir atadan geliyor" diyorsunuz.Bu kısır döngü bir düşünme biçimi değil mi ?&lt;/strong&gt;

İşte moleküler evrim konusunda da anotomik  karşılaştırmalarda da yapılan bu değil mi?

Bu mu bilimsellik? Yahu bu vıcık vıcık inanç. Bunu nasıl görmezsiniz?

Sadece kavramsal hatalar mı? hayır.  Detaya inildiğinde ve incelemeye herhangi bir önkabulle başlanmadığında görülen M.Denton'un şu tespitidir: "Moleküler seviyede balıktan amfibiyene, amfibiyenden sürüngene ve sürüngenden memelilere evrimsel geçişin hiçbir izi yoktur. " (Shattering The Myths of Darwinism)

Zaten spesifik olarak da milyonlarca tür arasından sadece bir tanesinin bile başlangıcından bugüne kadar hem teorik ve hem de fosil bakımından darwinist aşamalara uygun soy ağacı ortaya çıkarılamamıştır. Mevcut soyağaçlarının hepsi sadece yetersiz teorik varsayımlara dayalı, fosil bakımından tutarsız, çok eksik, kronolojik sıraya uyumsuz ve a priori kabullere göre şekillendirilmektedir. Yine tamamoı evrim gerçekleşmiştir önkabulü ile başlanmış totolojik varsayımlara  dayalıdır?

Darwinist evrim ancak biyokimyasal düzeyde ve yaşamın fosil tarihine bakılarak doğrulanabilir. Fakat bu ikisinde de darwinizm müthiş bir biçimde çuvallamıştır.

Yani böyle totolojilere göz yumsak bile ortada ne türlerin ortak atadan geldiğine dair ne de  yaşamın doğal yollarla oluştuğuna dair  HİÇBİR KANIT  yoktur.

Darwinizmin sorunu sadece bunlar da değildir,  en önemli soru "hayatın başlangıcıdır" ama ne buna ne de türlerin kökenine dair verilmiş hiçbir darwinist cevap yoktur.

Ortada bir hopkuspokus teorisi varsa buna en çok uyan darwinizmdir fazla uzağa gitmeye gerek yok.

(Tanrı yaratılışın yöntemi olarak darwinist evrimi de kullanmış olabilir. Ama ya delil?  Darwinizm mekanizma olarak gösterilemediktem sonra fosil açısından doğrulansa bile -ki bundan çok uzaktır- anlamsız bir felsefi akıl yürütme olarak kalacaktır. Daha ayrıntılı duruşumu yukarıda &lt;a rel="nofollow" href="http://www.derindusunce.org/2007/03/20/god-of-the-gaps-ve-tanri-evren-tasavvurumuz-uzerine/#comment-2211" rel="nofollow"&gt;şu yorumumda&lt;/a&gt; okuyabilirsiniz.)</description>
		<content:encoded><![CDATA[<p>Sayın Freedom,</p>
<blockquote><p>Diyelim ki kuş-theropod ilişkisi kesinlikle yanlışlandı. Ne olacak? Evrim teorisini bırakıp hokus pokus teorisine mi döneceğiz?</p></blockquote>
<p>Feduccia konusunda ne söylemeye çalıştığımı anlamanıza  sevindim.</p>
<p>Gelelim sonrasındaki garabete.</p>
<p>Yahu müddei iddiasını ispatla yükümlüdür. Yaratılış bilimin alanına girmez, bunu gözlemleyemezsiniz, kimse de bunu iddia etmez. Ama evrim teorisi bilimsellik iddiasındadır. Ve bir iddia ile ortaya çıktığına göre buna dair delillerini sunmalıdır. (Konuyu dağıtmamak için AT&#8217;ye hiç girmedim, AT&#8217;nin duruşu bilimseldir)</p>
<p>Hem delil sunamayıp hem de &#8220;yahu delil yok!&#8221; denince bu celallenme neden?</p>
<p>Sorun nedir, &#8220;bizim hokuspokusumuz sizin hokuspokusunuzu döver&#8221; sendromu mu? Bir inanç olarak dilediğinize inanın, evrim teorisi de olur bu canlıları uzaylıların yarattığına öne süren E.V.Dailken&#8217;ın teorisi de. Lekum dinikum veliyedin.</p>
<p>Sizi, canlıları incelemeye  &#8220;Evrim gerçekleşmiştir. Nokta&#8221; diye başlatan nedir? Naturalizm değil mi? Peki naturalizmin kesin doğru olduğuna dair kanıtınız var mı?</p>
<p>Bana bunun cevabını verebilir misiniz?</p>
<p>Hem ortaya bir teori atıyor, hem yeterli kanıtla destekleyemiyor hem de bu gösterildiğinde &#8220;ama evrimin gerçekleştiği baştan kabul edildiğinde eldeki deliller  bu kavramsal çatıya uyuyor&#8221; mealinde birşeyler söylüyorsunuz. Buradaki totoloji sırıtıyor, bunu nasıl göremiyorsunuz?</p>
<p>Benim işim evrim ile değil, gerçek ile. Gerçekten olan ne ise onu bilmek istiyorum ben, darwinist evrim ise darwinist evrim, yönlendirilmiş evrim ise yönlendirilmiş evrim. Işınlanmış bir yartılış ise ışınlanmış yaratılış.</p>
<p>Sizin materyalist bakışınız şu: &#8220;Evrim mutlaka gerçekleşmiş olmalıdır, çünkü materyalizm için başka yol yok.&#8221; İyi de bundan bana ne kardeşim, sizin felsefi inancınızı doğrulatacağım diye varlığına dair kanıt göremediğim şeyi niçin kabul edeyim?</p>
<p>Daha önce elli kere sordum cevap alamadıım. Tekrar sorayım.</p>
<p>Aşağıdaki dioalog J.Wells&#8217;in kitabında (Icons of Evolution) anlattığı hayali bir zeki öğrenci-öğretmen diyaloğu. Burada Wells evrimsel açıdan temel anlamı olan homoloji kavramının ne derece önkabullerle bezeli olduğunu gösteriyor:</p>
<p>-Öğretmen : Bugünkü dersimize hızlı bir tkrar ile başlayalım.Dün size homolojiden bahsettim.Ders kitabınızda gösterilen omurga eklemleri gibi homolog özellikler , canlıların ortak atadan geldiği savına <strong>en iyi kanıtı </strong> sağlamaktadır.</p>
<p>-Öğrenci :Bundan dün sözettiğinizi biliyorum , ama benim kafam karışık.Özelliklerin homolog olup olmadığını nasıl biliyoruz ?</p>
<p>-Öğretmen : Şayet omurga eklemlerine bakarsan , onların farklı işlevleri yerine getirmek üzere adaptasyon geçirmelerine rağmen , kemik yapılarının yapısal açıdan benzer olduğunu görebilirsin</p>
<p>-Öğrenci : Fakat ahtapot gözü yapısal açıdan insan gözüne benzese bile bu iksinin homolog olmadığını dün bize söylemiştiniz</p>
<p>-Öğretmen : Evet bu doğru .Ahtopot gözü ile insan gözü homolog değildir , çünkü onların ortak ataları böyle bir göze sahip değildi.</p>
<p>-Öğrenci : O zaman benzerlik olsun ya da olmasın ortak atadan gelmediği sürece, özellikler homolog değildir</p>
<p>-Öğretmen : Evet şimdi önemli noktayı yakaladın.</p>
<p>-Öğrenci : (şaşkın gözlerle) Aslında hala kafam karışık.Homolog özelliklerin ortak atayla ilgili <strong>en iyi kanıtı </strong>sunduğunu söylüyordunuz.Ancak özelliklerin homolog olup olmadığını söylemeden önce,onların ortak bir atadan gelip gelmediğini bilmek zorundayız</p>
<p>-Öğretmen : Bu doğru.</p>
<p>-Öğrenci : (ellerini kaşıyarak) Bir şeyi kaçırıyor olmalıyım.Bana öyle geliyor olmalı ki siz, <strong>&#8220;özelliklerin ortak bir atadan geldiğini biliyoruz, çünkü onlar ortak bir atadan geliyor&#8221; diyorsunuz.Bu kısır döngü bir düşünme biçimi değil mi ?</strong></p>
<p>İşte moleküler evrim konusunda da anotomik  karşılaştırmalarda da yapılan bu değil mi?</p>
<p>Bu mu bilimsellik? Yahu bu vıcık vıcık inanç. Bunu nasıl görmezsiniz?</p>
<p>Sadece kavramsal hatalar mı? hayır.  Detaya inildiğinde ve incelemeye herhangi bir önkabulle başlanmadığında görülen M.Denton&#8217;un şu tespitidir: &#8220;Moleküler seviyede balıktan amfibiyene, amfibiyenden sürüngene ve sürüngenden memelilere evrimsel geçişin hiçbir izi yoktur. &#8221; (Shattering The Myths of Darwinism)</p>
<p>Zaten spesifik olarak da milyonlarca tür arasından sadece bir tanesinin bile başlangıcından bugüne kadar hem teorik ve hem de fosil bakımından darwinist aşamalara uygun soy ağacı ortaya çıkarılamamıştır. Mevcut soyağaçlarının hepsi sadece yetersiz teorik varsayımlara dayalı, fosil bakımından tutarsız, çok eksik, kronolojik sıraya uyumsuz ve a priori kabullere göre şekillendirilmektedir. Yine tamamoı evrim gerçekleşmiştir önkabulü ile başlanmış totolojik varsayımlara  dayalıdır?</p>
<p>Darwinist evrim ancak biyokimyasal düzeyde ve yaşamın fosil tarihine bakılarak doğrulanabilir. Fakat bu ikisinde de darwinizm müthiş bir biçimde çuvallamıştır.</p>
<p>Yani böyle totolojilere göz yumsak bile ortada ne türlerin ortak atadan geldiğine dair ne de  yaşamın doğal yollarla oluştuğuna dair  HİÇBİR KANIT  yoktur.</p>
<p>Darwinizmin sorunu sadece bunlar da değildir,  en önemli soru &#8220;hayatın başlangıcıdır&#8221; ama ne buna ne de türlerin kökenine dair verilmiş hiçbir darwinist cevap yoktur.</p>
<p>Ortada bir hopkuspokus teorisi varsa buna en çok uyan darwinizmdir fazla uzağa gitmeye gerek yok.</p>
<p>(Tanrı yaratılışın yöntemi olarak darwinist evrimi de kullanmış olabilir. Ama ya delil?  Darwinizm mekanizma olarak gösterilemediktem sonra fosil açısından doğrulansa bile -ki bundan çok uzaktır- anlamsız bir felsefi akıl yürütme olarak kalacaktır. Daha ayrıntılı duruşumu yukarıda <a rel="nofollow" href="http://www.derindusunce.org/2007/03/20/god-of-the-gaps-ve-tanri-evren-tasavvurumuz-uzerine/#comment-2211" rel="nofollow">şu yorumumda</a> okuyabilirsiniz.)</p>
]]></content:encoded>
	</item>
	<item>
		<title>freedom tarafından</title>
		<link>http://www.derindusunce.org/2007/03/20/god-of-the-gaps-ve-tanri-evren-tasavvurumuz-uzerine/#comment-2255</link>
		<dc:creator>freedom</dc:creator>
		<pubDate>Mon, 09 Jul 2007 13:08:11 +0000</pubDate>
		<guid isPermaLink="false">http://www.derindusunce.org/2007/03/20/god-of-the-gaps-ve-tanri-evren-tasavvurumuz-uzerine/#comment-2255</guid>
		<description>Suat bey, ufacık bir hatanızı bu kadar büyüterek tribünlere oynadığım için çok özür dilerim. Lütfen bu konuyu kapatalım.

Feduccia konusunda aynı şeyleri söyleyip duruyorsunuz ama ortada somut birşey yok. Feduccia'nın hangi sebeplerle mevcut kuş-theropod teorisi reddettiğini biliyor musunuz? Somut örnekler verebilir misiniz? Somut örneklerinizi verin bunlar üzerinden rahatça konuşalım.

Ayrıca sizin için önemli olan nedir? Kuşların evrimleşmiş olması veya olmaması mı yoksa kuşların nasıl evrimleştiği mi? Diyelim ki kuş-theropod ilişkisi kesinlikle yanlışlandı. Ne olacak? Evrim teorisini bırakıp hokus pokus teorisine mi döneceğiz? "Tanrı istedi ve kuşları yarattı. Ama kuşlardan önce kuş sürüngen karışımı canlılar da yarattı ki insanların kafası karışsın". Güzel teori. İsterseniz bunun üzerine de konuşalım biraz.</description>
		<content:encoded><![CDATA[<p>Suat bey, ufacık bir hatanızı bu kadar büyüterek tribünlere oynadığım için çok özür dilerim. Lütfen bu konuyu kapatalım.</p>
<p>Feduccia konusunda aynı şeyleri söyleyip duruyorsunuz ama ortada somut birşey yok. Feduccia&#8217;nın hangi sebeplerle mevcut kuş-theropod teorisi reddettiğini biliyor musunuz? Somut örnekler verebilir misiniz? Somut örneklerinizi verin bunlar üzerinden rahatça konuşalım.</p>
<p>Ayrıca sizin için önemli olan nedir? Kuşların evrimleşmiş olması veya olmaması mı yoksa kuşların nasıl evrimleştiği mi? Diyelim ki kuş-theropod ilişkisi kesinlikle yanlışlandı. Ne olacak? Evrim teorisini bırakıp hokus pokus teorisine mi döneceğiz? &#8220;Tanrı istedi ve kuşları yarattı. Ama kuşlardan önce kuş sürüngen karışımı canlılar da yarattı ki insanların kafası karışsın&#8221;. Güzel teori. İsterseniz bunun üzerine de konuşalım biraz.</p>
]]></content:encoded>
	</item>
	<item>
		<title>T.Suat Demren tarafından</title>
		<link>http://www.derindusunce.org/2007/03/20/god-of-the-gaps-ve-tanri-evren-tasavvurumuz-uzerine/#comment-2253</link>
		<dc:creator>T.Suat Demren</dc:creator>
		<pubDate>Mon, 09 Jul 2007 10:29:15 +0000</pubDate>
		<guid isPermaLink="false">http://www.derindusunce.org/2007/03/20/god-of-the-gaps-ve-tanri-evren-tasavvurumuz-uzerine/#comment-2253</guid>
		<description>Sayın Freedom,

Birtakım yabancı isimlerin sehven karıştırılması doğal şeyler. Buna mal bulmuş mağribi gibi atlamanız argüman yönünden yetersiz olduğunuzu ama öküzün altında buzağı arayarak tribünlere hoş gözükmek istediğinizi düşündürüyor bana.

Evrim kuramını ortaya atan biz değiliz. Yani "bizim istediğimiz gibi bir delil" diye birşey yok. İstediğimiz şey, sizin öne sürdüğünüz aşama aşama değişim iddiasını teorik olarak da olsa göstermeniz. (Verdiğiniz linkte mevcut masallar var, bunları okuyarak büyüdüm ben.)

Pratiği vazgeçtik teorik olarak bile bir kolun kompleks bir kanata dönüşümünü izah edemiyorsunuz. (İzah dedikleriniz insan aklına hakaret.)

***

Feduccia'nın ne söylediğini iyi biliyorum. Bunu neden önemsediğimi de. Feducia'da bir evrimcidir, "bak bak doğru söylüyor" demiyorum, aradaki ihtilafın ne anlama geldiğini söylüyorum.

Sawyer'e verdiğim son cevapta buna ayrıntıları ile değindim:

Archaeopteryx en iddialı -ve hemen hemen en eski- ara form olduğu iddialı edilen fosilidir. Bunda bile evrimciler arasında ihtilaf olmasının -Ki Feduccia çok önemli bir kuşbilimcidir- önemsenmesinden daha doğal birşey olamaz.
&lt;blockquote&gt;Feduccia “Archaeopteryx evrimlesmis olamaz” veya “Archaeopteryx ara tur ozelliklerine sahip degildir” dese tamam haklisiniz diyecegim ama durum boyle de degil&lt;/blockquote&gt;
Yahu adam daha ne diyecek? Evrimin en önemli, en çok kabul görmüş hikayesini batırıyor? Yani kuşların Theropodlardan değil, Archosauria sınıfı canlılardan olan Thecodontlardan evrimleştiğini düşünüyor?

Başka bilim adamları da bunu kabul etmiyor. Çünkü Feduccia’nın söylediği hiçbir delile dayanmıyor, “evrim gerçekleşmiştir” ön kabulü hariç. Ama Fedducia’ya göre de kuşlar kesinlikle Theropodlardan evrimleşmiş olamaz, çünkü arada aşılamaz yapısal boşluklar var.

N’olcek şimdi?

Hayır daha ne demeli adam anlamadım ben gerçekten.

Bu ihtilaf neyi gösteriyor? Ortada ciddi hiçbir kanıt olmadığını, var olan bulguların “evrim gerçekleşmiştir” önkabulu ile yorumlandığını ama buna rağmen -materyalist yoruma mecbur olduklarından- ıkınılıp sıkınıldığını.

***

Herhalde "neden Fedduccia önemseniyor?" sorusu cevap bulmuştur artık.

Evrim teorisi konusunda belli kabullerim yok. Gerçekleşmiş olabilir, ama ortada buna dair yeterli delil yok. Önkabulleren arındığında darwinizm koca bir enkazdır, totolojik bir döngüdür. En fazla felsefi bir teori olabilir.

(Meselaya teolojik bakışım için &lt;a href="http://www.dusunceler.org/duyuru/2007/02/16/islam-evrim-ve-bir-konferans/" rel="nofollow"&gt;bakınız.&lt;/a&gt;)</description>
		<content:encoded><![CDATA[<p>Sayın Freedom,</p>
<p>Birtakım yabancı isimlerin sehven karıştırılması doğal şeyler. Buna mal bulmuş mağribi gibi atlamanız argüman yönünden yetersiz olduğunuzu ama öküzün altında buzağı arayarak tribünlere hoş gözükmek istediğinizi düşündürüyor bana.</p>
<p>Evrim kuramını ortaya atan biz değiliz. Yani &#8220;bizim istediğimiz gibi bir delil&#8221; diye birşey yok. İstediğimiz şey, sizin öne sürdüğünüz aşama aşama değişim iddiasını teorik olarak da olsa göstermeniz. (Verdiğiniz linkte mevcut masallar var, bunları okuyarak büyüdüm ben.)</p>
<p>Pratiği vazgeçtik teorik olarak bile bir kolun kompleks bir kanata dönüşümünü izah edemiyorsunuz. (İzah dedikleriniz insan aklına hakaret.)</p>
<p>***</p>
<p>Feduccia&#8217;nın ne söylediğini iyi biliyorum. Bunu neden önemsediğimi de. Feducia&#8217;da bir evrimcidir, &#8220;bak bak doğru söylüyor&#8221; demiyorum, aradaki ihtilafın ne anlama geldiğini söylüyorum.</p>
<p>Sawyer&#8217;e verdiğim son cevapta buna ayrıntıları ile değindim:</p>
<p>Archaeopteryx en iddialı -ve hemen hemen en eski- ara form olduğu iddialı edilen fosilidir. Bunda bile evrimciler arasında ihtilaf olmasının -Ki Feduccia çok önemli bir kuşbilimcidir- önemsenmesinden daha doğal birşey olamaz.</p>
<blockquote><p>Feduccia “Archaeopteryx evrimlesmis olamaz” veya “Archaeopteryx ara tur ozelliklerine sahip degildir” dese tamam haklisiniz diyecegim ama durum boyle de degil</p></blockquote>
<p>Yahu adam daha ne diyecek? Evrimin en önemli, en çok kabul görmüş hikayesini batırıyor? Yani kuşların Theropodlardan değil, Archosauria sınıfı canlılardan olan Thecodontlardan evrimleştiğini düşünüyor?</p>
<p>Başka bilim adamları da bunu kabul etmiyor. Çünkü Feduccia’nın söylediği hiçbir delile dayanmıyor, “evrim gerçekleşmiştir” ön kabulü hariç. Ama Fedducia’ya göre de kuşlar kesinlikle Theropodlardan evrimleşmiş olamaz, çünkü arada aşılamaz yapısal boşluklar var.</p>
<p>N’olcek şimdi?</p>
<p>Hayır daha ne demeli adam anlamadım ben gerçekten.</p>
<p>Bu ihtilaf neyi gösteriyor? Ortada ciddi hiçbir kanıt olmadığını, var olan bulguların “evrim gerçekleşmiştir” önkabulu ile yorumlandığını ama buna rağmen -materyalist yoruma mecbur olduklarından- ıkınılıp sıkınıldığını.</p>
<p>***</p>
<p>Herhalde &#8220;neden Fedduccia önemseniyor?&#8221; sorusu cevap bulmuştur artık.</p>
<p>Evrim teorisi konusunda belli kabullerim yok. Gerçekleşmiş olabilir, ama ortada buna dair yeterli delil yok. Önkabulleren arındığında darwinizm koca bir enkazdır, totolojik bir döngüdür. En fazla felsefi bir teori olabilir.</p>
<p>(Meselaya teolojik bakışım için <a href="http://www.dusunceler.org/duyuru/2007/02/16/islam-evrim-ve-bir-konferans/" rel="nofollow">bakınız.</a>)</p>
]]></content:encoded>
	</item>
	<item>
		<title>freedom tarafından</title>
		<link>http://www.derindusunce.org/2007/03/20/god-of-the-gaps-ve-tanri-evren-tasavvurumuz-uzerine/#comment-2252</link>
		<dc:creator>freedom</dc:creator>
		<pubDate>Mon, 09 Jul 2007 10:08:01 +0000</pubDate>
		<guid isPermaLink="false">http://www.derindusunce.org/2007/03/20/god-of-the-gaps-ve-tanri-evren-tasavvurumuz-uzerine/#comment-2252</guid>
		<description>Suat bey,

Yaptığınız hata Theropod yerine Therapod gibi aslında varolmayan ve yazım hatası olduğu belli olan demiş olsanız kimse birşey demez ama Theropod yerine Tetrapod diyince iş biraz değişiyor. İki farklı yazıda arka arkaya aynı bariz hatayı yapınca iş değişiyor. Bu hata dile getirilince yavuz hırsız misali hareket etmeniz hiç de hoş değil.


Kanat evrimiyle ilgili googleda arama yaparak bilgi edinebilirsiniz. Mesela &lt;a href="http://www.dinosaur-world.com/feathered_dinosaurs/wing_evolution.htm" rel="nofollow"&gt;burada&lt;/a&gt; resimli bir anlatım var. Elbette sizin istediğiniz gibi her değişimin arasındaki en ufak gelişimleri adım adım gösteren deliller yok. Zaten olamaz da. Büyük bir yapısal değişiklik ufak bir genetik değişiklikle ortaya çıkıyor olabilir. Büyük bir yapısal değişikliğin aşama aşama ince ayrıntılarıyla oluştuğunu kimse iddia edemez. Tek bir mutasyon bile büyük bir değişikliğe neden olabilir. Elbette kolun kanada dönüşmesi tek bir mutasyonla olmuştur demiyorum ama kolun kanada dönüşümü için sizin istediğiniz gibi 1000'lerce belki 10000'lerce kademeli değişime gerek yoktur. Olsa bile her aşamayı görmemizi sağlayacak fosil kanıtlarının bulunmasını beklemek hayal perestlikten başka birşey olmaz.

Feduccia, Archaeopteryx'in kuşlar ve sürüngenler arasında mükemmel bir ara tür oluşturduğunu söylemektedir. Birçok kuş ve sürüngen özelliği vardır Archaeopteryx'te. Bunlar gün gibi ortadadır. Bu gerçekleri göz ardı ederek bir yere varmak mümkün değildir. Archaeopteryx hem günümüz kuşlarının hem de günümüz sürüngenlerinin özelliklerini taşımaktadır. Bu bilimsel bir gerçektir. Bulunan Archaeopteryx fosilleri bu gerçeği bize sunmaktadır. Siz bu gerçeği kabul ediyor musunuz?</description>
		<content:encoded><![CDATA[<p>Suat bey,</p>
<p>Yaptığınız hata Theropod yerine Therapod gibi aslında varolmayan ve yazım hatası olduğu belli olan demiş olsanız kimse birşey demez ama Theropod yerine Tetrapod diyince iş biraz değişiyor. İki farklı yazıda arka arkaya aynı bariz hatayı yapınca iş değişiyor. Bu hata dile getirilince yavuz hırsız misali hareket etmeniz hiç de hoş değil.</p>
<p>Kanat evrimiyle ilgili googleda arama yaparak bilgi edinebilirsiniz. Mesela <a href="http://www.dinosaur-world.com/feathered_dinosaurs/wing_evolution.htm" rel="nofollow">burada</a> resimli bir anlatım var. Elbette sizin istediğiniz gibi her değişimin arasındaki en ufak gelişimleri adım adım gösteren deliller yok. Zaten olamaz da. Büyük bir yapısal değişiklik ufak bir genetik değişiklikle ortaya çıkıyor olabilir. Büyük bir yapısal değişikliğin aşama aşama ince ayrıntılarıyla oluştuğunu kimse iddia edemez. Tek bir mutasyon bile büyük bir değişikliğe neden olabilir. Elbette kolun kanada dönüşmesi tek bir mutasyonla olmuştur demiyorum ama kolun kanada dönüşümü için sizin istediğiniz gibi 1000&#8242;lerce belki 10000&#8242;lerce kademeli değişime gerek yoktur. Olsa bile her aşamayı görmemizi sağlayacak fosil kanıtlarının bulunmasını beklemek hayal perestlikten başka birşey olmaz.</p>
<p>Feduccia, Archaeopteryx&#8217;in kuşlar ve sürüngenler arasında mükemmel bir ara tür oluşturduğunu söylemektedir. Birçok kuş ve sürüngen özelliği vardır Archaeopteryx&#8217;te. Bunlar gün gibi ortadadır. Bu gerçekleri göz ardı ederek bir yere varmak mümkün değildir. Archaeopteryx hem günümüz kuşlarının hem de günümüz sürüngenlerinin özelliklerini taşımaktadır. Bu bilimsel bir gerçektir. Bulunan Archaeopteryx fosilleri bu gerçeği bize sunmaktadır. Siz bu gerçeği kabul ediyor musunuz?</p>
]]></content:encoded>
	</item>
	<item>
		<title>T.Suat Demren tarafından</title>
		<link>http://www.derindusunce.org/2007/03/20/god-of-the-gaps-ve-tanri-evren-tasavvurumuz-uzerine/#comment-2248</link>
		<dc:creator>T.Suat Demren</dc:creator>
		<pubDate>Sun, 08 Jul 2007 18:37:14 +0000</pubDate>
		<guid isPermaLink="false">http://www.derindusunce.org/2007/03/20/god-of-the-gaps-ve-tanri-evren-tasavvurumuz-uzerine/#comment-2248</guid>
		<description>Ne diyeyiyim, "özür dilerim örtmenim bi daha yapmam" mı?

Neden bu gibi sehven yapılmış yanlışlıklarla  ilgilenip belaltı yapmaya çalışacağınıza yukarıda kuşların evrimi hikayesi ile alakalı olarak dolaşan ve kendi aralarında bile anlaşamayan evrimcilerin düşüncelerine dair birşeyler söylemiyorsunuz?

Ya da... Bir zaman  darwinist yorumculardan birisine sormuştum; "nasıl oldu da bu kollar tüyleriyle, içi boş kemikleriyle birlikte "aşama aşama" kanata dönüştü, pratik örnekten (fosil) vazgeçtim, teorik olarak bari anlatıp bizi aydınlatın" diye. (aşama aşama kısmına dikkat)  Hala anlatacak. Bunu anlatmayı deneseniz?  (Daldan dala sıçrarken kanatlandılar gibi mevcut masalı kasdetmiyorum tabii, teorik olarak bir kolun aşama aşama nasıl kanata dönüşeğini ve bu her aşamanın nasıl bir avantaj sayesinde elenmeden kalacağını soruyorum.)

Ya da kladistik saçmalığına dair birşeyler? (Ki konunun çıkış noktası odur.)

Daha verimli olmaz mı?

@Sawyer

&lt;em&gt;"Feduccia kuslarin Theropod kokeniyle ilgili gorusu destekliyor olsaydi bunu desteklemeyen Meduccia veya Keduccia’yi gundeme getirecektiniz.&lt;/em&gt;"

Ne alaka? Eldeki muhalifi konuşalım, bu hallolmuş gibi diğerlerine geçmeyelim istersen.

Archaeopteryx en iddialı -ve hemen hemen en eski- ara form olduğu iddialı edilen fosilidir.  Bunda bile evrimciler arasında ihtilaf olmasının -Ki Feduccia çok önemli bir kuşbilimcidir-  önemsenmesinden daha doğal birşey olamaz.

&lt;blockquote&gt;Feduccia “Archaeopteryx evrimlesmis olamaz” veya “Archaeopteryx ara tur ozelliklerine sahip degildir” dese tamam haklisiniz diyecegim ama durum boyle de degil.&lt;/blockquote&gt;

Yahu adam daha ne diyecek? Evrimin en önemli, en çok kabul görmüş hikayesini batırıyor? Yani  kuşların Theropodlardan değil,  Archosauria sınıfı canlılardan olan Thecodontlardan evrimleştiğini düşünüyor? 

Başka bilim adamları da bunu kabul etmiyor. Çünkü Feduccia'nın söylediği hiçbir delile dayanmıyor, "evrim gerçekleşmiştir" ön kabulü hariç.  Ama Fedducia'ya göre de kuşlar kesinlikle Theropodlardan evrimleşmiş olamaz, çünkü arada aşılamaz yapısal boşluklar var.

N'olcek şimdi?

Hayır daha ne demeli adam anlamadım ben gerçekten.

Bu ihtilaf neyi gösteriyor? Ortada ciddi hiçbir kanıt olmadığını, var olan bulguların "evrim gerçekleşmiştir" önkabulu ile yorumlandığını ama buna rağmen -materyalist yoruma mecbur olduklarından- ıkınılıp sıkınıldığını.</description>
		<content:encoded><![CDATA[<p>Ne diyeyiyim, &#8220;özür dilerim örtmenim bi daha yapmam&#8221; mı?</p>
<p>Neden bu gibi sehven yapılmış yanlışlıklarla  ilgilenip belaltı yapmaya çalışacağınıza yukarıda kuşların evrimi hikayesi ile alakalı olarak dolaşan ve kendi aralarında bile anlaşamayan evrimcilerin düşüncelerine dair birşeyler söylemiyorsunuz?</p>
<p>Ya da&#8230; Bir zaman  darwinist yorumculardan birisine sormuştum; &#8220;nasıl oldu da bu kollar tüyleriyle, içi boş kemikleriyle birlikte &#8220;aşama aşama&#8221; kanata dönüştü, pratik örnekten (fosil) vazgeçtim, teorik olarak bari anlatıp bizi aydınlatın&#8221; diye. (aşama aşama kısmına dikkat)  Hala anlatacak. Bunu anlatmayı deneseniz?  (Daldan dala sıçrarken kanatlandılar gibi mevcut masalı kasdetmiyorum tabii, teorik olarak bir kolun aşama aşama nasıl kanata dönüşeğini ve bu her aşamanın nasıl bir avantaj sayesinde elenmeden kalacağını soruyorum.)</p>
<p>Ya da kladistik saçmalığına dair birşeyler? (Ki konunun çıkış noktası odur.)</p>
<p>Daha verimli olmaz mı?</p>
<p>@Sawyer</p>
<p><em>&#8220;Feduccia kuslarin Theropod kokeniyle ilgili gorusu destekliyor olsaydi bunu desteklemeyen Meduccia veya Keduccia’yi gundeme getirecektiniz.</em>&#8221;</p>
<p>Ne alaka? Eldeki muhalifi konuşalım, bu hallolmuş gibi diğerlerine geçmeyelim istersen.</p>
<p>Archaeopteryx en iddialı -ve hemen hemen en eski- ara form olduğu iddialı edilen fosilidir.  Bunda bile evrimciler arasında ihtilaf olmasının -Ki Feduccia çok önemli bir kuşbilimcidir-  önemsenmesinden daha doğal birşey olamaz.</p>
<blockquote><p>Feduccia “Archaeopteryx evrimlesmis olamaz” veya “Archaeopteryx ara tur ozelliklerine sahip degildir” dese tamam haklisiniz diyecegim ama durum boyle de degil.</p></blockquote>
<p>Yahu adam daha ne diyecek? Evrimin en önemli, en çok kabul görmüş hikayesini batırıyor? Yani  kuşların Theropodlardan değil,  Archosauria sınıfı canlılardan olan Thecodontlardan evrimleştiğini düşünüyor? </p>
<p>Başka bilim adamları da bunu kabul etmiyor. Çünkü Feduccia&#8217;nın söylediği hiçbir delile dayanmıyor, &#8220;evrim gerçekleşmiştir&#8221; ön kabulü hariç.  Ama Fedducia&#8217;ya göre de kuşlar kesinlikle Theropodlardan evrimleşmiş olamaz, çünkü arada aşılamaz yapısal boşluklar var.</p>
<p>N&#8217;olcek şimdi?</p>
<p>Hayır daha ne demeli adam anlamadım ben gerçekten.</p>
<p>Bu ihtilaf neyi gösteriyor? Ortada ciddi hiçbir kanıt olmadığını, var olan bulguların &#8220;evrim gerçekleşmiştir&#8221; önkabulu ile yorumlandığını ama buna rağmen -materyalist yoruma mecbur olduklarından- ıkınılıp sıkınıldığını.</p>
]]></content:encoded>
	</item>
	<item>
		<title>freedom tarafından</title>
		<link>http://www.derindusunce.org/2007/03/20/god-of-the-gaps-ve-tanri-evren-tasavvurumuz-uzerine/#comment-2247</link>
		<dc:creator>freedom</dc:creator>
		<pubDate>Sun, 08 Jul 2007 17:53:59 +0000</pubDate>
		<guid isPermaLink="false">http://www.derindusunce.org/2007/03/20/god-of-the-gaps-ve-tanri-evren-tasavvurumuz-uzerine/#comment-2247</guid>
		<description>Suat bey,

Theropodlar bipedaldır yani 2 ayak üzerinde hareket ederler. Tetrapodlar ise 4 ayaklı omurgalı hayvanları içine alan bir üst sınıftır. Yani bunları karıştırmak biraz garip olmuş. Bununla ilgili birşeyler söylemeniz gerekmez mi?</description>
		<content:encoded><![CDATA[<p>Suat bey,</p>
<p>Theropodlar bipedaldır yani 2 ayak üzerinde hareket ederler. Tetrapodlar ise 4 ayaklı omurgalı hayvanları içine alan bir üst sınıftır. Yani bunları karıştırmak biraz garip olmuş. Bununla ilgili birşeyler söylemeniz gerekmez mi?</p>
]]></content:encoded>
	</item>
	<item>
		<title>sawyer tarafından</title>
		<link>http://www.derindusunce.org/2007/03/20/god-of-the-gaps-ve-tanri-evren-tasavvurumuz-uzerine/#comment-2215</link>
		<dc:creator>sawyer</dc:creator>
		<pubDate>Fri, 06 Jul 2007 06:18:26 +0000</pubDate>
		<guid isPermaLink="false">http://www.derindusunce.org/2007/03/20/god-of-the-gaps-ve-tanri-evren-tasavvurumuz-uzerine/#comment-2215</guid>
		<description>Suat bey

Theropod terimini yeni ogrendigimi nerden cikardiginizi cok merak ediyorum. Gaipten bilgi falan mi aliyorsunuz yoksa?

Feduccia'nin &lt;em&gt;“The Archaeopteryx fossil is, in fact, the most superb example of a specimen perfectly intermediate between two higher groups of living organisms—what has come to be called a ‘missing link’, a Rosetta stone of evolution.”&lt;/em&gt; degerlendirmesiyle ilgili dusuncenizi merak ettim simdi. 

Feduccia kuslarin Theropod kokeniyle ilgili gorusu destekliyor olsaydi bunu desteklemeyen Meduccia veya Keduccia'yi gundeme getirecektiniz. Bilim dunyasinda herkes ayni goruste olmak durumundad nda degildir. Elbette farkli gorusler de olacaktir. Feduccia "Archaeopteryx evrimlesmis olamaz" veya "Archaeopteryx ara tur ozelliklerine sahip degildir" dese tamam haklisiniz diyecegim ama durum boyle de degil.</description>
		<content:encoded><![CDATA[<p>Suat bey</p>
<p>Theropod terimini yeni ogrendigimi nerden cikardiginizi cok merak ediyorum. Gaipten bilgi falan mi aliyorsunuz yoksa?</p>
<p>Feduccia&#8217;nin <em>“The Archaeopteryx fossil is, in fact, the most superb example of a specimen perfectly intermediate between two higher groups of living organisms—what has come to be called a ‘missing link’, a Rosetta stone of evolution.”</em> degerlendirmesiyle ilgili dusuncenizi merak ettim simdi. </p>
<p>Feduccia kuslarin Theropod kokeniyle ilgili gorusu destekliyor olsaydi bunu desteklemeyen Meduccia veya Keduccia&#8217;yi gundeme getirecektiniz. Bilim dunyasinda herkes ayni goruste olmak durumundad nda degildir. Elbette farkli gorusler de olacaktir. Feduccia &#8220;Archaeopteryx evrimlesmis olamaz&#8221; veya &#8220;Archaeopteryx ara tur ozelliklerine sahip degildir&#8221; dese tamam haklisiniz diyecegim ama durum boyle de degil.</p>
]]></content:encoded>
	</item>
	<item>
		<title>T. Suat Demren tarafından</title>
		<link>http://www.derindusunce.org/2007/03/20/god-of-the-gaps-ve-tanri-evren-tasavvurumuz-uzerine/#comment-2211</link>
		<dc:creator>T. Suat Demren</dc:creator>
		<pubDate>Thu, 05 Jul 2007 19:31:37 +0000</pubDate>
		<guid isPermaLink="false">http://www.derindusunce.org/2007/03/20/god-of-the-gaps-ve-tanri-evren-tasavvurumuz-uzerine/#comment-2211</guid>
		<description>Buna iki -hatta üç-  biçimde bakıyorum ben.

Birincisi bizim anlayabileceğimiz biçimde yönlendirme, determine edilemeyen yani sebep sonuç ilişkisinin kurulamadığı yönlendirme. Mesela mutasyon seçimi buna bir örnek olabilir. Belki sebep sonuç var ama olasılık bakımından bakıldığında  bunun cok dusuk olasiliklarin biraraya gelmesiyle gerceklestigini gormek gibi. (Bunu canlıların oluşumuna ve türemesine dair yapılan hesaplarda görüyoruz ama başta hayatın ortaya çıkışı olmak üzere, fosil tarihi böyle bir türeme göstermiyor)

İkincisi yukarıdaki duruma ilaveten metafizik mudahale, mesela tür-üstü kategorilerin ortaya çıkışı ve geçişleri gibi.  (Ki  kanıtlara baktığımda ben bunun daha güçlü bir görüş olduğunu düşünüyorum.)

Üçüncüsü  de tamamen determine edilebilen (darwinizm) sistem.  Bir teist, bu süreci ust proses ile tasarlanmis bir sistem olarak görebilir. Yani bir bilardo topuna vuran ve hangi topun nereye gideceğini vuranın bildiği bir sistem. (Buna dair ne mekanizma olarak ne fosil tarihi olarak yeterli  kanıt yok.)

Açıkçası Yaratıcı'nın ilk iki yöntemi seçmeye ihtiyacı yok. Üçüncü yöntem daha makul, akla yatkın ve çok daha ihtişamlı bir sistem. Diğer doğa olaylarının oluşumuna da baktığımızda bu tip bir yaratışın  anlamlı olduğunu görüyorum.

Ama deliller birinciyi fosil alanında, üçüncüyü ise hiç bir alanda desteklemiyor. Arada büyük boşluklar var ve bunlar hiç kapanmayacak gibi. (İleride belki kapanır, bilemeyiz) Yaratıcı'nın bu boşluğu bırakmasının sebebi ne olabilir? Bunun cevabı yok.

Ama İslamî açıdan bakılacak olursa doldurulamayan boşlukların insanlara yaratılışa dair ipuçları olarak bırakıldığı [da] düşünülebilir.</description>
		<content:encoded><![CDATA[<p>Buna iki -hatta üç-  biçimde bakıyorum ben.</p>
<p>Birincisi bizim anlayabileceğimiz biçimde yönlendirme, determine edilemeyen yani sebep sonuç ilişkisinin kurulamadığı yönlendirme. Mesela mutasyon seçimi buna bir örnek olabilir. Belki sebep sonuç var ama olasılık bakımından bakıldığında  bunun cok dusuk olasiliklarin biraraya gelmesiyle gerceklestigini gormek gibi. (Bunu canlıların oluşumuna ve türemesine dair yapılan hesaplarda görüyoruz ama başta hayatın ortaya çıkışı olmak üzere, fosil tarihi böyle bir türeme göstermiyor)</p>
<p>İkincisi yukarıdaki duruma ilaveten metafizik mudahale, mesela tür-üstü kategorilerin ortaya çıkışı ve geçişleri gibi.  (Ki  kanıtlara baktığımda ben bunun daha güçlü bir görüş olduğunu düşünüyorum.)</p>
<p>Üçüncüsü  de tamamen determine edilebilen (darwinizm) sistem.  Bir teist, bu süreci ust proses ile tasarlanmis bir sistem olarak görebilir. Yani bir bilardo topuna vuran ve hangi topun nereye gideceğini vuranın bildiği bir sistem. (Buna dair ne mekanizma olarak ne fosil tarihi olarak yeterli  kanıt yok.)</p>
<p>Açıkçası Yaratıcı&#8217;nın ilk iki yöntemi seçmeye ihtiyacı yok. Üçüncü yöntem daha makul, akla yatkın ve çok daha ihtişamlı bir sistem. Diğer doğa olaylarının oluşumuna da baktığımızda bu tip bir yaratışın  anlamlı olduğunu görüyorum.</p>
<p>Ama deliller birinciyi fosil alanında, üçüncüyü ise hiç bir alanda desteklemiyor. Arada büyük boşluklar var ve bunlar hiç kapanmayacak gibi. (İleride belki kapanır, bilemeyiz) Yaratıcı&#8217;nın bu boşluğu bırakmasının sebebi ne olabilir? Bunun cevabı yok.</p>
<p>Ama İslamî açıdan bakılacak olursa doldurulamayan boşlukların insanlara yaratılışa dair ipuçları olarak bırakıldığı [da] düşünülebilir.</p>
]]></content:encoded>
	</item>
	<item>
		<title>VolkanS tarafından</title>
		<link>http://www.derindusunce.org/2007/03/20/god-of-the-gaps-ve-tanri-evren-tasavvurumuz-uzerine/#comment-2210</link>
		<dc:creator>VolkanS</dc:creator>
		<pubDate>Thu, 05 Jul 2007 19:02:16 +0000</pubDate>
		<guid isPermaLink="false">http://www.derindusunce.org/2007/03/20/god-of-the-gaps-ve-tanri-evren-tasavvurumuz-uzerine/#comment-2210</guid>
		<description>Benim bu yazıyı yazma sebebim zaten "yönlendirilmiş" meselesine açıklık getirmekti. Mesela dünyanın güneş çevresinde, kendi çevresinde dönmesi... Bunlarda bir hikmet olduğu çok açık. Şimdi bunlar "yönlendirilmiş" mi yönlendirilmemiş mi? Newton mekaniğiyle sebep-sonuç zinciri mükemmel bir şekilde açıklanıyor ama ben hala Allah'ın takdiri olduğuna inanıyorum.

şimdi evrimin mekanizmaları da newton'un mekaniği gibi "kör" olamaz mı?

Bunun ötesinde nasıl bir "yönlendirme"den bahsediliyor. Hayat akarken belli anlarda belli genetik yapılar yoktan var mı edilmiş?
Bunu mu kastediyorsunuz? Neyi kastediyorsunuz tam olarak yönlendirilmiş evrim derken?</description>
		<content:encoded><![CDATA[<p>Benim bu yazıyı yazma sebebim zaten &#8220;yönlendirilmiş&#8221; meselesine açıklık getirmekti. Mesela dünyanın güneş çevresinde, kendi çevresinde dönmesi&#8230; Bunlarda bir hikmet olduğu çok açık. Şimdi bunlar &#8220;yönlendirilmiş&#8221; mi yönlendirilmemiş mi? Newton mekaniğiyle sebep-sonuç zinciri mükemmel bir şekilde açıklanıyor ama ben hala Allah&#8217;ın takdiri olduğuna inanıyorum.</p>
<p>şimdi evrimin mekanizmaları da newton&#8217;un mekaniği gibi &#8220;kör&#8221; olamaz mı?</p>
<p>Bunun ötesinde nasıl bir &#8220;yönlendirme&#8221;den bahsediliyor. Hayat akarken belli anlarda belli genetik yapılar yoktan var mı edilmiş?<br />
Bunu mu kastediyorsunuz? Neyi kastediyorsunuz tam olarak yönlendirilmiş evrim derken?</p>
]]></content:encoded>
	</item>
	<item>
		<title>T. Suat Demren tarafından</title>
		<link>http://www.derindusunce.org/2007/03/20/god-of-the-gaps-ve-tanri-evren-tasavvurumuz-uzerine/#comment-2209</link>
		<dc:creator>T. Suat Demren</dc:creator>
		<pubDate>Thu, 05 Jul 2007 17:43:28 +0000</pubDate>
		<guid isPermaLink="false">http://www.derindusunce.org/2007/03/20/god-of-the-gaps-ve-tanri-evren-tasavvurumuz-uzerine/#comment-2209</guid>
		<description>Haklısın Volkan en önemlisi en önemlisi mekanizma.

Bu halen gösterilebilmiş değil.

Yaşamın tarihine mateyalist önkabulle baktıkları için de toplanan bulguları buna göre yorumluyorlar.

Halbuki bir teist -mekanizmalar gösterilmediği müddetçe- yönlendirilmiş bir evrimi de savunabilir. Dolayısı ile yaşamın fosil tarihi eğer darwinist evrimin öngördüğü gibi olsa bile bu, darwinizme kanıt sağlamaz. ( Bir teist darwinist evrimi de savunabilir, bu teizme engel değildir, ama ayrı bir konu.)</description>
		<content:encoded><![CDATA[<p>Haklısın Volkan en önemlisi en önemlisi mekanizma.</p>
<p>Bu halen gösterilebilmiş değil.</p>
<p>Yaşamın tarihine mateyalist önkabulle baktıkları için de toplanan bulguları buna göre yorumluyorlar.</p>
<p>Halbuki bir teist -mekanizmalar gösterilmediği müddetçe- yönlendirilmiş bir evrimi de savunabilir. Dolayısı ile yaşamın fosil tarihi eğer darwinist evrimin öngördüğü gibi olsa bile bu, darwinizme kanıt sağlamaz. ( Bir teist darwinist evrimi de savunabilir, bu teizme engel değildir, ama ayrı bir konu.)</p>
]]></content:encoded>
	</item>
	<item>
		<title>VolkanS tarafından</title>
		<link>http://www.derindusunce.org/2007/03/20/god-of-the-gaps-ve-tanri-evren-tasavvurumuz-uzerine/#comment-2208</link>
		<dc:creator>VolkanS</dc:creator>
		<pubDate>Thu, 05 Jul 2007 17:32:24 +0000</pubDate>
		<guid isPermaLink="false">http://www.derindusunce.org/2007/03/20/god-of-the-gaps-ve-tanri-evren-tasavvurumuz-uzerine/#comment-2208</guid>
		<description>Evrimcilerin şu an tüm canlılık tarihini yazabilmesine gerek yok. Evrim mekanizmasının nasıl çalıştığını gösterebildilerse kuş'un da buna istisna olması için ortada bir sebep yok. Ha ordan, ha burdan bunun bizim için pratik önemi nedir?</description>
		<content:encoded><![CDATA[<p>Evrimcilerin şu an tüm canlılık tarihini yazabilmesine gerek yok. Evrim mekanizmasının nasıl çalıştığını gösterebildilerse kuş&#8217;un da buna istisna olması için ortada bir sebep yok. Ha ordan, ha burdan bunun bizim için pratik önemi nedir?</p>
]]></content:encoded>
	</item>
</channel>
</rss>

