<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	>
<channel>
	<title>Pozitif Ayrımcılık yazısına yapılan yorumlar</title>
	<atom:link href="http://www.derindusunce.org/2007/02/09/pozitif-ayrimcilik/feed" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://www.derindusunce.org/2007/02/09/pozitif-ayrimcilik/</link>
	<description>Grup platformu</description>
	<pubDate>Thu, 17 May 2012 09:16:03 +0000</pubDate>
	<generator>http://wordpress.org/?v=2.6.2</generator>
		<item>
		<title>En çok okunan ve tartışılan 50 yazı : Derin Düşünce tarafından</title>
		<link>http://www.derindusunce.org/2007/02/09/pozitif-ayrimcilik/#comment-43843</link>
		<dc:creator>En çok okunan ve tartışılan 50 yazı : Derin Düşünce</dc:creator>
		<pubDate>Tue, 12 Jan 2010 15:37:18 +0000</pubDate>
		<guid isPermaLink="false">http://www.derindusunce.org/2007/02/09/pozitif-ayrimcilik/#comment-43843</guid>
		<description>[...] Pozitif Ayrımcılık [...]</description>
		<content:encoded><![CDATA[<p>[...] Pozitif Ayrımcılık [...]</p>
]]></content:encoded>
	</item>
	<item>
		<title>En çok &#8220;sevilen&#8221; yazılar&#8230; : Derin Düşünce tarafından</title>
		<link>http://www.derindusunce.org/2007/02/09/pozitif-ayrimcilik/#comment-23092</link>
		<dc:creator>En çok &#8220;sevilen&#8221; yazılar&#8230; : Derin Düşünce</dc:creator>
		<pubDate>Fri, 12 Dec 2008 10:13:33 +0000</pubDate>
		<guid isPermaLink="false">http://www.derindusunce.org/2007/02/09/pozitif-ayrimcilik/#comment-23092</guid>
		<description>[...] Pozitif Ayrımcılık [...]</description>
		<content:encoded><![CDATA[<p>[...] Pozitif Ayrımcılık [...]</p>
]]></content:encoded>
	</item>
	<item>
		<title>En çok okunan yazılar : Derin Düşünce tarafından</title>
		<link>http://www.derindusunce.org/2007/02/09/pozitif-ayrimcilik/#comment-19219</link>
		<dc:creator>En çok okunan yazılar : Derin Düşünce</dc:creator>
		<pubDate>Fri, 19 Sep 2008 10:43:03 +0000</pubDate>
		<guid isPermaLink="false">http://www.derindusunce.org/2007/02/09/pozitif-ayrimcilik/#comment-19219</guid>
		<description>[...] Pozitif Ayrımcılık [...]</description>
		<content:encoded><![CDATA[<p>[...] Pozitif Ayrımcılık [...]</p>
]]></content:encoded>
	</item>
	<item>
		<title>melek tarafından</title>
		<link>http://www.derindusunce.org/2007/02/09/pozitif-ayrimcilik/#comment-13653</link>
		<dc:creator>melek</dc:creator>
		<pubDate>Fri, 28 Mar 2008 17:47:17 +0000</pubDate>
		<guid isPermaLink="false">http://www.derindusunce.org/2007/02/09/pozitif-ayrimcilik/#comment-13653</guid>
		<description>ben okuyamadım ama güzeldir</description>
		<content:encoded><![CDATA[<p>ben okuyamadım ama güzeldir</p>
]]></content:encoded>
	</item>
	<item>
		<title>Bahar Pınar tarafından</title>
		<link>http://www.derindusunce.org/2007/02/09/pozitif-ayrimcilik/#comment-12619</link>
		<dc:creator>Bahar Pınar</dc:creator>
		<pubDate>Sun, 17 Feb 2008 16:30:39 +0000</pubDate>
		<guid isPermaLink="false">http://www.derindusunce.org/2007/02/09/pozitif-ayrimcilik/#comment-12619</guid>
		<description>Sayın Snowqueen;
Bir ürünün sadece gösterişli, parlak, eğlenceli ve romantik tarafının gösterilmesi ile olduğu gibi gösterilmesi ayrı şeylerdir. Birincisi özendirmektir, pazarlamaktadır. Şu anda televizyonda bir çok programda, keza basın-yayındaki bir çok yazıda, içki içmek çok gösterişli bir imaj içinde gösteriliyor. Televizyonlara bakarsak, en romantik anlar şarapsız, en eğlenceli, sıcak sohbetler rakısız, lezzetli yemeklerle hazırlanmış sofralar şarapsız, rakısız olamıyor. Ama içkinin kötü taraflarından eser yok. Bu tavır içkiye yapılan pozitif ayrımcılıktır. Çocuklar ve gençler, bu tip programlar ve yazılar sebebi ile yanlış bir içki algısına sahip olabilirler. Üstüne bir de içki içmek modern olmakla bir tutuluyor ki algı iyice zedeleniyor. İçki algısı zedelenmiş bir çocuk ya da genç, diğer bağımlılık yapan maddelere karşı da daha müsamahalı olabilirler. Televizyonda içkinin kötü yanları da gösterilse yani pozitif ayrımcılık yapılmasa, mesela içki yüzünden dağılmış hayatlar, sönmüş yuvalar, işinden, eşinden olmuş, hastalanmış insanlar da arada bir gösterilse, doğru bir algı oluşabilir gençlerin ve çocukların kafalarında. Şu anda bunun olduğunu söylemek zor. Çocuklarımıza ve gençlerimize karşı dürüst olup, herşeyi olduğu gibi göstermek daha anlamlı olmaz mı? Yazımda söylediğim üzere: Bu konuda da dürüst olmak ve her şeyi olduğu gibi anlatmak durumundayız. İçkinin, sigaranın ve diğer uyuşturan maddelerin kısa ve uzun vadedeki zararlarını bilmelerini sağlamalıyız. Hayata daha hazırlıklı adım atabilmeleri için. Bunun çaresi içkiyi yasaklamak değil, pozitif ayrımcılık yapılmasının önüne geçilmesi ve dürüst olunmasıdır.

Bir vejeteryan olarak et yemeyi, içki kadar kötü addediyorsanız, insanların et yemeye özendirildiğini düşünüyorsanız, et nezdinde pozitif ayrımcılık yapıldığını söyleyebilirsiniz. Çok et tüketenlerin hasta olduğunu düşünüyorsanız, televizyon ve basın-yayında bunun da dile getirilmesini isteyebilirsiniz. Ama yorumcumuz Sayın Çuvaldız’ın söylediği üzere “et yeme bağımlılığında kurtulmak üzere kaç tane hastane bünyesinde “bağımlıktan kurtarma merkezi var” ki? Et ve içkiyi bir tutmak oldukça zor. Ama dedigim gibi bu konuda da dürüst olunmalı.

Yorumlarınız için teşekkürler,
Bahar Pınar</description>
		<content:encoded><![CDATA[<p>Sayın Snowqueen;<br />
Bir ürünün sadece gösterişli, parlak, eğlenceli ve romantik tarafının gösterilmesi ile olduğu gibi gösterilmesi ayrı şeylerdir. Birincisi özendirmektir, pazarlamaktadır. Şu anda televizyonda bir çok programda, keza basın-yayındaki bir çok yazıda, içki içmek çok gösterişli bir imaj içinde gösteriliyor. Televizyonlara bakarsak, en romantik anlar şarapsız, en eğlenceli, sıcak sohbetler rakısız, lezzetli yemeklerle hazırlanmış sofralar şarapsız, rakısız olamıyor. Ama içkinin kötü taraflarından eser yok. Bu tavır içkiye yapılan pozitif ayrımcılıktır. Çocuklar ve gençler, bu tip programlar ve yazılar sebebi ile yanlış bir içki algısına sahip olabilirler. Üstüne bir de içki içmek modern olmakla bir tutuluyor ki algı iyice zedeleniyor. İçki algısı zedelenmiş bir çocuk ya da genç, diğer bağımlılık yapan maddelere karşı da daha müsamahalı olabilirler. Televizyonda içkinin kötü yanları da gösterilse yani pozitif ayrımcılık yapılmasa, mesela içki yüzünden dağılmış hayatlar, sönmüş yuvalar, işinden, eşinden olmuş, hastalanmış insanlar da arada bir gösterilse, doğru bir algı oluşabilir gençlerin ve çocukların kafalarında. Şu anda bunun olduğunu söylemek zor. Çocuklarımıza ve gençlerimize karşı dürüst olup, herşeyi olduğu gibi göstermek daha anlamlı olmaz mı? Yazımda söylediğim üzere: Bu konuda da dürüst olmak ve her şeyi olduğu gibi anlatmak durumundayız. İçkinin, sigaranın ve diğer uyuşturan maddelerin kısa ve uzun vadedeki zararlarını bilmelerini sağlamalıyız. Hayata daha hazırlıklı adım atabilmeleri için. Bunun çaresi içkiyi yasaklamak değil, pozitif ayrımcılık yapılmasının önüne geçilmesi ve dürüst olunmasıdır.</p>
<p>Bir vejeteryan olarak et yemeyi, içki kadar kötü addediyorsanız, insanların et yemeye özendirildiğini düşünüyorsanız, et nezdinde pozitif ayrımcılık yapıldığını söyleyebilirsiniz. Çok et tüketenlerin hasta olduğunu düşünüyorsanız, televizyon ve basın-yayında bunun da dile getirilmesini isteyebilirsiniz. Ama yorumcumuz Sayın Çuvaldız’ın söylediği üzere “et yeme bağımlılığında kurtulmak üzere kaç tane hastane bünyesinde “bağımlıktan kurtarma merkezi var” ki? Et ve içkiyi bir tutmak oldukça zor. Ama dedigim gibi bu konuda da dürüst olunmalı.</p>
<p>Yorumlarınız için teşekkürler,<br />
Bahar Pınar</p>
]]></content:encoded>
	</item>
	<item>
		<title>çuvaldız tarafından</title>
		<link>http://www.derindusunce.org/2007/02/09/pozitif-ayrimcilik/#comment-12589</link>
		<dc:creator>çuvaldız</dc:creator>
		<pubDate>Fri, 15 Feb 2008 17:07:27 +0000</pubDate>
		<guid isPermaLink="false">http://www.derindusunce.org/2007/02/09/pozitif-ayrimcilik/#comment-12589</guid>
		<description>Düzeltme;"seven" sisiters değil "three" olacak</description>
		<content:encoded><![CDATA[<p>Düzeltme;&#8221;seven&#8221; sisiters değil &#8220;three&#8221; olacak</p>
]]></content:encoded>
	</item>
	<item>
		<title>çuvaldız tarafından</title>
		<link>http://www.derindusunce.org/2007/02/09/pozitif-ayrimcilik/#comment-12587</link>
		<dc:creator>çuvaldız</dc:creator>
		<pubDate>Fri, 15 Feb 2008 16:54:59 +0000</pubDate>
		<guid isPermaLink="false">http://www.derindusunce.org/2007/02/09/pozitif-ayrimcilik/#comment-12587</guid>
		<description>@SnowQueen, 

CHP'nin AKP'ye muhalefet tavrını benimsemişsiniz.Bugün bir gazetede okuduğum bir haberi hatırlattınız;CHP gençlik kollarından bir genç,CHP merkezini ziyaret ettiğinde”AKP nin A,dediğine B ,B dediğine sadece muhalet olsun diye karşı çıkıyor ve doğru yaptıklarını bile desteklemiyorsunuz” demiş."

Konu alkol ve zararı ama karşı çıkmak ve alkolü savunmak için zararı konusunda yapılan bir bilgilendirmeye bile muhalefet ediyorsunuz.

&lt;strong&gt;Televizyonda içkinin yasaklanmasını hadisesini saçma buluyorum.&lt;/strong&gt;

Televizyonda gösterilen şiddet içerikli dizilerin filmelerin çocukları etkilediği gerçeğine ne diyorsunuz peki?Kadına karşı gösterilen şidet sahnelerinin yine bu tv dizi ve filmlerinde yer almaması konusunda ne dersiniz pekii?

&lt;strong&gt;Hadi yasakladınız, örneğin “Alkolizmle savaşan adamın dramı” hikayesini
elinde boş kadehle göstererek mi vereceksiniz?&lt;/strong&gt;

SnowQueen,reklam sektöründesiniz ve aldığınız eğitim bu konu üzerine ise ürünün kendisinin gösterilmeden de başka çağrıştırıcı unsurlarla mesaj verilebileceğini yine en iyi siz bilebilirsiniz!Prezervatif reklamı için penis gerekmediği gibi!

&lt;strong&gt;Alkolün belediye tesislerinde ve televizyonda yasaklanmasının ciddi şekilde bir DAYATMA olduğunu düşünüyorum.&lt;/strong&gt;

Bu bir dayatma ise siz bu dayatmadan nasıl etkileniyorsunuz?Alkol tüketiminizi durdurdunuz mu?

&lt;strong&gt;“toplum sağlığını düşünüyüruz ” falan değil, ideolojik temelli bir dayatma.Şarkılar, şiirler de yasaklanabilir mi?&lt;/strong&gt;

:-) sizin fikir yürütme yönteminiz ders konusu olmalı.Siz bu mantıkla,muhteviyatında uyuşturucu olan ilaçların “yeşil” reçete ile satılıyor olmasına da ideolojik temelli bir dayatma dersiniz.

&lt;strong&gt;İçkinin zararı hadisesi gelince, bende bir vejetaryen olarak et tüketimini oldukça zararlı buluyorum. “içip içip dağıtıyorlar ama toplum sağılığı bozuluyor”u, yiyip yiyip vahşileşiyorlar, savaşçi özellikler kazanıpp şiddete meyilli hale geliyorlar şeklinde önünüze getirebilirim.&lt;/strong&gt; 

Dediğim gibi siz bu mantıkla onu da yaparsınız?Am o zaman ben de size sorarım et yeme bağımlılığında kurtulmak üzere kaç tane hastane bünyesinde “bağımlıktan kurtarma merkezi var” diye?

&lt;strong&gt;Birde üzerine dünya üzerindeki açlığın önemli bir sebebinin bu denli fazla et tüketimi ve fast food sektörü olduğunu
söylebilir, ekranda ve tesislerde et tüketiminin yasaklanmasını isteyebilirim. Dünya kaynaklarının kullanılması sonucunda sizden daha haklı nedenlerim bile olabilir.&lt;/strong&gt;

Dünta kaynakları deyince;sizin yemeyi tercih ettiğiniz sebzelerin gübresinde “petrol türevi”maddeler kullanılıyor.Gördünüz mü işin ucu seven sisters’a kadar dayandırılabilir istenirse!

&lt;strong&gt;Görmek istemiyorum ekranda kebapçı sahnesi o zaman,Böyle birşey olabilir mi?&lt;/strong&gt;

Pes.!</description>
		<content:encoded><![CDATA[<p>@SnowQueen, </p>
<p>CHP&#8217;nin AKP&#8217;ye muhalefet tavrını benimsemişsiniz.Bugün bir gazetede okuduğum bir haberi hatırlattınız;CHP gençlik kollarından bir genç,CHP merkezini ziyaret ettiğinde”AKP nin A,dediğine B ,B dediğine sadece muhalet olsun diye karşı çıkıyor ve doğru yaptıklarını bile desteklemiyorsunuz” demiş.&#8221;</p>
<p>Konu alkol ve zararı ama karşı çıkmak ve alkolü savunmak için zararı konusunda yapılan bir bilgilendirmeye bile muhalefet ediyorsunuz.</p>
<p><strong>Televizyonda içkinin yasaklanmasını hadisesini saçma buluyorum.</strong></p>
<p>Televizyonda gösterilen şiddet içerikli dizilerin filmelerin çocukları etkilediği gerçeğine ne diyorsunuz peki?Kadına karşı gösterilen şidet sahnelerinin yine bu tv dizi ve filmlerinde yer almaması konusunda ne dersiniz pekii?</p>
<p><strong>Hadi yasakladınız, örneğin “Alkolizmle savaşan adamın dramı” hikayesini<br />
elinde boş kadehle göstererek mi vereceksiniz?</strong></p>
<p>SnowQueen,reklam sektöründesiniz ve aldığınız eğitim bu konu üzerine ise ürünün kendisinin gösterilmeden de başka çağrıştırıcı unsurlarla mesaj verilebileceğini yine en iyi siz bilebilirsiniz!Prezervatif reklamı için penis gerekmediği gibi!</p>
<p><strong>Alkolün belediye tesislerinde ve televizyonda yasaklanmasının ciddi şekilde bir DAYATMA olduğunu düşünüyorum.</strong></p>
<p>Bu bir dayatma ise siz bu dayatmadan nasıl etkileniyorsunuz?Alkol tüketiminizi durdurdunuz mu?</p>
<p><strong>“toplum sağlığını düşünüyüruz ” falan değil, ideolojik temelli bir dayatma.Şarkılar, şiirler de yasaklanabilir mi?</strong></p>
<p> <img src='http://www.derindusunce.org/wp-includes/images/smilies/icon_smile.gif' alt=':-)' class='wp-smiley' /> sizin fikir yürütme yönteminiz ders konusu olmalı.Siz bu mantıkla,muhteviyatında uyuşturucu olan ilaçların “yeşil” reçete ile satılıyor olmasına da ideolojik temelli bir dayatma dersiniz.</p>
<p><strong>İçkinin zararı hadisesi gelince, bende bir vejetaryen olarak et tüketimini oldukça zararlı buluyorum. “içip içip dağıtıyorlar ama toplum sağılığı bozuluyor”u, yiyip yiyip vahşileşiyorlar, savaşçi özellikler kazanıpp şiddete meyilli hale geliyorlar şeklinde önünüze getirebilirim.</strong> </p>
<p>Dediğim gibi siz bu mantıkla onu da yaparsınız?Am o zaman ben de size sorarım et yeme bağımlılığında kurtulmak üzere kaç tane hastane bünyesinde “bağımlıktan kurtarma merkezi var” diye?</p>
<p><strong>Birde üzerine dünya üzerindeki açlığın önemli bir sebebinin bu denli fazla et tüketimi ve fast food sektörü olduğunu<br />
söylebilir, ekranda ve tesislerde et tüketiminin yasaklanmasını isteyebilirim. Dünya kaynaklarının kullanılması sonucunda sizden daha haklı nedenlerim bile olabilir.</strong></p>
<p>Dünta kaynakları deyince;sizin yemeyi tercih ettiğiniz sebzelerin gübresinde “petrol türevi”maddeler kullanılıyor.Gördünüz mü işin ucu seven sisters’a kadar dayandırılabilir istenirse!</p>
<p><strong>Görmek istemiyorum ekranda kebapçı sahnesi o zaman,Böyle birşey olabilir mi?</strong></p>
<p>Pes.!</p>
]]></content:encoded>
	</item>
	<item>
		<title>snowqueen tarafından</title>
		<link>http://www.derindusunce.org/2007/02/09/pozitif-ayrimcilik/#comment-12577</link>
		<dc:creator>snowqueen</dc:creator>
		<pubDate>Fri, 15 Feb 2008 12:17:58 +0000</pubDate>
		<guid isPermaLink="false">http://www.derindusunce.org/2007/02/09/pozitif-ayrimcilik/#comment-12577</guid>
		<description>Televizyonda içkinin yasaklanmasını hadisesini saçma buluyorum.
Hadi yasakladınız, örneğin "Alkolizmle savaşan adamın dramı" hikayesini
elinde boş kadehle göstererek mi vereceksiniz?

Alkolün belediye tesislerinde ve televizyonda yasaklanmasının ciddi şekilde bir DAYATMA olduğunu düşünüyorum.
"toplum sağlığını düşünüyüruz " falan değil, ideolojik temelli bir dayatma. Şarkılar, şiirler de yasaklanabilir mi?

İçkinin zararı hadisesi gelince, bende bir vejetaryen olarak et tüketimini oldukça zararlı buluyorum. "içip içip dağıtıyorlar ama toplum sağılığı bozuluyor"u, yiyip yiyip vahşileşiyorlar, savaşçi özellikler kazanıpp şiddete meyilli hale geliyorlar şeklinde önünüze getirebilirim. Birde üzerine dünya üzerindeki açlığın önemli bir sebebinin bu denli fazla et tüketimi ve fast food sektörü olduğunu
söylebilir, ekranda ve tesislerde et tüketiminin yasaklanmasını isteyebilirim. Dünya kaynaklarının kullanılması sonucunda sizden daha haklı nedenlerim bile olabilir.

Görmek istemiyorum ekranda kebapçı sahnesi o zaman,
Böyle birşey olabilir mi?</description>
		<content:encoded><![CDATA[<p>Televizyonda içkinin yasaklanmasını hadisesini saçma buluyorum.<br />
Hadi yasakladınız, örneğin &#8220;Alkolizmle savaşan adamın dramı&#8221; hikayesini<br />
elinde boş kadehle göstererek mi vereceksiniz?</p>
<p>Alkolün belediye tesislerinde ve televizyonda yasaklanmasının ciddi şekilde bir DAYATMA olduğunu düşünüyorum.<br />
&#8220;toplum sağlığını düşünüyüruz &#8221; falan değil, ideolojik temelli bir dayatma. Şarkılar, şiirler de yasaklanabilir mi?</p>
<p>İçkinin zararı hadisesi gelince, bende bir vejetaryen olarak et tüketimini oldukça zararlı buluyorum. &#8220;içip içip dağıtıyorlar ama toplum sağılığı bozuluyor&#8221;u, yiyip yiyip vahşileşiyorlar, savaşçi özellikler kazanıpp şiddete meyilli hale geliyorlar şeklinde önünüze getirebilirim. Birde üzerine dünya üzerindeki açlığın önemli bir sebebinin bu denli fazla et tüketimi ve fast food sektörü olduğunu<br />
söylebilir, ekranda ve tesislerde et tüketiminin yasaklanmasını isteyebilirim. Dünya kaynaklarının kullanılması sonucunda sizden daha haklı nedenlerim bile olabilir.</p>
<p>Görmek istemiyorum ekranda kebapçı sahnesi o zaman,<br />
Böyle birşey olabilir mi?</p>
]]></content:encoded>
	</item>
	<item>
		<title>Fikir otobanına doğru : Derin Düşünce tarafından</title>
		<link>http://www.derindusunce.org/2007/02/09/pozitif-ayrimcilik/#comment-3692</link>
		<dc:creator>Fikir otobanına doğru : Derin Düşünce</dc:creator>
		<pubDate>Sun, 30 Sep 2007 22:36:21 +0000</pubDate>
		<guid isPermaLink="false">http://www.derindusunce.org/2007/02/09/pozitif-ayrimcilik/#comment-3692</guid>
		<description>[...] TOPLUM Gerçekten de DD bugüne kadar geleneksel medya tarafından “unutulan” ve günlük politik çekişmeler sebebiyle ertelenen birçok konuyu tartışmaya açtı. Başta toplumun kendisini, sorunlarını, önyargılarını : Pedofili konusundaki Tehlikenin farkında mısınız? , kadın vücudunun cinsel bir nesne olarak kullanılmasını sorgulayan Esmeray’dan Sonrası : 30 Yılda Neler Oldu? , Türkiye’deki işçi işveren ilişkilerinin tartışıldığı Köle-Efendi Diyalektiği Tersine Çevrilebilir mi?, televizyonun gençler üzerindeki olumsuz etkileri üzerine yazılan Pozitif ayrımcılık bunlardan bir kaç örnek. [...]</description>
		<content:encoded><![CDATA[<p>[...] TOPLUM Gerçekten de DD bugüne kadar geleneksel medya tarafından “unutulan” ve günlük politik çekişmeler sebebiyle ertelenen birçok konuyu tartışmaya açtı. Başta toplumun kendisini, sorunlarını, önyargılarını : Pedofili konusundaki Tehlikenin farkında mısınız? , kadın vücudunun cinsel bir nesne olarak kullanılmasını sorgulayan Esmeray’dan Sonrası : 30 Yılda Neler Oldu? , Türkiye’deki işçi işveren ilişkilerinin tartışıldığı Köle-Efendi Diyalektiği Tersine Çevrilebilir mi?, televizyonun gençler üzerindeki olumsuz etkileri üzerine yazılan Pozitif ayrımcılık bunlardan bir kaç örnek. [...]</p>
]]></content:encoded>
	</item>
	<item>
		<title>Bahar Pınar tarafından</title>
		<link>http://www.derindusunce.org/2007/02/09/pozitif-ayrimcilik/#comment-791</link>
		<dc:creator>Bahar Pınar</dc:creator>
		<pubDate>Tue, 27 Mar 2007 20:50:16 +0000</pubDate>
		<guid isPermaLink="false">http://www.derindusunce.org/2007/02/09/pozitif-ayrimcilik/#comment-791</guid>
		<description>Selamlar,

Alkol ile ilgili olarak okuduğum bir haberi sizlerle paylaşmak istedim:

"Alkolle tütün topluma zarar!

İngiltere'de yapılan bir araştırma, alkol ve tütünün, hintkeneviri ve ecstasy gibi bazı uyuşturuculardan daha tehlikeli olabileceğini ortaya koydu.
İngiltere'de yayımlanan The Lancet dergisinde yer alan araştırmada, sağlığa zararlı maddelerin topluma verdikleri zararı ölçmek için, uyuşturucunun verdiği fiziki zarar, bağımlılık yapma gücü ve kullanımının topluma olumsuz etkileri göz önüne alındı.
Araştırmacılar, bağımlılık konusunda uzmanlaşmış psikiyatrlar, bilimsel ve tıbbi uzmanlık sahibi hukukçularla polis yetkililerinden, aralarında eroin, kokain, ecstasy, amfetamin ve LSD'nin bulunduğu 20 farklı uyuşturucuya bu ölçütlere göre puan vermelerini istedi.
Puanların değerlendirilmesi sonucunda, eroin ve kokain en tehlikeli uyuşturucular olarak belirlenirken, bu iki maddeyi uyku ilaçları ve sokakta satılan metadon izledi. Sıralamada alkol 5'inci, tütün ise 9'uncu sırayı alarak, 11'inci sıradaki hintkenevirini ve listenin sonlarında yer alan ecstasy'yi geride bıraktı."

Haber kaynağı: http://www.milliyet.com/2007/03/24/yasam/axyas02.html</description>
		<content:encoded><![CDATA[<p>Selamlar,</p>
<p>Alkol ile ilgili olarak okuduğum bir haberi sizlerle paylaşmak istedim:</p>
<p>&#8220;Alkolle tütün topluma zarar!</p>
<p>İngiltere&#8217;de yapılan bir araştırma, alkol ve tütünün, hintkeneviri ve ecstasy gibi bazı uyuşturuculardan daha tehlikeli olabileceğini ortaya koydu.<br />
İngiltere&#8217;de yayımlanan The Lancet dergisinde yer alan araştırmada, sağlığa zararlı maddelerin topluma verdikleri zararı ölçmek için, uyuşturucunun verdiği fiziki zarar, bağımlılık yapma gücü ve kullanımının topluma olumsuz etkileri göz önüne alındı.<br />
Araştırmacılar, bağımlılık konusunda uzmanlaşmış psikiyatrlar, bilimsel ve tıbbi uzmanlık sahibi hukukçularla polis yetkililerinden, aralarında eroin, kokain, ecstasy, amfetamin ve LSD&#8217;nin bulunduğu 20 farklı uyuşturucuya bu ölçütlere göre puan vermelerini istedi.<br />
Puanların değerlendirilmesi sonucunda, eroin ve kokain en tehlikeli uyuşturucular olarak belirlenirken, bu iki maddeyi uyku ilaçları ve sokakta satılan metadon izledi. Sıralamada alkol 5&#8242;inci, tütün ise 9&#8242;uncu sırayı alarak, 11&#8242;inci sıradaki hintkenevirini ve listenin sonlarında yer alan ecstasy&#8217;yi geride bıraktı.&#8221;</p>
<p>Haber kaynağı: <a href="http://www.milliyet.com/2007/03/24/yasam/axyas02.html" rel="nofollow">http://www.milliyet.com/2007/03/24/yasam/axyas02.html</a></p>
]]></content:encoded>
	</item>
	<item>
		<title>m tarafından</title>
		<link>http://www.derindusunce.org/2007/02/09/pozitif-ayrimcilik/#comment-563</link>
		<dc:creator>m</dc:creator>
		<pubDate>Mon, 05 Mar 2007 12:16:21 +0000</pubDate>
		<guid isPermaLink="false">http://www.derindusunce.org/2007/02/09/pozitif-ayrimcilik/#comment-563</guid>
		<description>Sayin Bahar Hanim,

Bugün RADIKAL'de okudugum bir haber çocuklarin ve gençlerin korunmasinda gösterdiginiz hassasiyette ne kadar hakli oldugunuzu gösteriyor. Umarim birgün TV'de siddet gösterilmesi konusunda da bir yazi yazarsiniz.

Dostlukla

----------RADIKAL'den ALINTI ----------

Cinli perili diziye inandı, kendini astı

Hatice Demir, kardeşi ve kuzenine, seyrettiği dizide kendini asan bir kişinin yeniden canlandığını anlattı ve 'Ben de dirileceğim' deyip kendini öldürdü
 
Amcasının evindeydi 
'Sıradan insanların yaşadığı sıra dışı olayları' anlatan cinli, perili dizi, Şanlıurfalı 12 yaşındaki Hatice Demir'in canına mal oldu. Seyrettiği dizilerden etkilenen Hatice, kardeşi Gülbahar ve kuzeni Feride'yle otururken, çok etkilendiği bölümlerden birini anlattı. 
Eşarbı boynuna doladı 
Anlattığı dizide, kendini asan biri tekrar diriliyordu. "Ben de yeniden canlanacağım" diyen Hatice, minderlerin üzerine çıktı ve eşarpla kendini pencereye astı. Hatice'nin ayağının altından minderler kayınca, diğer kızlar hemen evdekilere haber verdi. 
Ailesi düğünden geldi 
Amca Hatice'yi hemen indirdi ve ambulans çağırdı, ama iş işten geçmişti. "Biz onun numara yaptığını sanıyorduk" diyen kardeşi Gülbahar gözyaşlarına boğuldu. Osmaniye'de bir düğüne giden Hatice'nin ailesi ise acı haberi öğrenince yıkıldı.</description>
		<content:encoded><![CDATA[<p>Sayin Bahar Hanim,</p>
<p>Bugün RADIKAL&#8217;de okudugum bir haber çocuklarin ve gençlerin korunmasinda gösterdiginiz hassasiyette ne kadar hakli oldugunuzu gösteriyor. Umarim birgün TV&#8217;de siddet gösterilmesi konusunda da bir yazi yazarsiniz.</p>
<p>Dostlukla</p>
<p>&#8212;&#8212;&#8212;-RADIKAL&#8217;den ALINTI &#8212;&#8212;&#8212;-</p>
<p>Cinli perili diziye inandı, kendini astı</p>
<p>Hatice Demir, kardeşi ve kuzenine, seyrettiği dizide kendini asan bir kişinin yeniden canlandığını anlattı ve &#8216;Ben de dirileceğim&#8217; deyip kendini öldürdü</p>
<p>Amcasının evindeydi<br />
&#8216;Sıradan insanların yaşadığı sıra dışı olayları&#8217; anlatan cinli, perili dizi, Şanlıurfalı 12 yaşındaki Hatice Demir&#8217;in canına mal oldu. Seyrettiği dizilerden etkilenen Hatice, kardeşi Gülbahar ve kuzeni Feride&#8217;yle otururken, çok etkilendiği bölümlerden birini anlattı.<br />
Eşarbı boynuna doladı<br />
Anlattığı dizide, kendini asan biri tekrar diriliyordu. &#8220;Ben de yeniden canlanacağım&#8221; diyen Hatice, minderlerin üzerine çıktı ve eşarpla kendini pencereye astı. Hatice&#8217;nin ayağının altından minderler kayınca, diğer kızlar hemen evdekilere haber verdi.<br />
Ailesi düğünden geldi<br />
Amca Hatice&#8217;yi hemen indirdi ve ambulans çağırdı, ama iş işten geçmişti. &#8220;Biz onun numara yaptığını sanıyorduk&#8221; diyen kardeşi Gülbahar gözyaşlarına boğuldu. Osmaniye&#8217;de bir düğüne giden Hatice&#8217;nin ailesi ise acı haberi öğrenince yıkıldı.</p>
]]></content:encoded>
	</item>
	<item>
		<title>ece tarafından</title>
		<link>http://www.derindusunce.org/2007/02/09/pozitif-ayrimcilik/#comment-448</link>
		<dc:creator>ece</dc:creator>
		<pubDate>Mon, 26 Feb 2007 18:39:33 +0000</pubDate>
		<guid isPermaLink="false">http://www.derindusunce.org/2007/02/09/pozitif-ayrimcilik/#comment-448</guid>
		<description>çok uzun ben ne istedim siz ne werdiniz bu konuyla ilgili  komposizyon yazmam gerektigi için girdim ama sonuca ulaşamadım.....</description>
		<content:encoded><![CDATA[<p>çok uzun ben ne istedim siz ne werdiniz bu konuyla ilgili  komposizyon yazmam gerektigi için girdim ama sonuca ulaşamadım&#8230;..</p>
]]></content:encoded>
	</item>
	<item>
		<title>ahmet tunahan tarafından</title>
		<link>http://www.derindusunce.org/2007/02/09/pozitif-ayrimcilik/#comment-354</link>
		<dc:creator>ahmet tunahan</dc:creator>
		<pubDate>Tue, 20 Feb 2007 18:47:36 +0000</pubDate>
		<guid isPermaLink="false">http://www.derindusunce.org/2007/02/09/pozitif-ayrimcilik/#comment-354</guid>
		<description>İslamiyetten önceki dönemde yani cahiliye döneminde insanlar çok içki içmekle övünür,cenazelerini alkışlayarak gömerlerdi.Bugünün çağdaşaları ile farkları ne olabilir?</description>
		<content:encoded><![CDATA[<p>İslamiyetten önceki dönemde yani cahiliye döneminde insanlar çok içki içmekle övünür,cenazelerini alkışlayarak gömerlerdi.Bugünün çağdaşaları ile farkları ne olabilir?</p>
]]></content:encoded>
	</item>
	<item>
		<title>H.Basri tarafından</title>
		<link>http://www.derindusunce.org/2007/02/09/pozitif-ayrimcilik/#comment-272</link>
		<dc:creator>H.Basri</dc:creator>
		<pubDate>Wed, 14 Feb 2007 00:07:32 +0000</pubDate>
		<guid isPermaLink="false">http://www.derindusunce.org/2007/02/09/pozitif-ayrimcilik/#comment-272</guid>
		<description>Sn. Mert Karbay,
Başta verdiğiniz wikipedia’da linkindeki cümleleri buraya yapıştırmışınız ve ilaveten biyoloji biliminin sistematiğinden bahsetmişiniz.
Yani geriye dönmüşüz, ben biraz daha geriye gideceğim öyleyse..
Baştaki olayı naklederken “şarabın herhangi bir yararından yada zararından” bahsetmemiştim. Şuan 19’umdayım ve olayı yaşadığımda 17 yaşında ve sizin gibi ÖSS yarışında veya yarışı henüz tamamlamış bir gençtim. Bunu paylaşmamın nedeni bahsettiğim yaşlıca gözüken beyefendinin 17 yaşında bir gence aktardıklarında gördüğüm çarpıklık. Sağlıkla ilgili sakıncaları dolayısıyla “sakın sigara içme” uyarısında bulunuyor ve bunu hayatın her yönüyle izah ediyor. Ancak, konu alkole gelince durum değişiyor ve aynı hassasiyeti göremiyoruz, tam tersine bir “pozitif ayrımcılık” ortaya çıkıyor. Aynı kültürlü beyefendi “şarap içmeyi” tavsiye edip faydaları(!)nı anlatmasına karşın, alkol kullanımının herhangi bir zararından veya olası yıkımlarından bahsetmiyor. Sizce de bir çelişki en azından bir orantısızlık yok mu burada?

Ancak, [sigaranın zararları yanı sıra da “kırmızı şarabın faydaları(!)] ifadesindeki ünlemin de tesiriyle sanırım bu fayda konusunda bazı farklı fikirlerim-yorumlarım olduğunu düşündünüz, tebrikler yanılmadınız da. Fakat, bu husustaki bilimsel gerçeklerin yoruma gelmeyecek derecede açık olduğunu söyleyip kararında içildiğinde faydalı olduğu hükmünüzü tek gerçek ilan ederek bu konudaki düşüncelerimi söylememeyi salık verince yanıldınız.
Tamam, kırmızı şarabın olası yararları olduğuna işaret eden birtakım çalışmalar var ancak aksi yönde de çalışmalar var ve özellikle son yıllarda ulaşılan sonuçlar da bu yönde.
“1 hafta boyunca ortalama bir gazete takip ederseniz 3. sayfada İsviçrenin, İngilterenin, Amerikanın prestijli üniversitelerinin benim ortaya attığım şeyi destekleyen neticelere ulaştıklarını yazarlar, ben en az 15 20 tane görmüşümdür.” demişsiniz. Bunlar yeni çalışmalar olmasa dahi arşivden çıkarıp hafta geçirmeden koyarlar oraya merak etmeyin zaten. Aksi yöndeki çalışmaları da görememeniz şaşırtıcı değil tabi. İşte size “pozitif ayrımcılık”ın bir kanıtı daha. “kültür fabrikacılığının” da.. Bahar hanım, Bekir bey ve pek çok yorumcu zaten bu konunun değişik yönlerini ele aldı. Benim ayrıca değinmeme gerek yok.

Diğer yandan Mehmet Beyin de değindiği özellikle şarap üreticilerinin istatistik araştırmalarında ciddi etkileri olduğu bilinen bir gerçektir. Örneğin bazı araştırmalarda ölçülü alkol kullananlarla hiç kullanmayanların kıyaslanmasında, eskiden alkol kullanmış olanlar da, hiç kullanmamışlar grubuna dahil edilmiş ancak bunların çoğunun sağlık sorunlarından dolayı alkolü bıraktıkları ve çeşitli hastalıklardan muzdarip oldukları belirtmemiştir.
Ayıca alkolün vücuda etkileri tek yönüyle değil, pek çok yönüyle birlikte göz önünde bulundurulmalıdır. Diyelim ki, 10 faktörden 2’sinde olumlu bir etki gözlemlenmiş olsun diğer 8 faktördeki olumsuz etkileri göz ardı edemezsiniz. Ve yine şarabın tartışılan “olası yararlı etkilerinin 45 yaşından sonra düşünülebileceği, geçlerde ise olumlu bir etkinin söz konusu bile olamayacağı” belirtiliyor, unutulmaması gerekli.” [Stokholm'deki Karolinska Enstitüsünün çalışmaları - http://saglik.turk.net/]

-Alkolizme giden yolun genellikle bir birayla başladığını da unutmadan- Bütün bunlara rağmen var sayın ki, alkolün küçük dozda kullanımının hiçbir zararı olmasın ve koruyucu bir etkisi olsa dahi bu etkinin başka yollarla da sağlanabilmesine rağmen, sırf bu nedenle alkol kullanmayan bir kişinin alkole başlamasını önermek, savunmak doğru mudur bunu da sizin aklınıza o da olmazsa vicdanınıza bırakıyorum.

Bu arada Mert arkadaşım, sınavınız hakkında sizin için en güzel, en hayırlı sonucu diliyorum..

Saygılarımla..</description>
		<content:encoded><![CDATA[<p>Sn. Mert Karbay,<br />
Başta verdiğiniz wikipedia’da linkindeki cümleleri buraya yapıştırmışınız ve ilaveten biyoloji biliminin sistematiğinden bahsetmişiniz.<br />
Yani geriye dönmüşüz, ben biraz daha geriye gideceğim öyleyse..<br />
Baştaki olayı naklederken “şarabın herhangi bir yararından yada zararından” bahsetmemiştim. Şuan 19’umdayım ve olayı yaşadığımda 17 yaşında ve sizin gibi ÖSS yarışında veya yarışı henüz tamamlamış bir gençtim. Bunu paylaşmamın nedeni bahsettiğim yaşlıca gözüken beyefendinin 17 yaşında bir gence aktardıklarında gördüğüm çarpıklık. Sağlıkla ilgili sakıncaları dolayısıyla “sakın sigara içme” uyarısında bulunuyor ve bunu hayatın her yönüyle izah ediyor. Ancak, konu alkole gelince durum değişiyor ve aynı hassasiyeti göremiyoruz, tam tersine bir “pozitif ayrımcılık” ortaya çıkıyor. Aynı kültürlü beyefendi “şarap içmeyi” tavsiye edip faydaları(!)nı anlatmasına karşın, alkol kullanımının herhangi bir zararından veya olası yıkımlarından bahsetmiyor. Sizce de bir çelişki en azından bir orantısızlık yok mu burada?</p>
<p>Ancak, [sigaranın zararları yanı sıra da “kırmızı şarabın faydaları(!)] ifadesindeki ünlemin de tesiriyle sanırım bu fayda konusunda bazı farklı fikirlerim-yorumlarım olduğunu düşündünüz, tebrikler yanılmadınız da. Fakat, bu husustaki bilimsel gerçeklerin yoruma gelmeyecek derecede açık olduğunu söyleyip kararında içildiğinde faydalı olduğu hükmünüzü tek gerçek ilan ederek bu konudaki düşüncelerimi söylememeyi salık verince yanıldınız.<br />
Tamam, kırmızı şarabın olası yararları olduğuna işaret eden birtakım çalışmalar var ancak aksi yönde de çalışmalar var ve özellikle son yıllarda ulaşılan sonuçlar da bu yönde.<br />
“1 hafta boyunca ortalama bir gazete takip ederseniz 3. sayfada İsviçrenin, İngilterenin, Amerikanın prestijli üniversitelerinin benim ortaya attığım şeyi destekleyen neticelere ulaştıklarını yazarlar, ben en az 15 20 tane görmüşümdür.” demişsiniz. Bunlar yeni çalışmalar olmasa dahi arşivden çıkarıp hafta geçirmeden koyarlar oraya merak etmeyin zaten. Aksi yöndeki çalışmaları da görememeniz şaşırtıcı değil tabi. İşte size “pozitif ayrımcılık”ın bir kanıtı daha. “kültür fabrikacılığının” da.. Bahar hanım, Bekir bey ve pek çok yorumcu zaten bu konunun değişik yönlerini ele aldı. Benim ayrıca değinmeme gerek yok.</p>
<p>Diğer yandan Mehmet Beyin de değindiği özellikle şarap üreticilerinin istatistik araştırmalarında ciddi etkileri olduğu bilinen bir gerçektir. Örneğin bazı araştırmalarda ölçülü alkol kullananlarla hiç kullanmayanların kıyaslanmasında, eskiden alkol kullanmış olanlar da, hiç kullanmamışlar grubuna dahil edilmiş ancak bunların çoğunun sağlık sorunlarından dolayı alkolü bıraktıkları ve çeşitli hastalıklardan muzdarip oldukları belirtmemiştir.<br />
Ayıca alkolün vücuda etkileri tek yönüyle değil, pek çok yönüyle birlikte göz önünde bulundurulmalıdır. Diyelim ki, 10 faktörden 2’sinde olumlu bir etki gözlemlenmiş olsun diğer 8 faktördeki olumsuz etkileri göz ardı edemezsiniz. Ve yine şarabın tartışılan “olası yararlı etkilerinin 45 yaşından sonra düşünülebileceği, geçlerde ise olumlu bir etkinin söz konusu bile olamayacağı” belirtiliyor, unutulmaması gerekli.” [Stokholm&#8217;deki Karolinska Enstitüsünün çalışmaları - <a href="http://saglik.turk.net/" rel="nofollow">http://saglik.turk.net/</a></p>
<p>-Alkolizme giden yolun genellikle bir birayla başladığını da unutmadan- Bütün bunlara rağmen var sayın ki, alkolün küçük dozda kullanımının hiçbir zararı olmasın ve koruyucu bir etkisi olsa dahi bu etkinin başka yollarla da sağlanabilmesine rağmen, sırf bu nedenle alkol kullanmayan bir kişinin alkole başlamasını önermek, savunmak doğru mudur bunu da sizin aklınıza o da olmazsa vicdanınıza bırakıyorum.</p>
<p>Bu arada Mert arkadaşım, sınavınız hakkında sizin için en güzel, en hayırlı sonucu diliyorum..</p>
<p>Saygılarımla..</p>
]]></content:encoded>
	</item>
	<item>
		<title>Bahar Pınar tarafından</title>
		<link>http://www.derindusunce.org/2007/02/09/pozitif-ayrimcilik/#comment-268</link>
		<dc:creator>Bahar Pınar</dc:creator>
		<pubDate>Tue, 13 Feb 2007 15:44:54 +0000</pubDate>
		<guid isPermaLink="false">http://www.derindusunce.org/2007/02/09/pozitif-ayrimcilik/#comment-268</guid>
		<description>Deniz Hanım,

Yorumunuz için teşekkürler. Çocuğunuz ile ilgili verdiğiniz örnek çarpıcı ve üzücü. Ben de bu yaşadığınızın gerçekleşme ihtimalinin yüksek olduğunu anlatmaya çalışıyordum. 

Avrupa'da "gelir düzeyi yükseldikce tv.izlenme orani nin düstügü " gerçekçi bir veri olabilir. Ama bizim ülkemiz için, bu veri tam olarak gerçeği yansıtmıyor gözlemlerime göre. Gelir ya da eğitim seviyesi yükselince, izlenen kanal değişiyor, o kadar. CNBC-E kanalı ve DVD 'den film izlenme oranı artıyor. Onlar da daha değişik bir kültür bombardımanına maruz kalıyorlar kısacası. 

Saygılarımla, 
Bahar Pınar</description>
		<content:encoded><![CDATA[<p>Deniz Hanım,</p>
<p>Yorumunuz için teşekkürler. Çocuğunuz ile ilgili verdiğiniz örnek çarpıcı ve üzücü. Ben de bu yaşadığınızın gerçekleşme ihtimalinin yüksek olduğunu anlatmaya çalışıyordum. </p>
<p>Avrupa&#8217;da &#8220;gelir düzeyi yükseldikce tv.izlenme orani nin düstügü &#8221; gerçekçi bir veri olabilir. Ama bizim ülkemiz için, bu veri tam olarak gerçeği yansıtmıyor gözlemlerime göre. Gelir ya da eğitim seviyesi yükselince, izlenen kanal değişiyor, o kadar. CNBC-E kanalı ve DVD &#8216;den film izlenme oranı artıyor. Onlar da daha değişik bir kültür bombardımanına maruz kalıyorlar kısacası. </p>
<p>Saygılarımla,<br />
Bahar Pınar</p>
]]></content:encoded>
	</item>
	<item>
		<title>Bahar Pınar tarafından</title>
		<link>http://www.derindusunce.org/2007/02/09/pozitif-ayrimcilik/#comment-267</link>
		<dc:creator>Bahar Pınar</dc:creator>
		<pubDate>Tue, 13 Feb 2007 15:40:26 +0000</pubDate>
		<guid isPermaLink="false">http://www.derindusunce.org/2007/02/09/pozitif-ayrimcilik/#comment-267</guid>
		<description>Sayın Mert Karbay,

Öncelikle sınavınızda başarılar diliyorum. Allah yardımcınız olsun. Insallah istediğiniz bölümü ve okulu kazanmış olarak sitemize geri dönersiniz. Güzel sözleriniz için de teşekkürler. 

Sizi daha fazla oyalamamak adına, yorumunuza istinaden aklıma gelenleri yazmıyorum. :) Sınavdan sonra  kaldığımız yerden devam ederiz. 

Yalnız, 'sır dizileri' ile ilgili Psikiyatrist Doç. Dr. Kemal Sayar'in yazdığı bir yazıyı sizinle paylaşmak istiyorum, okumanızı öneririm: http://www.zaman.com.tr/webapp-tr/haber.do?haberno=112749

Saygılarımla,
Bahar Pınar</description>
		<content:encoded><![CDATA[<p>Sayın Mert Karbay,</p>
<p>Öncelikle sınavınızda başarılar diliyorum. Allah yardımcınız olsun. Insallah istediğiniz bölümü ve okulu kazanmış olarak sitemize geri dönersiniz. Güzel sözleriniz için de teşekkürler. </p>
<p>Sizi daha fazla oyalamamak adına, yorumunuza istinaden aklıma gelenleri yazmıyorum. <img src='http://www.derindusunce.org/wp-includes/images/smilies/icon_smile.gif' alt=':)' class='wp-smiley' /> Sınavdan sonra  kaldığımız yerden devam ederiz. </p>
<p>Yalnız, &#8217;sır dizileri&#8217; ile ilgili Psikiyatrist Doç. Dr. Kemal Sayar&#8217;in yazdığı bir yazıyı sizinle paylaşmak istiyorum, okumanızı öneririm: <a href="http://www.zaman.com.tr/webapp-tr/haber.do?haberno=112749" rel="nofollow">http://www.zaman.com.tr/webapp-tr/haber.do?haberno=112749</a></p>
<p>Saygılarımla,<br />
Bahar Pınar</p>
]]></content:encoded>
	</item>
	<item>
		<title>Bahar Pınar tarafından</title>
		<link>http://www.derindusunce.org/2007/02/09/pozitif-ayrimcilik/#comment-266</link>
		<dc:creator>Bahar Pınar</dc:creator>
		<pubDate>Tue, 13 Feb 2007 15:37:16 +0000</pubDate>
		<guid isPermaLink="false">http://www.derindusunce.org/2007/02/09/pozitif-ayrimcilik/#comment-266</guid>
		<description>Sayın Ç-Z,

Yorumunuz için teşekkürler. Değişik açılardan yaklaşmış, insanları düşünmeye itmişsiniz. Elinize sağlık.

Yorumunuzdaki şu cümleniz gerçekten önemli: 'Önce ihtiyaç duyulmasını sağlamak sonra da ihtiyaç duyulana bağımlı kılmak üzerine.'

Sn Mert Karbay'a yazdığım ilk yorumun sonunda, ben de tam bunu anlatmaya çalışmıştım. Bağımlılık yaratıldıktan sonra da talep var diyerek devam ediliyor zaten. Tabii ki insanlar, bağımlı olmamak için iradelerini ortaya koymak zorundalar. Ama yayıncılar tarafından, olayın sebebi "arz-talep" noktasına getirildiğinde de, "Aslında o kadar basit değil, bu işte sizin payınız da var." demek gerekiyor.  Ayrıca televizyon bağımlılığı ve genel bağımlılık kavramı konusunda yazdıklarınıza katılıyorum. 

"Zorlama" konusundaki fikir yürütmeleriniz beni gülümsetti. Sanırım "zorlama" kavramının kapsamına girmemek için, tek kelime etmemek, hiç fikir paylaşmamak gerekiyor. 

Saygılarımla, 
Bahar Pınar</description>
		<content:encoded><![CDATA[<p>Sayın Ç-Z,</p>
<p>Yorumunuz için teşekkürler. Değişik açılardan yaklaşmış, insanları düşünmeye itmişsiniz. Elinize sağlık.</p>
<p>Yorumunuzdaki şu cümleniz gerçekten önemli: &#8216;Önce ihtiyaç duyulmasını sağlamak sonra da ihtiyaç duyulana bağımlı kılmak üzerine.&#8217;</p>
<p>Sn Mert Karbay&#8217;a yazdığım ilk yorumun sonunda, ben de tam bunu anlatmaya çalışmıştım. Bağımlılık yaratıldıktan sonra da talep var diyerek devam ediliyor zaten. Tabii ki insanlar, bağımlı olmamak için iradelerini ortaya koymak zorundalar. Ama yayıncılar tarafından, olayın sebebi &#8220;arz-talep&#8221; noktasına getirildiğinde de, &#8220;Aslında o kadar basit değil, bu işte sizin payınız da var.&#8221; demek gerekiyor.  Ayrıca televizyon bağımlılığı ve genel bağımlılık kavramı konusunda yazdıklarınıza katılıyorum. </p>
<p>&#8220;Zorlama&#8221; konusundaki fikir yürütmeleriniz beni gülümsetti. Sanırım &#8220;zorlama&#8221; kavramının kapsamına girmemek için, tek kelime etmemek, hiç fikir paylaşmamak gerekiyor. </p>
<p>Saygılarımla,<br />
Bahar Pınar</p>
]]></content:encoded>
	</item>
	<item>
		<title>nesrin tarafından</title>
		<link>http://www.derindusunce.org/2007/02/09/pozitif-ayrimcilik/#comment-263</link>
		<dc:creator>nesrin</dc:creator>
		<pubDate>Tue, 13 Feb 2007 10:08:01 +0000</pubDate>
		<guid isPermaLink="false">http://www.derindusunce.org/2007/02/09/pozitif-ayrimcilik/#comment-263</guid>
		<description>"babayı arkadaşa dönüştüren türk mucizesi"

bu slogan ile reklam edilen ürün nedir sizce?

kitap okumak, yürüyüş-spor yapmak, sohbet etmek vs. tabii ki bunlar değil..

çünkü bunlar türk mucizesi değil!!

pekiiii ülkemizde yetişen binbir çeşit mis kokulu meyvelerden yemek olabilir mi?hayır çünkü bunlar da türk mucizesi değil..

hah tamam zeytinyağı, ülkemizde üretilen enfes lezzetli zeytinyağları var dünya listelerine falan da girmeye başladı.. heralde budur.. ama yok zeytinyağını da babanızla nasıl paylaşacaksınız alıp elinize kadehlere doldurup karşılıklı içemezsiniz ki..

hem zaten tüm bunlar sizi siz olmaktan uzaklaştırmaz ki, sizin babanızla arkadaş olabilmeniz için farklılaşmanız gerekli.. yoksa babayla başka nasıl arkadaş olunur?!!

sloganlar..sloganlaşmış düşünceler..moda düşünceler..
düşünmekten uzak olan genç yaşlı tüm insanlarımızı kıskaca almış etkilemekte..

din, laiklik, özgürlük, modern hayat, medeniyet, ahlak, toplum kuralları vs..

nereden bakarsanız bakın benim için ve aklı başında tüm anneler için geçerli olan tek gerçek çocuklarımızın ruh ve beden sağlıklarının bizim için son derece önemli olması ve çocuklarımıza ruhen ve bedenen zarar verecek her türlü girişimin karşısında olacağımızdır..

bir şey zararlı ise (bu şey herşey olabilir) bunun"ama.."sı olmaz..ama dediğiniz an kaybedersiniz!!

"gerçek"doğruları öğretmeye çalışarak ilmek ilmek işlemeye çalıştığım kızlarımın hayatında etkili olacak her türlü "ama.." nın karşısındayım. bu konuda kaybetmeye asla niyetim yok!!

saygılar..</description>
		<content:encoded><![CDATA[<p>&#8220;babayı arkadaşa dönüştüren türk mucizesi&#8221;</p>
<p>bu slogan ile reklam edilen ürün nedir sizce?</p>
<p>kitap okumak, yürüyüş-spor yapmak, sohbet etmek vs. tabii ki bunlar değil..</p>
<p>çünkü bunlar türk mucizesi değil!!</p>
<p>pekiiii ülkemizde yetişen binbir çeşit mis kokulu meyvelerden yemek olabilir mi?hayır çünkü bunlar da türk mucizesi değil..</p>
<p>hah tamam zeytinyağı, ülkemizde üretilen enfes lezzetli zeytinyağları var dünya listelerine falan da girmeye başladı.. heralde budur.. ama yok zeytinyağını da babanızla nasıl paylaşacaksınız alıp elinize kadehlere doldurup karşılıklı içemezsiniz ki..</p>
<p>hem zaten tüm bunlar sizi siz olmaktan uzaklaştırmaz ki, sizin babanızla arkadaş olabilmeniz için farklılaşmanız gerekli.. yoksa babayla başka nasıl arkadaş olunur?!!</p>
<p>sloganlar..sloganlaşmış düşünceler..moda düşünceler..<br />
düşünmekten uzak olan genç yaşlı tüm insanlarımızı kıskaca almış etkilemekte..</p>
<p>din, laiklik, özgürlük, modern hayat, medeniyet, ahlak, toplum kuralları vs..</p>
<p>nereden bakarsanız bakın benim için ve aklı başında tüm anneler için geçerli olan tek gerçek çocuklarımızın ruh ve beden sağlıklarının bizim için son derece önemli olması ve çocuklarımıza ruhen ve bedenen zarar verecek her türlü girişimin karşısında olacağımızdır..</p>
<p>bir şey zararlı ise (bu şey herşey olabilir) bunun&#8221;ama..&#8221;sı olmaz..ama dediğiniz an kaybedersiniz!!</p>
<p>&#8220;gerçek&#8221;doğruları öğretmeye çalışarak ilmek ilmek işlemeye çalıştığım kızlarımın hayatında etkili olacak her türlü &#8220;ama..&#8221; nın karşısındayım. bu konuda kaybetmeye asla niyetim yok!!</p>
<p>saygılar..</p>
]]></content:encoded>
	</item>
	<item>
		<title>Keskin tarafından</title>
		<link>http://www.derindusunce.org/2007/02/09/pozitif-ayrimcilik/#comment-262</link>
		<dc:creator>Keskin</dc:creator>
		<pubDate>Tue, 13 Feb 2007 08:48:26 +0000</pubDate>
		<guid isPermaLink="false">http://www.derindusunce.org/2007/02/09/pozitif-ayrimcilik/#comment-262</guid>
		<description>Bekir Bey,

Yazımda ileri gittiğim ve şahsınıza karşı algıladığınız kısımlar olduysa özür dilerim. Ben size saygı duyuyorum.

İyi günler dilerim.</description>
		<content:encoded><![CDATA[<p>Bekir Bey,</p>
<p>Yazımda ileri gittiğim ve şahsınıza karşı algıladığınız kısımlar olduysa özür dilerim. Ben size saygı duyuyorum.</p>
<p>İyi günler dilerim.</p>
]]></content:encoded>
	</item>
	<item>
		<title>yigit tarafından</title>
		<link>http://www.derindusunce.org/2007/02/09/pozitif-ayrimcilik/#comment-260</link>
		<dc:creator>yigit</dc:creator>
		<pubDate>Tue, 13 Feb 2007 07:48:04 +0000</pubDate>
		<guid isPermaLink="false">http://www.derindusunce.org/2007/02/09/pozitif-ayrimcilik/#comment-260</guid>
		<description>herkese merhaba,
siteniz hayırlı olsun,umarım herşey gönlünüzce gider diyerek başlamak isterim. 
tüm tartışmayı başlatan yazıdan benim anladığım şu idi: hayatın bir çok alanında içki içmenin sıradan yahut iyi olduğu savlanıyor, bilinçli/bilinçsiz biçimde bu çok defa vurgulanıyor, bunlara maruz kalan bireyler de bu yaklaşıma yakın duruşlar sergiliyorlar ya da sergilemeye meyil ediyorlar. 
içki içme mefhumuna herhangi bir sebeple uzak duran bir kişi, üzerinde sorumluluk duyduğu bireylerin yukarıda saydığım yaklaşımlardan etkilenmesinden üzülebilir. çocuklarının, ebeveynlerinin, eşinin, arkadaşlarının, komşularının bu madde ile birşekilde yakınlık kurmasını, ona sıradan,zararsız yahut yararlı bir olgu gibi yaklaşmasını istemeyebilir. daha da ileri gidelim, aynı kişi, ben kimsenin içki içmesini istemiyorum, keşke hiçkimse ne içse ne de içmekten bahsetse diyebilir. 
insanın düşüncesi bu tür istekleri barındırıyor ise bunu toplumla paylaşmasının pek bir zararını göremiyorum. 
devam etmeden önce size yaşadığım bir olayı aktarmak isterim. bildiğiniz gibi hindularda vejetryanlık(bunu başka türlü yazan da oluyor) dini temelleri olan birşey. amerikada bulunduğum sürede burada , amiane tabirle aristokrat takılan hintli arkadaşların, bastıra bastıra et yediklerini gördüm. bu aslında ben dinden etkilenmedim, seküler bir adamım demek gibi bişey. bu olay bana şunu hatırlattı: benim de inancı olmadığı halde, içkiyi sadece midesine çok dokunduğu için içemeyen arkadaşlarım var, ama biri sorarsa çok değil arada içiyorum gibi cevaplar veriyorlar. sebebi ise içki içmiyorum demenin içereceği sosyal anlama edilmek istememeleri...
bu küçük detaydan sonra kendimden birşeyler söylemek istiyorum. bayağı süredir içki kullanıyorum. çok değil ama arada içiyorum. içki içmeyen arkadaşlarımın sayısı içenler kadardır. toplandığımızda onların hassasiyetine riayet etmek isteriz. alkol bileşeninden ötürü boza bile içmeyen yakın dostlarım oldu. beraber evlerde kaldık. hiçbir sorunumuz olmadı. eskiden turing in işlettiği kimsenin yerini bile bilmediği köşklerin içkisiz ucuz lokantalar haline geldiğini buralara birçok orta-alt gelir seviyesinden insanın çoluğu çoçuğuyla gidip yemek yediğini gördüm. bu insanların yıllarca evlerinde tıkılmaları aklıma geldi, kendi adıma onlara haksızlık yapmış gibi hissettim.
dostlar, birbirimizden korkmayalım. içkiden hoşlanmayanlar içenlerin iradesine saygı göstersin, içkiyi sevenler de diğerlerinin ondan hoşlanmama hakkını teslim etsin. bu toplumun gerçek değeri/geleneği içkisiz dünyadır ya da içkili dünyadır diye boyumuzdan büyük laflar etmeyelim. insanlar her zaman çeşit çeşitti öyle de kalacaklar. ne içmek ne içmemek bizim geleneğimiz, korumamız gereken şeyler değil.
guiness diye bir bira var, onun sayfasına bir kez bakmak istedim. hangi ülkeden geliyorsunuz diye soruyor. malezya yı seçerseniz, kimlik numaranızı girin diyor, bu numara uygun olmazsa siteyi göstermiyor. malezya insanına içki sitesine girmeyi yasaklamış. bana bu çok garip geliyor. öte yandan her önüne gelene bir viski almaz mısın, gel bi kafaları çekelim demek de, olur olmaz her toplantıda kadeh kaldırmak da son derece garip geliyor.
herşey sevgi ile başlar. dünyada hepimize, birbirimizi üzmeden yaşayacak kadar yer var. içkiyi, içkisizliği değil sevgiyi paylaşalım.
teşekkürler</description>
		<content:encoded><![CDATA[<p>herkese merhaba,<br />
siteniz hayırlı olsun,umarım herşey gönlünüzce gider diyerek başlamak isterim.<br />
tüm tartışmayı başlatan yazıdan benim anladığım şu idi: hayatın bir çok alanında içki içmenin sıradan yahut iyi olduğu savlanıyor, bilinçli/bilinçsiz biçimde bu çok defa vurgulanıyor, bunlara maruz kalan bireyler de bu yaklaşıma yakın duruşlar sergiliyorlar ya da sergilemeye meyil ediyorlar.<br />
içki içme mefhumuna herhangi bir sebeple uzak duran bir kişi, üzerinde sorumluluk duyduğu bireylerin yukarıda saydığım yaklaşımlardan etkilenmesinden üzülebilir. çocuklarının, ebeveynlerinin, eşinin, arkadaşlarının, komşularının bu madde ile birşekilde yakınlık kurmasını, ona sıradan,zararsız yahut yararlı bir olgu gibi yaklaşmasını istemeyebilir. daha da ileri gidelim, aynı kişi, ben kimsenin içki içmesini istemiyorum, keşke hiçkimse ne içse ne de içmekten bahsetse diyebilir.<br />
insanın düşüncesi bu tür istekleri barındırıyor ise bunu toplumla paylaşmasının pek bir zararını göremiyorum.<br />
devam etmeden önce size yaşadığım bir olayı aktarmak isterim. bildiğiniz gibi hindularda vejetryanlık(bunu başka türlü yazan da oluyor) dini temelleri olan birşey. amerikada bulunduğum sürede burada , amiane tabirle aristokrat takılan hintli arkadaşların, bastıra bastıra et yediklerini gördüm. bu aslında ben dinden etkilenmedim, seküler bir adamım demek gibi bişey. bu olay bana şunu hatırlattı: benim de inancı olmadığı halde, içkiyi sadece midesine çok dokunduğu için içemeyen arkadaşlarım var, ama biri sorarsa çok değil arada içiyorum gibi cevaplar veriyorlar. sebebi ise içki içmiyorum demenin içereceği sosyal anlama edilmek istememeleri&#8230;<br />
bu küçük detaydan sonra kendimden birşeyler söylemek istiyorum. bayağı süredir içki kullanıyorum. çok değil ama arada içiyorum. içki içmeyen arkadaşlarımın sayısı içenler kadardır. toplandığımızda onların hassasiyetine riayet etmek isteriz. alkol bileşeninden ötürü boza bile içmeyen yakın dostlarım oldu. beraber evlerde kaldık. hiçbir sorunumuz olmadı. eskiden turing in işlettiği kimsenin yerini bile bilmediği köşklerin içkisiz ucuz lokantalar haline geldiğini buralara birçok orta-alt gelir seviyesinden insanın çoluğu çoçuğuyla gidip yemek yediğini gördüm. bu insanların yıllarca evlerinde tıkılmaları aklıma geldi, kendi adıma onlara haksızlık yapmış gibi hissettim.<br />
dostlar, birbirimizden korkmayalım. içkiden hoşlanmayanlar içenlerin iradesine saygı göstersin, içkiyi sevenler de diğerlerinin ondan hoşlanmama hakkını teslim etsin. bu toplumun gerçek değeri/geleneği içkisiz dünyadır ya da içkili dünyadır diye boyumuzdan büyük laflar etmeyelim. insanlar her zaman çeşit çeşitti öyle de kalacaklar. ne içmek ne içmemek bizim geleneğimiz, korumamız gereken şeyler değil.<br />
guiness diye bir bira var, onun sayfasına bir kez bakmak istedim. hangi ülkeden geliyorsunuz diye soruyor. malezya yı seçerseniz, kimlik numaranızı girin diyor, bu numara uygun olmazsa siteyi göstermiyor. malezya insanına içki sitesine girmeyi yasaklamış. bana bu çok garip geliyor. öte yandan her önüne gelene bir viski almaz mısın, gel bi kafaları çekelim demek de, olur olmaz her toplantıda kadeh kaldırmak da son derece garip geliyor.<br />
herşey sevgi ile başlar. dünyada hepimize, birbirimizi üzmeden yaşayacak kadar yer var. içkiyi, içkisizliği değil sevgiyi paylaşalım.<br />
teşekkürler</p>
]]></content:encoded>
	</item>
</channel>
</rss>

