<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	>
<channel>
	<title>Dünya Senin Oyun Alanın Mı? yazısına yapılan yorumlar</title>
	<atom:link href="http://www.derindusunce.org/2007/01/30/dunya-senin-oyun-alanin-mi/feed" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://www.derindusunce.org/2007/01/30/dunya-senin-oyun-alanin-mi/</link>
	<description>Grup platformu</description>
	<pubDate>Thu, 17 May 2012 09:13:49 +0000</pubDate>
	<generator>http://wordpress.org/?v=2.6.2</generator>
		<item>
		<title>En çok &#8220;sevilen&#8221; yazılar&#8230; : Derin Düşünce tarafından</title>
		<link>http://www.derindusunce.org/2007/01/30/dunya-senin-oyun-alanin-mi/#comment-23098</link>
		<dc:creator>En çok &#8220;sevilen&#8221; yazılar&#8230; : Derin Düşünce</dc:creator>
		<pubDate>Fri, 12 Dec 2008 10:15:30 +0000</pubDate>
		<guid isPermaLink="false">http://www.derindusunce.org/2007/01/30/gecici-yazi/#comment-23098</guid>
		<description>[...] Dünya Senin Oyun Alanın Mı? [...]</description>
		<content:encoded><![CDATA[<p>[...] Dünya Senin Oyun Alanın Mı? [...]</p>
]]></content:encoded>
	</item>
	<item>
		<title>Ece tarafından</title>
		<link>http://www.derindusunce.org/2007/01/30/dunya-senin-oyun-alanin-mi/#comment-2825</link>
		<dc:creator>Ece</dc:creator>
		<pubDate>Sun, 12 Aug 2007 18:37:46 +0000</pubDate>
		<guid isPermaLink="false">http://www.derindusunce.org/2007/01/30/gecici-yazi/#comment-2825</guid>
		<description>Bu yazının, özellikle bugünlerde tekrar okunmasında fayda olduğunu düşünüyorum..

sayg.</description>
		<content:encoded><![CDATA[<p>Bu yazının, özellikle bugünlerde tekrar okunmasında fayda olduğunu düşünüyorum..</p>
<p>sayg.</p>
]]></content:encoded>
	</item>
	<item>
		<title>blue tarafından</title>
		<link>http://www.derindusunce.org/2007/01/30/dunya-senin-oyun-alanin-mi/#comment-2057</link>
		<dc:creator>blue</dc:creator>
		<pubDate>Mon, 25 Jun 2007 14:40:30 +0000</pubDate>
		<guid isPermaLink="false">http://www.derindusunce.org/2007/01/30/gecici-yazi/#comment-2057</guid>
		<description>Durumun vehametini anlamak için sağlık bakanlığının şu raporunu okumakta fayda var:
http://www.radikal.com.tr/haber.php?haberno=222188</description>
		<content:encoded><![CDATA[<p>Durumun vehametini anlamak için sağlık bakanlığının şu raporunu okumakta fayda var:<br />
<a href="http://www.radikal.com.tr/haber.php?haberno=222188" rel="nofollow">http://www.radikal.com.tr/haber.php?haberno=222188</a></p>
]]></content:encoded>
	</item>
	<item>
		<title>blue tarafından</title>
		<link>http://www.derindusunce.org/2007/01/30/dunya-senin-oyun-alanin-mi/#comment-122</link>
		<dc:creator>blue</dc:creator>
		<pubDate>Mon, 05 Feb 2007 17:53:28 +0000</pubDate>
		<guid isPermaLink="false">http://www.derindusunce.org/2007/01/30/gecici-yazi/#comment-122</guid>
		<description>Dünyadaki karbon emisyonunun %25'ini atmosfere salan ABD, emisyon değerlerinin zamanla azaltılmasını öngören Kyoto protokolüne imza atmadı. İmza atan ülkelerdeki büyük şirketler de üretimlerini 3.dünya ülkelerinde yaptırmaya başladılar. Hesapta emisyon değerlerini aşmıyorlar ! 
Avrupa'da karbon yakıtlar yerine alternatif enerji kaynakları kullanımı teşvik ediliyor. İngiltere'de fotovoltaik solar enerji panelleri devlet desteği alıyor. Bu paneller bir evin tüm elektrik ihtiyacını karşıladığı gibi fazlasını da devlete satma imkanı tanıyor. Rüzgar enerjisi de bütçe ayrılan alternatif enerji kaynakları arasında. Çevreye yatırım yapanların harcamaları bir şekilde geri dönüyor. AB muktesebatında da bizi en çok zorlayan konu çevre olacak. Çevre ile ilgili sorunları 10-15 seneden önce kabul edilebilir seviyeye getirmemiz olanaksız görünüyor.</description>
		<content:encoded><![CDATA[<p>Dünyadaki karbon emisyonunun %25&#8242;ini atmosfere salan ABD, emisyon değerlerinin zamanla azaltılmasını öngören Kyoto protokolüne imza atmadı. İmza atan ülkelerdeki büyük şirketler de üretimlerini 3.dünya ülkelerinde yaptırmaya başladılar. Hesapta emisyon değerlerini aşmıyorlar !<br />
Avrupa&#8217;da karbon yakıtlar yerine alternatif enerji kaynakları kullanımı teşvik ediliyor. İngiltere&#8217;de fotovoltaik solar enerji panelleri devlet desteği alıyor. Bu paneller bir evin tüm elektrik ihtiyacını karşıladığı gibi fazlasını da devlete satma imkanı tanıyor. Rüzgar enerjisi de bütçe ayrılan alternatif enerji kaynakları arasında. Çevreye yatırım yapanların harcamaları bir şekilde geri dönüyor. AB muktesebatında da bizi en çok zorlayan konu çevre olacak. Çevre ile ilgili sorunları 10-15 seneden önce kabul edilebilir seviyeye getirmemiz olanaksız görünüyor.</p>
]]></content:encoded>
	</item>
	<item>
		<title>MY tarafından</title>
		<link>http://www.derindusunce.org/2007/01/30/dunya-senin-oyun-alanin-mi/#comment-97</link>
		<dc:creator>MY</dc:creator>
		<pubDate>Sat, 03 Feb 2007 22:12:26 +0000</pubDate>
		<guid isPermaLink="false">http://www.derindusunce.org/2007/01/30/gecici-yazi/#comment-97</guid>
		<description>Dogaya ragmen degil doga sayesinde yasamak gerek. Sadece gelismis ülkeler savunma bütçelerinin %1'ini dogayi koruyacak teknolojileri gelistirmeye ayirsalar sanirim hiç bir sorun kalmayacak.

Aklima Kizilderililerin ABD baskanligina yazdigi mektup geliyor : "son agaç kesildiginde, son balik öldügünde anlayacaksiniz ki para yenmez!"

Dostlukla</description>
		<content:encoded><![CDATA[<p>Dogaya ragmen degil doga sayesinde yasamak gerek. Sadece gelismis ülkeler savunma bütçelerinin %1&#8242;ini dogayi koruyacak teknolojileri gelistirmeye ayirsalar sanirim hiç bir sorun kalmayacak.</p>
<p>Aklima Kizilderililerin ABD baskanligina yazdigi mektup geliyor : &#8220;son agaç kesildiginde, son balik öldügünde anlayacaksiniz ki para yenmez!&#8221;</p>
<p>Dostlukla</p>
]]></content:encoded>
	</item>
	<item>
		<title>blue tarafından</title>
		<link>http://www.derindusunce.org/2007/01/30/dunya-senin-oyun-alanin-mi/#comment-55</link>
		<dc:creator>blue</dc:creator>
		<pubDate>Wed, 31 Jan 2007 07:34:05 +0000</pubDate>
		<guid isPermaLink="false">http://www.derindusunce.org/2007/01/30/gecici-yazi/#comment-55</guid>
		<description>Talha bey,

Teşekkür ederim. Evet, bu çevre bebeğini kucağımıza yerleştiren sanayileşme. Ama batılı ülkeler hatalarını erken farkettiler. Birçoğunda atıkların imhası yönünde hiçbir pürüz yok. Maalesef Türkiye, atık imhası için tesis kurmayı lüzumsuz ve pahalı bulduğu için bu konuda yatırım yapmadı. Halbuki sadece evsel atıkların bize 15 yılda çıkardığı toplam maliyet 50 milyar YTL. AB'ye girebilmemiz için de önümüzdeki engellerden en büyüğü çevre konusu. Ama benim anlamadığım garabet şu. Geçen yıl bir sanayici tehlikeli atık bidonlarını gömdürdü diye kıyamet koptu, medya, kuruluşlar, bakanlık herkes çevreci kesildi. Halbuki hesap ortada. Sanayicinin yapabileceği hiçbir şey yok. Sadece Kocaeli'nde 400.000 ton atık çıkıyor. Bunun ancak 35.000 tonu imha edilebiliyor. Türkiye çapında bu rakamı 1.000.000 ton olarak düşünürsek oran %3,5. Geri kalanı gömülüyor. Doğal kaynakları kirletiyor, canlıları öldürüyor. Çok acı gerçekten.
Bütün bunlar bir yana bizim kul olarak sorumluluğumuz var. İsraf deyince farklı şeyler anlıyor olmalıyız ki, evimize yağmur gibi su akıtan yeni duş sistemleri alıyoruz mesela. Hani yıkanırken daha hoş oluyor ya, insan banyodan çıkmak bilmiyor. Sonra insanlar neden kuraklık var diye şikayet ediyor. Yağmur yağmıyormuş. Yağmaz tabi. Sen 2 saat masajlı duş yap diye mi yağıyor yağmur. Arabana her gün gusül abdesti aldır diye mi yağacak? Gavur su tüketimini azaltmak için rezervuarları küçük ama etkili dizayn etmenin yolunu arıyor, bizler müslümanız ya, tekerleme gibi "Yahudi ve Nasara'yı dost edinmeyin" ayetini okuyup duruyoruz. Biz müslümanız, onlar gavur çünkü. Gidince göreceğiz kim müslüman kim gavur. Neyse olay dinler arası diyaloga kayıyor...
İnce bir ayrıntıdır. Peygamberimiz abdest alırken uzvu 3'ten fazla yıkamayı yasaklamıştır. Hep düşünmüşümdür, hadi az yıkamanın yasak olmasının mantığı tamam da çok yıkamak iyi bir şey değil mi diye... İnceliği anlıyor musunuz?
Toplumsal bilinçlenme tabi ki önemli ama hedef kendimiz olursak daha kolay yol alabiliriz diye düşünüyorum.</description>
		<content:encoded><![CDATA[<p>Talha bey,</p>
<p>Teşekkür ederim. Evet, bu çevre bebeğini kucağımıza yerleştiren sanayileşme. Ama batılı ülkeler hatalarını erken farkettiler. Birçoğunda atıkların imhası yönünde hiçbir pürüz yok. Maalesef Türkiye, atık imhası için tesis kurmayı lüzumsuz ve pahalı bulduğu için bu konuda yatırım yapmadı. Halbuki sadece evsel atıkların bize 15 yılda çıkardığı toplam maliyet 50 milyar YTL. AB&#8217;ye girebilmemiz için de önümüzdeki engellerden en büyüğü çevre konusu. Ama benim anlamadığım garabet şu. Geçen yıl bir sanayici tehlikeli atık bidonlarını gömdürdü diye kıyamet koptu, medya, kuruluşlar, bakanlık herkes çevreci kesildi. Halbuki hesap ortada. Sanayicinin yapabileceği hiçbir şey yok. Sadece Kocaeli&#8217;nde 400.000 ton atık çıkıyor. Bunun ancak 35.000 tonu imha edilebiliyor. Türkiye çapında bu rakamı 1.000.000 ton olarak düşünürsek oran %3,5. Geri kalanı gömülüyor. Doğal kaynakları kirletiyor, canlıları öldürüyor. Çok acı gerçekten.<br />
Bütün bunlar bir yana bizim kul olarak sorumluluğumuz var. İsraf deyince farklı şeyler anlıyor olmalıyız ki, evimize yağmur gibi su akıtan yeni duş sistemleri alıyoruz mesela. Hani yıkanırken daha hoş oluyor ya, insan banyodan çıkmak bilmiyor. Sonra insanlar neden kuraklık var diye şikayet ediyor. Yağmur yağmıyormuş. Yağmaz tabi. Sen 2 saat masajlı duş yap diye mi yağıyor yağmur. Arabana her gün gusül abdesti aldır diye mi yağacak? Gavur su tüketimini azaltmak için rezervuarları küçük ama etkili dizayn etmenin yolunu arıyor, bizler müslümanız ya, tekerleme gibi &#8220;Yahudi ve Nasara&#8217;yı dost edinmeyin&#8221; ayetini okuyup duruyoruz. Biz müslümanız, onlar gavur çünkü. Gidince göreceğiz kim müslüman kim gavur. Neyse olay dinler arası diyaloga kayıyor&#8230;<br />
İnce bir ayrıntıdır. Peygamberimiz abdest alırken uzvu 3&#8242;ten fazla yıkamayı yasaklamıştır. Hep düşünmüşümdür, hadi az yıkamanın yasak olmasının mantığı tamam da çok yıkamak iyi bir şey değil mi diye&#8230; İnceliği anlıyor musunuz?<br />
Toplumsal bilinçlenme tabi ki önemli ama hedef kendimiz olursak daha kolay yol alabiliriz diye düşünüyorum.</p>
]]></content:encoded>
	</item>
	<item>
		<title>Talha CAN tarafından</title>
		<link>http://www.derindusunce.org/2007/01/30/dunya-senin-oyun-alanin-mi/#comment-54</link>
		<dc:creator>Talha CAN</dc:creator>
		<pubDate>Tue, 30 Jan 2007 20:41:28 +0000</pubDate>
		<guid isPermaLink="false">http://www.derindusunce.org/2007/01/30/gecici-yazi/#comment-54</guid>
		<description>Elinize sağlık sayın blue,
Yalnız bahsettiğiniz mevzunun kaçınılmaz olduğunu düşünüyorum. İlk cümle de bahsettiğiniz gibi sanayileşmenin ardından gelen bir süreç bu. kişisel olarak yapılan şeyler herkesin katılımı olmadan, bilimçlenilmeden etkili olamaz herhalde. insanlık bunun için iyi bir tokat yedikten sonra belki aklı başına gelir.
Tekrar teşekkürler...</description>
		<content:encoded><![CDATA[<p>Elinize sağlık sayın blue,<br />
Yalnız bahsettiğiniz mevzunun kaçınılmaz olduğunu düşünüyorum. İlk cümle de bahsettiğiniz gibi sanayileşmenin ardından gelen bir süreç bu. kişisel olarak yapılan şeyler herkesin katılımı olmadan, bilimçlenilmeden etkili olamaz herhalde. insanlık bunun için iyi bir tokat yedikten sonra belki aklı başına gelir.<br />
Tekrar teşekkürler&#8230;</p>
]]></content:encoded>
	</item>
</channel>
</rss>

