<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	>
<channel>
	<title>Bir Ortaçağ Hitler’i: Cengiz Han yazısına yapılan yorumlar</title>
	<atom:link href="http://www.derindusunce.org/2007/03/16/bir-ortacag-hitler%e2%80%99i-cengiz-han/feed" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://www.derindusunce.org/2007/03/16/bir-ortacag-hitler%e2%80%99i-cengiz-han/</link>
	<description>Grup platformu</description>
	<pubDate>Fri, 21 Nov 2008 11:12:24 +0000</pubDate>
	<generator>http://wordpress.org/?v=2.6.2</generator>
		<item>
		<title>Yapay gündem – Gerçek gündem : Derin Düşünce tarafından</title>
		<link>http://www.derindusunce.org/2007/03/16/bir-ortacag-hitler%e2%80%99i-cengiz-han/#comment-3784</link>
		<dc:creator>Yapay gündem – Gerçek gündem : Derin Düşünce</dc:creator>
		<pubDate>Fri, 05 Oct 2007 08:41:15 +0000</pubDate>
		<guid isPermaLink="false">http://www.derindusunce.org/2007/03/16/bir-ortacag-hitler%e2%80%99i-cengiz-han/#comment-3784</guid>
		<description>[...] Konuları itibariyle teröre, Islâm’a, milliyetçiliğe, militarizme, Orta Asya tarihine eğilen dolayısıyla gündemle bağlantısını koruyan yazılar da DD okurlarının en çok ilgi gösterdiği 10 yazı arasındaydı : 4. Türk Milliyetçiliğinin intiharı: CHP ile MHP birleşsin! 5. Lokumcu Cemilzade ve Türk Silahlı Kuvvetleri 6. PKK… Ters giden nedir? Bundan sonra nereye? 7. Bir Ortaçağ Hitler’i: Cengiz Han 8. Müslümanların iç hastalıkları ve Neo-Cahiliyye devrinin sonu 9. Haydi Savaşa! 10. AKP eleştirilebilir mi? [...]</description>
		<content:encoded><![CDATA[<p>[...] Konuları itibariyle teröre, Islâm’a, milliyetçiliğe, militarizme, Orta Asya tarihine eğilen dolayısıyla gündemle bağlantısını koruyan yazılar da DD okurlarının en çok ilgi gösterdiği 10 yazı arasındaydı : 4. Türk Milliyetçiliğinin intiharı: CHP ile MHP birleşsin! 5. Lokumcu Cemilzade ve Türk Silahlı Kuvvetleri 6. PKK… Ters giden nedir? Bundan sonra nereye? 7. Bir Ortaçağ Hitler’i: Cengiz Han 8. Müslümanların iç hastalıkları ve Neo-Cahiliyye devrinin sonu 9. Haydi Savaşa! 10. AKP eleştirilebilir mi? [...]</p>
]]></content:encoded>
	</item>
	<item>
		<title>MY tarafından</title>
		<link>http://www.derindusunce.org/2007/03/16/bir-ortacag-hitler%e2%80%99i-cengiz-han/#comment-711</link>
		<dc:creator>MY</dc:creator>
		<pubDate>Tue, 20 Mar 2007 10:23:04 +0000</pubDate>
		<guid isPermaLink="false">http://www.derindusunce.org/2007/03/16/bir-ortacag-hitler%e2%80%99i-cengiz-han/#comment-711</guid>
		<description>TECAVÜZ KÜLTÜRÜ

Acaba mogollar veya Cengiz Han çagdaslarindan daha mi barbardi?
Bu tartisilir. Baskalari onun kadar insan öldürmediyse veya tecavüz etmediyse acaba istemediklerinden mi yoksa vicdan sahibi olduklarindan mi? Onun kadar insan &#60;b&#62;öldürEmemis&#60;/b&#62; olan baska halklari daha az saldirgan ilan edemeyiz bu hizla.

Meselâ Orta Çag avrupasinda adina &#60;b&#62;”kalça hakki”&#60;/b&#62; (http://en.wikipedia.org/wiki/Droit_de_seigneur) denen ve yüz yillarca uygulanan bir gelenek vardi : Toprak sahibi zengin soylular yeni evlenen bakire kizlarlarla eslerinden önce birlikte olabiliyorlardi.

Haçli seferleri sirasinda ise Hatay civarinda açlikla karsi karsiya kalan franklarin öldürdükleri müslümanlari pisirip yediklerini gene frank komutanlarin günlüklerinden ögrenmek mümkün. (Bkz. Araplarin gözüyle Haçli seferleri, Amin Maalouf http://www.ideefixe.com/kitap/tanim.asp?sid=HPD3TCUINA8NYKHFETLG)

DÜSMANIN KARISI

Jean-Paul Roux'nun yazdiginia göre Orta Asya'da yasayan topluluklarda zaferden sonra yapilan bir tür seramoni vardi :

Muzaffer komutan/hakan maglup komutanin karisini maglup kabilenin gözü önünde gögsüne bastirirdi. Bu bizim bugün bir tepeye veya kaleye bayrak dikmemize karsilik geliyor. Benzer sekilde meselâ bati avrupa'da uzun saçin hükümdarlik simgesi sayilmasi, savasta yenilen kirallarin kafa derilerinin bir daha saç çikmayacak sekilde kazinmasi hatirlanabilir.

HITLER KARSILASTIRMASI

Cengiz Han çok büyük bir askeri gücü bir araya getirdi ve elde ettigi zaferlerle gitgide daha kibirli ve saldirgan bir insan olmus olabilir. Hitler karsilastirmasi ne kadar yerinde? O da tartisilir. Versailles anlasmasi ile alman halkinin bogazina bu denli çökülmeseydi almanlar bu denli fanatiklesmez, Hitler gibi bir deliyi de asla seçmezlerdi. Ayrica savasin daha ikinci yilinda Ingiltere’nin eline bir çok firsat geçti Hitler’i durdurmak için. Ama Churchill Avrupa’da güçlü bir Almanya ve güçlü bir Rusya degil bunlarin yerine perisan olmus iki devlet istiyordu.

Cengiz Han’in yildizinin parlamaya basladigi yillarda Orta Asya insanlari ne haldeydi, buna bakmak gerek. O kadar erkek neden evlerini, ailelerini terk ederek böyle bir maceraya atildilar?

Dostlukla</description>
		<content:encoded><![CDATA[<p>TECAVÜZ KÜLTÜRÜ</p>
<p>Acaba mogollar veya Cengiz Han çagdaslarindan daha mi barbardi?<br />
Bu tartisilir. Baskalari onun kadar insan öldürmediyse veya tecavüz etmediyse acaba istemediklerinden mi yoksa vicdan sahibi olduklarindan mi? Onun kadar insan &lt;b&gt;öldürEmemis&lt;/b&gt; olan baska halklari daha az saldirgan ilan edemeyiz bu hizla.</p>
<p>Meselâ Orta Çag avrupasinda adina &lt;b&gt;”kalça hakki”&lt;/b&gt; (http://en.wikipedia.org/wiki/Droit_de_seigneur) denen ve yüz yillarca uygulanan bir gelenek vardi : Toprak sahibi zengin soylular yeni evlenen bakire kizlarlarla eslerinden önce birlikte olabiliyorlardi.</p>
<p>Haçli seferleri sirasinda ise Hatay civarinda açlikla karsi karsiya kalan franklarin öldürdükleri müslümanlari pisirip yediklerini gene frank komutanlarin günlüklerinden ögrenmek mümkün. (Bkz. Araplarin gözüyle Haçli seferleri, Amin Maalouf <a href="http://www.ideefixe.com/kitap/tanim.asp?sid=HPD3TCUINA8NYKHFETLG" rel="nofollow">http://www.ideefixe.com/kitap/tanim.asp?sid=HPD3TCUINA8NYKHFETLG</a>)</p>
<p>DÜSMANIN KARISI</p>
<p>Jean-Paul Roux&#8217;nun yazdiginia göre Orta Asya&#8217;da yasayan topluluklarda zaferden sonra yapilan bir tür seramoni vardi :</p>
<p>Muzaffer komutan/hakan maglup komutanin karisini maglup kabilenin gözü önünde gögsüne bastirirdi. Bu bizim bugün bir tepeye veya kaleye bayrak dikmemize karsilik geliyor. Benzer sekilde meselâ bati avrupa&#8217;da uzun saçin hükümdarlik simgesi sayilmasi, savasta yenilen kirallarin kafa derilerinin bir daha saç çikmayacak sekilde kazinmasi hatirlanabilir.</p>
<p>HITLER KARSILASTIRMASI</p>
<p>Cengiz Han çok büyük bir askeri gücü bir araya getirdi ve elde ettigi zaferlerle gitgide daha kibirli ve saldirgan bir insan olmus olabilir. Hitler karsilastirmasi ne kadar yerinde? O da tartisilir. Versailles anlasmasi ile alman halkinin bogazina bu denli çökülmeseydi almanlar bu denli fanatiklesmez, Hitler gibi bir deliyi de asla seçmezlerdi. Ayrica savasin daha ikinci yilinda Ingiltere’nin eline bir çok firsat geçti Hitler’i durdurmak için. Ama Churchill Avrupa’da güçlü bir Almanya ve güçlü bir Rusya degil bunlarin yerine perisan olmus iki devlet istiyordu.</p>
<p>Cengiz Han’in yildizinin parlamaya basladigi yillarda Orta Asya insanlari ne haldeydi, buna bakmak gerek. O kadar erkek neden evlerini, ailelerini terk ederek böyle bir maceraya atildilar?</p>
<p>Dostlukla</p>
]]></content:encoded>
	</item>
	<item>
		<title>Cengiz tarafından</title>
		<link>http://www.derindusunce.org/2007/03/16/bir-ortacag-hitler%e2%80%99i-cengiz-han/#comment-703</link>
		<dc:creator>Cengiz</dc:creator>
		<pubDate>Sun, 18 Mar 2007 16:24:43 +0000</pubDate>
		<guid isPermaLink="false">http://www.derindusunce.org/2007/03/16/bir-ortacag-hitler%e2%80%99i-cengiz-han/#comment-703</guid>
		<description>Cengiz Han'ın ordusu Türk, Moğol ve Tatarlardan oluşuyordu. Suçlar sadece Moğollara ait değil. Sistematik tecavüzlere gelince,düşmanının karısını kızını ele geçirmek Müslüman Türkler için de bir başarı göstergesiydi.(Roux)</description>
		<content:encoded><![CDATA[<p>Cengiz Han&#8217;ın ordusu Türk, Moğol ve Tatarlardan oluşuyordu. Suçlar sadece Moğollara ait değil. Sistematik tecavüzlere gelince,düşmanının karısını kızını ele geçirmek Müslüman Türkler için de bir başarı göstergesiydi.(Roux)</p>
]]></content:encoded>
	</item>
	<item>
		<title>Öncü Nesil tarafından</title>
		<link>http://www.derindusunce.org/2007/03/16/bir-ortacag-hitler%e2%80%99i-cengiz-han/#comment-696</link>
		<dc:creator>Öncü Nesil</dc:creator>
		<pubDate>Sat, 17 Mar 2007 09:27:22 +0000</pubDate>
		<guid isPermaLink="false">http://www.derindusunce.org/2007/03/16/bir-ortacag-hitler%e2%80%99i-cengiz-han/#comment-696</guid>
		<description>İSRAİL VE YAHUDİPERVERLER ACİZLİĞİNİZİN FARKINA VARIN

Mesela; İzmirde ana caddeden bir devlet büyüğü geçecekse Trafik polisi diğer
araçlari tali yola döndürüyor. Yolu boşaltıyorki devlet büyüğü geçsin. Biri diye bilirmi " bak adamda (trafik polisinde) nasıl güç var, kas var, bir işaret yapıyor Arabalar başka yöne dönüyor". O trafik polisinin, adamın gücünden dolayı dönmüyor araçlar !  
Trafik polisinin arkasındaki kanundan, devlet gücünden dolayı dönüyor. 

Mesela Aisd mikrobu: Dev gibi adamı yıkıyor. Sanki arslan kadar mikrop mu yıkıyor, yere seriyor. Hayır. O gözle görünmeyen mikrop emri yerine getiriyor.
Aisd mikrobunda güç yok onun arkasındakin de güç var. O mikroba verilen kanun
gücünden dolayı insanlar yıkılıyor, ölüyor.  Allah'ın gücünden, kanunundan dolayı.   Allah zina yapanları, sapıklık yapanları, İsrailli aşırılar gibi kafirleri gözle görülmeyen küçük bir mikropla cezalandırıyor.


Şimdi aşağıdaki bakteriye bakın, nemrudun burnundan içeri giren sinek gibi...
Bakalım  bu yazıma hangi nemrud savunucusu, yahudisever cevap yazacak, benim  bir iki tahminim var ama...

***/***

              İSRAİLDE VİRÜS DEHŞETİ BÜYÜYOR.

İsrail'de tüm antibyotiklere dirençli bir bakteri nedeni ölenlerin sayısı 200'e ulaştı. 400 kişinin hastalanmasına neden olan bakteri hakkında hükümetten açıklama yok.


İsrail'de bilinen tüm antibiyotiklere dirençli bir bakterinin 200 kişinin ölümüne neden olduğu kaydedildi. 

Yaklaşık 1 hafta önce, İsrail gazetelerinde kısa bir şekilde yer verilen bir haber, ülkede her geçen gün daha önemli bir hal almaya başladı. Tıbbın bildiği tüm antibiyotiklere dirençli olduğu açıklanan bir bakteri türünün, şuana kadar 200 kişinin ölümüne neden olduğu belirtiliyor. 

İsrail Sağlık Bakanlığı'ndan konu hakkında yeterince açıklama yapılmazken, bakanlık yetkilileri bu bakteri fenomeninin yeni olmadığını ve tıptaki tüm antibiyotiklere dirençli olan bakteri türlerinin dünyada örnekleri olduğunu ifade ediyor.

Bakteriyle mücadele kapsamında herhangi bir bölgenin karantinaya alınıp alınmayacağı ile ilgili bir açıklama da yapılmadı. Konu hakkında yeterli açıklamanın yapılmamasının, halk arasında paniğe yol açmamak için olduğu sanılıyor. 

Öte yandan Sağlık Bakanı Yakov Ben Yizri, bakteriden şuana kadar 400 kişinin hastalandığını doğruladı.</description>
		<content:encoded><![CDATA[<p>İSRAİL VE YAHUDİPERVERLER ACİZLİĞİNİZİN FARKINA VARIN</p>
<p>Mesela; İzmirde ana caddeden bir devlet büyüğü geçecekse Trafik polisi diğer<br />
araçlari tali yola döndürüyor. Yolu boşaltıyorki devlet büyüğü geçsin. Biri diye bilirmi &#8221; bak adamda (trafik polisinde) nasıl güç var, kas var, bir işaret yapıyor Arabalar başka yöne dönüyor&#8221;. O trafik polisinin, adamın gücünden dolayı dönmüyor araçlar !<br />
Trafik polisinin arkasındaki kanundan, devlet gücünden dolayı dönüyor. </p>
<p>Mesela Aisd mikrobu: Dev gibi adamı yıkıyor. Sanki arslan kadar mikrop mu yıkıyor, yere seriyor. Hayır. O gözle görünmeyen mikrop emri yerine getiriyor.<br />
Aisd mikrobunda güç yok onun arkasındakin de güç var. O mikroba verilen kanun<br />
gücünden dolayı insanlar yıkılıyor, ölüyor.  Allah&#8217;ın gücünden, kanunundan dolayı.   Allah zina yapanları, sapıklık yapanları, İsrailli aşırılar gibi kafirleri gözle görülmeyen küçük bir mikropla cezalandırıyor.</p>
<p>Şimdi aşağıdaki bakteriye bakın, nemrudun burnundan içeri giren sinek gibi&#8230;<br />
Bakalım  bu yazıma hangi nemrud savunucusu, yahudisever cevap yazacak, benim  bir iki tahminim var ama&#8230;</p>
<p>***/***</p>
<p>              İSRAİLDE VİRÜS DEHŞETİ BÜYÜYOR.</p>
<p>İsrail&#8217;de tüm antibyotiklere dirençli bir bakteri nedeni ölenlerin sayısı 200&#8242;e ulaştı. 400 kişinin hastalanmasına neden olan bakteri hakkında hükümetten açıklama yok.</p>
<p>İsrail&#8217;de bilinen tüm antibiyotiklere dirençli bir bakterinin 200 kişinin ölümüne neden olduğu kaydedildi. </p>
<p>Yaklaşık 1 hafta önce, İsrail gazetelerinde kısa bir şekilde yer verilen bir haber, ülkede her geçen gün daha önemli bir hal almaya başladı. Tıbbın bildiği tüm antibiyotiklere dirençli olduğu açıklanan bir bakteri türünün, şuana kadar 200 kişinin ölümüne neden olduğu belirtiliyor. </p>
<p>İsrail Sağlık Bakanlığı&#8217;ndan konu hakkında yeterince açıklama yapılmazken, bakanlık yetkilileri bu bakteri fenomeninin yeni olmadığını ve tıptaki tüm antibiyotiklere dirençli olan bakteri türlerinin dünyada örnekleri olduğunu ifade ediyor.</p>
<p>Bakteriyle mücadele kapsamında herhangi bir bölgenin karantinaya alınıp alınmayacağı ile ilgili bir açıklama da yapılmadı. Konu hakkında yeterli açıklamanın yapılmamasının, halk arasında paniğe yol açmamak için olduğu sanılıyor. </p>
<p>Öte yandan Sağlık Bakanı Yakov Ben Yizri, bakteriden şuana kadar 400 kişinin hastalandığını doğruladı.</p>
]]></content:encoded>
	</item>
	<item>
		<title>Mustafa Ajlan Abudak tarafından</title>
		<link>http://www.derindusunce.org/2007/03/16/bir-ortacag-hitler%e2%80%99i-cengiz-han/#comment-695</link>
		<dc:creator>Mustafa Ajlan Abudak</dc:creator>
		<pubDate>Sat, 17 Mar 2007 09:23:24 +0000</pubDate>
		<guid isPermaLink="false">http://www.derindusunce.org/2007/03/16/bir-ortacag-hitler%e2%80%99i-cengiz-han/#comment-695</guid>
		<description>Sayın H.Basri Bey Antropolojik olarak bakıldığında Moğol-Türk ayrımı yapmak çok zordur.Kültürel olarakta bir okadar zor olan bir mevzu bu.İslamlaşmamış göçerler yada İslamlaşmış göçerler dersek daha akli olur.Dilerseniz Mogolların ve Türklerin Y kromozon ve mdtdna sonuçlarına bakın.Orada göreceğiniz iki kavmin iç içe geçmiş olduğudur.Anadoluya akan göçlerde de salt Türkmen salt Moğol ayrımı yapılamaz.Zatengerekte yoktur.İslam yada değildir yada İslamlaşmış yada şaman kalmıştır.Bizi ilgilendiren tarafı budur.Bu halkında Oğuz selçuklularıyla Anadoluya akın akın geldiği açıktır.İlhanlı yada Altınordu devletlerinin yönetici kısımları sadece Moğol-Türk tür.Tıpkı Memlüklülerde Çerkez-Türk olduğu gibi halk ise yereldir.Yani Serb yada Pers-Farsidir.Göçerler ister Türk,Moğol yada Afgan olsun daima birliktelik içinde olmuştur.Bu adamlar yurt arayan insanlardır.Yurt denilebilecek kesimde kısmen kendi polülasyonlarının yerel popülasyondan fazla olabileceği bir yer demektir.Orta doğuda Anadoludan başka bir bölgede bu ozamanlar için mümkün değildir. Bağdatın binbir gecelerinden bahsetmişsiniz.Bunu bilipte nasıl olurda Avrupanın hayranlığından bahsedersiniz sizin kaynaklarınızı bilmiyorum ama Tasavvuf sözü ettiğiniz zamanlarda ''o bölgelerde'' iyice köklenen bir kurum oldu.(İran-kabbala ortak yapımı)ve hala o bölge Allahın lanetinden kurtulabilmiş değil!Halifelerin bozukluklarını anlatmaya kalksam burada yorum yazanlar küçük dillerini yutar.Fakat yorum yeri kısıtlı ayrıca sonuçlar ortada basit bir mantıklı çıkarımda yeter;madem o kadar ''ileri seviye ''uygarlıkları vardı Şaman bozgunculara nasıl boyun eğdiler.Askeri zaferler teknolojik üstünlük ve askeri deha ile kazanılır.Fatih İstanbulu topları olmadan nasıl feth edecekti?Birde nüfus çoksa metropolit olunmuşsa diyorsunuz gelişmiştir.Eywallah öyle olsun ama düşünün nüfusun çevreye oranla bu kadar yoğun olduğu yerlerde çöküşte kontrol edilemez,yozlaşma alır başını gider.Zenginlik Romanın neron yada Agustus devrindeki kadar olabilir, hatta aşabilir ama kültürel yozlaşmada ondan geri kalmamıştır.İslam aydınlanması diyebileceğimiz sürecin asıl merkezleri Endelüs,Kahire,Kudüs ve Şamdır.Bağdat onlara göre bebek sayılabilecek kadar genç bir yerleşimdir ama güzelliği ile hepsini geçmiş olabilir.Fakat ilim ve medeniyet olarak asla rakip bile olamaz.Alimler bilginler demişsiniz yorumunuzda. Bağdat Okulu adını alan oluşum; temsilcilerinin temel faaliyetlerinin mantık olması sebebiyle de Bağdat Mantık Okulu da denilen ilim çevresidir.Yani bunu dışında (islami sanatlar dışında) ben önemli katkısını bilmiyorum varsa katkısı tasavvuf içindedir.Onunda zararını anlatmakla bitiremeyiz işte kardeş kardeşe silah sıkıyor hala o topraklarda.Tarihin göreceli sularında bu konuda anlaşamayacağımız muhakkak.Tarihte abartıya hep karşıyımdır.Soğukanlılığın kaybı aklın yanlış çalışmasına neden oluyor.Nasıl Binbir gece masalları Fars edebiyatı ile ''fake''halife zevkü sefalarının kodlanmış oryantalist metinleri ise, Cengiz Hanın kendiside Batı tarafından ikonlaştırılmış bir şaman liderdir.Dünyanın en büyük kara imparatorluğunu kurmuş ama bu imparatorluk yarım asır bile dayanamamış,hiç bir insani-medeni kurum bırakmamıştır.Sadece büyük insan topluluklarının göcüne ,yıkıma,kaynaşmasına,yeniden yapılanmasına katkısı olmuştur.Bundan öte bir değer biçmek bir şamandan çok büyük vizyon sahibi olmasını beklemektir. 

Not:Sayın M.Edebali Beye teşekkür ediyorum.Kendimi bu konuda anlatamadım zannetmeye başlamıştım.Kendisi yüreğime su serpti...</description>
		<content:encoded><![CDATA[<p>Sayın H.Basri Bey Antropolojik olarak bakıldığında Moğol-Türk ayrımı yapmak çok zordur.Kültürel olarakta bir okadar zor olan bir mevzu bu.İslamlaşmamış göçerler yada İslamlaşmış göçerler dersek daha akli olur.Dilerseniz Mogolların ve Türklerin Y kromozon ve mdtdna sonuçlarına bakın.Orada göreceğiniz iki kavmin iç içe geçmiş olduğudur.Anadoluya akan göçlerde de salt Türkmen salt Moğol ayrımı yapılamaz.Zatengerekte yoktur.İslam yada değildir yada İslamlaşmış yada şaman kalmıştır.Bizi ilgilendiren tarafı budur.Bu halkında Oğuz selçuklularıyla Anadoluya akın akın geldiği açıktır.İlhanlı yada Altınordu devletlerinin yönetici kısımları sadece Moğol-Türk tür.Tıpkı Memlüklülerde Çerkez-Türk olduğu gibi halk ise yereldir.Yani Serb yada Pers-Farsidir.Göçerler ister Türk,Moğol yada Afgan olsun daima birliktelik içinde olmuştur.Bu adamlar yurt arayan insanlardır.Yurt denilebilecek kesimde kısmen kendi polülasyonlarının yerel popülasyondan fazla olabileceği bir yer demektir.Orta doğuda Anadoludan başka bir bölgede bu ozamanlar için mümkün değildir. Bağdatın binbir gecelerinden bahsetmişsiniz.Bunu bilipte nasıl olurda Avrupanın hayranlığından bahsedersiniz sizin kaynaklarınızı bilmiyorum ama Tasavvuf sözü ettiğiniz zamanlarda &#8221;o bölgelerde&#8221; iyice köklenen bir kurum oldu.(İran-kabbala ortak yapımı)ve hala o bölge Allahın lanetinden kurtulabilmiş değil!Halifelerin bozukluklarını anlatmaya kalksam burada yorum yazanlar küçük dillerini yutar.Fakat yorum yeri kısıtlı ayrıca sonuçlar ortada basit bir mantıklı çıkarımda yeter;madem o kadar &#8221;ileri seviye &#8221;uygarlıkları vardı Şaman bozgunculara nasıl boyun eğdiler.Askeri zaferler teknolojik üstünlük ve askeri deha ile kazanılır.Fatih İstanbulu topları olmadan nasıl feth edecekti?Birde nüfus çoksa metropolit olunmuşsa diyorsunuz gelişmiştir.Eywallah öyle olsun ama düşünün nüfusun çevreye oranla bu kadar yoğun olduğu yerlerde çöküşte kontrol edilemez,yozlaşma alır başını gider.Zenginlik Romanın neron yada Agustus devrindeki kadar olabilir, hatta aşabilir ama kültürel yozlaşmada ondan geri kalmamıştır.İslam aydınlanması diyebileceğimiz sürecin asıl merkezleri Endelüs,Kahire,Kudüs ve Şamdır.Bağdat onlara göre bebek sayılabilecek kadar genç bir yerleşimdir ama güzelliği ile hepsini geçmiş olabilir.Fakat ilim ve medeniyet olarak asla rakip bile olamaz.Alimler bilginler demişsiniz yorumunuzda. Bağdat Okulu adını alan oluşum; temsilcilerinin temel faaliyetlerinin mantık olması sebebiyle de Bağdat Mantık Okulu da denilen ilim çevresidir.Yani bunu dışında (islami sanatlar dışında) ben önemli katkısını bilmiyorum varsa katkısı tasavvuf içindedir.Onunda zararını anlatmakla bitiremeyiz işte kardeş kardeşe silah sıkıyor hala o topraklarda.Tarihin göreceli sularında bu konuda anlaşamayacağımız muhakkak.Tarihte abartıya hep karşıyımdır.Soğukanlılığın kaybı aklın yanlış çalışmasına neden oluyor.Nasıl Binbir gece masalları Fars edebiyatı ile &#8221;fake&#8221;halife zevkü sefalarının kodlanmış oryantalist metinleri ise, Cengiz Hanın kendiside Batı tarafından ikonlaştırılmış bir şaman liderdir.Dünyanın en büyük kara imparatorluğunu kurmuş ama bu imparatorluk yarım asır bile dayanamamış,hiç bir insani-medeni kurum bırakmamıştır.Sadece büyük insan topluluklarının göcüne ,yıkıma,kaynaşmasına,yeniden yapılanmasına katkısı olmuştur.Bundan öte bir değer biçmek bir şamandan çok büyük vizyon sahibi olmasını beklemektir. </p>
<p>Not:Sayın M.Edebali Beye teşekkür ediyorum.Kendimi bu konuda anlatamadım zannetmeye başlamıştım.Kendisi yüreğime su serpti&#8230;</p>
]]></content:encoded>
	</item>
	<item>
		<title>H.Basri tarafından</title>
		<link>http://www.derindusunce.org/2007/03/16/bir-ortacag-hitler%e2%80%99i-cengiz-han/#comment-693</link>
		<dc:creator>H.Basri</dc:creator>
		<pubDate>Sat, 17 Mar 2007 03:19:43 +0000</pubDate>
		<guid isPermaLink="false">http://www.derindusunce.org/2007/03/16/bir-ortacag-hitler%e2%80%99i-cengiz-han/#comment-693</guid>
		<description>Bu arada sergiye de henüz gidemedim ama sergi için hazılanmış 60 sayfalık kitapçık elime geçti. Sonderece iyi tasarımlı, kaliteli bir baskı ve son derece zengin görsel malzemeyle hazırlanmış bir kitapçık.

Ancak bir şey dikkatimi çekti. Moğolların Avrupa seferlerini "Batıya Yönelen Kasırga" adlı ayrı bir başlıkla, "..Moğol itilası Avrupa'ya dehşet saldı. Moğollar 1937'de Moskovayı ele geçirip, 1940'ta Kiyevi aldılar. Krakov yakınlarında bir Polonya ordusunu yendikten ve Breslau'ı yakıp yıktıktan sonra, Alman şovalyelerinden oluşan bir orduyu da Silezya'daki Liegnitz kenti yakınında, 9 Nisan 1241'de kesin bir yenilgiye uğratıp, Aralık 1241'de de Budapeşteyi yerle bir etti.... Moğol istilasında doğu ve güneydoğu Avrupa'da yüzbinlerce insan öldü, uçsuz bucaksız topraklar ekilemez hale geldi."(sy.30) şeklinde ele almış.

İslam Medeniyeti üzerine olan sadırılar içinse sadece "Hulagu ağabeyinin buyruğuyla 1256'da büyük bir orduyla İrana saldırmış, bir daha da ülkeden çıkmamıştı." ile "1258'de Bağdat'ı fethedip halifeyi öldürmesi, 750'den beri 'Allah'ın izniyle' Müslümanların başında olan Abbasi halifeliğinin sonunu getirdi."(sy.34) gibi doğrusu garipsenebilecek bir ifade kullanılmış.</description>
		<content:encoded><![CDATA[<p>Bu arada sergiye de henüz gidemedim ama sergi için hazılanmış 60 sayfalık kitapçık elime geçti. Sonderece iyi tasarımlı, kaliteli bir baskı ve son derece zengin görsel malzemeyle hazırlanmış bir kitapçık.</p>
<p>Ancak bir şey dikkatimi çekti. Moğolların Avrupa seferlerini &#8220;Batıya Yönelen Kasırga&#8221; adlı ayrı bir başlıkla, &#8220;..Moğol itilası Avrupa&#8217;ya dehşet saldı. Moğollar 1937&#8242;de Moskovayı ele geçirip, 1940&#8242;ta Kiyevi aldılar. Krakov yakınlarında bir Polonya ordusunu yendikten ve Breslau&#8217;ı yakıp yıktıktan sonra, Alman şovalyelerinden oluşan bir orduyu da Silezya&#8217;daki Liegnitz kenti yakınında, 9 Nisan 1241&#8242;de kesin bir yenilgiye uğratıp, Aralık 1241&#8242;de de Budapeşteyi yerle bir etti&#8230;. Moğol istilasında doğu ve güneydoğu Avrupa&#8217;da yüzbinlerce insan öldü, uçsuz bucaksız topraklar ekilemez hale geldi.&#8221;(sy.30) şeklinde ele almış.</p>
<p>İslam Medeniyeti üzerine olan sadırılar içinse sadece &#8220;Hulagu ağabeyinin buyruğuyla 1256&#8242;da büyük bir orduyla İrana saldırmış, bir daha da ülkeden çıkmamıştı.&#8221; ile &#8220;1258&#8242;de Bağdat&#8217;ı fethedip halifeyi öldürmesi, 750&#8242;den beri &#8216;Allah&#8217;ın izniyle&#8217; Müslümanların başında olan Abbasi halifeliğinin sonunu getirdi.&#8221;(sy.34) gibi doğrusu garipsenebilecek bir ifade kullanılmış.</p>
]]></content:encoded>
	</item>
	<item>
		<title>H.Basri tarafından</title>
		<link>http://www.derindusunce.org/2007/03/16/bir-ortacag-hitler%e2%80%99i-cengiz-han/#comment-692</link>
		<dc:creator>H.Basri</dc:creator>
		<pubDate>Sat, 17 Mar 2007 02:16:42 +0000</pubDate>
		<guid isPermaLink="false">http://www.derindusunce.org/2007/03/16/bir-ortacag-hitler%e2%80%99i-cengiz-han/#comment-692</guid>
		<description>Mustafa Beyin yazısına katılmakla birlikte, Mustafa Ajlan Abudak Bey’in yorumuna bir kaç itirazım olacak.

Mustafa Ajlan Bey, Moğol istilasının sadece yıkım olarak kabul edilemeyeceğini, birici olarak İslam Medeniyetinin yok olmadığını, diğer merkezlerle kolayca ayakta kaldığını. İkinci olarak Altınordu ve İlhanlıların İslamlaştığını ve bunun da “Osmanlının katalizör gücü” olduğunu söylemişsiniz. 

İlk olarak, elbette İslam Medeniyetinin yok olması söz konusu değil ve “her yıkım bir yönüyle doğuştur” tabi ancak “sadece yıkım değil” denince bu ağır hasar-yıkım biraz küçümsenmiş gibi oluyor. İkinci olarak, Moğol Altınordu ve İlhanlılar İslamı kabul etmiş ancak bunun Osmanlının kurulmasına pek bir etkisi olmadığını biliyorum zira Osman gazi, “Oğuz Yabgu” devletinin yıkılmasıyla 11.yüzyıl öncesinde bir kısmı Horosan’a bir kısmı da Anadolu’ya göçen zaten Müslüman olan Kayı Türklerinden.. 

Ancak tabi Moğol istilasından kaçan Horasan ve civarındaki Türkmenlerin (Türk-iman) Anadolu’ya göçmesinin Anadolu’nun Türkleşip, İslamlaşmasına katkısı olmuştur. (Yani bunlar sonradan İslamı kabul edip zamanla Türkleşen İlhanlılar değil bilakis Moğol’lardan kaçan Türkler)  

Ayrıca, "...Denilebilir ki Bağdat’taki İslam medeniyeti biraz İslam tarihi bilgimizi yenilersek Bağdat’ın ve İslam aleminin durumunun hiç iç acıcı olmadığı görürüz.Halifelerin ve dolayısıyla halkın yozlaştığı bir dünyadır.Bir nusibetin bin nasihatten iyi olması gibi moğollar bu topraklara yeniden İslam idrakinin sağlanmasını ve ahalinin bütünleşmesini gerçekleştirmişlerdir." demişsiniz.

Benim bildiğim kadarıyla o dönem Bağdatının durumunun “iç açıcı olmadığı” pek de söylenemez. Aksine pek çok açıdan çok parlak bir görüntüsü var. Avrupalıların hazırlamış olduğu “Görsel İslam Uygarlığı ve Tarihi” belgeselinde anlatıldığına göre, Abbasiler döneminde Avrupa’nın en büyük kenti olan Roma’nın nüfusu 30 bin iken, doğuda bir kültür ve bilgi kenti olarak sıfırdan tasarlanmış; Yahudi, Hıristiyan ve Müslüman âlimleri, hocaları, bilginleri, filozofları toplayan ve onların beraber-bir arada çalışabilmelerini sağlayan İslam hoşgörüsüne dayanan bir bilgi ve kültür kenti olan Bağdat’ta nüfusun 1 milyonu bulduğu hesaplanıyordu. Bir kimse eğer Bağdat’ı görmediyse dünyayı görmemiş sayılıyordu.. Bilgin evleri, devlet kütüphaneleri, ve çok sayıda halk kütüphanesi kurulmuş.. Geometride, cebirde, astronomi’de, tıpta pek çok ilkler ortaya konmuş.. .. Bin bir gece masalları dilden dile dolaşmış.. Ta ki uzaklardan gelen ve pek tanımadık bir güç, MOĞOLLAR’ın gelip her şeyi yakıp yıkmasına kadar.. Bağdat ve dönemin en büyük kentleri tamamıyla harabedilmiş; âlimler, bilginler ve halkın büyük birçoğu katledilmiş, kütüphaneler ve cilt cilt kitaplar yakılmış..

Moğol istilasını sadece Bağdat’a da indirgememek lazım. Horosan, Semerkand, Buhara Maveraunnehr ve yakın coğrafyadaki çoğu merkezin sonuı da pek farklı değil aslında…

Zira “..moğollar bu topraklara yeniden İslam idrakinin sağlanmasını ve ahalinin bütünleşmesini gerçekleştirmişlerdir.” Sözü biraz fazla pozitif bir bakış açısı kanımca.. (Buradaki idrakin sağlanıp sağlanmadığı da ayrı bir konu tabi)

Saygı ve muhabettlerimle..</description>
		<content:encoded><![CDATA[<p>Mustafa Beyin yazısına katılmakla birlikte, Mustafa Ajlan Abudak Bey’in yorumuna bir kaç itirazım olacak.</p>
<p>Mustafa Ajlan Bey, Moğol istilasının sadece yıkım olarak kabul edilemeyeceğini, birici olarak İslam Medeniyetinin yok olmadığını, diğer merkezlerle kolayca ayakta kaldığını. İkinci olarak Altınordu ve İlhanlıların İslamlaştığını ve bunun da “Osmanlının katalizör gücü” olduğunu söylemişsiniz. </p>
<p>İlk olarak, elbette İslam Medeniyetinin yok olması söz konusu değil ve “her yıkım bir yönüyle doğuştur” tabi ancak “sadece yıkım değil” denince bu ağır hasar-yıkım biraz küçümsenmiş gibi oluyor. İkinci olarak, Moğol Altınordu ve İlhanlılar İslamı kabul etmiş ancak bunun Osmanlının kurulmasına pek bir etkisi olmadığını biliyorum zira Osman gazi, “Oğuz Yabgu” devletinin yıkılmasıyla 11.yüzyıl öncesinde bir kısmı Horosan’a bir kısmı da Anadolu’ya göçen zaten Müslüman olan Kayı Türklerinden.. </p>
<p>Ancak tabi Moğol istilasından kaçan Horasan ve civarındaki Türkmenlerin (Türk-iman) Anadolu’ya göçmesinin Anadolu’nun Türkleşip, İslamlaşmasına katkısı olmuştur. (Yani bunlar sonradan İslamı kabul edip zamanla Türkleşen İlhanlılar değil bilakis Moğol’lardan kaçan Türkler)  </p>
<p>Ayrıca, &#8220;&#8230;Denilebilir ki Bağdat’taki İslam medeniyeti biraz İslam tarihi bilgimizi yenilersek Bağdat’ın ve İslam aleminin durumunun hiç iç acıcı olmadığı görürüz.Halifelerin ve dolayısıyla halkın yozlaştığı bir dünyadır.Bir nusibetin bin nasihatten iyi olması gibi moğollar bu topraklara yeniden İslam idrakinin sağlanmasını ve ahalinin bütünleşmesini gerçekleştirmişlerdir.&#8221; demişsiniz.</p>
<p>Benim bildiğim kadarıyla o dönem Bağdatının durumunun “iç açıcı olmadığı” pek de söylenemez. Aksine pek çok açıdan çok parlak bir görüntüsü var. Avrupalıların hazırlamış olduğu “Görsel İslam Uygarlığı ve Tarihi” belgeselinde anlatıldığına göre, Abbasiler döneminde Avrupa’nın en büyük kenti olan Roma’nın nüfusu 30 bin iken, doğuda bir kültür ve bilgi kenti olarak sıfırdan tasarlanmış; Yahudi, Hıristiyan ve Müslüman âlimleri, hocaları, bilginleri, filozofları toplayan ve onların beraber-bir arada çalışabilmelerini sağlayan İslam hoşgörüsüne dayanan bir bilgi ve kültür kenti olan Bağdat’ta nüfusun 1 milyonu bulduğu hesaplanıyordu. Bir kimse eğer Bağdat’ı görmediyse dünyayı görmemiş sayılıyordu.. Bilgin evleri, devlet kütüphaneleri, ve çok sayıda halk kütüphanesi kurulmuş.. Geometride, cebirde, astronomi’de, tıpta pek çok ilkler ortaya konmuş.. .. Bin bir gece masalları dilden dile dolaşmış.. Ta ki uzaklardan gelen ve pek tanımadık bir güç, MOĞOLLAR’ın gelip her şeyi yakıp yıkmasına kadar.. Bağdat ve dönemin en büyük kentleri tamamıyla harabedilmiş; âlimler, bilginler ve halkın büyük birçoğu katledilmiş, kütüphaneler ve cilt cilt kitaplar yakılmış..</p>
<p>Moğol istilasını sadece Bağdat’a da indirgememek lazım. Horosan, Semerkand, Buhara Maveraunnehr ve yakın coğrafyadaki çoğu merkezin sonuı da pek farklı değil aslında…</p>
<p>Zira “..moğollar bu topraklara yeniden İslam idrakinin sağlanmasını ve ahalinin bütünleşmesini gerçekleştirmişlerdir.” Sözü biraz fazla pozitif bir bakış açısı kanımca.. (Buradaki idrakin sağlanıp sağlanmadığı da ayrı bir konu tabi)</p>
<p>Saygı ve muhabettlerimle..</p>
]]></content:encoded>
	</item>
	<item>
		<title>Mehmet Edebali tarafından</title>
		<link>http://www.derindusunce.org/2007/03/16/bir-ortacag-hitler%e2%80%99i-cengiz-han/#comment-691</link>
		<dc:creator>Mehmet Edebali</dc:creator>
		<pubDate>Sat, 17 Mar 2007 00:58:51 +0000</pubDate>
		<guid isPermaLink="false">http://www.derindusunce.org/2007/03/16/bir-ortacag-hitler%e2%80%99i-cengiz-han/#comment-691</guid>
		<description>"Denilebilir ki Bağdattaki İslam medeniyeti biraz İslam tarihi bilgimizi yenilersek Bağdattın ve İslam aleminin durumunun hiç iç acıcı olmadığı görürüz.Halifelerin ve dolayısıyla halkın yozlaştığı bir dünyadır.Bir nusibetin bin nasihatten iyi olması gibi moğollar bu topraklara yeniden İslam idrakinin sağlanmasını ve ahalinin bütünleşmesini gerçekleştirmişlerdir.Kendileride çok bilinen tabirler kültür postacıları olarak düşmanı oldukları medeniyetin azameti karşısında boyun eğmişler vede İslamla şereflenmişlerdir.Tıpkı kızlarını gömen cahiliye araplarının sahabe efendilerimize dönüşmesi gibi Moğollar ve Türkler şaman bozgunculardan medeniyet unsuruna dönüşmüşlerdir.Bu sayededir ki tarihin gördüğü son ve (en iyi) Roma olabilmişlerdir.

Velhasıl her yıkım bir doğuşun müjdecisi ola gelmiş tarih boyunca.Belki insanlar zümrü anka kuşunu bu yüzden çok seviyorlar.Bu bana analojik olarak büyük yangın geçiren bir ormanın daha gür olarak yeşermesi gibi geliyor.Sanırım Cengiz hanında rolü buydu."

Ajlan Bey,
Yorumunuza katılıyorum.
Nitekim Osmanlı Devleti'nin kuruluşunda Osman Bey'in devlet felsefesini açıklarken Moğol istilalarına(Cengizhan'a) atıf yapması da sizin bu görüşünüzü gayet destekler.
"Bizim davamız kuru cihangirlik değil, i'la-yi kelimetullahtır."
Moğol istilaları Anadolu'daki büyük uyanışın vesilesi olmuştur.
Kütüphane yangının İslam medeniyetinden alıp götürdüklerini elbette atlamak mümkün değil.
Bununla birlikte orman örneğinde olduğu gibi traşlanan sakal daha gür çıkmıştır.
Asr-ı saadet'i müteakip, Osmanlı'nın İslam dünyası adına ulaştığı zirve başka hiç bir devirde görülmedi.
Osmanlı'nın kuruluşu risaletin 700. yılına denk geliyordu.
Osmanlı'nın kuruluşunun 700. yılına denk gelen bu yıllara da hep beraber şahit oluyoruz.
Dev dirilecek mi?
Derin muhabbetlerimle...</description>
		<content:encoded><![CDATA[<p>&#8220;Denilebilir ki Bağdattaki İslam medeniyeti biraz İslam tarihi bilgimizi yenilersek Bağdattın ve İslam aleminin durumunun hiç iç acıcı olmadığı görürüz.Halifelerin ve dolayısıyla halkın yozlaştığı bir dünyadır.Bir nusibetin bin nasihatten iyi olması gibi moğollar bu topraklara yeniden İslam idrakinin sağlanmasını ve ahalinin bütünleşmesini gerçekleştirmişlerdir.Kendileride çok bilinen tabirler kültür postacıları olarak düşmanı oldukları medeniyetin azameti karşısında boyun eğmişler vede İslamla şereflenmişlerdir.Tıpkı kızlarını gömen cahiliye araplarının sahabe efendilerimize dönüşmesi gibi Moğollar ve Türkler şaman bozgunculardan medeniyet unsuruna dönüşmüşlerdir.Bu sayededir ki tarihin gördüğü son ve (en iyi) Roma olabilmişlerdir.</p>
<p>Velhasıl her yıkım bir doğuşun müjdecisi ola gelmiş tarih boyunca.Belki insanlar zümrü anka kuşunu bu yüzden çok seviyorlar.Bu bana analojik olarak büyük yangın geçiren bir ormanın daha gür olarak yeşermesi gibi geliyor.Sanırım Cengiz hanında rolü buydu.&#8221;</p>
<p>Ajlan Bey,<br />
Yorumunuza katılıyorum.<br />
Nitekim Osmanlı Devleti&#8217;nin kuruluşunda Osman Bey&#8217;in devlet felsefesini açıklarken Moğol istilalarına(Cengizhan&#8217;a) atıf yapması da sizin bu görüşünüzü gayet destekler.<br />
&#8220;Bizim davamız kuru cihangirlik değil, i&#8217;la-yi kelimetullahtır.&#8221;<br />
Moğol istilaları Anadolu&#8217;daki büyük uyanışın vesilesi olmuştur.<br />
Kütüphane yangının İslam medeniyetinden alıp götürdüklerini elbette atlamak mümkün değil.<br />
Bununla birlikte orman örneğinde olduğu gibi traşlanan sakal daha gür çıkmıştır.<br />
Asr-ı saadet&#8217;i müteakip, Osmanlı&#8217;nın İslam dünyası adına ulaştığı zirve başka hiç bir devirde görülmedi.<br />
Osmanlı&#8217;nın kuruluşu risaletin 700. yılına denk geliyordu.<br />
Osmanlı&#8217;nın kuruluşunun 700. yılına denk gelen bu yıllara da hep beraber şahit oluyoruz.<br />
Dev dirilecek mi?<br />
Derin muhabbetlerimle&#8230;</p>
]]></content:encoded>
	</item>
	<item>
		<title>MY tarafından</title>
		<link>http://www.derindusunce.org/2007/03/16/bir-ortacag-hitler%e2%80%99i-cengiz-han/#comment-689</link>
		<dc:creator>MY</dc:creator>
		<pubDate>Fri, 16 Mar 2007 23:53:42 +0000</pubDate>
		<guid isPermaLink="false">http://www.derindusunce.org/2007/03/16/bir-ortacag-hitler%e2%80%99i-cengiz-han/#comment-689</guid>
		<description>ISRAIL'DEKI INTIHAR KRIZI

Bu sasirtici haberi Jerusalem Post gazetesi de dogruluyor.

http://www.jpost.com/servlet/Satellite?cid=1173879086787&#038;pagename=JPost%2FJPArticle%2FShowFull

Ancak intihar edenlerin 3'te biri escinsel israillier, askerler arasinda ise intiharlar azalmis (Ya da ordu bunlari "egitim zayiati" olarak göstermis olabilir) Gene Jerusalem Post’un haberine göre Rusya’dan gelen göçmen yahudiler arasinda intihar orani digerlerinden yüksek.ki bunun alkol tüketimi ile ilgili olmasi muhtemel.

GERÇEK BIR KRIZDEN SÖZ EDILEBILIR MI? O KESIN DEGIL...

Dünya Saglik Örgütü WHO'nun 2002 tarihli raporuna göre 1999'da Israil'de intihar edenlerin sayisi 379 ve bu rakamla Israil yüzbinde 8 sularinda bir skor elde etmis ki Dünya'nin en az intihar ile ölünen ülkeleri arasina giriyor. 400 ölümün bu skorda çok sey etkilemeyecegini saniyorum.
(bkz. sayfa 186 : http://www.who.int/violence_injury_prevention/violence/world_report/en/full_en.pdf)

Kazakistan ve Kirgizistan gibi müslüman ülkelerin ölümlü intihar oranlari Israil’den daha yüksek : Sirasiyla yüzbinde 37.4 ve yüzbinde 18.7. Bu alanda uzun yillardir “dünya sampiyonu” kabul edilen Macaristan’i bile geride birakan Kazakistan’in durumunun analiz edilmesi gerek : %40 civarinda rus asilli vatandasi olan bu ülkede bir ihtimal ortalamayi bu sinif arttirmis olabilir zira Rusya Federasyonu yüzbinde 43.1 ile en yüksekler arasinda.

Ikinci dikkat edilecek nokta ise eski komünist ülkelerde, çok alkol tüketilen ve günes almayan bölgelerde belirgin bir yükseklik. Yanlis hatirlamiyorsam günes isinlari melatonin (veya benzeri) bir hormonun salgilanmasina, bu hormon da insanin kendini daha iyi hissetmesine imkân veriyor.

MÜSLÜMAN ISRAILLILER

Müslüman israillileri de unutmamakta fayda var. 2005’te sayilari 1.141.000’e ulasan müslüman israil vatandaslari bu ülke nüfusunun %16’sini olusturuyorlar. Milletvekilleri, akademisyenler ve is adamlari arasinda sayilari artan müslüman israilliler kanimca baris için ciddi bir umut teskil ediyorlar. Türkiye’nin aksine Israil’deki müslüman kizlarin üniversiteye bas örtüsü ile girebildiklerini de Mustafa Akyol’un sitesinde okumustum. Bu satirlari görürse belki benim arayip da bulamadigim makalesinin linkini verir.

Bu bakimdan en azindan kendi adima Israil’in basina gelen her kötülüge sevinemiyorum.

&#60;b&#62;Ey iman edenler, adil şahidler olarak, Allah için, hakkı ayakta tutun. Bir topluluğa olan kininiz, sizi adaletten alıkoymasın. Adalet yapın. O, takvaya daha yakındır. Allahtan korkup-sakının. Şüphesiz Allah, yapmakta olduklarınızdan haberi olandır. (Maide Suresi, 8)&#60;/b&#62;

Dostlukla</description>
		<content:encoded><![CDATA[<p>ISRAIL&#8217;DEKI INTIHAR KRIZI</p>
<p>Bu sasirtici haberi Jerusalem Post gazetesi de dogruluyor.</p>
<p><a href="http://www.jpost.com/servlet/Satellite?cid=1173879086787&#038;pagename=JPost%2FJPArticle%2FShowFull" rel="nofollow">http://www.jpost.com/servlet/Satellite?cid=1173879086787&#038;pagename=JPost%2FJPArticle%2FShowFull</a></p>
<p>Ancak intihar edenlerin 3&#8242;te biri escinsel israillier, askerler arasinda ise intiharlar azalmis (Ya da ordu bunlari &#8220;egitim zayiati&#8221; olarak göstermis olabilir) Gene Jerusalem Post’un haberine göre Rusya’dan gelen göçmen yahudiler arasinda intihar orani digerlerinden yüksek.ki bunun alkol tüketimi ile ilgili olmasi muhtemel.</p>
<p>GERÇEK BIR KRIZDEN SÖZ EDILEBILIR MI? O KESIN DEGIL&#8230;</p>
<p>Dünya Saglik Örgütü WHO&#8217;nun 2002 tarihli raporuna göre 1999&#8242;da Israil&#8217;de intihar edenlerin sayisi 379 ve bu rakamla Israil yüzbinde 8 sularinda bir skor elde etmis ki Dünya&#8217;nin en az intihar ile ölünen ülkeleri arasina giriyor. 400 ölümün bu skorda çok sey etkilemeyecegini saniyorum.<br />
(bkz. sayfa 186 : <a href="http://www.who.int/violence_injury_prevention/violence/world_report/en/full_en.pdf" rel="nofollow">http://www.who.int/violence_injury_prevention/violence/world_report/en/full_en.pdf</a>)</p>
<p>Kazakistan ve Kirgizistan gibi müslüman ülkelerin ölümlü intihar oranlari Israil’den daha yüksek : Sirasiyla yüzbinde 37.4 ve yüzbinde 18.7. Bu alanda uzun yillardir “dünya sampiyonu” kabul edilen Macaristan’i bile geride birakan Kazakistan’in durumunun analiz edilmesi gerek : %40 civarinda rus asilli vatandasi olan bu ülkede bir ihtimal ortalamayi bu sinif arttirmis olabilir zira Rusya Federasyonu yüzbinde 43.1 ile en yüksekler arasinda.</p>
<p>Ikinci dikkat edilecek nokta ise eski komünist ülkelerde, çok alkol tüketilen ve günes almayan bölgelerde belirgin bir yükseklik. Yanlis hatirlamiyorsam günes isinlari melatonin (veya benzeri) bir hormonun salgilanmasina, bu hormon da insanin kendini daha iyi hissetmesine imkân veriyor.</p>
<p>MÜSLÜMAN ISRAILLILER</p>
<p>Müslüman israillileri de unutmamakta fayda var. 2005’te sayilari 1.141.000’e ulasan müslüman israil vatandaslari bu ülke nüfusunun %16’sini olusturuyorlar. Milletvekilleri, akademisyenler ve is adamlari arasinda sayilari artan müslüman israilliler kanimca baris için ciddi bir umut teskil ediyorlar. Türkiye’nin aksine Israil’deki müslüman kizlarin üniversiteye bas örtüsü ile girebildiklerini de Mustafa Akyol’un sitesinde okumustum. Bu satirlari görürse belki benim arayip da bulamadigim makalesinin linkini verir.</p>
<p>Bu bakimdan en azindan kendi adima Israil’in basina gelen her kötülüge sevinemiyorum.</p>
<p>&lt;b&gt;Ey iman edenler, adil şahidler olarak, Allah için, hakkı ayakta tutun. Bir topluluğa olan kininiz, sizi adaletten alıkoymasın. Adalet yapın. O, takvaya daha yakındır. Allahtan korkup-sakının. Şüphesiz Allah, yapmakta olduklarınızdan haberi olandır. (Maide Suresi, 8)&lt;/b&gt;</p>
<p>Dostlukla</p>
]]></content:encoded>
	</item>
	<item>
		<title>Öncü Nesil tarafından</title>
		<link>http://www.derindusunce.org/2007/03/16/bir-ortacag-hitler%e2%80%99i-cengiz-han/#comment-687</link>
		<dc:creator>Öncü Nesil</dc:creator>
		<pubDate>Fri, 16 Mar 2007 16:00:38 +0000</pubDate>
		<guid isPermaLink="false">http://www.derindusunce.org/2007/03/16/bir-ortacag-hitler%e2%80%99i-cengiz-han/#comment-687</guid>
		<description>(ABD VE AB) İMPARATORLUKLARIN SONU

Medeniyetler İntihar ederek yok olurlar, Cinayete kurban gitmezler.

Bir medeniyet yok olurken  dışardan değilde içerden yıkılır, yıkıma giden sebeb medeniyetin değerlerinin, bağlarının kendi içersinde kopmasıdır ve o medeniyetin insanlık için yapacak bir şeylerinin olmamasıdır.

[Medeniyetimiz açısından önemli olan Tarih yazmak değil, haklı olmak olmalı; hatta bize zulmedenlerin bile kurtarıcısı olarak adaletli bir dünya ile ayetlerin şahitliğini yapmalıyız.]


SİYONİST İSRAİL YAHUDİLERİ İNTİHAR KRİZİNDE!

Terör rejimi İsrail'in işgalci halkının ruhi bir bunalım ve depresyon halinde oldukları ve son 3 sene içerisinde çoğu genç, 4 bin intihar girişiminin olduğu, Siyonist Üniversitesi'nin yaptığı araştırmanın çarpıcı sonucuyla gün yüzüne çıkmış oldu.

Seyyid Hasan Nasrallah, haftalar öncesinde yaptığı konuşmasında "İsrail'de deprem olduğunu sadece Hizbullah söylemiyor. Tam aksine önceki dönemin ve şimdiki siyonist yetkililer, İsrail gazetelerindeki öncü isimler İsrail'in depremle, volkanik bir patlama ve büyük bir krizle karşı karşıya olduğunu itiraf ediyorlar" demişti. 

Prof. Ilan After öncülüğünde yapılan bu araştırma da İsrail'deki krizin varlığını ispatlar nitelikte. Yani terör rehimi, "Ben, Ortadoğu'nun, hatta dünyanın en güçlü devletiyim" iddiasında bulunsa da yine Nasrallah'ın dediği gibi "İsrail, örümceğin evinden daha zayıftır." gerçeği gün gibi ortaya çıkmış bulunuyor.

Araştırmanın sonuçlarına göre, işgal topraklarında yaşayan her 25 siyonistten biri, kendisine her hangi bir şekilde acı vermek isterken, son üç sene içinde de 4000 bin yahudinin intihar girişiminde bulunmak istediği ve teşebbüs edenlerden 400'ünün de öldüğü belirtildi. İntihar edenlerin %30'u ise Siyonist gençler. Araştırmanın diğer bir sonucu ise bu depresyon ve intihar girişimlerinin son üç sene içinde çok hızlı bir artış gösterdiği.

Bu çarpıcı araştırma sonuçlarının ardından terör rejimi ani ve gizli bir şekilde atağa geçti ve özellikle gençler, iş adamları ve askerler arasında sıkça rastlanılan bu intiharların nedenleri araştırmak üzere, Siyonist meclise bağlı bir heyet kurduruldu.</description>
		<content:encoded><![CDATA[<p>(ABD VE AB) İMPARATORLUKLARIN SONU</p>
<p>Medeniyetler İntihar ederek yok olurlar, Cinayete kurban gitmezler.</p>
<p>Bir medeniyet yok olurken  dışardan değilde içerden yıkılır, yıkıma giden sebeb medeniyetin değerlerinin, bağlarının kendi içersinde kopmasıdır ve o medeniyetin insanlık için yapacak bir şeylerinin olmamasıdır.</p>
<p>[Medeniyetimiz açısından önemli olan Tarih yazmak değil, haklı olmak olmalı; hatta bize zulmedenlerin bile kurtarıcısı olarak adaletli bir dünya ile ayetlerin şahitliğini yapmalıyız.]</p>
<p>SİYONİST İSRAİL YAHUDİLERİ İNTİHAR KRİZİNDE!</p>
<p>Terör rejimi İsrail&#8217;in işgalci halkının ruhi bir bunalım ve depresyon halinde oldukları ve son 3 sene içerisinde çoğu genç, 4 bin intihar girişiminin olduğu, Siyonist Üniversitesi&#8217;nin yaptığı araştırmanın çarpıcı sonucuyla gün yüzüne çıkmış oldu.</p>
<p>Seyyid Hasan Nasrallah, haftalar öncesinde yaptığı konuşmasında &#8220;İsrail&#8217;de deprem olduğunu sadece Hizbullah söylemiyor. Tam aksine önceki dönemin ve şimdiki siyonist yetkililer, İsrail gazetelerindeki öncü isimler İsrail&#8217;in depremle, volkanik bir patlama ve büyük bir krizle karşı karşıya olduğunu itiraf ediyorlar&#8221; demişti. </p>
<p>Prof. Ilan After öncülüğünde yapılan bu araştırma da İsrail&#8217;deki krizin varlığını ispatlar nitelikte. Yani terör rehimi, &#8220;Ben, Ortadoğu&#8217;nun, hatta dünyanın en güçlü devletiyim&#8221; iddiasında bulunsa da yine Nasrallah&#8217;ın dediği gibi &#8220;İsrail, örümceğin evinden daha zayıftır.&#8221; gerçeği gün gibi ortaya çıkmış bulunuyor.</p>
<p>Araştırmanın sonuçlarına göre, işgal topraklarında yaşayan her 25 siyonistten biri, kendisine her hangi bir şekilde acı vermek isterken, son üç sene içinde de 4000 bin yahudinin intihar girişiminde bulunmak istediği ve teşebbüs edenlerden 400&#8242;ünün de öldüğü belirtildi. İntihar edenlerin %30&#8242;u ise Siyonist gençler. Araştırmanın diğer bir sonucu ise bu depresyon ve intihar girişimlerinin son üç sene içinde çok hızlı bir artış gösterdiği.</p>
<p>Bu çarpıcı araştırma sonuçlarının ardından terör rejimi ani ve gizli bir şekilde atağa geçti ve özellikle gençler, iş adamları ve askerler arasında sıkça rastlanılan bu intiharların nedenleri araştırmak üzere, Siyonist meclise bağlı bir heyet kurduruldu.</p>
]]></content:encoded>
	</item>
	<item>
		<title>fatih demir tarafından</title>
		<link>http://www.derindusunce.org/2007/03/16/bir-ortacag-hitler%e2%80%99i-cengiz-han/#comment-686</link>
		<dc:creator>fatih demir</dc:creator>
		<pubDate>Fri, 16 Mar 2007 15:50:58 +0000</pubDate>
		<guid isPermaLink="false">http://www.derindusunce.org/2007/03/16/bir-ortacag-hitler%e2%80%99i-cengiz-han/#comment-686</guid>
		<description>http://www.crees.ku.edu/teachers/Mongol_Lesson_Plan/Mongol_Lesson_Plan.shtml

Anladigim kadariyla bu gazete her 5-6 yilda bir Cengiz Han'i yuzyilin en onemli adami secip durmus. Ilginctir ki bu en onemli adamlar listelerinde Hitler gibi bircok diktatorun olmasi... Zannedersem siz bu "en onemli" kelimesini yanlis degerlendiriyorsunuz.
Mesela "most important virus in the history" diye bir yazi okusaniz ve "AIDS"i gorseniz "AIDS"e olan sayginiz sevginiz de artacak gibi duruyorsunuz...

Ayrica saf kan Ingiliz ati yetistirir gibi insan yetistirmenin nesi onemli anlamadim?</description>
		<content:encoded><![CDATA[<p><a href="http://www.crees.ku.edu/teachers/Mongol_Lesson_Plan/Mongol_Lesson_Plan.shtml" rel="nofollow">http://www.crees.ku.edu/teachers/Mongol_Lesson_Plan/Mongol_Lesson_Plan.shtml</a></p>
<p>Anladigim kadariyla bu gazete her 5-6 yilda bir Cengiz Han&#8217;i yuzyilin en onemli adami secip durmus. Ilginctir ki bu en onemli adamlar listelerinde Hitler gibi bircok diktatorun olmasi&#8230; Zannedersem siz bu &#8220;en onemli&#8221; kelimesini yanlis degerlendiriyorsunuz.<br />
Mesela &#8220;most important virus in the history&#8221; diye bir yazi okusaniz ve &#8220;AIDS&#8221;i gorseniz &#8220;AIDS&#8221;e olan sayginiz sevginiz de artacak gibi duruyorsunuz&#8230;</p>
<p>Ayrica saf kan Ingiliz ati yetistirir gibi insan yetistirmenin nesi onemli anlamadim?</p>
]]></content:encoded>
	</item>
	<item>
		<title>Mustafa Ajlan Abudak tarafından</title>
		<link>http://www.derindusunce.org/2007/03/16/bir-ortacag-hitler%e2%80%99i-cengiz-han/#comment-684</link>
		<dc:creator>Mustafa Ajlan Abudak</dc:creator>
		<pubDate>Fri, 16 Mar 2007 15:20:26 +0000</pubDate>
		<guid isPermaLink="false">http://www.derindusunce.org/2007/03/16/bir-ortacag-hitler%e2%80%99i-cengiz-han/#comment-684</guid>
		<description>Sayın C-Z nin aktarımı çok doğru hatta diğer bir araştırma bu bahsi geçen rakamın tüm dünya için uygulamış ve o daha da şaşırtıcı sonuçlar vermişti.Dünya üzerindeki her 100 erkekten 8 onun Y kromozonunu ve varyasyonunu taşıyordu.Bu Natiaonal geographic kanalının onun hakkında yaptığı belgeselde de kullanılmıştı.(NTV Türkçesi yayınlandı)birde kitabın yazarına yapılan atıfa katılmıyorum sadece Altınordu devleti siyasi olarak uzun soluklu olabildi. Diğerleri ilk 100-150 yıl içersinde tarih sahnesinden silindiler.Cengiz hanın ırz düşmanlığı o kadar büyük emellere sahip değildi.(bir şamandan çok büyük vizyon beklemek olur bu) Öle olsa yakındaki Çinden başlardı.

  Mustafa Akyol'un yazısına katılmamak mümkün değil.Moğolların yıkıcı gücünün en çok İslam toplumunu etkilediğide muhakkak.Yinede ben Haçlı seferleri ile karşılaştırırsam Moğolları çok suçlayamam.Birincisi Moğollar şamandı yani Cahilliye dönemi araplarından bile kötü durumda idiler.İkincisi Tıpkı İskandinav kökenli Teutonic halklar gibi (Vandallar,Vikingler,Danlar,Gothlar) talanın en kolay kazanç kapısı gören bir kültüre sahiptiler.Bu halkların kökenlerinindeki (Turkic,Moğol,Slav ve Teutonic) kültürü oluşturan bozkır ve uçsuz bucaksız kıraç topraklarda aslında sadece avcılığa veyahut hayvancılığın oluşturduğu toplayıcı kültüre beşiklik edebilirdi.Bu halkların bulundukları  anayurtlarında medeniyet oluşturmasını beklememek tarih bilinçi ile çelişir.Sümerler bile Orta Asya kökenli olup ancak mezopotamyanın bereketli toprakları fırat ve diclenin getirdiği alüvyon ve su ile tarihin gördüğü ilk gerçek medeniyeti kurabilmişlerdi.Göç olmasa idi ne biz bugün Sümerleri ne Türkleri ne Serbleri ne Germenleri tarih sahnesinde görebilirdik.(hatta Avrupa diye bişeyde olmazdı)Tarihte herşey ekonomik temellidir.Kıtlık çıkmış ve büyük insan yığınları batıya akmıştır.Bu kadar yalındır. Fetihin amacı yaşam alanı sağlamaktır.Bunlar sadece İskandinavlar gibi talancı değil aslen kendilerine yeni vatan arayanlardır.Bu ''hinterland'' bulmak içindir. Tıpkı Hitlerin Bohemya Prusya ve Balkanlar için düşündüğü gibi.

  Moğolların yıkıcılığının kökeninde Asya kavimlerinin askeri düzene sahip tek ''barbarlar'' olması yatmaktadır.Bu tip düzene sahip tek yapı Romadır medeniyet ve askeri Düzende zaten bu sayede birleştiğinde Avrupa ve Akdenize binlerce yıl egemen olmuştur.(daha sonra bu Osmanlı-Türk kültüründe de görülen evrilmedir)

 Ben moğolları Mustafa Beyin linear yorumundan daha farklı holistic bir anlayışla daha farklı bir pencereden yorumlamak istiyorum.Moğolların İslam başkenti sayılan Bağdatı ve en önemlisi kütüphanesini yakması sadece yıkım olarak kabul edilebilir mi? Ben böyle düşünmeyenlerdenim.Birinci tek bir merkezin medeniyetin yükünü kaldırdığı uygarlıklar yok olmaya mahkumdur.İskenderiye kütüphanesi yandığında Yunan kültürü çok büyük yara ladığı halde yok olmadığına göre Bağdattaki kütüphanemizde yok olmuş ama Kahire,Şam,Halep,Hicazdaki merkezler ayakta kalmamısı kolayca sağlamıştır.İkincisi 1258'deki vahşetten sonraki yüzyıl içersinde Moğolistan dışındaki tüm moğol devletlerindeki göçer ahali(Altınordu,Kubilayhan etc) ve içersindeki askeri unsur İslamlaşmıştır.Buda yeni doğacak III.Roma yani Osmanlının katalizör gücü olacaktır.Denilebilir ki Bağdattaki İslam medeniyeti biraz İslam tarihi bilgimizi yenilersek Bağdattın ve İslam aleminin durumunun hiç iç acıcı olmadığı görürüz.Halifelerin ve dolayısıyla halkın yozlaştığı bir dünyadır.Bir nusibetin bin nasihatten iyi olması gibi moğollar bu topraklara yeniden İslam idrakinin sağlanmasını ve ahalinin bütünleşmesini gerçekleştirmişlerdir.Kendileride çok bilinen tabirler kültür postacıları olarak düşmanı oldukları medeniyetin azameti karşısında boyun eğmişler vede İslamla şereflenmişlerdir.Tıpkı kızlarını gömen cahiliye araplarının sahabe efendilerimize dönüşmesi gibi Moğollar ve Türkler şaman bozgunculardan medeniyet unsuruna dönüşmüşlerdir.Bu sayededir ki tarihin gördüğü son ve (en iyi) Roma olabilmişlerdir.


Velhasıl her yıkım bir doğuşun müjdecisi ola gelmiş tarih boyunca.Belki insanlar zümrü anka kuşunu bu yüzden çok seviyorlar.Bu bana analojik olarak büyük yangın geçiren bir ormanın daha gür olarak yeşermesi gibi geliyor.Sanırım Cengiz hanında rolü buydu.</description>
		<content:encoded><![CDATA[<p>Sayın C-Z nin aktarımı çok doğru hatta diğer bir araştırma bu bahsi geçen rakamın tüm dünya için uygulamış ve o daha da şaşırtıcı sonuçlar vermişti.Dünya üzerindeki her 100 erkekten 8 onun Y kromozonunu ve varyasyonunu taşıyordu.Bu Natiaonal geographic kanalının onun hakkında yaptığı belgeselde de kullanılmıştı.(NTV Türkçesi yayınlandı)birde kitabın yazarına yapılan atıfa katılmıyorum sadece Altınordu devleti siyasi olarak uzun soluklu olabildi. Diğerleri ilk 100-150 yıl içersinde tarih sahnesinden silindiler.Cengiz hanın ırz düşmanlığı o kadar büyük emellere sahip değildi.(bir şamandan çok büyük vizyon beklemek olur bu) Öle olsa yakındaki Çinden başlardı.</p>
<p>  Mustafa Akyol&#8217;un yazısına katılmamak mümkün değil.Moğolların yıkıcı gücünün en çok İslam toplumunu etkilediğide muhakkak.Yinede ben Haçlı seferleri ile karşılaştırırsam Moğolları çok suçlayamam.Birincisi Moğollar şamandı yani Cahilliye dönemi araplarından bile kötü durumda idiler.İkincisi Tıpkı İskandinav kökenli Teutonic halklar gibi (Vandallar,Vikingler,Danlar,Gothlar) talanın en kolay kazanç kapısı gören bir kültüre sahiptiler.Bu halkların kökenlerinindeki (Turkic,Moğol,Slav ve Teutonic) kültürü oluşturan bozkır ve uçsuz bucaksız kıraç topraklarda aslında sadece avcılığa veyahut hayvancılığın oluşturduğu toplayıcı kültüre beşiklik edebilirdi.Bu halkların bulundukları  anayurtlarında medeniyet oluşturmasını beklememek tarih bilinçi ile çelişir.Sümerler bile Orta Asya kökenli olup ancak mezopotamyanın bereketli toprakları fırat ve diclenin getirdiği alüvyon ve su ile tarihin gördüğü ilk gerçek medeniyeti kurabilmişlerdi.Göç olmasa idi ne biz bugün Sümerleri ne Türkleri ne Serbleri ne Germenleri tarih sahnesinde görebilirdik.(hatta Avrupa diye bişeyde olmazdı)Tarihte herşey ekonomik temellidir.Kıtlık çıkmış ve büyük insan yığınları batıya akmıştır.Bu kadar yalındır. Fetihin amacı yaşam alanı sağlamaktır.Bunlar sadece İskandinavlar gibi talancı değil aslen kendilerine yeni vatan arayanlardır.Bu &#8221;hinterland&#8221; bulmak içindir. Tıpkı Hitlerin Bohemya Prusya ve Balkanlar için düşündüğü gibi.</p>
<p>  Moğolların yıkıcılığının kökeninde Asya kavimlerinin askeri düzene sahip tek &#8221;barbarlar&#8221; olması yatmaktadır.Bu tip düzene sahip tek yapı Romadır medeniyet ve askeri Düzende zaten bu sayede birleştiğinde Avrupa ve Akdenize binlerce yıl egemen olmuştur.(daha sonra bu Osmanlı-Türk kültüründe de görülen evrilmedir)</p>
<p> Ben moğolları Mustafa Beyin linear yorumundan daha farklı holistic bir anlayışla daha farklı bir pencereden yorumlamak istiyorum.Moğolların İslam başkenti sayılan Bağdatı ve en önemlisi kütüphanesini yakması sadece yıkım olarak kabul edilebilir mi? Ben böyle düşünmeyenlerdenim.Birinci tek bir merkezin medeniyetin yükünü kaldırdığı uygarlıklar yok olmaya mahkumdur.İskenderiye kütüphanesi yandığında Yunan kültürü çok büyük yara ladığı halde yok olmadığına göre Bağdattaki kütüphanemizde yok olmuş ama Kahire,Şam,Halep,Hicazdaki merkezler ayakta kalmamısı kolayca sağlamıştır.İkincisi 1258&#8242;deki vahşetten sonraki yüzyıl içersinde Moğolistan dışındaki tüm moğol devletlerindeki göçer ahali(Altınordu,Kubilayhan etc) ve içersindeki askeri unsur İslamlaşmıştır.Buda yeni doğacak III.Roma yani Osmanlının katalizör gücü olacaktır.Denilebilir ki Bağdattaki İslam medeniyeti biraz İslam tarihi bilgimizi yenilersek Bağdattın ve İslam aleminin durumunun hiç iç acıcı olmadığı görürüz.Halifelerin ve dolayısıyla halkın yozlaştığı bir dünyadır.Bir nusibetin bin nasihatten iyi olması gibi moğollar bu topraklara yeniden İslam idrakinin sağlanmasını ve ahalinin bütünleşmesini gerçekleştirmişlerdir.Kendileride çok bilinen tabirler kültür postacıları olarak düşmanı oldukları medeniyetin azameti karşısında boyun eğmişler vede İslamla şereflenmişlerdir.Tıpkı kızlarını gömen cahiliye araplarının sahabe efendilerimize dönüşmesi gibi Moğollar ve Türkler şaman bozgunculardan medeniyet unsuruna dönüşmüşlerdir.Bu sayededir ki tarihin gördüğü son ve (en iyi) Roma olabilmişlerdir.</p>
<p>Velhasıl her yıkım bir doğuşun müjdecisi ola gelmiş tarih boyunca.Belki insanlar zümrü anka kuşunu bu yüzden çok seviyorlar.Bu bana analojik olarak büyük yangın geçiren bir ormanın daha gür olarak yeşermesi gibi geliyor.Sanırım Cengiz hanında rolü buydu.</p>
]]></content:encoded>
	</item>
	<item>
		<title>Ç-Z tarafından</title>
		<link>http://www.derindusunce.org/2007/03/16/bir-ortacag-hitler%e2%80%99i-cengiz-han/#comment-683</link>
		<dc:creator>Ç-Z</dc:creator>
		<pubDate>Fri, 16 Mar 2007 14:23:42 +0000</pubDate>
		<guid isPermaLink="false">http://www.derindusunce.org/2007/03/16/bir-ortacag-hitler%e2%80%99i-cengiz-han/#comment-683</guid>
		<description>Adına anıt yapılıp neredeyse bir din temsilcisi gibi algılanıp,1995 de Washington Post gazetesinin “bin yılın en önemli adamı” ilan etmesi onun yaptıklarına rağmen Hitler gibi algılanmadığına delalettir.Belki bunun sebeplerinden biri, sadece “ırza geçme meraklısı “değil aynı zamanda da bir ırk yaratma meraklısı olduğundandır.
http://www.kitapyurdu.com/kitap/default.asp?id=83655&#38;session=28080006185102441755&#38;LogID=
John Man’ın kitabından alıntı;”Mart 2003 de American Journal Of Human Genetics dergisinde yayınlanan makalede yayınlandı.23 genetik bilimciden oluşan bir grup bilim adamı,Avrasya’da 2000 kadar erkekten alınan DNA örneklerini incelemişti.Onları hayrete düşüren şey;alınan örneklerden birkaç düzinesi üzerinde buldukları ortak genetik model.bu model önemsiz yerel farklılıklarla Hazar’dan Pasifik Okyanusu’na kadar uzanan bir alanda dağınık olarak yerleşmiş 16 nufus grubunun birinden diğerine uzanıyordu.Eğer bu ortak genetik modeli taşıyan erkeklerin oranı( ki bu,16 grubun % 8’i idi)bu bölgede yaşayan erkeklerin tamamına uygulanırsa ,16 milyon erkeğin,aslında tek bir tane çok büyük bir ailenin bireyleri olduğu şeklinde şaşırtucı bir sonuç ortaya çıkıyordu.Oxford Üniversitesi Biyokimya bölümünden Chris Tyler-Smith’e göre bu 16 milyon erkeğin ortak atası Cengiz’in yakın arabalarından biri olması akla yatkındır.”Kitabın yazarına göre bu genetik mirasın günümüze kadar gelebilmesindeki bir etken de geniş bir coğrafyada elde edilen katıksız siyasi güçtür”.
 Belirttiğiniz mirasın ne olduğunu tahayyül edebilmek açısından alıntıyı ekledim.</description>
		<content:encoded><![CDATA[<p>Adına anıt yapılıp neredeyse bir din temsilcisi gibi algılanıp,1995 de Washington Post gazetesinin “bin yılın en önemli adamı” ilan etmesi onun yaptıklarına rağmen Hitler gibi algılanmadığına delalettir.Belki bunun sebeplerinden biri, sadece “ırza geçme meraklısı “değil aynı zamanda da bir ırk yaratma meraklısı olduğundandır.<br />
<a href="http://www.kitapyurdu.com/kitap/default.asp?id=83655&amp;session=28080006185102441755&amp;LogID=" rel="nofollow">http://www.kitapyurdu.com/kitap/default.asp?id=83655&amp;session=28080006185102441755&amp;LogID=</a><br />
John Man’ın kitabından alıntı;”Mart 2003 de American Journal Of Human Genetics dergisinde yayınlanan makalede yayınlandı.23 genetik bilimciden oluşan bir grup bilim adamı,Avrasya’da 2000 kadar erkekten alınan DNA örneklerini incelemişti.Onları hayrete düşüren şey;alınan örneklerden birkaç düzinesi üzerinde buldukları ortak genetik model.bu model önemsiz yerel farklılıklarla Hazar’dan Pasifik Okyanusu’na kadar uzanan bir alanda dağınık olarak yerleşmiş 16 nufus grubunun birinden diğerine uzanıyordu.Eğer bu ortak genetik modeli taşıyan erkeklerin oranı( ki bu,16 grubun % 8’i idi)bu bölgede yaşayan erkeklerin tamamına uygulanırsa ,16 milyon erkeğin,aslında tek bir tane çok büyük bir ailenin bireyleri olduğu şeklinde şaşırtucı bir sonuç ortaya çıkıyordu.Oxford Üniversitesi Biyokimya bölümünden Chris Tyler-Smith’e göre bu 16 milyon erkeğin ortak atası Cengiz’in yakın arabalarından biri olması akla yatkındır.”Kitabın yazarına göre bu genetik mirasın günümüze kadar gelebilmesindeki bir etken de geniş bir coğrafyada elde edilen katıksız siyasi güçtür”.<br />
 Belirttiğiniz mirasın ne olduğunu tahayyül edebilmek açısından alıntıyı ekledim.</p>
]]></content:encoded>
	</item>
</channel>
</rss>
